T.C.
STANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/414 Esas
KARAR NO : 2024/322
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/05/2018
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.09.2009 günü ehliyetsiz sürücü ... ...' in idaresindeki ve ... Sigorta A.Ş.'nin sigortası olduğu ... plakalı aracın çarptığı müvekkil yaya ... ..." in yaralandığı, olayla ilgili olarak .... Asliye Ceza Mah.' de 2021- ... E. sayılı dosya ile ceza davası açıldığı; olayla ilgili ceza davasının .... Sulh Ceza Mah. ... Esas sayılı dosya ile yapıldığı ve 2010-... sayılı karar verildiği, kazada adı geçen sürücünün asli ve tamamen kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 15.07.2014 tarihinde müvekkile 79.638,00 TL ödeme yapıldığı, fakat ödemenin yetersiz olduğu, açıklanan nedenlerle: Davacıya ödenmesi gereken şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile alınmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazanın 30/09/2009 tarihinde gerçekleştiğini, davacı tarafa ödemenin 15/07/2014 tarihinde yapıldığını, yasa ile belirlenen 2 yıllık sürenin geçtiğini, ... plakalı aracın müvekkil şirkette poliçeli olduğunu, poliçeye göre teminatlarının kişi başı 150.000,00 TL olduğunu, müvekkil tarafından sigortalı olan araçların kusuru bulunmadığını, tüm kusurun davacı tarafında olduğunu, bu yüzden poliçe sorumluluklarının bulunmadığını, davacı tarafın sakatlık tazminatı için 79.639,00 TL olarak hesaplandığını ve bu bedelin 15/07/2014 tarihinde ödendiğini, iyileşme ve tedavi aşamasındaki giderleri tedavi giderleri olarak değerlendirilmekte olup SGK'ya devredildiğini, bu yüzden bakıcı giderleri taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında, ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacının ... 'na sevki sağlanarak geçici ve sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti yönünden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, 26/12/2018 tarihli ATK raporunda özetle;" ... kızı, 07/03/1988 doğumlu ... ...'in dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 30/09/2009 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanması dikkate alınarak;
1-) 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resini Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre mevcut bulgular değerlendirildiğinde, Kişide tespit edilen “Kronik Lenf Ödemi” Yönetmelik A cetveli XIII. Liste 6/C/a/aa maddesi kapsamında değerlendirildiğinde; |
Gr 1 ........ XIII (6/C/a/aa...... 26) A 30 olduğu,
Kaza tarihli yaşına (21) göre (E cetveli) %24 olarak bulunduğu, 30/09/2009 tarihli trafik kazasına bağlı çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %24 (yirmidört) olduğu,
2-) Tıbbi iyileşme süresinin tedavi süreci göz önüne alındığında 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu Raporudur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememiz dosyasında, dosyaya ibraz edilen maluliyet oranları birbiriyle çeliştiğinden çelişkinin giderilmesi ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından ATK ... İhtisas Üst Kurulundan rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, 18/04/2019 tarihli ATK raporunda özetle;" Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi fiziksel tıp ve rehabilitasyon birimine sevki sağlanarak; medial kuneiform kırığına yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesi (kısalık-yürüyüş bozukluğu-atrofi-kas gücü-doku kaybı-pseudoartroz, nörolojik hasar bulunup bulunmadığı vb.) ile yeni çekilecek medial kuneiform kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DICOM) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının teminen gönderilmesi,
Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi nöroloji birimine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak ayrıntılı muayenesi (kas gücü-duyu kaybı, trofik bozukluk vb. durumlar detaylı sorgulanacak şekilde) sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi,
Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi kalp ve damar cerrahisi kliniğine sevki sağlanarak son klinik durumunu gösterir muayenesi ve gerekli görülen tetkikler yaptırılarak düzenlenecek raporun teminen gönderilmesi,
Kişinin meslek grup numarasının (11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği B cetveline göre) veya mesleğinin bildirilmesi..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememiz dosyasında, davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesine sevkinin sağlanarak 18/04/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu yazısındaki ekindeki ön rapor doğrultusunda rapor düzenlenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olup, 21/01/2021 tarihli ... Sağlık raporunda özetle;" Hastanın 2009 yılında araç dışı trafik kazası geçirmiş.
Ayak bileği kırığı olmamış ancak açık yara nedeniyle 1 yıl içinde 6 kez ameliyat olduğunu belirtiyor.
2016 yılında lenfödem tanısı almış. ... nedeniyle daha önce tedavi almış. Zaman zaman selülit meydana geldiği için iv ab alıyor.
Ayak ve ayak bileğinde yürümekle ağrı olduğunu, günlük aktivitelerini yapmakta zorlandığını belirtiyor. Bu dönemde dişmerkezde yapılan MR tetkikleri-sonucunda osteomyelit lehine bulgu görülmemiş. Yapılan doppler USG'lerinde venöz tromboz yok. bilateral VSM'lerde reflü (venöz yetmezlik) görülmüş, derin venöz yapılara normal olarak değerlendirilmiş. Hasta. durum bildirir rapor için tarafımıza başvurdu
NM isteniyor
ilaçlar: Neurontin, daflan
Sağ bacağında lenfödemt
NM:
Bilinç düzeyi: Açık
Kooperasyon: Koopere
Oryantasyon: Oryante
Ense sertliği: X
Meningeal irritasyon bulgusu: X
Anlama: N
Konuşma: N
isimlendirme: N
Tekrarlama: N
Pupiller: İzokorik
Direkt ışık refleksi : +/+
İndirekt ışık refleksi : +/+
Göz hareketleri : Hys nistagmus yok
Görme alanı : İntakt
Fasiyal Duyu: Defisit yok
Fasiyal Motor: Fasial asimetri yok
Alt kraniyaller: İntakt
Motor muayenesi:
Üst ekstremite: 5/5
Kalça fleksiyonu:4/5
Bacak f/e:4+/5
ayak f/e:4+/5
Duyu Muayenesi: Sağ diz seviyesine kadar hipoestezi
DTR: Alt ekstremitede hipoaktif, üst ekstremitede normal
Serebellar testler: Bilateral becerikli
antar yanıtlar: F/F" şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, davacı vekiline müvekkilinin mesleğini bildirmesi için bir hafta süre verilmesine, verilen sürenin sonunda dosyanın yeniden ATK 'na gönderilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 22/09/2021 tarihli ATK raporunda özetle;" Dosyadaki mevcut tıbbi belgelere göre;
Çerkez kızı, 1988 doğumlu ... ...’in 30.09.2009 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ev hanımı olarak çalışan şahsın mesleğine en yakın grup (düz işçi) seçilmiş olup Grup 1 kabul olunarak:
Gr1 XIII ( 6Cbba……………….46)A%50
E cetveline göre: %43.0 (yüzdekırküçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın bir trafikçi ve bir aktüerya uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı ve davacının zararının tespiti noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup, 28/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle," Bu trafik kazasının meydana gelmesinde;
Önceden teknik olarak belirlenmiş ( KTK' nun 84/. Md. yoluyla, 3, 36, 46/a. 47/c,d, 52/b, 67/a. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Sürücü belgesi alma, Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç manevraları) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ... ...' in “%100 Oranında Asli ve Tamamen Kusurlu” olduğu;
Herhangi bir kural ihlali bilgisine rastlanmayan; Yaya kaldırımında bulunduğu esnada karşı yönden gelen araç tarafından çarpılmaya uğrayan davacı yaya ... ...' in kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olduğu;
Kaza tarihinde ... plakalı otomobil KZMS sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.” nin ise ( KTK'nun 91 Md. sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ... ...' in kusuru oranında ve sigorta kapsamında sorumlu olduğu;
Davacı tarafından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun ve teslim tarihinin 04.04.2018 olduğunun kabulü halinde sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 17.04.2018 olduğu,
30.09.2009 günlü trafik kazasında yaralanarak 9643 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılan ve geçici iş göremezlik süresi 6 ay olan davacı ... ... 'in kusurunun bulunmamasına ve sigorta şirketi tarafından 15.07.2014 tarihinde yapılan 79.638,00 TL ödemenin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunun kabulüyle, Yargıtay'ca öngörüldüğü biçimde Sigorta Şirketi ödemesi yasal faizler ölçüsünde “güncellenip” en son verilere göre hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminat tutarından indirildiğine göre geçici ve sürekli güç kaybı tazminatı
Geçici iş göremezlik yönünden: 3.055,26 TL
Sürekli iş göremezlik yönünden :921.677,95 TL olarak hesaplandığı,
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 150.000,00 - 79.638,00= 70.362,00 TL ile sınırlı olduğunu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, davacının yapılan ödemeden sonra artan maluliyet oranı ile meydana gelen zararının gelecek celse tarihindeki güncel asgari ücret dikkate alınarak tespiti hususunda aktüerya bilirkişisinden ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 03/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı tarafından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun ve teslim tarihinin 04.04.2018 olduğunun kabulü halinde sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 17.04.2018 olduğu,
30.09.2009 günlü trafik kazasında yaralanarak 22.09.2021 tarih ve 15321 sayılı ATK .... Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre %43.0 kazanma gücünden kaybetmiş sayılan ... ...'in %16 oranında maluliyet artışına (%43-%27 maluliyet oranına) ve kusurunun bulunmamasına iyileşme geçici ve sürekli güç kaybı tazminatı
Geçici iş göremezlik yönünden : 3.055,26 TL
Sürekli iş göremezlik yönünden :724.908,61 TL olarak hesaplandığı,
15.07.2014 tarihinde yapılan 79.638,00 TL ödemenin sürekli iş göremezlik tazminatına
ilişkin olduğunun kabulüyle, Yargıtay'ca öngörüldüğü biçimde Sigorta Şirketi ödemesi yasal faizler ölçüsünde “güncellenip” en son verilere göre hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminat tutarından indirildiğine göre geçici ve sürekli güç kaybı tazminatı
Geçici iş göremezlik yönünden : 3.055,26 TL
Sürekli iş göremezlik yönünden :583.905,71 TL olarak hesaplandığı,
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 150.000,00-79.638,00= 70.362,00 TL ile sınırlı olduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Davacı vekilinin 23/01/2024 tarihinde talep arttırım dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; 500,00-TL geçici ve 500,00-TL sürekli işgücü kaybı olarak maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusurlu olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen 27/10/2021 havale tarihli raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %43 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütala edilmiştir.
Alınan maluliyet raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle mahkememiz 19/01/2022 tarihli celsesinde dosyanın bir aktüerya ve 1 trafikçi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile, davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/03/2022 tarihli raporda meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının irdelenmesi yönünden yapılan değerlendirmede ; davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş ve bu kusur oranları dikkate alınarak davacının tazminat istemleri hususunda hesaplama yapılmıştır.
Mahkememizce tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 03/02/2023 tarihli ek raporda davacının talep edebileceği tazminat miktarı hesaplanırken güncel ve net asgari ücret verileri dikkate alınmış ve davacının 3.055,26-TL geçici işgöremezlik, 583.905,71-TL sürekli işgöremezlik tazminatı alacağının olduğu, davalı sigorta tarafından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti dikkate alındığında davalının ödeyebileceği bakiye tazminat miktarının 70.362,00-TL olduğu hesap edilmiş, rapor usul ve yasaya uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, davalı sigrta şirketi tarafından 15/07/2014 tarihinde davacıya 79.638,00-TL kısmi ödeme yapıldığı görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar ödeme yapıldığı gerekçesi ile huzurdaki davanın açılamayacağı ileri sürülmüş ayrıca zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; davalı tarafından davacıya %24 maluliyet oranı dikkate alınarak ödeme yapıldığı, davacının artan maluliyeti nedeniyle huzurdaki davada talepte bulunulduğu görülmüştür. Davacı, %24 daimi maluliyeti için ödeme alıp davalıyı ibra ettiğinden ibraname düzenleme tarihinden sonra tespit edilen artan maluliyet ibraname kapsamında değildir. Bu nedenle ibranın üzerinden 2 yıl geçtiği yönündeki davalı itirazının yerinde olmadığı gibi, olay tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğu anlaşıldığından davalının zamanaşımına ilişkin itirazın yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/5333 Esas ve 2018/210 Karar sayılı ilamı , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2021/2070 E., 2023/252K.). Emsal mahiyetteki Yargıtay 4. H.D. Nin 2021/23584 E., 2023/1525 K. Sayılı kararında "Ceza zamanaşımının tazminat davalarında uygulama yeri bulabilmesinin en önemli şartı, suç teşkil eden eylemle ilgili ceza zamanaşımı süresinin, tazminat alacağına ilişkin zamanaşımı süresinden daha uzun olmasıdır. Dolayısıyla, haksız fiil/suç mağduru bakımından 6098 sayılı ve 2918 sayılı Kanunlardaki 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerini kısaltacak şekilde bir yorum, kanunun getiriliş amacıyla bağdaşmaz. Öğrenmeden kasıt, zararın ve tazminat sorumlusunun öğrenilmesidir. Öğrenebilecek durumda olmak zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için yeterli değildir. Zarar ve sorumludan hangisi daha sonra öğrenilirse zamanaşımı son öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar.
Ceza zamanaşımı süresi, 2 yıllık zamanaşımı süresinden uzun, 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa ise ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık süreye bir etkisi olmayacaktır. Burada zarar gören, zarar ve sorumlu kişiyi ne zaman öğrenmiş olursa olsun ceza zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açabilecek, ancak on yıllık süre dolmamışsa, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açma hakkı korunacaktır. Örneğin, ceza zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu bir olayda, zarar gören, zarar ve sorumlu kişiyi yedi yıl sonra öğrenmişse iki yıl içinde, dokuz yıl sonra öğrenmişse bir yıl içinde tazminat davası açmak zorundadır." şekilde değerlendirme yapıldığı görülmüş, somut olayda da davacı artan şikayetleri üzerine ... Engelli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporla maluliyetin %50 olarak belirlendiğini belirtmiş, bu raporun tarihine bakıldığında rapor tarihinin 24/11/2017 olduğu bu hali ile emsal yüksek mahkeme ilamı da dikkate alınarak davanın öğrenmeden itibaren 2 yıllık süre içerisinde ve kaza tarihinden itibaren de 10 yıllık süre içinde açıldığı görülmüş, bu nedenlerle zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle; davacının geçici ve artan sürekli olarak maluliyetinin bulunduğunun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile sabit olduğu, dosyaya sunulan ATK raporunda belirtilen maluliyet oranı ve iyileşme süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının 3.055,26-TL geçici işgöremezilik tazminatı alacağına, bakiye 70.362,00-TL sürekli işgöremezlik tazminatı alacağına hak kazandığı anlaşılmakla davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesi ile de bu tutarların talep edildiği görülmekle açılan davanın kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olması gerektiği şeklindeki düzenlemesi bulunduğu, davacının davalıya başvurusunda dava dilekçesi ekindeki belgelerde başvurunun teslim tarihinin 04/04/2018 olarak belirtildiği bu hali ile temerrütün 17/04/2018 tarihinde oluştuğu değerlendirilmekle davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile alınmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davanın KABULÜ ile, 3.055,26-TL geçici iş göremezlik ve 67.306,74-TL sürekli işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 70.362,00-TL nin 17/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 4.806,43 TL harçtan peşin alınan 1.237,90 TL harcın ( 35,90 TL dava açılırken + 1.202,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 3.568,53 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3- Davacı tarafından yatırılan 1.237,90 TL harcın ( 35,90 TL dava açılırken + 1.202,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yapılan 454,96 TL müzekkere ve tebligat gideri, 820,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti ile 41,10 TL ilk masraf (35,90 TL başvurma harcı+ 5,20 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 3.716,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatldı. 08/05/2024
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)