TT.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/34 Esas
KARAR NO :2025/284
DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/08/2023
KARAR TARİHİ:22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... ... A ..., .../Amerika adresinde bir butik işletmekte olduğunu, acentesi ... aracılığı ile butiğinde kullanılmak üzere Türkiy’den mobilyalar ve çeşitli giyim eşyaları satın aldığını, satın alınan mobilyaların ve giyim eşyalarının, yine acente aracılığıyla, davalı şirket ile taşınmasının yapılması için anlaşıldığını, davalı 02/03/2023 tarihli bilgilendirme ile İstanbul Limanı'ndan ... Limanı’na gidecek olan konteyner için 5.245 dolar ücret ödenmesi gerektiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin 04/03/2023 tarihinde ödemeyi gerçekleştirerek, mobilyaları taşıyıcı şirkete teslim ettiğini, ... Rezervasyon/Deniz İrsaliyesi No'su ve ... Konteyner No'su ile Safmarine Nomazwe gemisiyle taşınan malların, 14/03/2023 tarihinde gemiye yüklenen malların 20/03/2023 tarihinde yola çıktığını ve 15/04/2023 tarihinde ... limanına vardığını, Amerika yerel brokerı, navlun bedelinin ödenmemesi sebebiyle konteynerin limanda tutulduğunu müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin 3 hafta boyunca navlun ödemesinin yapılmasını beklediğini, bu süreç içinde müvekkilinin sayısız defa davalı şirkete bildirimde bulunduğunu ve sonuç alamadığını, müvekkilinin gerek kendisi tarafından gerekse Türkiye'deki acentesi ... tarafından davalı şirket ile gerçekleştirilen konuşmalar ile öğrenildiğini ve şirketin bir alt taşıyan ile çalışmakta olduğunu beyan ettiğini ve müvekkilinin kendilerine yapmış oldukları ödemeyi, bu şirketin banka hesabına müvekkilinin navlun ödemesinin gerçekleştirilmesi için gönderdiğini de beyanına eklediğini ve ödemeye ilişkin olduğunu belirttiği bir dekontu müvekkili ile paylaştıklarını, ...'nin ise müvekkilinin navlun ödemesini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin, mobilyalarını ve giyim eşyalarını limandan alabilmek için üçüncü kişi olan ...ile anlaşmak zorunda kaldığını ve 6.000 dolar navlun bedeli ile 2.140 dolar demuraj bedeli, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin TBK m.125 uyarınca, davalı şirketin müvekkili ile yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa etmemesi sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, müvekkilinin, davalı şirketin navlun bedelini ödememesi sebebiyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, iki defa navlun bedeli ödemek zorunda kaldığını ve sözleşmeden doğan borcun yerine getirilmemesi sebebiyle 2.140 dolar demuraj bedeli ödediğini, 03.07.2023 tarihli ihtarname ile müvekkilinin yaşamış olduğu zararların tazmini davalı şirketten talep edildiğini, ilgili şirketin 12.07.2023 tarihinde ihtarnameye cevap gönderdiğini, davalı şirket tarafından müvekkilinin zararının tazmin edilmesinin söz konusu olmaması sebebiyle 11.07.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/... ve Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2023/... sayılı Arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk görüşmeleri düzenlendiğini ve arabuluculuk ikinci görüşmesine ...'nin de dahil edildiğini, her iki tarafın da müvekkilinin zararının karşılanması için tazminat ödemesi yapmayı kabul etmediğini, tüm bu sebeplerle; haklı davanın kabulüne, davanın ...'ne ihbar edilmesine, 8.140,00-TL maddi, 1.500,00-TL manevi tazminatın Devlet Bankalarının dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanılarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında uyuşmazlığın ticari faaliyetten doğduğunu, davacının dava dilekçesinde, .../Amerika adresinde işletmeci olarak ticari faaliyette bulunduğunu beyan ettiğini ve müvekkili şirket aleyhine açılan davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 4 uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesine ilişkin olan hususlardan doğan uyuşmazlıklar olması sebebiyle, ticari dava olduğunu, Türk Ticaret Kanunu md. 5'e göre ise bu tür davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple mahkemenin söz konusu dava hakkında görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, davacının arabalucuk sürecini 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/A maddesi uyarınca başvurduğunu ve bu süreçte ticari alımdan kaynaklanan iş ve işlemden iddiada bulunduğu dava dilekçesi ile anlaşıldığını ve dava şartı oluşmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde akdinin acentesi ... isimli aracı ile butiği için ticari işletmesi için Türkiye'den mabilya ve çeşitli eşya aldığını ve yine acentesi ile müvekkili şirkete taşınma işlemini yaptığını beyan ettiğini, dolayısı ile akdinin müvekkili şirket olmadığını, akdi kendi acentesi olan ... isimli aracı olması dolayısı ile davanın husumeti müvekkili şirkete yönetilemeyeceğini ve davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı yanın, dava dilekçesinde müvekkili şirketin navlun bedellerini ödemediğini iddia ve beyan ettiğini ve söz konusu beyanların yargıyı yanıltmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin üzerine aldığı tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili şirketin navlun bedelini ...'ne 08.03.2023 tarihinde yasal süresinde ödediğini, bu sebeple müvekkilinin doğrudan bir kusuru olmadığını, müvekkili şirketin yükü muhatabı ...'ne alt taşıyan olarak taşıttığı ... taşıma senedi, banka kayıtları ve yazışmalarla sabit olup 20.04.2023 tarihli e-posta ile doğabilecek tüm masrafların alt taşıyan olarak sorumlu olacaklarını da bildirdiğini, davanın ...'ne ihbar edilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, gerek usul ve gerekse esas yönünden davanın reddine, davanın ...'ne ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı aleyhine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 04/06/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, aldırılan raporda özetle; Dosya mevcudu, davalı şirketin 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve taşıma yönünden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; dava dışı ... ... İnşaat Otomotiv Lojistik Tic. Ltd. Şti.'nin taşımaya konu olan 22.03.2023 tarihli ... nolu Fatih ... Navlun Bedeli" açıklamalı 3.950,00 USD karşılığı 75.191,02 TL tutarlı e-Faturayı davalı ... ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanına düzenlediği ve davalı şirketin tarafına düzenlenen faturayı 22.03.2023 tarihinde 163 yevmiye numarasıyla ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davalı şirketin tarafına düzenlenen 3.950,00 USD tutarındaki navlun fatura bedelini ... aracılığıyla 05.04.2023 tarihinde dava dışı ... ... İnşaat Otomotiv Lojistik Tic. Ltd. Şti ödediği ve davalı şirketin yapmış olduğu ödemeyi 05.04.2023 tarihinde 217 yevmiye numarasıyla ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davalının akdi veya fiili taşıyan yahut taşıma işleri komisyoncusu olmadığı; malın satıcısı olduğu; olası sorumluluğunun da satış sözleşmesinden kaynaklanacağı; kurulumuzda uluslararası mal satım sözleşmeleri hususunda uzman bilirkişi bulunmadığından, davalı satıcının satım sözleşmesinden kaynaklanabilecek olası sorumluluğu hakkında bir değerlendirme yapılamadığı; davacının akdi ve/veya fiili taşıyan konişmentolarında gönderilen olarak gösterilmemesi; davalı tarafından düzenlenen mal faturasının muhatabı olmaması ile gümrük evrakında malın alıcısı olarak görünmemesi karşısında, davalı ile arasındaki ilişkiyi ortaya koyamamış ve aktif husumet ehliyetini ispatlayamamış olduğu; iddia edilen navlun ve demuraj ücreti ödemelerinin davacı tarafından yapıldığına dair bir belge sunulmadığından, zarar miktarının da belirlenemediği belirtilmiştir.
Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
Mahkememiz 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin Türkiye’den mobilyalar ve çeşitli giyim eşyaları satın aldığını acente aracılığıyla, davalı şirket ile taşınmasının yapılması için anlaşıldığını, davalının 02/03/2023 tarihli bilgilendirme ile İstanbul Limanı'ndan ... Limanı’na gidecek olan konteyner için 5.245 dolar ücret ödenmesi gerektiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin 04/03/2023 tarihinde ödemeyi gerçekleştirerek, mobilyaları taşıyıcı şirkete teslim ettiğini, taşıma sonunda fiili taşıyan tarafından navlun bedelinin ödenmemesi sebebiyle konteynerin limanda tutulduğunu, davalının alt taşıyanı ...'nin navlun ödemesini gerçekleştirmemesi nedeniyle fazladan navlun ve demuraj ödeyerek zarar uğradıklarını beyanla zararın giderilmesini talep etmiştir.
Dosyaya sunulan ... ... İnşaat Otomotiv Lojistik Ticaret Ltd. Şti tarafından düzenlenen 20.03.2023 tarihli konişmentoda yükleten davalı ... ve gönderilen ... ve ihbar adresinin "... ... ... Ltd. US" olduğu, konteynerin "..." nolu olduğu görülmektedir.
Dava konusu yüke ilişkin 15.03.2023 tarih ve "..." nolu emtia satış faturasının davalı/satıcı ... tarafından alıcı "... ... ... -U.S." (...) adına düzenlendiği, giyim ve mobilyadan oluşan emtianın 79 kap, brüt 1,520 kg, net: 1,475 kg ve mal hizmet toplam tutarı usd 10,628.13 ve teslim şekli CIF, navlun: usd 3,950 fatura tutarına dahil edilmiştir açıklamasının bulunduğu görülmektedir.
Dava dışı ... ... İnşaat Otomotiv Lojistik Tic. Ltd. Şti. taşımaya konu olan 22.03.2023 tarihli ... nolu "... ... NAVLUN BEDELÎ" açıklamalı 3.950,00 USD karşılığı 75.191,02 TL tutarlı e-Faturayı davalı ... ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanına düzenlemiş olup bilirkişi raporunda davalı şirketin tarafına düzenlenen faturayı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı ve navlun fatura bedelini ... aracılığıyla 05.04.2023 tarihinde dava dışı ... ... İnşaat Otomotiv Lojistik Tic. Ltd. Şti.'ye ödediği tespit edilmiştir. Bu açıklamalardan dava dışı ... ... İnşaat Otomotiv Lojistik şirketinin akdi taşıyan olduğu, davalı ... ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. nin taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapıldığı CIF teslim şekli doğrultusunda "... ... İnşaat Otomotiv Lojistik Ticaret Ltd. Şti. (...)" ile kurduğu navlun sözleşmesi tahtında satıcı ve akdi alt taşıtan ve yükleten konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan satım faturasında satıcı davalı, alıcı "... ... LLC" ise de davacı vekilinin Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde davacının malı alıcısı olduğunun belirtildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda da navlun kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalının akdi veya fiili taşıyan yahut taşıma işleri komisyoncusu olmadığı; malın satıcısı olduğu; olası sorumluluğunun da satış sözleşmesinden kaynaklanacağı belirtilmiştir.
Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 207 ve devamı maddelerinde düzenlenen alım satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan fazladan ödenen navlun ve demuraj ücreti nedeniyle zarara uğradığının ileri sürmekte ise de görev hususu taraflar arasındaki temel ilişkiye göre belirlenecektir. Uyuşmazlık TTK'nın 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmamaktadır. Uyuşmazlığın ticari satımdan kaynaklandığı, davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/2094 E. 2016/5051 K. Sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin karşı GÖREVSİZLİĞİNE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespiti ile görevsizlik kararının yasa yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde merci tayini bakımından dosyanın HMK 21/c maddesi gereğince 5235 sayılı yasanın 36/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
2-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE,
3-Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır