T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/301 Esas
KARAR NO : 2026/506
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 06/05/2021
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin görevli tedarik şirketi olan ... Satış A.Ş.’nin abonesi olarak, ... tesisat numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olup keyfiyet, mezkur şirket nezdindeki abone işlem dosyası ile de sabit olduğu gibi 01/2021 dönemine ait elektrik faturasından anlaşıldığını, İstanbul Avrupa yakası bölgesinde tek yetkili elektrik dağıtım şirketi olan davalı şirket tarafından davacı müvekkil şirket adına tanzim edilen 29.04.2021 tarihli, 10.05.2021 son ödeme tarihli ... no’lu ve 167.511,80 TL bedelli fatura ile kaçak elektrik tüketim borcunun tahakkuk ettirildiğini, somut olayda, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin kaçak elektrik tüketimi tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınacak tüketim miktarını ve süreyi belirleyen m.42 ila m.49 hükümlerine göre kaçak değil, ancak m.48/1- d bendi hükmü kapsamında, usulsüz elektrik enerjisi kullanımından söz edilecek olup davacı müvekkil şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak olması gerekenden fazla elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, EPTHY hükümlerine uygun yapılan hesaplamaya göre ise; davaya konu 167.511,80 TL bedelli faturanın 106.386,35 TL kısmının haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilmiş olup davacı müvekkili şirketin davaya konu 167.511,80 TL bedelli faturanın 106.386,35 TL kısmında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde kaçak kullanımının bulunmadığını iddia ettiğini, oysa davacı tarafa muhtelif tarihlerde bir çok defa güç aşımı ve enerji kesme ihbarı yapıldığının tespit edildiğini, buna rağmen müvekkili şirket tarafından davacının yükümlülüklerini yerine getirmeden enerji kullanmaya devam ettiğinin tespit edildiğini, 17.03.2021 tarihinde hizmet alımının durdurulduğunu, buna rağmen davacının enerjisi kesik olan sayacı kullanıma açarak kaçak enerji kullandığı tespit edilerek 08.04.2021 tarihinde müvekkili şirketin kaçak tespit ekiplerince H/... seri numaralı zabtın tanzim edildiğini, bu işlem öncesinde davacıya güç aşımına istinaden muhtelif defalar ihbar bırakıldığını, ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek enerji kullanmaya devam ettiğinin belirlendiğini, EPTHY Md. 42-ç bendine göre mevzuata uygun olarak kesilen enerjinin mücbir sebepler dışında açılması kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edildiğini, müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektrik kullanmadığını iddia eden davalının bu hususu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler içerisinde müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak elektrik kullanımının aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delil bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 22/06/2022 tarihli celsesinde dinlenen tanık ... "ben davalı şirkette elektrik teknikeri olarak çalışırım, bana göstermiş olduğunuz 27/04/2021 tarihli tutanağı ben tuttum, olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum, aboneliksiz kullanım olduğu için o tutanağı tuttum, biz tutanak tutarken kullanımı kimin yaptığına ilişkin komşulardan da bilgi soruyoruz, bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 07/12/2022 tarihli celsesinde Dosyanın elektrik tüketim hesabından anlayan bilirkişiye tevdii ile davalının 29/04/2021 tarihli ve 167.510,80 TL bedelli faturadan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti noktasında rapor aldırılmasına karar verilmiş olup 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosyada yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere;
a) Yukarıda davaya konu olayla ilgili yönetmelik maddeleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede ilgili mahaldeki elektrik enerjisi tüketimin kaçak tüketim olarak nitelendirilmemesi ve söz konusu dönemdeki tüketimin normal tarife üzerinden hesaplanması gerektiği kanaati oluşmuştur.
b) Davaya konusu tüketim bedeli normal tarife üzerinden 69.787,87 TL, 14 günlük gecikme bedeli 521,08 TL olarak, bu iki bedelin toplamı ise 70.308,95 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı şirket tarafından biri 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL, diğeri de 31.12.2021 tarihinde 139.924,14 TL olmak üzere yapmış olduğu ödemelerin toplamı 202.049,59 TL olarak bulunmuştur.
Davacı şirketin yapmış olduğu fazla ödemenin 131.740,64 TL tespit ve mütalaa edilmiş, davalı kurumun fazlaya ilişkin işbu bedeli davacı şirkete ödemesi gerektiği kanaati oluşmuştur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 31/03/2023 tarihli celsesinde Dosyanın bilirkişiye tevdii ile davalı vekilinin rapora karşı itirazları değerlendirilerek ve takdiri mahkememize ait olmak üzere kaçak elektrik kullanımının bulunduğunun kabul edilmesi halinde buna göre de ihtimalli değerlendirme yapılarak ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 21/06/2023 tarihli ek raporda özetle: "Yukarıda kök rapora verilen itiraz dilekçesine bilirkişi cevabı iletilmiş, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere söz konusu tüketimin kaçak kabul edilmemesi ve kaçak kabul edilmesi halinde hesap çıkarılmış ve özet olarak hesap detayları aşağıda verilmiştir;
a) Dava konusu tüketimin kaçak tüketim olarak değerlendirilmemesi durumunda; tüketim bedeli normal tarife üzerinden 69.787,87 TL, 14 günlük gecikme bedeli 521,08 TL olarak, bu iki bedelin toplamı ise 70.308,95 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı şirket tarafından biri 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL, diğeri de 31.12.2021 tarihinde 139.924,14 TL olmak üzere yapmış olduğu ödemelerin toplamı 202.049,59 TL olarak bulunmuştur.
Davaya konu tüketim normal tüketim olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin yapmış olduğu fazla ödemenin 131.740,64 TL tespit ve mütalaa edilmiş, davalı kurumun fazlaya ilişkin işbu bedeli davacı şirkete ödemesi gerektiği,
b) Dava konusu tüketimin kaçak tüketim olarak değerlendirilmesi durumunda; tüketim bedeli normal tarife üzerinden 138.700,47 TL, 14 günlük gecikme bedeli 1.035,63 TL olarak, bu iki bedelin toplamı ise 139.736,10 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı şirket tarafından biri 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL, diğeri de 31.12.2021 tarihinde 139.924,14 TL olmak üzere yapmış olduğu ödemelerin toplamı 202.049,59 TL olarak bulunmuştur.
Davaya konu tüketim kaçak tüketim olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin yapmış olduğu fazla ödemenin 62.313,49 TL tespit ve mütalaa edilmiş, davalı kurumun fazlaya ilişkin işbu bedeli davacı şirkete ödemesi gerektiği kanaati oluşmuştur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 13/09/2023 tarihli celsesinde Rapora itirazların karşılanması için dosyanın yeniden ek rapora tevdiine karar verilmiş olup 08/11/2023 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle: "Yukarıda 2. ek rapora verilen itiraz dilekçesine bilirkişi cevabı iletilmiş, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere söz konusu tüketimin kaçak olarak kabul edilmemesi ve kaçak oalrak kabul edilmesi halinde hesap çıkarılmış ve özet olarak hesap detayları aşağıda verilmiştir;
a) Dava konusu tüketimin kaçak tüketim olarak değerlendirilmemesi durumunda; tüketim bedeli normal tarife üzerinden 69.787,87 TL, 14 günlük gecikme bedeli 521,08 TL olarak, bu iki bedelin toplamı ise 70.308,95 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı şirket tarafından biri 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL, diğeri de 31.12.2021 tarihinde 139.924,14 TL olmak üzere yapmış olduğu ödemelerin toplamı 202.049,59 TL olarak bulunmuştur.
Davaya konu tüketim normal tüketim olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin yapmış olduğu fazla ödemenin 131.740,64 TL tespit ve mütalaa edilmiş, davalı kurumun fazlaya ilişkin işbu bedeli davacı şirkete ödemesi gerektiği,
b) Dava konusu tüketimin kaçak tüketim olarak değerlendirilmesi durumunda; tüketim bedeli normal tarife üzerinden 138.700,47 TL, 14 günlük gecikme bedeli 1.035,63 TL olarak, bu iki bedelin toplamı ise 139.736,10 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı şirket tarafından biri 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL, diğeri de 31.12.2021 tarihinde 139.924,14 TL olmak üzere yapmış olduğu ödemelerin toplamı 202.049,59 TL olarak bulunmuştur.
Davaya konu tüketim kaçak tüketim olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin yapmış olduğu fazla ödemenin 62.313,49 TL tespit ve mütalaa edilmiş, davalı kurumun fazlaya ilişkin işbu bedeli davacı şirkete ödemesi gerektiği kanaati oluşmuştur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 15/05/2024 tarihli celsesinde davacı ve vekili duruşma gün ve saatini bildikleri halde duruşmaya gelmedikleri gibi herhangi bir özürde bildirmedikleri anlaşıldığından ve davalı vekili de davayı takip etmeyeceğini beyan etmiş olduğundan taraflardan birisi tarafından 3 ay içerisinde yenileninceye kadar HMK'nın 150. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 24/05/2024 tarihli tensip zaptı ile yenilenmiştir.
Mahkememizin 06/11/2024 tarihli celsesinde dosyanın 1 kaçak elektrik hususunda uzman bilirkişi ile 1 icra hesaplamaları konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişilerden davacının elektriğinin kesilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olup olmadığı, davalı tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen tahakkuk işleminin yerinde olup olmadığı, davacının kullanımının kaçak kullanım teşkil edip etmediği hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, gerekirse raporda kaçak kullanım olması ve olmaması ihtimaline göre terditli hesaplama yapılmasının ayrıca yapılacak her iki hesaplamaya göre de yargılama sırasında davacı tarafından davaya konu borç ödenmiş olduğundan davacının istirdat istemleri hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 31/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosyada yapılan inceleme neticesinde;
• 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin abonesi olduğu ve hizmet noktası ... olan elektrik tesisatında “Enerjisi kesik olan sayacı kullanıma açıp enerji kullanıldığının” tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42.1.ç’de belirtilen “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükmü gereğince davalı ...’ın davacıya kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuku yapmasının gerektiği,
• Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 14.3 maddesi gereğince; anlaşma gücünü iki ay üst üste yüzde yirmiden fazla ihlal ettiği için dağıtım şirketince uyarı bildirimi gönderilen kullanıcının, bildirimden itibaren 30 gün içinde anlaşma gücü ihlalini sonlandırmaması halinde, dağıtım şirketinin ilgili kullanıcının elektrik enerjisini kesme yetkisine sahip olduğu,
• Güç aşımı, anlaşma gücünün ihlali nedeniyle davacı ... tarafından abonenin elektrik enerjisinin kesildiği, Davalı ...’ın güç aşımı yapan abonenin elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 14.3 maddesine istinaden kesmiş olması sebebiyle abonenin elektrik enerjisinin usulüne uygun olarak kesildiğinin tespit edildiği,
• Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan hesaplamalar sonucunda; 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanak için tanzim edilen 10.05.2021 son ödeme tarihli dava konusu kaçak elektrik faturasının tutarının 153.824,96 TL olduğu,
• Davalı ... tarafından 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı tutanak için tahakkuk ettirilen kaçak elektrik fatura bedelinin 167.511,80 TL olması sebebiyle; davalı ... tarafından davacı aboneye fazladan tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin (167.511,80-153.824,96)= 13.686,84 TL olduğu,
• Davacının ...’ın tahakkuk ettirdiği 10.05.2021 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturası için 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL ödeme yaptığı ve akabinde 30.12.2021 tarihinde icra masraflarını kapatmak için 139.924,14 TL ödeme yaptığı göz önüne alınarak yapılan hesaplama sonucunda, 30.12.2021 tarihi itibarıyla davalının davacıya ödemesi gereken istirdat tutarının 18.314,09 TL. olduğu, istirdat davalarında kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği, görüş ve kanaatimizi takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 25/06/2025 tarihli celsesinde dosyanın Tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapora tevdine karar verilmiş olup 27/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin Heyetimizce hazırlanan 31.05.2025 tarihli Bilirkişi Kök Raporuna yaptıkları itirazlar incelenerek itirazlara ilişkin değerlendirmeler ek raporumuzun inceleme ve değerlendirme kısmında verilmiş olup, 31.05.2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporumuzda beyan ettiğimiz görüş ve kanaatimizin değişmediği; kök raporda da beyan ettiğimiz üzere;
• 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin abonesi olduğu ve hizmet noktası ... olan elektrik tesisatında “Enerjisi kesik olan sayacı kullanıma açıp enerji kullanıldığının” tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42.1.ç’de belirtilen “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükmü gereğince davalı ...’ın davacıya kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuku yapmasının gerektiği,
• Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 14.3 maddesi gereğince; anlaşma gücünü iki ay üst üste yüzde yirmiden fazla ihlal ettiği için dağıtım şirketince uyarı bildirimi gönderilen kullanıcının, bildirimden itibaren 30 gün içinde anlaşma gücü ihlalini sonlandırmaması halinde, dağıtım şirketinin ilgili kullanıcının elektrik enerjisini kesme yetkisine sahip olduğu,
• Güç aşımı, anlaşma gücünün ihlali nedeniyle davacı ... tarafından abonenin elektrik enerjisinin kesildiği, Davalı ...’ın güç aşımı yapan abonenin elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 14.3 maddesine istinaden kesmiş olması sebebiyle abonenin elektrik enerjisinin usulüne uygun olarak kesildiğinin tespit edildiği,
• Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan hesaplamalar sonucunda; 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanak için tanzim edilen 10.05.2021 son ödeme tarihli dava konusu kaçak elektrik faturasının tutarının 153.824,96 TL olduğu,
• Davalı ... tarafından 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı tutanak için tahakkuk ettirilen kaçak elektrik fatura bedelinin 167.511,80 TL olması sebebiyle; davalı ... tarafından davacı aboneye fazladan tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin (167.511,80-153.824,96)= 13.686,84 TL olduğu,
• Davacının ...’ın tahakkuk ettirdiği 10.05.2021 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturası için 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL ödeme yaptığı ve akabinde 30.12.2021 tarihinde icra masraflarını kapatmak için 139.924,14 TL ödeme yaptığı göz önüne alınarak yapılan hesaplama sonucunda, 30.12.2021 tarihi itibarıyla davalının davacıya ödemesi gereken istirdat tutarının 18.314,09TL. olduğu, istirdat davalarında kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, ; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık; davacı tarafça kaçak elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığı, davacının 29/04/2021 tarihli fatura bedelinden dolayı sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
Davacı vekili tarafından yargılama sırasında dosyaya sunulan 04/01/2022 tarihli beyan dilekçesi ile davaya konu borcun ödenmiş olduğunu ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettiği görülmüştür.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir.
6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. Maddesinin;
"(1)Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
... (5)Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
(6)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
(7)Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama esnasında yapılan ödeme sebebiyle davaya istirdat davası olarak devam olunmuştur.
Yargılama esnasında dosyanın elektirk mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiş, 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, aynı bilirkişiden birden fazla kez ek rapor aldırılmış ancak dosyaya sunulan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı değerlendirildiğinden mahkememizce dosyanın 1 kaçak elektrik hususunda uzman bilirkişi ile 1 icra hesaplamaları konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişilerden davacının elektriğinin kesilmesine ilişkin kurum işleminin yerinde olup olmadığı, davalı tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen tahakkuk işleminin yerinde olup olmadığı, davacının kullanımının kaçak kullanım teşkil edip etmediği hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, gerekirse raporda kaçak kullanım olması ve olmaması ihtimaline göre terditli hesaplama yapılmasının ayrıca yapılacak her iki hesaplamaya göre de yargılama sırasında davacı tarafından davaya konu borç ödenmiş olduğundan davacının istirdat istemleri hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve 31/05/2025 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. İlgili raporda "Dosyada yapılan inceleme neticesinde;
• 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile Davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin abonesi olduğu ve hizmet noktası ... olan elektrik tesisatında “Enerjisi kesik olan sayacı kullanıma açıp enerji kullanıldığının” tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42.1.ç’de belirtilen “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." hükmü gereğince davalı ...’ın davacıya kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuku yapmasının gerektiği,
• Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 14.3 maddesi gereğince; anlaşma gücünü iki ay üst üste yüzde yirmiden fazla ihlal ettiği için dağıtım şirketince uyarı bildirimi gönderilen kullanıcının, bildirimden itibaren 30 gün içinde anlaşma gücü ihlalini sonlandırmaması halinde, dağıtım şirketinin ilgili kullanıcının elektrik enerjisini kesme yetkisine sahip olduğu,
• Güç aşımı, anlaşma gücünün ihlali nedeniyle davacı ... tarafından abonenin elektrik enerjisinin kesildiği, Davalı ...’ın güç aşımı yapan abonenin elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin 14.3 maddesine istinaden kesmiş olması sebebiyle abonenin elektrik enerjisinin usulüne uygun olarak kesildiğinin tespit edildiği,
• Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan hesaplamalar sonucunda; 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanak için tanzim edilen 10.05.2021 son ödeme tarihli dava konusu kaçak elektrik faturasının tutarının 153.824,96 TL olduğu,
• Davalı ... tarafından 27.04.2021 tarihli ve H/... seri numaralı tutanak için tahakkuk ettirilen kaçak elektrik fatura bedelinin 167.511,80 TL olması sebebiyle; davalı ... tarafından davacı aboneye fazladan tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin (167.511,80-153.824,96)= 13.686,84 TL olduğu,
• Davacının ...’ın tahakkuk ettirdiği 10.05.2021 son ödeme tarihli kaçak elektrik faturası için 24.05.2021 tarihinde 61.125,45 TL ödeme yaptığı ve akabinde 30.12.2021 tarihinde icra masraflarını kapatmak için 139.924,14 TL ödeme yaptığı göz önüne alınarak yapılan hesaplama sonucunda, 30.12.2021 tarihi itibarıyla davalının davacıya ödemesi gereken istirdat tutarının 18.314,09 TL. olduğu, istirdat davalarında kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği, görüş ve kanaatimizi takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın ek rapora tevdine karar verilmiş, dosyaya sunulan ek rapor incelendiğinde aynı heyetin hazırladığı kök rapor ile benzer mahiyette olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli 31/05/2025 tarihli heyet bilirkişi raporu uyarınca davacının davaya konu faturadan kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunduğu ve yargılama sırasında ilgili fatura bedeli ödendiğinden davanın istirdata dönüştüğü, davacının kullanımının kaçak kullanım niteliğinde olduğunun dosya içerisindeki bilirkişi repor ile sabit olduğu ve bu kapsamda davalı tarafça kaçak faturası düzenlenmesi usulüne uygun ise de, davalının davaya konu kaçak kullanımdan kaynaklı olarak davalıdan 153.824,96-TL bedel talep edebileceği, davalı tarafça ise 167.511,80-TL tutarla fatura düzenlenmiş olduğu bu hali ile davalının 13.686,84-TL fazla fatura tahakkuk ettirmiş olduğu ve davacının bu miktara ilişkin menfi tespit isteminde haklı olduğu, davacı tarafça bedel ödenip istirdata dönüştüğünden fazla tahakkuk ettirilen kısma ilişkin davalıya 18.314,09-TL fazla ödeme yapıldığı tespit edildiğinden fazla ödenen bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ili birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği anlaşılmış , fazlaya ilişkin istemin ise açıklanan nedenlerle reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından davacı aleyhine düzenlenen 29/04/2021 tarihli , 10/05/2021 son ödeme tarihli ... no.lu 167.511,80-TL tutarlı faturanın 13.686,96-TL si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Dava konusu faturanın takibe konulduğu .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası nedeniyle davacı tarafından ödenen; 18.314,09-TL nin ödeme tarihi olan 30/12/2021 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 934,96 TL harcın, peşin alınan 1.816,82 TL harçtan mahsubu ile artan 881,86 TL harcın davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 934,96 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 13.686,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yapılan 67,80 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 250,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 9.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.817,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.263,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı tarafça yapılan 8.507,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 7.412,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip ...
¸
Hakim ...
¸