T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/250 Esas
KARAR NO:2025/743
MAHKEMEMİZİN 2018/250 ESAS SAYILI DOSYASI
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2018
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 13/06/2016 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının .... Noterliği’nin 21.11.2017 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkili şirket ile çalışmama kararı aldıklarını ve sözleşmeyi feshettikleri ihbarında bulunduklarını, davalının feshinin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, .... Noterliği’nin 18.12.2017 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cayma bedeli olarak 30.680,00 euro'nun ihtarnamenin teslim alınmasından itibaren 3 gün içerisinde ilgili banka hesaplarına yatırılması hususunun davalıya tebliğ edildiğini, davalının .... Noterliği'nin 26.12.2017 tarih ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde belirtilen talep edilen hususların kabulünün mümkün olmadığını, hukuka uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini belirttiği, cayma bedeli şartının ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile 142.146,00. TL üzerinden icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; sözleşmenin hukuka ve usule uygun olarak feshedildiğini, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müvekkilinin davacı-karşı davalı tarafın sunduğu hizmetlerden kaynaklanan birçok sorun yaşadığını, bu durumun mail yoluyla defalarca bildirildiğini fakat herhangi bir işlemin yapılmadığını, müvekkili şirketin yüzlerce müşteri kaybına uğradığını, aile odasının fiyatlarının yanlış girildiğini, bu yanlışın uzun süre düzeltilmediğini, 5 ay boyunca herhangi bir dönüş alınmadığını ve herhangi bir düzeltme işleminin de yapılmadığını, müvekkili şirkete özel olarak düzenlenecek web sitesinin tasarımında bir kısım değişiklikler yapılması talep edildiğini, ancak bu hususunda yerine getirilmediğini, Müvekkili şirket bünyesinde yer alan ... Restaurant’ta değişiklikler yapıldığını, bu nedenle sitede yer alan fotoğrafların değiştirilmesi talep edildiğini, bu hususta da herhangi bir değişiklik yapılmadığını, defalarca bu durumların bildirildiğini yine de değişiklik olmadığını, haklı olarak feshettiklerini, karşı dava dilekçesi olarak ise davacı-karşı davalının edimleri yerine getirmemesinden dolayı zarara uğradıklarını, müşteri kaybından dolayı uğradıkları zarara istinaden şimdilik 21/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte 5.000,00 euronun davacı-karşı davalıdan tahsilini, gerçekleşen sözleşmeler nedeniyle davacı-karşı davalıya peşin ödenen toplam 4.925-Euro’nun davacı-karşı davalıdan tahsilini, asıl davanın reddini, karşı davanın kabulünü, davacı-karşı davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin beyan ettiği gibi müvekkili şirkete fazladan ödenen hizmet bedelinin bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak ifa ettiğini belirterek asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini, davalı-karşı davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-karşı davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 26/04/2019 tarihli kararı ile mahkememiz dosyasıyla birleştirildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 21/09/2018 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca taraf vekillerine varsa tanıklarını bildirmek üzere süre verildiği 12/06/2019 tarihli celsesinde dinlenilen davacı-karşı davalı tanığı Orçun Berber'in beyanında;" ben davacı şirkette sistem destek uzmanı olarak çalışırım. Ve halen de çalışmaya devam etmekteyim. Davalı şirket ile kanal yönetimi hususunda sözleşme düzenlenmişti. Sözleşmenin konusu otele ait online kanalları tek bir yerde toplarız. Otel bir fiyat girdiği zaman bütün kanallara aynı fiyat girer. Kontenjan da aynı şekilde girer ve biz bunları yönetiriz ve biz bu hususta müşterilere eğitim ve hizmet veririz. Otel ise bizim bu proğramımızı kullanır. Davalı şirket ile bu hususta sözleşme yapılmıştır. Sözleşme kapsamı uyarınca biz davalı şirkete tüm desteği ve eğitimi verdik. Proğramları yükledik. Bununla alakalı davalının işlettiği otele direk rezervasyon sağlayacak şekilde web hizmeti sunduk. Rezervasyon motoru yükledik. Bu şekilde web sayfasına girilerek doğrudan rezervasyon yapılması imkanı sağladık. Ayrıca biz davalı otele global olarak dünyadaki tüm alt ajentalara satış hizmetini sağlayacak şekilde hizmet verdik. Davalının yaşadığı birtakım sorunlar bize iletilmiştir. Bunlardan biri otel fiyatlarında değişiklik yapılımadığı gibi sorunlardır. Biz bu sorunları giderdik ve cevap verdik. Yine web sayfasıyla ilgili değişiklik yapılması taleplerini de karşıladık tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği görüldü.
Yine aynı celsede dinlenilen davacı-karşı davalı tanığı ... beyanında:" araflar arasındaki anlaşma gereği davalı otele önelikle bir web sayfası düzenlendi. Rezervasyon motoru her iki otelede de sağlandı. Channel manneger proğramı yüklendi. Bu proğram kanallardan rezervasyon almasını sağlan bir proğramdır. Sözleşme uyarınca verilen hizmetler eksiksiz ve kusursuz olarak verilmiştir. Otelin talepleri zamanında ve doğru şekilde karşılanmıştır otelin bir takım sorunları için ortak bir toplantı düzenlenmişti. Bende o toplantıya katılmıştım. O toplantıda otel genel müdürünün fevri davranışları nedeniyle o gün aramızda bir münakaşa yaşanmıştı tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 13/11/2019 tarihli celsede dinlenilen davalı-karşı davacı tanığı ...'un beyanında;" Davalı karşı davacı şirketin satış pazarlama müdürü olarak çalışmaktayım. Çalışanı olduğum şirket ile davacı şirket arasında internet üzerinden oda satışı yapan kanalların yönetimi, fiyatlandırılması, değişikliklerin yapılabilmesi konularında hizmet alım sözleşmesi yapılmıştır. Bu hizmet alım sürecinde davacı şirketten kaynaklı aksaklıklar meydana gelmiştir. Şirketimizin farklı kategoride ve farklı fiyatları bulunan birden fazla oda tipi bulunmaktadır. Davacı şirketin bize sunduğu yazılım hizmeti tüm online satış kanallarına, otel oda satış fiyatlarının eş zamanlı ve anlık olarak iletilmesi, değişiklik yapılması, gerekli hallerde satışa kapatılması gibi hizmetler sunmaktadır. Bu hizmetlerin sunulmasında aksaklıklarında yaşanmaktadır. Üç farklı oda tipinin ve bu oda tiplerine bağlı 10 un üzerinde farklı fiyat varyasyonunu sistem üzerinden güncelleyebilmemiz gerekiyor. Bunun için de aldığımız yazılım hizmetinin bu formülasyon imkanını bize sağlıyor olması gerekir. Örnek vermek gerekirse tek kişilik bir oda için sisteme girildiğinde 2 kişilik 3 kişilik yada kahvaltı dahil-kahvaltı hariç, iptal edilebilir-iptal edilemez vs. Gibi fiyat tiplerini otomatik olarak tanımlanması gerekirken böyle bir hizmet alınamamıştır. Değişiklik yapmak istediğimizde değişiklik talebimiz anlık olarak yerine getirilmiyordu. 15 günü aşan gecikmeler yaşadık. Fiyat ve kontenjan bilgilerinin sisteme girilmesi ve değiştirmesi benim çalışanı olduğum davalı şirketin sorumululuğundadır. ancak sunulan kanal yönetimi hizmeti doğru bir algoritma ile yapılandırılamadığı için doğru fiyat ve kontenjan tanımlamak mümkün olmamıştır. sözleşme gereği davacı şirketin, davalı şirketin taleplerini 15 gün içinde yanıtlaması gerekirken biz hiçbir zaman taleplerimize 15 gün içerisinde geri dönüş alamadık. Otelimizin restoranında yapılan değişiklik nedeniyle web sitesinde bulunan görsellerin değiştirilmesini istedik. Ancak bu talebimize de uzun bir süre yanıt alamadık. Davacının sağladığı sistem üzerinden yapılan ve konaklama bedeli önceden ödenmeyen (no-show) rezervasyonlarda müştere otele giriş ve ödeme yapmamış olduğu zamanlarda dahi davacı şirket müşteri bizim otelimizden hizmet almış gibi komisyon talep ediyordu. no-show olup olmadığı görme yetkisine ihtiyacımız bulunmamaktadır. Hizmeti veren taraf olmamız taraf müşteri otele gelmediğinde bedel de ödenmemiş ise no-show olduğunu anlayabiliyoruz. Kanal tanımlama, fiyat ve kontenjan bilgilerinin algoritmasını yapmak davacının sorumululuğundandır. " dediği görüldü.
Yine aynı celsede dinlenilen davalı-karşı davacı tanığı ...'in beyanında;" Ben halen davalı şirketin rezervasyon online satış müdürü olarak çalışırım. Davacı şirket ile çalıştığımız dönemde online kanal fiyat yönetme hizmeti almıştık. Tek kişilik fiyat girişini şirketimiz yaptığında seçeneklerin işlemci tarafından otomatikman bizim girdiğimiz fiyat üzerinden hesaplanması olması gerekirken biz bu hizmeti anlık olarak alamıyorduk. Otelimizin dolu olduğu dönemlerde fiyatı yükselttiğimizde ve bu yeni fiyat bilgisi tek kişi olarak sisteme girdiğimizde bu fiyatlama üzerinden seçenekli olarak fiyatların artması gerekirken, işlemci tarafından artış yapılmıyordu ve biz düşük fiyatlardan rezervasyon alarak sıkıntı içine giriyorduk. ... rezervasyon yaptıran misafirler otele giriş yapmadığı zaman bu misafire hizmet verilmediğine ilişkin sisteme işaretleme yapamadığımız için hizmet verilmeyen misafirler için davacı şirkete komisyon veriliyordu. Biz davacı şirketten bu konuda işaretleme yetkisi istedik ancak bu yetki verilmedi. biz no-show yetkisini yani gelmeyen müşterilerin anlık olarak sistemden işaretlenmesi yetkisini davacı şirketten istedik. Ancak bu yetki verilmedi.restoranın isim ve içeriği değiştiği için bu konuda değişilik yapılmasını talep ettiik anlık olarak değiştirilmesi gerekirken en az bir aylık sürenin sonunda talebimiz yerine getirildi.ancak ben talebin yerine getirilme tarihini hatırlamıyorum. davacı şirketle çalışılan sürenin sonlarına yakın bir zamanda şirket arasında resmi bir yemek yapıldı. Bu yemekte davacı şirket yetkilisi Erol bey benim çalışanım olduğum şirket yetkilisi olan Koray beye "sana haddini bildireceğim. " gibi bir cümle sarf etti." dediği görüldü .
Yine aynı celsede dinlenilen davalı-karşı davacı tanığı ...'in beyanında;" ben halen davalı şirketin muhasebe müdürü olarak çalışırım. Rezervasyonlarlarda yaşanan aksaklıklarla ilgili bilgi sahibi değilim. 2017 yılında davacı şirket yetkilileri ile toplantı yaptığımız sırada ismini ve davacı şirket içindeki pozisyonunu bilmediğim davacı şirket çalışanı birisi bizim genel müdürümüz olan Koray bey'e toplantı sırasında " sana daha önce telefonda haddini bildirdim. Yine bildiririm. " dedi. Bizde konuşmasının ortama yakışmadığını belirttik. " dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 14/10/2020 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 04/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda açıklanan nedenlerle 27.11.2017 tarihli ihtarnamenin içeriğinde yer alan fesih şartlarının oluştuğu
... Turizm Otelcilik AŞ: uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara ilişkin olarak zararın varlığı ve miktarı hakkında karar vermeye yetecek yeterli verinin dosyada bulunmadığı
Sözleşmenin feshinden sonra karşılıksız kalan kısımların iadesini talep edilebileceği ve buna bağlı olarak 4925 Euro bedelin iadesinin uygun olacağı Feshin haklı olduğu değerlendirildiğinden cezai şartın şartlarının oluşmadığı..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 10/11/2021 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 07/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1- Davalı ... Turizm ve Otelcilik AŞ tarafından yapılan feshin eldeki verilerle ve açıklanan nedenlerle haklı bir fesih olmadığı; davalı tarafın yukarıda izah edilen mail silsilesi arasındaki irtibatı sunması durumunda bunun haklı bir fesih olarak değerlendirilebileceği,
2- Davalı karşı davacı ... Turizm ve Otelcilik AŞ'nin uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin somut veri bulunmadığından bu konuda bir hesaplamanın yapılamayacağı
3- Yapılan değerlendirmeler sonucunda cezai şart ile ilgili hususların sayın mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 14/09/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 02/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" İstek mailinde belirtilen işin bir geliştirmeci açısından geliştirme süresinin 1 gün olarak değerlendirildiği, Kurumsal bir firmada, karmaşık iş süreçlerinin en uzun yoldan gerçekleştirildiğinin kabul edildiği senaryoda dahi söz konusu davada resimlerin değiştirilmesi ve web sitesine konulması şeklindeki istenilen işin en fazla 8-9 iş gününde, gün hesabıyla değerlendirilecek olursa kabaca 2 hafta bitirilmesinin Makul olduğu,
Yapılan açıklamalar ışığında gerçekleştirilen feshin haklı olup olmadığının sayın mahkemece takdir edilecek bir husus olduğu,
Zararın hesaplanması hususunda dosyada kök ve ek raporlara göre yeni bir bilgi ve belge de bulunmadığından farklı bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
Yapılan değerlendirmeler sonucunda cezai şart ile ilgili hususların münhasıran sayın mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 29/05/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi ...'ya tevdine karar verilmiş olup, 22/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Şu halde davacının 13.446,72.-TL asıl alacak ve 13,96446,52 işlemiş faiz tutarlarının icra takip tarihinden sonra davalı tarafından ödenmiş olduğu görülmektedir. Yapılan inceleme tespit ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2017/... dosya numarası ile yaptığı icra takibinin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 16/04/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı karşı davalı şirkete ait ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davacı karşı davalı şirkete ait 2016 ve 2017 Yılı ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı-karşı davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari alışverişin 20.06.2016 tarihinde başladığı ve 31.12.2017 tarihinde sona erdiği, bu dönem içerisinde davacı karşı davalının, davalı karşı davacıya 168.732,76.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği, karşılığında davalı-karşı davacıdan 162.487,38.-TL tahsilat yaptığı, bu ticari iş ve işlemler neticesinde davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan 31.12.2017 tarihinden itibaren 6.245,38.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Davalı-karşı davacı şirkete ait ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e-defter uygulaması ile tutulduğu dönem beratlarının zamanında alındığı, envanter defteri” tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davalı- karşı davacı şirkete ait 2016 ve 2017 Yılı ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı-karşı davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari alışverişin 20.06.2016 tarihinde başladığı ve 31.12.2017 tarihinde sona erdiği, bu dönem içerisinde davalı-karşı davacının, davacı- karşı davalıya 168.732,76.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği, karşılığında davalı-karşı davacıdan 162.666,88.-TL tahsilat yaptığı, bu ticari iş ve işlemler neticesinde davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya 31.12.2017 tarihinden itibaren 6.065,88.-TL cari hesap borcunun olduğu,
Taraf ticari defterleri arasındaki 179,50.-TL tutarın düşük bir tutar olması davalı karşı davacı ticari defterlerindeki 179,15.-TL nakit tahsilat tutarından kaynaklanması sebebiyle irdelenmesine gerek olmadığı, bu nedenle davacı şirket ticari defterlerindeki 6.245,38.-TL alacağının geçerli olacağı,
Katma Değer Vergisi Kanununun 1.1, 4.1 ve 20. Maddesi gereği ortaya çıkan cezai şart bedellerinde vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği, bu nedenle huzurdaki davada sözleşmenin haksız olarak feshedildiği yönünde hüküm kurulması halinde; davacı/karşı davalının, davalı karşı davacından cezai şart bedeli dışında ayrıca bir KDV talep edemeyeceği,
Taraflar arasındaki sözleşme ya da ticari ilişkiden davalı-karşı davacının ne kadar zarar ettiğinin belirlenmesinin mümkün olmadığı gibi davalı karşı davacı tarafından maddi zarar ile ilgili beyanı dışında dosyaya herhangi bir objektif belge sunmadığı bu nedenlerle dosyada ve muhteviyatından davalı karşı davacının maddi zararının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, mali sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 13/06/2016 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının .... Noterliği’nin 21.11.2017 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı şirket ile çalışmama kararı aldıklarını ve sözleşmeyi feshettikleri ihbarında bulunduklarını, davalının feshinin geçersiz olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, .... Noterliği’nin 18.12.2017 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cayma bedeli olarak 30.680,00 euro'nun ihtarnamenin teslim alınmasından itibaren 3 gün içerisinde ilgili banka hesaplarına yatırılması hususunun davalıya tebliğ edildiğini, davalının .... Noterliği'nin 26.12.2017 tarih ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesinde belirtilen talep edilen hususların kabulünün mümkün olmadığını, hukuka uygun olarak sözleşmenin feshedildiğini belirttiğini, cayma bedeli şartının ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile 142.146,00. TL üzerinden icra takibine başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde ; sözleşmenin hukuka ve usule uygun olarak feshedildiğini, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müvekkilinin davacı-karşı davalı tarafın sunduğu hizmetlerden kaynaklanan birçok sorun yaşadığını, bu durumun mail yoluyla defalarca bildirildiğini fakat herhangi bir işlemin yapılmadığını, sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, karşı dava dilekçesi olarak ise davacı-karşı davalının edimleri yerine getirmemesinden dolayı zarara uğradıklarını, müşteri kaybından dolayı uğradıkları zarara istinaden şimdilik 21/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte 5.000,00 euronun davacı-karşı davalıdan tahsilini, gerçekleşen sözleşmeler nedeniyle davacı-karşı davalıya peşin ödenen toplam 4.925-Euro’nun davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 26/04/2019 tarihli kararı ile mahkememiz dosyası ile birleşmesine karar verildiği görülmüştür.
Birleşen dosyada davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında 13/06/2016 tanzim tarihli ve 3 yıl süreli ... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve yine iş bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olarak 13/06/2016 tanzim tarihli ve 3 yıl süreli ... ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi, 13/06/2016 tanzim tarihli ... Otel Websitesi Tasarım ve Sözleşmesi, 13/06/2016 tanzim tarihli ve 3 yıl süreli ... ... Kullanım Taahhütnamesi aktedildiğini, bu sözleşmeden kaynaklı 12 adet fatura kesildiğini ve bu faturaların ödenmediğini, bunun üzerine borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı davaya cevap dilekçesinde; davacı taraf ile aktedilen sözleşmeler uyarınca müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını, davacı yanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği için gönderilen ihtarname ile usulüne uygun feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici, yükümlülüklerini yerine getirmelerine rağmen davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarname ile davacı şirket ile çalışmama kararı aldıklarını ve sözleşmeyi feshettikleri ihbarında bulunduklarını, davalının feshinin geçersiz olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, iddia etmiş asıl davada cezai şart alacaklarının tahsiline yönelik itirazın iptali isteminde bulunmuş, birleşen davada ise ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasında 13.06.2016 Tanzim Tarihli Ve (3) Yıl Süreli “... Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi “ , 13.06.2016 Tanzim Tarihli Ve (3) Yıl Süreli “ ... ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi “ , Online Rezervasyon Sözleşmesinin Eki Ve Ayrılmaz Bir Parçası Olarak 13.06.2016 Tanzim Tarihli “... Otel Websitesi Tasarım Ve Sözleşmesi “ ve Online Rezervasyon Sözleşmesinin Eki Ve Ayrılmaz Bir Parçası Olarak 13.06.2016 Tanzim Tarihli Ve (3) Yıl Süreli “ ... ... (rate Shopper) Kullanım Taahhütnamesi “ nin imzalandığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmeler incelendiğinden sözleşmelerin erken feshi halinde ödenecek cezai şartların kararlaştırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alınmıştır.
Mahkememiz 16/04/2025 tarihli celsesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve ek raporlarının içerikleri değerlendirilerek; dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir (dosyada rapor hazırlayan mali müşavirden farklı) ve dosyada daha önce rapor hazırlayan Mustafa Sertaç Kocagöz ve Abdurrahman Savaş 'tan oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; (her ne kadar heyetteki 2 bilirkişi pasif görünmekte ise de mahkememizce ek rapor talep edildiğinden);
- Taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin olarak mail yazışmaları irdelenerek, taraf vekillerinin aşamalardaki rapora beyan ve itiraz dilekçeleri ve ekleri de incelenerek feshin haklı-haksız olması durumunun değerlendirilmesine,
- Feshin haksız olması ihtimalinde taraflar arasındaki sözleşmelere konu cezai şart hükümleri irdelenerek davacının hak kazanacağı cezai şart alacağının sözleşmenin fesih tarihi de dikkate alınarak ne kadar olacağı, davacı tarafça iki yıllık süre için cezai şart isteminde bulunulduğu davalı tarafça ise kalan süre 19 ay olduğundan bu sürenin aşılamayacağının iddia edildiği görüldüğünden talep koşullarının oluşması halinde davacının ne kadarlık süre için ve toplamda ne miktarda cezai şart alacağında bulunabileceği, bilirkişilerce bulunan tutarın takip tarihindeki TL karşılığının ne olacağı, davanın cezai şarta ilişkin KDV talebinin yerindeliğinin değerlendirilmesi ve bu kapsamda asıl dosyaya ilişkin itirazın iptali isteminin değerlendirilmesi,
- Feshin haklı olduğu ihtimalinde davalının fazladan ödeme yaptığını iddia ettiği görüldüğünden taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak davalı tarafça peşin olarak ne kadar ödeme yapıldığı ve sözleşmenin erken feshi nedeniyle iadesi istenebilecek tutar bulunup bulunmadığı varsa miktarının ne kadar olduğu ,
- Davalı-karşı davacının talebine konu maddi zarar kapsamında dosya kapsamındaki verilere göre hesaplama yapılmasının mümkün olup olmadığı mümkün ise miktarı,
- Birleşen dosyaya konu icra takibine ilişkin olarak; davalı tarafça takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ödeme yapılmış olmakla ve dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporlarında takip tarihi itibari ile alack hesabı yapılmadığı görülmekle; birleşen dosyaya ilişkin davacının takip tarihi ve dava tarihi itibari ile ne kadar alacaklı olduğu hususunda ayrı ayrı değerlendirme yapılmasının ve davalı tarafça takipten sonra yapılan ödemelerin değerlendirilerek (TBK 100 hükmü de dikkate alınarak) sonuç olarak davacının birleşen dosyaya ilişkin dava tarihi itibari ile alacağının bulunup bulunmadığının tespitinin istenilmesine karar verilmiş, ancak dosya kapsamında önceden rapor hazırlayan bilirkişilere ulaşılamadığından bu nedenle mali müşavir bilirkişinin tek başına raporunu dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz ara kararın karşılar şekilde ek rapor tanzim edilemediği anlaşılmış ancak taraf vekilleri tarafından mahkememiz 16/07/2025 tarihli celsesinde yeni bir heyetten rapor alınması yönünde taleplerinin ve bu hususa muvafakatlerinin de olmadığı yönünde beyanlarda bulunulmuş, tarafların beyanları doğrultusunda ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak dosya yeni bir bilirkişi heyetine gönderilememiş bu nedenle raporda değerlendirme ve hesaplamaya ilişkin eksik görülen hususlara ilişkin mahkememizce değerlendirme ve hesaplama yapılması gerekliliği doğmuştur.
Asıl dosya bakımından yapılan değerlendirmede; Davacının sözleşmenin erken feshinden kaynaklı olarak cezai şart alacağı talebinde bulunduğu, davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin iddia edildiği, davalının sözleşmenin feshine haklı neden olarak ileri sürdüğü hususların dosya kapsamında yapılan inceleme ve tespitler ile somut olarak tespit edilemediği, davalının sözleşmenin feshine gerekçe olarak ileri sürdüğü hususlardan; bilirkişi kök raporunda her ne kadar 15 günlük süre içinde web sitesindeki sorunun giderilmediği gerekçesi ile sözleşmenin feshinin haklı olduğu değerlendirilmiş ise de; akabinde alınan ek rapor ile sürenin 15 gün değil 15 iş günü olarak hesaplanması halinde davalının talebinin süresi içinde karşılandığının tespit edildiğinin rapor edildiği, sözleşmede de 15 gün iş günü olarak belirtildiği bu yazımdan , mahkememizce taraflar arasında kararlaştırılan sürenin iş günü olarak kararlaştırılmış olduğunu kanaatini oluşturduğu, aksi halde iş günü olarak ibare eklenmeyeceğinin değerlendirildiği , bu hali ile davalının sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterdiği eksikliğin süresinde giderilmediği iddiasının sübut bulmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan taraflar arasında 4 farklı sözleşme imzalandığı, her bir sözleşmede ayrı ayrı düzenlemelerin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan online rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesinin 8. Maddesinde de sözleşme hükümlerinin her birinin ayrı ayrı hüküm ifade edeceğinin kararlaştırıldığı, bu madde de dikkate alındığında ve davacının sözleşmeye aykırılık gerekçesi olarak gösteriği web sitesindeki düzeltmelerin süresi içinde yapılmadığı hususundaki gerekçe incelenirken web sitesi hususundaki sözleşme hükümlerine bakıldığından bu sözleşme içeriğinde sorunun çözümü için belirli bir süre belirlenmediği ya da süresi içerisinde sorunun çözülmemesinin fesih gerekçesi olarak yer almadığı, davalının iddiasına konu sorunların ise hiç çözülmediği yönünden bir delil bulunmadığı, yalnızca süre 15 gün olarak belirlenir ise sürenin aşıldığının tespit edildiği, bu hali ile davalının fesih gerekçesi olarak ileri sürdüğü bu hususun ispatlanamadığı, davalının diğer fesih gerekçelerinin de dosya kapsamındaki delillerden sübut bulmadığı kanaatine varıldığı, tarafların yeni rapor alınması taleplerinin de bulunmadığı, bu hali ile dosya kapsamındaki belgelerden davalının feshinin haklı nedene dayandığı yönündeki iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmış , fesih haksız fesih olarak değerlendirildiğinden davacının cezai şarta hak kazandığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davacının cezai şart alacağı hususunda bir hesaplama yapılmadığından ve davacı tarafça da yeniden bilirkişi raporu alınmasına da muvafakat edilmediği bildirildiğinden; uyuşmazlığın çözümü için bu hususta mahkememizce hesaplama ve değerlendirme yapılmış, davacının online rezervasyon sistemleri için otel başına senelik 3.000 Euro dan kalan 2 yıl için (3.000 Euro* 2 otel* kalan 2 yıl) = 12.000 Euro, ... sözleşmesi için senelik 1.000 Euro dan bu sözleşmeye konu 1 adet otel bulunduğundan kalan 2 yıl için (1.000 Euro* kalan 2 yıl) 2.000 Euro, channelpass manager sözleşmesi için ise; her ne kadar bu sözleşmede davalının iki otelinin ismi yer alsa da kararlaştırılan cezai şartın senelik olarak kararlaştırıldığı ancak otel başına şeklinde bir ibarenin olmadığı ve sözleşmenin ilk sayfasında da otel adı olarak davalının belirtildiği görülmekle; her ne kadar içerik kısmında davalının iki otelinden söz edilse de her bir otel için ayrı ayrı 3.000 Euro ödeneceğinin kararlaştırılmadığı, nitekim bu şekilde kararlaştırılmak istendiğinde taraflar arasında imzalanan diğer sözleşmelerde bu hususun taraflarca ayrıca "senelik otel başına" şeklinde ayrıca belirtildiği , bu hususun taraflar arasındaki online rezervasyon sistemleri sözleşmesinde bilhassa bu şekilde yazıldığı bu nedenle bu sözleşmedeki yazımdan otel başına 3.000 Euro şar şeklinde kararlaştırıldığı kanaatine varılmadığından su sözleşme yönünden 3.000 Euro* kalan 2 yıl = 6.000 Euro olmak üzere cezai şart alacağına hak kazanıldığı kanaatine varıldığı bu hali ile davacının toplam 20.000 Euro cezai şart alacağının oluştuğu, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ve davacı takip başlatırken euro cinsinden alacağı hakkında TL olarak takip başlattığı, seçimlik hakkını bu yönde kullandığı görüldüğünden mahkememizce de 20.000 Euro * 4,5417 takip tarihindeki kur değeri olmak üzere = 90.834,00-TL asıl alacak ve bu asıl alacağa işlemiş 291,17-TL takip öncesi faiz üzerinden (ihtarname ile takip tarihi arasındaki süre için hesaplanan) takibin devamına karar verilmiş, talep cezai şarta ilişkin olup faturalandırılan bir alacak olmadığından KDV isteminin de reddi gerekmiş, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı ve cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekip alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istemi de reddedilmiş, kötüniyet iddiası sübut bulmadığından kötüniyet tazminatı isteminin de reddi gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; karşı davada davacı vekili 3 sözleşmeden kaynaklı olarak yaptığı ödemelerin hizmet alınmayan döneme ilişkin kısmının iadesini talep ettiği, taraflara ödemelere ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verildiği, ayrıca dosyada bulunan hizmet sözleşmelerine ilişkin faturaların incelendiği, davacı-karşı davalı booking tarafından 20/06 tarihinde düzenlenen faturaların davalı tarafça iade edildiği, bunun üzerine 28/06 tarihinde yeniden hizmet bedellerine ilişkin fatura düzenlendiğinin bilirkişi raporu içeriğindeki tablodan anlaşıldığı, dosya kapsamındaki belgelerden ve taraf beyanlarından davalı-karşı davacı tarafça davacıya 2017 yılı için channel pass kapsamında 1.500 Euro, ... kapsamında 850 Euro bedel ödendiği, bu sözleşmelerde ödemelerin yıllık yapılacağının kararlaştırıldığı , davalı-karşı davacı tarafça websitesi için ödenen toplam bedelin de 7.500 Euro olduğu ancak bu sözleşmede bedelin yıllık olarak ödendiğine dair bilgi bulunmadığı, davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde de bu bedelin web sitesinin kurulumu için ödenen ve yıllık olmayan bir bedel olduğunun açıklandığı, dosya kapsamında hazırlanan raporda bu hususta bir değrelendirme bulunmadığı, ilk alınan raporda ise açıklama yapılmaksızın karşı davacının hak edeceği bedelin hesap edildiği, bu yönden raporun hesaplama açısından denetime ve hükme elverişli olmadığı ancak tarafların mahkemeye sundukları beyanlarında yeniden rapor alınması taleplerinin olmadığını bilhassa belirttikleri ve yeni rapor alınmasına da muvafakatleri olmadığının bildirildiği, bu nedenle bu hususlardaki değerlendirmenin yeni rapor da alınamadığından mahkememizce yapıldığı, karşı davacı tarafça web sitesi için ödenen 7.500 Euro bedelin yıllık ödenen bir bedel olduğuna dair bir bilgi belge bulunmadığından ve ödenen bedelin web sitesi tasarımı için ödenmiş olup dosya kapsamında alınan raporlardan davacının web sitesinin tasarımı hususunda sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği, davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olmadığı kanaatine varıldığından web sitesi tasarım edimi karşılığı ödenen bedelin iadesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiş açıklanan nedenlerle karşı davacının bu sözleşme kapsamında ödenen ve hizmet alınmadığı iddia edilen döneme ilişkin iade bedeline yönelik talebinin reddi gerekmiş, karşı davacının eksik kalan süreye ilişkin bedel iadesi talep ettiği diğer sözleşmeler yönünden yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasındaki sözleşmenin 13/06/2017 tarihinde yenilendiği, yıllık ücret ödenen sözleşmeler bakımından davacının yıllık yapılan ödeme karşılığında fesih tarihi de dikkate alındığında 5 ay 7 gün hizmet aldığı (13/06/2017-21/11/2017 tarihleri arası) bu hali ile davacının 6 ay 23 gün için ödenmiş olan yıllık sözleşme bedelini sebepsiz zenginleşme kapsamında aide hakkının bulunduğu, yapılacak ödemelere ilişkin faturaların euro cinsinden düzenlendiği ve davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde ödemelerin de euro karşılığı yapıldığı anlaşıldığından davalı karşı davacının 6 ay 23 gün için ödenmiş olan hizmet bedelini iade isteyebileceğinin kabulü gerekmiş davalı- karşı davacının 2017 yılı için channel pass kapsamında 1.500 Euro, ... kapsamında 850 Euro ödediği bedelin hizmet alınmayan dönemine denk geldiği hesaplanan (1.174,98 + 149,96 = 1.324,94 Euro ) bedelin iadesi talebinde haklı olduğu değerlendirildiğinden karşı davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının fazlaya dair istemi açıklanan gerekçelerle reddedilmiş ayrıca davalı-karşı davacı zarar iddialarını dosya kapsamındaki deliller ile ispatlayamadığından fazlaya dair tüm istemlerin de reddi gerekmiştir.
Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede; takibe konu edilen faturalardan 12/12/2017 tarihi olan faturaların üzerinde vade tarihinin 7 gün sonra olduğunun yazılı olduğu, davacı vekili tarafından da birleşen dava dilekçesinde vade tarihlerinin 19/12/2017 olarak belirtildiği buna rağmen bu faturalar yönünden 15/12/2017 tarihinde henüz muaccel olmadan takip başlatıldığı anlaşıldığından bu iki fatura yönünden davanın reddine, takipten sonra davadan önce ödenen 7.133,38-TL lik kısım yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle bu miktara ilişkin istemin de reddine karar vermek gerekmiş, davacı ödenen kısmı asıl alacaktan düşmüş olduğundan BK 100 uyarınca değerlendirme yapılmadığı ancak davacının beyan dilekçelerinden faize ilişkin isteminin devam ettiğinin anlaşıldığı, BK 131. Madde gereğince asıl alacak ödenmiş olsa dahi alacaklının faiz talebinde bulunabilceği anlaşıldığından davacının takibe konu ettiği faiz alacaklarının tümden kabulü gerekmiş (icra dosyasındaki faiz tablosundan muaccel olmayan faturalar yönünden faiz işletilmediği de görülmekle) açıklanan nedenlerle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş, reddedilen kısım yönünden kötüniyetli takip başlatıldığı sabit olmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)ASIL DAVA AÇISINDAN;
1-) I-) Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 90.834,00-TL asıl alacak ve 291,17-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.125,17-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE,
II-) Alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE,
III-) Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
2-) KARŞI DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 1.324,94-Euro bedelin davacı-karşı davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek 4095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karşı davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
B)BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN;
1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 4.106,78-TL asıl alacak ve 1.833,73-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.940,51-TL alacak üzerinden iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarda devamına,
Takipten sonra davadan önce 29/12/2017 tarihinde ödenen toplam 7.133,38-TL asıl alacak tutarı bakımından davanın, hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, davacının fazlaya dair talebinin de REDDİNE,
Takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 11.240,16-TL asıl alacak ve 1.833,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.073,89 TL talep edebileceğinin kabulü ile icra müdürlüğünce kapak hesabının bu doğrultuda oluşturularak icra takibinden sonra işbu dava açılmadan önce davalı tarafından 29/12/2017 tarihinde yapılmış olan 7.133,38 TL ödemenin asıl alacaktan düşümünün infaz aşamasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 4.106,78 TL 'nin %20'si oranında olan 821,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
ASIL DAVA AÇISINDAN;
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 6.224,76 TL harçtan peşin alınan 1.711,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.513,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3- Davacı tarafından yatırılan 1.711,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yapılan 41,10 TL ilk masraf, 8.767,35 müzekkere ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.808,45 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 5,646,81 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
KARŞI DAVA AÇISINDAN;
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 880,00 TL harçtan mahsubu ile artan 264,60 TL harcın yatıran tarafa iadesine,
3- Karşı davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın, karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine,
4- Karşı Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 6.878,02 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınıp karşı davacıya verilmesine,
5- Karşı Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınıp karşı davalıya verilmesine,
6- Karşı Davacı tarafça yapılan müzekkere ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.370,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 583,37 TL'sinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin karşı davacı üzerine bırakılmasına,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN;
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 186,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 429,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3- Davacı tarafından yatırılan 186,28 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 5.940,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 9.482,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yapılan 41,10 TL ilk masraf, 28,75 TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 69,85 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 26,90 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸