T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/276 Esas
KARAR NO :2025/196
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:24/04/2021
KARAR TARİHİ:19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın işleteni olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigorta kapsamında olduğunu, davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının ... plakalı araç ile ... plakalı araç ile çarpıştığını, çarpışmanın etkisiyle ... plakalı aracın da ... plakalı araca çarpması, ... plakalı aracın da bariyerlere çarpması ile meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü Moğolistan vatandaşı ...'nın yabancı ehliyete sahip olduğunun anlaşıldığı, kaza sonrası hasara uğrayan ... plakalı araç için 23/07/2018 tarihinde 11.179,00 TL tutarında hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, hasar tazminatının sorumlu davalıdan rücuen tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete başvuru esnasında, arabuluculuk görüşmelerinde ve arabuluculuk süresinden sonra, dava açılmadan önce, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın Uluslararası geçerli Ehliyeti ile Pasaport'unun ilgili yapraklarının fotokopisinin davacı şirkete defalarca iletildiğini, açılan bu davanın kötüniyetli olduğunu, davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 06/03/2024 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 13/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1) Davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın
hatalı sevk ve idaresinin kazanın meydana gelmesinde *6100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
2) Dava konusu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü...'ın kazanın meydana gelmesinde etkili olan hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı,
3) Dava dışı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ün kazanın meydana gelmesinde etkili olan hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı,
4) Davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu ... plakalı araç için ödenen 11.179,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibarıyla kadri maruf (makul) olduğu,
5) Davacı sigorta şirketinin KZMM Sigortası Genel Şartları B.â maddesi (b) bendi gereğince davalı sigortalısına “ehliyetsizlik” nedeniyle rücu hakkı olduğu..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacının ZMS Sigortacısı olduğu aracın vermiş olduğu zararı 3. Kişilere ödemesi sonucunda, ödenen zarar bedelinin sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle teminat dışında kaldığı iddiasına dayalı olarak sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetli olup olmadığı, davacının davalıya rücu hakkının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlığını taşıyan B.4. Maddesinde sigorta şirketinin kendi sigortalısından rücu halleri düzenlenmiş olup işbu maddeye göre;
"(1)Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
(2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
(3)Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılmasısırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." şeklindeki düzenlemesinin 3. Fıkrasının b bendi uyarınca davacı tarafın dava dışı sürücünün ehliyetsiz ve ağır kusurlu olması sebebiyle davalıdan rücu şartlarının oluştuğunu iddia etmiş olduğu görülmüştür.
Davalıya ait davacı şirket nezdinde sigortalanmış olan araç sürücüsünün yabancı şahıs olması sebebiyle yargılama esnasında ....Müd. Hudut Kapıları Büro Amirliği'ne ve...Emniyet Müdürlüğü Göçmen kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut kapıları Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Moğolistan Uyruklu 25/04/1974 doğumlu ...'nın ( Pasaport Seri no: ... ) 05/06/2018 tarihinden önce ülkeye giriş ve çıkış tarihlerinin bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, akabinde davacı vekiline, dava dışı kişiye yapılan ve rücuya konu edilen ödemeye ilişkin evrakları, kaza tespit tutanağını ve poliçeyi eksiksiz şekilde dosyaya sunmak üzere süre verilmiş, akabinde dosyanın 1 trafik kazaları kusur alanında uzman makine mühendisi ve 1 sigorta rücu hususunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; dosya arasına gelen bilgi belgeler, kaza tespit tutanakları, tarafların dava ve cevap dilekçeleri bir bütün halinde değerlendirilerek; meydana gelen kazada tarafların kusur oranı, davalı araç sürücüsünün geçerli ehliyetnameye sahip olup olmadığı, davacının rücuya konu ettiği tutarın piyasa koşullarına uygun olup olmadığı, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " 1) Davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...’nın hatalı sevk ve idaresinin kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,
2) Dava konusu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü...’ın kazanın meydana gelmesinde etkili olan hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı,
3) Dava dışı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ün kazanın meydana gelmesinde etkili olan hatalı sevk ve idaresi bulunmadığı,
4) Davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu ... plakalı araç için ödenen 11.179,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibarıyla kadri maruf (makul) olduğu,
5) Davacı sigorta şirketinin KZMM Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (b) bendi gereğince davalı sigortalısına “ehliyetsizlik” nedeniyle rücu hakkı olduğu " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya arasındaki kaza tespit tutanağında davalıya ait kazaya karışan araç sürücüsünün yurtdışı sürücü belgesinin bulunduğunun işaretlendiği görülmüştür.
Yabancı ülke vatandaşlarının yurtdışında almış oldukları sürücü belgelerini Türkiye'de kullanabilmeleri ile ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Dış Ülkelerden Alınan Sürücü Belgeleri İle Ülkemizde Araç Kullanılması Ve Bu Belgelerin Ülkemiz Sürücü Belgesiyle Değiştirilmesi” başlıklı 88" inci maddesi b bendinde; "b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları;
1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir.
2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.
İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin, ülkemiz sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir:
a) Müracaat herhangi bir nüfus müdürlüğüne yapılabilir.
b) Müracaat sırasında ibraz edilmesi zorunlu olan bilgi ve belgeler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenir." hükümleri mevcut olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında "MERNİS veri tabanında yapılan sorgulamada adı geçenin ülkemiz makamlarınca düzenlenen bir sürücü belgesi kaydına rastlanmamıştır." şeklindeki açıklaması uyarınca davalı şirketin davalıya ait araç sürücüsünün kaza tarihi itibari ile ülkemiz nezdinde usulüne uygun bir ehliyetinin bulunmadığı, aksinin ise davalı tarafça ispatlanamamış olduğu görülmüştür.
Dava dışı araç sürücüsünün dosya arasına celbedilen yurda giriş çıkış kayıtları incelendiğinde ;23/02/2016 tarihinde yurda giriş kaydının olduğu, kaza tarihinin ise 05/06/2018 tarihi olduğu bu hali ile kaza ile sürücünün yurda giriş yaptığı tarih arasında altı aydan fazla süre geçtiği, bu hali ile dava dışı yabancı uyruklu sürücünün yabancı ülkeden verilmiş ehliyeti bulunmuş olsa dahi kaza tarihinde geçerli bir sürücü belgesinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı tarafça da aksi yönde bir delil sunulamadığı, gelen tüm müzekkere cevapları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalıya ait aracın sürücüsünün kaza tarihinde usulüne uygun sürücü belgesinin bulunmaması sebebiyle davacı sigortacının davalı sigortalısından ödenen bedeli rücu edebileceği kanaatine varılmış olup davalının davaya konu icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğu kabul edilmiş olup, dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu ile davalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu ve davacının poliçe limiti kapsamında yaptığı ödemeyi rücu etme hakkı bulunduğu yönünde rapor tanzim edilmekle ve rapor mahkememizce de hükme elverişli bulunmakla ilgili icra takibindeki asıl alacağa ilişkin talebin yerinde olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının ödeme tarihi olan 23/07/2018 tarihi ile icra takip tarihi olan 12/04/2019 tarihi arasında takip talebinde talep edilen avans faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının 1.570,73 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla bu miktarda takip öncesi faiz isteminin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin davalı yönünden 11.179,00-TL asıl alacak ve 1.570,73-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.749,73-TL üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla DEVAMINA,
2- Davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE,
3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 870,93 TL harçtan peşin alınan 153,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 716,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 15,99 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 12.749,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 71,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.400,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 5.539,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile), davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸