T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/666 Esas
KARAR NO: 2018/1318
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/07/2017
KARAR TARİHİ: 05/12/2018
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... (...) arasında akdedilen "15.12.2016 başlangıç 15.12.2017 bitiş tarihli ... no'lu ... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalının ... adresinde bulunan ve konfeksiyon atölyesi olarak faaliyet gösteren İşyerinin teminat altına alındığını, 31.12.2016 tarihinde sigortalı işyerinde bulunan ... marka klimanın elektrik aksamında meydana gelen bir arıza nedeni ile oluşan elektriksel ısınma neticesinde yangın hadisesi meydana geldiğini, yangın nedeniyle sigortalı işyerinde muhtelif demirbaş, dekorasyon; makine tesisat ve emtialarda hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasar miktarının 27.786,03- TL olarak tespit edildiğini, iş bu hasar miktarının 06.03.2017 tarihinde müvekkili şirket tarafıdan sigortalıya ödeniğini, itfaiye ekiplerinin düzenlediği raporda: " belirtilen adreste işyerinin girişine göre sağ tarafında pencere önünde bulunan salon tipi klimanın elektrik aksamında meydana gelen herhangi bir arıza nedeniyle oluşan elektriksel ısınma neticesinde yangın olayının başladığı ve gelişerek etrafına sirayet ettiği kanaatine varılmıştır " denildiğini, 30.01.2017 Tarihli Bilirkişi Tespit Raporunun ise, müvekkili şirket tarafından yangının başlangıç sebebinin belirlenmesi için yangın uzmanından rapor alınmasına karar verildiğini, Genel ve Sinai Yangın Uzmanı ... tarafından düzenlenen 30.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda; " yangın merkezinin 25.06.2012 alış tarihli olan ... salon tipi klima iç ünitesinin olduğunu, yangının, kilima iç elektrik aksamında, motorla irtibatlı bulunan çoklu ince telli bakır İletken kabloda oluşan kısa devre/ark sonucu meydana gelmiş olduğunun anlaşıldığı, alt kısmında bulunan radyatör, fan ve motor ile dış metal kasa üzerinde yoğun hasar olduğu tespit edilmiştir." şeklinde olduğunu, Müvekkili şirket tarafından görevlendirilen eksper tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi monucu düzenlenen raporda; " ..atölye içinde bulunan 2 adet ... marka salon tipi klimanın bir tanesinin yangın ağırlık merkezi olduğu görülmüş, klimanın ağır derecede yanmış olduğu tespit edilmiştir. Yangının ... marka klima kaynaklı olması nedeniyle üretici firmaya rücü imkanı olabileceği görüş ve kanaatindeyiz " şeklinde olduğunu, yangının, ... marka klimadan kaynaklandığını, dava konusu yangının meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.nin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirketin ... no.lu poliçe kapsamında yangından zarar gören sigortalının zararını ödemiş olduğundan, TTK'nun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ve rücu hakkı doğduğunu, yapılan bu hasar tespiti sonrasında da; gerekli piyasa araştırmaları yapılarak, verilen teklifler ve faturalar incelenerek sigorta poliçesi kapsamında hasar miktarı değerlendirilerek, poliçe teminat kapsamında belirlenen ve sigortalı İşyerinde yangın sonucu oluşan dekorasyon hasarı olarak 5.000.00 TL, maki ne-tesisat hasarı olarak 11.228,75 TL, demirbaş hasarı olarak 9.151,28- TL ve iş durması zararı olarak 2.406,00- TL olarak tespit edilen toplamda 27.786.03- TL sigortalıya ödendiğini, belirterek, sonuç olarak, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine. yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısının işyerinde 31.12.2016 tarihinde yangın çıktığı hususunun doğru olduğunu, yangının çıkış sebebinin kesin olarak bilinmediğini, yangın sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği zarar miktarının fahiş ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacının belirtmiş olduğu itfaiye raporunda yangının klimadan kaynaklanmış olduğu tespitinin hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığını, itfaiyenin tutmuş olduğu ve elektronik cihazların aksamları konusunda teknik bilgiden yoksun kişiler tarafından yapılan yalnızca bir tahmin olduğunu, davacının, dava yönünden ispat külfetini ortadan kaldırmadığını, madden zarar doğuran bu olay için, sebep olduğu iddia edilen bu cihaz hakkında teknik bilirkişi incelemesi gerektiğini, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2005/7049 E. ve 2007/1665 K. sayılı 15.03.2007 tarihli kararından bahsetmiş, itfaiye raporunda belirtilen yangının klimadan çıkmış olduğu ihtimalinin bulunduğu düşüncesi davalı müvekkili şirketin sorumluluğu için yeterli neden oluşturmadığını, davacı Şirket'in görüşünü aldığı uzman raporun taraflı ve hatalı olduğunu, dava konusu ürünün, teknik özellikleri yönünden Türk Standartları ve çeşitli uluslararası standartlara uygun olarak ve aranan kalite gereklerini kapsayan, hasara yol açacak şekilde yangını önleyecek emniyet tedbirleri ve malzeme kullanımı ile mücehhez olarak üretildiğini, müvekkili şirket tarafından üretilen ürünün her türlü gereksinimlere uygun ve yangını önleyecek emniyet tertibatım barındırdığı veçhile yangının çıktığı işyerindeki elektrik panoları, kimi kablolar, prizler veya fişlerin uygunsuz ve kalitesiz oluşu gibi davacının ihmali davranışlarının hiçbir şekilde müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, yangınların en büyük sebebi olarak standartlara ve fenni gereksinimlere uygun olmayan elektrik tesisatlarının gösterildiğini, dilekçenin 3. sayfasındaki resimde incelenebileceği üzere, kontrol kutusu (iç ünite) üzerinde bulunan 5A değerindeki cam sigorta (kırmızı daire içerisinde) fan motorunun ve bağlantılarının bu tarz bir hata sonucunda arklanmasını engelleyen bir komponenttir. Üründe enerji olması durumunda (ki sigorta kapalı olması nedeniyle enerji olması ihtimali yoktur) cam sigorta ve varistör, diğer ana komponentlere giden (ör.fan motoru) yangın hasarına neden olmadan enerjisini keseceğini, bu nedenle uzman tarafından hazırlanan raporun sonuç kısmında belirtildiği gibi kısa devre sonucu ark oluşmasının mümkün olmadığını, ürünün bu gibi durumlara karşı arklanmayı engelleyecek şekilde güncel teknoloji ile üretildiğini, enerji akımının olmadığı bir anda arklanmanın da söz konusu olamayacağını, dolayısıyla yangın uzmanı tarafından yapılan değerlendirmeler eğitim eksikliği ile hazırlanmış ve elektrik mühendisleri bilirkişiler tarafından izaha ve doğrulanmaya muhtaç olduğunu, dava konusu klimanın montajının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, daha sonrasında herhangi bir servis hizmeti verildiğinin kanıtlanamadığını, dava konusu klimanın üretim yılı bilinmemekle birlikte, eşyanın tabiatı ve teknik veriler gereğince ürünün eski ise arıza yapması ve servis müdahalesi görmesinin oldukça yüksek bir ihtimal olduğunu, buna rağmen, montaj ve bakım-onarım hizmeti ile ilgili hiçbir kaydın bulunmaması ürün montajının veva ürüne yapılan bakım ve onarım hizmetinin bizzat davacı veva ... A.S. tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce yapıldığını gösterdiğini, davacının, klimanın montaj işleminin müvekkil şirket tarafından yapıldığını kanıtlar bir belge sunulmadığını, ... A.Ş. sadece yeni ürün satışları için geçerli olmakla birlikte kendi yetkili servisleri aracılığı ile montaj hizmetinin yerine getirilmesine yardımcı olduğunu ve montaj işlerinden doğabilecek her türlü sorumluluğun altına girdiklerini, ayrıca, müvekkili şirket kayıtlarında davacıların İsim, adres ve ürünle ilgili eşleştirme yapıldığında herhangi bir kayıt çıkmadığını, davacıların ikamet ettiği ve dava konusu olayın gerçekleştiği evdeki montaj işleminin kim tarafından yapıldığının bilinmediğini, davacıların ... marka klima bulunduğu iddialarının, tek başına müvekkili şirketin sorumlu olması için yeterli olmayıp, üzücü olayın montaj veya kullanım hatasından kaynaklanmış olup olmadığı veya kusursuz sorumluluk hükümlerinin uygulanması için gerekli olan imalat hatasının bulunması koşulunun da kanıtlanamadığını, davacının delil listesinde sunmuş olduğu ekspertiz raporunun 3. sayfasında ... marka klima iç ünitesi ve bağlantı kablolarının komple yanarak hasar gördüğünün belirtildiğini, bu hususun esasen davacının sigortalısının klimanın montajını müvekkili şirket tarafından yetkilendirilmemiş kişiler eliyle yaptırmış olmasından kaynaklandığını, konu ile ilgili yerel mahkeme kararları ve yerleşik Yüksek Mahkeme içtihatlarının da aynı doğrultuda olduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/41319 E. ve 2017/4273 K. 16.03.2017 tarihli, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/4I319 E. ve 2017/4273 K. 16.03.2017 tarihli kararlarından bahsetmiş, sigorta kapalı iken klimanın iç ünitesine akım çekmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, uygun illiyet bağı kurulamadığını, ispat külfetinin yerine getirilemediğini, yangının üründen kaynaklı bir ayıp nedeniyle meydana geldiği konusunda resmi kurumlar tarafından bir tespit yapılmadığını belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
Uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini istemi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının tetkikinde davacı-alacaklı tarafından sigortalısı ile yapmış olduğu sigorta poliçesi kapsamında hasar nedeni ile ödenen bedelin rücuen tazminine istinaden 27.786,00-TL asıl alacak 335,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.121,72- TL miktar üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ilamsız icra takibine davalı-borçlu tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve davacı-alacaklı tarafça yasanın öngördüğü 1 yıllık süre içerisinde mahkememize “itirazın iptali” davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça hasar dosyası ibraz edilmiş olup, hasar dosyasında ekspertiz raporu, sigorta poliçesi, hasara ilişkin resimler ve sigortalıya hasar bedelini ödenmesini gösterir banka dekontları bulunduğu görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mahkememizce belirlenen uyuşmazlık konularında ( hasarın davalıya ait klimanın üretim hatası nedeni ile meydana gelip gelmediği, zararın miktarının tespiti ve davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ) bir elektrik mühendisi, bir sigorta davaları alanında uzman yangın uzmanı, bir sigortacı bilirkişilerden oluşan üçlü heyetten alınan raporda özetle; söz konusu yangının ... salon tipi klimadan kaynaklandığını ancak, söz konusu klimayı sigortalı ...'un dava dışı ...'dan ne zaman satın ve teslim aldığına dair bir belge ile yine bu alım sırasında klimanın teknik bir bilirkişi tarafından demonte ve monte temin edilip edilmediği, satım ve hasar tarihi arasında geçen 4,5 yıllık sürede bakımlarının yapılıp yapılmadığı hususlarında bir belge sunulmadığı, söz konusu yangının oluşmasında, yangının ... salon tipi klimanın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hakkında, bir kanaat oluşmadığını, dolayısıyla, ... nolu fatura içeriği klimayı sigortalı ...' a satanın davalı ... A.Ş. olmadığından, satış akdinin tarafı olmayan ... A.Ş. ye "Ayıp" iddiasına yönelik bir husumet yöneltilemeyeceğini, söz konusu yangın sonucu dairede bulunan eşyaların yanması nedeniyle meydana gelen maddi zararın; Yargıtay içtihatları doğrultusunda (T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 1979/5518 K. 1979/5826) makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişi eli ile takdir mahkemeye ait olmak üzere, yapılacak görevlendirme ile saptanabileceğini, davacı ...' nın sigortalısı ...'e 14.02.2017 günü yaptığı 26.466,03-TL ödeme ile 06.03.2017 günü yaptığı 1.320,00.-TL ödemenin poliçe kapsamında olduğunu, davacı Axa' nın 6102 sayılı TTK 1472 maddesine göre kanuni halef sıfatını kazandığını, davalı ... A.Ş. takip ile temerrüde düştüğünden, davalı ...'in takip talebi/ödeme emir içeriğinde yer alan 335,72-TL işlemiş faiz kalemine yaptığı itirazın yerinde olduğunu, davacı ...' nın icra inkâr tazminatı talebinin mahkemenin takdirinde olduğu hususları rapor edilmiştir.
Tarafların bilirkişi heyeti raporuna itiraz etmesi nedeni ile rapora yönelik itirazlarda değerlendirmek suretiyle yangının çıkış nedeni tespit edilerek yangının davalıya ait klimadan üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının kusur ve sorumluluğu noktasında bir yangın uzmanı, bir elektrik elektronik mühendisi, bir sigorta hukukçusu bilirikşisinden oluşan yeni bir heyetten alınan raporda özetle, söz konusu yangının klimada meydana gelen elektriksel kısa devre sonucu yanmanın başladığı ve etrafındakilere sirayeti ile yanmanın büyüyüp yangına dönüştüğünü, yanmaya müsait malzemelerin olması, gündüz herkesin atölyede bulunduğu halde bu yanmanın fark edilememesi olaya müdahalede geç kalınması, personele yangın eğitimi aldırılmaması, binaların yangından korunması yönetmeliğine uygun olmadığı veya eksik olduğundan kullanıcının kusurlu olduğunu, teknik olarak, ayrıntıları rapor içinde verildiği şekliyle, faz ve nötr iletkenleri arasında uygun yerde oluşan kıvılcım atlamalarının aşırı ısınmayı meydana getirmemesi ve bir yangına sebebiyet vermemesi için faz ve nötr iletlenlerinin bağlantı noktalarında, iki bağlantının ortasına toprak kablosu bağlantısı yapılması gerektiğini, bunun amacının hata akımı oluştuğunda toprak iletkenine sirayet etsin ve yolu üzerindeki 30 mA'lik kaçak akım rölesini ve/veya akım kuvvetli ise sonraki ana kolon hattındaki 300 mA'lik yangın koruma olarak bilinen kaçak akım rölesini çalıştırsın. Kaçak akım röleleri saniyenin onda birinde devreyi açarken, yangın mahallinde bulunduğu görülen W otomat sigorta da hemen açma yapmayacağını, ayrıca, toprak hattına akım sirayeti olduğunda ve devam ettiğinde, hata yeri düzeltilene kadar bu röleler şebeke elektrik bağlantısına müsaade etmediğini, dosyadaki bilgilerde klimann dava dışı sigortalının işyerinde yaklaşık 4,5 senedir çalıştığı ve işyerine montaj kaydını olmadığını, klimanın bu sürede bakım ve onarım görmediğinin anlaşıldığını, yetkili servis tarafından yapılan bağlantılarda doldurulan formun bir kopyası müşteriye verildiğini, dava dışı işletme tarafından ibraz edilen herhangi bir montaj belgesinin olmadığını, elektrikli cihazların zaman içinde bozulduklarını, ilk alındıklarındaki performanslı çalışmayı yapamayabileceklerini, bu durumlar tespit edildiğinde cihazların yetkili servis tarafından bakım onarım görmesinin gerektiğini, olay yerindeki klimanın yaz ve kış çalıştırıldığı, bu klimanın yetkisiz kişilerce bağlantılarının yapıldığı ve bakım onarım gördüğü kanaatine varıldığını, dosyaya konu olan klimada gizli ayıp oluşturacak şekilde bir üretim hatası olması durumunda bu hatanın kendisini klimaya işletmeye alındığında kısa sürede göstermesi gerektiğini, ancak, dosya içeriğinde böyle bir hatanın rapor edilmediğini, bu durumda klimaya yapılan yetkisiz müdahalelerin yangın olayı ile ... A.Ş. ile arasındaki illiyet bağını kestiğini, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliğine göre işyeri içinde topraklamayla birlikte çalışacak kaçak akım röleleri tesis edilmesi gerekirken tesis edilmediğinden,işletmede yönetmeliğe aykırı şekilde elektrik kullanıldığının görüldüğünü, elektrik enerjisinin dağıtımının yanısıra kullanımının da ağır özen yükümlülüğü getirdiğini, sonuç olarak, üretim hatası durumlarında hatanın kısa sürede kendisini belli etmesi gerekeceğinden, klimada üretim hatasından söz etmenin mümkün olmadığı görüşüne göre yangın ile ... A.Ş. arasında uygun illiyet bağı kurmanın mümkün olmadığını, sigortacının rücu hakkı kanundan doğan bir hak olmakla birlikte, sigortacının, sigortalının yerine geçerek zarardan sorumlu olan kişilere rücu edebilmesi için sigorta şirketinin rücu hakkının doğabilmesi için, öncelikle, tazminat ödediği kişi ile sigortacı arasında zarar konusunu kapsayan bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması ve bu sözleşme kapsamında üçüncü kişiler tarafından zararın gerçekleştirilmiş olmasının gerektiğini, buna göre, zarar gören ile sigortacı arasında tazminat yükümlülüğünü doğuran bir sigorta sözleşmesi yoksa veya zarar konusu olay sigorta teminatı kapsamında değilse ya da zararı doğuran olay üçüncü kişilerce değil de sigortalı tarafından kasten gerçekleştirilmişse, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü doğmayacağından, rücu hakkının da olmayacağını, buna rağmen, sigortacının zarar görenlere ödeme yapmış olması halinde, ödediği tazminat için zarar veren kişilere karşı rücu davası açmasının mümkün olmadığını, dava konusu olayda, geçerli bir sigorta poliçesi olması ve rizikonun teminat kapsamındaki rizikolardan olması ile rizikonun poliçe süresi içerisinde gerçekleşmiş olması bakımından ilk şartın yerine gelmiş durumda olduğunu, sigorta şirketinin rücu hakkının doğabilmesi için aranan ikinci şartın, sigortalının zarar veren üçüncü kişiden tazminat isteme hakkının mevcut olması olduğunu, zira, sigortalı, sigorta konusu menfaate zarar veren kişiden tazminat isteme hakkına sahip değilse, sigorta şirketinin de üçüncü kişiden tazminat hakkının olmayacağını, davalının meydana gelen yangında bir kusuru bulunmaması ve hasara onun neden olmadığı tespit edildiğinden, dava dışı sigortalının zararını dava hakkı olmadığından eldeki olayda bu şart gerçekleşmemiş durumda olduğunu, rücu hakkı, sigorta şirketinin zarar görene ödediği tazminata bağlı olarak sigortacıya tanınan bir hak olduğunu, bu hakkın doğabilmesi için de, sigortacının poliçe kapsamındaki zararı sigortalısına ödemiş olması gerektiğini, dolayısıyla, sigorta şirketi, henüz ödeme yapmadan rücu hakkını kazanamayacağını, Yargıtay kararlarında da, sigortacının rücu hakkını kazanabilmesi için sigortalısına ödemede bulunmuş olmasının şart koşulduğunu, dosyada ödeme belgesi fotokopisinin mevcut olduğunu, tüm bu hususlar ve teknik tespitler karşısında; sigortacılık tekniği açısından davacının rücu hakkının bulunmadığı hususları rapor edilmiştir.
TTK’nın 1472/1 maddesinde “ Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalı şirketin sigortalısının iş yerinde meydana gelen yangın neticesinde geçerli bir sigorta poliçesine istinaden rizikonun teminat kapsamında olması ve poliçe süresi içerisinde gerçekleşmesi nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda hasar miktarı olarak dava dışı sigortalı ...'a 14/02/2017 tarihinde 24.466,03-TL, 06/03/2017 tarihinde 1.320,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin, TTK 1472. maddesi uyarınca ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini talep edilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği üzere, dosyadaki bilgilere göre, klimann dava dışı sigortalının işyerinde yaklaşık 4,5 senedir çalıştığı ve işyerine montaj kaydını olmadığı, klimanın bu sürede bakım ve onarım görmediğinin anlaşıldığı, yetkili servis tarafından yapılan bağlantılarda doldurulan formun bir kopyası müşteriye verildiği, dava dışı işletme tarafından ibraz edilen herhangi bir montaj belgesinin olmadığı, dosyaya konu olan klimada gizli ayıp oluşturacak şekilde bir üretim hatası olması durumunda bu hatanın kendisini klimaya işletmeye alındığında kısa sürede göstermesi gerektiği, ancak, dosya içeriğinde böyle bir hatanın rapor edilmediği, bu durumda klimaya yapılan yetkisiz müdahalelerin yangın olayı ile ... A.Ş. ile arasındaki illiyet bağını kestiği, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliğine göre işyeri içinde topraklamayla birlikte çalışacak kaçak akım röleleri tesis edilmesi gerekirken tesis edilmediğinden, işletmede yönetmeliğe aykırı şekilde elektrik kullanıldığının görüldüğü, elektrik enerjisinin dağıtımının yanısıra kullanımının da ağır özen yükümlülüğü getirdiği anlaşılmıştır. Bu itibarla klimada üretim hatası bulunmadığı, meydana gelen yangında davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Alınması gereken 35,90-TL red harcının peşin alınan 339,64-Tl den düşümü ile arta kalan 303,74-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.374,50 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıy a iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır