T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/93 Esas
KARAR NO: 2023/940
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2020
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin, davalı borçluya sattığı ürünler sonucunda, davacı müvekkil lehine 21.03.2019 ile 25.10.2019 tarihleri arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan, 27.239,82.-TL miktarında alacağı doğmuştur. Alacak bakiyesinin uzun süre ödenmemesi üzerine, davalı borçlu şirket aleyhine İstanbul ...icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak, borçlu şirkete ödeme emri 12.12.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak borçlu şirket tarafından 16.12.2019 tarihinde, hiçbir borçlarının bulunmadığı belirtilerek, “borca, işlemiş faize, faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ediyoruz.” şeklinde, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan bir itirazda bulunulmuştur. Tarafımızca arabuluculuk başvuru şartı yerine getirilmiş ise de, ekte sunmuş olduğumuz 03.02.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağından da anlaşıldığı üzere (Ek-2), davalı şirket ile arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamamıştır. Dolayısıyla tarafımızca işbu itirazın iptali davası açma gereği hasıl olmuştur. Davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu itiraz neticesinde, icra takibi durmuştur. Bu nedenle 27.239,82.-TL miktarındaki alacağının tahsili için, davalı borçlu şirket aleyhine itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle, takip tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini talep etme gereği hasıl olmuştur. Yukarıda açıkladığımız ve resen göz önüne alınacak sebeplere binaen, borçlunun İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı İcra takibine karşı yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, alacağın tahsilini engellemeye ya da geciktirmeye matuf borca, işlemiş faize, faiz oranına ve diğer feri taleplere dair İTİRAZIN İPTALİNE, lehimize asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faiziyle birlikte TAKİBİN DEVAMINA , masraf ve vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yüklenmesine karar verilmesini karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket otel işiyle iştigal etmekte olup, davacı firma ile aralarında “Otel Tekstil ve Ekipman Satış Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil şirket, otel işletmeciliği için gerekli olan (yastık, çarşaf vs.) tekstil ekipmanlarını davacı firmadan teslim almış ve işletme içinde gerekli olduğu üzere kullanıma sunmuştur. Müvekkil firma teslim alınan ürünlerin karşılığı bedelin büyük çoğunluğunu davacı şirkete ödemiştir. Satın alınan tekstil ürünlerinin kullanıma sunulmasından sonra (henüz otel faaliyete geçeli 5 ay olmuş ve ürünler garanti kapsamındayken) ürünlerin teslim alındığı sırada görülmeyen gizli ayıplar ortaya çıkmaya başlamıştır. Türk Borçlar Kanunu kapmasında gizli ayıpların ortaya çıkmasının hemen akabinde müvekkil şirket tarafından davacı firmaya gerekli bildirimler yapılmış ve ürünlerin değişimi ve/ veya onarımı talep edilmiş, işbu ayıplı ürünler nedeniyle "bakiye tutarın teminat olarak tutulduğu” bildirimi yapılmıştır. Davacı firmaya müvekkil şirkete teslim ettiği ayıplı ürünler hakkında gerekli bildirimler yapılmış olmasına karşın, firma ürünlerin teknik özelliklerine uygun olarak eksiksiz teslim edildiğini ileri sürmüş ve ayıplı ürünlerin değişimi ve/veya onarımına yönelik herhangi bir yaklaşımda bulunmamış, sorumluluklarından kaçınmıştır, (davacı firmaya yapılan bildirimleri içerir yazışmalar mevcuttur delil olarak sunulacaktır) Davacı firma tarafından teslim edilen ürünlerde gizli ayıp mevcuttur. Söz konusu ayıplar otel işletmeciliği ile ilgilenen müvekkil firmayı gerek maddi ve gerekse manevi (müşteri şikayet ve geri bildirimleri dolayısıyla) olarak zarara uğratmıştır. Söz konusu zararın tespiti ve tazmini ile malların iadesi konusunda davacı firmaya yapılan başvurular sonuçsuz kalmış olması nedeniyle İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş dosyası ile Delil Tespit talebinde bulunulmuştur. Delil tespiti ile davacının edimini eksik ifa etmiş olduğu, bu ayıplı ürünler nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğramış olduğu tespiti yapılmıştır. İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı Delil Tespit Raporu ile işbu dava konusu yapılan faturaya ilişkin ürünlerde; “Yastıkların boncuk silikon elyaf olması gerektiğinin sözleşme ekinde bulunan Proforma Fatura'da belirlenmesine rağmen boncuk elyaf kullanılmadığı (kaliteli boncuk elyaf kullanılmamış olduğu), Yastıkların ebadının çok yüksek olduğu ve müşterilerden bu konuda fazlaca şikayet geldiği, Havluların toplam ağırlıklarının sözleşme ekindeki Proforma Fatura da belirtilen gramajda olmadığı, Çarşaflan kumaşının çok ince olmasından dolayı yatağa serildiğinde üzerinde yatağın baklava desenlerinin çok bariz bir şekilde ortaya çıktığı, Yastık koruyucuların kılıflarının sözleşme ekindeki Proforma Fatura'da sıvı geçirmez fermuarlı olacağı belirtilmiş olmasına rağmen sıvı geçirme özelliği olmayan yastık koruyucularının kullanıldığı, Yatak ve yastık koruyucularının sıvıyı geçirdiği, Bazı yorgan kılıflarının ebatlarının yanlış ölçülerde çalışıldığı, Havluların çok kısa süredir kullanılıyor olmasına rağmen deforme olduğu, hav ipliklerinde kaçıklar oluşturduğu ve eskimiş göründüğü” tespiti yapmıştır. Dolayısıyla davacının davasında haksız olduğu mahkeme raporuyla sabit olmuştur. Davacı firmanın icra takibine konu etmiş olduğu dava konusu alacak talebi, haksız, yersiz ve tamamen kötü niyetlidir. Zira davacı şirket edimini eksik ifa etmiş buna karşın müvekkil şirket sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek davacı firmaya ödemenin büyük bir çoğunluğunu yapmıştır. Ancak daha sonra ortaya çıkan ayıplı ürünler nedeniyle davacıya yapılan tüm taleplerin sonuçsuz kalması dolayısıyla bakiye tutar teminat olarak tutulmuş ve alınan Delil Tespit Raporu ile haklılığımız ortaya çıkmıştır. Rapor ile müvekkil şirketin davacıdan alacaklı olduğu tespitleri yapılmıştır. Dolayısıyla haksız talep içeren davanın REDDİ gerekmektedir. Davacı firmanın talebi likit değildir. Dolayısıyla İcra İnkar Tazminatına da hükmedilemez. İcra İnkar Tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, belirlenebilir olması gerekmektedir. Oysa ki, davacının var olduğunu iddia ettiği alacak ihtilaflı olup, yargılamayı gerekmektedir. Alacak likit olmayıp, icra inkar talebinin reddi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah olunan ve re'sen nazara alınan nedenlere binaen; Müvekkil şirket aleyhine haksız, hukuksuz, kötü niyetle ikame edilen davanın REDDİNE, Davacı şirket aleyhine Kötü Niyet Tazminatına Hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerine tahmiline, Karar verilmesini talep etmektedir.
Dava; dava, cari hesap alacağı tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalıya satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa ayıbın açıkça belli olan veya belli olmayan, ya da gizli ayıp olup olmadığı , davalı tarafça süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı ve takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı, varsa alacağın miktarı noktasındadır.
Mahkememiz dosyasında tarafların yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktasında bir mali müşavir ve bir tekstil mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 13/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava dosyası, ibraz edilen taraf ticari defterleri, yardımcı kayıt belgelerin incelenmesi neticesinde;
1. Davacı taraf davalıdan alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile 10.12.2019 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. dosya numarası ile 27.239,82.-TL asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı icra takibinin 27.239,82.-TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı,
2. Davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...E. dosya konu ettiği, dava konusu faturaların usulüne uygun olarak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu takip tarihi itibariyle ibraz edilen ticari defterlerinde davalıdan 27.239,82 -TL kadar alacağı olduğu, icra takibine konu olan faturaların davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu icra takip tarihi itibariyle davacıya 39.713,28 .- TL borcu olduğu tespit edildiği,
3. Davaya konu faturalardan dolayı , davacı tarafından davalı ya satılan ürünlerin ayıplı malları toplam tutarı 18.867,60 .-TL olarak tespit edildiği,
4. İbraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının İstanbul...İcra Müdürlüğünün... E dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalıdan 8.372,22 .-TL alacağı olduğu mevcut dosya kapsamında davalının 8.372,22.-TL tutarı kadar icra dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle ayıplı olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin olarak ayıpların kullanım ile sonradan ortaya çıkan ayıp olup olmadığı, ayıbın kullanıcı hatasında kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususuları da tespit edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, 12/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesi her bir bölüm için ayrı olarak yapılmış olup kök raporda ifade edilen görüş ve tespitlerimiz aynen devam etmekte olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile mahallinde keşif sureti ile inceleme yapılarak tarafların beyan ve itirazlarıda değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava dosyasına yapılan itirazların değerlendirilmesi ve mahallinde tekrardan yapılan keşi ve inceleme neticesinde ; Dava dosyasına yapılan itirazlar her bir bölüm için ayrı ayrı yapılmış olup kök raporda ifade edilen görüş ve tespitlerimiz aynen devam etmekte olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Dosyada alınan bilirkişi raporunda ayıplı olduğu tespit edilen ürünlere ilişkin ayıpların sonradan ortaya çıkan ayıp olup olmadığı, muayene ile tespit edilebilecek nitelikte olup olmadığı ve ürünlerin ayıplı hali ile bedeli tespit edilmemiş olduğu görülmekle dosyanın rapor düzenleyen bilirkişiler haricinde seçilecek bir tekstil mühendisi bilirkişiye tevdii ile tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerdeki ayıbın niteliği(açık ayıp,gizli ayıp, kullanımıyla ortaya çıkan), ayıp nedeniyle ürün bedellerinden yapılması gereken indirim miktarı tespit edilmek suretiyle rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 10/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dosya içeriği, taraf vekillerinin itirazları ve yapılan yerinde inceleme neticesinde
Dava konusu eşyaların kullanımının devam ettiği, Tarafımca yapılan inceleme kontrol edilen tüm eşyaların davacı...tarafından üretilmiş eşyalar olduğu,
Havlu cinsi eşyalarda, hatalar mevcut olduğu ; bu hataların kullanım şartlarına bağlı olmaksızın, zamanla ve eşyanın kullanımı ile ortaya çıktığı,
Pike cinsi eşyalarda ölçü problemlerinin mevcut olduğu ; hataların basit bir ölçüm ve göz kontrolü ile tespit edilebileceği
Yatak alezi cinsi eşyalarda, istenen sıvı geçirmezlik özelliğinin bulunmadığı; hatanın eşyanın basit bir kontrolü ile tespit edilebileceği; var olan hatanın tespiti amacıyla laboratuvar ortamında test yapılmasının her iki tarafça da talep edilmediği,
Çarşaf cinsi eşyalarda, ölçü problemini şeklinde hata bulunduğu ; hatanın basit bir ölçüm ve göz kontrolü ile tespit edilebileceği
Yastık koruyucu cinsi eşyaların, proforma da belirtilen “Sıvı Geçirmezlik” özelliğine sahip olmadığı ; ancak kontrol edilmesi halinde kolaylıkla tespit edilebileceği,
Yastık cinsi eşyalarda, proforma fatura da belirtilen , boncuk silikon elyaf kullanımının olmadığı ; ancak kontrol edilmesi halinde göz kontrolü ile tespit edilebileceği,
Ürünlerin hala kullanım da olduğu , yatak alezlerinin - sıvı geçirmez özelliğe sahip olmaması kritik hataların mevcudiyeti nedeniyle , ürün bedellerinden yapılabilecek indirim konusunda değerlendirme yapılamadığı,.." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Davacı vekilinin 08/09/2023 tarihli dilekçesi ile dosyadan feragat ettiklerini, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadıklarını bildirdikleri, davalı vekilinin 11/09/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacı vekilinin feragat dilekçesini kabul ettiklerini, davacı taraftan karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadıklarını belirttikleri görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının 2911/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi içeriğinde kötüniyet tazminatı isteminde bulunduğu görülmekle bu isteme ilişkin talebinin devam edip etmediği hususunda beyanda bulunmak üzere davalı vekiline 1 hafta süre verildiği, davalı vekilinin 04/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde davacı tarafın feragat dilekçesini kabul ettikleri gibi kötü niyet tazminat taleplerinin de bulunmadıklarını beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; cari hesap alacağının tahsili için baylatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve davalı tarafça talep edilen kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından sunulan 08/09/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan 11/09/2023 tarihli dilekçe ile; feragati kabul ettiklerini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, yine davalı vekili tarafından sunulan 04/12/2023 tarihli dilekçe ile de; kötüniyet tazminatı isteminden de feragat edildiği bildirilmiştir.
Davacı tarafın davasından feragatı ile HMK'nın 307. maddesi hükmü gereğince netice-i talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK'nın 311. maddesi gereğince bu husus kesin hükmün hukuki neticelerini doğuracağından davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalının da kötüniyet tazminatı isteminden feragat ettiği anlaşıldığından, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 179,90-TL harcın, dava açılırken peşin olarak yatırılan 328,99 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 149,09 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)