T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2024/31 Esas
KARAR NO: 2024/347
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 23/01/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... ... A.Ş.'nin ... ... isimli şirkete sattığı 84 palet boş şişe ve plastik plaka emtiasının ...'den İtalya'ya taşınması işinin davalı sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, sigortalı tarafından yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket tarafından ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve yapılan ekspertiz incelemesi neticesinden 01/08/2023 tarihinde sigortalısına 946,13EURO sigorta tazminatı ödemesi yapıldığını beyanla, sigortalıya ödenen 946,13.EURO nun 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, ham taşımanın tamamlandığı tarih hem de davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi göz önüne alındığında davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, taşımaya konu emtiaların ne şekilde hasarlandığının belli olmadığını, malın 28/12/2022 tarihinde Alıcıya teslim edildiğini ve eksper talebinin 33 gün sonra 30/01/2023 tarihinde bulunulduğunu, FCL/ FCL klozu ve ... kaydı nedeni ile müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, konteyner taşımacalığında taşıyanın yükü kontrol etmesinin mümkün olmadığını, konşimentoda yükleme ve istifin Taşıtan tarafından yapıldığına ilişkin kaydın bulunduğunu beyanla öncelikle davanın usulden reddine Mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu,
Sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu ve geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca
tazminat ödemesi yapıldığı,
Hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığı ancak TTK
m.1185 f.4 uyarınca, taşıyan lehine olan karinenin aksinin davacı tarafından ispat
edildiği,
Hasarın, eşyanın taşıyanın zilyetliğinde iken meydana geldiği, hasardan davalı akdi
taşıyanın sorumlu olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir.
Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472. maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer.
Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının
üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... poliçe numaralı Nakliyat Emtea Abonman Sigorta Poliçesi, 04/01/2023 tarihli nakliyat emtia sigorta sertifikası ve 21/11/2022 tarihli satım faturasına göre dava dışı sigortalı ... firması tarafından... teslim şekli ile ihrac edilen boş şişe ve plastik plaka emtiasının, Mersin Limanı'ndan ...'ya kapıdan kapıya olmak üzere taşınmasının, sigorta teminatı altına alındığı, dava dışı sigortalı ... firmasının konşimentoda gönderilen olarak kayıtlı olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait 01/08/2023 tarihli ödeme dekontuna göre 946,13 Euro hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... Tic. AŞ firmasına ödendiği anlaşılmıştır. Davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK 1472. maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan davalı ... firması tarafından dava dışı sigortalı ... adına düzenlenne 30/11/20222 tarihli 2022/ ... numaralı navlun faturası uyarınca davalının TTK 921. maddesi gereğince taşıyan sıfatı ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Kaldı ki davalının da aksi yönde bir savunması bulunmamaktadır.
Deniz taşımalarında tazminat istemlerinin tabi olduğu hak düşürücü süreyi düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nun 1188/1 fıkrası uyarınca; eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşecektir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hak düşürücü nitelikteki bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dosyada bulunan ekspertiz raporuna göre hasarın 28/12/2022 tarihinde dava dışı alıcıya teslim ile tespit edildiği görülmekle davalı tarafından emtianın daha önceki bir tarihte teslim edildiğine ilişkin bir beyanı ve buna ilişkin herhangi bir delili bulunmaktadır. Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin 13/11/2023 tarihinde başladığı, sürecin 27/12/2023 tarihinde tamamlandığı ve eldeki davanın da 23/01/2024 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, arabuluculuk süreci içerisinde sürelerin durduğu da gözetilerek, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı mahkemece tespit edilmiş olup, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada bulunan 27/11/2022 tarihli ... numaralı konşimento kayıtları incelendiğinde, konişmentoda, yükleme limanının Mersin, boşaltma limanının Genoa, nihai
teslim yerinin ... olduğu, taşımanın limandan, kapıya olarak düzenlendiği,
gönderen olarak davalı ..., alıcı ve ihbar edilen
Olarak dava dışı ... ... , taşıyan olarak dava dışı ... ... gösterilmiştir. Eşyanın
“...” adlı gemi ile taşındığı anlaşılmaktadır. Konşimentolar 4 adet 40 feet konteyner muhtevası 84 palet şişe ve plastik plaka emtiası için düzenlendiği ve konşimento üzerinde bulunan ve bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile "..., ...,..." kaydı uyarınca eşyanın taşıyana; yükleme, istifleme, sayım ve mühürleme işlemlerinin
gönderen tarafından yapılarak teslim edildiği ve hasarın meydana
geldiği belirtilen ... nolu konteynerin taşınan 4 adet konteynerden biri olarak
konşimentoda mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan 28/07/2023 tarihli Ekspertiz raporuna göre; raporun evrak üzerinden düzenlendiği, hasarlı emtiların bulunduğu ... numaralı konteynerin dava dışı alıcı deposunda tahliyesi esnasında dıştan hasarlı olduğu ve 2 palet emtiadaki ürünlerde kırık-deforme şeklinde hasar bulunduğu, konteynerin arka yan kısmının ezik, eğilmiş, tavan kısmının yukarıya doğru açılmış-yırtılmış olduğu, konteyner içerisindeki 1 palet şişenin dağılmış olduğu, diğer paletin formunun bozulmuş olduğu, her iki paletteki şişelerde çatlama, kırılma ve deformasyonların bulunduğu belirtilerek ekinde fotoğraflara yer verildiği görülmüştür.
Taşıyana ihbar yükümlülüğünün TTK 1185. maddede düzenlediği, TTK madde 1185/1 uyarınca "zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak" bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir." TTK madde 1185/2'de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir (TTK madde 1185/4). Dosyaya, hasarın davalı firmaya bildirildiğine ilişkin olarak 21/09/2023 tarihli ... dosya numaralı rücu talebi başlıkla ihtarname ile dava dışı sigortalı tarafından davalıya gönderilen 03/01/2023 tarihli ihtarnameler sunulmuş olup, hasarın 28/10/2022 tarihinde tespit edilmesi karşısında hasarın davalı taşıyana TTK gereği usule uygun olarak ihbar yapılmadığı anlaşılmıştır. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir.
Dosyaya sunulan ekspertitz raporunda ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda konteynerin fiziki darbe aldığı ve hasarın bu darbe neticesinde meydana geldiği, konteynerin fiziki darbeye maruz kalmasının taşımanın limandan kapıya teslim olması karşısında, davalı taşıyanın sorumluluğu dışında meydana gelmiş olmasının imkansızlığına dikkat çekilerek hasar bakımından davalının sorumluluğu bulunduğu belirtilmiş olmakla, mahkemece taşıma şekli dikkate alınarak bu görüş benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak açıklanan nedenlerle neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile, 946,13.EURO nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar harcı olan 2.133,92.TL'den peşin alınan 533,49TL'nin mahsubu ile bakiye 1.600,43.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( 1.021,89.TL ilk harç 62,00.TL posta ücreti ve 8.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 9.083,89.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı vekili için takdir edilen 17.900,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır