T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/382 Esas
KARAR NO: 2024/514
DAVA: Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Tazminat
DAVA TARİHİ: 14/06/2021
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, 22.08.2020 tarihinde ...'da meydana gelen sel felaketi yaşandığını, olay neticesinde bölge karayolu için önem arz ettiği belirtilen ... Köprüsünün yıkıldığını, Yetkili Kamu Kurumlarında bir an önce köprünün dava dışı ... 'a inşa edilmesi işi verildiğini, dava dışı ... tarafından müvekkili ...'a köprünün iyileştirme işini verdiğini, 06.11.2020 tarihinde tekrar sel felaketi yaşandığını, köprü yapım çalışmasında müvekkiline ait iş makinası ve malzemelerini de tamamıyla hasar gördüğünü, müvekkile ait fore kazık makinası davalı sigorta şirketince ... poliçe no ile makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığını, olay tarihi 06.11.2020 iken poliçenin başlangıç ve bitiş tarihi ise 09.05.2020-09.05.2021 olmakla poliçenin geçerli olduğu tarihler arasında olay vuku bulduğunu, söz konusu yaşanan sel felaketi neticesinde müvekkiline ait iş makinası kullanılmaz hale geldiğini, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine, davalı sigorta tarafından müvekkiline kısmı ödeme yapıldığını, ancak yapılan bu ödeme iş makinasının bedelinin altında olarak eksik yatırıldığını ve yine poliçe ile teminat altına alınan KDV bedelinin de yatırılmadığının anlaşıldığını, müvekkili tarafından finansal kiralama yoluyla edinilen fore kazık makinesı emsali sayılı olan ve dolayısıyla da değeri net olarak belirlenebilen bir makine olduğunu, olay sonrasında sigorta şirketince hasar dosyası açıldığını ve ekpertiz raporları ile makinanın değerinin belirlendiğini ancak takdir edilen makine değeri piyasa değerinin altında olduğunu, müvekkilince söz konusu raporlara itiraz edilmiş ise de yaşanan olay sebebiyle de büyük bir zarara uğrayan müvekkilinin sigorta şirketince yapılan ödemeyi ihtirazı kayıtla kabul edildiğini, müvekkiline sigorta şirketince 638.215,97- Euro ödeme yapıldığını, müvekkili yıllardır sadece bu iş ile faaliyet gösterdiğinden makine için ödenen bedelinin düşük olduğunun net olarak bilinmesi ile birlikte makinanın piyasa değerinin tespiti amacıyla başvurusu üzerine tarafsız alanında uzman bilirkişiler tarafından ayrıtılı ve gerekçeli makine değerleme raporu tanzim edildiğini, söz konusu rapora göre makinenin değeri 1.000.000 Euro olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından alınan aynı özelliklere sahip fiyat teklifleri ve sahibinden.com üzerinden de yapılan araştırma neticesinde söz konusu iş makinesinin değerinin 1.000.000 Euro + KDV olduğunun anlaşıldığını, davalı sigorta şirketince ... poliçe no ile makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklı olarak fore kazık makinesi bedeli ve %18 KDV bedelini sigorta teminat kapsamında olduğundan ödenmesi gerektiğini, sigorta poliçesinin 10. Sayfasında açıkça "EKİPMAN TANIMI. 2017 MODEL Mal Adı Adet Para Birimi KDV'li Tutar" beyanı ile KDV bedelinin de poliçeye dahil ediliğinin açıkça anlaşıldığını buna rağmen davalı taraf poliçe kapsamında bulunan KDV bedelinin haksız ve poliçeye aykırı şekilde müvekkiline ödenmediğini, davalı sigorta şirketince yapılan hatalı ve eksik ödeme neticesinde tarafınca bakiye makine hasar bedeli ve %18 KDV bedeli talep edildiğini, taleplerinin cevapsız bırakıldığını ve sonrasında da dava şartı arabuluculuğa başvurumuz üzerine arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını, müvekkiline ait hasarlanan ve kullanılamaz hale gelen fore kazık makinesinin bakiye bedeli ile %18 KDV bedelinin yargılama sırasında toplanacak delillere, yapılacak inceleme ile birlikte konusunda uzman olan bilirkişiden alınacak rapora göre davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla sigorta poliçe kapsamında hasara uğrayan iş makinesinin bakiye bedeli ve %18 KDV konusunda uzman olan bilirkişiden alınacak rapora göre müvekkilinin alacağının tespiti üzerine artırılmak üzere şimdilik 1000-Euro bedelin sigortaya başvuru tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde, 22.08.2020 tarihinde ...'de yaşanan sel felaketinde yıkılan ... Köprüsü'nün onarım işini taahhüt eden ..., bu işi ...'a taşere ettiğini, 06.11.2020 tarihinde taşere edilen bu işin yapıldığı esnada tekrar sel felaketi yaşandığını ve bu felaket neticesinde davacı ... tarafından ... A.Ş.'den finansal kiralama yoluyla elde edilen fore kazık makinası hasara uğradığını, davacı taraf meydana gelen bu zararın tazmini talebiyle işbu davayı ikame ettiğini, 06.11.2020 tarihli sel felaketinde zarar gören fore kazık makinesi müvekkili Şirket nezdinde 09.05.2020-09.05.2021 tarih aralığında, ... numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile ... A.Ş. Adına sigortalandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin bu poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun yalnızca poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının açmış olduğu davanın “belirsiz alacak” nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davacı taraf dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.150,00-TL zarar tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğini ancak davacı tarafın iddia ettiği zararın belirlenebilir nitelikte olduğundan dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini beyan ettiklerini, 6100 sayılı HMK’nın “BELİRSİZ ALACAK VE TESPİT DAVASI” başlığı altında düzenlenen 107.maddesinde, “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmünü ihtiva ettiğini, ilgili kanun maddesi kapsamında başvuran tarafın, başvuru tarihi itibariyle alacak miktarı tamamen ve açık şekilde belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu talepler müvekkili şirket tarafından dava tarihi öncesinde tazmin edildiğini, mükerrer taleplerle açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, 06.11.2020 tarihinde gerçekleşen sel felaketinde sigortalı makinede meydana gelen hasarın ihbarı üzerine müvekkili Şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını ve sigortalı makine üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, 11.03.2021 tarihli Ekspertiz Raporuna göre, müvekkili Şirket nezdinde makine kırılması poliçesi ile sigortalanan makine 06.11.2020 tarihli sel felaketinde hasara uğramış olduğunu, makinenin rayiç değeri 850.000,00-EUR ve sovtaj bedeli200.000,00-TL EUR olduğunu, poliçede yer alan tenzili muafiyet klozu gereğince her bir hasarda 5.000,00-EUR'dan az olmamak üzere hasarın %10'u oranında tenzili muafiyet uygulanacağını, bu doğrultuda dava konusu kazaya uğrayan makineden dolayı ödenecek tazminat miktarı 618.215,96-EUR olarak hesaplandığını, ekspertiz raporunda hesaplanan tazminat tutarının müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödenmesi hususunda davacı taraf ile anlaşma sağlandığını, 26.03.2021 tarihinde ödeme yapıldığını ayrıca bu ödemeye ilişkin olarak bir ibraname düzenlenmiş olduğunu, davacı tarafından da imza altına alındığını, bu ibraname ile davacı taraf ibranamede belirtilen 638.215,97-EUR tazminat tutarında mutabık olduğunu, bu tutarın ödenmesi halinde her ne şekilde olursa olsun işbu hasar sebebi ile herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını ve bu olaydan doğan hak ve alacaklarını müvekkili ... A.Ş.'ye devrettiklerini kabul ettiğini ve imza altına aldığını, yalnızca poliçe teminat limitleri kapsamında sorumluluğu bulunan müvekkili şirket, tanzim edilen bilirkişi raporunu dayanak alarak bu çerçevede ödeme yapmak suretiyle sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı taraf aynı rizikodan kaynaklı olarak mükerrer taleplerle dava yoluna başvurmakla kötüniyetli olduğunu ve haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, davacı taraf bakiye zarar bedeli talebine dayanak hukuki belge ve delilleri dosyaya sunamadığını, konu ödemeyi gösterir dekont ve ibraname Mahkememize delil listesi ile birlikte sunulacağını, davanın bu sebeple de reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkememiz aksi kanaatte ise yapılan ödeme, ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile mahsup edilmesi gerektiğini, söz konusu ödemelerin toplam hesaplanan tazminat tutarından güncellenerek mahsup edilmemesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını ve bununda bozma nedeni olacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2012 tarih, 2011/4-824 Esas ve 2012/134 Karar sayılı ilamında bahis konusu hususlar irdelenmiş olduğunu ve yapılan ödemenin güncellenmesi gerektiğinin içtihat edildiğini, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 12. Maddesi hükmüne göre, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat tutarının hesaplanması için dosyanın uzman bilirkişilere tevdi edilmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini beyan ederek , dava konusu talepler dava tarihi öncesinde müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapılmak suretiyle tazmin edilmiş olduğundan, mükerrer taleple ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Deliller; ... poliçe no'lu sigorta poliçesi ,Makineye ait fatura, Olay tutanakları, fotoğraflar , ... hasar no'lu dosya, 06.02.2021 tarihli Makine değerleme raporu ,Davalı sigortaya başvuru yapıldığına ilişkin dilekçe, ...Büro ve... Arabuluculuk No'lu Anlaşamama Tutanağı ,Makine emsal değerleri, fiyat teklifleri, Bilirkişi İncelemesi, davalı sigorta tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekont.
Dava dilekçesine ekli 06/11/2020 tarihli jandarma tarafından tutulan tutanak incelendiğinde, ... Zemin firmasına ait olduğu beyan edilen bir adet ...marka fore kazık makinesinin dere yatağı içerisinde sel sularının içinde gömülü vaziyette olduğu görülerek video kaydının alındığı görülmüştür.
Davacı tarafından davalı sigorta şirketine 22/04/2021 tarihli dilekçe ile müracaat edildiği, dilekçede davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan fore kazık makinesi ile ilgili sigorta şirketi tarafından ... nolu hasar dosyasının açıldığı ve müvekkiline kısmi olarak ödeme yapıldığı ancak yapılan ödemenin zararı karşılamadığı, SPK lisanslı değerleme uzmanları tarafından düzenlenen raporda makinenin değerinin 1.000.000 Euro + KDV olarak belirlendiğini, poliçenin KDV dahil teminatla düzenlenmiş olmasına rağmen KDV bedelinin müvekkiline ödenmediği belirtilerek bakiye hasar bedelinin ödenmesinin talep edildiği, söz konusu dilekçenin 28/04/2021 tarihinde sigorta şirketine ulaştığı tespit edilmiştir.
Dava dilekçesine ekli iş makinesi değerleme raporu incelendiğinde, aynı makinenin ikinci el piyasasındaki muadilleri üzerinden yapılan araştırmada makinenin çalışır durumda olması (hasar görmemiş olması) halindeki piyasa değerinin 1.000.000 Euro olduğu, raporda hesap edilen miktara KDV'nin eklenmediği tespit edilmiştir.
Davaya konu poliçe incelendiğinde, sigorta ettirenin ... , Sigortalının ... A.Ş olduğu , 09/05/2020- 09/05/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere makine kırılma poliçe sigortası düzenlendiği, teminat limitinin 1.340.500,00 Euro olduğu, sel felaketinin de teminat kapsamına alındığı, poliçenin muafiyetler kısmı incelendiğinde, "fore kazık makineleri , kelli hasarlarında asgari 2.500 Euro olmak üzere hasarın %25'i oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır" hükmünün bulunduğu, ekipmanın tanımının poliçenin son sayfasında yapıldığı, bu kısımda "2017 model mal adı adet para birimi, KDV'li tutar" şeklinde belirleme yapılarak ... A.Ş'nin izni olmadan poliçenin iptal edilemeyeceği ve/veya hasar ödemesi yapılamayacağı şeklinde şerh düşüldüğü görülmüştür.
Davacı taraf söz konusu makineyi dava dışı ... A.Ş'den finansal kiralama yoluyla edinmiş olup buna ilişkin dosyaya sunulan ve ...Ltd. ŞTi tarafından ... A.Ş'ne kesilen proforma fatura incelendiğinde, KDV hariç 1.160.000 Euro bedelin yer aldığı görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi tarafından hazırlanan hasar dosyası ve ekspertiz raporu incelendiğinde, hasar tarihinin 06/11/2020 olduğu, hasar oluş şekli ve nedeninin raporda ayrıntılı olarak yer aldığı, makinenin kurtarılması için öncelikle...Ltd. ŞTi'nin sahaya çağrıldığı, bu arada sigortalının makinenin gömülü olduğu çamuru temizleyip etrafını açmak için ...'ın bölgede bulunan iş makinesi ve kamyonlarını kiraladığı, ekspertiz raporunda makineyi kurtarmak için yapılan işlem ve eylemlerin "ekspertiz bulguları " başlığı altında detaylı olarak anlatıldığı, bu kısımda yine makineyi kurtarmak için yapılan parasal harcamalardan bahsedildiği, daha sonra ekspertiz raporunda kurtarma masrafları başlığı altında kurtarma çalışmalarının parasal değerlerinin özeti yapıldığı, hasara konu makinenin ikinci el değerinin 850.000 Euro olarak ekspertiz tarafından belirlendiği, daha sonra makinenin 200.000 Euro karşılığında sovtajının sigortalıya bırakıldığının rapora yazıldığı, muafiyet kısmında da her bir hasarda 5.000 Euro'dan az olmamak kaydıyla hasarın %10'u oranında tenzil-i muafiyet uygulanacaktır kuralına yer verildiği, hasar tazminatı hesabının excell tablosu şeklinde yapıldığı, poliçenin döviz klozu kısmında uygulanması gereken döviz kurlarına ve hasar tutarları TL bazında ise döviz cinsine çevrilmesiyle ilgili hükümlerin bulunduğu, hasar tazminatı hesabı kısmı incelendiğinde, makinenin ikinci el değerinin 850.000 Euro olduğu belirtilerek poliçedeki döviz klozu dikkate alınarak TL'ye çevrildiği, ...Ltd. ŞTi'ne ait 7.000 Euro'luk kurtarma masrafının TL'ye çevrildiği, bunun dışında eksper raporunda detayları açıklanan 480.000 TL kurtarma masrafı yapıldığı, ...Ltd. ŞTi tespit ücreti olan 2.108,94 Euro'nun da TL'ye çevrildiği, dahili işçilik , park kira bedellerinin hasar tazminatı hesabında yer aldığı, makinenin ikinci el değeri ile yapılan kurtarma masrafları toplandığında 9.133.108,41 TL yaptığı, bundan sovtajın makine sahibine bırakılması nedeniyle 200.000 Euro'nun TL karşılığı olan 2.009.200 TL'nin düşümü yapıldığı geriye 7.123.908,41 TL kaldığı, bundan da %10 muafiyet bedeli olan 712.390,84 TL'nin düşüldüğü, ödenecek tazminat tutarının KDV hariç 6.411.517,57 TL kaldığı bunun da euro'ya çevrilmesi neticesinde davacıya ödenecek kısmın 638.215,96 Euro yaptığının belirlendiği ve bu kısmın davacıya 22/03/2021 tarihinde (638.215,97 Euro) ödendiği, davacı tarafın ödeme belgesine fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğuna yönelik şerh düştüğü görülmüştür.
Mahkemece makine mühendisi ve sigorta uzmanından rapor alınmış, 12/01/2022 tarihli rapor incelendiğinde, yapılan incelemede söz konusu makinenin ikinci el değerinin yaklaşık 915.000 Euro olarak belirlendiği, sigorta şirketinin 850.000 Euro olarak belirleme yapması nedeniyle 915.000 Euro - 850.000 Euro= 65.000 Euro'nun davacı tarafından talep edilebileceği, poliçede KDV'nin de düzenlenmesi nedeniyle sigorta şirketinin de KDV'yi de ödemesi gerektiği belirtilerek raporun sonuç kısmında davalı sigorta şirketinin 65.000 Euro veya TL karşılığı olan 652.990 TL'yi davacıya ödemesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı davacı ve davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtirazları doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti raporun sonuç ve kanaat kısmında "06.11.2020 tarihinde ...’ da yaşanan sel felaketi neticesinde davacı ...’ e ait olan ... marka ... model fore kazık makinesinin hasar alarak kullanılamaz hale geldiği, Yapılan piyasa araştırmasına göre dava konusu fore kazık makinesi rayiç bedelinin 915.000,00 Euro olabileceği kanaatine varıldığı, Davacının davalı sigorta şirketinden KDV hariç 65.000,00 Euro veya 652.990,00 TL bedelini talep edebileceği, Eksper raporunda tespit edilen 818.215,96 Euro’ nun KDV’ sinin 147.278,87 Euro veya 1.479.563,52 TL olarak hesaplandığı, Kök raporda belirlenen 915.000,00 Euro rayiç bedelin KDV’ sinin 164.700,00 Euro veya 1.654.576,20 TL olarak tespit edildiği, " şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti ek raporunda davalı sigorta şirketince tespit ve kabule dilen 818.215,96 Euro şeklinde beyanda bulunulmuş ise de eksper raporu incelendiğinde davalı sigorta şirketince tespit ve kabul edilen miktar 818.215,96 Euro olmayıp , 638.215,96 Euro olduğu görülmüştür.
Bilirkişi ek raporuna karış ... A.Ş vekilince sunulan itiraz dilekçesi incelendiğinde, poliçede muafiyet klozu mevcut olup poliçenin 8.sayfasında "fore kazık makineleri , kelli hasarlarında asgari 2.500 Euro olmak üzere hasarın %25'i oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır " hükmünün bulunduğunu, bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin faiz ödemek ile yükümlü bulunmadığını, TTK 1427. Maddesine göre "....Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşesine müteakip rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. Maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olur" denildiğini, müvekkilinin usulüne uygun şekilde ihtarda bulunulmadığını belirttiği görülmüştür.
Davacı vekili dosyaya 04/04/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş, incelendiğinde, müvekkiline ödenmeyen 65.000 Euro hasar bedeli ile 164.700 Euro KDV bedeli olmak üzere toplam 229.700 Euro'nun sigortaya başvuru tarihinden itibaren ticari faizle birlikte tahsili istenmiştir. Islah dilekçesi verilmesi üzerine dosya tekli ticaret mahkemesince heyetli ticaret mahkemesine tevdi edilmiştir.
Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmuş, zamanaşımı defiyle ilgili olarak TTK'nın 1420 ve 1482. Maddelerine dayanıldığı görülmüş yine fore kazık makinelerinden %25 oranında muafiyet tenzili yapılması gerektiği , müvekkilinin KDV'den sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili davalının yukarıda özetlenen dilekçesi üzerine sunduğu beyan dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğramadığını, hasarın 06/11/2020 tarihinde gerçekleştiğini, davalı şirketinin 26/03/2021 tarihinde kısmi ödeme gerçekleştirdiğini, TBK 154 hükmü gereğince kısmi ifanın zamanaşımını kestiğini, kesilen zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağını, kısmi ifa üzerine müvekkilinin dava açmadan önce 28/04/2021 tarihinde sigortacıya yazılı başvuru yaptığını, sonuç alamayınca arabulucuya gidildiğini, arabuluculuk süresinin 20/05/2021 tarihinde başladığını, 31/05/2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, 6235 sayılı Arabuluculuk Kanununun 16/2 maddesi gereğince arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin , zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını, ıslahın ise 03/04/2023 tarihinde yapıldığını, arabuluculuk sürecinin tamamlandığı tarih olan 31/05/2021 ile ıslah tarihi olan 03/04/2023 tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, KDV'nin poliçe ile sigorta kapsamına alındığını, %25 oranında muafiyet indirilmesi hususunun doğru olmadığını, poliçedeki ibarenin fore kazık kelli hasarlarından uygulanacağını iddia etmiştir.
Davacı tarafından ... hakkında ... İdare Mahkemesinde dava açıldığı, açılan bu dava ile sigorta şirketinden alınamayan muafiyet bedeli, yine sigortadan alınamayan ekipman bedeli , iş gücü kaybı vs için dava açtığı, davanın derdest olduğu tespit edilmiştir.
TTK 1420. Maddesinde "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." denilmiştir.
TTK'nın 1482.Maddesinde " Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. MADDE 1483- (1) Sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar." denilmiştir.
TBK 154. Maddesinde "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa." denilmiştir.
6235 sayılı Arabuluculuk Kanununun 16/2 maddesinde " Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz" denilmiştir.
Yukarıya yazılan TTK , TBK ve Arabuluculuk kanununun ilgili maddeleri, dava konusu ile ilgili olarak onay tarihi, kısmi ödeme tarihi, zorunlu arabuluculuk başvuru ve sonuçlanması tarihleri ve ıslah tarihi dikkate alındığında zamanaşımının dolmadığı görülmüştür.
Söz konusu dosyada çözülmesi gereken ve taraflar arasında nizalı olan hususlardan biri tenzili muafiyet miktarı, KDV istenip istenmeyeceği ve makinenin ikinci el değerinin tespiti noktalarındadır.
Sigorta poliçesinde sigortalının dava dışı ... AŞ olduğu görüldüğünden ... A.Ş'ne yazı yazılarak sigorta tazminatının davacıya ödenmesine muvafakate edilip edilmediği sorulmuş, gönderilen 31/10/2023 tarihli yazı cevabı incelendiğinde, Finansal Kiralama Sözleşmesinin riskinin sona erdiği, 28/07/2020 tarihinde finansal kiralama sözleşmesine konu makine ve ekipmanların mülkiyetinin kiracıya devredildiği bildirilmiştir.
Sigorta poliçesinde KDV'nin de kapsam dahilinde olduğu görülmektedir. Davalı taraf ...Ltd. ŞTi tarafından finansal kiralama şirketine düzenlenen proforma faturadan KDV'nin yer almamasını gerekçe göstererek KDV ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını iddia etmektedir. Bu hususla ilgili olarak yine ... A.Ş'ne yazı yazılmış, yazı cevabında "ekipmanın ...'dan ithal edildiğini, satış faturasında KDV oranının 0 olarak görüldüğünü, ekipmanın gümrük işlemleri esnasında %1 olarak KDV ödendiğini" belirterek ilgili belgeleri dosyaya göndermiştir. Davacı taraf , makinenin kendi mülkiyetlerine geçtiğini, müvekkilinin ikinci el olarak makineyi satması halinde KDV ödemesi gerektiğini, %18 olan KDV oranının daha sonra %20'ye çıkartıldığını belirterek bu hususta vergi dairesine yazı yazılmasını istemiştir. Vergi dairesine yazılan yazı cevabı incelendiğinde, "Söz konusu Kararnameye ekli (I) sayılı listenin 17 nci sırasında; Türk Gümrük Tarife Cetveli(...)'nin; ''84.30 Toprağın, minerallerin veya cevherlerin taşınması, yayılması, tesviyesi, sıyrılması, kazılması, sıkıştırılması, bastırılıp sıkıştırılması, çıkarılması veya delinmesine mahsus diğer makina ve cihazlar; kazık varyosları ve kazık sökme makinaları; kar küreyicileri ve püskürtücüleri:" ibaresine yer verilmiş ve ... nin 84.30 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında yer alan ve amortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan makine ve cihazların (kullanılmış olanları ile aksam, parça, aksesuar ve teferruatları hariç) finansal kiralamaya konu olmak üzere, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre finansal kiralama şirketlerine teslimi ve bu malların finansal kiralama şirketleri tarafından katma değer vergisi mükellefleri ile işlemleri katma değer vergisinden istisna edildiği için katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayan ancak kazançları bilanço esasına göre tespit edilen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine kiralanması ve teslimi işlemlerinde KDV oranı %1 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, Türk Gümrük Tarife Cetveli (...)' nin 84 üncü faslında, "Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler; bunların aksam ve parçaları" düzenlenmiş; söz konusu faslın 84.30.41.00.00.00 GTİP numarasında "kendinden hareketli olanlar" yer almaktadır. Buna göre, ...'nin "84.30.41.00.00.00" GTİP numarasında yer aldığı belirtilen ''fore kazık iş makinesi'' adlı ürün, KDV oranları ile ilgili ... sayılı Kararname eki I sayılı listenin 17 nci maddesinde sayılan eşyalar arasında yer aldığından, söz konusu ürünün (kullanılmış olanları ile aksam, parça, aksesuar ve teferruatları hariç) bu maddede açıklanan kayıt ve şartlarda finansal kiralama (leasing) şirketlerine teslimi %1, bunun dışındaki teslimlerde ise genel oranda (%20) KDV uygulanacaktır. Ayrıca; söz konusu ürünün, başka bir iş makinesi veya cihaz ile birlikte teslim edilmesi durumunda ürün teslimlerinin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilerek, söz konusu teslimin ... sayılı BKK'nin 1/2 nci maddesinde, (I) sayılı listenin 16 ncı ve 17 nci sıralarında sayılan işlemlerden olması halinde %1, bu işlemler hariç olmak üzere yapılan diğer finansal kiralama işlemlerinde ise işleme konu olan malın tabi olduğu KDV oranının uygulanacağı tabiidir." denildiği görülmüştür.
Makinenin ikinci el değeri eksper raporunda 850.000 Euro , davacı tarafından sunulan değerlendirme raporunda ise makinenin çalışır durumda olması (hasar görmemiş olması) halindeki piyasa değerinin 1.000.000 Euro olarak belirlendiği, mahkememizce alınan heyet raporunda ise davaya konu makinenin ikinci el değerinin 915.000 Euro olarak belirlendiği, tüm belirlemelerin KDV hariç olarak yapıldığı, dolayısıyla mahkememizce alınan heyet raporundaki KDV hariç 915.000,00 Euro'nun esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Poliçede KDV'nin de teminat altına alındığı poliçenin son sayfasından anlaşılmaktadır. Söz konusu makine önce finansal kiralama şirketi tarafından ithal edilip davacıya kiralandığı, davacının da kira bedellerini ödemekle makine mülkiyetinin davacıya geçtiği, makinenin ithal edilmesi nedeniyle sadece %1 oranında gümrük sırasında KDV ödendiği ancak makinenin mülkiyetinin davacıya geçmesi nedeniyle dava sırasında yürürlükte olan %18 KDV'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu kanaatine varılmıştır.
Poliçe incelendiğinde, makinelerde muafiyet bedelleri makinelerin bedellerine göre ayrı ayrı düzenlenmiş olup, bedeli 250.001 Euro üzeri olan makinelerde her bir hasarda 5.000 Euro olmak üzere hasarın %10'u oranında muafiyet uygulanacağı belirlenmiştir. Nitekim davalı sigorta şirketi tarafından alınan eksper raporunda da %10 oranında muafiyet hükmü uygulanmış ve buna göre yapılan hesaplama neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya kısmi ödeme yapılmıştır. Poliçede yer alan "fore kazık makineleri, kelli hasarlarında asgari 2.500 Euro olmak üzere, hasarın %25'i oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır" şeklinde hüküm bulunmakta olup bu hüküm sadece fore kazık makinesinin kelli (kelly bar) parçasının tek başına zarar görmesi halinde uygulanması gereken tenzili muafiyet hükmü olup poliçeye fore kazık makinelerinden sonra virgülün sehven atıldığı , makinenin tamamının hasara uğraması dikkate alındığında poliçe ve eksper raporu , eksper raporu esas alınarak yapılan ödeme dikkate alınarak , eksper raporunda belirtildiği şekilde %10 oranında muafiyet hüküm uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Eksper raporunda düzenlenen makinenin kurtarılması için yapılan harcamalar taraflarca itiraza uğramadığından yine sovtaj bedeli de itiraza uğramadığından ekspertiz raporundaki yöntem esas alınarak mahkememizce yapılan hesaplamada;
Makinenin ikinci el değeri 915.000 Euro olup 1 Euro 10.046 TL'den TL'ye çevrildiğinde bedeli 9.192.090,00 TL yapmaktadır.
Eksper raporundaki kurtarma masraflarının TL karşılıkları toplandığında 594.008,41 TL yapmaktadır.
Makine bedeli ile kurtarma masrafları toplandığında (9.192.090,00 TL+ 594.008,41 TL) = 9.786.098,41 TL yaptığı tespit edilmiştir.
9.786.098,41 TL'den sovtaj miktarı olan 200.000 Euro karşılığı 2.009.200,00 TL düşüldüğünde geriye 7.776.898,41 TL kalmaktadır. Bundan da %10 muafiyet miktarı olan 777.689,84 TL düşüldüğünde KDV hariç makine bedelinin 6.999.208,57 TL olacağı buna %18 KDV miktarı olan 1.259.857,54 TL de eklendiğinde KDV dahil makine bedelinin 8.259.066,11 TL olduğu tespit edilmiştir.
Poliçedeki teminatın Euro cinsinden verildiği ayrıca poliçede döviz klozuyla ilgili hüküm de bulunduğu dikkate alınarak döviz klozunda belirtilen usule göre 8.259.066,11 TL , 1 Euro = 10.046 TL'den Euro'ya çevrildiğinde 822.124,83 Euro yaptığı, bundan da daha önce ödenen 638.215,97 Euro çıkartıldığında kalan miktarın 183.908,86 Euro olduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf 28/04/2021 tarihinde sigorta şirketine müracaat etmiş olup buna 45 gün eklendiğinde temerrüt tarihi 13/06/2021'dir.
... BAM 3. Hukuk Dairesinin 2019/332 Esas 2019/992 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/3275 Esas 2020/5431 Karar , Antalya BAM 11. Hukuk Dairesinin 2019/1952 Esas 2020/1189 Karar nolu ilamlarında da belirtildiği üzere ıslah halinde yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki kura göre vekalet ücreti ve harç alınmıştır.
Toplanan tüm deliller , alınan bilirkişi raporu, yukarıda yapılan açıklama ve mahkememizce yapılan hesap şekline göre davacının talep edebileceği miktar 183.908,86Euro olarak tespit edilmiş olduğundan davacının davasının kısmen kabulüne aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, 183.908,86Euro'nun 13/06/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat faizine ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 221.086,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 70.961,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yatırılan 81.854,80TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 67,80 TL ilk masraf, 1.500,00TL bilirkişi ücreti, 207,10TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 1.774,90TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1.330,00TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
7-Zorunlu Arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 990,00TL'sinin davalıdan , 330,00TL'sininde davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Bu dava sebebiyle 127.301,50TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başlangıçta 173,34TL peşin harç + ıslah harcı 81.681,46TL = ) toplam 81.854,80TL harcın mahsubu ile kalan 45.446,70TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/07/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır