T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/250 Esas
KARAR NO:2025/1022
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/04/2021
KARAR TARİHİ:31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 12.12.2019 tarihli ... Kupon Sistemi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalıya 01.05.2020 tarihinden 31.03.2020 tarihine kadar 6.000 ton 01.04.2020 tarihinden 31.03.2021 tarihine kadar 5.000 ton akaryakıta eş stoğu "kupon sistemi" kapsamında tutmayı davalı tarafın ise ilgili ay için ... motorin kupon bedelini müvekkili şirkete ay başlamadan önceki son iş günü ödemeyi kabul ettiğini, bu yüzden müvekkilinin Ağustos 2020 yılına ilişkin 29/07/2020 tarihli 219.008,00 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya tebliğ ettiğini, davalı tarafın .... Noterliği'nin 06.08.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini ve kesilen faturayı iade ettiğini bildirdiğini, fatura bedelinin de ödenmediğini, davalının ilgili fatura bedelini ödememesinden dolayı müvekkili şirketin 1.783.393,00TL hizmet bedelinden mahrum kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, 1.783.393,00TL tutarındaki alacaklarından şimdilik 150.000,00 TL'sinin fesih tarihi olan 06.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiğini, covid-19 pandemisinin yarattığı olumsuz koşullar ve davacının ısrarla bu koşullara uygun fiyat belirlemesi yapmaması, müvekkili şirketin ulusal stok tutma hizmetini satın alma nedenlerinin ortadan kalkması gibi sebeplerle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini bildiğini, buna rağmen müvekkili şirketin talebi ve rızası dışında fatura düzenlemeye devam ettiğini, davacının sebepsiz zenginleşme içerisine girdiğini, davacının ... 17.Noterliği 29.07.2020 tarihli ... sayılı ihtarnamesi ile tek taraflı sözleşmenin feshini kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, yeni bir şirket ile çalışmaya başladığını ve davacıdan da herhangi bir hizmet almadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 15/10/2021 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 27/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sonuç : Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1-6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davalının 2020 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri ile aynı yıla ait Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının 2020 yılına ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı,
2- Davacı tarafça düzenlenen ve ayrıntıları raporumuzda yer alan faturaların, Davalı tarafa tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça sözkonusu faturalara itirazda bulunulduğu,
3- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan bir alacağının olmadığı,
4- Yapılan kupon bedeli hesaplamalarının Tüpraşın belirlediği hizmet bedeli rakamları ile uyumlu olduğu,
5- Sektördeki durumu da dikkate alarak pandeminin davalıdan dürüstlük kuralına göre katlanılmasını beklenemeyecek düzeyde bir ek bir yük getirmediği bu durumda haklı fesih şartları doğmadığı sonucuna varıldığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 29/06/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 08/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Tarafların yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi neticesinde hukuki, mali ve sektörel yönden yapılan değerlendirmelerde KÖK raporumuzu etkileyecek bir husus tespit edilemediğinden aynı görüşümüzü tekrar eder,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 09/12/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 24/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sonuç : Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari
hesabına göre davalı taraftan bir alacağının olmadığı, ancak haksız fesih nedeniyle davacı tarafın düzenlediği toplam 661.508,00 TL tutarlı faturalar kapsamında alacağının olduğu, ancak dilekçede şimdilik 150.000 TL talep edildiğinden taleple bağlı olduğu,
2- Davacı tarafın düzenlediği 1 adet faturanın (31.08.2020 tarihli fatura) itiraz süresi olan 8 günlük süreden sonra 9. Gün düzenlendiği, bu durum alacağın varlığını ortadan kaldırmadığı,
3-Mali ve hukuki yönden yapılan değerlendirmelere istinaden haksız fesihten kaynaklı olarak davacı tarafın kâr kaybı/mahrumiyetinin hesap edilmesi için davacı tarafın davalı nezdinde dava dışı ... 'a bu hizmeti karşılığında yaptığı ödemelerinin istenmesine veya ...'tan bu hizmet bedellerinin (Davacı ... Petrolleri A.Ş. tarafından Davalı ... PETROL VE TİC. A.Ş. adına aylık 5.000 Ton stok tutma hizmetinin olup olmadığı var ise ne tutarda ödemeler yapıldığının) istenmesinin takdir hakkının sayın mahkemede olduğu, bu haliyle bu hesabın yapılamadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 21/02/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 13/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan bir alacağının olmadığı, ancak haksız fesih nedeniyle davacı tarafın düzenlediği toplam 661.508,00 TL tutarlı faturalar kapsamında alacağının olduğu, ancak dilekçede şimdilik 150.000 TL talep edildiğinden taleple bağlı olduğu,
2- Davacı tarafın düzenlediği 1 adet faturanın (31.08.2020 tarihli fatura) itiraz süresi olan 8 günlük süreden sonra 9. Gün düzenlendiği, bu durum alacağın varlığını ortadan kaldırmadığı,
3-Mali ve hukuki ve sektörel yönden yapılan değerlendirmelere istinaden haksız fesihten kaynaklı olarak davacı tarafın kâr kaybı/mahrumiyetinin hesap edilmesi için davacı tarafın davalı nezdinde dava dışı ...'a (... ) bu hizmeti karşılığında yaptığı ödemelerinin istenmesine veya ...'tan bu hizmet bedellerinin (Davacı ... Petrolleri A.Ş. tarafından Davalı ... PETROL VE TİC. A.Ş. adına aylık 5.000 Ton stok tutma hizmetinin olup olmadığı var ise ne tutarda ödemeler yapıldığının) istendiği ve gelen cevaplarda yalnızca 2020/Ekim ayında stok tutma maliyetine katlanıldığı, diğer dönemlerde malların stok tutma taleplerinin karşılandığı, bunun maliyetinin ise yukarıda hesap üzere 224.337,00 TL olup, takdir hakkının sayın mahkemede olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 19/02/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 23/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan bir alacağının olmadığı, ancak haksız fesih nedeniyle davacı tarafın düzenlediği toplam kupon bedeli hesaplaması: 224.337 + 661.508 = 885.845,00 TL olduğu, bu hizmetin 4 ay boyunca verildiği, diğer dönemler için bu hizmetin varlığına yönelik bir tespitin bulunmadığı,
2- Davacı tarafın düzenlediği 1 adet faturanın (31.08.2020 tarihli fatura) itiraz süresi olan 8 günlük süreden sonra 9. Gün düzenlendiği, bu durum alacağın varlığını ortadan kaldırmadığı, sözkonusu fatura 31.08.2020 tarihli olup, bu tarihte yapmış olduğumuz tespitlere göre stok tutma hizmetinin davacı tarafından verildiği döneme denk geldiği, bu durumun ... tarafından gönderilen yazıda da ayrıca belirtildiği hususu tespit edilmiş olup, takdir ve değerlendirmenin sayın Mahkemede olduğu,
3-Yapılan tespitlerde (...'DAN GELEN CEVAP YAZISINDA) davacı vekilinin bahsettiği üzere, davalı haricinde ilave bir firmaya stok tutma hizmeti verilmediği, bu hizmeti vermiş olduğu firmalardan stok miktarlarında herhangi bir artış yapmadığı yani artırmadığı, aynı miktarlarda stok tutmaya devam ettiği, bazı dönemlerde de hizmet verilen firma sayısının azaldığı, sektörde 5-6 büyük firma dışında da bu hizmet alacak firma sayısı sınırlı olduğu,
4- Mali ve hukuki yönden yapılan değerlendirmelere istinaden haksız fesihten kaynaklı olarak davacı tarafın kâr kaybılmahrumiyetinin hesap edilmesi için uğradığı kar kaybının hesaplanması bu hizmet için katlandığı bir maliyetin bulunması veya katlanması (... yazılarında 2020/10. Ay sonrası davalı firmaya ait stok tutmaya ilişkin bir veriye rastlanmaması) hususları birlikte değerlendirildiğinde zarar veya kar kaybı hesabının yapılamadığının bilinmesini,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 10/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 885.845,00 TL'ye yükselttiklerini beyan ettikleri görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava taraflar arasında akdedilen ... kupon sistemi sözleşmesine istinaden 01/08/2020 - 31/03/2021 dönemine ilişkin olarak verilen kupon hizmet bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davalı tarafça yapılan feshin haklı ve geçerli olup olmadığı, davalı tarafça talep edilen döneme ilişkin hizmet verilip verilmediği, davacının dava tarihi itibariyle alacağının olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, müzekkere cevapları celbedilmiş, dava dışı ... a müzekkere yazılarak Temmuz 2020 - Nisan 2021 ayları arasında açıklanan motorin kupon bedelinin bildirilmesinin istenilmiş, dosya bir mali müşavir, bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi, borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi edilerek tarafları uyuşmazlık noktaları hususunda rapor aldırılmış ve eksikliklerin giderilmesi için ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 27/04/2022 tarihli rapor ile " IV – Sonuç : Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- 6102 sayılı TTK.M.64/3, VUK, M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterler ile ilgili olarak, davalının 2020 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defteri ile aynı yıla ait Envanter Defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2020 yıllarına ait Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış beratlarının Gelirler İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi'ne yasal süresinde yüklendiği görülmüştür. HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. ve 1 SıraNo'lu Elektronik Defter Genel Tebliği gereğince mevcut haliyle davacının 2020 yılına ait ihtilaf konusu duruma ait muhasebe kayıtları incelenmiş ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğuna yönelik kanaate varıldığı,
2- Davacı tarafça düzenlenen ve ayrıntıları raporumuzda yer alan faturaların, Davalı tarafa tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça sözkonusu faturalara itirazda bulunulduğu,
3- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan bir alacağının olmadığı,
4- Yapılan kupon bedeli hesaplamalarının Tüpraşın belirlediği hizmet bedeli rakamları ile uyumlu olduğu,
5- Sektördeki durumu da dikkate alarak pandeminin davalıdan dürüstlük kuralına göre katlanılmasını beklenemeyecek düzeyde bir ek bir yük getirmediği bu durumda haklı fesih şartları doğmadığı sonucuna varıldığı" şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizce kök ve ek raporun dosyaya sunulması akabinde taraf itirazları da dikkate alınarak ; ... ya müzekkere yazılarak; 27/10/2020- Nisan 2021 arası dönemlere ilişkin olarak; davacı şirketin hangi firmalara kupon hizmeti verdiği, davacı ve davalı şirket arasındaki kupon hizmetine ilişkin olarak hangi döneme ilişkin hizmet verildiğine dair bildirim yapıldığı hususunun sorulmasına karar verilmiş, ilgili müzekkere cevabının dosyaya sunulması akabinde, tarafların ek rapora yaptıkları itirazlar incelenerek davacının tazminat talep edilen dönemlere ilişkin davalıya hizmet verip vermediği ve davacının uğramış olduğu zarar iddiasının değerlendirilmesi için ek rapor tanzim edilmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Ek rapor akabinde tarafları rapora itiraz dilekçeleri dikkate alınarak dosyanın yeniden bilirkişi heyetine yeniden tevdi ile; dosya arasına gelen ... yazı cevapları incelenerek ve davacı vekilinin "davalıya verilen hizmet karşılığında davacı tarafından ... a bir bedel ödenmesinin söz konusu olmadığına" ilişin beyanı birlikte değerlendirilerek; davacının talebine konu tüm dönem boyunca davalıya stok hizmeti verilip verilmediği yahut sözleşmenin sonlanmasından sonra davacının kar kaybı talebine konu dönemler için stok tutma yükümlülüğüne katlanıp katlanmadığı, kar kaybına ilişkin dönemde davalının yerine başka bir firmaya hizmet verip vermediği, kar kaybının bulunup bulunmadığı neticeten takdiri mahkememize ait olmak üzere davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise toplam alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında taraf itirazlarını da değerlendirir ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 26/05/2026 tarihli son ve hükme de esas alınan bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili raporda
" IV – Sonuç : Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, hukuki değerlendirme, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere:
1- Davacı tarafın defter ve belgelerinde yer alan davalı firma nezdinde bulunan cari hesabına göre davalı taraftan bir alacağının olmadığı, ancak haksız fesih nedeniyle davacı tarafın düzenlediği toplam kupon bedeli hesaplaması: 224.337 + 661.508= 885.845,00 TL olduğu, bu hizmetin 4 ay boyunca verildiği, diğer dönemler için bu hizmetin varlığına yönelik bir tespitin bulunmadığı,
2- Davacı tarafın düzenlediği 1 adet faturanın (31.08.2020 tarihli fatura) itiraz süresi olan 8 günlük süreden sonra 9. Gün düzenlendiği, bu durum alacağın varlığını ortadan kaldırmadığı, sözkonusu fatura 31.08.2020 tarihli olup, bu tarihte yapmış olduğumuz tespitlere göre stok tutma hizmetinin davacı tarafından verildiği döneme denk geldiği, bu durumun ... tarafından gönderilen yazıda da ayrıca belirtildiği hususu tespit edilmiş olup, takdir ve değerlendirmenin sayın Mahkemede olduğu,
3-Yapılan tespitlerde (...’DAN GELEN CEVAP YAZISINDA) davacı vekilinin bahsettiği üzere, davalı haricinde ilave bir firmaya stok tutma hizmeti verilmediği, bu hizmeti vermiş olduğu firmalardan stok miktarlarında herhangi bir artış yapmadığı yani artırmadığı, aynı miktarlarda stok tutmaya devam ettiği, bazı dönemlerde de hizmet verilen firma sayısının azaldığı, sektörde 5-6 büyük firma dışında da bu hizmet alacak firma sayısı sınırlı olduğu,
4- Mali ve hukuki yönden yapılan değerlendirmelere istinaden haksız fesihten kaynaklı olarak davacı tarafın kâr kaybı/mahrumiyetinin hesap edilmesi için uğradığı kar kaybının hesaplanması bu hizmet için katlandığı bir maliyetin bulunması veya katlanması (... yazılarında 2020/10. Ay sonrası davalı firmaya ait stok tutmaya ilişkin bir veriye rastlanmaması) hususları birlikte değerlendirildiğinde zarar veya kar kaybı hesabının yapılamadığının bilinmesini, " şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı tarafa talebi üzerine ıslah için süre verilmiş ve davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi ile talep miktarı 885.845,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; taraflar arasında 12.12.2019 tarihli ... Kupon Sistemi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca davacı şirketin davalı şirkete 01.01.2020 tarihinden 31.03.2020 tarihine kadar 6.000 ton 01.04.2020 tarihinden 31.03.2021 tarihine kadar 5.000 ton akaryakıta eş stoğu "kupon sistemi" kapsamında tutmayı, davalı tarafın ise ilgili ay için açıklanmış ... motorin kupon bedelini davacı şirkete ay başlamadan önceki son iş günü ödemeyi kabul ettiği, davalı taraf keşide ettiği .... Noterliği'nin 06.08.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile maruz kalınan ve kalınacak zararları gerekçe göstererek taraflar arasındaki sözleşmeyi süresinde önce feshettiği, davacının da davalının sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi nedeniyle davalıdan 01 Ağustos 2020 - 31.03.2021 tarih aralığına ilişkin olarak yoksun kalınan hizmet bedeli talebi ile huzurdaki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin, covid-19 pandemisinin piyasalar üzerinde yarattığı olumsuz koşullar ve davacının ısrarla bu koşullara uygun fiyat belirlemesi yapmaması ile davalının ulusal stok tutma hizmetini satın alma nedenlerinin ortadan kalkması, bu hizmeti daha makul koşullarda tedarik edebilmesi ve sözleşmenin mücbir neden hükmü kapsamında zorunlu olarak feshedildiği iddia etmiş ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ile; pandeminin sektörel olarak huzurdaki davaya konu sözleşmeye ve tarafların faaliyette bulunduğu sektöre etkisi değerlendirilmiş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirme sonucunda sektördeki durum da dikkate alınarak pandeminin davalıdan dürüstlük kuralına göre katlanılmasını beklenemeyecek düzeyde bir ek bir yük getirmediği bu durumda haklı fesih şartları doğmadığı sonucuna varmış, mahkememizce de bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmelere hüküm kurmaya ve usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu hali ile davalının sözleşmeyi haklı feshettiğine ilşikin iddiasına ispatlayamadığı ve sözleşmenin davalı tarafça süresinden önce feshedildiği anlaşılmakla davacının kar mahrumiyeti alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususunda inceleme yapılmış, rapor ve ek raporlar alınmıştır.
Davacı tarafından 01 Ağustos 2020 - 31.03.2021 tarih aralığına ilişkin olarak yoksun kalınan hizmet bedeli talebinde bulunulduğu, dosya içerisindeki belgelerden davacı tarafından bu döneme ilişkin olarak ağustos, eylül ve ekim aylarına ilişkin olarak toplam tutarı 661.508,00-TL tutarında fatura düzenlediğinin, bu fatura bedellerinin ve fatura düzenlenmeyen dönemlere ilaveten ise zarar ve kar kaybının ödenmesi hususunda davalıya ihtarname gönderdiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporu ile davacı firmanın davalı firma adına 01/07/2020 tarihinden 31/10/2020 tarihine kadar stok tutmaya devam ettiği, bu hali ile davacının bu döneme ilşikin olarak davalıdan bedel isteminde bulunabileceği, 10. Ay sonrasında ise davalı firmaya ilişkin stok tutmaya ilşikin bir veriye rastlanmaması nedeniyle zarar ve kar kaybı hesabının yapılamadığının bildirildiği, bilirkişi heyeti tarafından bu döneme ilişkin olarak hesaplanan stok tutma bedelinin temmuz 2020+ ağustos 2020 + eylül 2020 bedelleri toplamının KDV dahil = 661.508 TL + ekim 2020 dönem 224.337-TL olmak üzere = toplam 885.845,00-TL olarak hesaplandığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın içerisinde temmuz 2020 dönemine ait miktarın da hesap edildiği oysa temmuz 2020 döneminin dava konusu olmadığı bu hususun mahkememiz son celsesinde taraflarca da beyan edildiği, nitekim taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1. Maddesinde "Fatura tutarı, kapasite için talepte bulunan ay başlamadan önceki son iş günü Hizmet Veren'in madde 7.2'de belirtilen banka hesabına ödenecektir. Bu kapsamda Hizmet Alan, ilgili ayın hizmet bedelini en geç bir önceki ayın son iş günün nakden ve defatan Hizmet Veren'e ödeyecektir. Söz konusu vadeler kesindir. Hizmet Alan, herhangi bir borcunun zamanın veya eksik ödemesi durumunda ..., herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın işbu Sözleşme'yi tek taraflı olarak feshetme hakkına ve ilgili aydan itibaren ulusal stok kupon hizmeti vermeme hakkına sahiptir. Sözleşme'nin feshi nedeniyle idari yaptırımlar ve para cezaları da dahil olmak üzere meydana gelebilecek tüm zararlardan Hizmet Alan sorumlu olacaktır. Böyle bir durumda ..., Sözleşme'nin feshi nedeniyle uğradığı/uğrayacağı tüm zararları Hizmet Alan'a rücu etme hakkına sahiptir." şeklinde düzenleme bulunduğu , bu hali ile faturanın hizmet başlamadan önceki ayın son işgününde ödeneceğinin taraflar arasında hüküm altına alındığı, bu nedenle davacı tarafından kesilen 29/07/2020 tarihli fatura tutarının ağustos dönemine, 31/08/2020 tarihli faturanın eylül dönemine, 30/09/2020 tarihli faturanın da ekim ayı hizmet dönemine ilişkin olduğunun anlaşıldığı ve bilirkişi heyeti tarafından da davacı tarafın davalı adına 01/07/2020 tarihinden 31/10/2020 tarihine kadar stok tutmaya devam ettiği tespit edildiğinden ve bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen bu üç fatura dönemi için 661.508,00-TL fatura düzenlendiği tespit edildiğinden davacının bu dönemlere ilişkin düzenlediği fatura tutarları dikkate alınarak (bilirkişi her ne kadar ekim 2020 dönemi için 224.337,00-TL bedel belirlemiş ise de ekim dönemine ilşikn hizmete karşılık 30/09/2020 tarihli faturanın düzenlendiği değerledirilip bu fatura bedeli de 222.194,00-TL (kdv dahil) olduğundan ) davacının toplam 661.508,00-TL alacağının bulunduğu, davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle davacı tarafından davalı adına stok tutulmaya devam edilen dönemlere ilişkin hizmet bedellerine de katlanması gerektiği değerlendirilmiş açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; toplam 661.508,00-TL'nin; 150.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 511.508,00 TL'sine ise ıslah tarihi olan 09/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 45.187,61 TL harçtan peşin alınan 15.128,03 TL harcın ( 2.561,63 dava açılırken + 12.566,40 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 30059,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Davacı tarafından yatırılan15.128,03 TL harcın ( 2.561,63 dava açılırken + 12.566,40 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 105.226,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 52,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 9.119,80 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 6.810,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan 141,75 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 35,90 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabulculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 334,29 TL'sinin davacıdan 985,71 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)