T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/22 Esas
KARAR NO :2025/675
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/08/2020
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli yat bağlama ve kışlama tersanesinin sahibi olduğunu, davalının ise ... isimli özel teknenin sahibi olduğunu, bu özel teknenin ... Belediyesi'ne ait balıkçı barınağına 2008 yılında bağlandığını, uzun yıllar boyunca burada kaldığını ve sahipsiz bırakıldığını, teknenin bağlı olduğu barınağın 05.12.2014 yılında ... Kooperatifine kiralandığını, kiralamanın akabinde 23.05.2015 yılında yapılan dip temizliğinde ... isimli teknenin batmak üzere olduğu kanaatine varıldığını, bunun üzerine T.C. ... Liman Başkanlığı'na yazılan 18.06.2015 tarihli Kooperatif Başkanı Durmuş Öztaş imzalı dilekçe ile durum bildirimi yapıldığını ve karaya çekilmesi tavsiye edildiğini, davanın konusunun özel yat 2015 yılında ... Liman Başkanlığı'nın kararıyla müvekkili tersaneye çekildiğini, müvekkili tersanenin 2015 yılından bu zamana teknenin selameti için elinden geleni yaptığını, sağlam teslim edilmesi için tüm emek ve çabayı harcadığını, ancak geçen süre içerisinde tekne sahibine ulaşılamadığını, dolayısıyla alacağın da elde edilemediğini, ... 2. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, Türk Ticaret Kanunu madde 1013 gereği tersane sahibi gemi üstünde ipotek tescilini isteme hakkına sahip olduğunu, buna göre dava konusu üstüne dava konusu tekne üzerine ihtiyati tedbir koyulmasını talep ettiklerini, haricen edinilen bilgilere göre tekne sahibi davalı tekne ile olarak tasarrufta bulunmak istemediğinden teknenin konu olduğu başkaca davalar da olduğundan işbu dava sonuçlanıncaya kadar teknenin tersanede kalmaya devam edeceğini, icra takibi başlatıldıktan sonra hesap edilecek tersane ücreti de dahil edildiğinde dosyanın tekne bedeli işbu dosyanın bedeline yetecek boyutta da olmadığını, yargılama safhasının da hesaba katılarak bu süreçte işleyecek ücretlerin de değerlendirmeye alınarak ihtiyati tedbire karar verilemesini, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ve borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %9 faiziyle ödemeye ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yetkili icra müdürlüklerinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü olduğunu, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin tekneyi ... Belediyesi'ne ait balıkçı barınağına bıraktığını, tekneyle ilgilenmek üzere ilk tescilinden beri teknenin kaptanı olan İsmail Duran isimli kişinin görevlendirildiğini, bu nedenle teknenin batmak üzere olmasının bu nedenle karaya çekilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafından müvekkilinden habersiz ve izinsiz şekilde çektiğini, davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman kira sözleşmesi kurulmadığını, davacı tarafın müvekkiline tekneyi kendi tersanesine çektiği, yedinde tuttuğu yönünde hiçbir bilgi vermediğini bu nedenle davacının ecrimisil adı altında hiçbir bedel talep edemeyeceğini, müvekkiline hiçbir şekilde bilgi ve haber verilmeksizin ve izin alınmaksızın yapılan işlemleri kabul etmediklerini beyanla davanın reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/09/2020 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize gönderildiği, Mahkememizin 28/06/2022 tarih ... kararı ile İstanbul Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna kararı verilmiştir.
.... Tüketici Mahkemesi 21/02/2023 tarih ... sayılı kararıyla dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosyanın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesi'nin 15/12/2023 tarih, 2023/1216 Esas, 2023/3407 Karar sayılı ilamıyla Yargı Yeri Olarak Belirlenmesi ile geldiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 21/09/2020 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkememizin 29/01/2021 tarihli ara kararı ile davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından mevcut delil durumuna göre bu aşamada koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalının teknesini davacının marinasına bağlaması sebebiyle davalının ödemesi gereken bağlama ücretinin davalıdan tahsili talepli alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de faturaya konu alacak para alacağı olduğu BK 89 maddesi gereğince para alacakları yönünden davacı ikamet yer icra dairesinin yetkili olduğu, yine taraflar arasındaki marina hizmetinin bir sözleşme gereği sunulduğu ve sunulan hizmetin ifa yer icra dairesininde yetkili icra dairesi olacağı böylece ... icra dairelerinin yetkili icra dairesi olduğu anlaşıldığından iş bu itirazın iptali davasında dava şartının yerine getirildiği ve icra dairesine yapılan yetki itirazın reddi gerektiğine kanaat getirilmiştir.
HMK’nn 324. maddesine göre; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” Madde hükmünde, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir.
Eldeki davada davacının alacaklı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup, teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle gerekli inceleme ve araştırmanın mahkemece yapılmasının mümkün olmadığı açıktır.
Somut olayda mahkememizce 10.04.2025 tarihli 5. celsesinde ara karar ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş, ara karada belirtilen miktarda delil avansının ikmal edilmesi hususunda davacıya kesin süre verilerek kesin süreye uyulmaması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçlar ihtar edilmiştir.
Mahkemece depo edilmesi istenen avansın delil avansı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını yatırmamış, bu durumu açıklar mahiyette herhangi bir mazeret dilekçesi de dosyaya ibraz edilmemiş böylece delil avansı bulunmadığından inceleme işlemi gerçekleştirilmemiştir. Kesin süreye uyulmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, verilen kesin sürenin HMK'nın 324. maddesine uygun olduğu, kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının usule uygun şekilde ihtar edildiği, duruşmaların uzadığı , sonraki yapılan usuli işlemlerin davacıya hak kazandırmayacağı, somut uyuşmazlığa konu alacağın tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, tekne bağlama ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, borçtan davalının sorumlu olup olmadığının ispatı için bilirkişi delilinin yargılamada mecbur olduğu, davanın aydınlatılmasında hakimin hukuki bilgisi dışında teknik bir incelemeye ihtiyaç duyulduğu anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 4.300,19 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 3.684,79 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı yargı gider toplamı olan 30,00 TL posta giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili için takdir edilen 51.199,78 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır