T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/518 Esas
KARAR NO: 2018/1338
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/06/2017
KARAR TARİHİ: 12/12/2018
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı müvekkil banka adına, davalı(borçlular) aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nde ... E sayılı dosyasıyla kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle borçlular ... Ltd. Şti, ..., ..., ... Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, İİK m.62' de kısmi itiraz olması durumunda açıkça ne kadarlık tutara itiraz edildiğinin belirtilmesi gerektiğini, aksi halde itiraz edilmemiş; sayıldığını, borçlular her ne kadar itiraz dilekçesi açıklamalarında borçlarının bulunduğunu ancak belirtilenden daha düşük miktarda olduğu şeklinde kısmi itirazda bulunmuş gibi görünseler de, İİK m. 62 hükmü gereğince ne kadarlık tutara itiraz edildiği belirtilmediğinden hüküm gereğince itiraz etmemiş sayıldıklarını, ancak davalı borçluların itiraz dilekçesinin konu ve sonuç kısmında da açıkça borca, takibe, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini, yapılan bu itirazın tamamen haksız ve kötü niyetle yapılmış bir itiraz olduğunu, davalı borçlular ile davacı müvekkili İstoç Şubesiyle imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi' nde faiz oranlarına ilişkin olarak gerekli bildirimlerin borçluya yapılmış olduğundan ve borçlunun bu sözleşmeye imza atmış olduğundan faiz oranlarına yapmış oldukları itirazın da sırf süre kazanmak amacıyla yapılmış bir itiraz olduğunu, borçluya borcun ödenmesi için müvekkili banka tarafından ... Noterliği 'nin 26.04.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarname ile borcuh kat edildiğini, borçlu ile yapılan tüm görüşmeler ve ihtarlar sonuçsuz kaldığından, borçlu borcunu zamanında ödemekten imtina ettiğini, borçluların kullandıkları krediye mahsup edilmek üzere vermiş oldukları bir takım çeklerin mevcut olup, ihtarname tarihi sonrasında 05.05.2016 tarihli 29.980-TL, 05.05.2016 tarihli 12.427,20-TL, 17.05.2016 tarihli 19.990-TL, 26.05.2016 tarihli 5.120-TL, takip tarihi sonrasında ise 01.06.2016 tarihli 7.324,83-TL, 01.07.2016 tarihli 81,645,17-TL, 31.05.2016 tarihli 14.990-TL ve 03.10.2016 tarihli 49.432,50-TL olmak üzere kredi borcuna mahsup edilmek üzere verilen çeklerden tahsilatların gerçekleştiğini belirterek, davalıların icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, borçluların yukarıda belirtilen ödemelerin dikkate alınarak takibin bu ödeme düşülerek yapılacak hesaplama üzerinden devamına ve alacağın tahsiline, haksız ve kötü niyetli itirazdan dolayı, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın, huzurdaki davayı alacağın çok üzerinde talepler ile açmış olduğunu, müvekkili şirket, kayıtları tetkik edildiğinde belirtilen kadar borçlu olmadığının tespit edildiğini, davacıya yapılan ödemeler olduğu gibi, aynca verilmiş teminatlarının bulunduğunu, bu nedenle fahiş talepler ile açılan davada gerek asıl alacak gerekse yükfek faiz ve borcun fer'ileri hakkaniyete aykırıı olduğunu, icra takibine esas yapılan kredi sözleşmesinin bir örneği müvekkili şirkete ve kefillerine verilmediğini, asıl borçlu şirketin yanı sıra kefiller için de yasanın aradığı şekil ve şartlarda borçlandırılmamış ve limitler belirtilmeden imzalatıldığını kefiller açısından açılan davanın haksız olduğunu, davacı yanın talep ettiği yüksek faizin yasal olmadığını, bu nedenle işlemiş fahiş faiz talebi ve faiz oranına itiraz ettiklerini, yıllık temerrüt faizi % 60 olarak talep edildiğini bunun gerçek bir mağduriyet olduğunu, davacının alacak talebi bu halde likit olmadığından, müvekkili şirketler ve kefiller açısından kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, belirterek, davanın reddine, haksız ve likit olmayan alacak talebi nedeni ile davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Temlik alan ... A.Ş., dava ve takip konusu alacağın devrine ilişkin temlik sözleşmesi sunmuş olup, alacağın temliki hükümleri uyarınca temlik alan davacı olarak dava ve duruşmalara kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi nedeni ile ödenmeyen kredi borcunun tahsili için başlatılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası getirtilerek incelenmiş, davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi nedeni ile toplam 221.813,44- TL ( ödeme emrinde toplama hatası yapılarak 229.929,89-TL olarak belirtilmiş ise de, talep edilen toplam tutarın 221.813,44-TL olduğu anlaşılmakla ) alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçluların borca ve takibe itirazı üzerine icra takibinin davalılar yönünden durdurulduğu, itirazın iptali davasının yasal süre dahilinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve kullandırılan kredilere ilişkin belgeler dosyaya ibraz edildikten sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda takibe ve davaya dayanak genel kredi sözleşmesinde dolayı davalıların borçlu olup olmadığı, borç miktarını, takip öncesi işlemiş akti ve temerrüt faiz miktarını, uygulanacak faiz oranı ve takibi konu diğer kalem alacakların miktarın belirlenmesi yönünde bankacılık alanında uzman bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı banka ile davalı kredi borçlusu/lehtarı ... Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğunu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 5.000.000,00- TL olduğu, asıl alacak tutarının 280.008,06-TL'sı kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin borcun tamamından 5.000.000,00- TL kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, temerrüt tarihi itibariyle 286.976,29-TL tutarında asıl alacak hesaplandığı, takip talebinde ise 280.008,06-TL asıl alacak talep edildiği, bu durumda takdirin mahkemeye ait olmak üzere taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağı, takip tarihinden önce 67.517,20-TL takip tarihinden sonraki 153.392,50-TL olmak üzere toplam 220.909,70-TL ödeme yapıldığı, davalı kredi lehtarı şirketin temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında geçen süreçte yapmış olduğu kısmi ödemeler tutarı 67.517,20-Tl nin TBK'nun 100. maddesi hükmü uyarınca öncelikle faiz ve fer'ilerinin mahsup edilmek suretiyle takip tarihi itibariyle 224.397,06-TL tutarında alacak hesaplandığı, ödeme emrinde ise 221.813,44-TL alacak talep edildiği, takdir mahkemeye ait olmak üzere taleple bağlı kalınmasının yerinde olabileceği, gene takip tarihi ile en son ödeme tarihi arasında geçen süreçte peyder pey yapılan kısmi ödemeler tutarı 153.392,50-TL nazara alınarak TBK'nun 100. Maddesi hükmü uyarınca yapılan ödeme öncelikle faiz ve fer'ileri mahsup edilmek suretiyle en son ödeme tarihi itibariyle davacının toplam alacağının 105.797,94-TL tutarında hesaplandığı, mahkemece raporun benimsenmesi halinde; en son ödeme tarihinden (03.10.2016) itibaren asıl alacak tutarı 105.797,94- TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 60 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte alacağın istenebileceği hususları rapor edilmiştir.
Dava dilekçesinin talep sonucunda davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile yapılan ödemelerin dikkate alınarak bu ödemeler düşülerek yapılacak hesaplama üzerinden takibin devamı talep edildiği ancak ödemelerin ne şekilde mahsup edileceği ve takibin hangi miktar üzerinden devam edileceği belirtilmediğinden davacı vekiline talep sonucunu açıklaması (bilirkişi raporunda ve takip talebinde belirtildiği şeklide yapılan ödemelerin TBK 100. Maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşülerek mi yoksa TBK 100. Maddesi uygulanmaksızın doğrudan asıl alacaktan düşülerek mi istediği ve hangi miktar üzerinden takibin devamı talep edildiği ) hususu sorulmuş olup, temlik alan vekilince mahkememize sunulan beyan dilekçesinde, bilirkişi raporu doğrultusunda söz konusu ödemenin faiz ve fer'ilerinden düşülerek takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; temlik eden banka ile kredi borçlusu asıl borçlusu davalı ... Şti. Arasında 09/09/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi diğer davalılar da 5.000.000,00-TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış oldukları, davalı kefillerin asıl borçlu şirket ortakları oldukları, ve geçerli bir kefalet sözleşmesi kurulduğu, davacı banka kredi sözleşmesinin 4. Maddesine dayanarak, davalı asıl borçlu ve kefillere ... Noterliği'nin 26/04/2016 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek, kredi cari hesabı kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde toplam 286.329,42-TL nakdi kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı kredi lehtarı ... Şti. İle kefil ... Şti.'ne 27/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, diğer kefillere çıkartılan tebligatlar iade edilmiş ise de; kefillere sözleşmede gösterilen adreslerine ihtarnamenin gönderildiği, sözleşme uyarınca adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin Noter aracılığı ile krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğuracağı, yeni adresin bu şekilde bildirmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiş olmakla, davalı kefillere çıkartılan tebligatın geçerli sayılacağı kabul edildiği, kat ihtarı sözleşmede gösterilen adrese çıkartılmış olup, geçerli bir tebligatın yapılmış sayılacağı kanaatine varılmakla, davalılar yönünden temerrüt tarihi 29/04/2016 tarihi olarak kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2.7.1 maddesi uyarınca," ... Bankanın TCMB 'na bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler " şeklinde düzenlendiği, TTK 8. maddesi uyarınca ticari kredilerde tarafların faiz oranı serbestçe belirleme yetkisi olduğundan, sözleşmede belirlenen faizin geçerli olduğu, TCMB 'na bildirilen en yüksek faizin % 40 oranında olduğu, buna göre % 40 oranındaki faizin % 50 fazlasının % 60 oranına tekabül ettiği, talep edilen temerrüt faizi sözleşmeye uygun olduğu,
Davalı borçlu şirket tarafından takip tarihinden önce 67.517,20-TL takip tarihinden sonraki 153.392,50-TL olmak üzere toplam 220.909,70-TL ödeme yapıldığı, davalı kredi lehtarı şirketin temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında geçen süreçte yapmış olduğu kısmi ödemeler tutarı 67.517,20-TL nin TBK'nun 100. maddesi hükmü uyarınca öncelikle faiz ve fer'ilerinin mahsup edilmek suretiyle takip tarihi itibariyle 224.397,06-TL tutarında alacak hesaplandığı, ödeme emrinde ise 221.813,44-TL alacak talep edildiği, taleple bağlı kalınarak takip tarihi ile en son ödeme tarihi arasında geçen süreçte peyder pey yapılan kısmi ödemeler tutarı 153.392,50-TL nin de aynı şekilde TBK'nun 100. maddesi hükmü uyarınca yapılan ödeme öncelikle faiz ve fer'ileri mahsup edilmek suretiyle en son ödeme tarihi itibariyle davacının toplam alacağının 105.797,94-TL olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar üzerinden en son ödeme tarihinden (03.10.2016) itibaren asıl alacak tutarı 105.797,94- TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 60 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsil edilmek suretiyle takibin devamına karar verilmiştir. Diğer yandan alacak Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olup, Yargıtay emsal içtihatları doğrultusunda likit (belirlenebilir) nitelikte olduğundan davanın kabul edilen asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına da karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İle
Davalıların ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 105.797,94- TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, en son ödeme tarihi olan 03/10/2016 tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan 105.797,94-TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 60 oranında temerrüt faizi ve bunun % 5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Asıl alacak miktarı olan 105.797,94 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli olan 7.227,07- TL karar ilam harcından peşin alınan 1.464,60-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.762,47- TL bakiye ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarfedilen dava açılış gideri: 1.500,60- TL, davetiye- posta gideri: 129,50- TL, bilirkişi ücreti: 600,00- TL olmak üzere toplam: 2.230,10- TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiği için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ ne göre tayin ve takdir olunan 11.213,00- TL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır