T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/18 Esas
KARAR NO : 2024/797
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/01/2020
KARAR TARİHİ : 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinde sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'ın sevk ve idaresinde iken 08/10/2019 tarihinde asli ve tam kusurlu olarak müvekkilinin sevk ve idaresinde ki 35 TS 665 plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını, kazadan sonra müvekkilinin uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, davalı ... şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek müvekkili için şimdilik 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce gerekli tüm belgeler ile başvuruda bulunulmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, bu yüzden davanın usulden reddinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olduğunu, dava açılmasından hukuki bir yarar bulunulmadığını, mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketine eksik belge ile başvurulması sebebiyle vade gelmediğinden tümerrüde düşmediğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 21/04/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 27/09/2021 tarihli ATK raporunda özetle;" Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 23/04/1968 doğumlu, ...’nun 08/10/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2(iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 17/06/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 27/02/2023 tarihli ATK raporunda özetle;" A- Mahkemenizin 20/06/2022 tarih 2020/... Esas nolu yazısında değerlendirilmesi istenen Davacı vekilinin 08/11/2021 tarihli dilekçesinde özetle Kişinin Kurulumuzca muayene edilerek rapor düzenlenmesi talep edildiği, Kurulumuzun 12/08/2022 tarih ... sayılı müzekkeresi ile 26 EKİM 2022 ÇARŞAMBA gününe randevu verildiği ancak Kişi başvurmadığından muayenesi yapılamadığı,
B- Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 23/04/1968 doğumlu, ...’nun 08/10/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2(iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasında 02/08/2024 tarihli muhtırası ile davacı vekili müvekkilinin ne işle meşgul olduğu hususunda bilgi ve belgelerini dosyaya sunmak üzere 2 hafta süre verildiği davacı vekilinin 27/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkilinin serbest meslek ile uğraştığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; 08/10/2019 tarihinde , dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının kullanımındaki araç ile çarpışması neticesinde davacının yaralandığı, davacının geçici ve sürekli maluliyetinin bulunduğunu iddia etmiş ve zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında davacı asilin kaza tarihi ve sonrasına ilişkin tüm hastane kayıtları, tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan rapor tanzimi istenilmiş olup 20/10/2021 tarihinde mahkememize gönderilmiş olan ATK raporunda özetle; " Mevcut belgelere göre;
... ve ... oğlu, 23/04/1968 doğumlu, ...’nun 08/10/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
ATK raporuna yapılan itirazlar üzerine mahkememizce dosyanın ATK ya gönderilerek davacı vekilinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle davalının maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre tespiti ile ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, ATK tarafından hazırlanan 17/03/2023 tarihli ek raporda " Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 23/04/1968 doğumlu, ...’nun 08/10/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2(iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya arasına alınan ATK kök ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan mahkememizce tarafların rapora itirazlarının reddine karar verilmiş, ayrıca SGK ya müzekkere yazılarak davacının kaza tarihi 08/10/2019 tarihinde ne tutarda maaş aldığını gösterir (net ücret) kayıtların dosyamız arasına gönderilmesi istenilmiş, ilgili evraklar celbedilmiştir.
Dosya arasına alınan SGK kayıtları incelendiğinde davacının kaza tarihinde yaşlılık aylığı aldığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının yaralanmasına ilişkin olarak meydana gelen kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, dosya kapsamında alınan ATK raporu ile davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı bu nedenle davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği kanaatine varıldığı, ilgili ATK raporu içeriğinde davacının iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği bu hali ile davacının 2 aylık geçici işgöremezlik durumunun bulunduğu ancak dosya arasına celbedilen SGK kayıtları incelendiğinde davacının kaza tarihinde yaşlılık aylığı aldığı, kazadan sonraki iki aylık geçici işgöremezlik döneminde de aynı aylığın kendisine ödenmeye devam ettiğinin SGK kayıtları ile sabit olduğu, davacının bu dönemde başka bir işte daha çalıştığına ilişkin dosyaya bir kanıt da sunulamadığı, bu hususa ilişkin olarak dosyamız ile emsal mahiyetteki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/980 E., 2024/ 242 K. Sayılı kararında " İstinafa gelen tarafın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden istinaf nedeninin incelenmesinde; davacı Şükrü Yıldız'ın kaza tarihinde pasif dönemde olduğuna ve kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığına (bu konuda davacı tarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceği; bu nedenle davacı Şükrü Yıldız için geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. (Yargıtay 4 HD 24.03.2022 tarihli 2021/12882 E. 2022/5836 K. sayılı ilamı) " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmekle, davacının yukarıda açıklanan nedenler ve emsal yüksek mahkeme içtihadı da değerlendirilerek geçici işgöremezlik tazminatı talebinde bulunamayacağı değerlendirilmekle, açıklanan nedenlerle usul ekonomisi gereği aktüerya raporu alınmaksızın talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
6-)Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza