T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2025/503 Esas
KARAR NO: 2025/800
DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/09/2025
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kurulan mutabakat kapsamında gümrük müşavirliği hizmeti alınması adına anlaştığını, davalı müvekkilinin bazı ithalat işlemlerinde gümrük müşavirliği işini üstlendiğini, davalının kusuru ile müvekkillinden fazladan tahsil edilen liman ardiye ve demuraj bedelleri ile davalının haksız istemlerinin reddinden sonra cari hesaptan kalan alacağın davalı tarafından müvekkile ödenmesi için iş bu davanın açılması zorunlu olduğunu, davalı tarafından mesleğin gereği yerine getirilmediği için davalının kusurlu yönlendirmesi ile müvekkil fazladan liman ve demuraj bedeli ödediğini, davalının vermiş olduğu hizmet neticesinde müvekkilinin malları hızlıca çekmek istemesi üzerine davalı yan tarafından limandan 3 gün içerisinde çekebileceklerine dair beyanlarda bulunduklarını, müvekkillininde kendilerine güvenerek makinelerin hızlıca limandan çekileceğini düşünürken, makineler 20-25 gün boyunca davalının işi sürüncemede bırakması sebebiyle ardiyede kaldığını, Liman işletmeciliği ile ilgilenen dava dışı ... ... Liman İşletmeciliği A.Ş. tarafından davalının kusuru yüzünden 128.069.47.-TL'lik 22.04.2025 tarihli fatura kesildiğini bu bedel müvekkillinin tarafından ödendiğini, 22.04.2025 tarihli 128.069,47 TL bedelli fatura da yine davalının işin zamanını geciktirmesi sebebiyle makinelerin limanda kalması sebebiyle müvekkilline ... ve Lojistik San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 06.05.2025 tarih ve 114.689,40.-TL bedelli demuraj faturası kesildiğini, 20.000 TL'lik kısmı kabul edildiğini, 105.988,00 TL için yansıtma faturası davalıya kesildiğini, davalının kusurlu eylemleri sebebi ile ödenen fazla bedeller için davalıya 30.05.2025 tarih ve ... ... numaralı ve 105.9887.-TL ve 26.05.2027 tarih ve ... numaralı 114.123.16.TL bedelli iki adet fatura kesildiğini, davalı tarafından bu faturalar ödenmediğini, davalı bir taraftan vermediği hizmetleri müvekkillinin şirkete faturalamış diğer taraftan da hizmeti kusurlu vererek müvekkilinin ekstra liman, ardiye ve demuraj bedeli ödemesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için işbu davanın açılması zaruriyeti doğduğunu, yargılama sırasında oluşacak durumlar da göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, davalıdan 326.955,40 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, yalnızca gümrük müşavirliği hizmeti veren bir danışman konumunda olduğunu, taşıma veya liman hizmetlerine ilişkin herhangi bir sözleşmenin tarafı olmadığını, bu nedenle demuraj ve ardiye bedelleri bakımından müvekkili yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, cari hesap alacağına ilişkin haksız talep ise taraflar arasındaki asgari gümrük müşavirliği ücret tarifesi esas alınarak belirlenmiş hizmet bedelinin davacı şirket tarafından yanlış ve eksik değerlendirilmesinden kaynaklandığını, müvekkili şirketin sunmadığı bir hizmete ilişkin fatura keserek ücretlendirme yapması da söz konusu olmadığını, davacı taraf, davalı müvekkil firmaya atfen 06.05.2025 tarihli 114.123,16 TL bedelli demuraj ve 30.05.2025 tarihli 105.988,06 TL bedelli liman ardiye yansıtma faturaları düzenlemiş olduğunu, bu bedellerin müvekkil tarafından ödenmesinin talep edildiğini ancak bu taleplerin gerek gümrük müşavirliğinin hukuki konumu, gerekse somut olayın oluş şekli itibariyle haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca faaliyet gösteren bir Gümrük Müşavirliği firması olduğunu, müvekkilinin ithalat işlemlerinde yalnızca beyan sahibi adına ve hesabına vekil sıfatıyla hareket ettiğini, taşımaya, konşimentoya veya liman hizmetlerine taraf olmadığını, demuraj ve liman ardiye bedelleri, malın fiilen limanda beklemesinden kaynaklanan ve taşıyıcı ile liman işletmesi tarafından malın sahibi veya ithalatçıdan talep edilen özel nitelikli bedeller olduğunu, bu bedellerin tahsilinin, malın mülkiyetini veya fiili tasarrufunu elinde bulunduran ithalatçıya ait olup, gümrük müşavirinin bu bedellerden hukuken sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin gümrük müşavirliği faaliyeti kapsamında yalnızca beyan işlemleri ile sınırlı görev yaptığını, liman işletmeleri, taşıyıcılar veya kamu kurumlarınca düzenlenen demuraj, ardiye, mesai, yolluk, elleçleme, liman tespit ücreti vb. adlar altındaki herhangi bir bedelin müvekkili şirketten talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının dayandığı... ... ve ... faturalarının müvekkili şirket ile üçüncü kişiler arasındaki hukuki ilişkilere dayanmadığından, müvekkilinin bu bedellerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin taşıma veya liman hizmetlerine ilişkin hiçbir fiili faaliyet yürütmediğini, bu bedelin davacı tarafın demuraj ve liman ardiye bedeli yansıtma faturalarına ilişkin talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkili şirketin özen yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, meydana gelen gecikmenin ise tamamen idarenin genel işlem ve prosedürlerinden kaynaklandığının açıkça ortada olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Taraflar arasındaki gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesi kapsamında davacının taşıma için fazladan ödediğini ileri sürdüğü danışmanlık, demuraj ve ardiye ücretlerinin davalıdan tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile tarafların gümrük müşavirliği hizmeti alınması için anlaştığını, davalı tarafından mesleğin gereği yerine getirilmediği için davalının kusurlu yönlendirmesi ile müvekkilinin fazladan liman ve demuraj bedeli ödediğini, davalının vermediği hizmetleri müvekkilli şirkete faturalandırdığı, davalının ekstra liman, ardiye ve demuraj bedeli ödenmesine sebebiyet verdiğini belirterek zararın tazminini talep etmiştir. Bu açıklamalara göre taraflar arasındaki ilişki iş görme niteliğinde olup uyuşmazlığa TBK' nın 502/2 maddesi uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde vekalete ilişkin hükümler uygulanacaktır.
Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın TTK'nın 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığı, deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirecek iddia ya da savunmanın da bulunmadığı, gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesine aykırılık nedeniyle taşıyana fazladan demuraj ücreti ödenmesinin görev tayininde etkili olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki iş görme sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA,
4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına)
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır