T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/621 Esas
KARAR NO :2025/189
DAVA:İpoteğin Kaldırılması
DAVA TARİHİ:11/02/2002
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine .... İcra Müd.nün 2001/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, alacağın dayanağı olarak gösterilen ipoteğe ilişkin vekaletin sahte ve geçersiz olduğunu, zira müvekkilinin o tarihte yurtdışında bulunduğunu belirterek ipoteğin kaldırılmasına ve ipotek belgesinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... ... San. A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, teminat olarak davacının gayrimenkul hissesi üzerine ipotek konulduğunu, kredi borcu ödenmeyince takibe geçildiğini, bankanın vekaletnamedeki sahteliği bilebilecek durumda olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... San. A.Ş. Vekili (tefrik olunan davalı) tarafından ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; ipotek lehtarı ve şirket yönetim kurulu başkanı ...'nin taşınmazda davacı ile birlikte paydaş bulunduğunu, vekaletnamenin sahte olup olmadığını bilmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde; İşbu davanın 11.02.2002 tarihinde ... Bankası ve ... ... A.Ş. Aleyhine açılmakla .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda, davaya konu ipoteğin temelini oluşturan vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının tesbit edildiği gerekçesiyle 30.11.2004 tarihinde verilen "Davanın Kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün 2001-... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine ilişkin dava konusu ... ...'de kain 6553 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili ipoteğin iptaline, buna ilişkin davacının borçlu bulunmadığının tespitine, Yasal koşulları bulunmayan davacı yanın haksız takip tazminatı isteminin reddine" yönelik karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2006/1866 Esas, 2006/3288 Karar Sayılı, 29.03.2006 tarihli "... Mahkemece, sahteliği iddia edilen vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden inceleme yapılmaksızın, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanıklar ..., ... haklarinda sahte vekaletname düzenlettirmek, görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan kamu davasında alınan bilirkişi raporunda, vekaletnamedeki imzanın sahte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının derdest olup henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, Ceza dosyasının sonuçlanıp verilen kararın kesinleşmesi beklenmeden, anılan dosyada alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, işbu bozma ilamı üzerine dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydedildiği, yargılama esnasında dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına devrinin yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda "Usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak devam eden yargılama aşamasında; olaya ilişkin olarak .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir. Sözkonusu ceza davası 14/02/2013 tarihinde karara çıkmış olup, verilen karar 20/01/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen hükmün gerekçesinde tanık olarak dinlenen ...'in noterlik görevlisi olarak ... Şirketler Grubundan telefonla çağrılması üzerine giderek ilgililerden imza aldıklarını, imzayı kendisini ... olarak tanıtan kişinin attığını, kimlik fotokopisinin noterlikte sürekli bulunduğunu, vekaletnameyi bu bilgilere göre hazırladığını, detayları hatırlamadığını , diğer tanık İsmail'in ise vekaletname ile özel bir ilgisinin olmadığını, vekaletnamelerin imzalanması sırasında kendisinin imzalayanların yanında olmadığını, Tanık Esra Bilgi'nin ... şirketinde pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, bu nedenle tanıklık yapmak istemediğini bildirdiği, sonuçta tanık beyanları, bilirkişi raporu ve sanıkların savunmalarına göre vekaletnamede sahtecilik suçu sabit olmadığından sanıkların beraatine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre dava konusu ipoteğin tesis edilmesinde kullanılan ... 5. Noterliğinde düzenlenen 18/05/1998 tarihli ... yevmiye nolu vekaletnamenin sahte olmadığı sabit olduğundan, sözkonusu vekaletname ile tesis edilen .... İcra Müdürlüğünün 2001/... esas sayılı icra takibinin dayanağı olan 20/05/1998 tarihli ipoteğin geçerli olduğu" gerekçesiyle 25/06/2014 tarihinde tesis edilmiş olan "Davanın Reddine" yönelik hükme karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/4784 Esas, 2015/17467 Karar Sayılı, 23.12.2015 tarihli "Dava ipotek tesisinde kullanılan vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Önceki bozma kararımızda bahsedilen .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında verilen beraat kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 20.01.2014 tarih 2013/20338 Esas – 2014/1000 Karar sayılı kararıyla dava zamanaşımı nedeniyle bozulmuş, kamu davasının 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK' nın 223/8 maddeleri uyarınca düşürülmelerine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ceza davası sonucunda verilen kararın hukuk hakimini bağlayıcılığı kalmamıştır. Mahkemece davacının iddialarının araştırılması için usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Öte yandan sahteliğe konu olan vekaletnamenin noter tarafından tanzim edilen resmi evrak mahiyetinde olduğu gözetilerek HMK'nın 208/4. maddesi gereğince, bu evraka yönelik iddianın ona resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstermek suretiyle açılacak ayrı bir davada karara bağlanacağı ve bu hususta gerekirse iddia sahibine dava açması için 2 haftalık kesin süre verileceği belirtilmekle anılan madde gereği yerine getirilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, 2.Bozma kararı üzerine dosyanın mahkememizin işbu 2017/621 Esasına kaydının yapıldığı görülerek bozma ilamına uyulmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın gelmiş olduğu safahate ilişkin olarak yargılama esnasında yapılan incelemede ; Davalı ... ... A.Ş.'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından iflasına karar verilmiş olduğu, bu hali ile bu dosyanın evveliyatını teşkil eden .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının ilk karar başlığında davalının adının yer almasına ve iflas masası temsilcisinin davaya dahil edilmesine rağmen 2. Karar başlığında işbu davalının adının yer almadığı, taraf teşkili yönünden ticaret sicil gazetesi kayıtları üzerinden yapılan kontrolde; 22 Temmuz 2011 tarihli gazetede yapılan ilanda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği ve bu kapsamda tasfiye işlemlerinin ... İflas Dairesinin 2002/7 dosyasından yürütülerek sicil kaydının kapatıldığı anlaşılmıştır.
Davalı olarak görünen ancak yargılama esnasında davalı taraf sıfatı ortadan kalkan ... ... A.Ş.'nin eldeki davada ipotekli taşınmaz bakımından yalnızca kefalete yönelik "lehine ipotek verilen" konumunda olması, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmaması sebebiyle ayrıca işbu davalı ... ... A.Ş.'nin pasif husumetinin bulunup bulunmadığının tartışılması için bile davada taraf olarak yer alması gerektiğinden gelinen aşama itibari ile bu taraf teşkilinin sağlanması davalı Bankaya yöneltilen taleplerin nihai karara bağlanmasını geciktirecek ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu kanaatine varılmakla ... ... A.Ş.'ye yöneltilen taleplerin bu dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilerek bu dosyada sadece bankaya yöneltilen talepler bakımından yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak tesis edildiği iddia edilen ipoteğin geçersizliğinin tespiti ile ipotek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve ipoteğin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davalı banka ile diğer davalı ... ... San. A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmış olan nakdi ve gayri nakdi kredilerin teminat olarak davacı asına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain 6553 parsel sayılı taşınmaz üzerine 20.05.1998 Tarihinde ... Yevmiye numarası ile birden fazla taşınmaz için aynı belge ile birlikte davalı banka lehine 1.700.000,00 Bedel (6 sıfır atıldığında güncel olan bu bedeldir) mukabilinde ipotek tesis edilmiş olduğu, ipotek belgesi incelendiğinde ipoteğin davacı tarafından değil; davacının vermiş olduğu ... 5 Noterliği'nin 18/05/1998 tarih, ... yevmiye sayılı vekaletnamesi kapsamında vekil Mehmet Gündüz tarafından verildiği, davalı bankanın ... ... San. A.Ş.'den olan alacağını tahsil edememesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2001/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, davacı tarafça ipotek belgesinin düzenlenmesinde kullanılan vekaletnamedeki imzanın geçersiz / sahte olduğundan bahisle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce 2. bozma ilamına uyularak davacı vekiline HMK 208/4 maddesi uyarınca vekaletnamenin sahteliğine yönelik davaya konu vekaletnameyi resmiyet kazandıran kişiyle taraf göstermek suretiyle sahtelik davası açması için verilen süre içerisinde davacı tarafça .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından sahtelik davasının açılmış olduğu görülmekle işbu dosya mahkememizce bekletici mesele yapılmıştır.
Güncel tapu bilgilerinin celbi için ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevaben bahse konu ... mahallesi 6553 parsel sayılı taşınmazın 19/11/2015 tarih ... yevmiye ile 3402 S.Y.nın 22/A Md. Gereğince Yenilemenin Tescili nedeni ile kapatılarak 228 ada 6 parsel olarak tescil edilmiş olduğunun mahkememize bildirilerek güncel tapu bilgilerinin bir suretinin mahkememize gönderildiği, yapılan kontrolde taşınmazın 439/764 hisseli Malikinin davacı ... olduğu, 325/764 hisseli malikinin ise davalı ... Bankası olduğu, davalı Bankanın dava dışı ...'nin hissesinin 31.05.2016 tarihindeki ... yevmiye numaralı işlemi ile hissedarı olduğu görülmüştür.
.... İcra Dairesine yazılan müzekkereye cevaben 2001/... Esas sayılı dosyalarının takipsizlik ile kapatılmış olduğu, ekte gönderilen evraklar incelendiğinde işbu icra dosyasından ... İcra Müdürlüğüne yazılan talimat uyarınca ...ayılı dosyasından "satışı yapılan dosyamız borçluları ... 325/764 hissesi (... oğlu) ve ... 439/764 hissesi (... kızı) adına kayıtlı ... ili , ... İlçesi , ... Mah. , 228 ada , 6 parsel (eski 6553 parsel ) sayılı taşınmaz 11/04/2003 tarihli ihaleyle müdürlüğünüzce alacaklı vekiline alacağına mahsuben 258.050,00 TL. satılmış ve satış kesinleşmiştir. Müdürlüğümüzce alınması gereken Tahsil ve cezaevi harçları alınmış olup hissedar ... 325/764 hissesi (...) ile ilgili herhangi bir tedbir kararı bulunmadığından tescil işlemlerine devam edilmesi diğer borçlu hissedar ... 439/764 hissesi (...) hissesi üzerinde ihtiyati tedbir kararı mevcut olduğundan dava sonucunun beklenmesine karar verildi." şeklinde 06/05/2016 tarihinde tutanak düzenlenmiş olduğu, dosyaya ... Şubesi tarafından 04.05.2016 tarihinde 228,516,67 TL yatırılmış olduğu ve bu bedelin alacaklının hesabına aktarıldığı görüldü.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir.
6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).
İşbu davada menfi tespit davasının dayanağını oluşturan ipotek evrakının düzenlenmesine esas alınan vekaletnamenin sahte olduğunun davacı tarafından iddia edilmesi sebebiyle ispat yükü davacı üzerine düşmekte olup buna yönelik olarak davacı tarafından vekaletnamenin sahte düzenlendiğinden iptali istemiyle açılan ve bu dosyada bekletici mesele yapılan .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama esnasında davacı ...'nin ıslak imzasını içerir belge asılları ilgili kurumlardan celp edilmiş, dosya imza incelemesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek ATK'dan rapor temin edilmiştir. 25/10/2021 tarihli ATK raporunda özetle; İnceleme konusu belgede ... adına atılı imzalar ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat mütalaa edildiği anlaşılmakla 12/05/2022 tarihinde "Açılan davanın KABULÜ ile .... Noterliği'nin 18.05.2019 Tarih ... Yevmiye numaralı noter senedinin sahte olduğunun tespitine, davacı yönünden senedin iptaline," karar verildiği, akabinde işbu karara karşı Davalı ... ve davalı ... vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/04/2023 tarih ve 2022/2844 E 2023/1072 K sayılı "Dosya içinde bulunan ve ... 5.Noterliğinin cevabi müzekkeresinde istenilen 1998 tarihli noter evrak kayıtlarının evrak örnek tastiki olup imha edildiklerinin bildirildiği ve bu belgelerdeki imzalı belge asıllarının celbedilemediği, ATK ya ise eski tarihli 1994 tarihli ... 27.Noterliğine ait 14/09/1994 tarihli ... yevmiye nolu vekaletname ile 2001,2007,2015,2019 tarihli noterlik .elge asılları ile davaya konu vekaletname ve ıslak imzalı davacıya ait seçmen listesi aslının imza incelemesi için davacının alınan imza örnekleri ile birlikte gönderildiği ve ATK tarafından yapılan imza incelemesinde davaya konu ... 5 Noterliği'nin 18/05/1998 tarih, ... yevmiye sayılı vekaletnamesindeki davacı imzasının davacı eli olmadığı mütalaa edilmiş olmakla,davacının 1998 yılı öncesinde sadece bir noterlik imzalı belge aslının celp edilebildiği gözetilerek ,alınan ATK raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verildiği, istinaf ilamına karşı Davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20/03/2024 tarih ve 2023/3427 E 2024/1204 K sayılı "Temyiz olunan kararda; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, dava konusu vekaletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun ... 5. Noterliğinin 18.05.1998 tarihli ve ... yevmiye sayılı noter senedi olduğu sabit olup İlk Derece Mahkemesi kararında .... Noterliğinin 18.05.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter senedinin yazılmasının maddi hataya müstenit olup mahallinde her zaman düzeltilebileceği anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı ile onanmasına karar verilmiş olmakla mahkeme hükmünün 20/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Anılan işbu sebeple davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinin dayanağı olan ipotek belgesinin düzenlenmesine esas vekaletnamenin sahte olarak düzenlenmiş olması, geçersiz olması sebebiyle davalının davacıya yöneltebileceği bir alacak talebinin bulunamayacağı, davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının dava dilekçesi ile birlikte davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi bakımından her ne kadar tazminat talebi icra inkar olarak nitelendirilmiş ise de hukuki nitelendirme hakime ait olacağından talepleri kötüniyet tazminatı olarak esas alınmakla birlikte bu kapsamda inceleme yapılmıştır.
İİK'nın 72. Maddesinin 5. Fıkrasının "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının tazminat talebi bakımından yapılan incelemede tazminata hükmedilebilmesi için takibin hem haksız hem de kötüniyetli olması gerekmekte olup bu kapsamda ispat yükü davacının üzerindedir. Davalı bankanın ipotek belgesinin dayanağını oluşturan vekaletnamenin sahte olduğunu bilmesi ihtimali bulunmadığından yasal şartları oluşmayan talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan kontrolde 20.05.1998 Tarihli ... Yevmiye numaralı ipotek belgesi ile birlikte davacı ile birlikte dava dışı ...'nin de hisseleri üzerinde dava konusu edilen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain 6553 parsel sayılı taşınmaz dışında farklı taşınmazlar da dahil olmak üzere toplam davalı banka lehine 1.700.000,00 Bedel (6 sıfır atıldığında güncel olan bu bedeldir) mukabilinde ipotek tesis edilmiş olduğu, işbu dava açılırken dava değeri için davacının dava konusu taşınmazdaki hissesine isabet eden ve .... İcra Müdürlüğünün 2001/... Esas Sayılı dosyasından yaptırılan kıymet takdir raporu kapsamında belirlenen yeni para ile bilirlikte 65.000,00 TL üzerinden harç yatırılarak talepte bulunulmuş olduğu da göz önüne alındığında bu miktar üzerinden yargılama gideri vekalet ücreti ve harç hesabı yapılmış, 24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 696 sayılı KHK’nin 11. Maddesi ile 6219 sayılı ... Bankası .... Kanunu’na eklenen Geçici 5. madde ile sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar kredi alacaklarının tahsili amacıyla ... Bankası .... tarafından açılmış veya açılacak dava veya takiplerde 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 2, 23 ve 2. maddeleri ile 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ... Bankası .... hakkında uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda kendisine karşı açılan açılan işbu dava yönünden davalının harçtan muaf olmadığı (Bknz. Emsal: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/1083 Esas, 2024/1715 Karar Sayılı, 22/11/2024 Tarihli ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2021/1923 Esas, 2023/1961 Karar Sayılı, 14/12/2023 Tarihli ilamı) göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün 2001/... Esas Sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağını oluşturan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain 6553 parsel sayılı taşınmazdaki davacının hissesi (güncel tapu bilgisi : ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 228 ada 6 parsel sayılı taşınmaz) üzerinde davalı lehine bulunan 20.05.1998 Tarihli ... Yevmiye numaralı ipoteğin iptali ile kaldırılmasına, bu ipotek sebebiyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine,
2-Davacının davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine
3-Alınması gerekli olan 4.440,15-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 866,17-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.573,98-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 944,17-TL (başvurma, vekalet harcı, peşin harç ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 563,00-TL olmak üzere toplam: 1.507,17-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır