T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/333 Esas
KARAR NO :2025/156
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/09/2019
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilin bir noktadan diğerine kara, hava, deniz, demir veya bunların birleşik kullanımı yoluyla sevk edilmesini organize eden, lojistik hizmet sağlayan, taşıma işlemlerinde aracılık eden bir firma olduğunu, Müvekkili şirketin yurtdışından ithal edilen ürünlerin deniz yolu ile konusunda aracı firma olarak davacı ile anlaştığını ve üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, buna karşın davalının navlun ücreti ödeme borcunu yerine getirmediğini, davalı firmanın müvekkil ile genel olarak aynı işlemleri yapmakta olduğunu, davalı müşterisi ... İşletmeciliği-... ... tarafından göndericisi ... getirilmek üzere ithalat yapmak istediklerini ve bu işlemlerin müvekkili tarafından yapılmasını talep ettiklerini ve müvekkilinin kabulü ile navlun sözleşmesinin kurulduğunu, navlun sözleşmesinin tarafının davalı ve müvekkili olduğunu, ilgili süreçlerin davalı ile müvekkili arasında yapıldığını, davalı geçmiş dönem navlun ve diğer masrafları müvekkiline ödediğini, ... İşletmeciliği-... ... tarafından, göndericisi ... Limanı 'ndan ... Türkiye Limanı 'na getirilmek üzere davalı ile anlaşma sonrası, ... numaralı konişmento ... Hat konişmento numarası ile ... numaralı konteynerin taşıması kapsamında taşımasının yapıldığını, davalı tarafa 12.04.2018 tarihinde yükün çekilmesi için ordino ve evrakların teslim edildiğini ve davalı tarafından yükün çekilmediği, davalı tarafın yükün çekilmemesinin sebebini müşterisi ... İşletmeciliği-... ... tarafından kendileri iletildiği kadarıyla mevzuat değişikliği sebebiyle, ithal edilen diş fırçalarının ithal edilmesinin masraflı olması nedeniyle ithalatından vazgeçtiğinin belirttiğini, mahrece iade talep ettiğini, bunun üzerinde davalıya mahrece iade için evrakların hazırlanmasının talep edildiğini, ancak davalı tarafından mahrece iade için gerekli evraklar hazırlanmadığı gibi başvuru da yapılmadığını, müvekkili şirketin ve sektörde faaliyet gösteren taşıyıcı firmaların prosedürleri, uygulamadaki teamüller ve daha da geniş anlamıyla basiretli bir tacir sıfatıyla faaliyet gösteren her kimse, yurtdışında mukim firmalardan gelen yazılı taleplerde konsolosluk tasdiki aradığını, zira aksi halde ilgili firmanın bulunduğu taahhüdü yerine getirmeye ehliyetli olduğunun, belgenin yetkili kişilerce imzalandığının hatta ve hatta ilgili firmanın varlığının dahi taraflarınca tespitinin mümkün olmadığını, dolayısıyla hiçbir basiretli tacirin de, ticari ilişkide bulunmadığı bir firmadan gelen ve konsolosluk tasdiki olmayan bir belgeye riayet etmeyeceğini, davalının ; "nihai alıcı" olarak tanımladığı ... İşletmeciliği-... ... firmasıyla müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, Müvekkili şirkete karşı yükün göndereni konumunda olan davalı olduğundan söz konusu prosedürler davalıya defalarca anlatılmış ise de davalının her defasında ilgili aşamaları sürüncemede bıraktığını, davalı tarafından veya davalının müşterisi tarafından yükün süresinde çekilmemesi ve yükle ilgili mahrece iade sürecinin de başlatılmaması üzerine, konteynerın armatöre teslim edilemediği ve davalıya her defasında bildirim yapılmasına rağmen davalının hiçbir masrafa katlanmayacağını ısrarla belirterek her defasında masraflara itiraz ettiğini, davalıya ilgili yüke ait konteyner demurajlarının oluşması sonrası, faturalar kesildiğini ve davalının ilgili faturaları iade ettiğini, davalının müvekkili şirkete ... Noterliği ... yevmiye numaralı 27.06.2018 tarihli ihtarname ile ilgili masrafları kabul etmediğini belirttiğini, davalının ihtarname ile kendisinin taşıtan olduğunu açıkça ikrar ettiğini, davalının ihtarnamesi üzerine, ihtarname tarihi itibariyle oluşan demuraj bedellerinin ödenmesi için ... Noterliği 04.07.2018 tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, davalı tarafından taşınması talep edilen ve müvekkilin akdi taşıyan olduğu ... numaralı konişmento ve ... Hat konişmento numarası ile ... numaralı konteynerin ... ... Limanı'ndan çekilmemesi üzerine konteyner demurajı oluştuğunu, oluşan demuraj nedeniyle müvekkiline fiili taşıyan ... A.Ş. tarafından 9.840,00 USD tutarında demuraj faturası kesildiğini ve müvekkili tarafından ... A.Ş.'ye ilgili demuraj faturasının ödemesinin yapıldığını, fiili taşıyan tarafından kesilen faturanın aynı tutarla davalıya yansıtıldığını ve davalıya müvekkili tarafından 21.11.2018 tarihli 9.840,00 USD bedelli ... Numaralı fatura kesildiğini, davalının kendisinin taşıtan olduğunu ikrar ettiğini, bu durumun dosyada bulunan ihtarnameler ve davalı ile müvekkili şirket arasındaki yazışmalardan da açıkça belli olduğunu, ayrıca davalı cari ekstresi incelendiğinde de davalının taşıtan olduğunun görüleceğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile müvekkili adına başlatılan icra takibinin 9.870,00-USD yönünden ferileriyle birlikte devamına, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı İcra takibine konu faturasını takipten önce davalıya hiç bir zaman tebliğ etmemiş olduğu gibi, davalının takip nedeniyle fotokopisini gördüğü haksız ve hukuka aykırı fatura konusu fahiş demuraj tutarının da bütünüyle fazladan ve keyfi bir talep olduğunu, davalının, dava dışı müşterisi ... İşletmeciliği-... ... emtiasını, Çin'in ... Limanından, ... Limanına kadar deniz nakliyesini yapmak üzere dava dışı müşterisi ile anlaştıktan sonra, bu nakliye işini alt taşıyan davacıya yaptırmak üzere 1.845 USD navlun ve liman masrafları üzerinden alt taşıyan davacı şirketle anlaştığını, emtiaların 14.04.2018 tarihinde ... Limanına vardığını, USD 1.845 tutarındaki navlun ve USD 200 tutarındaki tahliye liman masraflarının davacıya ödendiğini, emtianın teslim ordinosunun da dava dışı ithalatçı/nihai alıcı tarafından 20.04.2018 tarihinde davacıdan teslim alındığını, akdi taşıyan sıfatına sahip davalının taşıma sorumluluğunun da sona erdiğini, ancak dava dışı ithalatçı/emtianın sahibi ... ...'nun, emtiayı limandan çekmeden (Katı ithalatı yapmadan) tekrar yurtdışına göndermek istediğini, fakat davacının mevzuata aykırı şekilde bu tekrar ihraç işlemi için Çin'deki Türk konsolosluğunun onayını istediğini, emtianın yurtdışına gönderilmesini bu sebeple geciktirdiğini ve konteyneri limanda beklettiğini, dava dışı emtianın ithalatçısı/nihai alıcısının, emtiayı tekrar yurtdışına göndermek istemesi üzerine, gerekli talimat ve belgeler ile yurtdışına yapılacak taşıma için oluşacak navlun ve yükleme limanı masraflarını üstlendiğine dair 09.05.2018 tarihinde davacıya doğrudan taahhütte bulunduğunu, ancak davacının, konteyneri tekrar yurtdışına taşımak için hukuka ve mevzuata aykırı olarak yükleme limanı (Shanghai) ülkesi Çin'deki Türk Konsolosluğu tarafından onaylı bir belge getirilmesi konusunda keyfi olarak ısrar ettiğini ve sırf bu nedenle davacının, emtiayı gümrüklü sahada beklettiğini, ardiye, demuraj ve sair masrafların oluşmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle davacının hem doğrudan dava dışı ithalatçı ile hem de davalı ile görüşmeleri sürdürmesi nedeniyle, ...Noterliğinin 27.06.2018 tarih ve ... İhtarnamesi ile davacıya ihtarda bulunulduğunu, konteynerin limanda beklemesi nedeniyle oluşan 1120 USD demuraj tutarı, davacının 21.05.2019 tarih ... ... seri nolu demuraj faturasıyla ve 1470 USD demuraj tutarı ise davacının 04.06.2019 tarih ... seri nolu faturasıyla ve 770 USD demuraj tutarı ise davacının 22.06.2019 tarih ... seri nolu faturası ile toplamda 3360 USD demuraj tutarının davalıya fatura edildiğini, davacı ile yapılan pazarlık sonucu, davacının demurajda indirim yapması nedeniyle ve davacının talebi doğrultusunda 1.410 USD iade faturası kesildiğini ve faturaya konu bakiye demuraj tutarı olan USD 1950 USD nin davacıya ödendiğini, 1645 USD, navlun tutarı ile yapılan bir taşımada davacıya 1950 USD tutarında fahiş miktarda demuraj ödendiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı talepleri nedeniyle demuraj oluşmasına sebebiyet vermesine rağmen, ticari ilişkilerin sürekliliği nedeniyle iyi ilişkiler içinde bulunmak saikiyle bu ödemelerin yapıldığını, davacının emtiayı yurtdışına göndermek için Çin'deki Türk konsolosluğunun onayını istemesinin, hukuka aykırı olduğunu, yürürlükten kalkmış eski mevzuat ve alışkanlık gereği tamamen keyfî ve hukuki dayanaktan bütünüyle yoksun olduğunu, maddi olay konusu emtianın ... nolu konşimento tahtında, başka bir bir alt taşıyan tarafından yurtdışına gönderildiğini, ancak davacının ileri sürdüğü ve keyfî olarak talep ettiği gibi, bu iş için Çin'deki Türk Konsolosluğunun onayına vb hiç gerek görülmeden işlemler tamamlandığını, somut bu durumun bile davacının haksız ve hukuka aykırı ve tamamen keyfî tutumuyla ve üstelik davalıya tebliğ dahi etmediği takibe konu bir fatura ile çok daha fahiş ekstra bir demuraj talebinde bulunduğunu tevsik etmiş olduğunu, davacının açık kusuru nedeniyle konteynerin bekletilmesinden kaynaklı davacı tarafından davalıya fatura edilmiş toplam 1950USD tutarında bir demuraj toplamı davacıya ödenmiş olmasına rağmen ve yine davacının başka herhangi bir masraf ve demuraj borcu olmadığına dair yazılı teyidi olmasına rağmen, ....İcra Müdürlüğünün .... Sayılı İcra takibinden önce davalıya hiç bir zaman tebliğ edilmemiş 21.11.2018 tarih ve ... seri nolu 9840 USD tutarındaki tamamen haksız ve hukuka aykırı fahiş demuraj faturasının tamamen keyfi, taraflar arasındaki navlun sözleşmesine aykırı olduğu gibi 1645 USD navlun tutarı, 200 USD liman masrafları ve davacıya ödenmiş 1950 USD demuraj tutarı da gözetildiğinde, son derece fahiş ve haksız kazanç niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye yanıt verildiği, dosyanın incelenmesinde davalı borçlu aleyhine 10/01/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalıya 14/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 17/01/2019 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu, davanın İİK 67 maddesi gereği 25/09/2019 tarihinde yasal süresi içinde açıldığı görülmüştür.
12/08/2020 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle: Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2018 yılı ticari defterleri, icra ve dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve teknik yönden tetkiki sonucunda, incelenen davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2018 yılma ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2018 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2018 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin davalı yan ile aralarında bulunan ticari ilişkide USD para cinsinden faturalar düzenlediği bu nedenle de USD para cinsinden cari hesap kullanarak davalı yandan olan alacağını takip ettiği, davalı şirketin de davacı yan ile aralarında bulunan ticari ilişkide USD ve TL para cinsinden cari hesap kullanarak borcunu takip ettiği, davacı şirketin icra takip tarihi olan 10.01.2019 tarihi itibariyle düzenlediği demuraj faturasından kaynaklı olarak davalı ... Ltd. Şti.'den 9.840,00 USD alacağının bulunduğu, davalı şirketin dava ve icra takibine konu olan faturayı kabul etmeyerek ticari defterlerinde kayıt altına almamasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 10.01.2019 tarihi itibariyle davacı ... A.Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava dışı ... A.Ş. tarafından dava ve icra takibine konu olan Demuraj Ücretinden kaynaklı alacak ile ilgili olarak 16.11.2018 tarihinde ... seri nolu 9.840,00 USD bedeli ile davacı yana NV+Demuraj Ücreti faturasının düzenlediği, davacı yanın dava dışı şirket tarafından kendisine düzenlenen faturayı ticari defterlerinde 16.11.2018 tarihinde ... yevmiye numarası ile kayıt altına aldığı, davacı yanın asıl taşımayı yapan dava dışı ... A.Ş.'ye cari hesaba istinaden ödeme yaptığı, davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, dava konusu konteyner için fiili deniz taşıyanına ödenen 9.840,00 Usd demuraj bedelinden akdi taşıyan davalının sorumlu olduğu, davalının aynı konteyner için davacıya 1.950,00 Usd ödeme yaptığı, ödenmiş olan bu bedelin, 9.840,00 Usd demuraj bedelinden mashup edilmesi ile bakiye 7.890,00 Usd bedelden sorumlu olduğu, ancak davalının; emtianın mahrecine iade edilmek istendiği; bunun için davacının Çin'deki Türk Konsolosluğundan onay istemesinin hukuka aykırı olduğu, 25.04.2013 tarih ve 28628 sayılı R.G. ile değişik 30.06.2012 tarih ve 24801 R.G. ile Seri No 2 mahrece iade ile ilgili Gümrük Genel Tebliği'nde mahrece iade işlemlerinde yurtdışındaki konsolosluklardan tasdik aranacağına dair Türk yasal mevzuatında hiç bir hükmün olmadığı, emtianın başka bir taşıyan ile yurtdışına gönderildiği ve Çin'deki Konsolosluk onayına gerek görülmeden işlemlerin tamamlandığı savunmasının olduğu, hal böyle ise davalının ödemiş olduğu 1.950,00 Usd bedelden daha fazlasından sorumlu olamayacağının değerlendirilebileceği, heyette konuyu değerlendirecek uzman bulunmadığı için değerlendirme yapılamadığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkememizin takdirinde olduğu beyan edilmiştir.
18/12/2020 Tarihli Bilirkişi Heyetinin Ek Raporunda Özetle; Mali yönden kök raporda varılan sonuçlar açısından bir farklılığın bulunmadığı, Mahkeme talebinin, Gümrük ve Dış Ticaret mevzuatı kapsamında incelenmesinde; 30.06.2002/24801 Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük Genel Tebliği (Mahrece İade) (Seri No: 2) tebliğin mahrecine iade işlemlerinde emtianın iadesinin yapılacağı ülke konsolosluğunun onayının gerekmediği, bu kapsamda davalının ödemiş olduğu 1.950,00 Usd demuraj bedelinin daha fazlasından sorumlu olamayacağı, davacının ve davalının "taşıma sürecinin yükün Türkiye'ye getirilmesi ve ordinonun teslim edilmesiyle son bulduğu" yönündeki beyanlarının Mahkemenin takdirinde olduğu beyan edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 18/01/2021 tarih, 2019/307 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih, 2021/601 Esas, 2024/859 Karar sayılı ilamı ile; İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetine gümrük müşaviri eklenerek alınan raporda Gümrük Genel Tebliği(Mahrece İade)(Seri No: 2)'ne yapılan atıfla mahrece iade işlemlerinde iadenin yapılacağı ülkedeki konsolosluk onaylı belgenin gerekmeyeceği ifade edilmiş ise de, söz konusu tebliğ gümrük müdürlüklerince eşyanın geri gönderilmesine ilişkin yapılacak işlemlere ilişkin olup, mahrece iade işleminin onaylanmasından sonra yapılacak taşımayla ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu tebliğin eldeki uyuşmazlıkta uygulanması mümkün değildir. Taşıma sırasında istenecek belgeler Türk Ticaret Kanunu hükümlerine ve TTK'nın 2/2 maddesi uyarınca teamüllere göre tespit edilmelidir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince somut olayda uygulama yeri bulunmayan Gümrük Genel Tebliği(Mahrece İade)(Seri No: 2) uygulanarak sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, bu halde, ilk derece mahkemesince Deniz Ticaret Odasına müzekkere yazılarak mahrece iade nedeniyle yapılacak taşımalarda gönderici tarafından ilgili makamlarca onaylanmış iade yazısı bu bağlamda ihracat ülkesinde bulunan Türk konsolosluğu onaylı belgenin taşıyana verilmesinin istenip istenmediği sorularak ve ayrıca gerekirse aralarında deniz taşıması alanında sektör bilirkişisinin yer aldığı bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğini belirterek Mahkememiz kararını kaldırarak işbu davayı iade etmiş ve Mahkememiz dosyası yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle; Gümrük Genel Tebliği (Mahrece İade) (Seri No: 2) tebliğin uyuşmazlığın esasına yani mahreç Ülkesinden onay istenip istenmeyeceğine ilişkin bir hüküm içermediği, dolayısıyla, iş bu tebliğin uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi mahrece iade işlemlerinde, Ülkemiz gümrük idarelerince Yurt Dışı Konsolosluklardan onay/teyit istenme gibi bir uygulama olmadığı gibi mevzuatımızda da bu yönde bir hüküm bulunmadığı, TTK madde 2/2 uyarınca mahrece iade işlemlerinde, Ülkemiz gümrük idarelerince Yurt Dışı Konsolosluklardan onay/teyit istenme gibi ticari örf ve adettin de bulunmadığı, bu nedenle, demuraj ücretinin meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunduğu ve demuraj talep etme koşullarının oluşmadığı, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, talep edilebilecek demuraj miktarının HMK m.26 taleple bağlılık ilkesi uyarınca 9.840,00 USD olması gerekeceği belirtilmiştir.
Dava, deniz yolu ile yapılan taşıma sonrası konteyner demurajına ilişkin faturanın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava dışı ... İşletmeciliği-... ... tarafından ithal edilen emtianın, Çin'in ... Limanından, ... Limanına kadar deniz nakliyesini yapmak üzere davalı firma ile anlaştığı, davalının da söz konusu taşıma ile ilgili olarak davacı ile anlaştığı, fiili taşımanın ise ... firması ile yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davaya konu yükün taşınmasının tamamlanmasından sonra dava dışı ithalatçı ... İşletmeciliği-... ... 20/04/2018 tarihinde teslim edildiği, ancak ithalatçı firmanın emtiayı limandan çekmeden mahrecine iade etmek istediği, Mahrece iade için yapılacak taşıma nedeniyle davacının, davalı taraftan konsolosluk onayı talep ettiği ve bu süreçte kontevnerin limanda beklediği, ... A.Ş. firmasının ... nolu konteyner için davacıya 16.11.2018 tarih ve 9.840,00 USD bedelli, demuraj ücreti açıklamalı fatura düzenlediği, davacının da, davalıya 21.11.2018 tarihli ve aynı tutarlı 9.840,00 USD bedelli demuraj ücreti açıklamalı faturayı düzenlediği ve eldeki davada davacının bu bedelin tahsilini talep ettiği görülmektedir.
Dosya kapsamı ve tarafların beyanlarından uyuşmazlığın davalının yükü çekip kontenerı iade etmemesi ve davacının mahrece iadesi için "Konsolosluk Onayı" istemesi nedeniyle bu süreçte meydana gelen demuraj ücretinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih, 2021/601 Esas, 2024/859 Karar sayılı ilamı ile Gümrük Genel Tebliği(Mahrece İade)(Seri No: 2)'nin gümrük müdürlüklerince eşyanın geri gönderilmesine ilişkin yapılacak işlemlere ilişkin olup, mahrece iade işleminin onaylanmasından sonra yapılacak taşımayla ilgisi bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu tebliğin eldeki uyuşmazlıkta uygulanması mümkün olmadığı, Deniz Ticaret Odasına müzekkere yazılarak mahrece iade nedeniyle yapılacak taşımalarda gönderici tarafından ilgili makamlarca onaylanmış iade yazısı bu bağlamda ihracat ülkesinde bulunan Türk konsolosluğu onaylı belgenin taşıyana verilmesinin istenip istenmediği sorularak ve ayrıca gerekirse aralarında deniz taşıması alanında sektör bilirkişisinin yer aldığı bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş olup Mahkememizin 04/12/2024 tarihli yazısına cevaben bilirkişi isim listesinin gönderildiği, yazı cevabı Mahkememiz ara kararını karşılamadığından 10/12/2024 tarihinde yeniden yazı yazıldığı, 13/12/2024 tarihli yazı cevabında müzekkeremiz ile görüş istendiğinin açıkça belirtildiği, buna rağmen yeniden bilirkişi isimlerinin bildirildiği, sorulan konuda görüş bildirilmediği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da mahrece iade işlemlerinde mevzuatımızda da bu yönde bir hüküm bulunmadığı, Ülkemiz gümrük idarelerince yurt dışı konsolosluklardan onay/teyit istenme gibi bir uygulama olmadığı, TTK 2/2 maddesi kapsamında ticari örf ve adetin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre davacının mahrece iadesi talep edilen yük için konsolosluk onayı istemesi nedeniyle demuraj ücretinin meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu ve bu nedenle demuraj talep etme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 642,16 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 26,76 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır