T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/1091 Esas
KARAR NO :2025/712
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/12/2017
KARAR TARİHİ:21/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... San. A.Ş. ... tarafından 2001 tarihinde satın alındığını, ... ... ile yerleşimleri ve şirket yetkilileri ortak olduğunu, müvekkilinin bu faaliyetleri kapsamında teknik ve sair hususlarda nitelikli yönetici eleman yetiştirme amacıyla kısıtlı sayıda personel istihdam ettiğini, eğitime tabi tutulan personel ayrıcalıklı sıfatla yetiştirildiğini, davacı şirket tarafından kendilerine ciddi zaman, emek, para, organizasyon harcandığını, davalının 02.09.2013 tarihinde müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, davacı işveren üretim alanında bünyesine kattığı davalı işçiyi, 02.09.2013 tarihinden 25.08.2015 tarihine kadar Trainee programına tabii tuttuğunu, üretim aşamalarının tüm nüanslarını kapsayacak şekilde eğitildiğini, davacı bu eğitim ve devamındaki çalışması esnasında davacı şirketin tüm üretim sırlarına vakıf olduğunu, davalının 12.09.2017 tarihinde müvekkili şirketteki yasal haklarını da alarak işten ayrıldığını, davalının işten ayrılmasından kısa bir süre sonra davacı şirketin piyasada rekabet içerisinde olduğu aynı alanda faaliyet gösteren ... A.Ş.'de işe başladığını, bu kapsamda davalının eylemi 02.09.2013 tarihli iş akdinde belirlenen rekabet yasağı hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, rekabet yasağının ihlali nedeniyle müvekkili şirket aleyhine zarar doğması halinde talep edebilecekleri maddi ve manevi tazminat isteme hakkı ve rekabet yasağına aykırı davranışa son verilmesini isteme hakkı saklı tutmak kaydıyla, rekabet yasağına ilişkin cezai şart'a denk olan 70.153,40-TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; rekabete aykırılık nedeniyle cezai şart istenebilmesi için işçinin iş akdini kendi isteği ile sona erdirmesi gerektiğini, iş akdi işveren tarafından feshedildiğini, ihbar tazminatı ödenmesine rağmen, ödenmeyen kıdem tazminatı alacağı için arabulucuya müracaat edildiğini, işbu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira iş mahkemesince verilecek karar eldeki davayı esastan etkileyeceğini, davacının müvekkili işçiyi eğitim programı uygulayıp, eğitime gönderdiği doğru olmadığını, müvekkili işçi işe alındığı günden itibaren fabrika içinde çalışmaya başladığını, kendisine herhangi bir özel eğitim verilmediğini, bir kurs, eğitici, ya da enstitü gibi bir yere de gönderilmediğini, fabrika içinde işçinin şef ya da amirlerinin işin nasıl yapılacağına ilişkin işçiyi bilgilendirmek üzere bilgi ve tecrübelerini aktarması rekabet yasağına konu edilebilecek bir eğitimden sayılamayacağını, müvekkili işe başladığında, kendisine davanın açılmasına mesnet işçilik sözleşmesi imzalatıldığını, işçinin bu sözleşmeyi müzakere etme şansı olmadığı gibi hükümlerini değiştirme gücü de doğmadığını, uluslararası güce sahip bir işveren karşısında nafakasını kazanabilmek için mecburen bu sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkili davalı işyerinde Marshmallow (jelatin şekerleme) üretim bölümünde çalışmakta iken, halihazırda çalıştığı ...'nın "SAKIZ" (ciklet) bölümünde çalıştığını, bir an için rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu varsayılsa bile iki ürün birbirinin ikame ürün grubunda yer almadığından rekabete aykırılık ileri sürülemeyeceğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmeleri ile kararlaştırılan iş akdinin feshinden sonra davalı işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalının taraflar arasında akdedilmiş olan rekabet sözleşmesi kapsamında rekabet yasağına aykırı hareket etmiş olduğu iddiasıyla sözleşme kapsamında toplam 70.153,40 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsili istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Mahkememizce görev hususu incelendiğinde işbu davalarda göreve ilişkin olarak Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri, hukuk daireleri arasında farklı uygulamaların olduğu anlaşılmış olup yapılan araştırmada güncel tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2023/2022 Esas, 2023/1550 Karar Sayılı, 12/10/2023 Tarihli "Dava, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükmün ihlali nedeniyle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir.
... 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Yargıtay 11. HD'nin, 3 Aralık 2021 tarihli ve 2021/1534 esas, 2021/6811 karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararıyla “TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar bağlayıcıdır. Mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığı çözüme bağlamaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2023/156 Esas, 2023/2161 Karar Sayılı, 14/09/2023 Tarihli "... Dava, iş sözleşmesinden kaynaklanan rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart talebine ilişkindir.
... Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1-c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Somut olayda davalının rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemlerinin iş akdinin sona erdiği döneme ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki ilamları uyarınca mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak yargılama yapılmıştır.
Rekabet yasağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir. Bunun nedeni ise rekabet etmemenin sadakat borcunun bir gereği olmasıdır. İş sözleşmesinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise, iş sözleşmesinin sonuçlarından olan; işçinin işverene sadakat borcu içinde yer alan alt bir yükümlülüktür. 6098 sayılı TBK'nın 444. Maddesinin "(1) Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
(2) Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun 445. Maddesinin "(1) Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
(2) Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklindeki düzenlemesi, aynı kanunun 446. Maddesinin "(1) Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.
(2) Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.
(3) İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir." şeklindeki düzenlemesi, aynı kanunun 447. Maddesinin "(1) Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer.
(2)Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelenmesi gerekmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesiyle, hizmet sözleşmesinden ayrı bir metinde düzenlenmiş yahut hizmet sözleşmesi içerisindeki bir hükümle düzenlenmiş olmasından bağımsız olarak taraflar arasında hem bir hizmet sözleşmesinin, hem de bir rekabet yasağı sözleşmesinin birbirlerinden ayrı olarak varlıklarını koruyacakları kabul edilmelidir. Bu kapsamda davacı ile davalı arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi, her ne kadar taraflar arasındaki hizmet ilişkisine ilişkin olarak akdedilmiş ise de sahip olduğu unsurlar ile uygulanacak kanuni hükümlerdeki farklılıklar, iş ilişkisinin feshedildiği tarihten sonraki döneme dair hükümler içermesi ile anılan dönem için geçerli olması sebebiyle hizmet sözleşmesinden bağımsız nitelikte bir sözleşme olarak varlığını muhafaza eder.
Yargılama esnasında toplanan tüm deliller, dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim için dosyanın 1 gıda mühendisi, 1 sektör bilirkişisi ve 1 hukukçu bilirkişiden oluşan 3 kişilik heyete tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlan raporda özetle;
Davalının, davacı şirkette draje ve marşmelov şef yardımcısı olarak görev yaptığı ve bu görevi için eğitime tabi tutulduğu mevcut deliller ve tanık ifadeleri ile anlaşılmaktadır.
Mevcut deliller itibariyle; davalının kendi istediği ile işten ayrıldığı ve bu sebeple de TBK md. 447'de belirtilen rekabet yasağının sona erme şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varılmaktadır.
İş Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiası ile davalı tarafından açılan davanın .... İş Mahkemesinin ... Esas sayısı altında derdest olduğu anlaşıldığından bu davanın bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı mahkemenin takdirindedir.
Sonuç olarak; sözleşmede yazılı cezai şart hükmünün geçerli olduğu,
Mevcut deliller itibariyle sözleşmenin sona ermesi şartlarının bulunmadığı,
Davalının aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başlamasının rekabet yasağına aykırılık oluşturduğu;
Talep edilen miktarın mahkemenin değerlendirmesine bağlı olarak sözleşme hükümlerine uygun bulunduğu
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu rapor ve dosyada bulunan belgeler kapsamında davalı tarafın davacıya karşı açmış olduğu ve sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığına yönelik iddialarının mahkememizin işbu dosyasından tesis edilecek kararı etkileyeceği için .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış olup mahkemesince her ne kadar yapılan yargılama sonucunda işbu dosyanın davalısı tarafından açılmış olan davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karara karşı yapılan istinaf başvuru üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 2024/499 Esas, 2025/147 Karar Sayılı, 27/02/2025 Tarihli "... Tüm dosya kapsamı ve deliller ele alınıp incelendiğinde davacının iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiği ileri sürülmüş ise de; öncelikle dosyada yazılı bir istifa dilekçesine rastlanılmadığı, davalı işverenliğin ihbar tazminatı ödemesi yaptığı dikkate alındığında iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiğinin davalının kabulünde olduğu, davalı işverenliğin ihbar tazminatı ödemesi yapmasının davacının istifa ettiği yönündeki savunması ile çelişkili olduğu anlaşılmakla davacının kıdem tazminatının da hüküm altına alınması gerektiğinin gözden kaçırılması hatalı olup kararın kaldırılmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile "1-Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,
-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
2-Davanın KABULÜNE,
-Net 18.914,41 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair KESİN olmak üzere yeniden karar tesis edilmiş olduğu görülmüştür.
İlgili BAM ilamı uyarınca taraflar arasında görülen ve kesinleşen iş davası bu dosyada kesin delil niteliği taşıdığından işbu dosyanın davacı tarafından davalının iş sözleşmesinin haksız sebeple feshedilmiş olduğu anlaşılmakla TBK m.447/2. Fıkrasının "(2)Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bu davaya konu yapılan cezai şart isteminin dayanağını oluşturan rekabet sözleşmesi sona ermiş kabul edilmiş olup nitekim mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2025/1236 Esas, 2025/1375 Karar Sayılı, 18/09/2025 Tarihli "Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
... İş sözleşmesinin feshini takiben davalı işçi tarafından davacı işveren aleyhine açtığı haklı fesih iddiasına işçilik alacaklarına ilişkin dava red edilmiş ise de , İstanbul BAM 32. HD'nin 2020/1088 Esas 2025/2 Karar sayılı ilamı ile "istinaf incelemesi sonucunda kararın kaldırılarak davanın kabulüne, davacıya kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğine hükmedilmesine kesin olarak karar verilmiştir. İşçi belirsiz iş sözleşmesini haklı nedenle veya işverenin haksız bir nedenle feshetmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanır . Davalı işçi tarafından iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız fesih edildiği ileri sürülmüş, istinaf kararında da bu sonuca varıldığı ,böylelikle davalı işverenen iş akdini haksız fesih ettiği kesin hükümle belirlendiğinden davalı vekilinin sadece ihbar ve kıdem tazminatına hükmedildiği, cezai şart koşulları bakımından bir değerlendirme yapılmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Böylelikle iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği kesinleşen mahkeme kararı ile belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 447/2 maddesi hükmü gereği davalı işçinin rekabet yasağı işveren tarafından haksız fesih edildiği kesin karar ile belirlendiğinden iş sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağı sona erdiğinden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. " şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurularak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 1.198,05-TL harçtan mahsubu ile artan 582,65-TL'nin karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesi,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafından sarf edilen toplam 240,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır