T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/577 Esas
KARAR NO: 2018/1218
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 25/05/2016
KARAR TARİHİ: 14/11/2018
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait kasko sigortalı ... plakalı aracın 29.05.201S tarihinde taş ocağında yükü boşaltıp aracı ile seyir haline geçtiği esnada zemin dengesizliğinden damper pistonunun hasar görüp şase üzerine düşmesi sonucu hasarlandığını, olay sonrasında servis tarafından fatura edilen 6.490.00- TL ve 30,793.61- TL olmak üzere toplam 37.283.61- TL zararın sigorta poliçesi uyarınca tazmin edilmesi istemiyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak 18/01/2016 tarihinde verilen yanıtta hasarın teminat dışı olduğundan bahisle bu istem reddedildiğini, harici nedenlerle gerçekleşen hasarların kasko sigortası teminatı kapsamında olduğunu, araçta oluşan 37.283.61- TL zarar bedelinin olayın meydana geldiği tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın mahkemenin yetki alanına girmediğini, müvekkili şirket nezdinde ... plaka sayılı aracın 29.05.2015 tarihinde yük boşalttıktan hemen sonra meydana gelen hasarın, yapılan incelemede mekanik arızadan kaynaklanmış olduğunun tespit edildiği için davacı sigortalının talebinin reddedildiğini, kaza ile illiyet bağı kurulabilecek ana etkenin pistonun kırılarak damperin araç üzerine düşmesi olduğu ve bu durum pistonda meydana gelen mekanik arızaya işaret ettiğini ve bu hususun teminat dışında tutulan bir hasarın mevcudiyetinin demek olduğunu, Kasko Sigortaları Genel Şartları A1 maddesi, gerekse A 5 maddesinin bu nevi kazaları sigorta kapsamı dışında bıraktığını, hiçbir mekanik arızayı risk faktöründe değerlendirmenin mümkün olmadığını, müvkekili şirketin, meydana gelen hasarı kasko sigorta şartlarının Al ve A5.8 de yer alan her iki maddeye de aykırılık teşkil etmiş olması sebebiyle red edildiğini, pistonun kırılması, ve damperin şase üzerine düşmesi KSGŞ'de ayrı ayrı teminat kapsamı dışında olarak yer aldığını, dilekçesinde bahsettiği Yargıtay kararlarının benzer nitelikle bir kazaya ilişkin olarak verildiğini ve savunmalarını destekleyen kararlar olduğunu, meydana gelen hasarın mekanik arızadan kaynaklandığını, hasarın salt zemin dengesizliğine bağlı olarak meydana gelmesi mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraf vekillerince deliller sunulmuş, davacıya ait araca ilişkin kasko sigorta poliçesi, hasar dosyası ve geçmiş bakım onarım raporları celbedilmiştir.
Davacıya ait araçta oluşan hasarın tespiti ile oluşan hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi yönünden sigorta eksperi bilirkişiden alınan raporda özetle; davalı teminata konu aracın ...'nın işletilmesi esnasında 29.05.2015 tarihinde hasarlandığı ihbarı üzerine davalı sigortacının ekspertiz çalışması başlattığını, düzenlenen raporda; "...seyir halinde bulunan sigortalınız ... plakalı aracın muhtelif kısımlarını zeminin bozuk olmasından dolayı damper şase üzerine düşmesi neticesinde hasarlandığı tespit edilmiştir. " şeklinde hasarın oluş şekline ilişkin açıklama ile yine sigortacının anlaşmalı servisinde araç üzerinde yapılan tespitte K.D. V. dahil 37.283.61- TL hasar belirlendiğini, davalı sigortacının davacı sigortalısına gönderdiği 18.01.2016 tarihli yazısında; "...araçta meydana gelen hasarın Kasko Sigortası Genel Şartları A 1. sigortanın konusu maddesinde belirtilen rizikoları içermemesi nedeniyle tazminat talebiniz değerlendirilemediğini,.," gerekçe gösterilmekle, tazminat talebini red ettiğini, davalı sigortacı, davacı sigortalısı araç hasarının reddine gerekçe olarak; davaya beyanında vaki hasarın; " aracın mekanik arızasından kaynaklandığının ileri sürüldüğünü, sigortalısına gönderdiği tazminatın reddine ilişkin yazısında ise; Kasko Sigortası Genel Şartları Al. Madde hükmü tazminatın reddine gerekçe gösterildiğini ve hemen bu noktada uygulama ve kurallar yönünden davalı tarafından öne sürülen tazminatın ret gerekçelerine bakıldığında; öncclikle, hasarın oluş şekline ilişkin olarak; davalı beyanındaki gerekçe ile ekspertiz raporundaki hasar nedeni açıklamasınin çelişmekte olduğunu, bu hususta; davacı beyanı ile de örtüşen eksper tespitindeki " aracın damperinin düşme nedeni ( mekanik bir arızadan değil ) bozuk zemin olduğu " kanaate itibar edilmek gerekeceğini, bununla beraber, davalının diğer ret gerekçesi olan kuralın; Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlan -KTKSGŞ - A.l.b. mad. hükmünde; " gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veva hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gidi kazalar,..." düzenlemesi öne sürüldüğü anlaşılmakta ise de; aksi ortaya konulmadığı sürece, piston kopması/eğilmesi /bükülmesi halleri sonucu araç damperinin düşerek hasar meydana getirmiş olması halinin, damperin araç üzerinde yarattığı ani ve harici bir etki olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.7.2005 tarih ve 2004/10736 E., 2005/7402 K. Sayılı ve aynı dairenin aynı tarihli ve 2004/10800 E., 2005/7441 K. Sayılı kararlarından bahsetmiş, vaki kazada oluşan davacının gerçek zararını ödemekle yükümlü olması gerekeceğini, davacının, dava dosyasına ... plaka sayılı aracının hasar onarımı ile ilgili olarak 13.07.2015 tarihli K.D. V. Dahil 30.793.61- TL tutarında servis araç onarım faturası ve yine; diğer bir firmadan 21.07.2015 tarihli K.D.V dahil 6.490.00- TL tutarında ve açıklamasında "aracı yapılan bakım onarım ve hasar bedeli " olduğu belirtilen bir fatura olmak üzere toplamda 37.293,61- TL hasar tazminat talebinde bulunulduğunu, ancak, her ne kadar fatura içeriği onarım parça kalemlerinden anlaşılıyor ise de; gerek usul ekonomisi dikkate alınmak ve gerekse görev sınırları içinde kalabileceği düşünülmekle; onayı alınarak işbu rapora yansıtılan, 13.07.2015 tarihli fatura kapsamında aracın onarımı yapılan firma hasar yetkilisi ( Sn, ..., ...) ile yapılan görüşmede de teyit edildiği üzere; 30.793.61 TL tutarında fatura bedeli münhasıran araç hasarı ile ilgili olup, diğer fatura aracın piston ve aksamı onarımına ait olduğu ve bu kısım hasarın sigortanın kapsamında bulunmadığı ve dolayısıyla sigortacının da sorumluluğuna gidilemeyeceği ve nihayetinde; davalının davacıya 30.793.61- TL hasar tazminatı ödemesi gerekeceği hususları rapor edilmiştir.
Davalı vekilinin itirazları noktasında (hasarın aracın damper pistonu mekanik arızasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı) makine mühendisi de eklenmek suretiyle bilirkişi heyetinden alınan ek raporda özetle; dava konusu olaydan sonra pistonun düşmesine neden olan kırılma/arızanın nedenleri konusunda her hangi bir teknik incelemenin yapılmamış olduğu, ekspertiz raporunda, araçta damperin düşmesinin neden olduğu hasar tespiti yapıldığı, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda, yük boşaltma esnasında aracın yükü boşaltıp seyir haline geçme esnasında zemindeki dengesizlikten dolayı damper pistonunun hasar görüp kasa üzerine düşmesi ile olayın meydana geldiğinin belirtildiğini ancak, damperin ne şekilde hasar gördüğü, kırılmanın damperin hangi bölgesinde olduğu, damper sisteminin daha önce bir arızası olup olmadığı, onarım görüp görmediği, v.s. gibi hususlar hakkında her hangi bir bilginin mevcut olmadığını, damper pistonunun kırılması, aracın istiap haddinden fazla yüklenmesi durumunda ve yük altında meydana gelebildiğini, bunun dışında daha önce arıza gösterip yapılan onarım ve montajın uygun olmaması durumunda da yükün aşırı olmamasına karşılık kırılmalar meydana gelebildiğini, ağır yükün kaldırılması amacıyla yapılıp kullanılan damperin yük olmadan kırılması, yani sadece kendi ağırlığının etkisi ile kırılmasının olağan bir durum olmadığını, kötü zeminde aracın seyri sırasında tekerleklerin aniden boşluğa düşmesi, darbe şeklinde dampere bir yük getireceğini, her ne kadar bu darbe pnömatik lastikler ve aracın diğer organları tarafından kısmen sönümlenecek ise de, dampere de ani yük olarak gelebileceğini, bu darbenin dahi tek başına damperin kırılmasına neden olması beklenen bir davranış olmayıp daha önceden her hangi bir neden ile kırılmanın olduğu bölgede zayıflıkların olması gerektiğini, sonuç olarak; söz konusu olaydaki çok sayıda bilinmeyen parametre olması nedeni ile damper kırılmasının salt yol şartlarına bağlanmasının teknik olarak uygun olmadığı, aracın hareket halinde olması sonucu yol şartlarının da etkisi ile, tek başına kırılmaya neden olmayacak darbe etkisinin damperdeki yetersizliğin sonucunda kırılmaya neden olduğu, söz konusu damper hasarının kasko poliçesi kapsamında sayılamayacağı, kök raporda da belirtildiği gibi, damperin düşmesi sonucu sadece kasa ve şase de oluşan 30.793,61- TL tutarındaki hasarın kasko poliçesi kapsamında olduğunu, hasarın bozuk zeminin etkisi ile damperdeki mekanik arıza sonucu damperin şase üzerine düşmesi ile meydana gelen 30.793,61- TL nın kasko poliçesi kapsamında olduğunu, damper onarım bedeli olan 6.490.-TL nın kasko poliçesi kapsamında olmadığını, temerrüdün, onarımın ödeme tarihi olan 13.07.2015 fatura tarihinden başlayabileceği hususları rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacıya ait ... plâkalı aracın davalı ... A.Ş'ye 07/01/2015-07/01/2016 tarihleri arasında kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, hasarın 29/05/2015 tarihinde sigorta teminatı süresi içinde meydana geldiği görülmüştür. Somut olayda, dava konusu aracın yük boşaltma esnasında yükü boşaltıp seyir halindeyken damper pistonu hasar görüp kasa üzerine düşmesi ile hasarın meydana geldiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, damperin ne şekilde hasar gördüğü, kırılmanın damperin hangi bölgesinde olduğu, damper sisteminin daha önce bir arızasının olup olmadığı, onarım görüp görmediği gibi hususlarda dosyaya yansımış herhangi bir bilgi mevcut olmadığı, damper kırılmasının salt yol şartlarına bağlanmasının teknik olarak uygun olmadığı, aracın hareket halinde olması sonucu yol şartlarının da etkisi ile tek başına kırılmaya neden olmayacak darbe etkisi damperdeki yetersizliğin sonucunda kırılmaya neden olduğu, söz konusu damper hasarının kasko poliçesi kapsamında sayılamayacağı, ancak damper hasarı dışında bu olay sonucu meydana gelen ve araçta oluşan diğer hasarların teminat kapsamında olduğu, bu sebeple damperin düşmesi sonucu sadece kasa ve şasede oluşan 30.793,61-TL tutarındaki tutarın hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında olduğu kanaatine varılmakla, kasa ve şasede oluşan hasarın tazmini yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin faizden sorumluğunun 2918 sayılı KTK'nun 98/1 ve 99/1 maddeleri kasko sigorta poliçesi genel şartları uyarınca " rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında " başlayacağı düzenlenmiş olduğu, dosyaya sunulan başvuru evrakları davalı tarafından 29/05/2015 günü tebellüğ edilmiş olması nazara alındığında, temerrüt tarihi 11/06/2015 günü olarak kabul edilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İle
30.793,61- TL'nin 11/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.103,51-TL karar ilam harcından peşin alınan 636,72- TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.466,79- TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Davacının yatırmış olduğu 636,72-TL peşin harç davalı tarafından yatırılması gereken karar ilam harcından düşüldüğünden, toplam bu miktarın 636,72-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun dışında davacı tarafından yapılan dava açılış gideri: 33,50-TL ( başvurma ve vekalet harcı ) davetiye, posta gideri: 169,20 - TL, bilirkişi ücreti: 1.200,00-TL olmak üzere toplam: 1.402,70- TL yargılama giderinden kabul/red oranı (%82,60 ) üzerinden hesaplanan 1.158,00- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT' nin 13/2. maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.695,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT' uyarınca hesap ve takdir olunan 2.180,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır