T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
ESAS NO:2021/579 Esas
KARAR NO:2025/846
ASIL DAVA:İtirazın İptali
ASIL DAVA TARİHİ:20/09/2021
BİRLEŞEN DAVA
BİRLEŞEN DAVA:İtirazın İptali
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:10/11/2021
KARAR TARİHİ :04/12/2025
ASIL DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, .....Ltd Şti yetkili müdürü , davalı ... ve ... arasında sınırlı süreli ve etkinlikli ortaklık sözleşmesinin 14/03/2018 tarihinde düzenlendiğini, sözleşmenin 3 ve 4 maddesi uyarınca dava dışı ... ve ... adına 50.000USD bedelli 05/09/2020 tarihli çek düzenlendiğini, iş bu davaya konu icra takibine dayanak çekin müvekkiline ciro edildiğini, müvekkili tarafından takibe konu çekin ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğini ve dosya borcunun geçen zaman içerisinde tasfiye edilmemiş olduğunu bu sebeple davalılardan ... ve ......Ltd Şti aleyhine ... ... Bankası ... Şubesi 05/09/2020 tanzim tarihli 05/09/2020 vade tarihli 5000USD bedelli 4721938 seri numaralı çekin ödenmemesi sebebiyle ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 13/01/2021 tarihinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığını, davalılar vekilinin 19/01/2021 tarihinde borca, faize , faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve yapılan itiraz neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinde icra takibine konu çekin yatırım sözleşmesi kapsamında teminat olarak aracı kişiye teslim edildiği, akabinde ... ve ... tarafından kötü niyetli olarak ele geçirildiği yönünde haksız beyanlarının bulunduğunu, TTK 818/m, TTK 732 ve Yargıtay 11 H.D.'nin 07/11/1994 tarihli 1994/4022 esas 1994/8328 karar sayılı ilamlarına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek davalılar tarafından takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilere yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçluların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacı ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine 389.009,73 TL tutarında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu davaya konu teminat çekinin dava dışı ... ve ... tarafından ...'ye ciro edildiği iddia edilmişsse de çek aslının işbu dosya kapsamında görülememesinden dolayı yapılan ciro/devir/vekalet işlemelerine karşı itiraz haklarının saklı olduğunu, davacının vekaleten tahsil için yetkilendirlmiş olması halinde ...'nın ... ve ... tarafından tahsil işlemlerine girişebilmesi için adına düzenlenmiş herhangi bir vekaletname işbu dosya kapsamında sunulmadığını bu sebeple davacının işbu huzurdaki davayı açmak için taraf sıfatı yokluğunun değerlendirilmesi gerektiğini ve işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu yapılan çekin sözleşmeye dayalı bir teminat çeki olduğunu, sözleşmenin diğer tarafları olan ve adına çek yazılan ... , ... ve ...'nı sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğinin delil başlangıcı olarak mahkemeye sunulan teminat çeki kapsamında müvekkilinin ve şirketinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olarak takibe konulan söz konusu çeki yatırım sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiğini, söz konusu sözleşmenin yapılmasına aracı olan ve sözleşmede garantör olarak belirlenen ... isimli kişiye hem sözleşme hem de teminat çeki kargo yoluyla gönderildiğini, söz konusu sözleşmeye göre; sözleşmeye konu proje kapsamında adına çek düzenlenen ve sözleşmenin diğer taraflarından biri olan ... isimli kişi müvekkil şirkete 122.000 ABD Doları, ... ise 50.000 ABD Doları yatırım yapacağını, yatırım yapması karşılığında ise kendilerine toplam proje bedelinin %3.250'si kar payı olarak verileceğini, yine yatırım bedelinin güvence altına alınması için ...'ın ödeme yapması şartıyla kendilerine teminat olarak işbu icra takibine konu çekin verileceğini, her iki taraf aralarında anlaşarak sözleşmenin 5. Maddesi kapsamında; yatırım bedelinin ... tarafından müvekkil şirkete gönderilmesi akabinde müvekkili şirket tarafından düzenlenen çekin de ...'a teslimi konusunda garantör olarak ... isimli kişiyi belirlediğini, bu kapsamda müvekkili şirketin sözleşmeyi imzalayarak ve çeki düzenleyerek, sözleşmede adı yazılı garantör ... ve ...'ın Suudi Arabistan'da olması sebebiyle garantör ... adına kargo aracılığıyla Suudi Arabistan'daki adresine gönderdiğini, söz konusu sözleşmeye göre sözleşmede adı yazılı garantör ..., sözleşme kapsamındaki projeye ... tarafından 50.000 ABD Doları tutarında yatırım yapılması durumda işbu takibe konu çeki ...'a teslim edeceğini ve söz konusu yatırımın yapılmaması durumunda ise çeki müvekkili şirkete iade edeceğini, söz konusu yatırım sözleşmesinin, davacı yan tarafından da ikrar edildiğini, dava dilekçesinde sözleşme maddeleri uyarınca ilgili çekin hazırlandığının ikrar edildiğini, işbu davaya konu edilen çekin yatırım sözleşmesine esas olarak teminat amaçlı düzenlendiğinin açık olduğunu, ancak ... tarafından sözleşme kapsamındaki yükümlülüğün yerine getirilmediğini, müvekkiline ve şirketine ait banka hesaplarına ilgili proje kapsamında ... veya ... adına gönderilen herhangi bir yatırım amaçlı ödeme bulunmadığını, sözleşmede adı yazılı garantör görevini kötüye kullandığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... sözleşmeye aykırı bir şekilde teminat çekini teslim ettiğini, ..., kötü niyetli olarak söz konusu çeki ele geçirdiğini, defalarca kendisinden istenmesine rağmen geri göndermediğini ve 3. kişi veya kişilerle anlaşarak, sözleşmeden kaynaklı alacağı olmadığı halde, vadesi geçmiş ve kambiyo senedi özelliği olmayan çeki icra takibine konu ederek kötü niyetli olarak tahsil yoluna başvurulduğunu, ... ve ... adına vekaleten çeki elinde bulunduran davacı yanın, alacaklı olduğunu iddia ettiğini bunun için öncelikle ... ve ...'ın sözleşmeden kaynaklanan edimi yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olduğunu aksi takdirde her iki tarafın da varlığını ve geçerliliğini kabul ettiği yatırım sözleşmesinde yer alan yatırım yapma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle, sözleşmenin fesih edildiği ve davacı yan adına herhangi bir alacağın doğmadığının kabulünün gerekeceğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E. 2004/5959 K. 2004/16090 T. 8.11.2004 kararına atıfta bulanarak, müvekkili şirketin yazlım programı üreten ve söz konusu yazılım programlarına ilişkin olarak projeler üreten ve bu projelere yatırım alan bir şirkett olduğunu, yatırımcılarına sunmuş olduğu teknoloji alanındaki projelerin tamamlanması akabinde sözleşmelerde belirtilen kar oranlarının yatırımcılara dağıtılması sonucunda yatırım süreçlerini tamamladığını, müvekkili şirket tarafından bu şekilde yapılan ve tamamlanan birçok proje olup birkaç proje örneğine ait sözleşmelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, bugüne kadar dava konusu yatırım sözleşmesi dışında müvekkilinin ve şirketinin yaşamış olduğu herhangi bir problemin olmadığını, davacı taraf ile imzalanan sözleşmeye dayalı teminat çekini kötü niyetli olarak ele geçirdiğini, sözleşemeye dayalı edimlerini yerine getirmediğini ve haksız kazanç elde etme çabası içerisine girerek davacı sıfatı olmamasına rağmen işbu davayı açtığını, mahkemeye sunulan sözleşme kapsamında adına teminat çeki düzenlenen ... proje kapsamında herhangi bir yatırımda bulunmadığını, yapılan bir dizi toplantı ve görüşmeler sonucunda; Suudi Arabistan'da bulunan ... tarafından sözleşmenin imzalanması ve davaya konu teminat çekinin kendisine teslim edilmesi için belirlenen garantör ..., sözleşme kapsamında belirlenen yatırım miktarı ... tarafından müvekkili şirkete ödenmeden söz konusu teminat çekini sözleşmeye ve garantörlük görevine aykırı olarak ...'a teslim ettiğini, ... ise kötü niyetli olarak söz konusu çekin hukuki işleme konulması için davacı tarafa teslim ettiğini, müvekkilinin ve şirketinin ticari defter, banka hesapları vs. kayıtları da incelendiğinde ...' ya da ... tarafından yapılan bir yatırım ödemesi veya teslim edilen bir mal ya da hizmeti olmadığının, davacı tarafın kötü niyetli olarak kazanç elde etme ve sebepsiz zenleşme çabası içerisinde olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde davaya konu çekin ... tarafından müvekkili ...'ye ciro edildiğini beyan ettiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekilince ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde, 14/03/2018 tarihinde bir tarafında ... İç ve Dış Tic Ltd Şti yetkili müdürü davalı ... ile diğer tarafında ...'ın olduğu sınırlı süreli ve etkinlikli ortaklık sözleşmesinin düzenlendiğini, söz konusu sözleşme uyarınca dava dışı ... adın 122.000USD bedelli 05/09/2020 tarihli çekin düzenlendiği ve çekin davacı ...'ya ciro edildiğini, davalılar ... ve ... İç ve Dış Tic Ltd Şti aleyhine ... ... Bankası ... Şubesi 05/09/2020 tanzim, 05/09/2020 vade tarihli, 122.000USD bedelli, ... seri nolu çekin ödenmemesi üzerine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 06/11/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazların haksız ve mesnetsiz olup, reddi gerektiğini, çeklere uygulanacak hükümleri düzenleyen TTK madde 818/m.bendi gereğince TTKnun 732.maddesinin de çeklere de uygulandığını, çekin zaman aşımına uğramış olması halinde dahi çek hamilinin TTK 732.mad hükmü gereğince keşideci aleyhine haksız iktisap kuralları dahilinde tahsil davası açma olanağı bulunduğunu, icra takibine konu çekin, yazılı delil başlangıcı niteliğinde davacının alacağının likit olduğunu, borçluların itirazının kötü niyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, davacının davalı borçlulardan alacaklı olduğunu beyanla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya konu teminat çekinin arkasında "... vekaleten, ..." yazılı 04/11/2020 tarihli kayıt mevcut olup, ...'nın ... tarafından tahsil işlemlerine girişebilmesi için adına düzenlenmiş herhangi bir vekaletnamenin bugüne kadar işbu dosya kapsamına sunulmadığını, dolayısıyla ...'nın işbu huzurdaki davayı açmak için taraf sıfatı olmadığını, işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu yapılan çekin sözleşmeye dayalı bir teminat çeki olup, sözleşmenin diğer tarafı olan ve adına çek yazılan ...'ın, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğünü yerine getirmediğini, söz konusu sözleşmeye göre; a) Sözleşmeye konu proje kapsamında adına çek düzenlenen ve sözleşmenin diğer taraflarından biri olan ... isimli kişinin müvekkili şirkete 122.000,00 USD yatırım yapacağını, b) yatırım yapması karşılığında ise kendisine toplam proje bedelinin %3.250'sinin kar payı olarak verileceğini, c) yine yatırım bedelinin güvence altına alınması için ...'ın ödeme yapması şartıyla kendisinin teminat olarak iş bu icra takibine konu çekin verileceğini, d) sözleşmenin 5. Maddesi kapsamında yatırım bedelinin ... tarafından müvekkili şirkete gönderilmesi akabinde müvekkili şirket tarafından düzenlenen çekin de ...'ın teslimi konusunda garantör olarak ... isimli kişinin belirlendiğini, e) yukarıdaki hükümler kapsamında sözleşmenin imzalanarak ve çekinde düzenlenerek garantör olan Assem... 'a kargo aracılığıyla Sudi Arabistan adresine gönderildiğini, f) sözleşmeye göre ... tarafından 122.000,00 USD yatırım yapılması durumunda bu çekin ...'ın garantör tarafından teslim edileceği, yatırım yapılmaması durumunda ise çekin müvekkiline iadesine kararlaştırıldığını, ancak sözleşme şartlarının yerine getirilmediğini, davacı tarafından da söz konusu çekin sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca hazırlandığının dolayısıyla teminat amacıyla düzenlendiğinin ikrar edildiğini, ...'ın ilgili proje kapsamında ödeme yapmadığını, ancak garantörün görevini kötüye kullanarak ödeme yapılmamasına rağmen, çekin ...'a teslim edildiğini, çekin bu kişiden istenmesine rağmen müvekkiline gönderilmediğini, ... adına vekaletten çeki elinde bulunduran davacı yanın alacaklı olduğunu iddia etmesi karşısında, ... tarafından yapılması gereken ödemeyi yaptığını ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2004/5959 esas 2004/16090 karar nolu ilamda da belirtildiği üzere TTK'nın 708. Maddesine göre çekin belirlenen süre içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi halinde bu çeke dayalı olarak müracaat hakkının kullanılamayacağını, böyle bir çekin adi senede dahi dönüşmeyeceği, bu durumda ancak çekin yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgeye dönüşeceğini, davada temel ilişkiye dayanılmış ise alacağın diğer yan delillerle kanıtlanması gerektiğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve diğer belgeler incelendiğinde ... ve davacı tarafça yapılan bir yatırım ödemesi bulunmadığının ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini ayrıca %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :Asıl ve birleşen dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER : .... İcra Dairesine ait ... esas sayılı dosya, .... İcra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosya, 16/07/2007 tarihli (sözleşme tarihi yanlış yazılmış olup daha sonra tespit edildiği üzere 16/07/2020 tarihli) Sınırlı Süreli Ve Etkinlikli Ortaklık Sözleşmesi, takiplere dayanak yapılan çek suretleri, davalı şirketin sicil kaydı, davalı şirket ait ticari defter ve belgeler, bankadan gelen yazı cevapları, bilirkişi incelemesi.
Asıl dosyanın dayanağı olan, .... İcra Müdürlüğüne ait ... esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden alınıp incelendiğinde, alacaklının ..., borçlularının ... ve ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olup, takip dayanağının 06/09/2020 keşide tarihli, 50.000,00 USD bedelli çeke dayalı olarak yapılan ilamsız takip olduğu, ödeme emrinin borçlulara 15/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular tarafından 19/01/2021 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüştür. Bu icra dosyasına konu edilen çek sureti incelendiğinde; keşideci kısmında ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi unvanının bulunduğu, bu unvanın altında düzenleyen denilerek ... isminin ve imzasının yer aldığı, lehtarının ..., keşide tarihinin 05/09/2020, çek bedelinin 50.000,00 USD, çek seri numarasının ..., muhatap bankasının ise ... ... Şubesi olduğu, çekin arkası sayfasının sureti incelendiğinde, lehtar tarafından ...'ya ciro edildiği, çekin bankaya ibraz edildiğine dair arka sayfada herhangi bir şerhin bulunmadığı görülmüştür.
Asıl dosyadan yapılan yargılamanın devamı sırasında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas nolu dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüş olup, birleşen dosyanın dava ve cevap kısımları yukarıda özetlenmiştir. Birleşen dosyanın dayanağı olan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; ... tarafından ... ve ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında, 122.000,00 USD bedelli çeke dayalı olarak ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 13/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçluya çıkartılan tebligatın bila iade edildiği, borçlu şirketin .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/26 esas 2021/473 karar nolu ilamı ile, ödeme emrinin tebliğ tarihinin 11/01/2021 olarak düzeltilmesine ilişkin karar aldığı, kararın kesinleştiği, borçluların 11/01/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettikleri, takibin durduğu tespit edilmiştir. Bu takibe konu edilen çek sureti incelendiğinde; keşideci kısmında ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi unvanının bulunduğu, bu unvanın altında düzenleyen denilerek ... isminin ve imzasının yer aldığı, lehtarının ... olup, keşide tarihinin 05/09/2020, çek bedelinin 122.000,00 USD, çek seri numarasının ..., muhatap bankasının ise ... ... Şubesi olduğu, çekin arkası sayfasının sureti incelendiğinde, ... vekaletten ... şeklinde olduğu, çekin bankaya ibraz edildiğine dair arka sayfada herhangi bir şerhin bulunmadığı görülmüştür.
Her iki dosyada da davacı ve davalı tarafın dayanmış olduğu 16/07/2007 tarihli (sözleşme tarihi yanlış yazılmış olup daha sonra tespit edildiği üzere 16/07/2020 tarihli) Sınırlı Süreli Ve Etkinlikli Ortaklık Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin birinci tarafının ... şirketi temsilcisi yetkili müdürü ... ile ikinci tarafının ... olduğu, sözleşmenin devamında birinci tarafın, ACCBER Finansal Araştırmalar Şirketi tarafından yürütülen 20/05/2020 tarihli ve ... sayılı Fizibilite raporu doğrultusunda şirketin proje portföyü içerisinden yatırım fırsatı sunması konusunda aşağıdaki koşul ve hükümler çerçevesinde anlaşma sağlandığını, ikinci tarafın 5.290.884,00 USD tutar içerisinden 172.000,00 USD tutarını ödeyeceği, birinci tarafın 5.290.884,00 USD tutar içerisinden 5.118.884,00 USD tutarı karşılayacağı, ikinci tarafça sunulan değerin taraflara sözleşmenin 3. Maddesinde yazılı olduğu şeklide dağıtılacağı, buna göre ...'ın sermaye payının 122.000,00 USD, ...'ın sermaye payının 50.000,00 USD olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4. Maddesinde birinci tarafın-ikinci tarafı sermaye garantisi olarak şirket hesabını aşağıda detaylar doğrultusunda çek sunacağı, buna göre ... lehine düzenlenen çek: 122.000,00 Dolar Tarih:05/09/2020, ... lehine düzenlenen çekin 50.000,00 USD Tarih: 05/09/2020 olacağı şeklinde düzenleme yapıldığı, sözleşmenin 5. Maddesinde birinci tarafın ...'ye Riyad'da kendisine vekaletten tutarları teslim alma konusunda vekil tayin edildiğini, proje tamamlandıktan sonra sermaye ve kar payları dahil tüm tutarların Türkiye de belirlenen tarihte, Amerikan doları olarak ikinci tarafa teslim edileceği, ikinci tarafın isteğine binaen banka havalesi veya nakit olarak yapılacağı, sözleşmenin 8. Maddesinde projenin süresinin 269 iş günü olarak belirlendiği, 9. Maddesinde ikinci tarafın iş bu sözleşmenin birinci maddesinde belirtilen sermayeyi 4. Maddede geçen süre sona erdiğinde iade edeceği, 10. Maddesinde kar payları ile ilgili oranlama yapıldığının tespit edildiği, sözleşmenin altında da birinci taraf denilerek ... ikinci taraf denilerek ...'ın isminin bulunduğu, ayrıca sözleşmenin alt kısmında Technoture şirketi imza ve kaşesinin bulunduğu sözleşme tarihinin ise sözleşmede 16/07/2007 olarak yazıldığı, sözleşmenin içerisinde, giriş kısmında 20/05/2020 tarihli fizibilite raporuna atıf yapılması nedeniyle, sözleşme tarihinin yanlış yazıldığı, daha sonra davacı vekilinin beyanı da dikkate alınarak sözleşme tarihinin 16/07/2020 olduğu tespit edilmiştir.
Birleşen dosyada ... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 08/06/2022 tarih ... nolu ilamı ile; ...'a vekaletten ... tarafından ciro edildiği, dolayısıyla çek nedeniyle alacaklı konumunda ...'ın bulunduğu, icra takibinin ve iş bu davanın ... tarafından açıldığı, dosyada ...'ın davacıya vekalet verdiğini gösteren noter onaylı vekaletnamenin bulunmadığı, vekaletten dava açma yetkisinin avukatlık kanununa göre avukatlara ait olduğu, ayrıca dosya içerisinde ve icra dosyasındaki takip talebinde, davacı ...'nın senet imzalama konusunda Yusra Sammandan alınmış bir vekaletnamenin de bulunmadığı, kambiyo taahattutünde bulunması için bu konuda vekaletin de hüküm bulunması gerektiği, ... adına keşide edildikten sonra, ... tarafnıdan TBK'nın 504/3. Fıkrasına uygun şekilde düzenlenmiş vekaletname olmaksızın ... vekili ... tarafından ciro edildiği, dolayısıyla ... tarafından usulüne uygun yapılmış ciro bulunmadığından, ciro silsilesinde kopukluk olduğu belirtilerek davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı ... vekilince istinaf yoluna gidildiği, istinaf dilekçesi ekine Suudi Arabistan Noterliğinden alınan vekaletname suretinin sunulduğu, vekaletname sureti incelendiğinde; ...'ın ...'ya ... Bankasına ait ... nolu 05/09/2020 tarihli çeki bozdurup teslim almaya, hesabına yatırmaya, aksi durumda gerekli türlü önlem ve işlemleri yapmaya, sonuçlandırmaya yetkili olarak tüm yetkilerin ... tarafından verildiğine ilişkin 08/09/2020 tarihli vekaletnamenin sunulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2022/1405 esas 2023/443 karar nolu ilamı incelendiğinde; "Dosya içerisinde 16/07/2007 tarihli ortaklık sözleşmesi bulunmakla; sözleşmenin taraflarının Finansal Araştırmalar şirketi tarafından yürütülen 20.05.2020 tarihli ve ... sayılı fizibilite raporu doğrultusunda şirketin proje portföyü içerisinden yatırım fırsatı sunması konusunda anlaştıkları, sözleşmenin taraflarının; ... şirketin temsilcisi yetkili müdürü ... diğer tarafın ... oldukları görülmektedir.
Dosya da mübrez çek fotokopisinin incelenmesinde ... İç ve Dış Ticaret Şirketi adına ... tarafından keşide edildiği lehtarın ... olduğu çek bedelinin 122.000,00 USD, keşide tarihinin 05/09/2020 olduğu, çekin ...'a vekaleten ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Davaya esas .... İcra Müdürlüğü'nün ... dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçluların ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ... oldukları, 124.849,45 USD 'nin takibe konu edildiği borç sebebi olarak 05/09/2020 tanzim ve 05/09/2020 vade tarihli çek tutarının gösterildiği anlaşılmaktadır.
Dava açılışındaki .... Noterliğine ait ... Esas numaralı 04/11/2020 tarihli vekaletnamenin incelenmesinde vekil edenin ... olduğu, vekaletname doğrultusunda yetkilendirilen avukatların, Av. ... oldukları görülmektedir.
Dosyada mübrez İTO'nun firma detayları başlıklı belge çıktısından anlaşılacağı üzere ... İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin münferiden temsilcisini ... olduğu görülmektedir.
İstinaf başvurusuyla birlikte davacı tarafça Suudi Arabistan Krallığı Adalet Bakanlığı Aldaliyye İlçe Noterliği tarafından düzenlenen ve ... tarafından eldeki davanın davacısı ...' ye verilen vekaletnamenin sunulduğu, vekaletnamede yapılan incelemede " T.C hudutları dahilinde adıma verilmiş olan ... Bankasına ait ... nolu 05/09/2020 tarihli çeki bozdurup teslim almaya, hesabıma yatırmaya, aksi durumunda gerekli türlü önlem ve işlemleri yapmaya sonuçlandırmaya yetkili olarak tarafımdan tüm yetkiler verilmiştir. " şeklinde yetkilendirildiği görülmektedir.
Davacı tarafça sözü edilen vekaletname ilk derece mahkemesine dava ve cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulmamış, istinaf dilekçesi ile dosyaya ibraz edilmiştir.
Taraf teşkili mahkemece sağlanması gereken hususlardan olmakla eldeki davada davacının taraf sıfatının bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece göz önünde bulundurulması gereklidir.
Kambiyo senetleri kanun gereği emre düzenlenmiş senetlerdendir. Dava konusu çekte emre düzenlenmiş bir senettir. Emre yazılı senetlerde hakkın devri ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle mümkündür. Davaya konu çek ... lehine ve emrine keşide edilmiştir. Çekin arka yüzünde ilk ciranta olarak ... vekaleten ... isim ve imzası bulunmaktadır. Bu kayıttan çekin ...'a vekaleten ... tarafından ciro edildiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda içeriği verilen vekaletnamedeki söz ve beyanlar dikkate alındığında davacıya dava konusu çekin tahsil cirosu ile devretme yetkisi verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının bu yetkiyle elinde bulunan dava konusu çeki kendisine tahsil cirosuyla ciro ettiği, dolayısıyla eldeki çekin tahsil cirosuyla elinde bulundurduğu sonucuna ulaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 818/1-f maddesi gereği çekler hakkında da uygulanması gereken 688 maddesi gereği tahsil cirosuyla çeki elinde bulunduran hamil "poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir." düzenlemesini içermektedir. Bu durumda tahsil cirosuyla çeki elinde bulunduran davacının bu çeke dayanarak takip yapma, dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır." denilerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesince, istinaf kararından sonra dosya mahkemelerinin ... nolu esasına kaydı yapılmış ve 06/11/2024 tarihinde 2024/762 karar no ile dosyanın mahkememize ait 2021/579 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Davalı şirkete ait sicil kaydı alınıp incelendiğinde; münferiden yetkilisinin ... olduğu tespit edilmiştir.
Hem asıl hem de birleşen dosyada, dava konusu çeklerin 16/07/2020 tarihli Sınırlı Süreli ve Etkinlikli Ortaklık Sözleşmesi kapsamında, teminat olarak verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme söz konusu sözleşme kapsamında ...'ın 172.000,00 USD ödeyip ödemediği, teminat konusu olan edimin yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf sözleşme kapsamındaki bu paranın ödenmediğini iddia etmektedir. Davacı taraf ise, söz konusu paranın ödendiğini, iddia ederek birleşen dosyaya sunmuş olduğu 14/02/2020 tarihli dilekçesi ile; davalı ...'e ait ... ... Bankası Aş nezdinde ki hesap hareketleri ve banka dekontları, davalı şirket adına yine aynı bankada ki hesap hareketleri ve banka dekontları yine davalı şirkete ait aynı bankada ki .... İban nolu hesap kayıtları ve hesap hareketlerinin celbedilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili ise müvekkiline ait şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ilgili ortaklık sözleşmesi kapsamında ... yada davacı tarafça herhangi bir para gönderilmediğinin açıklığa kavuşacağını iddia etmiştir. Davacı vekilinin talebi doğrultusunda ilgili bankalara yazı yazılarak, hesap hareketlerinin gönderilmesi istenilmiş olup, Albaraka tarafından birleşen dosyaya gönderilen 26/02/2024 tarihli yazı cevabında, bilgi istenilen kişiler ile ilgili olarak belirtilen tarihlerde işlem kayıtlarına rastlanılmadığı şeklinde bilgi verilmiş bunun üzerine davacı vekili 09/04/2024 tarihli dilekçe sunarak; ...'nın söz konusu yatırım sözleşmesi gereğince 03/11/2019 tarihinde 50.000,00 USD, 13/11/2019 tarihinde 70.000,00 USD, 14/11/2019 tarihinde 25.000,00 USD, 15/11/2019 tarihinde 25.000,00 USD, 20/11/2019 tarihinde 142.473,00 TL olmak üzere toplam da, 170.000,00 USD ve 142.473,00 TL ödendiğine dair dekont olduğunu, bu dekontlarını dilekçe ekinde sunduğunu, ayrıca ...'e ait ... AŞ nezdinde ki ...... İban numaralı hesap hareketlerinin celbini talep etmiş, ekinde de dilekçesinde belirtmiş olduğu, dekont suretlerini sunduğu görülmüştür. Bu dilekçe üzerine davalılar vekili tarafından dosyaya sunulan 05/06/2024 tarihli dilekçe incelendiğinde, davacının dekontlarını sunmuş olduğu ödemelerin, dava konusu ortaklık sözleşmesi ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, 20/11/2019 tarihinde yapılan 142.473,00 TL'lik transferin müvekkilinin davacı ...'dan almış olduğu bir borç niteliğinde olduğunu ve bu borcun 27/01/2020 tarihinde 6.250,00 USD olarak davacıya geri ödendiğini, buna ilişkin dekontu dilekçe ekinde sunduklarını, ayrıca USD cinsinden yapılan havalelerin de dava konusu ortaklık sözleşmesi ile hiçbir ilgisinin olmadığının, bu ödemelerin dava konusu sözleşme tarihinden önce yapılmış başka ödemelere dayandığını, dolayısıyla taraflar arasındaki borç verme-alma ilişkisine dayalı dekontların bu davaya konusu sözleşme ve çekler ile arasında illiyet bağı bulunmadığını bildirdiği görülmüştür.
Asıl dosyadan, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacının İngiliz vatandaşı olması nedeniyle İngiltere ile ülkemiz arasında MÖHUK madde 48/2 kapsamında teminattan muhafiyete ilişkin hukuki veya fiili mütakabiliyet bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş olup, 23/08/2022 tarihi yazı cevabı incelendiğinde, yazı cevabında taraflar arasında imzalanan ve kanunla onaylanan 13/07/1933 tarihinde yürürlüğe giren 1931 tarihli Mün'akid Müzahareti Adliye Mukavelenamesi'nin mevcut olduğu ayrıca uygulamada karşılıklılık ilkesinin bulunduğu yönünde daha önce ki kararlardan dolayı sonuç çıkarılabileceği, takdir hakkında mahkemeye ait olduğu yönünde cevap verildiği görüldüğünden davacıdan yabancılık teminatı alınmamıştır.
Davalılar vekili 15/04/2024 tarihli dilekçesinde, davacının ödemelerle ilgili iddia ettiği paranın ortaklık sözleşmesi ile ilgili olmadığı hususunu tekrarlamış ayrıca söz konusu dekont açıklamalarında ödemelerin ortaklık sözleşmesine istinaden yapıldığına ilişkin hiçbir belirleme bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce ...'e yazı yazılarak davalı şahsa ait hesap ekstresi istenilmiş, banka uyap üzerinde hesap ekstresini göndermiş, ancak ekinin fazla olması nedeniyle çıktısı dosyaya bırakılmamıştır.
...'e yazılan yazıya cevaben 25/04/2024 tarihli müzekkere cevabı ile davalı şirket ile ilgili olarak kayıtların da yapılan tetkik neticesinde 3 adet dekont suretinin gönderildiği, bu dekont suretleri incelendiğinde, dava dışı ... tarafından 6.000,00 USD yine dava dışı bir kişi tarafından davalı şirkete 10.900,00 USD, ... tarafından şirkete gönderilen 27.590,00 USD'ye ilişkin dekontların bulunduğu, bu dekontlarda davacının ya da ...'ın isminin geçmediği görülmüştür.
Davacı tarafca gösterilen tanık ... 27/03/2024 tarihli duruşmada dinlenmiş, beyanında davacının davalı ...'e 172.000,00 USD para gönderdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin elektronik güncellemeleri ile ilgili bir ticaret olduğunu bildiğini, ancak davalının davacıyı dolandırdığı yönünde beyanda bulunduğu yönünde tespit edildiği görülmüştür.
Mahkemece dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen 28/10/2024 tarihli rapor incelendiğinde; davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davalının ticari defter ve belgelerinde dava konusu çek ile ilgili herhangi bir işlem olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesince ... esas nolu dosyanın, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas nolu dosyası ile birleştirilmesi üzerine, daha öne tekli hakim tarafından bakılan dosyanın, birleşen dosyadaki dava değer dikkate alınarak Ticaret Mahkemesi heyetine 22/01/2025 tarihinde tevdi edildiği tespit edilmiştir.
10/04/2025 tarihli duruşmada, dava konusu sözleşmenin giriş maddesinde 20/05/2020 tarihli fizibilite raporundan bahsedildiği, sözleşmenin son kısmında ise iş bu sözleşmenin geçerlilik süresi 16/07/2007 tarihinden itibaren başlamaktadır şeklinde ibare bulunduğu, yine projenin süresi ile ilgili belirlemenin sözleşmenin 8. Maddesinde yer aldığı görülmekle, sözleşmenin imza tarihi 20/05/2020 tarihinde önceki bir tarih olamayacağı anlaşılmakla, sözleşmenin imza edildiği tarih ile ilgili taraf vekillerinden bilgi istenilmiş, taraf vekillerince bu hususta açıklama dilekçesi sunulduğu, davalı vekili 12/04/2025 tarihli dilekçesinde; 2007 tarihinin sehven yazıldığını, davacı vekili de 24/04/2025 tarihli dilekçe de sözleşmenin 16/07/2020 olduğunu, sehven sözleşmeye 2007 yılının yazıldığını bildirdiği görülmüştür.
Birleşen dosya nedeniyle, dosyanın daha önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosyaya sunulan davacı şirketi ticari defter ve belgeleri ile, mahkememizce bankalara yazılan yazı cevaplar ı kapsamında uyap üzerinde verilen yazı cevaplarının bilirkişilerce incelenerek, sözleşme tarihinin 16/07/2020 olduğu anlaşıldığından, A) sözleşme kapsamında ... tarafından davalı şirket yada davalı şahsa 172.000,00 USD gönderilip gönderilmediği, B) davacı ... tarafından davalı şirkete yada davalı şahsa para gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise gönderme tarihinin ve miktarının tespiti, C) asıl dava kapsamında 50.000,00 USD, birleşen dava kapsamında ise 120.000,00 USD olarak verilen çeklerin davalı şirketin ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Ek rapor incelendiğinde; davalı şirketin ticari defter ve belgelerinde dava konusu 2 adet çek ile ilgili herhangi bir işlem yada kayıt olmadığı belirlendikten sonra, ... tarafından ...'e Kuveyttürk bankasındaki hesabına gönderilen paraların tarih ve miktarlarına yer verildiği, sonuç kısmında ise "... şirketi ile yetkili ... ile ... arasında 16.07.2020 tarihinde bir sözleşme akdedildiği, sözleşme konusu sermayenin 5.290.884,00.-USD olduğu, sözleşme doğrultusunda ...'ın 172.000,00.-USD, ...'in 5.118.884,00.-USD sermaye koyacağı, bu sözleşme doğrultusunda ...'in sermaye garantisi olarak ... adına 05.09.2020 tarihli 122.000,00.-USD, ..., adına 05.09.2020 tarihli 50.000,00.-USD tutarlı çek keşide edeceği,
Mahkemeniz tarafından dosyaya aldırılan banka hesap ve hareketleri ile davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ekinde sunulan banka dekontlarına göre; dava konusu çeklerin veriliş sebebi olan 16.07.2020 tarihli sözleşmeden önce davacı tarafından davalı ...'in ... Bankasında bulunan hesabına; 03.11.2019 tarihinde 50.000,00.-USD, 13.11.2019 tarihinde 70.000,00.-USD, 14.11.2019 tarihinde 25.000,00.-USD, 15.11.2019 tarihinde 25.000,00.-USD, 27.01.2020 tarihinde 6.250,00.-USD olmak üzere toplamda 176.250,00.-USD, 20.11.2019 tarihinde 142.473,00.-TL, gönderdiği, bu tutarlardan 6.250,00.-USD nin ...'in davacı ...'ye 27.01.2020 tarihinde iade edildiği, özetle davacı ...'nin davalı ...'e dava konusu sözleşmeden önce 03.01.2019-15.01.2019 tarih aralığında toplamda 170.000,00.-USD, 20.11.2019 tarihinde ise 142.473,00.-TL gönderildiği, ancak gönderilen bu tutarların sözleşme ile ilgili olup olmadığı konusundaki takdirin mahkemenize ait olduğu..." şeklinde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.
Yukarıda da değinildiği üzere, davaya konu çeklerin 16/07/2020 tarihli sözleşme kapsamında, teminat olarak verildiği hususunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Çeklerin neyin teminatı olduğu hususunda da söz konusu sözleşmede açık hüküm bulunmaktadır. Buna göre; tarafların 20/05/2020 tarihli ... sayılı fizibilite raporuna atıf yaptıkları, bu rapor doğrultusunda şirketin proje portföyü içerisinden yatırım fırsatı sunması konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, ikinci tarafın (...) 5.291.884,00 USD tutar içerisinden 172.000,00 USD ödeyeceği, birinci tarafın ise geri kalan 5.118.884,00 USD'yi karşılayacağı, ...'ın sermaye payının 122.000,00 USD olacağı, ...'ın sermaye payının 50.000,00 USD olacağı, birinci tarafın ikinci tarafın sermaye garantisi olarak şirket hesabına ve ... lehine düzenlenecek 05/09/2020 tarihli 122.000,00 USD ... lehine düzenlenen 05/09/2020 tarihli 50.000,00 USD bedelli çeklerin verileceği, birinci tarafın söz konusu tutarları tahsil etmek üzere Riyad'da bulunan ... vekil tayin ettiği, daha sonra da proje tamamlandığı sermaye ve kar paylarının ikinci tarafa teslim edileceği yönünde düzenleme yapıldığı, burada çözülmesi gereken hususun ... tarafından 172.000,00 USD'nin birinci tarafa ödenip ödenmediği hususunda toplandığı tespit edilmiştir.
Sözleşme kapsamında sözleşmede belirlenen miktarlarda, sözleşmede belirlenen lehtarlara iki adet teminat çekinin birinci tarafça verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 50.000,00 USD bedelli çekin lehtarı ... olup, söz konusu çek ...'ya cirolanmıştır. Birleşen dosyada ki çekin lehtarı ... olup, birleşen dosya ile ilgili istinaf ilamında da bahsedildiği üzere, 122.000,00 USD'lik çek ... tarafından davacıya tahsil cirosuyla devredildiği, birleşen dosyadaki çeki davacının tahsil cirosu ile elinde bulundurduğu, 6102 sayılı TTK'nın 818/1-f bendi yollamasıyla TTK'nın 688. Maddesi gereğince tahsil cirosuyla çeki elinde bulunduran hamilin, "Poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir, fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir." hükmü gereğince davacının birleşen dosyadaki çeki ... adına tahsil edilmesi amacıyla takip başlattığı ve dava açtığı, dayanak vekaletnamede de söz konusu çek bedelinin tahsil edildikten sonra ...'ın hesabına yatırılması gerektiği yönünde beyan bulunduğu yönünde tespit edilmiştir. Dolayısıyla birleşen dosyadaki çekin asıl alacaklısı ...'dır.
Hem asıl dosyada hem de birleşen dosyada davacı, söz konusu sözleşme gereğince ... tarafından ödenmesi gereken 172.000,00 USD tutarın kendisi tarafından ödendiğini iddia etmektedir. Bununla ilgili olarak da bir takım banka dekontlarına dayanmıştır. Sözleşme tarihi 16/07/2020 olup (bu tarih hem taraf vekillerince düzenlenilmiş, hem de sözleşmede 20/05/2020 tarihine atıf yapılması nedeniyle sözleşme tarihinin 2007 olması mümkün olmadığından,) davacı tarafından ödendiği iddia edilen dekont tarihlerinin tamamı sözleşme tarihinden önceki bir tarih olan 2019 yılına ait olduğu görülmektedir. 16/07/2020 tarihli sözleşme ile ... tarafından ödenmesine karar verilen 172.000,00 USD'nin, iş bu dosyanın davacısı ... tarafından sözleşmeden önceki bir tarih olan 2019 yılında ödendiği iddia edilmektedir. Davalı taraf ise 2019 yılında yapılan ödemelerin söz konusu 2020 tarihli sözleşme ile ilgisi olmadığını iddia etmektedir. Davacı taraf 2019 yılında yapılan ödemeleri daha sonra düzenlenecek/düzenlenen sözleşmeye istinaden ödendiğini ispata yarayan delil sunmamıştır. Davacı taraf hem asıl dosyada hem de birleşen dosyada yemin deliline dayanması nedeniyle, asıl dosya ve birleyen dosya davacı vekiline, davacı tarafça yapılan ödemelerin davaya konu sözleşme kapsamında yapıldığı iddiası ile ilgili olarak davalı şirket yetkilisi olan ...'e yemin teklif edip etmeyeceği hususu hatırlatılmış, bunun üzerine davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda bildirimde bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş ancak davacı tarafça yemin deliline dayanılmamıştır.
Toplanan tüm deliller ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf söz konusu sözleşme (16/07/2020 tarihli) kapsamında ... tarafından ödenmesi gereken 172.000,00 USD'nin ... yada kendisi tarafından ödendiği hususunun ispat edemediğinden asıl dava ve birleşen davanın aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. Ayrıca kötüniyet tazminatı talebine ilişkin şartlar oluşmadığından davalı tarafından kötüniyet tazminat talebininde reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-ASIL DAVA AÇISINDAN
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden 62.241,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
7-Bu dava sebebiyle 615,40 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, mahkememiz dosyasından peşin alınan 4.681,39 TL'den mahsubu ile fazla alınan 4.065,99 TL'nin ve ayrıca icra müdürlüğünce alınan 1.961,93 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
B-BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden 184.150,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
7-Bu dava sebebiyle 615,40 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, mahkememiz dosyasından peşin alınan 15.003,24 TL'den mahsubu ile fazla alınan 14.387,84 TL'nin ve ayrıca icra müdürlüğünce alınan 5.279,20 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı 04/12/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır