T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/247 Esas
KARAR NO:2025/777
DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/03/2024
KARAR TARİHİ:09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının taşımacılık ve lojistik hizmetleri ile iştigal ettiğini, davacının yurt dışı deniz taşımacılıklarında taşıyan ile taşıtan arasında aracılık hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı tarafından 2022 yılının Mayıs ayında yüklerinin Tunus'a taşınmasına aracılık etmesi için davalı ile iletişime geçildiğini, davacı tarafından ivedilikle ... Gemi Acenteliği A.Ş. firması ile iletişime geçildiğini, davacının talimatları doğrultusunda Tunus'a giden ... ...-... isimli gemiden rezervasyon yapıldığını, 26.05.2022 tarihli mailde yükün taşınacağı gemiye ilişkin bilgiler davalı tarafa iletildiğini, davacı tarafından Medlog şirketi ile anlaşılarak iç nakliye işlemleri organize edildiğini, 27.05.2022 tarihli mailde ... şirketinin konşimentoya ilişkin bilgileri davalıya iletildiğini, kontrol ve onayının istenildiğini, davalı tarafından tüm onaylar verildiğini, herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafından onaylanan konşimento kuralları arasında konşimento kuralları gereği malınızın karşı tarafta alıcı tarafından çekilmemesi durumunda oluşacak bütün masraflardan yükleyici sorumlu olduğunu, ürünlerin varış limanında boşaltılması halinde boş konteynerler ... acentesine bağlı depo veya limana teslim edilene kadar yükleyici firma oluşabilecek tüm masraflardan alıcı kadar ortak sorumlu olduğu maddesi bulunduğunu, taşınan malların Tunus Limanı'nda teslim alınmaması halinde alıcı ile davalı birlikte sorumlu tutulduğunu, bu doğrultuda 07.06.2022 tarihinde davalıya ait yükleri taşıyan ... ... - ... isimli gemi limandan ayrılarak TUNUS'a yola çıktığını, geminin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak 01.07.2022 tarihinde Tunus Limanı'na varmasına rağmen yüklerin alıcı tarafından teslim alınmadığını, davalıya ait yüklerin ... şirketine ait konteynerlerde dolu olarak beklemekte olduğunu, bu nedenle ardiye/demuraj/depo gibi masraflar oluştuğunu, masraflar yükün çekilmediği her geçen gün artmaya devam ettiğini, söz konusu durum davacı tarafından davalı şirkete iletildiğini, davalı tarafından alıcıya ulaşılamadığı, alıcı firmanın iflas ettiği ve orijinal konşimentonun da alıcıda olduğu bilgisi davacıya ulaştırıldığını, davalıya ait ürünlerin taşınmasında ... şirketine ait konteynerler kullanıldığını, 01.07.2022 tarihinde gemi Tunus limanına vardığını, alıcıya ihbar yapıldığını, yüklerin gemiden tahliye edilmiş olmasına rağmen teslim alınmadığını, taraflar arasında 07.06.2022 tarihinde ... numaralı konşimento düzenlendiğini, demuraj, ardiye, depo üzerinden davalının sorumlu olduğunun düzenlendiğini, konşimento üzerinde demuraj klozu bulunduğunu, 12 günlük serbest süre belirlendiğini, bu sürede malın teslim alınmaması halinde davalının ödemesi gereken tutara ilişkin hesaplamalar belirlendiğini, sorunun çözümü amacıyla davacının davalı ile ... şirketi arasında aracılık işlemlerini yürütmeye devam ettiğini, ... tarafından 23.02.2023 tarihli mailde yüklerin beklemesi nedeniyle oluşan masrafların 15.03.2023 tarihine kadar Demuraj 6.032,00 USD ve storage 5.600,00 USD olduğunun bildirildiğini, bu durumun davalıya bildirildiğini, davalı tarafından yükün teslimi için başka bir alıcı arayışı içine girilmişse de tüm orijinal konşimentoların ...'ye teslim edilmeden yüklerin teslim edilmesinin mümkün olmadığını, bu işlemin sonuçsuz kaldığını, TTK'nın 1228. Maddesinde konşimento "konşimento bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı ancak onun ibrazı karşılığında teslimde yükümlü olduğu senettir." şeklinde öncelikle konşimentonun kendisine verilmesi gerektiğini, aksi takdirde sonradan konşimentonun ciro edilmesi ile buna bağlı olan yük üzerindeki aynı hakkı iktisap etmiş olan bir şahıs taşıyandan teslim talebinde bulunduğu anda taşıyanın bunu yerine getirmemesi söz konusu olacağını, ... tarafından tüm konşimentoların teslim edilememesi durumunda sürecin ilerleyemeyeceğinin bildirildiğini, davalı tarafından konşimentoların alıcıda olduğu ve teslim alınmasının mümkün olmadığının davacıya bildirildiğini, davacı tarafından davalıya yük çekilmediğinden booking acentesi olarak ...'nin oluşan masrafları davacıya faturalandıracağı ve yükleyen olarak masrafların davalıya yansıtmak durumunda kalınacağının 04.04.2023 tarihli mail ile bildirildiğini, davalı tarafından hiçbir aksiyon alınmaması nedeniyle 29.08.2023 tarihli ihtarname ile konşimento hükümleri gereğince davalının sorumluluğunda olan hususlarda telefon ve mail yolu ile pek çok kez bildirim yapıldığını, bir sonuç alınamadığını, söz konusu hükümler çerçevesinde ortaya çıkan demuraj ve ardiye masraflarının ödenmesini çekilmeyen ürünler nedeni ile imha-iade sürecine ilişkin gerekli işlemlerin ivedilikle tamamlanmasını, aksi takdirde taşıyıcı tarafından davacıya yansıtılacak tüm borç tutarının davalıya rücu edileceğinin ihtar edildiğini, davalıya ait yüklerin 1 yılı aşkın süre boyunca dava dışı ... şirketine ait konteynırlarda bekletildiğini, oluşan demuraj ve ardiye borcun ödenmediğini, zaman geçtikçe borcun miktarının arttığını, davacının ... ile yaptığı pazarlıklar sonucu dava konusu taşıma işlemi gereği oluşan tüm ardiye, demuraj, depo gibi masrafların 29.563,00 USD'ye düşürdüğünü, konşimento gerek davalı tarafından onaylanan taşıma kuralları gereği işbu borç davalının yükümlülüğünde olduğunu, davacı tarafından 02.10.2023 tarihli fatura ile ...'ye ödenmek üzere 29.563,00 USD tutarlı fatura davalıya kesildiğini, davalı tarafından aynı tarihli ihtarname ile faturaya itiraz edildiğini ve borcun ödenmediğini, davacı ile ... arasındaki ticari ilişki gereği yükün telim alınmamasından kaynaklı olarak navlun, demuraj, depo ücreti, gecikme giderleri vd. tüm masrafların faizleriyle birlikte ödenmesine ilişkin ibraname imzalandığını, ibraname doğrultusunda 09.01.2024 tarihli faturalar davalıya borç davacıya yansıtıldığını, davacının davalıya ait borcu ödediğini belirterek, davanın kabulünü, 29.563,00 USD alacaklarının 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereği uygulanacak faiziyle birlikte davacıya ödenmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, 6102 sayılı TTK uyarınca davalı tarafından davacı şirkete mal teslimi yapıldığını, dava konusu faturalardaki hizmetlerin ve masrafların muhatabının davalı olmadığını, davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının istemi davadışı üçüncü şirkete kesilen demuraj ücretine ilişkin olduğunu, bu kapsamda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmasının dava şartı olarak sayıldığını, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemece davanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia ve talep edilen alacakların tamamı taşıma sözleşmesine dayandığı açık ve davacı tarafından da beyan edilen bir husus olduğunu, dava dilekçesindeki beyana göre, iddia ve talep edilen alacaklar davalının Tunus'a ihraç olunan malın alıcısı tarafından teslim alınmadığını, tahliye limanında beklemesi nedeniyle meydana geldiğini, dava dilekçesinde bu döneme ilişkin olarak herhangi bir detay ve belge de sunulmadan 29.563,00 USD alacak iddiasının da bulunulduğunu, davacının alacaklı olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, iddialarını ispatlayamadığını, davalının dava konusu alacaklardan sorumlu olmadığını, ...-0 numaralı poliçe ile birlikte söz konusu taşınan emtialar sigortalandığını, bu kapsamda ilgili rizikonun gerçekleşmiş olduğu ve davalının menfaatinin zedelendiği dikkate alınarak davanın ... Sigorta A.Ş'ne ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddini, davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2024 tarih ve ... sayılı dosyası mahkememize görevsizlikle gelmiş olup, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi uyarınca davacı tarafça dava dışı fiili taşıyana ödendiği belirtilen demuraj ve ardiye bedellerinin rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davası olup uyuşmazlığın; tarafların husumet ehliyetlerine haiz olup olmadıkları, zaman aşımı itirazının yerinde olup olmadığı, demuraj ve ardiye masrafları bakımından davalı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı yanca bu bedellerin dava dışı fiili taşıyana ödenip ödenmediği ile neticede varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 05/06/2025 tarihli raporda; Tarafların husumet ehliyetini haiz olduğu; Dosya kapsamında draft konşimento bulunduğu ve fakat gümrük belgelerinden ve konteyner hareketlerinden anlaşıldığına göre 07.06.2022 tarihinde yükleme limanından çıkış yapıldığı, 01.07.2022 tarihinde tahliye limanına ulaştığı, emteanın teslim alınmadığı konusunda davalı şirketin bilgisinin olduğu ve dava tarihinin de 29.03.2024 olduğunun anlaşıldığı; bununla birlikte zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden değerlendirme, davanın hukuki sebepleri, davanın çeşidi ve tanımlanması konuları hukuki ihtilaf olması nedeniyle nihai takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkeme'ye ait olacağı; Emtianın gönderilen tarafından teslim alaınmamış olması sebebiyle TTK m. 1203 ve 1207 gereğince demuraj ve diğer masraflardan davalı şirketin taşıtan sıfatıyla sorumlu olduğu ,Davadışı fiili taşıyan şirket acentesi ... ... A.Ş. tarafından Davacı adına 09.01.2024 tarihli toplam 29.563,20 usd fatura tanzim edildiği, Davacı şirket Davadışı fiili taşıyana 19.01.2024 tarihinde ödemelerini gerçekleştirdiği,Davacı şirket Davadışı fiili taşıyana ödediği faturalar kapsamında davalı adına 27.09.2023 tarih, ... seri nolu, 29.563 USD karşılığı 804.432,88 TL.'lik fatura tanzim ettiği ve bu faturanın dava konusu olduğu, bu faturalardan 8.663,20 usd tutarının demuraj olduğu ve demuraj tutarının %30 indirim de hesaba katıldığında tarife ile uyumlu olduğu, diğer masraf kalemlerinin tarifelerinin ve detaylarının bilinmediği, Ancak masrafların da tahliye limanında oluşan üçünü taraflara ait (Liman işletmesi Ardiye hizmetleri gibi) masraf kalemleri olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir.
Dosyada bulunan ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde; gönderenin davalı ... firması , alıcının dava dışı ... firması olduğu, davaya konu ... numaralı konteyner muhteviyatı emtianın ... Limanı'ndan Tunus Limanı'na ... ... isimli gemi ile taşınması hususunda dava dışı ... tarafından düzenlendiği, konşimento üzerinde demuraj tarifesinin kayıtlı bulunduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 30/05/2022 tarihli 5.050,00 USD bedelli navlun faturasının davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, konşimento bilgilerinin fatura üzerinde yer aldığı, yapılan muhasip incelemesi neticesinde davalı tarafından navlun bedelinin davacıya ödendiği anlaşılmıştır.
Dosyaya celp edilen ... Gümrük Müdürlüğü kayıtlarına göre; Satıcı İhracatçının Davacı ... firması , Alıcının Davadışı ... olduğu teslim şeklinin CIF olanrak kayıt edildiği görülmüştür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile, CIF teslim şekli uyarınca , satıcının malları yükleme limanında geminin küpeştesinde teslim etmesi ile teslimin gerçekleşmiş sayıldığı, bu aşamada zıya ve hasar riskinin alıcıya geçtiği, bununla birlikte satıcının söz konusu malların deniz yoluyla taşınmasını organize etmek, taşıma ve navlun bedellerini üstlenmek, paketleme ve yükleme masraflarını karşılamak, gümrük çıkış işlemleri ile liman masraflarını yerine getirmek ve ayrıca malları deniz yolculuğu risklerine karşı sigortalatmakla yükümlü kılındığı, buna karşılık alıcının ise varış limanında malların tahliyesine ilişkin masrafları ve ithalat gümrükleme giderlerini karşılamakla yükümlü bulunduğu kabul edilmektedir.
Dosyada bulunan ve yukarıda açıklanan deliller ile birlikte, taraflar arasındaki e posta yazışmaları da incelendiğinde; davacı şirketin davalının talimatı üzerine davaya konu taşımayı organize ettiği, taşımaya ilişkin navlun faturası düzenleyerek davalıdan tahsil ettiği anlaşılmakla, davacının TTK 921 maddesi uyarınca akdi taşıyan sıfatı ile, davalının ise taşıma talimatını vermek ve navlun bedelini ödemek sureti ile taşıtan sıfatı ile husumet ehliyetlerini haiz oldukları anlaşılmıştır. Dava konusu taşıma işinin ise fiilen dava dışı ... tarafından yerine getirildiği, taşımaya konu emtianın varma limanında dava dışı alıcı tarafından teslim alınmadığı, dava dışı ... ye yazılan müzekkere cevabı ve ekindeki belgelerden, emtiaların nihayetinde ilgili gümrük otoritesi tarafından açık artırma sureti ile satıldığı anlaşılmıştır. Bu süreç içerisinde emtianın ... numaralı konteyner içerisinde beklemesinden kaynaklanan demuraj ve yurtdışı liman masraflarının oluştuğu, dava dışı ... firması tarafından davacı adına 09/01/2024 tarihli 29.563,20 USD bedelli fatura tanzim edildiği, davacı ile dava dışı ... firması arasında 19/02/2024 tarihli Sulh ve İbra anlaşması uyarınca 29.563,20 USD bedel üzerinde anlaşmaya vardıkları, bu bedeli davacı tarafından dava dışı ... firmasına 19/01/2024 tarihli dekontlar uyarınca ödendiği muhasip incelemesi ile tespit edilmiş olup, ödenen bedelin rücuen davalı adına düzenlenen 27/09/2023 tarihli fatura ile tahsilinin talep edildiği ve dava konusu uyuşmazlığın bu faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuşsa da, davaya konu talebin davacı tarafından ödenen bedellerin rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkin olması nedeni ile, TTK 1246 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin davacı tarafından yapılan ödeme tarihi itibarı ile başlayacağı kabul edilerek, davacı tarafından dava dışı fiili taşıyan ... firmasına yapılan ödeme tarihinin 19/01/2024 olması nedeni ile dava tarihi olan 29/03/2024 tarihi itibarı ile 1 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmış ve zamanaşamı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada bulunan 01/07/2022 tarihli varış ihbarnamesi, dava dışı ... ye mahkemece yazılan müzekkere cevabı ve taraflar arasındaki e posta yazışmalarından, taşımanın en başından itibaren tüm süreçlere ilişkin bilgilendirmelerin davacı tarafından davalıya iletildiği görülmüş olup, davalının 4 Nisan 2023 tarihli e postası ile dava dışı ayıcı şirketin iflas ettiğinin bildirildiği görülmüştür. Bu hali ile dava konusu emtianın teslim alınmaması bakımından davacının yahut dava dışı fiili taşıyanın herhangi bir dahilinin yahut sorumluluğunun bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Davaya konu konteyneri ve içeriği emtianın 01/07/2022 tarihinde tahliye limanına ulaştığı, aynı tarihte dava dışı fiili taşıyan acentesi tarafından varış ihbarının dava dışı yük alıcısına iletildiği görülmüştür. Yükün alıcı tarafından teslim alınmaması sonrasında yükün geri getirilmeye çalışıldığı ancak konşimento orjinallerinin fiili taşıyana teslim edilememesi nedeni ile yükle ilgili başkaca bir tasarrufta bulunulamadığı, nihai olarak yükün açık artırma ile satışı sonrası ilgili ... numaralı konteynerin 21/12/2024 tarihinde dava dışı fiili taşıyana iade edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ilgili demuraj tarifeleri incelenerek talebe konu edilen demuraj miktarının tarife ile uyumlu olduğu belirtilmiş diğer masraf kalemlerine ilişkin bir tarife bulunmadığından her ne kadar denetimi yapılamamışsa da, dava konusu sair masraf kalemlerinin dava konusu uyuşmazlık düşünüldüğünde tahliye limanında oluşan ücretlerden olduğu açıklanmıştır.
Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, arlan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir. Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir.
Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Bu hali ile dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, yükün dava dışı alıcı tarafından teslim alınmadığı husus sabit olmakla birlikte yukarıda açıklandığı üzere dava konusu masrafların oluşmasına davacı yahut dava dışı fiili taşıyanın sebebişet vermediği hususu da dosya kapsamında sabittir. Bu nedenlerle TTK 1203 ve 1207 maddeleri uyarıca, yükün dava dışı alıcı tarafından teslim alınmamış olması nedeni ile , navlun teferruatı mahiyetindeki dava konusu bedeller bakımından taşıtan davalının sorumlu olduğu mahkemece kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak, yukarıda açıklanan nedenlerle, TTK 107 maddesi uyarınca taşıtan davalının davaya konu masraflar nedeni ile sorumlu bulunduğu kabul edilerek neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile 29.563,00USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar harcı olan 65.228,18.TL'den peşin alınan 16.307,05.TL'nin mahsubu ile bakiye 48.921,13.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( 16.795,45.TL ilk harç 392,00.TL posta ücreti ve 21.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 38.158,45.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı vekili için takdir edilen 149.232,74.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır