T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2025/97 Esas
KARAR NO:2025/198
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:02/04/2022
KARAR TARİHİ:09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... şirketi tarafından Türkiye'ye ithal etmek amacıyla satın alınan toplam 18 konteyner emtianın Çin- Shangai limanından Türkiye taşıması için gemiye yüklendiğini, taşımaya konu emtiadan 5 konteynerin ... nolu konişimento tahtında davalı ... ... tarafından, 13 konteynerin ise ... nolu konişimento tahtında davalı şirket ... tarafından Türkiye'ye taşındığını, emtianın Türkiye'de teslimi sırasında ... nolu konişimento tahtında taşınan yükün 30.12.2021 tarihli ... Gümrük Müdürlüğü tutanağı ile 49.435 kg 06.01.2022 tarihli tutanak ile 88.598,00 kg ve 6 kap eksik olduğu, 24.02.2022 tarihli ... Gümrük Müdürlüğü tutanağı ile de ... konişimento tahtında taşınan yükün de ... Gümrük Müdürlüğü 24.02.2022 tarihli tutanak ile 58.346,00 kg ilişikteki tutanaklar ile tespit edildiğini, 1.davalı yükün ihracatçısı-satış faturalarında mal miktarını taahhüt eden 2. ve 3.davalılar ise müvekkilleri taşıyanlara izafeten Türkiye'de temsil yetkisi kullanan acenteler olduğunu acentelere karşı husumet TTK m.105 gereği yöneltildiğini, verilecek hüküm 1.davalı ile taşıyanlar açısından icra edilebilir mahiyette olacağını, müvekkilinin şirket hesabına çalışan Gümrük Müşaviri ...'ın 03.01.2022 tarihli dilekçesinde de belirtildiği, gibi söz konusu kayıptan ilk bakışta emtiayı FCL kaydı ile taşımak amacıyla teslim alan taşıyanın değil bir nolu davalı satıcı şirketin sorumlu olduğu düşüldüğünü, konişimentodaki ağırlık ticari faturaya göre olması gereken ağırlıktan eksik çıktığını, davalı taşıyıcıların müvekkili şirketin zararlarından bir nolu davalı ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduklarını, toplamda tüm taşıma işlemlerinden 196.379 kg eksik olduğunun tespitinin yapıldığını, bundan dolayı müvekkili şirketin 569.499,10 USD tutarında zararı söz konusu olduğunu, 1 no lu davalı (satıcı) 569.499,10 USD tutarın eksik ifa sorumluluğu kapsamında zararın tamamından sorumlu olduğundan bu tutarın fiilî ödeme günündeki USD kuru üzerinden 1 nolu davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, 2 nolu davalı taşıyanın 169.203,40 USD tutarındaki tazminat sorumluluğu kapsamındaki 169.203,40 USD alacağın fiilî ödeme günündeki USD kuru üzerinden davalı ... ... Şirketinden tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsiline ve müvekkiline ödenmesini 3 nolu davalı taşıyanın 400.295,70 USD tutarındaki tazminat sorumluluğu kapsamındaki 400.295,70 USD alacağın fiili ödeme günündeki USD kuru üzerinden tahsilatta tekerrür olmamak üzere 3 nolu davalı ... Şirketinden tahsilini ve müvekkiline ödenmesini, davalıların sorumlulukları akdi sorumluluk olduğundan 06.01.2022 tarihinden itibaren ticari avans faizi şeklinde temerrüt faiz uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 07.11.2022 tarihli konişimento gereğince davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, konişmentodaki yetki klozuna göre yetkili merciinin Londra mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin uyuşmazlığa konu taşımada acente olmadığını, sözkonusu davanın doğrudan müvekkiline ikame edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından akdedilen bir sözleşmeye aracılık edilmediğini, müvekkilinin dava konusu iddialara ilişkin hiçbir sorumluluğunun yükümlülüğünün bulunmadığının izahtan vares olduğunu, taşımaya konu emtiaların yükleyeni göndereni müvekkilinin olmadığını, TTK ilgili maddeleri uyarınca yük eksikliği ihbarı süresinde yapılmadığı gibi ayrıca tarafların müşterek katılımı ile gerçekleştirilmiş geçerli bir tespit de bulunmadığını, davacının ispat yükünü yerine getirmediğini savunarak, taşımaya konu konşimento uyarınca, yetkili mahkemeler Londra Yüksek Mahkemeleri olduğundan yetki itirazlarının doğrultusunda davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Yurtdışından ithal edilen ve konteyner içerisinde gemi ile taşınan yükte tespit edilen eksiklik nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada, dava konusu Paslanmaz Çelik Saç türü emtianın, 1. Davalı ... tarafından, davacı ... firmasına 26/11/2021 tarihli ... numaralı ve 27/11/2021 tarihli ... numaralı emtia satış faturası tahtında satışının gerçekleştirildiği, satın alınan eşyanın 13 adet konteynerler içerisinde Çin Şangay Limanı’ndan İstanbul ... Limanı’na gemiyle taşındığı, 5 adet konteynerin ... tarafından ... numaralı konşimento tahtında taşındığı, 13 adet konteynerin deniz yolu taşımasının Davalı ... tarafından Tampa Triumph isimli gemiyle ... nolu konşimento tahtında gerçekleştirildiği, emtianın ... Limanında tahliyesi sırasında Gümrük Müdürlüğü tarafından yükte eksiklik tespit edildiği, ... numaralı konşimento tahtında ... tarafından taşınan emtiadaki eksikliğin 58.346-kg olduğunun belirlendiği, davacının ... nolu konişmento tahtında taşınan emtiadaki eksiklikten kaynaklanan zararının 169.203,40 USD, ... nolu konişmento tahtında taşınan emtiadaki eksiklik nedeniyle ortaya çıkan zararının 400.295,70 USD olduğu ileri sürülerek zararın tahsili için davalılar ..., ... ve ... ... hakkında davayı ikame edilmiş olup, davalı ...'in milletler arası yetki itirazı nedeniyle bu davalı hakkındaki dava tefrik edilerek mahkemenin... Esasına kaydı yapılmıştır.
Davalı ... ...'a izafeten ... Gemi Acenteliği vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, taşımayı konu alan konşimentodaki yetki klozuna göre yetkili merciin Londra mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulmuş olduğundan, 27.12.2022 tarihli, 2022/... E. ve 2022/... K. sayılı karar ile; "Dosya kapsamından, davacının Çin'den ithal ettiği 5 konteyner yükü emtianın davalı ... ...'ın düzenlediği ... nolu konişmento tahtında Tampa Trıumph gemisiyle Şhangai limanından gemi ile İstanbula taşındığı, davacının konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda taşıyanın yabancı bir şirket olması ve taşımanın Çin'den Türkiye 'ye yapılması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentoların arka sayfasında taşıma şartaları 26. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukukun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı meselesidir. (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) Öyleyse uygulanacak hukuktan önce yetki konusu karara bağlanmalıdır. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.
Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın navlun sözleşmesinden kaynaklanıp Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmento yükleme limanı olan Şhangai limanında düzenlendiğinden taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığı, bu durumda TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamı) konişmentonun 29.maddesinde bulunan yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı ... ...'ın acentesi tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalı bakımından ise davanın yetkisizlik nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusu İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 16.06. 2023 tarihli, 2023/251 E. ve 2023/970 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir. İstinaf Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz talebinin incelendiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4563 E. ve 2024/7903 K. Sayılı (çoğunluk) kararı ile; "....davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile,5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un "Yetki Anlaşması ve Sınırları" başlıklı 47 nci maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, söz konusu uyuşmazlık yönünden kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olması gerekmektedir.
Davaya konu konşimentonun ''Hukuk ve Yargı Yetkisi'' başlıklı 29. maddesinin (1) numaralı bendinde ''Bu belgeden doğan tüm iddialar başka herhangi bir forum hariç olmak üzere yalnızca Londra, İngiltere Yüksek Adalet Mahkemesi'nde ele alınacak ve görüşülecektir. Bu Kanun tasarısında başka bir yerde belirtilmediği sürece bu tür talepler için İngiliz hukuku uygulanacaktır'' hükmü yer almakta ise de aynı maddenin (3) numaralı bendinde ''Yukarıda (1) ve (2) numaralı alt paragraflarda yer alan hükümlere bakılmaksızın, Tacir, Taşıyıcının işyerinin bulunduğu yer, Yükleme limanı, Boşaltma Limanı veya diğer herhangi bir yetkili yargı mercii nezdinde Tacir aleyhine dava açabileceğini kabul eder.'' hükmü yer almakta olup konşimentonun ön yüzünde boşaltma Limanı olarak ''İstanbul'' gösterilmiştir. Bu itibarla Mahkemece davalının yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken (3) numaralı bentte yer alan hüküm değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.
Dairemizde yapılan görüşmeler sırasında, Konşimento'nun 29. maddesinin (3) numaralı bendinin ancak taşıyıcının tacir aleyhine açacağı davalarda uygulanabilir bir yetki şartı olduğu ileri sürülmüş ise de; gerek anılan bentte ''tacir'' ibaresinin kullanılması ve her iki tarafın da tacir sıfatını haiz olması, gerekse hükmün bu şekilde yorumlanması halinde sözleşmenin sadece bir tarafı yönünden ucu açık, çok seçenekli yetki şartının kabulü anlamına geleceği, bunun ise sözleşmenin diğer tarafı aleyhine haksız şart oluşturacağı gerekçesiyle bu görüş Daire çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Bozularak Kaldırılmasına" karar verilmişdir.
Söz konusu karara katılmayan Yargıtay Üye'sinin muhalefet şerhi ise; "Konişmentoda yer alan yetki klozuDosyaya ibraz edilen Konişmentonun 29.(1) maddesinde “ABD Dışı Ticaretler: Bu belgeden doğan tüm iddialar, başka herhangibir forum hariç olmak üzere, yalnızca Londra, İngiltere Yüksek Mahkemesinde ele alınacak ve görülecektir. Bu kanun tasarısında başka bir yerde belirtilmediği sürece, bu tür talepler için İngiliz Hukuku uygulanacaktır." hükmünü ve 29.(3). maddesinde ise "Yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt paragraflarda yer alan hükümlere bakılmaksızın , Tacir, Taşıyıcının işyerinin bulunduğu yer, yükleme limanı, Boşaltma limanı veya diğer herhangibir yetkili yargı merci nezdinde tacir aleyhine dava açabileceğini kabul eder” hükmünü haiz olup, konişmentonun 29.(3). maddesi taşıyıcının tacir aleyhine açacağı davalara ilişkin yetkiyi düzenlediği dikkate alınarak hem ilk derece mahkemesin hem de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından konişmentonun 29.(1). maddesi uygulanmak suretiyle somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın navlun sözleşmesinden kaynaklanıp Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmento yükleme limanı olan Şhangai limanında düzenlendiğinden taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığı, bu durumda TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 22.06.2020 tarihli, 2019/3799 E. ve 2020/3051 K. sayılı ilamı) gerekçesiyle Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu belirtilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından bozma yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. " şeklindedir.
Konişmentonun 29. Maddesinde düzenlenen yetki klozunun tercümesi;“ABD Dışı Ticaretler: Bu belgeden doğan tüm iddialar, başka herhangibir forum hariç olmak üzere, yalnızca Londra, İngiltere Yüksek Mahkemesinde ele alınacak ve görülecektir. Bir kanun tasarısında başka bir yerde belirtilmediği sürece, bu tür talepler için İngiliz Hukuku uygulanacaktır." şeklindedir. 29 (3). maddesi ise; "Yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt paragraflarda yer alan hükümlere bakılmaksızın , Tacir, Taşıyıcının işyerinin bulunduğu yer, yükleme limanı, Boşaltma limanı veya diğer herhangibir yetkili yargı merci nezdinde tacir aleyhine dava açabileceğini kabul eder” hükmüne haizdir. Söz konusu yetki düzenlemesine göre Londra Yüksek Mahkemesi her iki tarafın açacağı davalar bakımından yetkili kılınmakla birlikte taşıyanın tacire yani yük ilgilisine açacağı davalar bakımından Londa Mahkemesinin yanı sıra "taşıyıcının işyerinin bulunduğu yer, yükleme limanı, boşaltma limanı veya diğer herhangi bir yet yargı merciinin yetkisi" kabul edilmiştir. Bu şekilde konişmentoda asimetrik yetki şartının kabul edildiği görülmektedir.
Yabancılık unsuru taşıyan somut taşıma ilişkisinde Yetki şartının geçerliliği MÖHUK 40. Maddesi gereğince HMK hükümlerine göre belirlenecekdir. HMK'da asimetrik yetki şartının geçersizliğine dair açık bir hüküm sevk edilmemiştir. Mahkememizde açılan davalar çoğunlukla yabancı unsurlu olup uyuşmazlık ile ilgili konişmento ve taşıma senetlerinin birçoğunda asimetrik yetki düzenlemesi mevcuttur. Çok sayıda dava dosyasında bu şekildeki bir yetki şartına dayanan yetki itirazları kabul edilmiş, bu yönde verilen kararlar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 31.10.2017 tarihli, 2016/3431 E. ve 2017/5936 K., 31.03.2014 tarihli 2014/2123 E. ve 2014/6174 K., 27.04.2016 tarihli 2016/3911 E. ve 2016/4709 K., 16.05.2023 tarih 2022/287 E. ve 2023/3024 K., 29.03.2022 tarihli 2021/7730 E. ve 2023/1923 K. Sayılı kararları)
Yine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin benzer nitelikte yetki şartı nedeniyle vermiş olduğu yetkisizlik kararına karşı "yetki şartında asimetrik yetki kaydı niteliği bulunduğu" gerekçesi ile yapılan istinaf başvurusu ... BAM 17. Hukuk Dairesinin 2022/1565 Esas, 2022/2001 Karar sayılı kararı ile red edilmiş olup, söz konusu red kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin,12.06.2024 tarihli 2023/2791E. ve 2024/4987 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Sözleşmenin tarafları HMK'nın 18. maddesi gereğince kesin yetkinin söz konusu olmadığı ve üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hallerde yetki sözleşmesi yapma hakkına haizdir. HMK m.18/2'de "yetki sözleşmesinin geçerli olması için......yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." ibaresine yer verilmişitir. Öyleyse, HMK'nın 18/f.1 hükmüne aykırılık olmadığı sürece tarafların birden fazla mahkemeyi yetkili kılması mümkün ve geçerlidir.
Somut olayda konişmentonun 29/1. maddesinde yer alan yetki şartı ile Londra Mahkemeleri her iki taraf bakımından ortak yetkili yer olarak kabul edildikten sonra, ilgili maddenin 3. bendinde taşıyanın açacağı davalar bakımından ilave yetkili yerler belirlenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde yetkili yer olarak Londra mahkemelerini bildirmiştir. Buna karşın davacı vekili asimetrik yetki şartının geçersizliğine dair bir itirazda bulunmayıp, konişmentonun 29/3 bendi gereğince İstanbul Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra Mahkememiz tarafından
yapılan değerlendirme sonucunda; konişmentonun 29/1 maddesinde Londra Mahkemeleri hem yük ilgilisi/ taşıtan/ yükletenin açacağı davalar bakımından, hem de taşıyanın açacağı davalar bakımından yetkili yer olarak belirlendiği 29. Maddenin 3. bendinde, taşıyanın açacağı davalar bakımından Londra Mahkemesinin yetkisine ilaveten "Taşıyıcının işyerinin bulunduğu yer, yükleme limanı, Boşaltma limanı veya diğer herhangibir yetkili yargı merci nezdinde tacir aleyhine dava açabileceğinin" düzenlendiği, bu şekilde konişmentoda asimetrik yetki şartının kabul edildiği, mahkememizin önceki kararı ve bugüne kadarki uygulamasının asimetrik yetki şartının geçerli olduğu yönünde olup bu doğrultuda verilen kararların Yargıtay tarafından da onandığı, somut olayda davalı taşıyanın yetkili mahkeme konusundaki tercih hakkını (davacının açacağı davalar bakımındanda yetkili kılınan) Londra Mahkemelerinden yana kullanarak Londra Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürdüğü, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın navlun sözleşmesinden kaynaklanıp Türk Mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentonun yükleme limanı olan Şhangai limanında düzenlendiği, Türk acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK m.105/f.2'ye göre Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinden söz edilemeyeceği, TTK'nun 1237.maddesi gereğince taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, davacı konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı aldığından konişmentodaki yetki şartının davacı açısından bağlayıcı olduğu kanaatine varılmış olduğundan, bu kanaat ışığında Mahkememizin 28.12.2022 tarihli önceki kararında DİRENİLMESİNE, davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden REDDİNE, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin 28.12.2022 tarihli önceki kararında DİRENİLMESİNE, davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının KABULÜ ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden REDDİNE,
2-Dosyanın tefrik edilmesi aşamasında harç alınmadığından 615,40.-TL başvurma, 615,40.-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2025
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.