T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/308 Esas
KARAR NO:2025/195
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/05/2019
KARAR TARİHİ:19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ülke çapında 350 bayisi bulunan ve LPG sektörünün muteber bir üyesi olduğunu, müvekkili ile davalıların kurmuş olduğu adi ortalık arasında 07.11.2017 tarihinde Direkt Satış LPG ve Tüplü Tesisat Teslim Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu ve sözleşme ile davalının kullanacağı tüm dökme LPG'yi müvekkili şirketten almaya başlamış olduğunu, Davalıların/borçluların, sözleşme hükümlerine göre ödeme yükümlülüklerini aksatmış olduklarını, düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeniyle temerrüde düştüklerini, müvekkili tarafından uyarılmasına rağmen ödeme yapılmamış olması nedeniyle davalı/borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası takip başlatılmış olduğunu, davalı/borçluların yetkiye, borca ve fer'ilere itirazı nedeniyle takibin durduğunu, dava açılmadan önce dava şartı arabulucuya başvurulduğunu ancak sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlunun haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazı ile müvekkili alacağını geciktirme gayreti içinde olduğunu beyanla; Davalı/borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesini kabul etmediklerini, davalı müvekkilinin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde; "Davacının, davalıların kurmuş olduğu adi ortaklık ile 07/11/2017 Tarihinde Direk Satış LPG ve Tüplü Tesisat teslim sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalının kullanacağı tüm dökme LPG'yi davacıdan satın almaya başladığını, sözleşmeye göre davacı tarafından düzenlenen faturaların ödenmediğini ve temerrüde düşüldüğünü...." iddia edilerek müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatmış olduğunu, takibe itirazları üzerine takibin durduğunu ve davacının iş bu İtirazın İptali davasını açmış olduğunu, dava dilekçesinde iddiaları destekleyici kanıtların belirtilmemesi ve sunulmaması nedeniyle eksik olmakla birlikte HMK m.119. uyarınca davacı vakıalarının genel ve geçer olmadığını, açık ve algılanabilir bir şekilde ortaya konulması, ispata elverişli olarak somutlaştırması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 14/01/2021 tarihli celsesinde tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek bir mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup 28/01/2025 tarihli ara karar ile önceki celseki işbu ara karardan rücu edilerek davalı şirketlerin merkezlerinin ... olması nedeniyle ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak ; davalı şirketlerin ticari defterlerinde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek bir mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Talimat mahkemesince alınan 06/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Yukarıda inceleme ve değerlendirme bölümünde tüm detayları ile arz ve izah edildiği üzere; takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla; Taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayalı olarak sürdürülmüş ticari ilişki nedeniyle davalı İş Ortaklığının 12.03.2018 tarihi itibariyle davacı şirkette 74.742,12 TL borçlu gözüktüğü.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 04/03/2022 tarihli celsesinde dosyanın bir mali müşavir, bir sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile .... ATM vasıtasıyla alınan bilirkişi raporu da göz önünde tutularak ve tarafların rapora karşı itirazları da değerlendirilmek suretiyle belirlenen uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup 29/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davalının 2017,2018,2019 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının 2020 yılına ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı,
2- Davacı tarafça düzenlenen ve ayrıntıları raporumuzda yer alan faturalardan, mal ve hizmet alımı içerikli olanlarının tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, vade farkı içerikli olanlarının ise kayıtlara alınmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği,
3- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan alacak miktarı 117.171,64 TL olarak hesap edildiği,
Yolunda kanaate varıldığı, mevcut tespitin değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, saygı ile arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 09/09/2022 tarihli celsesinde dosyanın bilirkişiye tevdii ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek 07/11/2017 tarihli sözleşme kapsamında tarafların birbiriyle örtüşen ve örtüşmeyen kayıtları tespit edilerek örtüşmeyen ticari kayıtlar yönünden faturalara konu mal veya hizmetlerin verilmiş olup olmadığı da tespit edilerek davacı alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 02/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan ve davalı firma nezdinde bulunan alacak miktarı 117.171,64 TL olarak hesap edildiği, bu alacak miktarının içinde dava dosyasına 2 adet (10.000 + 9.798) =19.798,00 TL ödemenin de dahil olduğu, sayın Mahkemenin eğer taraflar arasında yapıldığı belirlenen protokolün geçerliliği konusunda görüşü oluşmuş ise yapılan bu ödemenin diğer dosyalar kapsamında olmasında ötürü, cari hesap alacağına 19.798,00 TL nin eklenmesi gerektiği, eklendiğinde rakam ise 136.970,04 TL olarak hesap edildiği,
2- Raporda dava konusu olmayan fatura bedelleri hesaplamalara dahil edilmediği, dosyada ilgisi olmayan faturalar ayrıldığı ve hesaba dahil edilmediği, buna ilişkin tespitler ve değerlendirmeler KÖK raporumuzun 6. ve 7. Sayfalarında izah edildiği,
3- Davacı tarafın, ödenmeyen faturalara ilişkin vade farkı faturaları işletmesinin sözleşmeye göre uygulandığı, bu faturaların davalı taraf ticari defterlerinde kayıt edilmediğinin bir önceki bilirkişi raporuyla belirlendiği,
4- Taraflar arasında sözleşmeye göre düzenlenen ve 2017 yılındaki 3 adet ve toplamı 34.536,90 TL lik faturaların bir önceki bilirkişiden yasal defterlere kayıt edilip edilmediği, mal ve hizmet teslim alınıp alınmadığı noktasında yeniden bir rapor alınmasına yönelik takdir hakkı sayın Mahkemede olduğu,
5- Davacı tarafından ... ... 1. BÖLGE ADİ ORTAKLIĞI’na düzenlenen fatura toplamının 2017 ve 2018 yılında toplam 359.767,04 TL olduğu, bu faturalardan raporumuzun III. Bölümünde ayrıntıları verilen 6 adet vade farkı ve 2017 yılında düzenlenen 3 adet mal ve hizmet teslim faturalarının ticari kayıtlarla uyuşmadığı/örtüşmediği, uyuşmayan/örtüşmeyen bu faturaların toplamının 62.228,91 TL olduğu, ödeme noktasında örtüşmeyen tutarlar ise taraflar arasındaki protokolün varlığına ve geçerliliğine göre durum değişeceği, eğer bu protokol geçerli olduğu noktasında görüş hakim ise yapılan ödeme 222.797,00 TL (cari hesap borcu 136.970,04 ) olduğu, protokol geçerli olmadığı noktasında görüş hakim ise yapılan ödeme KÖK raporda belirttiğimiz rakam olan 242.595,40 TL (cari hesap borcu 117.171,64 ) olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 12/05/2023 tarihli celsesinde ... ATM'ye talimat yazılarak; - 28/11/2017 tarih ... nolu 10.860,50 TL bedelli, -27/12/2017 tarih ... nolu 10.643,29 TL bedelli, -30/12/2017 tarih ... nolu 13.032,59 TL bedelli, 3 adet faturanın davalı ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti noktasında daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiş olup talimat yoluyla alınan 14/08/2023 tarihli ek raporda özetle: "Faturaların davalı iş ortaklığı ticari defter ve kayıtlarında olmadığı, ayrıca 2017 yılında davacı yan ile herhangi bir ticari ilişkisinin de mevcut olmadığı bildirilmiş olup, bu hususa ilişkin Davalı İş Ortaklığı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... tarafından; “…... İnşaat Taahhüt Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi - ... Taahhüt İnşaat Maden Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı’nın 2017 yılı ticari defter ve kayıtlarında ... Anonim Şirketi’ne ait hiçbir ticari defter ve kaydımız yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu hususa ilişkin beyan yazısı rapor ekinde sunulmuştur.Yukarıda inceleme ve değerlendirme bölümünde tüm detayları ile arz ve izah edildiği üzere; takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla; Davalı İş Ortaklığının 2017 yılı ticari defter ve kayıtlarında davacı ... Anonim Şirketi ile ilgili herhangi bir muhasebe işlemi ve/veya cari hesap kaydı olmadığı," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 27/03/2024 tarihli celsesinde daha önce rapor tanzim etmiş olan bilirkişi heyetine tevdi ile; dosya arasına alınmış olan talimat ek raporu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin .... ATM dosyası, dosya arasına celbedilen BA-BS formları, tarafların kök ve ek rapora itirazları birlikte değerlendirilerek ve davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporundaki hususular da bir bütün halinde yorumlanarak hesaplama yapılmasının ve davalının yaptığı ödemelerin mahsubu yapılırken ... dosyası da dikkate alınarak ve değerlendirilerek inceleme yapılmasının ve davacının itirazın iptaline konu icra dosyasında takip tarihi itibari ile ve güncel durumda (mahsubu gereken ödeme olması halinde) ne tutarda alacaklı olduğunun tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup 22/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: " Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
Yukarıda yer alan tespitlere istinaden ikili bir hesaplama yapılması gerektiği buna göre Sayın Mahkemenin;
1-Davacı tarafından düzenlenen 2017 yılı faturalarının ve de Vade Farkı faturalarının davalı tarafa ulaşıp ulaşmadığı noktasında dosyada tebliğ edildiğine yönelik mail, watsap yazışması veya harici başka bir donenin mevcut olmadığı, bu haliyle bu faturaların tebliğ edilmediği varsayımıyla alacak bakiyesinin;
297.539,12 TL olduğu, yapılan ödemelerin ise (75.000 + 147.797=) 222.797 TL olduğu mahsup yapıldığında bakiye alacağın 297.539,12 – 222.797 =74.742,12 TL olduğu,
2- Davacı tarafından düzenlenen 2017 yılı faturalarının ve de Vade Farkı faturalarının davalı tarafa ulaştığı ve bilgisi dahilinde olduğu varsayımıyla alacak bakiyesinin;
2018 faturaları : 297.539,12 TL
2017’den gelen faturalar : 34.536,38 TL
Vade farkı faturaları : 27.692,53 TL
Toplam : 359.768,03 TL olduğu, yıl içinde çek ile yapılan ödemelerin ise (75.000+147.797=) 222.797 TL olduğu mahsup yapıldığında bakiye alacağın 359.768,03 – 222.797 = 136.971,03 TL olduğu, " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Davanın satım sözleşmesininden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davacı ile davalıların kurmuş olduğu adi ortalık arasında ,07/11/2017 tarihinde Direkt Satış LPG ve Tüplü Tesisat Teslim Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye binaen davalının, kullanacağı tüm dökme LPG'yi davacıdan satın almaya başladığını, davalıların, davacı Şirket ile akdedilen sözleşme çerçevesinde ödeme yükümlülüklerini aksattığını, düzenlenen faturaları ödemediğinden temerrüde düştüklerini, alacağın tahsili için başlatılan takibe de itiraz edildiğini belirtmekle itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davalılar davaya cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafça her ne kadar hem icra dairesinin hem de mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; TBK 89. Maddesi gereğince görülebilecek borç niteliğinde olan borçlarda ödeme zamanındaki alacaklının ikametgah mahkemesi de yetkili olduğundan ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkeme ve icra daireleri yetkili kılındığından yetki itirazının reddine karar verilmiş ve davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce taraflara defter ve belgelerini sunmaları için süre verilmiş akabinde taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır.
Davalının defterlerinin yargı çevremiz dışıda olduğu görüldüğünden mahal mahkemesine talimat yazılmış, dosyaya sunulan 15/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda; "Taraflar arasında yazılı sözleşmeye dayalı olarak sürdürülmüş ticari ilişki nedeniyle davalı İş Ortaklığının 12.03.2018 tarihi itibariyle davacı şirkette 74.742,12 TL borçlu gözüktüğü" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Talimat dosyasında alınan bilirkişi raporu dosyaya kazandırıldıktan sonra mahkememizce dosyanın bir mali müşavir, bir sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile .... ATM vasıtasıyla alınan bilirkişi raporu da göz önünde tutularak ve tarafların rapora karşı itirazları da değerlendirilmek suretiyle belirlenen uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş ve 29/04/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. Raporda; " Mahkemenize ait olmak üzere:
1- 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davalının 2017,2018,2019 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür.
HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının 2020 yılına ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı,
2- Davacı tarafça düzenlenen ve ayrıntıları raporumuzda yer alan faturalardan, mal ve hizmet alımı içerikli olanlarının tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, vade farkı içerikli olanlarının ise kayıtlara alınmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği,
3- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan alacak miktarı 117.171,64 TL olarak hesap edildiği, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tarafların rapora itirazları değerlendirilmek üzere dosyanın bilirkişiye tevdii ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek 07/11/2017 tarihli sözleşme kapsamında tarafların birbiriyle örtüşen ve örtüşmeyen kayıtları tespit edilerek örtüşmeyen ticari kayıtlar yönünden faturalara konu mal veya hizmetlerin verilmiş olup olmadığı da tespit edilerek davacı alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 02/11/2022 tarihli ek raporda " 1- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan ve davalı firma nezdinde bulunan alacak miktarı 117.171,64 TL olarak hesap edildiği, bu alacak miktarının içinde dava dosyasına 2 adet (10.000 + 9.798) =19.798,00 TL ödemenin de dahil olduğu, sayın Mahkemenin eğer taraflar arasında yapıldığı belirlenen protokolün geçerliliği konusunda görüşü oluşmuş ise yapılan bu ödemenin diğer dosyalar kapsamında olmasında ötürü, cari hesap alacağına 19.798,00 TL nin eklenmesi gerektiği, eklendiğinde rakam ise 136.970,04 TL olarak hesap edildiği, " değerlendirilmiştir.
Ayrıca taraflar arasında görülmekte olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasına müzekekre yazılarak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun dosyamız arasına gönderilmesi istenmiş, yine talimat dosyasında rapor hazırlana bilirkişiden takibe konu edilen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda ek rapor düzenlemesi istenilmiştir.
Talimat ek raporu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında alınan rapor ve mahkememizce alınan kök rapor dosyaya kazandırıldıktan sonra dosyanın daha önce rapor tanzim etmiş olan bilirkişi heyetine tevdi ile; dosya arasına alınmış olan talimat ek raporu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin .... ATM dosyası, dosya arasına celbedilen BA-BS formları, tarafların kök ve ek rapora itirazları birlikte değerlendirilerek ve davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporundaki hususular da bir bütün halinde yorumlanarak hesaplama yapılmasının ve davalının yaptığı ödemelerin mahsubu yapılırken ... dosyası da dikkate alınarak ve değerlendirilerek inceleme yapılmasının ve davacının itirazın iptaline konu icra dosyasında takip tarihi itibari ile ve güncel durumda (mahsubu gereken ödeme olması halinde) ne tutarda alacaklı olduğunun tespitinin istenilmesine karar verilmiş ve 22/08/2024 tarihli rapor dosyaya kazandırılmıştır.
Raporda " 1-Davacı tarafından düzenlenen 2017 yılı faturalarının ve de Vade Farkı faturalarının davalı tarafa ulaşıp ulaşmadığı noktasında dosyada tebliğ edildiğine yönelik mail, watsap yazışması veya harici başka bir donenin mevcut olmadığı, bu haliyle bu faturaların tebliğ edilmediği varsayımıyla alacak bakiyesinin; 297.539,12 TL olduğu, yapılan ödemelerin ise (75.000 + 147.797=) 222.797 TL olduğu mahsup yapıldığında bakiye alacağın 297.539,12 – 222.797 =74.742,12 TL olduğu,
2- Davacı tarafından düzenlenen 2017 yılı faturalarının ve de Vade Farkı faturalarının davalı tarafa ulaştığı ve bilgisi dahilinde olduğu varsayımıyla alacak bakiyesinin;
2018 faturaları : 297.539,12 TL
2017’den gelen faturalar : 34.536,38 TL
Vade farkı faturaları : 27.692,53 TL
Toplam : 359.768,03 TL olduğu, yıl içinde çek ile yapılan ödemelerin ise (75.000 + 147.797=) 222.797 TL olduğu mahsup yapıldığında bakiye alacağın 359.768,03 – 222.797 = 136.971,03 TL olduğu" kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davacı ile davalıların kurmuş olduğu adi ortalık arasında ,07/11/2017 tarihinde Direkt Satış LPG ve Tüplü Tesisat Teslim Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye binaen davalının, kullanacağı tüm dökme LPG'yi davacıdan satın almaya başladığını, davalıların, davacı şirket ile akdedilen sözleşme çerçevesinde ödeme yükümlülüklerini aksattığını, düzenlenen faturaları ödemediğinden temerrüde düştüklerini, alacağın tahsili için başlatılan takibe de itiraz edildiğini belirtmiş, mahkememizce iddia ve savunmaların değerlendirilmesi için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmış ve rapor ve ek raporlar alınmıştır.
Davacının, ... ... İnş. ... Adi Ort. Ve ... ... 1. Bölge İş Ortaklığı olmak üzere 2 farklı ortaklıkla ticari ilişkide bulunduğu, davaların oluşturduğu ortaklığın ... ... 1. Bölge İş Ortaklığı olduğu ve bu ortaklık ile davacı arasında düzenlenen ve ödenmediği iddia edilen fatura alacaklarının huzurdaki davanın konusu olduğunun anlaşıldığı, nitekim bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafça huzurdaki davaya konu icra takibinin de bu ortaklığı oluşturan şirketlere ilişkin olarak başlatıldığı, davamızda itirazın iptali konusu yapılan icra dosyasının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyası olduğu, davacı tarafından ... ... 1. Bölge İş Ortaklığını oluşturan davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada ise .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasına ilişkin itirazın iptali istekli olarak yargılama yürütüldüğü, bu dosyada ise ... ... İnş. ... Adi Ort. Lığını oluşturan ... İnş, ... İnşaat ve ... İnş. hakkında icra takibi başlatıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 01/06/2021 tarihli karar ile dava konusu borcun ödendiği gerekçesi ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğu fatura toplam tutarının 359.767,04-TL olduğu, davalının defter ve kayıtlarına göre ise davalının borçlu olduğu toplam fatura tutarının 297.539,12-TL olduğu, davacı ve davalı defterleri arasında 62.227,92-TL fark bulunduğu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile bu farkın 27.692,53-TL sinin vade farkına, 34.535,39-TL sinin ise 2017 yılından gelen faturalardan kaynaklandığı, davalının defterlerinde davacıya 222.797,00-TL ödeme yapıldığının görüldüğü, davalının defterlerine göre borçlu olunan toplam fatura tutarı olan 297.539,12-TL tatarında miktar ile (2018 ve sonrası faturaları) 27.692,53-TL tutarındaki vade farkı faturaları toplandığında davalının toplam fatura borcunun 325.231,65-TL olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafça her ne kadar 2017 yılından gelen toplamda 34.535,39-TL lik fatura alacağının da alacak hesabına dahil edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, bu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının bu faturalara ilişkin olarak mal ve hizmet verdiğinin ispatlayamadığı, faturanın yalnızca davacının defterinde kayıtlı olup davalı defterlerinde buna ilişkin kayıt da bulunmadığı gözetildiğinde bu kısma ilişkin alacak iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, bu hali ile davalı iş ortaklığının toplam fatura borcunun 325.231,65-TL olduğu ve bu miktarın 222.797,00-TL sinin ödendiği netice olarak bakiye ödenmemiş 102.434,65-TL alacağın kaldığı anlaşılmış ve davanın bu miktar üzerinden kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, alacak fatura alacağına dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı istemi de kabul edilmiştir, davacının reddedilen kısım yönünden kötüniyetli takip başlattığına ilişkin delil bulunmadığından, davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiştir. Davalı taraf her ne kadar davalı tarafından davacı tarafa yapılan ödemelerden 12/12/2018 tarihli 10.000,00 TL lik ödeme ile 07/01/2019 tarihli 9.798,40 TL lik ödemenin dava konusu ... işine değil de taraflar arasında kain bir başka iş olan ... ... işine ve sulh protokolüne istinaden yapıldığı gerekçesi ile bu tutarların asıl borçtan düşümü yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; gerek ticari defter kayıtlarından gerekse dosya arasına alınan .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası içeriğinden anlaşılacağı üzere davalı tarafça yapılan bu ödemelerin mahkememiz dosyasında yargılamaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından değil, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında yargılamaya konu olan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasından mahsubu yapıldığı anlaşıldığından, davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 102.434,65-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE,
2-) Asıl alacağın %20 sine denk gelen 20.486,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-) Davalıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
4 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 6.997,31 TL harçtan peşin alınan 2.206,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.790,51 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına.
5- Davacı tarafından yatırılan 2.206,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 26.787,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
8- Davacı tarafça yapılan 50,80 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 1.147,70 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.698,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 4.517,21 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
10 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 273,63 TL'sinin davacıdan, 1.046,37 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ...
Hakim ...