T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/142 Esas
KARAR NO: 2024/250
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2021
KARAR TARİHİ: 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında çeşitli tarihlerde ... Tip Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, abonelik sözleşmesi gereğince davalı şirkete hatlar tanımlanmış olup davalı tarafın bu hatları aktif olarak kullanmış olduğunu, davalı firmanın faturadan kaynaklı borcunu süresinde ödemeyi gerçekleştirmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... ... dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe borcun tamamını faize ve diğer tüm ferilerine haksız olarak itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itiraz sonucunda duran takibin devamına karar verilmesi için huzurdaki davanın açılması zorunluluğunun hâsıl olduğunu, açıklanan nedenler ve resen nazara alınacak sebepler dolayısıyla itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya sözleşme kapsamında şirketine tahsis edilen telefon hatlarının aktif kullanımından kaynaklı bir borcu bulunmadığını, nitekim davacının da telefonların aktif kullanım bedellerinden doğan bir alacağı olduğunu kanıtlayamadığını, Davacı tarafından sözleşme kapsamında şirketi üzerine tanımlanan telefon hatlarının Aralık 2018 tarihinden itibaren tek taraflı, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve sözleşme hükmü gereği tarafına bilgi verilmesi de gerektiği halde bilgi verilmeksizin arama ve aranmaya kapatıldığını, müşteri temsilcisine mütcakip başvurularına olumlu ya da olumsuz cevap verilmediğini, talep etmesine karşın hiçbir şekilde sözlü ya da yazılı belge ile tarafına bilgilendirmede yapılmadığını, hatların açık olduğu kullanım süresi içinde şirketine yansıtılan faturaların tarafınca eksiksiz ödendiğini, ekte sunulan ödeme belgelerinin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere davacıya hatların aktif kullanımdan kaynaklı bir borcu bulunmadığını, hal böyle iken davacının telefonların arama ve aranmaya kapatıldığı tarihten sonra da fatura kesmeye devam ettiğini, takibe konu edilen ancak kullanımdan kaynaklı olmayan 25.02.2019 tarihli fatura ile ilgili olarak şirket müşteri temsilcisi ile yaptığı görüşmelerde faturada gösterilen borca itiraz edilerek dökümlü ve ayrıntılı açıklama yapılması istenmiş ise de hiçbir zaman dökümlü belge gönderilmemiş açıklama yapılmamış olduğunu, müşteri temsilcisi ile yapmış olduğu görüşme kayıtlarının dava dosyasına alınması halinde haklılığının ortaya çıkacağını, davacının ödeme emrinde belirttiği asıl alacağına %48 oranında faiz uygulanmasını talep ederek kötü niyetli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu, faiz oranının fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın ve talep edilen %48 oranındaki faiz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Dava; mobil telefon hizmetleri kurumsal abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkememiz dosyasında dosyanın bir mali müşavir, bir sektör bilirkişisinden oluşacak heyete tevdi ile 2016-2021 yıllarına ait tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacının takibe dayanak faturadan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 08/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına farklı tarihlerde mobil telefon hatları tahsis edildiği, dosya kapsamında bu hatlardan sadece 54 âdetine ilişkin Abonelik Sözleşmesinin yer aldığı,
Takibe dayanak faturanın 13 Mart 2019 son ödeme tarihli fatura olduğu, söz konusu fatura incelendiğinde faturaya iletişim ücretlerinin, gecikme bedelinin, vergilerin, Yeni Tesis edilen hatlar için Özel Iletisim Vergisi kalan taksit ücretinin ve hatların iptalinden dolayı iptal ve cayma bedellerinin yansıtıldığı,
Davalı adına tahsis edilmiş olan hatların 21.10.2019 ve 19.11.2019 tarihlerinde davacı şirket tarafından iptal edildiği, hatların iptal sebebine ilişkin davacı şirket tarafından bilgi- belge sunulmadığı, takibe dayanak faturada ödenmemiş önceki dönem borç bulunmadığının belirtildiği,
Taahhütlü aboneliklerde taahhüte aykırılık oluşması durumunda taahhüt kapsamında sağlanan indirim tutarlarının işletmeci tarafından talep edilebileceği görülmekle birlikte dosya kapsamında davalı şirketin taahhüte aykırı davrandığına ilişkin bilgi-belge bulunmadığı, bu sebeple takibe dayanak faturada yansıtılan cayma bedellerinin ve hatların Ekim ve Kasım dönemlerinde iptal edilmesi sebebi İle aylık tarife paketleri ücretlerinin davalı şirketten talep edilemeyeceği,
Davacı tarafından sunulan CD içer üntülenemediğinden yasal defterlere ilişkin incelemenin, gerekli belgelerin yeniden sunulması halinde yapılabileceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile dosyaya eklenen 28/07/2022 tarihli cevabi yazı ekindeki CD içeriği değerlendirilmek suretiyle ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 21/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına farklı tarihlerde mobil telefon hatları tahsis edildiği, dosya kapsamında bu hatlardan sadece 54 âdetine ilişkin Abonelik Sözleşmesinin yer aldığı, taraflar arasında ayrıca 28.11.2018 tarihinde 24 ay süreli taahhütname imzalandığı,
Taraflar arasında imzalanmış olan taahhütnamede aylık fatura tutari ve bu tutar karşılığında uygulanacak indirim tutarlarının kararlaştırılmış olduğu, taahhütnamede taahhüte aykırılık durumunda faturalara yansıtılacak tutarlar hakkında bilgilendirme yapıldığı, davalı tarafın taahhütnameye aykırı davranması sebebi ile takibe dayanak 13 Mart 2019 son ödeme tarihli faturaya taahhüt indirim - cayma bedellerinin ve Özel İletişim Vergisi kalan taksit ücretlerinin yansıtıldığı, takibe dayanak faturada her bir mobil hatta ilişkin tarife bilgisine, taahhüt süresine ve aylık ücretlere yer verildiği,
Davalı abone tarafından bahse konu telefon faturasının ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, faturaların ödenmemesi sebebi ile hizmetin durdurulduğu ve hatların 21.10.2019 ve 19.11.2019 tarihlerinde iptalinin gerçekleştiği,
Davacı tarafından ibraz edilen kayıtlarda 19.243,10.-TL bedelin tahsilinin yapılmamış olduğu, davalı tarafından da bu bedelin ödendiğine ilişkin belge ibraz edilmediği görülmektedir. Davacının, 19.243,10.-TL asıl alacak için 2.256,82.-TL faiz talep edebileceği..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasında dosyanın geçen celse ara kararı doğrultusunda rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, 06/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına farklı tarihlerde mobil telefon hatları tahsis edildiği, dosya kapsamında bu hatlardan sadece 54 âdetine ilişkin Abonelik Sözleşmesinin yer aldığı, taraflar arasında ayrıca 28.11.2018 tarihinde 24 ay süreli taahhütname imzalandığı,
Taraflar arasında imzalanmış olan taahhütnamede aylık fatura tutarı ve bu tutar karşılığında uygulanacak indirim tutarlarının kararlaştırılmış olduğu, taahhütnamede taahhüte aykırılık durumunda faturalara yansıtılacak tutarlar hakkında bilgilendirme yapıldığı, davalı tarafın taahhütnameye aykırı davranması sebebi ile takibe dayanak 13 Mart 2019 son ödeme tarihli faturaya taahhüt indirim - cayma bedellerinin ve Özel İletişim Vergisi kalan taksit ücretlerinin yansıtıldığı, takibe dayanak faturada her bir mobil hatta ilişkin tarife bilgisine, taahhüt süresine ve aylık ücretlere yer verildiği,
Davalı abone tarafından bahse konu telefon faturasının ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, faturaların ödenmemesi sebebi ile hizmetin durdurulduğu ve hatların 21.10.2019 ve 19.11.2019 tarihlerinde iptalinin gerçekleştiği,
Davacı tarafından ibraz edilen kayıtlarda 19.243,10.-TL bedelin tahsilinin yapılmamış olduğu, davalı tarafından da bu bedelin ödendiğine ilişkin belge ibraz edilmediği görülmektedir.
Davacının, 19.243,10.-TL asıl alacak için 9048 faiz oranı ile 2.256,82.-TL faiz talep edebileceği ve 9.619,50 avans faiz oranına göre yapılan hesaplama sonucunda ise 916,83.-TL faiz talep edilebileceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, ödenmemiş fatura alacaklarının tahsili talebiyle ... ile yapılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.
"Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmeliğinin 11. maddesinde; "İtiraz, itirazın ... dosyasına yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılır." şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.
Somut olayda; davalının 27/08/2019 tarihinde icra dairesine yaptığı itiraz ile takibin durduğu, itirazın aynı tarihte dosyaya yüklendiği, Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmeliğinin 11. maddesine göre itirazın 01/09/2019 tarihinde alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılacağı, bu durumda 1 yıllık hak düşürücü sürenin 01/09/2020 tarihinde sona ereceği, dava dilekçesine ekli tutanaktan arabuluculuk başlangıç/bitiş tarihinin 13/02/2020 – 16/03/2020 olduğu, buna göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, arabuluculukta geçen 33 günlük süre 01/09/2020 tarihine eklendiğinde davanın açılması için son günün 04/10/2020 tarihine olduğu ve 04/10/2020 günü de pazar gününe denk geldiğinden davanın en geç 05/10/2020 tarihinde açılması gerektiği, davacının işbu itirazın iptali davasını 01/03/2021 tarihinde kanunda öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı görülmüştür. Kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre, olumsuz dava koşulu ve niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/446 E., 2023/3812 K. Sayılı kararı)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davacının davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan 403,18 TL harcın mahsubu ile 24,42 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı tarafça yapılan 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza