T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2024/346 Esas
KARAR NO :2025/122
DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/12/2018
KARAR TARİHİ:06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin lojistik hizmetleri veren ve aynı zamanda taşıma işleri komisyonculuğu ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müşterilerinin tedarik zincir yönetimi veya lojistik ihtiyaçlarını desteklemek için uluslararası nakliye ve optimize çözümler sunduğunu, müvekkili şirketin birçok yerli ve yabancı firmaya lojistik hizmeti veren ve tanınmış bir firma olduğunu, yüklerle ilgili olarak müvekkili taşıma işleri komisyoncusu olarak davalıya hizmet verdiğini, söz konusu taşımalar nedeni ile müvekkili tarafından verilen hizmetler karşılığı davalı tarafından ödenmesi gereken ekstra ücretler, kara nakliyesi, navlun ücreti ilgili olarak dilekçesi ekinde yer alan 29.96.2017 tarihli ... numaralı fatura 236,00 ABD Doları tutarında, 29.06.2017 tarihli ... numaralı fatura 4.125,00 ABD Dolar tutarında, 29.05.2017 tarihli ... numaralı fatura 1.180,00 Türk Lirası tutarında, 17.02.2017 tarihli D231616 numaralı fatura 531,00 Türk Lirası tutarında, 17.02.2017 tarihli ... numaralı faturalar (1.062,00 Türk Lirası tutarında) düzenlenerek davalıya gönderildiğini, 03.01.2018 tarihinde İstanbul Adliyesi İcra Muhabere Bürosu aracılığıyla Davalı/Borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasına kaydedilen icra takibine ilişkin olarak ödeme emrinin henüz borçluya tebliğ edilmeden önce davalı/borçlunun 10.01.2018 tarihinde müvekkili 2.506,00 ABD Doları tutarında kısmi ödeme yapıldığını, davalı/borçlunun bu ödemesinden sonra, ..., ..., ... numaralı konşimento tahtlarında yapılan taşımalar nedeniyle ..., ..., .... D231616, ... faturalara dayanan kalan bakiye borcunun 3.000.00 ABD Doları ve 2.773,00 Türk Lirası tutarında olduğunu belirterek .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin 3.000 ABD Doları ve 2.773,00 Türk Lirası üzerinden devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlunun/davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, delil ibraz etmemiştir.
Mahkememiz dosyasına sunulan 20/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen davacı şirkete ait 2017 yılı Ticari defterlerinin yevmiye ve defteri kebir açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, davacı yanın 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, davalı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların 2017 yılı ticari defterlerinde USD ve TL hesap bakiyelerinin birbiriyle örtüştüğü, davacı şirketin icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davalı yandan Döviz Hesabında 5.506,00 USD (20.768,08 TL), TL hesabında ise 2.773,00 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin ise icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davacı yana Döviz Hesabında 5.506,00 USD (19.304,61 TL), TL hesabında ise 2.773,00 TL borcunun bulunduğu, davalı yanın icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, dosya kapsamının teknik olarak incelenmesi sonucu davacının sunduğunu iddia ettiği taşımadan kaynaklanan hizmetlerin ispat edildiği, davalının taşıtan sıfatına haiz olduğu, davacının faturalarda talep ettiği ekstra ücretlerin mahiyetinin davacının yeni sunduğu belgeler ile de anlaşılamadığı, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
Mahkememiz dosyasına sunulan 04/08/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait 2017 yılı ticari defterlerinin yevmiye ve defteri kebir açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, davacı yanın 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, davalı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların 2017 yılı ticari defterlerinde USD ve TL hesap bakiyelerinin birbiriyle örtüştüğü, davacı şirketin icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davalı yandan döviz hesabında 5.506,00 USD (20.768,08 TL), TL hesabında ise 2.773,00 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin ise icra takip tarihi olan 03.01.2018 tarihi itibariyle davacı yana döviz hesabında 5.506,00 USD (19.304,61 TL), TL hesabında ise 2.773,00 TL borcunun bulunduğu, davalı yanın icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, dosya kapsamının teknik olarak incelenmesi sonucu davacının sunduğunu iddia ettiği hizmetleri ispat edemediği, tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/11/2020 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 16/07/2024 tarih ve 2023/1511 Esas, 2024/1114 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak geldiği anlaşılmıştır.
Dava, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından; 3 ayrı tarihlerde yapılan deniz taşıma işleri için bakiye 5.506-USD (20.768,08-TL), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu ileri sürülerek 03.01.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı tarafça borcu bulunmadığından bahisle icra takibine itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından ispatlanması gerekir. Takibe ve davaya konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin/verildiğinin kabulü gerekir. (Emsal: Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı ilamı)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu,Davacı tarafından; 11.12.2018 tarihinde icra takibi başlatıldıktan sonra ödeme emri tebliğinden evvel davalı tarafça 2.506-USD'nin ödendiğini bildirerek kalan 3.000-USD ile TL alacağı için itirazın iptalini talep etmiş, ödenen miktarı asıl alacağından düşerek ödenen miktar için başkaca bir talepte bulunmadan, bakiye alacağını talep ettiği, takibin faturadan kaynaklanıyor olması nedeniyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının ispat hususunda önem arz ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından düzenlenen takibe dayanak fatura hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaya konu hizmeti faturanın ticari defterine kaydedilmiş olması nedeniyle aldığının kabulü gerektiği, Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle; 5.506-USD (20.768,08-TL), TL Hesabında ise 2.773-TL alacağı bulunduğu tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu anlaşılmakla, davada talep olunan 3.000-USD ve 2.773-TL alacağın (18.616,00 TL) bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır .
Dava devam ederken davalı tarafından .... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında 27.12.2018 tarihinde konkordato mühleti talep ettiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle geçici mühlet tedbirleri verildiği, mahkememizce ilgili dosyaya yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının alacağının konkordato alacağı olarak kayıt altına alındığı ve ödenerek infaz edildiği böylece davamızın konusuz kaldığı anlaşılarak, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HMK’nın 331. maddesinin birinci fıkrası; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” şeklinde düzenlendiğini,
Anılan madde doğrultusunda davanın konusuz kalması halinde davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderini ödemekle yükümlü olacağını, (Yargıtay 11.HD E:2021/1089, K:2021/2312, Karar Tarihi: 11.03.2021, Yargıtay 8.HD E:2018/13740, K:2020/3648, Karar Tarihi: 17.06.2020)
Böylece; davacı tarafça yapılan takipte borca itiraz edilmesi üzerine, itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar olduğu gibi alınan bilirkişi raporuna göre alacağını ispatladığı, bu sebeplerle davacı taraf lehine, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.819,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı olan 1.271,65 TL'den peşin alınan 317,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 953,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (359,02 ilk harç, 340,00 TL posta ücreti ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 2.699,02 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili için takdir edilen 18.616,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır