T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/190 Esas
KARAR NO : 2025/38
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2021
KARAR TARİHİ : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... A.Ş.'nin pandemi dolayısıyla Avrupanın bir çok ülkesine tulum ihracatı yaptığını, ihraç edilecek malzemelerde belirli kalite ve sağlık koşullarına uygunluk için sertifikalar arandığını, müvekkili firmanın 23.10.2020 tarihinde davalı firma ile müvekkili tarafından üretimleri yapılan ''type 3/4 lamineli tulumlar'' ve ''type 5/6 lamineli tulumların'' ihracatında kullanılmak üzere ''...'' akreditesini de içeren ihracat koşullarına uygunluğunun belgelendirilmesi için iletişime geçildiğini, aynı tarihte davalı firma tarafından müvekkiline mail üzerinden Analiz Talebi ve Numune Alma Formu gönderildiğini, ilgili formun firma yetkilisi tarafından imzalanıp davalıya ulaştırıldığını, akabinde davalı firmanın ... iban adresine 2.000,00-Euro ön ödeme gönderildiğini, aynı tarih olan 23.10.2020'de ödemenin akabinde davalı firmanın, telefon üzerinden şifahen müvekkiline ilgili belgelendirmeler arasında ... akreditesinin taraflarına verilemeyeceğini beyan ettiğini, ihracat müşterilerinin aradıkları kriterler arasında olmazsa olmaz konumda olan ... Akreditesinin olmamasının kabulünün mümkün olmadığının davalı firmaya beyan edilidiğini, işlemin iptal edilerek para iadesinin yapılmasını şifahen aynı konuşmada ve akabinde mail üzerinden yapılan yazışma ile bildirildiğini, sözleşmenin feshi ve para iadesi talep edilmesine rağmen 5 gün boyunca dönüş yapılmadığını, 28.10.2020 tarihli mail üzerinden kurulan iletişimde ise müvekkili tarafından iptali istenen hizmetle ilgili iş kabul edilmiş gibi fatura düzenleneceğinin ve para iadesi yapılmayacağın beyan edildiğini, tüm gelişmeler akabinde 30.10.2020 tarihinde ... Noterliği'nin 30.10.2020 tarih ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile söz konusu sözleşmenin feshi ve bedel iadesi talep edildiğini, İhtarname tebliğine rağmen müvekkiline dönüş yapmayan hatta bahsi geçen hizmet dolayısıyla fatura dahi kesmeden sebepsiz zenginleşen davalı firmaya karşı .... İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde ödeme emrini tebliğ alan davalının icra takibine süresi içerisinde haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptalini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üretmekte olduğu tulumların ihracatında kullanılmak amacıyla ISO 9001, ISO 13485, CE Uygunluk Beyanı belgesi ve ürünün kalitesini ve sağlık koşullarına uygunluğunu belgeleyen Type 3/4/5/6 test raporu için davalı şirketten aracılık talebinde bulunduğunu, ISO 9001, ISO 13485 ve CE Uygunluk Beyanı belgeleri davalı tarafından 30.10.2020 tarihinde davacıya teslim edildiğini, dava konusu uyuşmazlığın, Type 3/4/5/6 test raporu konusunda yaşandığını, tulum için ...'nun test raporu düzenlemediğinin, dolayısıyla ...'dan akretide Type 3/4/576 test raporu alınamayacağının, test raporunun Amerikan menşeli ve üstelik daha itibarlı olan ...'dan alınacağının davacı şirkete iletildiğini, davacının, davalının bu bilgilendirmesi üzerine tulum için ...'dan akredite test raporu alınması için davalı tarafından kendisine gönderilen formu doldurduğunu ve bu işleme onay verdiğini, davacının söz konusu tulum ihracatını gerçekleştiremediğini ve belgeye de artık bir ihtiyacı kalmadığından ödediği avansın iadesini talep ettiğini, bu talebin haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan ödemenin iadesi talebine ilişkin olup, uyuşmazlık hizmetin verilip verilmediği, davalı tarafça kısmi iade yapılıp yapılmadığı ve yapılan ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Davacı .... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davaya konu icra takibindeki takip talebi incelendiğinde; alacak kısmında "2.018,90 EUR Fiili ödeme tarihi toplam alacak" olarak belirtildiği görülmüştür.
İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk Parası karşılığını belirten takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla Yargıtay alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165).
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Nitekim Yargıtay 12. HD'nin 2023/1645 Esas, 2023/2312 Karar ve 2022/1249Esas, 2023/1307 Karar sayılı kararlarında hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D. Nin 2022/2113 E., 2022/1788 K. Sayılı kararında " Somut olayda davacı tarafından davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2121/... E sayılı takip dosyasında, takip talebinde 12.000 USD asıl alacak, 1.445,67 USD işlemiş faiz olarak toplam 13.445,67 USD alacağın faizi ile tahsili için takip başlatılmıştır.
İİK'nın 58/3, BK'nın 83/son (6098 sayılı TBK m. 99/son) maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, ancak vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığının saptandığı gerekçeleriyle, yasaya uygun yapılmayan takip nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Takip talebi ve ödeme emrinde 2.018,90 EUR yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden, usulüne uygun bir icra takibi başlatıldığından söz edilemez. İtirazın iptali talebi hakkında değerlendirme yapılabilmesi için usulüne uygun bir icra takibinin bulunması ön koşul niteliğindedir. Bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 302,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 313,01 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 7/2. Maddesi uyarınca 2.912,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
5- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸