T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/192 Esas
KARAR NO :2025/124
DAVA:İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/02/2023
KARAR TARİHİ:06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'nın işletmeciliğini yaptığını, davalının ... isimli teknesi için 25/11/2020-25/11/2022 tarihlerinde karapark hizmeti aldığını ancak ödemesi gereken ücretleri ödemediğinden ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalının davaya yanıt vermediği anlaşılmıştır.
Dava, borçluya ait ... isimli tekne için 25.11.2020 – 25.11.2022 tarihleri arasında kara park hizmetinin tahsili için açılmış takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, Uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı, taraflar arasında marina bağlama ilişkisi kurulup kurulmadığı, davacının 25.11.2020 – 25.11.2022 tarihleri arasında davalıya ait tekneye karapark hizmetini verip vermediği, hizmet verilmiş ise davacının alacağının miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizde açılan işbu davanın, Mahkememiz 11/07/2023 tarih, ... sayılı Görevsizlik kararına karşı .... Tüketici Mahkemesinin 16/10/2023 tarih, ... sayılı Karşı Görevsizlik kararı üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2024 tarih, 2023/3041 Esas, 2024/1143 Karar sayılı ile Mahkememiz Yargı Yeri olarak belirlenmesi üzerine geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 27/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen davacı şirkete ait 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı, davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ... A.Ş.’nin inceleme günü olan 11/09/2024 günü saat 10:00’da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacı şirketin 2022 yılına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde; davacı ... ve ... A.Ş.’nin düzenlediği iki adet e-Arşiv Faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 15.12.2022 tarihi itibariyle davalı ... A.Ş.’den 60.475,99 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller arasında yer alan ve 25.11.2020 - 25.11.2022 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan ... KAYITLARI incelendiğinde, davalıya ait ... isimli teknenin 25.11.2020 - 25.11.2022 tarihleri arasında davacıya ait Kalamış Marina çekek sahasında karapark hizmeti almış bulunduğu, davacının davalıdan isteyebileceği kara park ücretinin 60.475,99 TL olduğu, davalı şirketin icra takip tarihi olan 15.12.2022 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, davacı yanın 60.475,99 TL asıl alacağı için icra takip tarihi olan 15.12.2022 tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranında ticari avans faiz talep edebileceği, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; Bağlama ücreti alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ve ticari defterlerini usulüne uygun yapılan ihtara rağmen inceleme günü hazır etmemiş, bilirkişi raporuna da süresinde itiraz etmemiş ve rapor davalı aleyhine kesinleşmiştir.
Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen bağlama kütüğü yazısından ... isimli teknenin davalı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/1170 Esas, 2020/1325 Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun tebligata rağmen inceleme günü defterlerini ibraz etmeyen davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilmiş, 25.11.2020-25.11.2022 tarihleri arasındaki sürede davacının davalıya ait tekneye bağlama hizmeti sunduğu , jurnal kayıtlarında teknenin çekek sahasında karada ve kızakta olduğunun tespit edildiği, davacının aralarındaki hizmete karşılık takip tarihi itibariyle davalıdan 60.475,99 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davalı tarafın defterlerini de ibrazdan kaçındığı anlaşıldığından (İstanbul BAM 14 HD 2019/1807 Esas - 2022/108 Karar) davanın kabulüne, takibin aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına,
2-Asıl alacağın %20'si oranında hesap olunan 12.095,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı olan 4.131,11 TL'den peşin alınan 730,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.400,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (935,90 TL ilk harç, 780,00 TL posta ücreti ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 11.715,90 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır