T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/630
KARAR NO:2019/850
DAVA : İtirazın İptali
(Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/07/2018
KARAR TARİHİ : 16/10/2019
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirkete ait ... no ile kayıtlı sözleşmesiz elektrik kullanıcısı olduğunu, 9.11.2004, 13.12.2004, 11.3.2005, 26.9.2008, 31,10.2008, 21.11.2008, 21.11.2008 ve 24.12.2008 tarihinde hakkında kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinden tutanak tutulduğunu, bu tutanağa istinaden tahakkuk eden bedeli ödemediğini bu nedenle davalıya son ödeme süresi geçen kaçak tahakkukun tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun 12.3.2018 tarihli dilekçe ile takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının icra dosyasına yapytığı haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak % 16.80 yıllık, 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, gecikme faizi tutarına işleyecek % 18 KDV ile birlikte takibin devamına, % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinni davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli olmayan mahkememizde açıldığını, müvekkilinin gerçek kişi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin de ticari bir alışverişe dayanmayan bir ilişki olduğundan, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekmektiğini, davanın görev yönünden reddine karar verilmesini, müvekkilinin adresinin Başakşehir ilçesinde bulunduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesine göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmüne havi olduğunu, müvekkili firmanın adresi...ilçesinde olduğu için müvekkili aleyhine açılan davalarda genel yetkili mahkemelerin Küçükçekmece Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, davanın mesnedi olan icra takibine her ne kadar yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, "itirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkemenin belirleneceğini, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmeyeceğini, " (19. HD 14.04.1992 846/1304, )" davanın öncelikle esasa girilmeksizin yetki yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili aleyhine "kaçak elektrik kullanma suçu" nedeni ile Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, açılan davada yapılan bilirkişi tespiti ile adreste kullanılan elektrik bedelinin ne kadar olduğunun tespit edildiğini ve tespit edilen bu bedelin müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının alacağının likit ve muayyen olmadığını, davacı yanın alacaklı olduğunu iddia ettiği bedel likit ve muayyen bir alacak olmadığından, müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın işletilmesi talep edilen faiz ile oranına da itiraz ettiklerini, davacı tarafça açılan iş bu dava haksız ve mesnetsiz olup, kötü niyete dayandığını, davacı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak yapılan icra takibinden ve işbu davadan dolayı %20’den aşağı olmamak kaydı ile davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, elektrik abonesi olan davacıdan kaçak elektrik bedeli 3,899,11-TL, 7.508,42-TL gecikmiş gün faizi, 1.351,51- TL faizin KDV si olmak üzere toplam 12.759,04-TL nin tahsili için başlatılan icra takibine karşı, davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir.
HMK 114/c maddesi gereğince, görev dava şartıdır. HMK 115. Maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Ticari davaların neler olduğu esas itibariyle TTK 4 maddesinde düzenlenmiş olup, TTK nın 4. Maddesinin 1.Fıkrasının 1-6 . Bentlerinde belirtilen davalar ile diğer bazı kanunlarda belirtilen davalar mutlak ticari dava mahiyetindedir. Aynı maddenin 1. fıkrasında " Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları " nisbi ticari dava olarak belirlenmiştir.
Davacı taraf ticari şirket olup, davalı taraf ise şahıstır. ... Odaları Birliği ve... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazılarından davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle taraflar arasındaki dava nisbi ticari dava değildir, ayrıca Ticaret Kanununda sayılan mutlak ticari dava da olmadığından görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-HMK 6100 Sayılı 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE
2-İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespitine,
3-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi uyarınca görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde davacı tarafın müracatı halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi uyarınca görevsizlik kararı kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde davacı tarafın müracat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağına,
5-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır