T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/83 Esas
KARAR NO:2026/542
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/05/2019
KARAR TARİHİ:08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06.05.1997 tarihinde yapılan mal alım satım sözleşmesinde davalının, müvekkiline 2 adet ... marka makine satmayı, müvekkilinin de karşılığında 11 parça senet eşliğinde 40.000,00- Mark ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı tarafından makinelerin müvekkilime teslimine ilişkin nakliyeci tutulduğunu, makinelerin nasıl taşınacağının tarifini davalının taşıyıcıya verdiğini, taşıma esnasında nakliyeci tarafından makinelerin 1 ton olduğu, kancanın taşıyamayacağını söylemesine rağmen davalının taşınmasını istediğini ve sonucunda kancanın kopması ile makinelerin 3 metre yükseklikten düşerek parçalandığını, bunun üzerine müvekkilinin kırık makineleri iade etmek ve senetlerini geri almak istediğini, fakat davalının makinelerini almadığı gibi senetleri de iade etmediğini, davalı tarafça öncelikle .... İcra Dairesinin 1997/... Esas sayılı dosyası üzerinden 40.000,00- Mark tutarında takip başlatıldığını, müvekkili tarafından 26.12.1997 tarihinde davalı tarafın vekili olan Av. ...'a .... İcra Dairesinin 1997/... Esas sayılı dosyasına istinaden 10.000.000,00 TL nakit, 05.03.1998 vade tarihli 48.000.000,00 TL bedelli çek, 25.04.1998 vade tarihli 30.000.000,00 TL bedelli çek, 31.03.1998 vade tarihli 23.000.000,00- TL bedelli çek tevdi etmiş ve davalı vekilince çeklerin peşin değeri 75.000.000,00- TL alındığı işbu hal ile müvekkilim davalı vekiline toplamda 85.000,000.00- TL sözleşmeye istinaden ödeme yaptığını, yapılan o tarihteki yapılan ödeme sonucu 40.000,00 Mark borcu tamamen ödendiğini, davalının buna rağmen müvekkili hakkında 06.05.1997 tarihli sözleşmeye istinaden bu defa .... İcra Dairesi 2006/... Esas sayılı dosyasından kötü niyetli olarak 40.000,00 Mark (Euro) ek olarak 23.000,00 Mark (Euro) üzerinden asıl alacak 114.384,71- TL üzerinden takip başlattığını, icra takibine konu borcun ödenmediği düşünülse bile işbu sözleşmeye dayalı icra takibinin başlatılamayacağını, müvekkili ile alacaklı vekili arasında 26.12.1997 tarihli '' borç ve sözleşme '' gereğince mal alım satımına dayalı borcun yenilendiğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan mal alım satım sözleşmesinin hükümsüz hale geldiğini belirterek, yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2013/7933 e, 2013/17830 k. sayılı kararından bahsetmiş, sonuç olarak, öncelikle müvekkili aleyhine mükerrer tahsilata düşen haksız ve mesnetsiz .... icra dairesi 2006/... esas sayılı icra takibinin teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatte ise belli bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, davalı tarafça aynı sözleşmeye istinaden .... icra dairesi 2006/... esas sayılı dosyasından yapılan takip mükerrer tahsilata düştüğünden davanın kabulüne ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı taraf aleyhine %20 kötüniyet azminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vakalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının borcu olduğunu bildiği halde sürekli olarak davalar açtığını, davacının ödeme iddiasının gerçeklik ile bağdaşmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının sunmuş olduğu belgelerin takipten önceki dönemde düzenlenmiş olan belgeler olduğunu, davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 17/05/2019 tarih ve ... sayılı kararı'nın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 06/01/2020 tarih ve 2019/1621 Esas, 2019/1703 Karar sayılı ilamıyla Mahkememizden verilen 07/05/2019 tarih ve ... kararının kaldırılmasına karar verilerek mahkememiz dosyasının yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamasına devam edildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 20/11/2020 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca davacı tanıklarının gelecek celse dinlenilmesine karar verilmiş olup, 17/03/2021 tarihli celsede dinlenilen tanık ...'ın beyanında:"tanıklıktan çekilme hakkımı kullanmak istemiyorum, biz 1997 yılında yaptığımız iş nedeniyle davalıdan makine aldık, babam bunun karşılığında senetler verdi, davalının dükkanında makinalar davalının tutuğu vince yükleneceği sırada hamallar davalıya halatın makinayı taşıyıp taşıyamayacağını sordu, davalı kendisinin de makineyi kullanıp bu halatlarla getirdiğini ve yüklemeye devam edilmesini söyledi, bunun üzerine makinalar vince yüklenirken yükseklikten düşerek kırıldılar, makinanın beyin kısmında içerden çatlaklar oluştu , makina kullanılamaz hale geldi, bu sırada hamalın yaralanması nedeniyle taşıma işi ertesi güne kaldı, ertesi gün kendi tuttuğumuz hamallarla giderek makinayı aldık makinanın yüklenilmesi sırasında davalı siz ne yapacaksanız yapın diyerek dışarı çıktı ,makinanın çalışmadığını söylediğimizde davalı , babama gerekirse makina bedelini almayacağını söyledi, ilk kırıldığı günde kendisi tamir ettireceğini söylemişti, bildiklerim bundan ibarettir, davacı nakit olarak elden 4000 mark ödedi, ben askerdeyken de avukatı vasıtasıyla çek ödemesi yapmış, iki makina satın alındı, makinalar ikişer parçadan oluşmaktaydı, davalı bizim adresimizi bilmediği için biz taşıma sırasında davalının tuttuğu kamyonlara refakat etmek üzere davacının iş yerine gitmiştik, makinalardan birini kullandık, diğerinin beyni olmadığı için hiç kullanamadık, aldığımız makinalar kumaş makinasıydı, biz bunları parça ekleyerek etiket makinasına çevirdik." dediği görüldü.
Yine aynı tarihli celsede dinlenilen tanık ...'ın beyanında:" davacı benim halamın oğludur, taşıma esnasında bende olayın meydana geldiği yerdeydim, davacı davalıdan iki makina almıştı, taşımaya başlamadan önce hamallardan biri tavandaki kancanın makinayı taşıyıp taşıyamayacağını sordu, davalı taşıyacağını söyledi, bunun üzerine biz tedbiren ileri doğru giderken bir ses duyduk ve makinanın yere düştüğünü gördük, taşımayı yapacak nakliye ve hamalları davalı tutmuştu, makinalardan birisi kırıldı, sonrasında kargaşa oldu, benim gördügüm kadarıyla makina kullanılamaz haldeydi, sonrasını bilmiyorum." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 17/03/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca davacının diğer tanığının adresini bildirmek üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilince tanığın adresinin bildirildiği ve ilgili mahkemeye talimat yazıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 28/05/2021 tarihli celsesinde dinlenilen tanık ...'ın beyanında:"Ben İstanbul Dokumacılar Esnaf ve Sanatkarlar odası başkanlığını yaptım.1990-2013 yılları arasında başkanlık yaptım. Taraflarda odamız üyesi idi o nedenle tanırım. 200 li yıllardan önce davacı davalıdan etiket dokuma makinesi satın almıştı kaç adet satın aldığının bilmiyorum ancak birden fazla idi bu makineleri davalı davacıya teslim ederken yukarıdan aşağıya indirildiği sırada makineyi indiren halatın kopması sonucu makine yere düşmüş bundan dolayı makine hasar almış davalı bunun üzerine bu makineni tamiratını yapacağı sözünü vermiş makine o hali ile ... un iş yerine götürülmüş bunları bana Yusuf un anlatması dolayısıyla bilirim. Yusuf beni iş yerine çağırıp makineyi gösterdi. Tamiratını davalı yaptırmamış, bir süre sonrada davacı işlerinin bozulmasından dolayı iflas etmiştir benim bildiklerim bunlardan ibarettir tanıklık ücreti istemem." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 15/09/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca davalı asilin isticvabının alınması için davetiye çıkarılmasına karar verildiği, 08/06/2022 tarihli celsede istcvabı alınan davalı asil ...'ın beyanında:" ben davacıya iki adet tekstil makinası sattım, bu makinalar altta bulunan ana parça ve üstünde bulunan desen yapmaya yarayan parça olmak üzere 2 parçadan oluşmaktaydı, davacı dükkanımda makinayı inleyerek beğendi, makinaların 40 bin mark a satışı konusunda anlaştık, davacı bana istanbul da yabancı olduğunu söyleyerek taşıma konusunda yardımcı olmamı istedi, bizim sektörümüzde satılan malların taşıması alan kişiye ait olduğu için davacıya ben birilerini çağırırım ancak aranızdaki pazarlığa karışmam dedim, dükkanımın yakınında bulunan taşıma işiyle uğraşan birilerini çağırdım, davacı onlarla anlaştı, taşıma bedelini de davacının kendisi ödeyecekti, taşımacılar makinayı nasıl içeriye soktuğumuzu sorduklarında tavanda bulunan çengeli göstererek carıskalla oraya asarak içeri taşıdığımızı söyledim, çengelin makinayı taşıyıp taşımıyacağını sorduklarında bilemiyorum, kendiniz bakın dedim, taşımacılar makinalardan birinin üst kısmını ipe takıp yukarı kaldırdıklarında çengelin kopması nedeniyle makina aşağıya düştü, taşımacılardan biri yaralandığı için o gün işi bıraktık makinalardan biri tamamen sağlamdı, diğerinin ise ana parçası sağlam iken desen yapmaya yarayan ve davacının etiket yapımı için kullanacağı üstteki parçası kırılmıştı, ertesi gün yine gelerek makinayı alıp gittiler, makinaların satışı nedeniyle bana herhangi bir ödeme yapılmadı, senetler ödenmeyince 2-3 ay sonra gittiğimde her iki makinanında çalıştığını gördüm, kırık makinayı nasıl çalıştırdıklarını bilmiyorum, Av. ... a yapıldığı ileri sürülen ödemeden haberim yoktur ben bu evraktan 3-4 yıl önce avukatımın göstermesi ile haberdar oldum." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 06/07/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar veriliş olup, 08/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Yukarıda yapılan değerlendirme neticesinde davalı borçlunun ödeme olarak ile sürmüş olduğu davalı alacaklı Avukatı ... ile yapılan sözleşmenin avukatlık ücretine ilişkin olduğu aynı borcun ödenmesine kanıt olamayacağı, iş bu sözleşmeden başka bir ödeme sunulmadığı, 31/01/2007 tarihli dilekçesinde maddi gücünün yetmediği, senetleri ödemeyeceği ve borcu ödeyeceğine dair taahhüt vermesi, makinelerin ayıplı olduğuna dair bir inceleme, tespit, bilirkişi raporu olmadığı, bu nedenlerle davacının davasını ispata yarayacak elverişli araçlarla ispat edemediği düşüncesiyle;
Dava konusu makinelere ilişkin dava tarihi itibariyle makinelerin güncel 2. El değerinin 177.571,00-TL olduğu,
Davacının .... İcra Müdürlüğünün 2006/... sayılı dosyasının dava tarihi itibariyle dosya hesabının 434.915,12 TL olduğu kanaatimiz oluşmuştur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 22/06/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 05/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"1-Davacı ( borçlu ) vekilinin itirazları özetle; Davalı ( alacaklıya ) ödenen 26/12/1997 Tarihli Makbuz ve satış sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin Avukatlık ücretinin çok üzerinde olduğu ve kararlaştırılan bedelin ödendiği, borcun tamamen kapandığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı ( alacaklı ) vekilinin itirazlarında özetle; Bilirkişi raporunda konu makinelerin ikinci el fiyatlandırması hususundaki değerlendirmenin çelişkili olduğu, bunun dışındaki kısmı kabul ettikleri noktasında toplanmaktadır.
2- Tüm Dosya Kapsamı İtibariyle;
Delillerin değerlendirilmesi ve hukuki yorum Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
06/05/1997 Tarihli Satış Sözleşmesine istinaden alım-satıma konu makinenin satım bedelinin 40.000.DM. Olduğu, Bu Miktara dayalı 11 Adet DM. Birimi üzerinden Senet düzenlendiği, Satıcının ayrıca 40.000.DM. Açık Senet aldığı,
Bilahare, vadesi gelmiş bir kısım senetler yönünden alacaklı ( satıcı) nın .... İcra Müdürlüğü'nün 1997/... Es.Sayılı İcra Dosyası ile icra takibine geçtiği,
Tarafların bu aşamada 26/12/1997 Tarihli Makbuz ve Sözleşme Başlığı altında yapılan düzenleme ile, başlanğıçta yapılan sözleşmeye göre ödenmesi gereken ve icraya konulan alacakların ödenmesinin 31/01/1998 Tarihinden 6 ay sonrası ödenmesi ( ötelenmesi ) hususunda anlaştıkları. Keza, takip dosyasında alacaklının vekiline ödeyeceği % 10 avukatlık ücretinin borçlu tarafından kabul edildiği ve buna ilişkin olarak nakit ve çek verildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, icra takip tarihi itibariyle dosya kapak hesabı ve alacak miktarı ile makine hesabı yönünden kök raporda yapılan hesaplamada değişiklik yapacak yeni bir durum mevcut değildir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 12/02/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 17/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, sözleşmenin 40.000 DM üzerinden yapıldığı ve %10 olan Avukatlık Ücretinin İSE 4.000 DM olabileceği görülmektedir. 85.000.000 ETL üzerinden yapılan ödemenin 40.000 DM lik borcun ödenerek kapatılabileceğine dair beyanların uyumsuz olduğu düşünülmektedir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık, borcun yenilenip yenilenmediği, ödenip ödenmediği, davacı tarafından süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ve davacının borçtan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanık beyanları alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların dayandığı delillerin celbi için yazışmalar yapılan ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor aldırılmıştır.
Davacı tarafça aşamalardaki beyanlarda aynı alacağın .... İcra müdürlüğü dosyasında talep konusu yapıldığı, davacı tarafça dosya borcunun karşı tarafa ödendiğini, buna ilişkin olarak dava dilekçesi ekinde suretleri sunulan makbuz ve sözleşmedir başlıklı belgeye dayanıldığını beyan etmiş , davalı taraf ise kendisine bir ödeme yapılmadığı beyan etmiştir.
Mahkememizce taraf beyan ve itirazları dikkate alınarak dosyanın, dosya kapsamında rapor hazırlayan mali müşavir bilirkişiye tevdi ile; dosyada yer alan makbuz ve sözleşme başlıklı belgede belirtilen borç tutarının (40.000.000-DM ve 40.000,00 mark için ayrı ayrı terditli hesaplama yapılarak) karşılığının, sözleşmenin devamında belirtilen 85.000.000-TL ile uyumlu olup olmadığının, belirtilen borç tutarının %10 una karşılık gelen miktarın sözleşme tarihi olan 26/12/1997 tarihindeki TL karşılığının ne olacağının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş ve 22/05/2025 tarihli bilirkişi rapor dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili raporda " HESAPLAMALAR
T.C. Merkez Bankasıinternet sayfasından alınan ... sayfasında 1 (DM)Alman Markının = 114,230 TL Eski TL, olduğu yazılıdır.
40.000 DM x114.230= 4.569.200.000 Eski TL- 4.569,20 YTL
40.000.000 DM x 114.230= 4.569.200.000.000,00 Eski TL olacağı – 4.569.200,00 YTL olduğu sözleşmenin 40.000 DM üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
85.000.000 Eski TL’nin aynı tarihli Alman Markına bölündüğünde 744,31 Alman Markı’na eşit olacağı bunun da 40.000 Markın ancak %1,8 sine yaklaştığını anlaşılmaktadır.
Sözleşmede %10 luk kısmı için ise 4.000 DM X114.230=456.920.000 Eski TL olduğu hesaplanmıştır.
Bahse konu 85.000.000 ETL ödemenin ancak kısmı bir ödeme olduğu düşülmüştür.
SONUÇ
Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, sözleşmenin 40.000 DM üzerinden yapıldığı ve %10 olan Avukatlık Ücretinin İSE 4.000 DM olabileceği görülmektedir. 85.000.000 ETL üzerinden yapılan ödemenin 40.000 DM lik borcun ödenerek kapatılabileceğine dair beyanların uyumsuz olduğu düşünülmektedir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflara .... İcra Müdürlüğünün 1997/... esas sayılı dosyasının ne şekilde kapandığı hususunda beyanlarını sunmak üzere süre verilmiş, davalı beyanında; davacı yanca, dosyaya sunulan belge ile dava konusu icra takibinin ödendiği sonucuna ulaşılamayacağını, .... İcra Müd. 1997/... Esas sayılı dosyası için davalı ... vekili Av.... ile davalı ... arasında borcun yenilendiğine ilişkin iddianın kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında yapılmış borç yenileme sözleşmesi olmadığını, davalıya yapılmış bir ödemede bulunmadığını, davalının, alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müd. 2006/... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacı yanın sunduğu bu belgeyi kabul etmediklerini, .... İcra Müd. 1997/... Esas sayılı dosyasının tarafının davalı olmadığını, davacı yanın öncelikle bu takibin alacaklısının davalı olduğunu ispatlaması gerektiğini beyan etmiştir.
Davacı ise sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; davalı yan tarafından takibe konu alacağa ilişkin olarak öncelikle .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve davacı tarafından bu dosyaya konu bahsi geçen senetlere ilişkin ödemelerin dava dışı vekil olan Av. ... ' a ödeme yapıldığını ancak alacaklı yanın daha sonra aynı senetlere ilişkin olarak kötü niyetle tahsilde tekerrür ile yine .... İcra Müdürlüğünün 2006/... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce davacının iddiasına konu .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. Sayılı dosyasına müzekkere yazılarak dosya sorulmuş, mahkememiz dosyasına verilen 09/01/2024 tarihli müzekkere cevabında dosyaya herhangi bir ödeme gelmediği ve dosya ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. Sayılı icra dosyasına yeniden müzekkere yazılarak; dosyanın imha edildiği mahkememize bildirilmiş olmakla; bu dosyanın alacaklısı ve borçlusunun kim olduğu hususunda kayıtlarında bir bilgi bulunup bulunmadığı ayrıca dosyanın ne şekilde kapandığı hususunda bilgi bulunup bulunmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine karar verilmiş, müzekkeremize verilen 14/11/2025 tarihli müzekkere cevabı ile; "Müdürlüğümüze ait yukarıda numarası yazılı dosyamızın imha edildiği mahkememize bildirilmiş olmakla; bu dosyanın alacaklısı ve borçlusunun kim olduğu hususunda kayıtlarınızda bir bilgi bulunup bulunmadığı ayrıca dosyanın ne şekilde kapandığı hususunda bilgi verilmesi istenmiş olup,Müdürlüğümüz dosyası 31.12.1997 yılında Haricen tahsil ile kapatılmıştır.Dosyanın alacaklısı ...,alacaklı vekili Av. ... , dosya borçlusu ...'tır." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Öncelikle davacının ayıp iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; Ayıp doktrinde bir malda normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması veya bulunmaması gereken kusurların mevcudiyeti olarak açıklanmaktadır. TTK m. 23/c hükmü “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklindedir. TBK m. 223 ise, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” ifadelerini içermektedir.
Somut olayda; taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu makinelere ilişkin olarak taraflar arasında icra takibine de dayanak yapılan 06/05/1997 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacının makine karşılığı bedeli davalıya sözleşmede tarih ve miktarları belirtilen senetler ile ödemeyi taahhüt ettiği ancak davacının makinelerin nakliyesi sırasında taşıma esnasında zarar gördüğü bu nedenle kendisinin de bir borcunun bulunmadığı iddiasında bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça her ne kadar ayıplı ifa nedeniyle borçlu bulunmadığı iddia edilmiş ise de yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince ;Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Dosya kapsamında her ne kadar tanıklar taşıma günü makinenin taşıma esnasında hasar gördüğüne ilişkin olarak bir kısım beyanlarda bulunmuş iseler de; davacının iddialarında geçen kırık makine hususunun açık ayıp niteliğinde olduğu, davacının yasal ihbar süreleri içinde davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair bir delil bulunmadığı, satım sözleşmesinin 1997 yılına ait olduğu ve davaya konu icra takibinin de 2006 tarihli olduğu dikkate alındığında davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
Davacının diğer iddiası davaya konu alacağın daha öncesinde davalının vekiline ödenerek borcun sona erdiğine ilişkindir.
Mahkememizce davacının ödeme iddiasının araştırılması için mükerrer olduğu iddia edilen .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. Sayılı icra dosyasına müzekkere yazılarak dosya istenmiş ancak dosyaya ilişkin kayıt bulunmadığı bildirilmiştir. Davalı tarafça her ne kadar bu dosyanın tarafının müvekkilleri olmadığı, davacı yanın öncelikle bu takibin alacaklısının davalı olduğunu ispatlaması gerektiği yönünde beyanlarda bulunmuş ise de; mahkememizce ilgili icra dosyasına yeniden yazılan müzekkeremize verilen cevapta ilgili dosyanın 31.12.1997 yılında Haricen tahsil ile kapatıldığını, dosyanın alacaklısı ...,alacaklı vekili Av. ... , dosya borçlusu ...' olduğu mahkememize bildirilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 12/11/2025 tarihli beyan dilekçesinde; .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. Sayılı dosyasına ilişkin evrakların kendilerince bulunduğu bildirilmiş ve ödeme emrinin bir sureti / fotokopisi dosyaya sunulmuştur. Bu belgenin yapılan incelemesinde alacaklının ..., borçlunun ... olduğu ve 10/07/1997, 10/08/1997, 10/09/1997 ve 10/10/1997 vadeli senetlerin takip dayanağı olarak gösterildiği görülmüş , dosyaya sunulan bu belge ödeme iddiası ile ilişkili olarak değerlendirildiğinden yargılamanın her aşamasında sunulabileceği kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davaya konu icra takibinde davalının 40.000 DM karşılığı 20.451 Euro asıl alacak ve 33.130 Euro faiz olmak üzere toplam 53.581 Euro üzerinden istemde bulunduğu görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde makbuz ve sözleşmedir başlıklı belgeye dayanmış ve borcun ödendiği beyan etmiş ise de; belge içeriğine bakıldığında, davacının dayandığı belgenin açıkça alacaklının ödemesi gereken vekalet ücretinin davacı-borçludan tahsiline ilişkin olarak davacı ve dava dışı alacaklı vekili arasında düzenlendiği, bu koşul ile alacağın tahsilinin belirli bir süre ertelenmesi hususunda taraflar arasında anlaşıldığının belge içeriğinden anlaşıldığı bu nedenle bu belgede yer alan ödeme hususlarının , taraflar arasındaki borcun ödenmesine ilişkin değil borcun ertelenmesini sağlamak için düzenlenen bir belge olduğu değerlendirilmiş ayrıca belge içeriğinde yer alan çeklerin ödenip ödenmediği hususu da net olmadığından değerlendirmeye alınamamıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. sayılı ödeme emri suretindeki senet bilgilerinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve takibe konu sözleşmedeki senet bilgileri ile örtüştüğü, nitekim taraflar arasında alacak borç ilişkisini doğuran başka bir ilişkinin de dosya kapsamı itibari ile ortaya konulmadığı bu hali ile .... İcra Müdürlüğünün 1997/... E. Sayılı dosyada takip konusu edilen 4 adet senedin aynı zamanda huzurdaki davaya konu takibe ilşikin sözleşmede belirtilen senetler olduğu kanaatine varıldığı, icra müdürlüğünce mahkememiz dosyasına verilen müzekkere cevabında ilgili dosyanın haricen tahsil ile kapandığının bildirildiği , bu dosyada takip konusu yapılan tutarın 10.000 DM olduğunun davacının sunduğu ödeme emri suretinden anlaşıldığı ve açıklanan nedenlerle sözleşme konusu borcun da 10.000 DM lik kısımının sona erdiği kanaatine varıldığından bu miktar yönünden davacının ödeme iddiasını ispatladığı kanaatine varıldığı, geriye kalan 30.000 DM karşılığı 15.338,09-Euro asıl alacak tutarı yönünden ise davacının ödeme iddiasını ispatlayacak delil ortaya koymadığı, bu nedenle bu kısım yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça her ne kadar takipte, takip öncesi faiz isteminde bulunulmuş ise de; kural olarak, davalının takibe dayanak yaptığı alacak için takipten öncesine ilişkin faiz isteyebilmesi için Borçlar Kanunu'nun 101/I fıkrası uyarınca takipten önce davalıyı temerrüde düşürmesi gerekeceği, davalının takipten önce davacıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir delil ibraz edilmediği, takibe dayanak teşkil eden sözleşme içeriğinde davacının borçlandığı tutarın vadeleri belirtilen senetler ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, her ne kadar takip dayanağı olarak senetler değil bu sözleşme gösterilmiş ise de; vadeleri belirtilen senetlerin takip tarihinde zamanaşımına uğramış senetler olduğu, ve ilgili senetlerin artık yazılı delil başlangıcı niteliğinde belgeler olarak değerlendirilmesi gerektiği, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunan vadeleri belirtilen senetlere ilişkin vadenin, kesin vade olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı (emsal mahiyette Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2012/3860 E., 2013/2554 K. Sayılı kararı) bu nedenle davalının sözleşmede ödeme yapılacak tarihleri açık olarak bildirildiğinden ihtara gerek olmaksızın temerrütün gerçekleşeceği yönündeki itirazının mahkememizce kabul görmediği, açıklanan nedenlerle takip öncesi faiz istemi yönünden de davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, bu nedenlerle 10.000 DM karşlığı olan 5.112,91 Euro ve takip öncesi faiz olarak istenen 38.242,91 Euro üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş , takip durdurulmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin , kötüniyetli takip başlatıldığına dair somut delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, .... İcra Dairesi (.... İcra Müdürlüğü) 2006/... Esas sayılı dosyasında davacı borçlunun davalı alacaklıya 5.112,91 Euro asıl alacak ( 10.000 DM karşılığı) ve 33.130 Euro faiz (takip öncesi) olmak üzere toplam 38.242,91-Euro yönünden , davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacının 15.338,09-Euro asıl alacağa dair fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebinin, bu hususun mahkememizin görev alanında kalmadığından reddine,
2- Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 18.042,35 TL harçtan peşin alınan 6.370,46 TL harcın ( 2.004,21 TL dava açılırken + 4.366,25 TL tamamlama harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 11.671,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5- Davacı tarafından yatırılan 6.370,46 TL harcın (2.004,21 TL dava açılırken + 4.366,25 TL tamamlama harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8- Davacı tarafça yapılan 50,80 TL ilk masraf, 441,53 müzekkere ve tebligat gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.992,33 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 4.276,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)