T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/431 Esas
KARAR NO : 2024/770
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2021
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi kapsamında ... ... ... ... Ortaokulu ve İlkokulu temel altı, bodrum perdeleri su yalıtım uygulamalarının malzeme tedarik edilmesi ve uygulamalarının yapılması işleri Anahtar Teslim Teklif Birim Fiyat esasına göre 13.11.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme bağlamında, müvekkili şirketin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin işlerini yaptığını, buna istinaden 14.02.2019 tarihli kesin hakediş raporu tanzim ediildiğini, taraflarca imzalandığını, kesin hakediş raporunda 137.824,23-TL (KDV Hariç) tutar hak edildiğini, alacağın 14.02.2019 tarihinde muaccel olduğunu, davalı şirketin 137.824,23-TL'lik bedelin öncelikle 107.000,23-TL'lik (KDV hariç) kısmına fatura kesilmesini, geriye kalan kısmın daha sonra ödeneceğini bu nedenle bakiye kısma dair faturanın daha sonra kesilmesini istediğini müvekkili şirkete bildirdiğini, davalı şirketin 107.000,23-TL (KDV hariç) tutarındaki faturanın bedelini müvekkil şirkete ödemediğini, davalı tarafla görüşme neticesinde bakiye kalan 30.824,00-TL (KDV Hariç) tutar için de 17.03.2021 tarihinde 33.783,10-TL bedelli fatura kesildiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, borçlu şirket tarafından faturaya itiraz edilmediğini, hatta borçlu şirketin faturayı defter kayıtlarına işlediğini, ancak ödemekten imtina ettiğini, müvekkili şirket tarafından fatura alacağının tahsili için icra takip yapıldığını, davalının icra takibe de haksız bir biçimde itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek, .... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanan Sözleşme ile davacının Sözleşme'de yer alan işleri Sözleşme'ye ve ihale teknik şartnamesine uygun şekilde yapmayı kabul ettiğini, ancak davacı şirket Sözleşme ile üstlendiği borçları ayıplı şekilde ifa ettiği için pek çok zararın açığa çıktığını, bazı bölgelerdeki imalatların sökülerek tekrar takılmasının gerektiğini, dava dışı ... Yapı tarafından müteakip kez müvekkile fatura edilen parke ve poliüretan imalat kalemlerinin davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davacı şirkete Sözleşme konusu iş ve hak edişlerden dolayı herhangi bir borcu bulunmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 11/05/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davacı ve davalı tanıklarının gelecek celse dinlenilmesi için tebligat çıkarılmasına karar verilmiş olup, 26/10/2022 tarihli celsede dinlenilen davacı tanığı ... ...'ın beyanında;" Ben davacı şirkette izolasyon ustası olarak çalışırım, davaya konu iş kapsamında biz izolasyonu sözleşmeye uygun şekilde yaptık, direnaj koruması ve levhasını koyduk, şantiye yetkililerine teslim ettik, ancak davalı tarafça dolgusunun geciktirilmesi ve üst katta çalışan kalıpçı kişilerin kendi çalışmaları sırasında aşağıya düşürdükleri malzemelerin dolgusu yapılmayan izolasyona zarar vermesi sonucu bize haber verilmeden dolgu yapıldı, sonradan içeriye su aldığına ilişkin bize bilgi verildi. Yeniden gidip kontrol yaptığımızda suların tij deliklerinden içeriye sızdığını gördük, tekrar tamiratlarımızı yaptık, izolasyon yapılan bir kaç noktayı açtık, hasarın ve zararın dolgu yaparken büyük taş konulması ve dolgu yapan makinanın zarar vermesi neticesinde meydana geldiğini tespit ettik, tekrar tamiratlarını yaptık ve teslim ettik,bana göstermiş olduğunuz fotoğraflardaki sular teras kısmından içeri akmaktadır. Teras kısmının yalıtımlarını davalı taraf yapmıştır, biz yapmadık" dediği görüldü.
Yine aynı celsede dinlenilen davacı tanığı ... 'ın beyanında;" ben davacı şirkette izolasyon ustası olarak çalışırım, dava konusu işte de çalışmıştım, işi tamamlayarak davalı tarafa teslim ettik, sonrasında su aldığı söylenerek davalı tarafça bize haber verildi, gittiğimizde suyun iki bina birleşimi noktası olan dilatasyon noktasından geldiğini gördük, müdahalemizi yaptık, o bölgede yaptığımız işin deforme olduğunu gördük, yani izolasyon delinmişti ve yırtılmıştı, dolgunun düzgün yapılmaması halinde bu şekilde sıkıntılar meydana gelebilmektedir. Bana göstermiş olduğunuz fotoğraflar teras alanına aittir, teras alanının izolasyon işini biz yapmadık, biz sadece temel ve perde yalıtımlarını yaptık, başkaca bir diyeceğim yoktur." dediği görüldü.
Yine aynı celsede dinlenilen davacı tanığı ... 'ın beyanında;" ben davacı şirkette su yalıtım ustası olarak çalışırım, biz sıfırdan temel ve perde yalıtımı yaptık, biz teras yalıtımı yapmadık, teras yalıtımı başka firma tarafından yapılmıştır, biz işi teslim ettikten sonra dolgu zamanında yapılmayarak izolasyonun üstü açık bırakıldı, davalı tarafça haber verilmesi üzerine gittiğimizde işin üstü toprakla kapatılarak dolgusu yapılmıştı, dolguyu açarak kontrol ettiğimizde izolasyon delik deşik olduğunu gördük, bunun üzerine izolasyon malzemesini yeniledik, sonrasında üstü dolguyla kapatıldı ve su geçirip geçirmediğine dair şefimiz ... ... ve burda bulunan tanık ... ... ve dışarda gördüğüm davalı tanığı ... Bey eşliğinde hortumla su dökerek test yaptık, su sızıntısı olmadığını gördük. Bana göstermiş olduğunuz fotoğrafların tamamını seçemedim ancak seçebildiğim fotoğraflar teras katına aittir, biz teras katında çalışma yapmadık." dediği görüldü.
Yine aynı celsede dinlenilen davalı tanığı ... 'nün beyanında; ben davalı şirkette inşaat teknikeri ve saha şefi olarak çalışırım, davacı tarafça işin tamamlanması sonrasında bodrum perdeleri ve temel altında su sızıntıları olduğunu gördüm, bunun üzerine davacı şirket çalışanı ... ...'a haber verdik, ... ... gelerek perdelere enjeksiyon yaptı, bir kaç kez enjeksiyon yapılmış olmasına rağmen bodrum perdeleri ve temel altında su sızıntıları gelmeye devam etti, izolasyon işi ve dolgu işi ardarda yapılıyor, arada bir kaç gün veya bir hafta kadar süre geçmiş olabilir, izolasyon yapıldıktan sonra XPS malzemesi yapıştırılıp onun üstüne dolgu malzemesi dolduruluyor, suyun içeriye sızması için öncelikle toprağın suya doyması gerekebiliyor, o yüzden biz izolasyon yapılır yapılmaz izolasyonda bir hata olup olmadığını bilemiyoruz, inşaat tamamlandıktan sonra su sızıntıları meydana gelmeye başlayınca bizde durumu anladık, inşaat işi tamamlanmış olduğu için davacı tarafça izolasyonun üstünün açılması gibi bir durum olmadı, dolgu malzemesi konulmadan önce izolasyonculardan onay alınıyor, izolasyoncular işlerinin bittiğini bildirmeleri üzerine hemen dolguyla kapatılıyor, ... Bey enjeksiyonu yaptıktan sonra yağmurlu bir günde beni çağır yeniden bakalım dedi, yağmur yağdığında yeniden akma olması üzerine ... Bey'e haber verdik, geldi, yeniden enjeksiyon basalım dedi, bu durum 3-4 kez tekrarlandı, hala daha okuldan bize su sızdığına ilişkin haber veriliyor. İzolasyon işi cephe cephe yapılıyordu, izolasyon işinin yapıldığı cephede iş kazalarına karşı önlem olarak başka iş yapılmıyordu, izolasyonun ardından ise dolgu işi yapılıyordu. Üst katlarda da sızıntı meydana geldi, üst katların izolasyonunu davacı şirket yapmadı. Fotoğraflar renkli olmadığı için tam olarak göremedim, ancak fotoğraflardaki işlerin bir kısmı davacıya aittir, bir kısmı davacıya ait değildir." dediği görüldü.
Yine aynı celsede dinlenilen davalı tanığı ... 'nın beyanında;" Ben davalı şirkette dava konusu işte 15 ay boyunca İnşaat Mühendisi olarak çalıştım, ben davalı şirket ile çalışmaya başladığımda izolasyon işi tamamlanmıştı ve kaba inşaatta bitmişti, özellikle kış mevsiminde gözlemlenebilen dilatasyon, merdiven ve perdenin farklı bölgelerinde lokal olarak su sızıntılarının mevcut olduğunu gördüm, bunun üzerine negatif yönlü müdahale yapılması için davacı şirkete haber verdik, biz işin sadece dilatasyon olan küçük bir kısmında izolasyon dolgu malzemesini açtık, temel alt kotuna kadar dolgusu açıldı, açtığımızda izolasyon üzerinde tamiratlar yapıldı, sürme yalıtım olduğu için üzerinde yırtık delik vs yoktu, yine sürme yalıtım, ısı yalıtımı ve dolgu yapılarak kapatıldı, sonrasında kış mevsimlerinde sızıntı gelmeye devam etti. Terasların bir kısmında sızıntı vardı, açılarak tamirat yapıldı ve kapatıldı, terasların yalıtımı ... tarafından yapılmamıştır. Biz işi tamamlayıp okula teslim ettikten sonra da bu kısımlara ilişkin su sızıntısı olduğuna dair okul idaresinden şikayetler aldık." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 03/02/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca keşif yapılarak dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tüm inceleme, tespit ve değerlendirmeler ile rapor içerisinde yer verilen nedenlerle binaen;
İncelenen davacı şirkete ait 2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin -beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
Davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 02.07.2021 takip tarihi itibarıyla davalı yandan 32.611,79 TL alacaklı olduğu,
İncelenen davalı şirkete ait 2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin - beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
Davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 02.07.2021 takip tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yandan 1.711,32 TL alacaklı olduğu,
Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davalı yan kayıtlarında yer alan 15.04.2021 tarih, ... nolu 33.783,11 TL tutarındaki iade faturasının davacı yan kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı,
Dava konusu okullarda (... ... ... ... Ortaokulu ve İlkokulu) spor salonu, yangın merdiveni, su deposu, kazan dairesi ve diğer piyeslerin bulunduğu bodrum katlarda dış ortamdan bina içerisine su sızıntısının mevcut olup zararlara neden olduğu, sızıntının su izolasyonu hatasından kaynaklandığı, dosya içerisinde mevcut çelişkili belgelere göre hangi firma tarafından yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, tespitin kapsamlı teknik çalışma, gerekmesi halinde izolasyon çevresinin hafredilerek açılması suretiyle yapılabileceği,
Hal böyleyken yapılan kusurlu imalat nedeniyle su sızıntısının binanın başka kısımlarında da zarara neden olabileceği, özellikle zemin kaplamalarında oluşan ve oluşması muhtemel suya bağlı zararların boyutunun zamana bağlı olarak zemin kaplama malzemesi ile sınırlı kalmayabileceği, zira zemin kaplama malzemelerinin suya hassas ve dayanıksız olduğu değerlendirilmekle birlikte, bu zarar tutarının davalı yanca sunulan fatura tutarları kadar olduğuna ilişkin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde bir tespit yapılmasının olanaklı olmadığı..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 24/04/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 22/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"
İNŞAAT MÜHENDİSİ DEĞERLENDİRME
Dosyadaki belgelere göre kusurlu imalat nedeniyle oluşan zararların ihbar-bildirim tarihinin 01.11.2021 tarihli Okul Müdürlüğü yazısı ile ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. İşin geçici kabul tarihinin 28.06.2019, kesin kabul tarihinin 04.11.2020 olduğu, dosyaya sonradan ilave edilen belgelerden anlaşılmıştır. 04.11.2020 kesin kabul tarihinden 16 ay, 7 gün sonra (495 gün) ihbar-bildirimde bulunulduğu tespit edilmiş olmakla davalı tarafça süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu değerlendirilmiştir.
MALİ DEĞERLENDİRMELER
Davacı yanın davalı yana keşide ettiği dava konusu e-faturanın 17.03.2021 tarihinde “temel fatura” senaryosu ile düzenlendiği görülmektedir. Bu senaryo ile düzenlenen e-faturaların muhatapları tarafından kayıt altına alınarak, 8 günlük süre içerisinde iade faturası düzenlenmesi veya faturaya iade faturası düzenlemeksizin noter marifeti ile itiraz edilmesi gerekmektedir. Kök raporda davalı defterleri üzerinde yapılan incelemelere dayalı tespitlerimizde, bahse konu faturanın davalı yanca kayıtlara alındığı, 28 gün sonra 15.04.2021 tarihinde de aynı tutarda iade faturası düzenlendiği müşahede edilmiştir.
Davalı yanca 15.04.2021 tarihinde düzenlenen iade faturasının da yine “temel fatura” senaryolu e-fatura olarak düzenlendiği görülmektedir. Yine kök raporda davacı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelere dayalı tespitlerimizde, bahse konu faturanın davacı yan tarafından kayıtlara alınmadığı müşahede edilmiştir. Davacı yan 11.01.2021 tarihli beyan dilekçesinde, iade faturasına noter kanalıyla süresi içinde itiraz edilerek iade faturasının iade edildiğini beyan etmiş, itirazı içeren ihtarnameyi dilekçe ekinde sunduğunu belirtmiş ise de uyap üzerinden yapılan incelemelerde dilekçenin ek ihtiva etmediği görülmüş, varlığı ileri sürülen noter ihtarına rastlanmamıştır. Bu anlamda davacı yanın, davalı yanın keşide iade faturasına süresi içerisinde hususunun tespiti olanaklı olmamıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık davacının kendi edimi olan imalatı ayıplı olarak yapıp yapmadığı, davalı tarafça ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının takibe dayanak faturadan dolayı takip ve dava tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde; davacı ve davalı arasında, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi kapsamında ... - ... ... ... ortaokulu-... ... ... ilkokulu temel altı, bodrum perdeleri su yalıtım uygulamalarının malzeme tedarik edilmesi ve uygulamalarının yapılması işleri için anahtar Teslim Teklif Birim Fiyat esasına göre 13/11/2017 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının sözleşme kapsamında kalan bakiye borcunu ödemediğini, borcun tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini beyan etmiş, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davacı şirketin Sözleşme'den doğan borçlarını ayıplı şekilde ifa ettiğini, ayıplı imalatların davalı tarafa bildirildiğini, davacının bazı ayıpları kabul ederek mahalde gidermeye çalıştığını, davacının ayıplı imalatları nedeniyle davalı tarafından dava dışı ... ya yaptırılan işler karşılığında fazladan bedel ödenmek durumunda kalındığını, bu alacak kalemlerinin davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş, mahallinde keşif icra edilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
Dosyaya sunulan 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda " Tüm inceleme, tespit ve değerlendirmeler ile rapor içerisinde yer verilen nedenlerle binaen;
İncelenen davacı şirkete ait 2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
Davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 02.07.2021 takip tarihi itibarıyla davalı yandan 32.611,79 TL alacaklı olduğu,
İncelenen davalı şirkete ait 2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
Davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 02.07.2021 takip tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yandan 1.711,32 TL alacaklı olduğu,
Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davalı yan kayıtlarında yer alan 15.04.2021 tarih, ... nolu 33.783,11 TL tutarındaki iade faturasının davacı yan kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı,
Dava konusu okullarda (... ... ... ... Ortaokulu ve İlkokulu) spor salonu, yangın merdiveni, su deposu, kazan dairesi ve diğer piyeslerin bulunduğu bodrum katlarda dış ortamdan bina içerisine su sızıntısının mevcut olup zararlara neden olduğu, sızıntının su izolasyonu hatasından kaynaklandığı, dosya içerisinde mevcut çelişkili belgelere göre hangi firma tarafından yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, tespitin kapsamlı teknik çalışma, gerekmesi halinde izolasyon çevresinin hafredilerek açılması suretiyle yapılabileceği,
Hal böyleyken yapılan kusurlu imalat nedeniyle su sızıntısının binanın başka kısımlarında da zarara neden olabileceği, özellikle zemin kaplamalarında oluşan ve oluşması muhtemel suya bağlı zararların boyutunun zamana bağlı olarak zemin kaplama malzemesi ile sınırlı kalmayabileceği, zira zemin kaplama malzemelerinin suya hassas ve dayanıksız olduğu değerlendirilmekle birlikte, bu zarar tutarının davalı yanca sunulan fatura tutarları kadar olduğuna ilişkin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde bir tespit yapılmasının olanaklı olmadığı " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememiz 6 no.lu celsesinde taraflara davacı ve davalı arasındaki anlaşma gereğince hangi işlerin yapımı hususunda anlaşıldığı hususunda varsa detaylı açıklamalarını sunmak ve davalının ayıp iddiasında bulunduğu görülmekle; davacı tarafından hangi edimlerin ayıplı olduğu ve hangi ayıplı edim için hangi masrafın yapılmak durumunda kalındığı hususlarının tek tek sıra numarası ile açıklanması ve ayıp iddiasına konu her bir kalem yönünden yapılan masrafa ilişkin varsa bilgi belgelerin sunulması ayrıca her bir ayıp iddiası yönünden ayıbın ne zaman ortaya çıktığı ve davacı tarafa ne zaman ihbar edildiğinin açıklanması ve buna ilişkin belgelerinin sunulması için süre verilmiş, ara karar gereğince taraf vekillerince 04/12/2023 ve 02/01/2024 tarihli beyan dilekçelerinin sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce taraf vekillerince sunulan beyan dilekçeleri incelenmiş, mahkememiz 7 no. Lu celsesinde davalı vekilince sunulan beyan dilekçesinde ayıp ihbarı hususunda bir beyanda bulunulmadığından, davalı vekiline eksik ve ayıplı olduğu iddia edilen ve iade faturasına konu işler yönünden davacı tarafa gönderilmiş bir ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde beyanda bulunulmadığında dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağının davalı vekiline ihtarına karar verilmiş ayrıca dosyanın taraf vekillerince sunulan beyan ve itirazlar incelenerek ek rapor hazırlanması için bilirkişi heyetine tevdine, hazırlanacak raporda dosyadaki belgelerden davalının ayıp iddiasına konu hususların açık ayıp mı gizli ayıp olduğu, davalı tarafça süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, davalı tarafça kesilen iadeye ilişkin faturanın yasal süresi içerisinde kesilip kesilmediği, faturaya süresi içerisinde itiraz edilip edilmediği ve davacı tarafça iade faturasına itiraz edilip edilmediği, davalı tarafça dosyaya sunulan belge ve beyanlarda eksik ve ayıplı olduğu iddia ediln işlerin dava dışı firmaya tazmini için gerekli bedelin tespitinin mümkün olup olmayacağı hususlarında taraf itirazlarının da değerlendirildiği ek rapor hazırlanması istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek rapor dosyaya kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan kök rapor ile davacının kendi defterlerine göre davalıdan, davalının da kendi defterlerine göre davacıdan alacaklı olduğunun, davalı tarafça, davacının düzenlediği 32.611,79-TL lik faturanın defterlerine kaydedildiği , bu kayıttan 28 gün sonrasında ise davalı tarafça davacı aleyhine 33.783,11-TL lik fatura kaydı işleyerek davacıyı borçlandırdığı, davalı tarafça düzenlenen 15/04/2021 tarihli faturanın, davacı tarafça davalıya keşide edilen fatura ile aynı tutarda olduğunun ve iade faturasının temel fatura olarak düzenlendiğinin görüldüğünün bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı tarafça düzenlenen bu iade faturasının davacı defterlerinde yer almadığı, taraf defterleri arasındaki farklılığın buradan kaynaklandığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu hali ile davacı tarafından düzenlenen ve davalı defterlerine kaydedilen faturanın süresinden sonra iade edildiği, öte yandan davalı tarafça her ne kadar ayıplı imalatlar nedeniyle ayıp definde bulunmuş ve sözleşmede garanti şartı bulunduğundan davacının meydana gelen hasarlardan sorumlu olduğu beyan edilmiş ise de; davalı tarafın ayıp iddiasının davacı taraftan kaynaklandığına ilişkin iş bu dava öncesinde zararın giderilmesinden evvel yaptırdığı bir tespit bulunmadığı, yine dosyaya sunulan ve ayıplı yüzeylerin tamiri için dava dışı firmaya yapılan ödemelere ilişkin faturalara ilişkin mahkememiz 29/11/2023 tarihli ara kararı gereği sunulan beyan dilekçesinde eksik imalatlar belirtilmiş ise de, dosyadaki belgelerden taraflar arasında düzenlenen14/02/2019 tarihli kesin hakedişin imzalandığı ve bu hak ediş altında herhangi bir şerh bulunmadığı, davalının sözleşmede garanti şart bulunduğuna ilişkin savunması kabul edilse dahi davalının sunduğu beyan dilekçesinde ayıp define konu ettiği faturaların dava dışı firma tarafından sahada başka işlerin de yürütülmesi nedeniyle toplu olarak faturalandırıldığını beyan ettiği, bu hali ile ilgili fatura bedellerinin dolayısı ile ayıplı ifaya konu fatura bedelinin davalı tarafça somutlaştırılamadığı, davalı tarafça ayıp iddiasına ilişkin olarak bazı bölgelerdeki imalatların sökülerek tekrar takıldığı, parke ve poliürean imalatın ek olarak yapılması gerektiği beyan edilmiş ise de ne kadarlık bir yüzey alanında zararın meydana geldiğinin de açıklanmadığı, tanıkların da bu hususlarda hesaplamaya elverişli bir beyanda bulunmadıkları, bu hali ile davalının ayıp define itibar edilse dahi ayıplı ürün miktarını hesaplamaya elverişli bir veri sunulmadığından bilirkişiden de bu hususta (miktara ilişkin ) rapor alınmasının mümkün olmadığı, davalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğu, bu hali ile davalının bu iddialarını ve zarar miktarını somutlaştıramadığı kanaatine varıldığı, dosya kapsamındaki belgelerden dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olduğu ve davalının da ayıp iddiasının süresinde ileri sürüldüğünü ve ayıba konu ettiği alacak tutarının miktarını somut verilerle ispatlayamadığı kanaatine varılmakla ve dosya kapsamında hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının kendi defterlerine göre davalıdan 32.611,79-TL alacaklı olduğunu ispatladığı fazlaya dair istemin davacının kendi defterlerinde de bulunmadığı, yine davacı tarafça takip öncesinde alacağın ödenmesi için davalıya gönderilmiş bir ihtarnamenin dosyaya sunulmadığı, davalının takibin başlatılması ile temerrüde düşürüldüğü bu nedenle takip öncesi faiz talebinin de yerinde olmadığı kanaatine varılmış, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının itirazın iptaline ilişkin davasının KISMEN KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 32.611,79-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-Asıl alacak 32.611,79-TL nin %20 sine denk gelen 6.522,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.227,71 TL harçtan peşin alınan 414,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.813,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 414,39 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.698,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 67,80 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 514,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ile olmak üzere toplam 5.581,80 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 5.305,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan 1.003,50 TL masraf ile 1.274,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 2.278,40 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 112,79 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
10-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 65,34 TL'sinin davacıdan, 1.254,66 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekili (e duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olma üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)