T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/575 Esas
KARAR NO :2025/368
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:21/10/2020
KARAR TARİHİ :15/05/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde , müvekkili şirketin 2003 yılında kurulduğunu ve ... Grup bünyesinde faaliyet gösterdiğini, iştigal alanının bilgi teknolojileri endüstrisinde dağıtımını üstlendiği ürün ve servisler olduğunu, davalının ise bilgi teknolojileri alanında 1986 yılından bu yana hisseleri ... borsasında işlem gören ... ... şirketinin hissedarı olduğu İstanbul'da mukim bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 2010 yılında ... markasının ürün portföyündeki tüm ürünlerin katma değerli distribitörlüğünü üstlendiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında en son 31/10/2018 yürürlük tarihli ve 3 yıl süreli bir ... Katma Değer Distribitörü Anlaşması imzalandığını, iş bu dava ile davalının dürüstlük kurallarına aykırı haksız fesih işlemi sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararların tazminin talep edildiğini, davalı tarafından 10/05/2019 ve 03/06/2019 tarihli ihtarnamelerde müvekkili hakkında soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin kurullara ve sözleşmelere aykırı davrandığını, müvekkilinin yükümlülüklerini ihlal ettiği gibi genel ve soyut ifadeler kullanmak sureti ile sanki müvekkili şirketin ...'nin talimatı ve direktifi dışında bir işlem yapılmış izlenimi uyandırılarak fesih için haklı sebep oluşturacak bilgi ve belgeler mevcutmuş gibi tablo yaratılarak 13/09/2019 tarihli fesih bildiriminde 30 gün ihbar önelli bir fesih yoluna gidildiğini, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre salt sözleşme ile tanınan bir ihbar önelli fesih imkanı bulunmasına , fesih hakkının hukuka uygun kullanıldığı manasına gelmeyeceği, TMK 2.maddesine göre herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uygun davranması gerektiğini, davalının sözleşme ile kendisine tanınan fesih hakkını da dürüstlük kurallarına uygun kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, Katma Değer Distribitörü Anlaşmasının yürürlüğe girmesinden sadece 6 ay sonra davalı tarafından müvekkili şirkete elektronik posta yolu ile 10/05/2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, bilgi talebi ve hakların bildirimi konulu bu ihtarname ile özetle ; ... tarafından bir şirket soruşturması yürütüldüğünü, soruşturma kapsamında katma değerli distribitörlerin (bu arada müvekkilinin) ... iş ortağı davranış ve iş etniği kuralları (iş ortağı kuralları) ve ... Anlaşması ve ilgili distribitörlük anlaşmaları ve eklerine uyumlu davranıp davranmadığının araştırıldığını, araştırmalar neticesinde müvekkili şirketin "ifşa edilmemiş ve onaylanmamış amaçlar için ilave marjın yaratarak fon ayırmış olabileceği ... işlemleri ile ilişkili muhtelif sorunların " tespit edildiğini, bahsi geçen hususların çözüme kavuşmasına kadar ...'n sözleşmesel yükümlülüklerini askıya almak ve 01/06/2019 tarihi itibari ile müvekkili şirket tarafından veya adına davalıya yöneltilecek olan siparişlerin kabul etmemek ve iş ilişkisini devam ettirmeme haklarının saklı tutulduğu ifade edilerek soruşturmaya esas olmak üzere bir takım döküman ve bilgilerin en geç 24/05/2019 tarihine kadar ...'a iletilmesi hususunun ihtar edildiğini, verilen süre içerisinde ilgili belgelerin davalı tarafa teslim edildiğini, "ifşa edilmemiş ve onaylanmamış amaçlar için ilave marjın yaratarak fon ayırmış olabileceği ... işlemleri ile ilişkili muhtelif sorunlar" ile neyin kast edildiğinin ne 01/05/2019 ne de daha sonraki ihtarnamelerde açık bir şekilde izah edilmediğini, detaylı açıklama yapılmaktan kaçınıldığını, davalı tarafça 03/06/2019 tarihinde e posta yolu ile ikinci bir ihtarname daha gönderildiğini, "siparişler hakkında bildirim" konulu bu bildirimde özetle ; müvekkili şirketin ... iş aktiviteleri uygulamalarının incelenmesine devam edildiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisine gölge düşürecek mahiyette sözleşme yükümlüklerinin ihlal edilip edilmediği konusunda ciddi endişelerin doğduğunu, bahsi geçen hususların tamamının çözümlenmesine kadar 01/06/2019 tarihi itibari ile ...'nin müvekkili tarafından gönderilen hiçbir siparişi kabul etmeyeceği hususunun iletildiğini, müvekkilinin distribitörlük ilişkisine başından beri ... ekibinin talimatı dışında tek bir işlem dahi gerçekleştirmediğini, davalı tarafından kendisine gönderilen ihtarnamelere karşılık olarak cevaben 17/06/2019 tarihli cevabi ihtarname keşide edildiğini, cevabi ihtarnamede ; somut neden belirtilmeden sözleşmenin fiilen askıya alındığını, üreticilerin talimatı dışında hareket edilmesinin söz konusu olmadığının, tüm işlemlerin talimatlara uygun ve şeffaflık içinde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sözleşme ilişkisinin devam etmesinin talep edildiğinin bildirildiğini ancak davalı tarafça 13/09/2019 tarihinde e posta ile üçüncü bir ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamede ; "31/10/2018 yürürlük tarihli ... Parter Network Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nın ve ... Küresel Anlaşması'nın fesih edildiği"nin bildirildiğini, bu ihtarnamede ayrıca ... tarafından yürütülen incelemelerde edinilen bulgular neticesinde davalının müvekkili ile iş ilişkisini sürdüremeyeceğinin anlaşıldığını, taraflar arasında yürürlükte bulunan ... Küresel Anlaşması'nın, süre - fesih ve yenileme başlıklı L maddesinde "bu anlaşma diğer tarafa 30 gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak sureti ile herhangi bir zamanda ve herhangi bir sebeple taraflardan herhangi biriyle fesih edilebilir " maddesi gereğince fesih edildiğini, 31/10/2018 tarihli Katma Değer Distribitörü anlaşmasının anlaşmanın süresi ve sona ermesi başlıklı L maddesinde "... , ... Anlaşma'mızı ve ... Üyeliğimizi sona erdirirse , bu anlaşma da aynı tarihte kendiliğinden sona erecektir" yönünde bir düzenleme bulunduğu bu doğrultu da ... Küresel Anlaşması'nın sona ermesi ile beraber Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nın da sona ermiş olacağının ifade edildiğini, böylelikle Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nın haksız bir şekilde fesih edildiğini, fesih ihtarına karşı müvekkilince davalıya cevabi ihtarname gönderildiğini ancak sorunun karşılıklı anlaşma yolu ile çözülemediğini bunun üzerine müvekkilince davalıya ... Noterliğinin 08/11/2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarname ile sözleşme kapsamında müvekkilince yapılan yatırımlar ile fesih nedeniyle uğranılan zararların özetinin yapıldığı ayrıca fesih nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, ...'nin bir ticari işleyiş ve uygulama oluşturduğunu, bu doğrultuda ... ekibi tarafından müvekkili şirkete talimat ve direktifler gönderildiğini, ancak birden bire davalının talimatı ile gerçekleştirilen işlemlerin "güven ilişkisine gölge düşürdüğü " gibi soyut iddialar ile adım adım fesih yoluna gidildiğini, 13/09/2019 tarihli fesih bildirimini gönderen ancak herhangi bir somut olaya dayanmayan davalının sözleşmeyi ihbar öneli kullandırılmak sureti ile fesih edildiğini ancak yapılan feshin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, salt sözleşmede önelli fesih ile ilgili madde bulunduğu gerekçesi ile fesih yapılamayacağını ancak haklı nedenlerin varlığı halinde fesih yapılabileceğini bu hususta bir çok Yargıtay kararı bulunduğunu ayrıca müvekkili şirket ile davalı arasında karşılıklı imzalanan ve fesih tarihi itibari ile yürürlükte olan tek anlaşmanın suretini sundukları Katma Değer Distribitörü Anlaşması olduğunu, bu sözleşmenin anlaşmanın süresi ve sona ermesi başlıklı L maddesinde "bu anlaşma , burada belirtilen tarihte yürürlüğe girecektir ve 3 yıl boyunca yürürlükte kalmaya devam edecektir ancak taraflardan herhangi biri 30 gün önceden yazılı ihbarname göndermek sureti ile yürürlük tarihinin 1.yılından itibaren herhangi bir zamanda herhangi bir sebeple bu anlaşmayı fesih edebilir" denildiğini bu maddeden de anlaşılacağı üzere yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl geçmiş olması gerektiğini, sözleşmenin 31/10/2018 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle , önelli feshin ancak 1 yılın dolduğu 31/10/2019 tarihinde mümkün olduğunu ancak davalının fesih bildiriminin 13/09/2019 tarihinde gönderdiğini, önelin bittiği tarihin ise 13/10/2019 olduğunu buna rağmen davalının, Salt Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nda bulunan ancak taraflar arasında hiçbir zaman imzalanmamış bir belgeye , ... Küresel Anlaşması'na atıfla , hukuka aykırı fesih işleminin dayanak yaratılmaya çalışıldığını ayrıca davalının daha önce göndermiş olduğu ihtarnamelerde müvekkili için , kurallara ve sözleşmelere aykırı davranıldığı, soruşturma yürütüldüğü gibi ifadelerle sanki müvekkilinin ...'nin talimatı ve direktifi dışında bir işlem yapılmış izlenimi uyandırmaya çalıştığını, ayrıca davalının gönderdiği 10/05/2019 tarihli ihtarname de "ifşa edilmemiş veya onaylanmamış amaçlar için ilerde marjın yaratılarak fon ayrılmış olabileceği ... işlemleri ile ilişkili muhtelif sorunlar " tespit edildiği iddia edilmiş ise de neyin kast edildiğinin somut olarak açıklanmadığını, müvekkilinin tamamen davalının talimatı ve direktifleri doğrultusunda işlem yaptığını, bir ürünün kaça alınacağını, kaça satılacağını ve yüksek fiyat ile gerçekleşen satış ile olması gereken fiyat farkının nerede kullanılacağını doğrudan belirleyen kişinin ... yetkilisi olduğunu, şayet ...'nin fesih gerekçesinin "alış - satış işlemi dolayısı ile arada oluşan fonun müvekkili tarafından ...'n bilgisi ve talimatı olmaksızın kullanıldığı " ise bu iddianın yalandan ibaret olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi özetlemek gerektiğinde müvekkilinin zaten ürün satışını bizzat ...'nin atamış olduğu , ... tarafından yetkilendirilen ve tanınan iş ortaklarına yaptığını bu aşamalarda davalının ilgili yetkilisinin , ürünün ...'dan kaça alınıp, iş ortağına kaça satılacağına , yüksek fiyatta gerçekleşen satış ile olması gereken fiyat farkının (fonun) nerede kullanılacağının belirlediğini, fiyat farkından gelen fonlamanın harcanması ya ... yetkilisi tarafından e posta yolu ile verilen talimat ile yada sözlü olarak müvekkiline aktarıldığını, fiyat farkından gelen fonlamanın , son kullanıcı müşterilerin seyahatlere götürülmesi , müşterilere ek ürün (... marka veya başka marka ürünler) ve hizmet sağlanması gibi alanları kapsadığını, örnek vermek gerekirse bir kısım özel sektör ve kamu çalışanları çalışanlarının ... ... tarafından düzenlenen davet ve organizasyonlara katılımının bu fonlardan sağlandığını, davalı şirketten gelen talimatların hangi çalışan tarafından gönderildiğini ve ne tür talimat verildiğini, dava dilekçesinin 12 ve 13.sayfasında tek tek açıklayarak ilgili yazışmaları da dilekçe ekine sunduğunu, bu yazışmalar incelendiğinde de ... çalışanlarının fiyat farkından gelen fonlamanın , son kullanıcı müşterilerin , seyahatlere götürülmesi , kuruma ek ürün ve hizmet sağlanması gibi alanlarda kullanılması yönünde doğrudan talimat bulunduğunun anlaşılacağını, söz konusu talimatlar nedeniyle davalının müvekkili şirketten için ...'n kural ve sözleşmelerine - talimatlarına uymadığını iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dolayısı ile feshinde haksız olduğunu, davalı tarafından, ... Dijital Birimi'nin tüm Türkiye faaliyetlerini yürüten ekip lideri ...'nin iş akdini sonlandırdığını, bu kişinin de....İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığını, davalı tarafından ...'in iş akdinin feshi ile ilgili ihtarnamesinde "açıklanamayan fonlar oluşturmak için iş ortakları ile mükerrer çalıştığı, iş ortaklarının müşterilerine uyguladığı fiyatlarda dahil olmak üzere sürekli olarak ... iş ortağı fiyatlandırması hakkında bilgisi olduğu veya belirlediği, kamu kesimi müşterilerine yüksek miktarda iş ayrıcalığı sağladığı ve ortaklarla devamlı olarak iş birliği yaptığı ve onları yönlendirdiği" şeklinde beyanının bulunduğunu yani davalı şirketin kendi çalışanını ve ekip liderinin doğrudan fiyatlandırma yaptığını, alış/satış meblağlarını belirlediğini, bazı müşterilere ayrıcalık sağladığını ikrar ettiğini, dava dilekçesinin 12 ve 13.sayfasında belirtilen deliler nedeniyle davacının tüm faaliyetlerinin davalının yöneticilerinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, ABD'de mukim ve davalı şirketin hissedarı olan ... ...'ın ve bunun Türkiye ofisi olması sebebiyle davalının faaliyetlerinin merkezi Washinton'da bulunan U.S. Sucuriteis And Exchange Commission (...) (ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu - Türkiye'deki sermaye piyasası kurulunun muadili) tarafından incelendiğini ve denetlendiğini, ... , ABD mevzuatına ve kendi regülasyonlarına aykırılık tespit ettiği takdirde , ...'e tabi şirketlere büyük cezalar kestiğini, örneğin ... ... 2012 yılında Hindistan'daki uygulamaları sebebiyle 2.000.000,00USD ceza ödediğini, ...'in haricen temin edilen şikayet ve dilekçesi ve basın açıklamalarının tercümelerini dilekçe ekinde sunduklarını, ...'n Dünya'nın her yerinde iştiraklerine / yerel şirketlerine bir takım uygulamalar yaptırdığını, bu uygulamaların ... tarafından incelendiğinde ve ABD mevzuatına uygun bulunmadığında ise bir takım yaptırımlar uygulayarak tüm çalışanların iş akdini sonlandırdığını ve ya istifaya zorladığını, ticari ilişkisi içerisinde olduğu tüm distribitörlerinin de sözleşmelerini fesih ettiğini, görünen ve anlaşılan durumdan Türkiye'de olup bitenin de tam olarak bu olduğunu, ... genel müdürü ...'ın dahi müvekkilinin sözleşmesinin fesih edildiği 13/09/2019 tarihinden 2 hafta sonra ikale karşı istifaya zorlandığını, bir şirketin ekip liderinden genel müdürüne kadar bir uygulamaya yönlendirmesi durumunda, bu durumdan şirketin tüzel kişiliğinin sorumlu olmadığının iddia edilmesinin abesle iştigal olduğunu zaten bahsi geçen "kurallar"nda ... ... tarafından tek taraflı hazırlandığını ve iş ortaklarına imza karşılığı tebliğ edilmeyen belgelerden olduğunun anlaşıldığını, .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde, müvekkilinin de içinde bulunduğu iki distribitörle oluşturulan çalışma şeklinin ... çalışanları tarafından uygulandığının kabul ve ikrar edildiğini, iş mahkemesine verilen cevap dilekçesinin devamında "aralarında en üst düzey yöneticilerinde bulunduğu çok sayıda çalışanların iş akdinin fesih edildiğini, bu eylemlere karıştığı tespit edilen iki distribitörün sözleşmesinin sona erdirildiğini, bazı çalışanlarının sorumluluklarını kabul ederek istifalarını sunduklarını" ifade ettiğini ve bu uygulamalar nedeniyle ... tarafından ... ... ve davalı ... tarafından kapsamlı soruşturma başlatıldığının bildirildiğini, davalı şirketin çalışanlarının ve yöneticilerinin eylemlerinden haberdar olmadığını iddia etmesinin inandırıcı olmadığını, davalının hissedarı olan ... ... 'un Sanfıransisko'da düzenlediği bilişim konferansına katılım için çalışanları ve yöneticileri vasıtası ile distribitörlerine talimatlar vererek son kullanıcı müşterilerin etkinliklerine katılımını gerçekleştirdiğini ancak bu uygulamanın ABD mevduatına uygun olmadığı ve ... kuralları ile bağdaşmadığı anlaşılınca da 2012 yılında ödediği cezaya benzer bir yaptırım ile karşılaşmamak için kendi çalışanlarını günah keçisi ilan ederek sorumluluktan kaçmaya çalıştığı sonuç olarak feshin haksız olduğunu, fesih işlemi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin uğradığı zararlar ile ilgili bağımsız denetim hizmeti sunan bir şirketten özel tespit raporu alarak dilekçe ekine eklediklerini, askı dönemi ile fesih döneminde atıl kalan personel giderleri nedeniyle zarara uğradığını yine askı döneminde satışı gerçekleştirilmemiş ürünlere ilişkin stok giderleri nedeniyle zarara uğradığını, fesih nedeniyle askıda ki 135 gün sürede dahi ciro kaybı (kar kaybı) nedeniyle zarar oluştuğunu, askı dönemindeki atıl kalan personel nedeniyle 262.249,00TL , askı dönemindeki stok zararının 2.901.291,00TL olarak hesaplandığını, askıya alınması ile fesih edilmesi arasında geçen 135 günlük sürede müvekkilinin uğradığı ciro kaybının 2.372.393,00TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşulu ile yukarıda ki zarar kalemleri toplamı olan 5.535.933,00TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin Amerika Birleşik Devletleri merkezli hisseleri borsada işlem gören bir yazılım ve teknoloji şirketi olan ... ...'ın bir iştiraki olduğunu, davacının, katma değer distribütörü anlaşması'nın haksız feshedildiği iddiasının tamamen yanıltıcı olduğunu, müvekkili şirketin taraflar arasındaki küresel anlaşma'yı feshettiğini, bunun sonucunda ise davaya konusu katma değer distribütörü anlaşmasının kendiliğinden sona erdiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında yürürlükte bulunan tek sözleşmenin Katma Değer Distribütörü Anlaşması olmadığını, taraflar arasında ayrıca yürürlükte bulunan bir "... ... Küresel Anlaşması" ("Küresel Anlaşma") daha bulunduğunu, söz konusu Küresel Anlaşma'nın, ...'ın dünyadaki bütün distribütörleriyle aralarında yapmakta olduğu bir üyelik sözleşmesi olduğunu, Küresel Anlaşma'nın , distribütörlerin ... sistemi kapsamında bir "... üyesi" ve "iş ortağı" olarak kabul edilmesi için bir ön koşulu olduğunu, ... üyesi/ iş ortağı olarak ... ile çalışmak isteyen her distribütör, http:/www...com/partners adresindeki ... portalı/sistemi kayıt linklerinden ulaşılan https://partnerstore...com (OPS) üzerinden kayıt yapması gerektiğini, üyelik ücretini ödemesi gerektiğini ve Küresel Sözleşmeyi kabul etmesi gerektiğini, dolayısıyla, Küresel Anlaşma'nın, bahsi geçen Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın da üzerinde yer alan bir anlaşma olduğunu, zira ... üyesi olmadan, katma değer distribütörünün ilgili ... ürünlerinin dağıtımını yapılabilmesinin de mümkün olmadığını, Küresel Anlaşma'nın "L. Süre, Fesih ve Yenileme" başlıklı maddesinin, 2. cümlesinde belirtildiği üzere "Bu anlaşma, diğer tarafa otuz (30) gün öncesinden yazılı bildirimde bulunulmak suretiyle herhangi bir zamanda ve herhangi bir sebeple taraflardan herhangi birince feshedilebilir." denildiğini, ayrıca aynı hükmün ikinci paragrafında "Bu anlaşmanın feshedilmesi veya sona ermesinin ardından ... üyeliğiniz ve bu anlaşma ile ... politikalarında ayrıntılı olarak belirtilen hizmetleri alma ve ... varlıklarını kullanma hakkınız sona erecektir. Bu anlaşmanın feshedilmesi veya sona ermesinin ardından ilgili ... varlıklarının tüm kopyalarını kullanmaya son vermeniz ve bu kopyaları iade veya imha etmeniz ya da ... tarafından pazarlama veya satış fırsatlarıyla ilgili sunulan her tür bilgiyi iade etmeniz, imha etmeniz ya da kullanmaya son vermeniz gerekir." şeklinde açık bir hüküm bulunduğunu, Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın içeriğinde de birçok yerde Küresel Anlaşma'ya atıflar yapıldığını, Katma Değer Sözleşmesi içeriğinde "... ..." ya da "..." olarak yapılan atıfların Küresel Anlaşma'yı ifade ettiğini, bu atıflarla ilgili olan sözleşme maddelerinden anlaşma tanımları, , dağıtım hakları , ücret ve vergiler, garantiler , anlaşmanın süresi ve sona ermesi başlıklı maddeleri cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığını, anlaşmanın süresi ve sona ermesi başlıklı L maddesinde "... ... üyeliğinizin sona ermesi veya feshedilmesi durumunda, üyeliğiniz tekrar geçerli hale getirilinceye kadar programların, öğrenim kredilerinin ve/veya hizmetlerin dağıtımını yapmanıza izin verilmeyecektir. ..., ... ... Anlaşmanızı ve ... ... üyeliğinizi sona erdirirse, bu anlaşma da aynı tarihte kendiliğinden sona erecektir." denildiğini, bu maddelerden de Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nın geçerliliğinin Küresel Anlaşma'nın geçerliliğine bağlı olduğunun açıkça bağlı olduğunu, müvekkili şirket'in 13.9.2019 tarihli fesih bildiriminde de bu durum şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıkça ifade edildiğini, müvekkili şirket tarafından 13/09/2019 tarihli fesih bildiriminde de bu durumun açıkça ifade edildiğini ve yürütülen incelemeler neticesinde taraflar arasında yürürlükte bulunan ... Partner Küresel Anlaşması'nın süre , fesih ve yenileme başlıklı L maddesi gereğince Küresel Anlaşma'nın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün sonra geçerli olmak üzere fesih edildiğinin bildirildiğini, bu fesih ile birlikte 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nında kendiliğinden sona erdiğinin bildirildiğini, buna karşın Davacı tarafın yanıltıcı ifadeler kullanarak, Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın 30 gün önel verilerek feshedilemeyeceğini, 30 gün önelli feshi hakkının ancak ve ancak sözleşmenin 1. yılının hitamından sonra kullanılabileceğini ileri sürdüğünü, sözleşmenin aynı maddesinin 2.ve 3.cümleleri okunduğunda Küresel Anlaşma'nın fesih halinde Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nında kendiliğinden sona ereceğinin yazılı olduğunun açıkça görülebileceğini, Küresel Anlaşma'nın 30 gün önel verilerek feshedilmesi hakkının kullanımının herhangi bir şarta bağlı olmadığını, davacı tarafın , küresel anlaşma'nın yalnızca katma değer distribütörü anlaşması içeriğinde atıfta bulunulan ancak taraflarca hiçbir zaman imzalanmamış bir belge olduğunu, bu sebeple bunun bir dayanak olamayacağını iddia ettiğini, söz konusu iddia hem hukuken, hem de taraflar arasındaki uygulama açısından yanlış olduğunu, davacı'nın bu iddialarının çelişkili davranış teşkil ettiğini, yukarıda açıkladığımız üzere Küresel Anlaşma'nın , ... sisteminin kullanılabilmesi için bütün distribütörlerin elektronik ortamda kabul ettiği bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme kabul edilmeden ... sistemine giriş yapılmasının mümkün olmadığını, Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın 6. sayfasında belirtildiği üzere, fiyat listeleri ve indirimlere ulaşılması dahi ... sistemi üzerinden gerçekleştirildiğini, dolayısıyla, Davacı'nın ... sistemine girmeksizin ticari faaliyet yürütmesinin imkansız olduğunu, bir sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için genel koşulun TBK m. 12'de açıkça belirtildiğini buna göre : "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir." denildiğini, nihayetinde, Küresel Anlaşma'nın kanunen bir geçerlilik şartına bağlanmadığının açık olduğunu, taraflarca yazılı ve ıslak imzalı bir sözleşme bulunmasının sözleşmenin kurulması için bir geçerlilik şartı olmadığını, Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nda “..." başlıklı maddesinde ise "Bu anlaşmada atıfta bulunulan tüm internet adreslerini düzenli olarak incelemek sizin sorumluluğunuzdadır. İnternet erişimine sahip olduğunuzu ve bu anlaşmayı imzalamadan önce burada atıfta bulunulan web sitelerindeki politikaları okuduğunuzu teyit etmekle birlikte, bu politikalarda öngörülen hüküm ve koşulları kabul etmektesiniz. Yukarıda belirtilen web sitelerini düzenli olarak ziyaret ederek, ...'ın çeşitli zamanlarda bu politikalarda yapabileceği revizyonlardan haberdar olacağınızı taahhüt etmektesiniz". şeklinde açık bir düzenleme de bulunduğunu, bu nedenle Davacı Şirket'in söz konusu linkler aracılığı ile Küresel Anlaşma'ya erişimi olmadığı gibi bir iddianın da kabul edilemeyeceğini, bununla birlikte, Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nda “S.Anlaşmanın Bütünlüğü" başlıklı madde de "Bu anlaşmanın ve yazılı atıf yoluyla açıkça (bir URL'de veya atıfta bulunulan bir politikada geçen bilgilere yapılan atıflar da dahil olmak üzere) bu anlaşmanın bir parçası haline getirilmiş olan bilgilerin, ilgili sipariş ile birlikte, programlar, öğrenim kredileri ve/veya hizmetler için ...'a yaptığınız her siparişe ilişkin anlaşmanın tamamını teşkil ettiğini ve bu anlaşmanın söz konusu programlara, öğrenim kredilerine ve/veya hizmetlere ilişkin önceki veya halihazırdaki gerek yazılı gerek sözlü tüm anlaşmaların ve beyanların yerine geçtiğini kabul etmektesiniz." şeklinde bir düzenleme daha yer aldığını, yani, Küresel Anlaşma'ya URL yoluyla yapılan atıfların, Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın da bir parçası olduğunun sözleşmede belirtildiğini, davacının en son 6 Mayıs 2019 tarihinde ... ve OPS sistemine giriş yaparak 17 Temmuz 2019 - 17 Temmuz 2020 dönemi için Küresel Anlaşma'yı elektronik ortamda kabul ettiğini, bu kabule ilişkin ... sistemindeki ekran görüntüsünde mahkemeye EK-4 olarak sunduklarını , 17 Temmuz 2019 tarihlerinde de ... sistemine üyelik ücretlerini sundukları EK-5 nolu delilden de görüleceği üzere ödediklerini, buna benzer ödemeler Davacı Şirket tarafından düzenli olarak yapıldığını, buna ilişkin örnek ve dökümanlarıda sunduklarını, davacının 16 Aralık 2010 tarihinden beri, ... iş ortağı (üyelik) anlaşmalarını kabul ettiği ... sistemini kullandığını, davacı şirketin zaman zaman tadil edilen Küresel Anlaşma'yı daha önceki tarihlerde de yine aynı şekilde elektronik ortamda kabul ettiğini, Davacı Şirket'in, ... sisteminde ilgili dönemlerde (2012 - 2019 yılları arası dönemlerde) Küresel Anlaşma'yı kabul ettiğine dair sistem ekran görüntülerini EK-7 olarak sunduklarını, bununla beraber ... sisteminde taraflar arasında kabul edilen ilgili dönemlere dair bütün Küresel Anlaşmaların yer aldığını ve erişilebilir halde olduğunu, Küresel Anlaşma metinlerine dair sistemdeki ekran görüntülerinde EK-8 olarak sunduklarını, söz konusu bu ekran görüntüsü üzerinden, Davacı Şirket tarafından ilgili dönemlerde kabul edilmiş her bir Küresel Anlaşma metnine tıklanabildiğini ve her bir sözleşmenin ayrı ayrı görüntülenebildiğini, söz konusu dönemlere ilişkin ... sisteminde yer alan Küresel Anlaşmaları tarih sırasıyla EK-9 olarak sunduklarını, Davacı Şirket'in Küresel Anlaşma uyarınca bir ... üyesi olmasının şart olduğunu, Küresel Anlaşma'nın feshi halinde Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın kendiliğinden sona ereceğinin açıkça yazdığını, Müvekkili Şirket'in Davacı'ya keşide ettiği, 10 Mayıs 2019 tarihli ihtarnamede dahi ... Anlaşmalarına (yani Küresel Anlaşma'ya) atıfta bulunulduğunu ve EK-10 olarak sunduklarını, sözleşmenin dürüstlük kuralına aykırı feshedildiği iddialarının doğru olmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca, fesih hakkının ancak ve ancak "tek bir tarafa / tek yanlı" tanındığı durumlarda hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığına bakılması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilince fesih hakkının kötüye kullanılmadığını, müvekkili şirket tarafından 10 Mayıs 2019 tarihli ihtarnamede, şüpheli fonlara ilişkin yapılan soruşturmadan bahsedildiğini ve bir aykırılık tespit edilmesi durumunda taraflar arasındaki ticari ilişkinin feshedilmesinin de ihtimaller dahilinde olduğununün ihtar edildiğini, müvekkili şirket tarafından çok geniş çapta bir soruşturma yürütüldüğünü ve bunun neticesinde de gerek Müvekkili Şirket'in gerekse de Davacı'nın çalışanlarının birçok usulsüz ve hukuka aykırı davranışı tespit edildiğini, nihayetinde Müvekkili Şirket'in bazı çalışanlarının da işlerine dahi son verildiğini, davacı'nın çalışanlarının kendi davranışlarını müvekkili şirket nezdinde ciddi bir güven kaybı yarattığını ve ticari ilişkinin sürdürülemez hale gelmesine yol açtığını, davacı şirketin hukuka aykırı eylem ve usulsüzlükleri savunurken, bunların müvekkili şirket çalışanlarından gelen talimatlar neticesinde gerçekleştiğini ileri sürdüğünü, davacı şirketin ... çalışanlarından gelen her türlü talimatı uygulamak zorunda olmadıklarını, Davacı Şirketin, bağımsız bir tüzel kişilik olup, Müvekkili Şirket'in bir iştiraki veya bağlı kuruluşu olmadığından ...'ın, Davacı Şirket ve Davacı Şirket çalışanlarının üzerinde herhangi bir hukuki veya fiili hakimiyet kurmasının söz konusu olamayacağını, davacı şirketin ticari faaliyetlerine tamamen kendisi yön veren basiretli bir iş adamı olması gerektiğini, bunların yanında davacı şirketin, Katma Değer Distribütörü Anlaşması (bkz. Katma Değer Distribütörü Anlaşması, Bölüm R, “Etik İş Uygulamaları” maddesi) ve Küresel Anlaşma (bkz. Küresel Anlaşma Bölüm V.7 maddesi) gereği "... İş Ortağı Davranış ve İş Etiği Kuralları"na uymakla yükümlü olduğunu, bu kuralların EK-11 olarak dosyaya sunulduğunu, ... İş Ortağı Davranış ve İş Etiği Kurallarının, her iki sözleşmenin de bir parçasını teşkil ettiğini, bununla ilgili internet uzantılarının adresinin belli olup davacı şirketin erişimine de açık olduğunu, ayrıca müvekkili şirket tarafından Davacı Şirket yöneticilerine bu kurallara ilişkin eğitimler dahi verildiğini, Davacı Şirket'in Genel Müdürü de dahil üst yönetiminin de katıldığı son İş Ortağı Etik Kuralları eğitim ve bilgilendirme toplantısının 12 Kasım 2018 tarihinde, ... işyeri merkezinde yapıldığını, davacı şirketin basiretli bir işadamı olarak, hukuka ve taraf olduğu sözleşmelere uyması, her zaman doğru beyanda bulunması, ticari kayıtlarını usulüne uygun olarak tutması, herhangi bir ... çalışanından aksi yönde talep gelmesi durumunda bunu başta ... olmak üzere ilgili yerlere bildirmesi gerektiğini, davacı şirketin, bu bildirim ve ihbar yükümlülüklerini asla yerine getirmediğini, müvekkili şirketin söz konusu usulsüzlüklerden kendisi şüphelenerek ...’ın yurtdışındaki Uyumluluk ve Etik birimi ile muhtemel usulsüzlüklerle ilgili bir inceleme yürüttüğünü, nihayetinde yapılan soruşturma ve incelemeler sonucunda bu kurallar ile ilgili ciddi aykırılıklar tespit edildiğini ve bu aykırılıklara dahil olmuş ... çalışanlarının iş akitlerine ve davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki Küresel Anlaşma'ya son verdiği, müvekkili şirket tarafından kendi çalışanı olan ...'in iş akdine son verilmesi nedeniyle müvekkili şirket ile bu kişi arasında ihtilaf bulunduğundan ...'in İş Mahkemesindeki dosyadaki beyanlarının iş bu dosya açısından müvekkiline karşı ileri sürelemeyeceğini, feshin haklı olması nedeniyle davacının zarar talebinde bulunamayacağını, davacının zararlarını somutlaştırmadığını, ayrıca Davacının maddi zarara uğradığı dönemi, Müvekkili Şirket'in 1 Haziran 2019 itibarı ile yeni sipariş alımlarını durdurduğunu ihtar etmiş olduğundan bahisle, Haziran 2019 - Ekim 2019 ayları olarak belirttiğini ve bu dönemde sözleşmenin askıya alındığını ileri sürerek buna ilişkin de zararlarını talep ettiğini, fakat Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın taraflar arasında yürürlükte olduğu dönem açısından Davacı'nın herhangi bir talepte bulunma hakkı bulunmayacağını, zira Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın "G. Sipariş Şartları" başlıklı maddesinin, ilk paragrafının, son cümlesinde "..., sizin tarafınızdan sunulan siparişleri, takdir tamamen kendisine ait olmak üzere kabul veya reddetme hakkını saklı tutar." şeklinde açık bir düzenleme bulunduğunu, Katma Değer Distribütörü Anlaşması uyarınca Müvekkili Şirket'in, Davacı Şirket'ten gelen her siparişi kabul etmek gibi bir zorunluluğu olmadığını, bunun tamamen Müvekkili Şirket'in takdirinde bir husus olduğunun taraflarca çok açık bir şekilde kararlaştırıldığını, buna uygun bir şekilde Müvekkili Şirket'in 3 Haziran 2019 tarihli ihtarnamesinde belirtildiği üzere "Sonuç olarak, iş ortağı uygulamalarına ilişkin inceleme devam ettiği müddetçe ve bahsi geçen hususlar tamamiyle çözülene kadar, 1 Haziran 2019 tarihi itibariyle ..., ... tarafından veya ... adına verilen hiçbir yeni siparişi kabul etmeyecektir; ancak ... tarafından 1 Haziran 2019 tarihinden önce resmi olarak çıkarılmış tekliflere ilişkin olarak ...'ın sipariş vermesine müsaade edilecektir." denildiğini ve ... tarafından kendisine gelen siparişlerin nasıl kabul edileceğinin de açıkça ortaya konduğunu, bu itibarla Katma Değer Distribütörü Anlaşması'nın askıya alınması gibi bir durum söz konusu olmadığını, yalnızca 1 Haziran 2019'dan itibaren yeni sipariş alınmayacağının, daha önce verilen teklifler açısından ise siparişlerin verilmesinin uygun olduğunun belirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında imzalanan 31/10/2018 tarihli ... Katma Değer Distribitörü Anlaşması'nın haksız olarak fesih edildiği iddiasına dayalı olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar için açılan tazminat davasıdır.
Deliller ; 31/10/2018 tarihli ... Katma Değer Distribitörü Anlaşması sözleşmesi, e posta yazışması, davalı şirket tarafından e posta yolu ile gönderilen 10/05/2019 , 03/06/2019 tarihli ihtarnameler, yine davalı şirket tarafından e posta yolu ile gönderilen 13/09/2019 tarihli fesih ihbarnamesi, davacı tarafından gönderilen ihtarnameler, zorunlu arabuluculuk son tutanağı, yazışmalar , ... İş Mahkemesine ait ... esas sayılı dosyası, davalı şirkete ait server, ... ve OPS giriş kayıtları, http://partner...com sitesinde yer alan sözleşmeler, kurallar ve politikalar, tanık beyanları, internet üzerinden çıktısı alınan ... Global Anlaşma'sı, ticari defter ve belgeler , bilirkişi incelmemesi.
Uyuşmazlık noktaları; taraflar arasında "... Partner Network Küresel Anlaşması" olup olmadığı, var ise bu anlaşmanın 30 gün önel verilerek fesih edilip edilmediği, varlığı uyuşmazlık konusu olmayan taraflar arasındaki "Katma Değer Distrübütörlük Anlaşması"nın varlığı tartışmalı olan küresel anlaşmanın fesih edilmesi neticesinde kendiliğinden sona erip ermediği, böyle bir kurum yok ise katma değer anlaşmasının süre öneli verilerek feshine , sözleşme süresinden önce kullanılıp kullanılmadığı, bu tür fesihlerde de "haklı neden" aranıp aranmayacağı , sözleşme haksız fesih edilmiş ise davacının personel gideri stok zararı, mahrum kalınan kar kapsamında zararları olup olmadığı, var ise miktarı , sözleşmenin davalı tarafından askıya alınma ile fesih edilme arasındaki 135 gün istenmiş olduğu, davalı tarafın ise katme değer sözleşmesinin yürürlükte olduğu dönem için zarar istenemeyeceğini bildirimesi nedeni ile zararın hangi tarihler için hesaplanması gerektiği noktalarında uyuşmazlıklar toplanmaktadır.
Dava dilekçesi ekine, 31/10/2018 tarihli distribitörlük anlaşması sureti sunulmuş olup, anlaşmanın süresi ve sona ermesi başlıklı L maddesinde , sözleşmenin 3 yıl boyunca yürürlükte kalacağı ancak taraflardan herhangi biri tarafından 30 gün önceden yazılı ihtarname göndermek sureti ile yürürlük tarihinin birinci yılından itibaren herhangi bir zamanda ve sebeple anlaşmayı fesih edebileceği, ... üyeliğinin sona ermesi veya fesih edilmesi durumunda üyelik tekrar geçerli hale getirilinceye kadar programların , öğrenim kredilerinin ve/veya hizmetlerin dağıtımını yapmaya izin verilmeyeceği, ...'n , ... Anlaşması'nın ve ... Partner Network Üyeliğinin sona erdirilmesi halinde bu anlaşmanın da aynı tarihte kendiliğinden sona ereceğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 10/05/2019 tarihli ihtarnamede, devam eden soruşturmalar kapsamında davacı şirkete yönelik bilgi talebi bildirimine ilişkin olduğu, ... üyeleri ve distribitörlerini içeren işlemler ve diğer fiillere ilişkin iş ortağı kuralları ve ... Anlaşması ile ilgili (...) anlaşmalar ve eklerini uyumlu davranılıp davranılmadığı için inceleme yapıldığını, başka meselelerin yanı sıra , destek , kurulum ve diğer onaylanmamış yani ifşa edilmemiş masraflar için olan fonlarda dahil ...'ın ifşa edilmemiş veya onaylanmamış amaçlar için ilave marjin yaratarak fonlar ayırmış olabileceği hususunda sorunlar tespit edildiğini, toplanan delillerin bu yönde olduğunu, tam anlamı ile çözüme kavuşana kadar ...'n sözleşmesel yükümlülüklerini askıya alma ve 1 Haziran 2019 tarihi itibari ile ... tarafından yöneltilecek siparişleri kabul etmeyeceklerini ve denetim yapılacağının bildirildiği tespit edilmiş ve ekinde de istenilen bilgi ve belgelerin dökümünün verildiği görülmüştür. Yine davalı tarafından e posta yolu ile davacıya gönderilen 03/06/2019 tarihli e posta da 10/05/2019 tarihli ihtarnamedeki iddiaların tekrarlandığı ve taraflar arasındaki güven ilişkisine gölge düştüğü davacı tarafın ... iş ortağı davranış ve iş etiği kurallarındaki yükümlülüklerini ihlal edip etmediği hususunda ciddi endişeler taşındığı belirtilerek yine 01 Haziran 2019 tarihi itibari ile sipariş kabul edilmeyeceği, 01 Haziran 2019 tarihinden önce resmi olarak çıkarılmış tekliflere ilişkin olarak ...'ın sipariş vermesine müsade edileceği belirtilmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 13/09/2019 tarihli fesih ihtarnamesinde konu kısmında hem distiribitörlük hemde Küresel Anlaşma'nın fesih edildiği ihtarına ilişkin olduğu, devamında da 10 Mayıs 2019 tarihli ihtarname de bilgilendirildiği üzere ...'ın ... ile aralarında yürürlükte bulunan anlaşmalara uygun hareket edip etmediğinin tespiti için inceleme başlatıldığını, bir takım belgeler istenildiğini, 03 Haziran 2019 tarihli ihtarnamede de belirtildiği üzere anlaşmaların iptal edildiğine dair ciddi endişelerinin bulunduğunun belirlendiğini, Küresel Anlaşma'nın fesih ile ilgili L maddesi uyarınca Küresel Anlaşma'nın 30 gün önceden bildirimde bulunularak fesih edilmesine karar verildiğini ve fesh edildiği bununla beraber 31 Ekim 2018 tarihinden beri yürürlükte bulunan distribitörlük anlaşmasının L maddesi uyarınca Küresel Anlaşma'nın sona ermesi ile birlikte distribitörlük anlaşmasının da aynı anda kendiliğinden sona ereceğinin yazılı olması nedeniyle her iki anlaşmanın şartlarının ... tarafından ihlal edildiğinin ihtaren bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamelerde ise davalı şirket yönetici ve çalışanlarının talimatları doğrultusunda işlem yaptıklarının ve feshin haksız olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı taraf dava dilekçesinde belirtmiş olduğu e posta yazışmalarını dilekçesine eklemiştir.
Cevap dilekçesi ekinde sunulan küresel anlaşmanın L maddesinde fesih ile ilgili hüküm bulunduğu buna göre "bu anlaşma , bir ... üyesi olarak kabul edildiğinizi tarafımıza bildirildiği yazı da gösterilen üyelik başlangıç tarihini takiben 1 yıl boyunca yürürlükte olacaktır bu anlaşma diğer tarafa 30 gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak sureti ile herhangi bir zamanda ve herhangi bir sebeple taraflardan herhangi birince fesh edilebilir" denildiği görülmüştür. Yine sözleşmenin R maddesinde internet adresleri ile ilgili hüküm bulunduğu, S maddesinde anlaşmanın bütünlülüğü ile ilgili madde bulunduğu görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesinde EK-4 olarak belirttiği 17 Temmuz 2019 - 17 Temmuz 2020 dönemi kayıt özet raporu , EK-6 olarak belirttiği, 21 Temmuz 2023 tarihinde yapılan ödemenin ekran görüntüsü, EK-7 olarak belirttiği 2012-2019 yılları arası dönemlerde küresel anlaşmanın kabul edildiğine dair ekran görüntüleri EK-8 olarak belirttiği küresel anlaşma metinlerine dair ekran görüntüsünü ve EK-11 olarak belirttiği ... İş Ortağı Davranış ve İş Etniği Kurullarının tercümesini 24/12/2020 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur. Ortaklara yönelik etik kurallar ve iş etiği tüzüğünün uygunsuz ödemeler , kara paranın aklanması ve ekonomik boykotlar başlıklı kısmında "ortaklar rüşvet teklif edemez veya veremez. ... veya kendiniz için haksız bir şekilde iş almak veya farklı bir avantaj elde etmek amacıyla herhangi bir rüşvet , teşvik ödemesi veya para ödemesi veya değer ihtiva eden herhangi bir şeyi (doğrudan veya dolaylı olarak ) teklif etmemiz, vaad etmeniz, onaylamanız, yönlendirmeniz , ödemeniz, vermeniz veya almanız yasaktır....... Bu kanunların ihlal edilmesine ilişkin cezalar ağırdır ve şahıslar açısından hapis cezası ve yüksek para cezalarını kapsayabilir, ... aynı zamanda yasalara aykırı olarak elde edilen paraların saklanması , kanalize edilmesi veya bu paranın meşru fonlara dönüştürülmesini barındıran her türlü kara para aklama faaliyetini yasaklamaktadır. Yukarıda ki yasak aşağıdakiler içinde geçerlidir............... bir devlet görevlisi veya devlete ait bir işletme çalışanı veya o kişiye ait eşi veya çocuğu veya akrabasına devlet veya kamu sektörü çalışanı veya görevlisinin bir eylem veya kararını etkilemek veya ödüllendirmek veya ... açısından uygunsuz bir avantaj elde etmek için doğrudan veya dolaylı olarak para veya değer ihtiva eden herhangi bir şeyin verilmesini yasaklamaktadır, değer ihtiva eden herhangi bir şey geniş bir anlama sahiptir ve sadece parayı değil aynı zamanda hediyeler , lüks veya aşırı ağırlamalar, kişisel seyahatlerin finanse edilmesi, hayır amaçlı bağışlar ve istihdam fırsatlarında kapsamaktadır....... " denildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarafından ... tarafından açılan işe iade istimine ilişkin.... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosya UYAP üzerinden alınarak dosyaya bırakılmıştır. Yine İstanbul 32 İş Mahkemesine ait ... tarafından ... .... Ltd Şti hakkında açılan 2017/400 esas sayılı dosyada UYAP üzerinden alınarak dosyaya bırakılmıştır.
Davacı tanığı ...duruşmada alınan beyanında ;
"Ben davalı şirkette 2006 ağustosundan 2018 eylülüne kadar çalıştım, kanal organizasyonu yapılanmasında farklı rollerde çalıştım, davacı firmada da 2018 eylülünden 2019 eylülüne kadar davalı şirketin iş birimi yöneticisi olarak çalıştım, davacı firma davalının distribitörüdür, distribitörler bayiler üzerinden son kullanıcılara satış yaparlar , bu satış sürecinde davalı firmadaki satış yöneticileri, satış temsilcileri gerçekleştirir, bütün satış sürecini , müşteriye satılacak fiyatı , davalı firmanın temsilcileri belirler, davalı firmanın bilgisi ve onayı olmadan davacı tarafın bir işlem gerçekleştirmesi mümkün değildir , Davalı firmanın merkezi tarafından belirlenmiş iş yapmak için üyelik koşullarının belirtildiği bir çerçeve vardır, iki tarafı oturup bunu müzakare edemez, iş yapmak için distribitör ve bayinin bunu peşinen kabul etmesi gerekmektedir, web sayfasına girip kabul ediyorum diyerek geçmek zorunda olduğunuz bir uygulama, kimin onayladığı daha doğrusu şirket yetkilisinin onaylayıp onayladığının tespiti mümkün değildir , Karlı olan bir işle karsız olan bir işin fonlanması söz konusudur, satış fiyatının üstünde satış yapılarak aradaki farkın nerereye kullanılacağını davalı belirler, davacının arakadaki farkı davalının onayı olmadan başka bir yerde kullanması mümkün değildir , Ben etik eğitimi vermedim , davalı firmanın çalışanları için etik eğitimleri vardı, bunlar bilgisayardan girilen çevrimiçi eğitimlerdir, davacının etik eğtiimine katılıp katılmadığını bilmiyorum, bayiler ve distribitörler için çevrim içi eğitimler olduğunu biliyorum, eğitimler davalı firma tarafından denetlenmez , 2018 eylülünde ayrıldığım dönemde davalı firmada organizasyon değişikliği oldu, yeni bir direktörlük açıldı, benimde bu poziyona başvurmam istendi, ben baş vurmadım, bunun üzerine benim pozisyonum boşa çıktı bende ayrıldım. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında ;
"Ben davalı firmada 2006-2011 yılları ve 2013-2019 yılları arasında satış danışmanı olarak çalıştım. , Davacı firma distibötür olup davalı bayinin bilgisi ve onayı olmadan hiçbir işlem yapamaz. distribitörlüren ve müşterilerin verdiği online onaylanda bir imza sirküsü yada yetki belgesi istenmeden işlem yapıldığını satış yapıldığını çok defa gördüm, Satış fiyatını davalı firma belirler, bu fiyatın üzerine Distribitörün satış yapma yetkisi vardır aradaki fark yani fazla miktara satılmasından kaynaklanan farkın nereye kullanılacağının davalı firmanın yöneticileri belirler, aradaki farkla şirket yetkilelerinin seminere götürülmesi hususunda da karar verme yetkisi davalı firmadır, Davalı ile aramda... iş mahkemesinin ... esas sayılı işe iade davam vardır, davalı firmanın yapmış olduğu etik eğitimlere katıldım, davacı firmanın katılıp katılmadığını bilmiyorum, katıldım derken online ingilizce bilgisayar üzerinden yapılan okuyup onaylamak tarzındaki eğitimlere katıldım. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Şadık Serkan Kurt duruşmadaki beyanında ;
"2012 yılından bu yana halen davalı firmada kanal yönetici olarak çalışıyorum, Bizim dünya çapında binlerce iş ortağı şirketin üye olduğu çevrimiçi bir iş ortağı sistemi vardır, bu sistem içerisine girmek isteyen şirketler iş ortağı kural ve koşullarını içeren anlaşmayı internet üzerinden başvurularını iletirler, başvurusu kabul edilen iş ortaklarına e posta aracılığı ile bildirimde bulunulur, şirketler yıllık üyelik ücretlerini ödeyerek üyeliklerini aktif hale getirirler buna kısaca küresel anlaşma denilir, daha sonra şirketler faaliyetlerine yönelik özel anlaşmalar imzalayabilirler, tüm iş ortaklarımıza online eğitim verilir, davacı tarafın online eğitime katılıp katılmadığını bilemem, distribitörün çevrim içi işlemleri olduğu gibi çevrim dışı işlemleri de olabilir, davalı firmanın onay ve bilgisi olmadan distribitör iş yapabilir, sistemi sipariş girebilir, teklifler oluşturabilir, biz iş ortaklarının marjına müdahale etmiyoruz, belirlediğimiz fiyatın üstünde de satabileceği gibi altında da satabilir, belirlediğimiz fiyatın üstünde satarsa aradaki fark distribitöre aittir, biz ona karışamayız, satış fiyatının üzerinde bir fiyat ile satış gerçekleştirilmesi halinde aradaki farkla seminer yapılıp yapılmadığı, bunun kimin talimatı olduğu hususlarında benim bir bilgim yoktur, bizzat kimin imzalandığını veya onay verdiğini bilmiyorum, Beyan usulü yolu ile distribitörün temsil ve ilzam yetkisi kontrol edilir, kişi şahıs yetkili olduğunu beyan eder , Küresel anlaşma olmadan ticari faaliyet yürütülemez" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Mustafa Yıldım duruşmadaki beyanında ;
"Davalı firmada kasım 2015 - temmuz 2020 arasında kanal yöneticisi olarak çalıştım, Küresel anlaşma online olarak imzalanır, bu online sözleşme online üzerinden kabul edilmeden distribitörün diğer sözleşmeleri yürürlüğe girmez, bu küresel anlaşmanın 1 yıllık süre olur, bu süre içerisinde tüm iş ortakları başka bir takım yetkilendirmelere dayanarak, başka sözleşmeler imzalarlar, bu bir distribitörlük sözleşmeside olabilir, bir iş ortaklığı da olabilir, davalı firmanın işleyişine göre küresel anlaşmanın süresine kadar distribitörlük yada iş ortaklığı sözleşmeleri geçerli olur, küresel anlaşma sonlanırsa yada süresi biterse iş ortağı herhangi bir işlem yapamaz, satış fiyatı ile ilgili olarak aradaki marjın kullanılması ile ilgili davalının onayının olup olmadığı, davacının bu hususlarda kendi başına işlem yapma durumu olup olmadığını bilemiyorum, distribitörler kendi faaliyetleri sonucu elde ettikleri kazançlardan bir takım etkinlikler yapıyorlardı, bu etkinlikler genelde iki tarafın yani davacı ile davalının ortak olarak yaptıkları bir karar sonucunda oluyordu örneğin bir otelde bir ürünün tanıtımının yapılması, davalının yaptığı bir takım etkinliklere sponsor olması gibi benim başka bir bilgim yoktur, Davacı firma ile ilgili küresel anlaşmanın onayı ile ilgili süreci bilmiyorum , İşlemler online yapıldığı için benim çalıştığım dönemde karşıdaki firmada bu yetkiye sahip olan kişilerin bu işlemlerin yapmasını beklerdi, benim davacı ile bizzat bu şekilde konuşmam olmadığı ancak kendi iş ortaklarıma yetkilimisiniz değilmisiniz diye sorardım, davalı firma hukuka uygunluk eğitimleri veriyordu, online veriyordu, davacının katılıp katılmadığını bilmiyorum, Davalı firmanın davacı firmadan hukuka aykırı bir işlem yapması konusunda talepte bulunduğuna ben tanık olmadım" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında ;
"Ben davalı şirkette 7 senedir dağıtıcılardan sorumlu yönetici olarak çalışıyorum, Küresel anlaşma ... ile iş yapan tüm dağıtıcıların ve iş ortaklarının her sene imzaladıkları genel bir sözleşme katma değer distribitörlük anlaşması sadece dağıtcıların imzaladıkları bir sözleşmedir. Küresel anlaşma imzalanmadan ... ile iş yapmak mümkün değildir, ... ürünlerini satabilmek için hem küresel anlaşmanın hemde dağıtıcılık anlaşmasının imzalanması gerekmektedir, fesih yurd dışında yönetilmiş olup, benim içerisinde bulunduğum bir süreç olmadığından ben fesihten sonra bilgilendirildim, Bu kişi aynı zamanda ... ın ... 'a tüm siparişlerini geçen sistem yetkilisi kişidir, ismi Kutlu Altun'dur aynı zamanda bu kişinin geçtiği tüm siparişler ve imzaldığı sözleşmeler ... ın üst düzey yöneticileri tarafından onaylanmaktadır, Daha öncede söylediğim gibi ... 'da yapılan denetim sürecinde benim bizzat dahilim olmayıp ...hakkında denetim yürütülüp yürütülmediğini bilmiyorum, Evet verilirdi, ... kuralları gereği her 6 ayda bir düzenli olarak ... çalışanları ve dağıtıcıdaki ve iş ortaklarındaki kişiler bu eğitimleri almaktadırlar ve halende düzenleniyor, ben sorulan hususla ilgili olarak herhangi bir şeye tanık olmadım " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı tanığı Aslı Bülbül Karakurt duruşmadaki beyanında ;
"Ben davalı şirkette 13 yıldır hukuk müşaviri olarak çalışmaktayım, Fesih edilen anlaşma küresel üyelik anlaşması, bu anlaşmadaki fesih maddesi iki taraflı ve 30 gün önelli sebepsiz fesih maddesidir, verilen hakka dayalı olarak da davalı şirket 30 gün önel vererek küresel üyelik anlaşmasını fesih etmiştir, her nakadar madde sebepsiz fesih maddesi olsa da ilişikiyi sonlandırmamıza neden olan ve iş ortağımızla güven sorunu yaşadığımız bir süreç oldu, incelemeler sonucunda iş ortaklığını devam ettiremeyeceğimizi anladık, usulsüz para ayırma , kayıt dışı fon oluşturma, bizim etik kurallarımıza aykırı durumlar olduğunu tespit ettik, bunun sonucunda da söz konusu fesihi yaptık, bu sebepsiz fesihtir ancak arkasında belittiği nedenler vardır, Bununla ilgili bir bilgim yoktur, bu süreci yurt dışındaki etik uyumluluk hukuk birimi yönetmiştir, Küresel anlaşma online kabul edilen bir anlaşmadır, yıllık yapılır, ve bir üyelik ücreti ödenir, anlaşmayı kabul eden kişi kabul etmeden önce, yetkili olduğunu, tıpkı ıslak imza gibi bu şirketi bağlayacağına kabul eder, kabul etme seçeneğini işaretler, isterse anlaşmayı imzalı olarak da seçebilir, dava konusu olayda davacı taraf kutucuk işaretleme ile ilgili online yolu tercih etmiştir, sonrasında üyelik ücretini öder, asli edim yükümlülüğü üyelik ücretini ödemektir, bu işlemleri yapması yeterli bunun dışında online yöntemle ilgili kutucuğu işaretleyen kişinin yetkili olup olmadığını araştırmıyoruz, kendinin beyanını esas alıyoruz, Yıllarca Kutlu Altun online sipariş geçmiştir, bunu ifa edip parasını ödemişlerdir, hiçbir itiraz ve talep vaki olmamıştır , Doğru hatırlıyor isem 01 Haziran öncesindeki tekliflerini yerine getirmeleri için daha sonrasında da süre tanındı 01 Haziran Sonrasında da sipariş vermelerine izin verildi." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafça dosyaya ... tarafından hazırlanan sektörel görüş başlıklı uzman raporu, davalı tarafça Medeni Hukuk Anabilim Dalı ve Ticaret Hukuk Ana Bilim Dalı öğretim görevlilerince hazırlanan hukuki uzman görüş raporu sunulmuştur.
Taraflarca gösterilen tüm deliller toplandıktan sonra mahkememizce belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında rapor tanzim etmesi için dosya bir finans , bir bilgisayar mühendisi, bir bilişim ve teknoloji uzmanı, bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı, birde ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan rapor incelendiğinde, davacı ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelendiği yine davacı ve davalı tarafın bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, öncelikle bilirkişiler tarafından davacı tarafın bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan incelemelere yer verildiği ve bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde ;
Davacının hesabına , davalı ... merkezi tarafından " Partnerstore...com" adresinden erişilebildiğini, ilgili tarihteki söz konusu üyeliklerin davacıya ait hesap ile yine bu adresten satın alındığı ve aktifleştirildiğinin tespit edildiğini, ilgili örnek ekran görüntülerinin alınarak raporun 11. Sayfasında tablo halinde verildiğini, 1 nolu görüntü incelendiğinde davacının ... ...com adresinden "... Bilişim" hesabı ile erişim sağlandığında davacının satın almış olduğu üyelik başlangıç ve bitiş tarihleri ile birlikte yer aldığı sipariş öyküsü sayfasının ekran görüntüsü olduğunu, davacının düzenli olarak farklı tipteki üyeliğinin 15/07/2012 tarihinden 17/07/2019 tarihine kadar yıllık olarak yenilediği/satın aldığı, OPS'nin başlatıldığının görüldüğünü, ... üyelik başlangıcından/yenilenmesinden önce/erken başvuru yapılabildiğini yine ekran görüntülerine raporun 12. Ve 13.sayfasında yer verildiğini, bilirkişilerce raporun 13.sayfasında Kolaj 1 olarak ekran görüntüsünün yorumlandığı ve ;
"Kolaj 1: ... sistemine “partnerstore...com” adresinden Davacının hesabıyla erişim sağlandığında 11/05/2016 başvuru tarihli “...” üyeliğe ilişkin başvuru/sipariş onayı detayların yer aldığı ekran görüntüsüdür. İlgili başvuru sayfasının tam ekran üntüsü uzun olduğundan EK-2'de arz edilmiştir. ... no'lu siparişin (Purchase Order Number) Davacı tarafından Davacı adına 11/05/2016'da oluşturulmuş olduğu, oluşturulan başvuruyla ilgili Davacının sistemde kayıtlı “...” eposta adresine üyelik/sipariş durumuyla ilgili epostanın gönderildiği, inceleme yapıldığı tarih itibariyle mevcut sipariş/üyelik durumunun tarihinin dolmuş (expired) olarak gör sipariş esnasında ekranda sorulan sorulara Yes/No şeklinde yanıtlar verilmiş olduğu, “... ... Global Anlaşması” sözleşmesinin dijital olarak kabul edilmiş olduğu, ödeme, sipariş ve fatura bilgilerinin Davacı şirkete ait olduğu, Fatura bilgilerinde Şirket Adı: .... ... A.S., Kontakt: ..., Kontakt Epostası: ...(... olarak kaydedilmiş olduğu, üyelik bedelinin vergiler dahil 33.908,48TL olduğu, ... başvuru ID no'lu üyeliğin başlangıç tarihinin: 17/07/2016, bitiş tarihinin: 16/07/2017 olduğu görülmüştür. Aşağıda bir diğer örnek başvuru olan ... no'lu 27/04/2017 başvuru tarihli siparişin ayrıntılarına yer verilmiştir." denildiği görülmüştür.
Raporda 14 ve 15.sayfalarda yine ekran görüntüsüne yer verildiği ve bu ekran görüntülerinin bilirkişilerce Kolaj 2 olarak açıklamasının yapıldığı ;
"Kolaj 2: ... sistemine “partnerstore...com” adresinden Davacının hesabıyla erişim sağlandığında 27/04/2017 başvuru/sipariş tarihli “...” üyeliğe ilişkin başvuru onayı detayların yer aldığı ekran görüntüsüdür. İlgili başvuru sayfasının tam ekran görüntüsü uzun olduğundan EK-3'de arz edilmiştir. Başvurunun Davacı tarafından Davacı adına 27/04/2017'da oluşturulmuş olduğu, oluşturulan siparişle ilgili Davacının sistemde kayıtlı “...(...” eposta adresine sipariş durumuyla ilgili epostanın gönderildiği, inceleme yapıldığı tarih itibariyle mevcut sipariş/üyelik durumunun tarihinin dolmuş (expired) olarak göründüğü, sipariş esnasında ekranda sorulan sorulara Yes/No şeklinde yanıtlar verilmiş olduğu, başvuru esnasında “... ... Anlaşması” (Küresel Sözleşme) sözleşmesinin dijital olarak kabul edilmiş olduğu, ödeme, sipariş ve fatura bilgilerinin Davacı şirkete ait olduğu, Fatura bilgilerinde Şirket Adı: ... A.S., Kontakt: ..., Kontakt Epostası: ...(... olarak kaydedilmiş olduğu, ...(... eposta adresli kullanıcının Admin yetkisine sahip olduğu(Biz. Görüntü 4), üyelik bedelinin vergiler dahil 41.029,78TL olduğu, ... başvuru ID no'lu üyeliğin başlangıç tarihinin: 17/07/2017, bitiş tarihinin: 16/07/2018 olduğu görülmüştür." denilmiştir.
Bilirkişilerce raporun 16.sayfasında "... ... Anlaşması" nın bir kısım maddelerinin yer aldığı ekran görüntüsü verilmiş ve bu görüntünün altına da görüntü 2 olarak yorumlaması yapılmış ;
"Görüntü 2 Kolaj 1 ve 2'deki görüntülerde kabul edildiği görülen sözleşmeye tıklandığında açılan sayfada ... sözleşme metninin yer aldığı görülmektedir. Sözleşme metninin tamamı uzun olduğundan EK-4'te arz edilmiştir. Başvuru oluşturma esnasında sözleşme Davacı tarafından kabul edilmeden başvuru/üyelik işlemine devam edilemediği tespit edilmiştir. İlgili ekran görüntüleri Davalı taraf incelemeler bölümünde somutlaştırılmıştır." denilerek devamında aşağıda "Partnerstrore...com'daki davacı şirkete ait hesap bilgileri ile ilgili tespitlere yer verilmiştir." denilerek yine ekran görüntülerine yer verildiği, raporun 17.sayfasında görüntü 3 ve görüntü 4, 18 sayfasında görüntü 5 ve görüntü 6 olarak ekran görüntülerinin yorumlandığı ve aşağıdaki şekilde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
"Görüntü 3: “partnerstore...com” panelindeki Davacının “My Company Info” (Şirketimin Bilgileri) profil sayfasının ekran gö ür. Hesap detaylarında biri inaktif, diğeri aktif olarak kayıtlı 2 şirket bilgisinin yer aldığı görülmüştür. “3-...” Şirket ID no'lu “... A.Ş.” adlı şirket hesabının “....com” panelinde aktif ve “... ...” erişimine sahip olduğu, “Partner ADMİN” yetkisine sahip olduğu görülmektedir. Buna göre Davacı şirketin, panel üzerinde ... başvurularını oluşturmaya ve yönetmeye tam yetkili olduğu ve yukarıda ayrıntıları verilen siparişlerin yine Davacının bu hesabı ile oluşturulduğu tespit edilmiştir. Söz konusu başvuruların bu hesap ile yapıldığı ve yine başvuru oluşturma esnasında kabulü zorunlu olan sözleşmenin yine bu şirket hesabı tarafından kabul edildiği tespit edilmiştir.
Görüntü 4: “......com” paneli kullanıcı yönetimi sayfasına gidildiğinde aktif, ... Erişimine sahip ve Partner Admin yetkisine sahip; ... isimli ofgokcen(... eposta adresli ve ... Bilişim isimli ... eposta adresli 2 hesabın olduğu, daha önce açılmış diğer hesapların inaktif olduğu görülmüştür.
Görüntü 5: Görüntü 4'te görülen oracleartim.com.tr eposta adresli “... Bilişim” adlı şirket hesabının “User Details” kullanıcı/hesap yönetimi alanına girildiğinde, panelde tüm işlemleri yapmaya yetkili hesabın Davacı şirket adına kayıtlı olduğu, eposta adresinin “...(...” olarak kaydedilmiş olduğu, yetki düzeyinin üst düzey olan “admin” olduğu görülmüştür.
Görüntü 6: Yeni bir kullanıcı oluşturulmak istendiğinde seçilebilen yetki düzeyleri bu şekildedir. Admin yetkisine sahip hesaplarla ilgili yapılabilecek tüm işlemler, admin yetkisine sahip oracleğartim.com.tr ve diğer ofgokcen(... eposta adresiyle eşleştirilmiştir. Söz konusu admin yetkisine sahip olan eposta adreslerinin yönetimi, güvenliği, çalışır durumda olup olmadığı vd. Tüm sorumluluk ile yine “ ...com” ... hesabına erişimlerle ilgili (kullancı adı, şifre vb.) tüm sorumluluk Davacı tarafa aittir. Yerinde inceleme günü ...(... eposta kutusu (inbox) içinde inceleme yapılmak istenmişse de Davacı tarafından eposta hesabına erişilemediği beyan edilmiştir." denildiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetince raporun 19.sayfasından itibaren davalı tarafta gerçekleştirilen işlemlerle ilgili açıklama yapıldığı yine ekran görüntülerinin yer verildiği, 19.sayfada yer alan ekran görüntüsünün devamında açıklamasının görüntü 7 olarak açıklandığı ;
"Görüntü 7: Davalı tarafındaki kayıtlardaki örnek incelemede Davacının son siparişi olan ve Görüntü 1'de de görülen “...” başvuru no'lu 06/05/2019 tarihli siparişe ait ekran görüntüsüdür. Başvuru detaylarında başvurunun; Davacıya ait “3-...” Şirket ID no'lu “... Bilişim...” kullanıcı adlı, ..... epostalı kullanıcı hesabından, 06/05/2019'da oluşturulduğu (Enrollment/Submission Date), “Agreements” altında 17/07/2019 başlangıç ve 17/07/2020 bitiş tarihli “TR-...” sözleşmesinin Davacı tarafından dijital olarak kabul edilmiş ve Davalı sistemine yansımış olduğu görülmektedir." şeklinde açıklamada bulunulduğu görülmüştür.
Raporun 20 ve 21.sayfalarında yine ekran görüntülerine yer verildiği, ekran görüntülerinin altında Kolaj 3 olarak açıklama yapıldığı, ;
"Kolaj 3: Davalı tarafındaki Davacının “...” başvuru no'lu 06/05/2019 tarihli başvuruya ait işlem loglarıdır. 17/07/2019 — 17/07/2021 tarihleri arasında yenilenen üyeliğe ilişkin panelde gerçekleştirilmiş çeşitli aktiviteler/hareketlilikler görülmektedir. Buna göre sonuç olarak Davacının paneli görüntülerde yer alan tarihlerde kullanmış ve siparişini yönetmiş olduğu anlaşılmaktadır." denilerek raporun devamında ...'da hesap oluşturulması ve hesapla ilgili detayların incelenmesi sonucu varılan tespitlere yer verilmiştir denilerek ekran görüntüsüne yer verildiği altında da görüntü 8 olarak açıklama yapıldığı ;
"Görüntü 8: ...'da “https://......com/” adresi üzerinden hesap oluştururken eposta dahil şirket adı, adresi telefon vb. Alanlar doldurulmadan ve “....com Kullanım Şartları” (https: /Awww...com/tr/legal/terms.htmi), “...'ın Gizlilik Politikası” (https: //www...com/tr/legal/privacy/privacy-policy.html), “dünyanın her yanındaki bağlı şirketler” (https: / Awww...com/tr/.../contact/global.htmi) — ve — “Ü Taraf — Varlıklar” (https: /Awww...com/.../contact/suppliers.html) dahil olmak üzere kırmızı yıldız ile belirlenen alanlar doldurulmadan bir sonraki adıma devam edilememektedir." denilmiş yine ekran görüntülerinin yer aldığı raporun 23, 24 ve 25.sayfalarında açıklamaları görüntü 9 , görüntü 10 , görüntü 11 , görüntü 12 , görüntü 13 olarak yorumlanmıştır.
"Görüntü 9: Görüntü 7 devamında bir önceki ekranda kullanıcı tarafından verilen eposta adresine bir doğrulama epostası otomatik olarak gönderilmektedir. Söz konusu eposta 24 saat içinde onaylanmazsa üyelik oluşturulamamaktadır. Yeni hesap oluşturulması işleminde tatbikat amaçlı bir demo eposta kullanılmıştır.
Görüntü 10: Görüntü 9'daki adımın akabinde daha önce verilen eposta adresine otomatik bir hesap onay epostasının ulaştığı, epostadaki linke tıklanıp onaylanmadığı sürece hesabın aktifleştirilemediği görülmüştür.
Görüntü 11: Hesabın aktifleştirilmesinden sonra ... (...) programına üyelik süreci başlamakta, -zira ... üyeliği olmadan başka ürün/hizmet siparişi verilememekte- şirket detayları girildikten ve “Kullanım Koşulları” kabul edildikten sonra sıradaki adımlara devam edilebilmekte, toplam 7 adımda ... üyelik tamamlanabilmektedir.
Görüntü 12: Bir sonraki adımda ... üyelik ücreti ve üyelik tipi seçimlerinin tercih edilmesi gerekir. Üyeliğin 1 yıllık olduğu belirtilmiştir.
Görüntü 13: Sıradaki adımda çeşitli şirketsel sorulara cevap verilmesi istenmektedir." denilerek, bilirkişiler daha sonra ... sözleşmenin dijital olarak kabul süreci açıklanmıştır denilerek Koloj 4 başlığı altında ;
"Kolaj 4: Sözleşmeler adımında sözleşme lisanının seçilebildiği, ... sözleşmesinin | yıl süreyle geçerli olduğu ve yıllık yenilenmesi gerektiğinin vurgulanmış olduğu, Online (Çevrimiçi) ve Offline (Çevrimdışı) Sözleşme Kabul olarak 2 seçeneğin kullanıcıların tercihine sunulduğu, Çevrimdışı Kabul seçildiğinde sözleşme metninin yeni bir sekmede açıldığı ve bu sözleşmenin yazıcıdan çıktı alınıp ıslak imzalanıp taratıldıktan sonra belgenin yine bu sayfadan yüklenmesi -diğer bir deyişle kabulden sorumlu ... yöneticilerine gönderilmesi- gerektiği, Çevrimiçi Kabul seçeneği seçildiğinde ise sözleşme metninin dijital olarak sayfanın altında belirdiği ve okunabildiği, sözleşme metninin en altında Kabul veya Ret şeklinde 2 seçeneğin mevcut olduğu, kabul edilmediğinde veya boş bırakılmak istendiğinde bir sonraki adıma devam edilemediği, sözleşme metninin altında sözleşmeyi kabul edenin Ad, Soyad, eposta bilgilerinin (kayıtta girilen) dijital olarak yer aldığı, ... başvurusunun tamamlanması için sözleşme kabulünün zorunlu tutulduğu, çevrimiçi veya çevrimdışı herhangi bir seçenekten sözleşme kabul edilmeden bir sonraki adıma devam edilemediği tespit edilmiştir. Kullanıcıların “7 accept the ... Agreement” seçeneğini seçmiş olması halinde; hemen üzerinde yazılı sözleşme metnini dijital olarak kabul etmiş, diğer bir deyişle dijital olarak imzalamış sayılır. Davacının günümüze dek birden çok ... üyeliği bulunduğundan, burada yer alan ... sözleşmelerini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Aksi halde ... üyeliği oluşmayacaktır." şeklinde açıklama yapmışlardır.
Raporun devamında yine ekran görüntülerine yer verilerek görüntü 14 ve görüntü 15 olarak açıklama yapıldığı tespit edilmiştir.
"Görüntü 14: Son olarak ödeme bilgileri adımı ve ardından gözden geçirme & başvuru gönderme adımları ile başvurunun tamamlanabildiği görülmüştür.
Görüntü 15: Söz konusu ... sözleşmeyi henüz kabul etmemiş olan bir demo kullanıcının bilgileriyle https://partnerstore...com adresindeki panele giriş yapıldığında, ... dizini altında yeni bir ürün/hizmet siparişi verilmek istendiğinde ekranda “İşleminiz tamamlanamıyor. Geçerli bir ... İş Ortağı Ağı (...) sözleşmeniz ve/veya Dağıtım Sözleşmeniz yok. Bu hatayı düzeltmek için lütfen ... İş Ortağı Mağazası Desteği ile iletişime geçin.” (... Tercüme) şeklinde bir uyarı mesajının belirdiği ve ... sözleşmesi/üyeliği olmadan işleme devam edilemediği gibi Tatbikatta kullanılan ve bir başkasına ait olan kullanıcı bilgileri gizlilik gerekçesiyle gizlenmiştir. " denilmiştir.
Raporun devamı incelendiğinde, bir sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların iradelerinin uyuşması ve taraflardan birinin icabına (önerisine), karşı tarafın kabul beyanı ile karşılık vermesi gerektiği, icap ve kabul beyanlarının birbirini karşılaması halinde sözleşmenin geçerli olarak kurulacağını, sözleşmede esaslı unsurun, kelime kökeninden de anlaşılacağı üzere “söz”leşmek, akitleşmek olduğunu, tarafların iradelerinin sözlü olarak uyuşmasının, sözleşmenin kurulması için yeterli olup, imzanın ise geçerlilik değil, ispat şartı olduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta davacı tarafın “Küresel Sözleşme”de imzalarının bulunmadığını ifade ettiğini, gerçekten de dosyada bulunan bilgi ve belgeler ışığında, davacı tarafın imzasına havi “Küresel Sözleşme”ye rastlanılmadığını, tarafların imza ve ticaret unvanı özelinde yoğunlaşan iddiaları bakımından tespit ve değerlendirmelerde bulunulmasına gerek kalmaksızın, raporun teknik inceleme başlıklı kısmında yapılan inceleme ve değerlendirmelerdeyse, davacı tarafın “Küresel Sözleşme (...)”yi “elektronik olarak” kabul ettiği, bu sözleşmesinin kabul edilmemesi halinde diğer sözleşmelerin erişime açılamayacağı, ayrıca sözleşmenin email ortamında da gönderildiği, internet sitesinde erişime açık olduğu, dolayısıyla davacı tarafın sözleşmeyi görerek (indirerek) elektronik ortamda kabul ettiğinin anlaşıldığını, teknik bilirkişi raporunda yer alan tespitlerden hareketle, “... Küresel Sözleşmesi (...)”nin davacı tarafla davalı taraf arasında elektronik olarak akdedildiği ve geçerli olduğu sonucuna varıldığını, “... Katma Değer Distribütörü Sözleşmesi”nin Feshinin şeklinin incelemesi neticesinde ise yapılan değerlendirmede ;
"Taraflar arasında 31/10/2018 tarihinde 3 yıl süreyle akdedilen “... Katma Değer Distribütörü Sözleşmesi”nin “L.Süre, Fesih ve Yenileme” başlıklı maddesi gereğince, taraflardan her biri, 30 gün süre vermek koşuluyla sözleşmeyi feshetmek imkanına sahiptir. Bununla birlikte süre önelli feshin geçerli olabilmesi için, sözleşmenin en az bir yıldır yürürlükte olması gerekmektedir. Zira söz konusu maddeye göre süreli fesihlere yalnızca “yürürlük tarihinin birinci yılından itibaren” başvurulabilecektir. Katma Değer Sözleşmesi 31/10/2018 yılında yürürlüğe girmiştir ve henüz 1 yıllık süre dolmadan, 13/09/2019 tarihinde fesih ihbarında bulunulmuş ve sözleşme 13/10/2019 itibarıyla feshedilmiştir. Taraflar arasındaki Katma Değer Sözleşmesi'nin “L.Süre, Fesih ve Yenileme” maddesinin işletilebilmesi için, fesih ihbarının en erken 31/10/2019 tarihi itibarıyla kullanılması gerekmektedir. Bir başka deyişle sözleşmenin yürürlüğünden itibaren henüz 1 yıllık süre geçmeden önel vermek suretiyle sözleşmenin feshedilmesi, taraflar arasındaki sözleşmeye ve feshe ilişkin şekil kurallarına aykırıdır. BUNUNLA BİRLİKTE; taraflar arasında elektronik olarak akdedilen ve yukarıda geçerlilik bakımından detaylıca açıklamalarda bulunulan “... Küresel Sözleşmesi (...)”nin geçerli olduğuna kanaat getirilmesi halinde, söz konusu sözleşmenin “L. Süre, Fesih ve Yenileme” başlıklı maddesine göre, taraflar 30 gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla, sözleşmeyi herhangi bir zamanda ve herhangi bir sebeple feshedebilecektir. Katma Değer Distribütörü Sözleşmesi'nin “L. Anlaşmanın Süresi ve Sona Ermesi” başlıklı maddesine göreyse, “..., ... ... Anlaşmanızı ve ... ... üyeliğinizi sona erdirirse, bu anlaşma da aynı tarihte kendiliğinden sona erecektir.” denildiği, raporun devamında bilirkişilerce sözleşmelerin feshinin dürüstlük kuralları, genel işlem şartları ve hakkın kötüye kullanımı bakımından incelendiği devamında da sözleşmeler bakımından genel değerlendirme yapılarak raporun sonuç ve kanaat kısmında ;
"Davacı ve Davalı şirkete ait 2016-2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı ve defter sahibinin lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı ... A.Ş. ile Davalı ... Bilgisayar Sistemleri Ltd. Şti. arasında 24.10.2017 tarihinde ... Katma Değer Distribütörü Sözleşmesinin imzalandığı,
... ... Global Sözleşmesinin elektronik ortamda kayıtlı olup, Davacı ... A.Ş. adına yetkilisi tarafından 15/07/2012'den 17/07/2019 tarihine kadar yıllık yenilenerek dijital olarak kabul edildiği / imzalandığı, sözleşme metni kabul edilmeden ... üyelik başvuru işlemine devam edilemediği, ... üyeliklerinin güvenliği ve çalışırlığı Davacı sorumluluğunda bulunan tam yetkili hesaplar tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, yetkili hesaplarla ilgili hesap işlemlerinin kayıtlı eposta adresleriyle ilişkilendirilmiş olduğu,
Küresel Sözleşme'nin feshinin, Katma Değer Sözleşmesi'nin de feshi sonucunu doğuracağı, bu durumda Katma Değer Sözleşmesi'nin şekle aykırı feshedildiğinden bahsetmenin mümkün olamayacağı, zira Katma Değer Sözleşmesi'nin, Küresel Sözleşme'nin feshedilmesine bağlı olarak kendiliğinden sona erdiği,
Küresel Sözleşme'nin standart tipte bir sözleşme olduğu, onaylanmasının zorunlu olduğu, işbu sözleşme onaylanmadan diğer sözleşmelerin onaylanamadığı, sözleşmenin internet sitesinde tüm taraflara açık olduğu ve bu yönüyle “birden çok kişiyle akdedilmek üzere hazırlanmış standart tipte bir sözleşme olduğu”, sözleşmenin feshe ilişkin maddesinin ise davacının menfaatine aykırı olduğu, zira Küresel Sözleşme'nin feshinin, taraflar arasındaki diğer tüm sözleşmelerin de feshi sonucunu doğurduğu, bu bakımdan henüz 1 yıllık yürürlük süresi dolmayan ve Katma Değer Sözleşmesi'ne göre süre öneli verilerek feshedilemeyecek nitelikteki “... Katma Değer Distribütörü Sözleşmesi”nin dolaylı yoldan feshedildiği, bu bakımından Küresel Sözleşme'nin dürüstlük kuralına aykırı, genel işlem koşulları niteliğinde maddeler içeren bir sözleşme olduğu sonucuna varmanın mümkün olduğu ve kanımızca davacının menfaatine aykırı olan “L. Süre, Fesih ve Yenileme” başlıklı sözleşme maddesinin, “diğer sözleşmelerin de feshi sonucu doğurur” hükmünün yazılmamış sayılması gerektiği,
Mahkemenin de Küresel Sözleşmeyi genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olarak nitelendirmesi halinde “L. Süre, Fesih ve Yenileme” başlıklı maddesinin, “diğer sözleşmelerin de feshi sonucu doğurur” hükmünün yazılmamış sayılacağı ve Katma Değer sözleşmesi geçerli olarak feshedilmemiş olacağı,
Bu durumda Katma Değer Sözleşmesi'nin feshin haklı olup olmadığının incelenmesinin gerekeceği, yapılan incelemede davalı tarafın iddialarının somut bir temele oturmadığı ve feshi gerektirecek sebepleri soyut bir biçimde ortaya koyduğu, etik davranışlara aykırılıklar, iş şartlarına uymamak gibi genel ifadeleri somutlaştırmadığı, bu nedenle Katma Değer Sözleşmesi'nin haklı nedenle feshedildiğinden bahsetmenin de kanımızca mümkün olmadığı,
Katma Değer Sözleşmesi'nin “T.Sorumluluk Sınırı” başlıklı maddesine gereğince davacı taraf lehine bir tazminat ödemesine hükmedilmesi halinde, söz konusu bedelin kanımızca yalnızca davalıya ödenen 1 yıllık üyelik ücretiyle sınırlı olabileceği,
...'ın haksız askı dönemi ve fesih işlemi ile ilgili iddianın Mahkemece kabulü halinde; 264.248 TL Personel Gideri, 2.723.381 TL Stok Zararı, 949.005 TL Kar Mahrumiyeti olmak üzere, Toplam 3.936.633 TL zarara uğradığı hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Rapora karşı her iki taraf vekilince itiraz dilekçeleri sunulmuştur. İtirazlar doğrultusunda dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor istenilmiştir.
Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen ek rapor incelendiğinde,
"Kök raporumuzda; “Küresel Sözleşme'nin, dürüstlük kuralına aykırı, genel işlem koşulları niteliğinde maddeler içeren bir sözleşme olduğu değerlendirilmiştir ve kanımızca davacının menfaatine aykırı olan “L. Süre, Fesih ve Yenileme” başlıklı sözleşmenin maddesi yazılmamış sayılmalıdır.” tespitinde bulunmuş ve “sayın mahkemenin de Küresel Sözleşmeyi genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olarak nitelendirmesi halinde “L. Süre, Fesih ve Yenileme” başlıklı maddesinin, “diğer sözleşmelerin de feshi sonucu doğurur” hükmi feshedilmemiş olacaktır.” kanaatlerine varmıştık. Aynı şekilde kök raporumuzda “Katma Değer Sözleşmesi'nin haklı nedenle feshedildiğinden bahsetmek de kanımızca mümkün değildir” yönünde bir kanaate ulaşmış ve “davacı taraf lehine bir tazminat ödemesine hükmedilmesi halinde, yıllık üyelik ücretiyle sınırlı olabilecektir” yönündeki tespitimizi mahkemeniz ile paylaşmıştık. Raporumuza gelen itirazlar genel itibarıyla dilekçeler teatisinde sunulan iddia ve savunmalardan ibaret olup, dosyaya son olarak eklenen ...'in 27 Eylül 2022 tarihli idari işlem/kararından yapılan incelemede; ... kararındaki inceleme ve tespitlerin doğruluğu, içeriğinde yer alan hususlar ile iddia ve taleplerin detaylarına erişilememekle birlikte, Türkiye İştiraki ... ...Şirketi'nde uygunsuz davranışların tespit edildiği, rüşvet fonlarının oluşturulduğu tespit, diğer ülkelerdeki yolsuzluklar vb. uygunsuz davranışlar nedeniyle 15 Milyon USD cezai işlem uygulanmıştır. Yukarıda zikredilen ... Kararı da kök raporda ulaştığımız kanaati destekler niteliktedir. Bu nedenle kök raporumuzdaki kanaatlerimizi koruduğumuzu ve herhangi bir değişiklik yapmadığımızı," denilerek bilirkişiler ek raporun sonuç kısmında ;
"Raporumuza gelen itirazların genel itibarıyla dilekçeler teatisinde sunulan iddia ve savunmalardan ibaret olduğu ve sözleşmeler yönünden kanaatimizde bir değişiklik olmadığı, Dosyaya son olarak eklenen ...'in 27 Eylül 2022 tarihli idari işlem/kararından yapılan incelemede ... Kararı'nın da kök raporda ulaştığımız kanaati destekler nitelikte olduğu ve bu nedenle kök raporumuzdaki kanaatlerimizi koruduğumuzu ve herhangi bir değişiklik yapmadığımızı, ... Operasyonunda birebir çalışan atıl kaldığı iddia edilen personellerle ile ilgili...'ın personel giderlerinden tenzil edilmesi halinde 2019 yılı Haziran-Ekim ayları Toplam 239.945 TL personel maliyetleri zarar olarak nitelendirildiği, Fiziki sayım neticesinde görülemeyen ve tespiti yapılamayan yazılım ürünleri ile Konsinye Mal Satışı olarak gönderilen ürünler stoklardan tenzil edildikten sonra fiziki tespiti yapılan stokların ticari defter kayıtlarında toplam 1.215.889,62 TL Toplam Maliyet ve USD karşılığı 264.564,42 olup, dava tarihi itibariyle doların TL karşılığı 2.068.338,17 TL, Kar Mahrumiyetinin hesaplanması ile ilgili Kök Rapordaki hesaplamalarımızda herhangi bir değişiklik olmayıp, 2019 yılına ait mali verilerin hesaplamalara dahil edilmiş olup; 2016-2017-2018-2019 yıllarında tarafların aralarındaki ticari ili; ki net satışlar/satılan mallar maliyeti/faaliyet giderleri gerçekleşen % oranlarına göre; 949.004,65 TL yoksun kalınan kar hesaplanmıştır. ...'ın haksız askı dönemi ve fesih işlemi iddiasının Mahkemece kabulü halinde; 239.945 TL Personel Gideri, 2.068.338,17 TL Stok Zararı, 949.005 TL Kar Mahrumiyeti olmak üzere, Toplam 2.309.232,18 TL zarara uğradığı hesaplanmıştır. mahkemenin kar kaybı hesabının, Yargıtay 11. Hd'nin 2009/10818 esas 2011/10273 Karar nolu ilamı esas alınarak denkleştirme hesaplanmasına göre; Davacının Mahrum Kalınan Kar Yönünden; Portföy tazminatı yönünden 13.166.542 TL ve Kar Mahrumiyeti yönünden 949,004,65 TL olmak üzere 14.115.546,60 TL alacaklı olduğu hesaplanmaktadır." şeklinde görüş bildirdikleri görülmüş ve bilirkişiler ikinci ek raporlarında da aynı görüşlerini tekrarlamışlardır.
Kök ve ek raporlara taraflarca itiraz edildiği, bilirkişi heyetine ait kök raporda sonuç ve kanaat başlığından önceki son paragraf ile sonuç ve kanaat kısmının çeliştiği ek raporlarda çelişkinin giderilemediği ayrıca davalı tarafça sunulan uzman görüş raporu ile birinci heyet raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle itirazlar giderilerek mahkememizce belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında rapor tanzim edilmesi için dosya başka bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
05 Mart 2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişilerin öncelikle teknik inceleme başlığı altında ... (... ...) nedir , ... (... ...) web sitesi nasıl çalışır, ... (... ...) ortağı nasıl olunur, ... (... ...) demo makine nedir, ... (... ) Nedir başlıkları altında açıklama ve tanımlama yaptıkları, raporun devamında, ...'nın , ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (...) tarafından yürütülen soruşturmasında Türkiye'deki Sermaye Piyasası Kurulu ile iş birliği yaparak soruşturma sonucunda Türkiye'deki bazı projelerde rüşvet ve yolsuzluk faaliyetlerine karıştığının tespit edildiği denilerek buna ilişkin tespitlerin raporda ... Acil çağırı sistemi projesi başlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgili faaliyetler başlığı altında ;
"... Acil Çağrı Sistemi Projesi:2018 yılında, İçişleri Bakanlığı'nın ... Aci! Çağrı Sistemi projesi kapsamında bir sözleşme kazanmak amacıyla, Bakanlık yetkililerine yönelik uygunsuz avantajlar sağlanmıştır. Bu kapsamda, dört Bakanlık yetkilisi, Kaliforniya'da bir haftalık bir geziye davet edilmiştir. Resmi olarak ...'ın merkezinde bir toplantı planlanmış olsa da, toplantı sadece 15-20 dakika sürmüş, geri kalan süre ise Los Angeles ve Napa Valley'de eğlence etkinlikleriyle geçirilmiştir. Bu gezinin masrafları, ...'ın Türkiye'deki çalışanları tarafından oluşturulan gizli fonlardan karşılanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile İlgili Faaliyetler: Aynı dönemde, ... satış temsilcileri, SGK ile ilgili projelerde de benzer yöntemler kullanmıştır. Özellikle, SGK yetkililerine yönelik çeşitli seyahat ve etkinlikler düzenlenmiş, bu etkinliklerin masrafları da gizli fonlar aracılığıyla karşılanmıştır. Bu tür uygulamalar, ...'ın iç denetim ve muhasebe kontrollerinin yetersizliğini göstermektedir. 2017 yılında ... satış temsilcilerinin, SGK için veri tabanı altyapısı oluşturma projesinde, genel merkezden ciddi indirimler talep ettikleri ve bu süreçte oluşturulan gizli fonların bir kısmının rüşvet olarak kullanıldığı belirtilmektedir. Örneğin, 1,1 milyon dolar değerindeki bir siparişin sadece küçük bir kısmının meşru ürünler için harcandığı ifade edilmektedir. " şeklinde raporda yer verildiği görülmüştür.
Raporun devamında mali inceleme kısmı yer almış daha sonra sözleşmelerin incelenmesine geçilmiştir. Bu incelemeler irdelendiğinde, somut olayda, Davacının Küresel Anlaşma'yı internet üzerinden onayladığını, kabul ettiğini gösterdiğini, davalı'ya ait internet sitesi üzerinde Küresel Anlaşma metnine yer verilmesi "öneri", davacının bu sözleşmeyi onaylamak suretiyle davalının sistemine giriş yapması "kabul" niteliğinde olduğunu, böylelikle sözleşme TBK m. 1 uyarınca kurulduğunu, davacının ... üyesi olması sebebiyle Küresel Anlaşma doğrultusunda birçok kez ödeme yaptığını, Katma Değer Distribitörü Sözleşmesinde Küresel Anlaşmaya yapılan atıfların bulunduğunu, bu nedenle Küresel Anlaşmanın geçerli bir şeklide akdedildiği sonucuna varıldığını, davacı tarafın küresel anlaşmanın L.süre, fesih ve yenileme başlıklı maddesinin genel işlem şartları gereğince geçersiz olduğunu iddia etmesi nedeniyle bilirkişilerce bu konuda değerlendirme yapılarak ;
"Küresel Anlaşma, davalının internet sitesi üzerinden pek çok kullanıcıyla, üye olması beklenen kişilerle sözleşme kurulması için hazırlanmış ve davalı tarafından tek başına hazırlanmış bir sözleşme metni olması itibarıyla sözleşme hükümleri ve dolayısıyla "L. Süre, Fesih ve Yenileme" maddesi genel işlem koşulu hüviyetinde olabilir. Kanun, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliği olmasını doğrudan "yazılmamış sayılma" yaptırımına tabi tutmadığı için, yazılmamış sayılma kriterlerini karşılamayan hükümler geçerli ve yürürlüktedir. Genel işlem koşullarının denetimi üç aşamada yapılmaktadır: “Yürürlük denetimi” (TBK m.21,22), “yorum denetimi” (TBK m.23) ve “içerik denetimi” (TBK m.24,25). Yürürlük denetimi, genci işlem koşulunun sözleşme içeriğine dahil olup olmadığının tespiti aşamasıdır. Yürürlük denetiminde genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına dâhil (yürürlükte) olup olmadıklarının belirlenir. Bir başka ifade ile bazı hükümlerin şeklen sözleşme metninde yer almasına rağmen. denetim sonucunda sözleşme kapsamından çıkarılmaları ya da bu sözleşme hükümlerinin sözleşme kapsamında olmadıklarının tespiti anlamına gelmektedir. Genel işlem koşullarını kullanan tarafın, karşı tarafa, genel işlem koşullarının kendisi için doğurabileceği olumsuz sonuçlar hakkında açıkça bilgi vermesi gerekir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır. TBK 21 uyarınca bir hükmün bir tarafın menfaatine aykırı olması tek başına o hükmün yazılmamış sayılması yaptırımına tabi olması sonucunu doğurmaz. Sözleşmeye menfaatine aykırı bir hüküm konulan tarafa koşulların varlığı hakkında bilgi verilmesi, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanması ve menfaatine aykırı tarafın bu hükmü onaylaması halinde yazılmamış sayılma yaptırımı uygulanmaz. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan bir genel işlem şartı ise başka bir kriter aranmaksızın yazılmamış sayılır. Tacir olan davacının, davalıya ait internet sitesinde yer alan sözleşmeleri incelemesi gerekmektedir. Gerekli bilgilendirmeler davalının internet sitesinde yer almaktadır. ve fikrimizce davacı, menfaatine aykırı koşullar hakkında bilgilendirilmediğini ileri süremeyecektir. Yorum denetimine ilişkin TBK m.23'e göre genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık vc anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. Somut uyuşmazlık bakımından yorum denetimine tabi olması gereken bir düzenlemeye rastlanmamıştır. Son aşama olan içerik denetimi aşamasında ise genel işlem koşulunun sözleşmenin içeriği olmasına rağmen, içerdiği bazı hükümlerin geçersiz sayılıp sayılmayacağı incelenmektedir. TBK m. 25'te genel işlem şartlarının içerik denetimi için iki ölçüt esas alınmıştır. Bunlar “dürüstlük kuralına aykırı olma” ve “karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte olma” ölçütleridir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, tek başına karşı tarafın menfaatine aykırı olmanın tek başına genel işlem koşulunun hükümsüz sayılmasına yetmediği, buna ek olarak bu durumun dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde ortaya çıkmış olmasının da gerekecceğidir. Buna göre sözleşmenin içeriğine dahil olan hükümler karşı tarafın durumunu ağırlaştırıcı nitelikte ise, bunların dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Madde metninde dürüstlük kuralından ne anlaşılmak gerekeceğine ilişkin bir ölçüt verilmemekle birlikte, Yargıtay genel işlem koşulu olduğu ileri sürülen hükmün dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığını belirlerken somut olayın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir. Genel işlem şartlarında yapılan içerik denetiminin sonucunda iki farklı ihtimalle ortaya çıkabilecektir: ilk olarak karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler dürüstlük kuralına uygun bulunabilir. Böyle bir durumda bu hükümler geçerliliklerini sürdürmeye ve taraflar arasında uygulanmaya devam edeceklerdir. Diğer ihtimalde ise, içerik denetimine tabi tutulan karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümlerin dürüstlük kuralına aykırı olabilir. Küresel Sözleşmenin "L. Süre, Fesih ve Yenileme" maddesi, fesih rejimi bakımından taraflardan birinin menfaatine aykırılık teşkil etmemektedir. Her iki tarafın da 30 gün önceden yazılı bir bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi feshetme imkanı bulunmaktadır. İki tarafın da eşit olarak kullanabileceği bir imkan, taraflardan birinin menfaatine diğerinin aleyhine olarak değerlendirilemez. 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle herhangi bir sebeple ve herhangi bir zamanda sözleşmenin fesheditebilmesi, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı değildir. Dolayısıyla Küresel Anlaşma'nın "L." maddesinde yer alan ve her iki tarafa da fesih hakkı veren bu düzenleme genel işlem şartı niteliğinde olsa dahi geçerlidir. " denildiği raporun devamında hem küresel anlaşmada hemde distribitörlük anlaşmasında ... İş Ortağı Davranış ve İş Etiği Kuralları kapsamında davacı taraf ile davalı taraf arasında toplantı düzenlendiği, davacı tarafın eğitimlere katıldığının tespit edildiğini, küresel anlaşmanın fesih edilmesi nedeniyle Network Distiribitörlük Katma Değer Sözleşmesinin de sona erdiğini, küresel anlaşmanın feshinin usulüne uygun yapıldığını, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü davacının küresel anlaşmanın ve ... üyeliğinin distribitörlük sözleşmesinin ön koşulu mahiyetinde olduğunu, davalı şirketin üyelik sistemi üzerinden faaliyette bulunulduğunu, bilmekte yahut bilmesi gerektiğini, sözleşmenin temeli olan küresel anlaşma ve ... üyeliğinin sona ermesi halinde distribitörlük sözleşmesinin de sona ermesinin makul ve anlaşılır sebebe dayandığını belirttikleri raporun devamında davacının mali talepleri hakkında irdeleme yapıldığı, heyet içerisinde bulunan bilgisayar mühendisi Hüseyin Emre Özsevimli tarafından ayrık görüş sunulduğu, dava tarihinin 21/10/2020 olması nedeniyle dava tarihinden sonra meydana gelen Eylül 2022 tarihinde ... tarafından yapılan tespitlere yer verilmesini doğru bulmadığını belirtmiş ve özetle gizli fon oluşturulduğu yönündeki davalı iddialarına değer verilmesinin mümküm olmadığı açıklanmış raporun sonuç kısmında ise ;
" ... Global Anlaşması (Küresel Anlaşma)'nın taraflar arasında geçerli bir şekilde kurulduğu, Küresel Anlaşma'nın feshinin ... ... Katma Değer Distribütörü Anlaşması (Distribütörlük Sözleşmesi)'nin sona ermesine yol açacağı, davalı şirket tarafından yapılan feshin sözleşmelere uygun olduğu, Küresel Anlaşma'nın bütünüyle genel işlem şartı niteliğinde olduğu, ancak bir hükmün genel işlem şartı niteliğinde olmasının onun doğrudan yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olacağı anlamına gelmeyeceği, "L. Süre, Fesih ve Yenileme" maddesinin yazılmamış sayılma yaptırıma tabi olmadığı; Davalı şirket tarafından Küresel Anlaşma'nın hukuka uygun olarak feshedildiği ve bu fesih doğrultusunda Distribütörlük Sözleşmesi'nin de sona erdiği, Distribütörlük Sözleşmesi'ndeki "L. Anlaşmanın Süresi ve Sona Ermesi" maddesi düzenlemelerinin geçerli olduğu, Davalı tarafından yapılan feshin haklı bir nedene dayanması gerekmediği, Sözleşmelerdeki sorumsuzluğa ilişkin kayıtların geçerli olduğu, Davacının talep ettiği tazminat kalemlerinden menfi zarara ilişkin olanlarla müspet zarara ilişkin olanların öğretide ve uygulamada kabul gören görüş uyarınca aynı anda istenemeyeceği, Atıl kalan personel giderinin talep edilebilmesi için bu personellerin sadece davalıya özgü işlerde çalıştığının ve başka işlerde görevlendirilmediğinin; stok zararının talep edilebilmesi için stokta kalan ürünlerin alındığı bedele denk veya bu bedelin üstünde bir fiyata satılamaması gerektiği, Mahkemenin küresel anlaşmanın feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatinde ise, menfi tazminat ile müspet tazminatın birlikte verilebileceği varsayımında 2.308.283,17 TL; sadece müspet tazminat istenebileceği varsayımında 949.004, 63 TL müspet tazminat isteyebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Toplanan tüm deliler , dinlenen tanık beyanları, İş Mahkemesinden dosyalar , taraflarca dosyaya sunulan uzman görüş raporları, alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında yazılı olarak ... Katma Değer Distribitörü Anlaşması bulunduğu bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasında ... Küresel Anlaşması bulunup bulunmadığı varsa Küresel Anlaşma'nın fesih edilmesi nedeniyle Katma Değer Distribitörlük Anlaşması'nın kendiliğinden sona erip ermediğinin, davalı tarafça feshin haklı olup olmadığı, feshin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti noktalarında toplanmakta olup, alınan bilirkişi raporlarına göre ... Küresel Anlaşması yani ... üyeliği olmadan davacının Katma Değer Distribitörlük Anlaşması kapsamında işlem yapamayacağı, bilgisayar kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacının küresel sözleşmeyi elektronik olarak kabul ettiği, bu sözleşmenin kabul edilmemesi halinde diğer sözleşmelerin erişime açılamayacağı ayrıca sözleşmenin e mail ortamında da gönderildiği, internet sitesinde erişime açık olduğu, davacının ... üyelik ücretlerini ödediği, ... üyeliğinin distiribitörlük sözleşmesinin ön koşulunda olduğu, sözleşmelerin yasada ayrıca bir geçerlilik koşulu bulunmadığı takdirde sözlü olarak da yapılabileceği bu nedenle davacı ve davalı arasında küresel sözleşmenin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 10/05/2019 ve 03/06/2019 tarihli ihtarnamelerde, ... üyeleri ve distribitörlerini içeren işlemler ve diğer fiillere ilişkin ... İş Ortağı Davranış ve ... Anlaşma'larına ve eklerine uygun davranılıp davranılmadığının belirlenmesi için incelemeler yürütüldüğü, ... tarafından ifşa edilmemiş ve onaylanmamış amaçlar için ilave marjın yaratılarak fonlar ayırmış olabileceğine ilişkin bir takım sorunlar tespit edildiği bu konuda ciddi endişeler taşındığı bildirilmiş daha sonra da yapılan araştırmalar akabinde ... ile ... arasında bulunan anlaşmaların ihlal edildiğine dair ciddi endişeler ve bulgular bulunduğu bu nedenle sözleşmenin devam ettirilemeyeceği belirtilerek Küresel Anlaşma'nın L maddesi gereğince 30 gün öncesinden bildirimde bulunularak ... Katma Değer Distribitörü Anlaşması ve ... Küresel Anlaşması'nın fesih edildiği 13/09/2019 tarihli ihtarname ile bildirilmiştir. Küresel Anlaşma'nın L maddesinde "bu anlaşma , bir ... üyesi olarak kabul edildiğinizi tarafımıza bildirildiği yazı da gösterilen üyelik başlangıç tarihini takiben 1 yıl boyunca yürürlükte olacaktır bu anlaşma diğer tarafa 30 gün öncesinden yazılı bildirimde bulunmak sureti ile herhangi bir zamanda ve herhangi bir sebeple taraflardan herhangi birince fesh edilebilir" denilmiş olup, davacı taraf bu sözleşmenin bu maddesine ve distiribitörlük sözleşmesinin L maddesinin Küresel Anlaşma'nın L maddesine yaptığı atfa dayanarak her iki sözleşmeyi de fesih etmiştir. Distiribitörlük Anlaşması'nın L maddesinde " bu anlaşma , burada belirtilen tarihte yürürlüğe girecektir ve 3 yıl boyunca yürürlükte kalmaya devam edecektir ancak taraflardan herhangi biri 30 gün önceden yazılı ihbarname göndermek sureti ile yürürlük tarihinin birinci yılından itibaren herhangi bir zamanda herhangi bir sebeple bu anlaşmayı fesih edebilir, ... üyeliğinizin sona ermesi veya fesih edilmesi durumunda , üyeliğiniz tekrar geçerli hale getirilinceye kadar programların öğrenim kredilerinin ve/veya hizmetlerin dağıtımını yapmazına izin verilmeyecektir. ..., ... Anlaşmanızı ve ... Üyeliğinizi sona erdirirse , bu anlaşmada aynı tarihte kendiliğinden sona erecektir...." denilmiştir.
Fesih ihtarnamesi ve daha önceki ihtarnamelerden ve tüm dosya kapsamından, ... İş Ortağı Davranış ve İş Etiği Kurallarına aykırı davranarak, davacı tarafın ifşa edilmemiş ve onaylanmamış amaçlar için ilave marjın yaratılarak fon ayrıldığı ve bu fonun bir takım müşterilerin yurt dışı gezilerinde veya değişik yerlerde kullanıldığı davalı tarafça iddia edilmiş olup, davacı taraf davalının bu iddiaları üzerine tüm yapılan bu işlemlerin davalı tarafın çalışanlarının ve ... ekibinin talimatı doğrultusunda yaptığını, ... kuralları gereğince inceleme başlatıldığında davalı tarafın cezadan kurtulmak amacıyla bu talimatları veren kendi çalışanlarının işlerine son vererek müvekkili ile olan sözleşmeyi de fesih ettiğini iddia etmiştir.
Distiribitörlük anlaşmasında ... üyeliği ile ilgili atıflar olması, küresel anlaşmanın kabul edilmeden distribitörlük anlaşması gereğince işlem yapılmasının mümkün olmadığı, davacının iş etiği kuralları ile ilgili davalıdan seminerler aldığı, davalı tarafından dosyaya bırakılan etik kuralları tüzüğü ile ilgili belgede "uygunsuz ödemeler , kara paranın aklanması ve ekonomik boykotlar " başlığı altında uygunsuz ödemeler ve fon oluşturmanın cezai sorumluluğu gerektiren davranışlar olduğunu açıkça belirtildiği tüm bu etik kurallarını gösteren internet uzantılarına davacının sahip olduğu, yukarıda da belirtildiği üzere bu konuda seminerlere katıldığı, dolayısı ile davacının bildirilen fiyat ile satışı yapılan fiyat arasındaki bedeli fona aktararak bu fonun bazı müşterilerin yurt dışı gezilerinde kullanarak ve usulsüz harcayarak küresel anlaşmaya , distribitörlük anlaşmasına aykırı davrandığı, davacı tarafın davalının çalışanlarından geldiğini iddia ettiği uygunsuz talimatlara uymak zorunda olmadığı, usulsuz talimatları ilgili birimlere iletmek yerine , iş etiği kurullarına aykırı davrandığı dolayısı ile sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı olduğu, küresel anlaşmanın feshi ile distribitörlük anlaşmasının da kendiliğinden sona erdiği , distribitörlük anlaşmasında ki L maddesinin Borçlar Kanununadaki genel işlem şartlarına aykırılık taşımadığı, basiretli tacir olması gereken davacı tarafın Küresel Anlaşma/... üyeliği olmadan distribitörlük anlaşmasını ifa edemeyeceğini ve imzalamış olduğu sözleşmede ... üyeliğine atıflar yapıldığını, Küresel Anlaşmanın /... üyeliğinin sona ermesi halinde distribitörlük anlaşmasının da sona ereceğini bilmesi gerektiği, kaldı ki küresel anlaşma ve ... üyeliği sona erdiğinde distiribitörlük anlaşması gereğince işlem yapmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla hem küresel anlaşmanın hem de distribitörlük anlaşmasının yapılan fesih ile sona erdiği tespit edilmiştir. Davacı tarafın feshe konu olan eylemleri yapmadığı yönünde herhangi bir itirazı bulunmayıp itirazı bu işlemleri davalı tarafın çalışanlarının/ekiplerinin talimatı ile yaptığı yönünde olup yukarıda da belirtildiği gibi seminerlerine aldığı ve internet uzantılarından incelemesi gereken etik tüzüğünü, aykırı talimatları yapmayarak ilgili birimleri bildirmesi gerekirken , tüzüğe aykırı eylemleri yapması nedeniyle feshin haklı olduğu ayrıca sözleşme maddeleri gereğince soruşturma müddetince yeni sipariş kabul edilmeyeceği de hüküm altına alındığından, fesihten önce yeni sipariş kabul edilmeyeceğini ilişkin ihtarında sözleşmeye uygun olması nedeniyle davacının tazminat taleplerinin aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının reddine,
2-A.A.Ü.T. 13/4.maddesi gereğince 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından 57.500,00TL bilirkişi ücreti, 300,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 57.800,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine resen iadesine,
6-Zorunlu Arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden 94.539,90TL'den mahsubu ile fazla alınan 93.924,50TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgilisine iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır