T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/637 Esas
KARAR NO:2025/983
DAVA:Kar kaybı ve cezai şart istemi.
DAVA TARİHİ:08/10/2021
KARAR TARİHİ :29/12/2025
DAVA :Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, taraflar arasında önce 04/12/2017 tarihli, daha sonra da 30/08/2018 tarihli franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin franchise veren , davalı şirketin ise franchise alan konumunda olduğunu, davalı tarafça sözleşmenin , süreklilik arz eden şekilde ihlal edilmesi nedeniyle, müvekkili şirket tarafından ... Noterliğinin 12/03/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile franchise sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğini ve sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince cezai şart ödenilmesi talebinde bulunulduğunu, ihtarnamenin 15/03/2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, sözleşmenin feshinden sonra, davalının aynı adreste bu sefer "... ..." markası altında ve müvekkilinin araç ve gereçlerini kullanarak dönerci dükkanı işletmeye başladığını, fesihten sonra haksız rekabet yaratacak şekilde faaliyetine devam ettiğini, buna ilişkin ihlali gösteren görseller, satış fişleri - sipariş formları, dış çekin video kayıtlarının delil olarak dilekçeye eklendiğini, bu durumun tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tespit talebinde de bulunduklarını ancak tespit taleplerinin mahkemece reddine karar verildiğini, franchise ilişkisinin doğası gereği, franchise alanların sisteme tam entegre olması; başka bir deyişle, tüketicinin nezdinde franchise verenin şubesi gibi algılanması ve franchise zincirine dahil olan tüm işletmelerin tüketicilere mal veya hizmetleri aynı standart ve kalitede sunulmasının hedeflendiğini, bu hedefe ulaşılabilmesi için, franchise verenin franchise alana bir takım talimatlar vermesinin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle, franchise ilişkisinde franchise verenin franchise alana talimat verme ve bu talimatlara uyulup uyulmadığını kontrot etme hakkı olduğunun kabul edildiğini, bu paralelde, franchise alanın da mal veya hizmetlerin sürümünü yerine getirirken franchise verenin talimatfarına uyma ve kontrollerine katlanma yükümlülüğü olduğunun kabul edildiğini, doktrinde, franchise alanın bu yükümlülüğü, tipik aşli edim borçlarından biri olarak kabul edildiğini, bu noktada , franchise verenin kontrol hakkının, yalnızca franchise sisteminin uygulanmasının kontrolü ile sınırlı olmadığını, franchise alanın işletmesinin denetlenmesini de kapsadığını, franchise alanın, franchise verenin veya franchise verenin yetkili kıldığı kişilerin, a) işletmeye diledikleri zaman (önceden haber vermeden) gelmelerine, b) franchise veren tarafından konulan kurallara ve talimatlara uygun davranılıp davranılmadığının kontrol edilmesine, c) ticari defterlerinin, personel dosyalarının ve hesapların denetlenmesine katlanma yükümlülüğü bulunduğunu, sözleşmenin 17.maddesi uyarınca da , müvekkilinin denetim hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirket ile Davalı arasında akdedilen, Franchise Sözleşme'nin Denetleme başlıklı 17.maddesi uyarınca ; “Franchise Veren, periyodik olarak veya dilediği zaman Franchise Alan'ın işbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini usulüne uygun şekilde ifa edip etmediğini tespit etmek ve Mağazada verilen hizmetin kalitesini ölçmek amacıyla denetleme yapma hakkına sahiptir. Denetleme, Franchise Veren'in çalışanları, yöneticileri, sözleşmeli personeli, uzman bilirkişiler veya mahkeme vasıtasıyla Mağazada yapılacaktır. Denetim önceden haber verilerek veya haber vermeden yapılabilir. Denetleme mesai saatleri içinde herhangi bir saatte gerçekleştirilir. Franchise Alan, denetlemeye itiraz etme veya engelleme hakkına sahip değildir. Franchise Alan ve çalışanları denetleme sırasında denetimi yapan kişi/lere gerekli açıklamaları yapmak ve yardımcı olmakla mükelleftir. Denetimin engellenmesi halinde, engellenen her saat için 200 USD (iki yüz Amerikan Doları) tutarında cezai şart ödenecektir.
Franchise Veren, işbu sözleşmede belirtilen esas ve kurallara uymayan nesnelerin/ürünlerin masrafları Franchise Alan'a ait olmak üzere kaldırılmasını isteyebilir. Franchise Veren, Mağazada önemli bir sağlık veya emniyet riski tespit ettiğinde veya böyle bir riskten şüphelendiğinde, Franchise Alan'dan Mağazadaki tehlikenin/aykırılığın giderilmesini talep edebilir. Franchise Alan söz konusu riski/tehlikeyi derhal bertaraf etmekle yükümlüdür. Franchise Alan'ın riski/tehlikeyi gidermediği her gün için 200 USD iki yüz Amerikan Doları) tutarında cezai şartı ödemeyi gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.
Franchise Veren dilerse Mağazayı merkezi kamera sistemi ile denetleyebilir. Bu halde, Franchise Alan kamera sisteminin Mağazaya kurulması için gereken desteği vermekle yükümlüdür. Franchise Alan kamera sisteminin kurulması için yapılacak masrafları karşılayacaktır. Franchise Alan, çalışanlarına işyerinin merkezi kamera sistemi ile izlendiği ve denetlendiği hususunda bilgi vermekle ve çalışanlardan yazılı muvafakat almakla yükümlüdür. Franchise Alan, herkesin görebileceği bir yere ve görebileceği büyüklükte bir yazı ile , mağazanın güvenlik kamera sistemi ile izlendiğini bilgisini veren bir yazı asacaktır.
Franchise Alan her türlü ticari defter ve hesaplarını usulüne uygun olarak tutmayı, her bilanço dönemi sonunda ve gerek duyulduğunda yahut talep edildiğinde bilançosunu Franchise Veren'e sunmayı kabul ve taahhüt eder.” denildiğini, müvekkili şirketin Denetim Ekibi tarafından franchise zincirindeki tüm şubelerin düzenli olarak denetlendiğini, müvekkili şirketin denetim ekibindeki denetçilerin gıda mühendisi olduğunu, ayrıca, denetim ekibinin uyması gereken denetim standartlarının da dilekçe ekinde sunulduğunu, sahada fiziki denetim ve kamera sistemi üzerinden denetim olmak üzere, denetimlerin ikiye ayrıldığını, denetim ekibi tarafından yapıları denetimlerde tespit edilen aykırılıklar tutanağa geçirildiğini ve aykırılıklara ilişkin delillerin, görüntülerin, denetim tutanağına eklendiğini, ayrıca, Şubede bulunan Denetim Defterine ihlale ilişkin tespitlerin yazıldığını, Denetim Defterine kayıt düşme hakkı Franchise Veren'e aitt olduğunu, diğer taraftan defter şubede olduğundan Denetim Defterini muhafaza etme yükümlülüğünün Franchise Alan'a ait olduğunu, mahkemece şube denetim defterinin davalıdan istenilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 2019,2020 ve 2021 yıllarında yaptığı denetimler ve Franchise Sözleşmesinin feshinden sonra davalı tarafından rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlal edildiğini dair tespitlerin dava dilekçesinde tek tek sıralandığını, bunların ;
"13.09.2019 tarihli denetimde: Genel temizlik ve Hijyen kurallarına uyulmadığı tespit edilmiş ve
tutanağa geçirilmiştir.
24.10.2019 tarihli denetimde (ihtarnamede sehven 02.11.2019 denilmiştir) Genel temizlik ve Hijyeni kurallarına uyulmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
11.11.2019 tarihli denetimde: Genel temizlik ve Hijyen kurallarına uyulmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
09.08.2020 tarihli denetimde: Gıda güvenliğiyle ilgili kurallara uyulmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
23.09.2020 tarihli denetimde: Franchise Veren'in onaylamadığı farklı marka ürün kullanıldığı, gıda güvenliğiyle ilgili kurallara uyulmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
08.01.2021 tarihli denetimde: Genel temizlik ve Hijyen kurallara uyulmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
27.01.2021, 28.01.2021, 29.01.2021 tarihli denetimde: Genel temizlik ve Hijyen kurallarına uyulmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
12.02.2021 tarihli denetimde: sözleşmede belirtilen gramaj miktarına uygun miktarda satış yapılmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir.
02.02.2021,04.02.2021, 18.02.2021 tarihli denetimde: Genel temizlik ve Hijyen kurallarına uyulmadığı, sözleşmede belirtilen gramaj miktarına uygun miktarda satış yapılmadığı , müvekkil şirket tarafımdan belirlenmiş şekilde müşterilere ürünlerin sunulmadığı ve ambalaj kullanılmadığı tespit edilmiş ve tutanağa geçirilmiştir. " şeklinde özetlendiğini ayrıca her bir ihlal ile ilgili olarak ihlalin tespit edildiği tarihte karşı tarafa sözleşmeye aykırı davranıldığı hususunda SMS gönderildiği, yine tüm hususların ayrı ayrı , ihlalden hemen sonra düzenlenen noter ihtarnameleri ile karşı tarafa bildirildiğini, tüm bu ihlaller nedeniyle, sözleşmenin fesih edilerek 15.03.2021 tarihinde Fesih İhtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğini, bu tarihten itibaren şubenin bulunduğu adrese gelerek gözlem yapıkmış ve Franchise Sözleşmesinin sona ermesinden sonra Rekabet Etmeme Yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği kontrol edildiğini, 23.03.2021,24.03.2021 ve 25.03.2021 tarihinde Davalının işyerinde yerinde yapılan gözlemlerde Davalının Tabelasının “... ...” olduğunu, davalının işyerinde döner takılı oludğunu ve satış yapıldığının tespit edildiğini, buna ait fiş, tutanak ve görüntülerin dilekçe ekinde sunulduğunu, ayrıca 28/05/2021 tarihinde tekrardan gidilip inceleme yapıldığında da hem satış fişlerinden hemde ek-6'da flash disk ile sunulmuş olan videodan görüldüğü üzere , 28/05/2021 tarihi itibari ile davalının ... ... tabelası altında , haksız rekabet teşkil edecek eylemlerine devam ettiğini, tüm uyarılara rağmen sözleşmeye aykırı davranışlarını sürdürdüğünü bu nedenle sözleşmenin fesih edildiğini, sözleşmeye uygun şekilde edimini ifa etmemesi sebebiyle davalı hakkında ... icra müdürlüğünün 2021/... esas sayılı ve ... icra müdürlüğünün 2021/ ... esas sayılı dosyaları ile takip başlattıklarını, müvekkili şirketin davalı taraftan cezai şart talebinin bulunduğunu, Franchise Sözleşmesinin “Ürünlerin Temini ve Kullanım Süresi” başlıklı 9 uncu maddesi uyarınca;
".... Franchise Akın her zaman en iyi kalitede gıda ürünü sattığını bilerek hareket etmekle ve sağlık, temizlik ve hijyen koşullarına uymalda yükümlüdür. Gıda maddeleri ve gıda maddeleri satışı hususundaki mevcut yasal hükümlere ve mülki amirlikçe ihdas edilebilecek kurallara Franchise Alan uymak zorundadır. İşbu maddede belirtilen kurallara veya yasal yükümlülüklere uyulmaması nedeniyle, cezai ve/veya hukuki bir takibata uğranılması halinde, tüm sorumluluk Franchise Alan'a ait olacaktır. Franchise Veren bu nedenlerle bir bedel ödemek zorunda kalır ve/veya ismi, markası veya ticari itibarı zarar görürse tüm bu hususlarda Franchise Alan'a rücu edebilecektir. Bu halde, Franchise Veren'in her türlü tazmin talep hakkı sakldır. Bu halde, Franchise Veren işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir.
Franchise Alan , İşletmesinde sattığı ürünlerde döner gramajı olarak yarım ekmek arasına 60 gr (altmış gram, dürümde 110 gr (yüz on grom), porsiyon dönerde 130 gr (yüz otuz gram), tombik dönerde ise 65 gr (altmış beş gram) döner koymayı kabul ve taahhüt eder. Franchise Alan, Franchıse Veren tarafından yapılacak denetimlerde: (i) eksik gramaj uyguladığının ve/veya (ii) hijyen şartlarına uygun davranmadığının tespit edilmesi halinde, ilk 3 (üç) sefer için (her bir sefer için ayrı ayrı olmak üzere) 10.000 USD bin Amerikan Doları tutarında para cezası, 4'üncü sefer için ise 200,000 USD (iki yüz bin Amerikan Doları) tutarında para cezasını cezai şart olarak ödemeyi gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. Franchis veren , dördüncü tespit ile birlikte iş bu sözleşmeyi tek taraflı fesih etme ve uğradığı zararı (müspet ve/veya menfi) tazmin etmek hakkına sahiptir. " denildiğini, muhatabın döner satışında Franchise Sözleşmesinde açıkça belirlenmiş bulunan gramaj miktarlarına uymadığı gibi özellikle de genel temizlik ve hijyen kuralarına aykırı davrandığını, bu hususun tespit tutanakları ile sabit olduğunu,
Davalı Franchise Alanın Rekabet Etmeme Yükümlülüğünü İhlal Etmesi Nedeniyle Talep Edilen Cezai Şart hususunda sözleşmenin 24.maddesinde düzenleme olduğunu, bu maddenin ;
"Franchise Alan ve Franchise Alan'ın tüzel kişi olması halinde ortaklardan (hissedarlarından) her biri veya yöneticileri Franchise Veren'in yazılı onayı olmaksızın, işbu sözleşmenin yürürlüğü süresince ve işbu sözleşmenin sona erdiği tarihi takip eden 2 (iki) yıl boyunca Mağazanın bulunduğu il sınırları içinde sözleşmeye konu işle aynı veya benzeri bir işle iştiğal edemez/faaliyet gösteremez, yeni bir işletme açamaz, başka bir marka altında bayi olarak çalışamaz, personel olarak çalışamaz, diğer kişi ve kuruluşlarla ortaklık, mümessillik, kiracılık, vekillik, yöneticilik, acente ve komisyonculuk vb. İlişkilere giremez. Franchise Alan ve hissedarları hiçbir şart ve koşulda ve hiçbir nam ve isim altında Franchise veren ile rekabet ortamı yaratacak bir duruma sebebiyet vermeyecektir. Franchise Alan, personeli ile akdedeceği hizmet sözleşmelerine gerekli rekabet etmeme şartların koymakla yükümlüdür.
Franchise Alan, yöneticileri veya çalışanları (personeli) tarafından yukarıda belirtilen rekabet etmeme yasağının ve/veya gizli bilgilerin korunması kuralının ihlal edilmesi halinde, Franchise Alan 200,000 USD (iki yüz bin Amerikan Doları) tutarındaki cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi ve ayrıca Franchise Veren'in rekabet yasağının ihlal edilmesi/gizli bilginin ifşa edilmesi nedeniyle uğradığı tüm zararı (müspet veya menfi) ödemeyi gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder.
İşbu sözleşmenin devamı sırasında rekabet etmeme yasağı ihlal edilirse, Franchise veren cezai şart ve tazminat taleplerinin yanı sıra sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkına da sahiptir.” şeklinde olduğunu, franchise sözleşmesinde iki rekabet etmeme yükümlülüğünün düzenlendiğini, bunlardan ilkinin sözleşmenin yürürlüğü sırasındaki rekabet etmeme yükümlülüğü ikincisinin ise sözleşme sona erdikten sonra getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü olduğunu, davalı tarafın , sözleşme sona erdikten sonra getirilen süreli rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu hususta ki delillerini dilekçe ekinde sunduklarını, sözleşmenin 24.maddesi uyarınca müvekkili şirketin 200.000Usd tutarında cezai şart talep hakkı bulunduğunu, iş bu dava da talep edilen cezai şart tutarının ; davalı Franchise Alanın, Franchise Sözleşmesi'nin 9. Maddesini ve 24. Maddesini açıkça ihlal ettiği için davacı müvekkili şirkete fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşulu ile 500.000 TL cezai şart talep ettiklerini, müvekkilinin davalıdan müspet zarar kapsamında tazminat istemi de bulunduğunu, franchise Sözleşmesindeki Müspet Zarar Ve Tazminat Düzenlemesi ile ilgili 28.madde de düzenleme bulunduğunu, bu madde uyarınca ;
"Franchise Veren İşbu şözleşmeyi tek taraflı feshettiğinde her türlü zararını (müspet veya menfi) franchise Alan'dan talep etme hakkına sahiptir” denildiğini, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin yürürlük süresinin 20 (yirmi) yıl olup, müvekkili şirketin, Davalı Franchise Alan'ı franchise zincirine dahil ederken franchise sözleşmesinin yürürlükte kalacağı süreyi, mağazanın bulunduğu lokasyonu ve mağazanın özelliklerini dikkate alarak kar beklentisi ile sözleşmeyi akdettiğini, davalı Franchise Alan'ın sözleşmeyi ihlal etmesi ve ihlallerinde ısrarcı olması nedeniyle franchise sözleşmesinin feshedilmesinin Müvekkili Şirketi kar kaybına sürüklediğini, Franchise Sözleşmesinin yürürlüğü sırasında şubenin (mağazanın) döner ve malzeme satış rakamları,ciroları,cari hesap ektresi yıl bazında gösterecek şekilde dilekçe ekinde yer aldığını, kazanç olarak değertendirildiğinde matrah rakamlarının %20 (yüzde yirmi)'si gibi bir oranın brüt kar olarak hesaplandığını, Franchise Sözleşmenin yürürlükte olduğu yaklaşık 3 yıl 3 ay gibi bir süre içinde Müvekkili Şirket tarafından elde edilen yaklaşık kazanç tutarı hesaplandıktan sonra, Franchise Sözleşmesi'nin fesihten itibaren kalan 16 sene 9 aylık süreye orantılanarak müvekkilinin müspet zarar , kar kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanabileceğini, bu kapsamda şimdilik 1.000,00TL talep ettiklerini belirterek, dilekçenin sonuç ve istem kısmında şimdilik 1.000,00TL müspet zararın ve şimdilik 500.000,00TL cezai şartın mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davalı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti ile davacı ... ... Gıda San ve Tic. A.Ş. arasında 04.12.2017 başlangıç tarihli belirsiz süreli olarak, ... adresinde faaliyette bulunmak üzere bayilik sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme ile davalı şirketin, ... Döner markasının yukarıda belirtilen adreste ve civar adreslerde ki işletme hakkını kazandığını, 2020 yılı sonlarından itibaren davacı ... Döner'in sözleşme koşullarını değiştirmek istediğini, sürekli davalı şirket üzerinde baskı kurarak pandemi koşullarını da dikkate almadan yeni talep ve isteklerde bulunduğunu, bu yeni ve sözleşmeye aykırı taleplerin davalı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine; haksız ve hukuka aykırı olarak davalı şirket hakkında tutanaklar tutulduğunu ve ilamsız icra takipleri başlatıldığını, davacının gayesinin , davalı şirketi, zorlamak ve yeni koşulları ona kabul ettirmek olduğunu, davalı şirket her türlü baskı ve işlemlere rağmen davacı şirketin baskısına boyun eğmediğini, davalıyı bu yolla sindiremeyeceğini anlayan davacı şirket ... ve yetkilisi ...'nın diğer şahıs ...' i de yanına alarak; aynı zamanda suç teşkil eden hukuka aykırı işlem ile davalı şirketi iş yerinden tahliye ettiğini, yukarıda da izah ettiği üzere, mülkiyeti ... ' e ait dükkanın kira sözleşmesi üst kiralayan olarak ...' in bilgi ve onayı dahilinde alt kiralayan olan davacı şirket yetkilisi ... ile davalı şirket ... Gıda arasında imzalandığını, kira bedeli olarak her ay ... dönere 4.100,00 TL, ...' ise 10.400,00 TL ödendiğini, dolayısıyla, davalı ... Gıda tahliyeye konu iş yerinde her türlü ruhsat ve işletme hakkına sahip yasal kiracı olduğunu, hal böyle iken davacı şirketin ve dükkan Maliki ...'in kendi aralarında anlaşarak; haklı ve yasal kiracı ... Gıdanın bilgisi dışında sanki tahliye edilen dükkanı ... işletiyormuş gibi yasal takip başlatıldığını ve tahliye kararı alındığını, ... hakkında ki tahliye kararından davalı ... Gıda tahliye işlemi esnasında haberdar olduğunu, tahliye kararı için gelen icra memuruna davacı taraf kira sözleşmesini, işletme belgesini, ruhsatını gösterdiğini, davada taraf olmadığını, buranın kendilerine ait olduğunu, haklarında alınmış bir tahliye kararı olmadığını ifade etmesine rağmen, davalının kullanım ve işletmesinde olan dükkan tahliye edilerek, dükkan sahibi ...'e teslim edildiğini, bu haksız ve hukuka aykırı işlem nedeniyle; davalı şirket maddi olarak büyük kayba uğradığını, belirsiz süreli olarak imzalanan bayilik sözleşmesinin haksız yere fiilen sona erdirilmesinin davalı şirketin telafisi imkansız maddi kaybına sebebiyet verdiğini, dava konusu dükkanı devir alan davalı şirketin, devir işlemi için 330.000,00 TL devir bedeli ödediğini ayrıca dükkanın işletilmesi, tanzim ve düzenlenmesi içinde de 100.000,00 TL civarında para harcadığını, bu durumun müvekkilinin maddi kaybına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, Cezai şart istemine ve kar kaybı istemine dayalı tazminat davasıdır.
Deliller ; Franchies sözleşmesi, ... Noterliğine ait 12/03/2021 tarihli fesih ihtarnamesi, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı iddiası ile davacı tarafından tutulan tutanaklar, görseller , satış fişleri, sipariş formları, dış çekin video kayıtları, tutulan tutanakların davalı tarafa tebliği ile ilgili noter ihtarnameleri, tanık beyanları , ticari defter ve belgeler, uzman görüş raporu, bilirkişi incelemesi.
Yargılamanın devamı sırasında , ... ATM'ne ait ... karar sayılı dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirildiği incelendiğinde, davacısının ... ve ... Gıda... Ltd Şti , davalısının ise ... ... Aş olduğu, mahkemeye ait gerekçeli karar incelendiğinde, dosyalarındaki franchise sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davanın , mahkemelerinin 2021/714 esas sayılı dosyasından tefrik edilerek , ... esas sayılı dosyaya kaydı yapıldığı ve söz konusu dosyanın ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirildiğinin yazılı olduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyasından yapılan 09/06/2022 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara kararı gereğince yapılan yazılı açıklama dilekçesi de dikkate alınarak, mahkememiz dosyası ile birleşen ... ATM'deki dosyanın uyuşmazlık noktalarının davalı ... AŞ 'nin sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiği iddiası ile şimdilik 5.000,00TL maddi tazminatın davacı ... Gıda'ya ödenmesi, haksız fesih nedeniyle 5.000,00TL manevi tazminatın ise ...'a ödenmesine yönelik olduğu, birleşen dosya davacılar vekilince açılan davanın 15/12/2022 tarihli duruşmada alınan 1 nolu ara kararı ile işlemden kaldırıldığı ,3 aylık yasal süresi içerisinde yenilenmemesi nedeniyle, birleşen dosyanın mahkememiz dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2023/... sayılı esasına kayıt edildiği ve açılmamış sayılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinin ekinde, franchise sözleşmelerinin , dava dilekçesinde bahsi geçen fesih ihtarnamesinin, fesih ihtarnamesinin tebliğ belgesinin yine dava dilekçesinde tek tek anlatılan ve davalı hakkında sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle tutulduğu belirtilen tutanakların, eklendiği ve bu eklerin dava dilekçesindeki anlatımlarla uyumlu olduğu görülmekle tekrar sözleşmenin maddelerinin, tutulan tutanaklarının içeriğinin ve fesih ihtarnamesinin özetlenmesine gerek bulunmadığı görülmüştür.
Davalı tarafa yazı yazılarak, şube denetim defterinin mahkememiz dosyasına sunulması istenilmiştir. Davalı taraf denetim defterine , haciz sırasında icra müdürlüğünce el konulduğunu iddia etmesi nedeniyle, iddia edilen ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından haciz tutanağı alınmış ayrıca ilgili icra müdürlüğüne şube denetim defterinin gönderilmesi için yazı yazılmış, icra müdürlüğü, 14/06/2022 tarihli dilekçesinde , muhafaza altına alınan eşyalar arasında denetim defteri bulunmadığını, özel eşyaların ilgilisine tutanak ile teslim edildiği yönünde cevap verdiği görülmüştür.
Davacı tarafından gösterilen tanıklar dinlenmiş olup ;
Davacı tanığı ... vermiş olduğu ifadesinde ;
"Ben davacı şirkette denetim kordinatörü olarak çalışıyorum, denetim ekibinin görev tanımı frencihiz şubesinin gıda güvenliği, hijyen ve ... döner standtlarına uygunluğunun denetlenmesi ve kontrolünün sağlanması, denetim ekibinde çalışanların eğitim ve uzmanlık alanları, ben veterinerim ekibindeki diğer denetçi arkadaşlar ise gıda mühendisidir, denetleme yaparken yasal mevzuat gerekleri, gıda güvenliği kurulları ve ... dönerin standartlarına bakarız, bir ihlal gördüğümüzde öncelikle sözlü olarak uyarıyoruz ve şubede bulunan denetim defterine de sözlü olarak uyardığımızı yazıya döküyoruz, uygunsuzluğun devam etmesi halinde de tutanağa döküyoruz, ilk tespitimizde dahil durumu fotoğraflıyoruz ve video çekiyoruz, ikinci ihlalden sonra tutunak tutuyoruz ve tuttuğumuz tutanağı hukuk bürosuna gönderiyoruz yasal süreci onlar takip ediyor, bende davalının şubesinde denetim bizzat yaptım, temizlik ve hijyen konusunda ciddi sıkıntılar vardı, şube içerisinde şube sahibi sigara içiyordu, onun dışında gramaj miktarlarına da uymuyordu, feshinden sonra farklı isim altında bizim malzemeleri kullanarak dönercilik yaptığını gördük , dosyada bulunan tutanaklardaki ismimin altındaki imzalar bana aittir, fotoğrafları da ben çektim, fotoğraflar davalının şubesine aittir." şeklinde,
Davacı tanığı ... ise beyanında ; "Ben davacı şirkette saha sorumlu olarak çalışıyorum, lise mezunuyum, fesihten sonra bize ulaşan bir habere göre davalının farklı bir tabela adı altında dönercilik yaptığı haberinin gelmesi üzerine hemen gidip baktık, tabelada ... ... yazılı olduğunu gördüm, sonra resim ve video çektik, ben ve Murat Kılıç gittik, beraber resim ve video çektik, dosyada bulunan 23/03 - 24/03 - 25/03 2021 tarihli tutanaklardaki ismimin altındaki imzalar bana aittir, fotoğrafları da ben çektim, fotoğraflar davalının şubesine aittir."şeklinde ,
Yine davacı tanığı ... beyanında ise ; "Ben davacı şirkette gıda mühendisi olarak çalışıyorum, denetim ekibinde üyeyim, davalı ... tarafından işletilen şubeye denetledik, temizlik , hijyen gıda güvenliği standatralarının üsülüne uygun olmadığını tespit ettik, tarafıma göseterilen 29/1 - 02/02/ - 04/02/ - 12/02/ - 18/02/2021 tarihli tutanaklardaki ismimin altındaki imzalar bana aittir, fotoğrafları da ben ve denetim ekibi sorumlumuz ... ile birlikte çektik, her şube de denetim defetri vardır, tespit ettiğimiz her hususu denetim defterine yazarız ve bu defter şube de kalır." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Mahkememizin 31/03/2022 tarihli duruşmasında ;
"Davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, haklı ise, sözleşmenin tüm maddeleri incelenerek hangi maddeler kapsamında, davacının cezai şart talep edebileceği, yine davalının sözleşmenin feshinden sonra haksız rekabet edip etmediği etmiş ise buna ilişkin maddeye göre de davacının cezai şart talep edip edemeyeceği, sözleşmenin ilgili maddelerine göre ayrı ayrı yorum yapılarak ayrı ayrı cezai şart miktarının belirlenmesi ayrıca belirlenen toplam cezai şart miktarının davalının ticari defter ve belgelerinin bilançolarının faiş olup olmadığı, davalının ekonomik mahfına sebep olup olmayacağı, davacının sözleşmenin feshi nedeni ile kar kaybı talebi mevcut olduğundan aynı bölgede aynı nitelikte sözleşmenin kurulabilmesi için makul sürenin ne olduğunun tespit edilmesi ve bu süre için kar kaybı miktarının belirlenmesi, bu süre de hesaplama yapılırken davacının yapmaktan kurtulduğu masraf ve giderlerin ( düşülerek takdiri mahkemeye ait olmak üzere dosyaya bir sureti sunulan Yargıtaya 11 hukuk dairesinin 2009/10818 esas,2011/10273 karar sayılı ilamındaki hesaplama yöntemi dikkate alınarak, ) kar kaybı miktarının belirlenmesi, tarafların ticari defter ve belgeleri de incelenerek, bir finans, bir sektör , birde ticaret hukuku alanında nitelikle hesaplama uzmanından rapor alınması" yönünde ara karar kurulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 07/08/2023 tarihli rapor incelendiğinde, gıda mühendisliği yönünden inceleme kısmında ;
"Belirli periyotlarda firma tarafından yapılan denetimlerde görsel ve tutanaklar dosya ekinde paylaşılmış imza ve tutanakla kayıt altına alınmıştır. Denetim raporlarına göre firmanın hijyen kurallarına uygun çalışmadığı belirtilmiş ,kayıt altına alınmış, görsellerle dosyada paylaşılmıştır Dosya içinde sunulan TPM (Toplam polar madde ) analiz sonucunun 22 nin üstünde çıkmış olduğu görsellerle sunulmuştur. TPM ;Toplam polar madde analizi firmalarda kızartmalarda kullanılan yağların analizi için yapılan testin adıdır. Ülkemizde kızartmada kullanılmakta olan katı ve sıvı yağlar için özel hijyen kuralları yönetmeliğine göre kızartmada kullanılmakta olan katı ve sıvı yağların düzenli toplam polar madde ölçümü alınmalı ve ölçülen değer en fazla %25 olmalıdır. Yağ molekülleri bir gliserol molekülü ve 3 yağ asidinden oluşur.Kızartma işlemi sırasında yağ asitleri farklı reaksiyonlarla gliserolden ayrılır.Oksidadif bozunma ürünleri olan serbest yağ asitlerine ek olarak ;monogliseritler.digliseritler,polimerik- trigliseritler aromatik bileşikler jaldehitler ve ketonlar oluşmaya başlar Ortaya çıkan bu ürünler toplam polar maddeyi oluşturur ve kısaca TPM olarak adlandırılır. TPM nin aldığı değere göre kullanılan yağın uygun olup olmadığı gözlenmektedir. %1-14 - TPM kullanılan yağ kullanım ömrünün başlarında tazeliğini kaybetmemiştir yağın rengi açıktır. %14-22 TPM bu aralık kızartma yağları için optimum aralıktır. %22 üstü TPM yağdaki polar madde miktarı çok fazladır ,yağın koyu bir rengi vardır, bu yağda kızartılan ürünler yanmaya meyillidir insan sağlığı için zararlıdır. " denildiği mali yönden yapılan inceleme kısmında, davacı tarafın 2017-2021 yılına ait ticari defter ve belgelerini dosyaya sunduğunu ancak davalı tarafın ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığını, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini sunması gerektiği, hukuki yönden yapılan inceleme bölümünde, davacı tarafından tutulan tutanakların ilk olarak 13/09/2019 tarihinde düzenlendiğini , sözleşmenin 15/03/2021 tarihinde fesih edildiğini, bu süre boyunca davalı tarafın insan sağlığına zararlı üretim yaptığının tespit etmesi karşısında , sadece tutanak düzenlenmesinin ve bu şekilde sözleşmeyi 18 ay boyunca devam ettirmesinin dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı hususunun mahkemece irdelenmesi gerektiği şeklinde görüş bildirdiği tespit edilmiştir.
Yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda , bilirkişilerin rapor tanzim edebilmek için davacı ve davalı taraftan istemiş oldukları ticari defter ve belgelerin ibrazı ile ilgili olarak, 09/11/2023 tarihli duruşmada alınan 1 ve 2 nolu ara kararları ile ;
"1-Davacı vekiline, 2017 - 2021 yıllarına ait defter açılış ve kapanış tasdikleri, en yakın tarihli, mümkünse 30.06.2023 tarihli bilançoları, Fesih tarihi olan 12.03.2021 tarihine kadar olan gelirleri kapsayacak şekilde gelir tabloları, davalının 330.000,00 TL olarak ifade ettiği devir bedeli ile 100.000,00 TL olarak ifade etti açılışta yapmış olduğu masraflara ilişkin fatura, makbuz ve muhasebe kayıtları ve 2017 - 2021 yıllarına ilişkin detay mizanlarını dosyaya sunması için 2 hafta kesin süre verilmesine,
2-Davalı şirkete ve davalı şirket vekiline, ayrı ayrı meşruhatlı tebligat çıkartılarak 2017 - 2021
yıllarına ait defter açılış ve kapanış tasdikleri, en yakın tarihli, mümkünse 30.06.2023 tarihli bilançoları, 2017- 2021 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri, Fesih tarihi olan 12.03.2021 tarihine kadar olan gelirleri kapsayacak şekilde gelir tabloları, davalının 330.000,00 TL olarak ifade ettiği devir bedeli ile 100.000,00 TL olarak ifade etti açılışta yapmış olduğu masraflara ilişkin fatura, makbuz ve muhasebe kayıtları ve 2017 - 2021 yıllarına ilişkin detay mizanlarının ve yine ayrıca davalı tarafın, 2017 - 2021 arası bütün yıllarına ilişkin defteri kebir, yevmiye defteri, envanter defteri, muavin kayıtlarının ve bunların açılış ve kapanış tasdiklerinin tebligatın alındığı tarihten itibaren 3 haftalık kesin mehil içerisinde mahkememiz kalemine getirilerek teslim edilmesi, sürenin kesin olduğunun söz konusu evrakların mahkememiz kalemine tesliminin yapılmadığı takdirde, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin inceletilmesi talebinden vazgeçilmiş sayılacağı ve sadece davacı tarafa ait ticari defter ve belgeler incelenerek dosya kapsamına göre karar verilceği hususunun ihtar edilmesine, " yönelik ara karar kurulmuş , 2 nolu ara karar gereğince davalı vekiline meşruhatlı tebligat çıkartılmıştır. Davalı vekili 18/12/2023 tarihli dilekçesi ekinde bilirkişiler tarafından istenilen, ticari defter ve belgeleri ile ilgili evrakları dosyaya sunmuştur. Davacı vekili de, bilikişiler tarafından istenilen ticari defter ve belgelerin eksik kalan kısmını dosyaya sunmuş olduğu dilekçe ekinde sunmuştur.
Dava dilekçesinde istenilen, cezai şart miktarının hangi tarihli tutanak kapsamında istenildiği ve istenilen cezai şart miktarlarının kalem kalem sözleşmenin hangi maddesine göre istenildiğini açıklaması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili dosyaya sunduğu dilekçesinde, tekrardan her bir tutanağı tek tek sıralayarak sözleşmenin 15.maddesindeki "temizlik" , 9.maddesinde ki "ürünlerin temini ve kullanım süresi " kapsamında bu maddelerin davalı tarafından ihlal edildiğini belirterek davalının 200.000USD cezai şart ödemesi gerektiğini yine sözleşmenin 10.maddesindeki "paketleme" ile ilgili maddenin davalı tarafından ihlal edildiğini, ... kutusu kullanılmaması hususunu üç kere , ... içine kaşar peyniri konulmamasını bir kere ihlal ettiğini belirterek her bir ihlal için 10.000USD'den 30.000USD doğmuş cezai şart alacaklarının bulunduğunu, sözleşmenin 10.maddesinin ihlali nedeniyle 200.000USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin 24.maddesindeki rekabet yasağını ihlal etmesi nedeniyle 200.000USD cezai şart ödeme yükümlülüğü olduğunu belirten dilekçe sunduğu görülmüştür.
Bilirkişiler tarafından verilen raporun hüküm kurmaya el verişli olmadığı görülmekle mahkememizin 07/03/2024 tarihli duruşmasında ;
"Dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ;
Birleşen dosyanın tefrik edildiği dikkate alınarak, iş bu dosyada asıl dosyanın kaldığı, asıl dosyada da davacının ... Aş davalının ise ... Gıda olup uyuşmazlık noktasının , davacı ...'ın sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, haklı ise cezai şart talep edip edemeyeceği, kar kaybı talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise miktarının tespiti noktalarında toplandığı, daha önceki raporda dosya konusu ile ilgili uzmanlık alanı olmasına rağmen gıda mühendisince hiç yorum yapılmadığı, diğer bilirkişiler tarafından uyuşmazlık noktalarını kapsar şekilde rapor hazırlanmadığı sunulan raporun gerekçesiz yetersiz olduğu görülmekle ;
Asıl dosyadaki tüm evraklar dikkatli bir şekilde incelenerek ayrıca davacı vekilince 18/12/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan bilirkişilerce eksik olduğu belirtilen evraklar incelenerek yine davacı vekilince 21/11/2023 tarihinde sunulan dilekçe ve ekinde tüm evraklar bilirkişilerce incelenerek asıl dosyadaki uyuşmazlık noktaları konusunda gerekçeli ve denetime el verişli ek rapor tanzim etmelerinin istenilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti 13/10/2024 tarihli raporunda, sektörel yönünden inceleme de, davacı tarafından tutulan tutanaklardan hareketle, davalı tarafından hijyen ve diğer açılardan yapılan ihlallerin tek tek sıralandığı, mali açıdan yapılan değerlendirme kısmında, davacının ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacının cezai şart talebi ile ilgili olarak , istenen miktarın fahiş olup olmadığının, ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceğinin, değerlendirilmesi için bilançoların sunulması gerektiğini, davalının bilançoyu sunmadığını, davacının kar kaybı talebi açısından değerlendirme yapıldığında , davacının ticari defter ve belgelerine göre 2017-2021 yıllarında %22,66 brüt karlılık , %5,64 faaliyet karı elde ettiğini, davacı tarafın brüt kar üzerinden kar kaybı talep ettiğini, brüt karın net satıştan satılan malın maliyetinin düşülerek elde edildiğini, faaliyet kararının ise satılan malın maliyeti dışında şirketin faaliyetini devam ettirmesi için zorunlu faaliyet giderlerinin (genel yönetim gideri, pazarlama gideri vb) brüt kardan düşülmesi sureti ile yapıldığını, sözleşmenin devamı süresince günlük cironun 569,21TL / gün olduğunu (679.632,31TL / 1194 gün ) , yıllık ciro 365 gün ise 207.760,30TL olarak hesaplanmıştır (569,20629 X 365). Raporun devamında ;
"Davacının talebi 16 yıl 9 ay için ciro kaybı 16 yıl için 3.324.164,73 TL ( 16 X 207.760,30TL ) ve 9 ay için 153.685,70TL (569,20629x270 gün) olmak üzere toplamda 3.477.850,43TL olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece davacının kar kaybı talebi brüt kar üzerinden hesaplanması gerektiği kanaati hasıl olması durumunda talepte bağlılık ilkesi gereği davacının talebi olan %20 oranı üzerinden 695.570,09 TL olarak hesaplanmıştır. (3.477.850,43TL x %20)
Ancak kanaatimizce olması gereken kar kaybı hesaplaması faaliyet karı üzerinden yapılan hesaplamadır. Şöyle ki davacı davalı ile faaliyetine devam etseydi katlanması gereken zorunlu giderlerini de brüt karından düşmesi gerekecekti dolayısıyla alternatif olarak aşağıda faaliyet karı üzerinden de hesaplama yapılmıştır. 16 yıl 9 ay için ortalama faaliyet karı üzerinden hesaplama yapıldığında kar kaybı yıllık ortalama 196.278,37 TL olarak hesaplanmıştır. (3.477.850,43x %5,64).
Mahkemece , heyetimize verilen inceleme görevleri arasında taraflar arasında sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olup olamayacağının da belirlenmesi istenmektedir. Böyle bir durumda ekonomik mahvın değerlendirilebilmesi için bilançodaki özkaynak rakamına bakılması gerekmektedir. Dolayısıyla özkaynağın eksi olması durumunda ekonomik mahvtan söz edilebilecektir. Ancak önceden sunulan Ön Raporda da belirtildiği üzere, dava tarihi itibariyle davalının en yakın mali tabloları dosya kapsamında görülemediğinden, bu durumun değerlendirilmesi mümkün olamamaktadır." denilerek sonuç kısmında ;
"1. Davacı şirket tarafından davalı şirketin işyerinde yapılan ve tutanak alınan denetimlerde tespit edilen bulguların gerçekten insan sağlığı bakımından kabul edilen nitelikleri taşımıyor olabileceği,
2. Kök raporda da eksiklik olarak belirttiğimiz en yakın tarihli davalı bilançosu dosyada sunulu değildir. Bu nedenle cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olup olmadığı değerlendirilemediği,
3. Davacı 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarında ortalama %22,66 brüt karlılık, %5,64 faaliyet karlılığı elde ettiği,
4. Mahkemece davacının kar kaybı talebi brüt kar üzerinden hesaplanması gerektiği kanaati hasıl olması durumunda talepte bağlılık ilkesi gereği davacının talebi olan %20 oranı üzerinden 695.570,09 TL olarak hesaplandığı,
5. Kanaatimizce olması gereken kar kaybı hesaplaması faaliyet karı üzerinden yapılan hesaplamadır. Şöyle ki davacı davalı ile faaliyetine devam etseydi katlanması gereken zorunlu giderlerini de brüt karından düşmesi gerekecekti dolayısıyla alternatif olarak aşağıda faaliyet karı üzerinden de hesaplama yapılmıştır. 16 yıl 9 ay için ortalama faaliyet karı üzerinden hesaplama yapıldığında kar kaybının yıllık 196.278,37 TL olarak hesaplandığı,
6. Davacı tarafın fesih işleminin MK m.2'ye aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılması durumunda feshe bağlı taleplere hükmedilemeyeceği," şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Davacı tarafın dava dilekçesinde, cezai şart istemine dayanak olarak sözleşmenin , 9 ve 24 .maddelerine dayanması nedeniyle, 21/11/2024 tarihli duruşmada alınan ;
"1-Davacı taraf cezai şart alacağını sözleşmenin 9 ve 24'üncü maddelerine dayandırmış olup, 2018 tarihli sözleşme incelendiğinde 9'uncu maddede iki ayrı durum için cezai şart düzenlemesinin yapıldığı görülmekle, davacı vekilinin talep etmiş olduğu 500.000 TL cezai şart talebinin 9 uncu maddedeki iki durum ve ayrıca sözleşmenin 24 üncü maddesi gereğince hangi haller için istediğini belirterek, istediği kısımlara göre 500.000 TL'yi kalem kalem bölmesi için" süre verilmiştir davacı vekili 28/11/2024 tarihli dilekçesinde ,davalının sözleşmenin 24.maddesindeki rekabet etmeme yasağını ihlal ettiğini, 200.000USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ancak şimdilik 200.000,00TL talep ettiklerini, yine davalının sözleşmenin 9.maddesini ihlal ettiğini, bu maddeye göre 200.000,00TL cezai şart ödemekle yükümlü olduklarını ancak şimdilik 300.000,00TL talep ettiklerini açıklamıştır.
Mahkememizin 22/11/2024 tarihli duruşmasında alınan 2 nolu ara kararı ile ;
"Dosyanın tekrar aynı bilirkişi heyetine 2018 tarihli sözleşmenin 9 uncu maddesinde iki ayrı durum için cezai şart düzenlemesinin yapıldığı yine 24 üncü maddesinde de cezai şart ile ilgili madde bulunduğu görülmekle bu maddelerdeki cezai şart durumları tek tek değerlendirilerek dosya kapsamına göre davacı tarafın bu maddelerdeki cezai şart kapsamında talepte bulunmaya haklı olup olmadığı hususunun sözleşme maddeleri ve dosya kapsamına göre tek tek irdelenmesinin ayrıca davacının kar kaybı talebi nedeniyle, davacının aynı bölgede benzer mahiyette yeni bir sözleşme yapması için gereken makul sürenin bilirkişiler tarafından tespit edilerek, belirlenen makul süre için davacının yapmaktan kurtulduğu giderlerde düşülerek kar kaybı hesabının yapılması " istenilmiştir.
Bilirkişiler tarafından sunulan 15/04/2025 tarihli raporda ; "11.11.2019 tarihli tutanak dışında dava dilekçesi ekinde tutanaklarda son kullanma tarihi geçen ürün kullanımına dair başkaca bir tespit bulunmadığından 2018 tarihli sözleşmenin 9.maddesinde birinci duruma göre davacı tarafça bu fiilin ikinci kez 11.11.2019 tarihli tutanak dışında tekraren tespitinin ispatı halinde 200.000 USD cezai şartın davalı tarafça franchise alan sıfatı ile davacıya ödenmesi gerektiği, 13.09.2019- 24.10.2019- 11.11.2019- 09.08.2019-08.01.2021 -27.01.2021- 28.01.2021- 12.02.2021 tarihli dava dilekçesi ekindeki tutanaklardan eksik gramaj ve hijyen kurallarına uyulmadığı açıkça görülmekte olup 2018 tarihli sözleşmenin 9.maddesinde ikinci duruma göre Franchise alan tarafından Franchise verene 200.000 USD tutarında cezai şart ödenmesi gerektiği,
Dava dilekçesi ve eklerinde de görüleceği üzere Davalının işyerinde “... ...” tabelası altında faaliyet gösterdiğine ilişkin taraflar arasındaki Sözleşmenin feshedildiği tarih sonrasındaki tarihlerde davalı tarafından düzenlenmiş perakende satış fişlerinin görselleriyle işyerinin dış kısmından çekilmiş video kaydının bulunduğu bir flash disk görülebilmektedir.
Dolayısıyla sözleşmenin 24.maddesine göre 200.000 USD cezai şartın davalı tarafça franchise alan sıfatı ile davacıya ödenmesi gerektiği,
Ek raporda belirtildiği üzere makul sürenin ne kadarlık süreye tekabül ettiğinin sektörel olarak bazda bilinmesi gerektiği, davalının faaliyette bulunmuş olduğu çevrede davacının sonradan (ne kadar bir süre sonra) başka bir şube açıp açmadığı/ franchise verip vermediğinin de bilinmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Dosyada davalının faaliyette bulunmuş olduğu çevrede davacının sonradan (ne kadar bir süre sonra) başka bir şube açıp açmadığı/ franchise verip vermediğine ilişkin bilgi yada belge bulunmamaktadır. Bu nedenle makul sürenin tespitinin heyetteki bilirkişilerin uzmanlıkları olmadığı ancak sayın mahkemenizce kabul görmesi halinde bir yıl için yapılan hesaplamada; Ek raporda tespit edildiği üzere yıllık ciro 365 gün ise 207.760,30 TL olup, davacı davalı ile faaliyetine devam etseydi katlanması gereken zorunlu giderlerini de brüt karından düşmesi gerekecekti dolayısıyla alternatif olarak aşağıda faaliyet karı üzerinden de hesaplamada kar kaybı bir yıl için 1.717,68 TL olarak hesaplandığı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Davacı vekilince bilirkişi ikinci ek raporuna karşı itiraz dilekçesi verildiği, bilirkişilerin kendi raporları arasında çelişki bulunduğunu ayrıca müspet zararın hesaplanmasında makul süreninde hesaplanmadığını bildirerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını istemiştir.
Mahkememizin 19/06/2025 tarihli duruşmasında ;
"1-Sözleşme adresi, ... olup, davacı tarafın sözleşmenin feshi tarihi olan 12/03/2021 tarihinden sonra bu adres civarında ya da yakın mevkide başka bir şirkete aynı hususta franchise yetkisi verip vermedikleri konusunda beyanda bulunması, verilmiş ise hangi tarihte sözleşme kurulduğunun bildirilmesi ayrıca fesihten önce ve fesihten sonra bu mahallede kaç kişi ya da şirket ile aynı hususta franchise sözleşmesi imzalandığının açıklanarak sözleşme tarihleri ve mevkilerinin liste halinde dosyaya sunulması için davacı vekiline 2 hafta süre verilmesine,
2-İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2021/467 Esas 2024/641 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere cezai şartın fahiş olup olmadığının, cezai şartın kabul edildiği tarihteki iktisadi duruma görü değerlendirilmesi gerektiğinden, sözleşmenini imzalandığı 2018 yılına ait ticari defter ve belgelerinin tamamını ve 30/08/2018 tarihi itibariyle hazırlanacak bilançoyu mahkememiz kalemine sunması için davalı vekiline 3 hafta kesin süre verilmesine, sürenin kesin olduğunun yerine getirilmediği taktirde, taktiri mahkemeye ait olmak üzere davacının istediği cezai şartın fahiş olmadığı, davalının ekonomik mahvına neden olmadığının kabul edileceği hususunun davalı vekiline ihtarına (ihtar edildi)
3-1 ve 2 nolu ara kararlı yerine getirildiğinde dosyanın daha önceki bilirkişiler dışında bir mali müşavir, bir sektör uzmanı bilirkişiye teslim edilerek, bir sureti dosya içine bırakılacak olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/10818 esas 2011/10273 Karar nolu ilamı ve İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2021/467 Esas 2024/641 Karar nolu ilamları dikkate alınarak, davacı tarafın sözleşmeyi fesihten sonra sözleşmenin adresinin bulunduğu yer veya yakınında aynı mahiyette başka bir sözleşmeyi ne kadarlık süre içerisinde kurabileceğinin tespit edilerek, bulunacak süreye göre, varsa davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu gider ve masrafları da düşülerek kar kaybı hesaplanmasının ayrıca davalı tarafça dosyaya sunulan bir kısım ticari defter ve belgeler ile sunulacak 2018 yılına ait ticari defter ve belgeler irdelenerek sözleşme tarihi itibariyle davacı tarafından istenen cezai şart bedelinin fahiş olup olmadığı, davalının ekonomik mahvına sebebiyle verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi hususunda gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, " şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekilince dosyaya sunulan 11/07/2025 tarihli dilekçe incelendiğinde, davalı ile olan sözleşme fesih edildikten sonra davalının faaliyet gösterdiği adreste yada yakın mevkiide başka bir şirket veya kişi ile franchais sözleşmesi yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
En son alınan 04/11/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde ;
"Sektör Uzmanı İnceleme ve Değerlendirme
Dosya muhteviyatından sözleşmenin fesih tarihinin 12.03.2021 tarihli olduğu, Davacı tarafça Davalının şube adresinde veya yakın çevresinde, sözleşmenin fesih tarihinden sonra, müvekkili şirket tarafından herhangi bir kişi ya da şirkete benzer nitelikte franchise yetki verilmemiş olunduğu.
Sözleşmenin feshinden önce de, aynı mahallede, davalı şirket veya başka bir şahıs dışında herhangi bir kişi veya şirket ile franchise sözleşmesi akdedilmemiş olunduğunu beyan etmişlerdir.
Dosya muhteviyatından fesih sonrası kalan 16 yıl 9 ay süre olduğu, Davacıya ait olduğu tespit edilen https://.../subelerimiz sayfasında davacının İstanbul İl sınırlarında birçok şubesinin bulunduğu, Bunun dışından ... ilinde de şubeleri: Bunların dışında ... ve ... da şubesinin bulunduğu davacının İstanbul ilinde bulunduğu,
Davacı yanın, franchise sözleşmesinin feshedilmesinden önce ve sonra, sözleşme konusu işyet adresi olan ... bölgesinde yeni bir şube şube açmadığı tespit edilmiştir.
Sözleşmenin konusu olan işyerinin, İstanbul il sınırları içerisinde yoğun nüfusa sahip bir bölgede bulunduğu, davacı markanın şube sayısı ve şubeleşme hızı dikkate alındığında, franchise sözleşmesi yapılarak yeni bir işletme açılması için sektörde makul kabul edilen sürenin 3 ay, en fazla ise 6 ay olduğu değerlendirilmektedir.
Sektör uygulamalarında bu sürenin belirlenmesinin temel nedeni; söz konusu işletmelerin metrekare olarak büyük olmaması ve önemli bir altyapı ya da inşaat gerektirmeksizin faaliyet gösterebilecek nitelikte olmasıdır. Dolayısıyla, franchise veren bakımından, 3 ila 6 ay içerisinde aynı bölgede yeni bir işletme açılmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir.
Franchise Sözleşmesi Özelinde Kurtarılan Masraf Kalemler
Franchise sözleşmesinin sektörel pratiğinde, sözleşme sona erdiğinde franchise verenin genellikle yapmaktan kurtulduğu giderler şunlardır:
a) Denetim ve Kalite Kontrol Maliyetleri
Franchise verenin şube denetimi için saha ekibi gönderme, gıda güvenliği denetimleri, standart kontrolü, gizli müşteri gibi süreçlerinin maliyetleri.
b) Eğitim ve Süreç Yönetimi Masrafları
Yeni franchise alanlara verilen ilk eğitimler, dönemsel tekrar eğitimleri, menü revizyonları vb.
c) Marka Destek ve Pazarlama Yükümlülükleri
Franchise alan şubeye verilen ulusal veya bölgesel reklam desteği maliyetlerinin şubeye isabet eden kısmı.
d) Operasyonel ve Teknik Destek Masrafları
Saha yöneticisi, teknik servis, sistem kurulumu, iş geliştirme gibi desteklerin getirdiği maliyetler.
e) Merkezi Ürün/Hammadde Lojistik Desteği
Bazı franchise modellerinde franchisor, belirli hammadde/ürünleri merkezden tedarik eder.
Bu durumda depolama ve lojistik desteği için de masraf yapar.
Franchise veren tarafından sözleşme yürürlükte kalsaydı yapılması zorunlu olacak olan denetim, eğitim, pazarlama, lojistik ve operasyonel destek gibi kalemler franchise sisteminde sektörel olarak katlanılması gereken giderlerdir. Ancak, davalı şirkete ilişkin somut olarak hangi kalemlerde ve hangi tutarda yıllık gider ve masraf yapıldığına dair dosya kapsamında belge ve bilgi bulunmadığından, sözleşmenin feshinden sonra franchise verenin bu tür zorunlu maliyetlerden kurtulduğu kabul edilmekle birlikte, bu giderlerin parasal karşılığının hesaplanması olmamıştır. Bu nedenle kar kaybı hesabında brüt kar üzerinden kaçınılan giderlerin düşülmesi yöntemi teorik olarak kabul edilmekle beraber, somut dosya kapsamında mahsup edilebilecek gider tutarları tespit edilememiştir.
Mali İnceleme ve Değerlendirme; a.) Mahkemenin bilirkişi görevlendirme kararında
(Mali inceleme açısından ) “ ...bir sureti dosya içine bırakılacak olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/10818 E. , 2011/10273 K. nolu ilamı ve İstanbul BAM 45. HD'nin 2021/ 467 E. / 2024/641 K. nolu ilamları dikkate alınarak, davacı tarafın sözleşmeyi feshettikten sonra sözleşmenin adresinin bulunduğu yer veya yakınında aynı mahiyette başka bir sözleşmeyi ne kadarlık süre içinde kurulabileceğinin tespit edilerek, bulunacak süreye göre, varsa davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu gider ve masrafları da düşülerek kar kaybı hesaplanmasının,
Ayrıca; davalı tarafça dosyaya sunulan bir kısım ticari defter ve belgeler ile sunulacak 2018 yılına ait ticari defter ve belgeler irdelenerek, sözleşme tarihi itibariyle davacı tarafından istenen cezai şart bedelinin fahiş olup olmadığı, davalının ekonomik mahfına sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi hususunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi istenmiştir.
b.) Kar Kaybı ile ilgili inceleme ve değerlendirme: Sayın Mahkemeye hitaben düzenlenen
13.10.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda “ 16 yıl 9 ay için ortalama faaliyet karı üzerinden hesaplama yapıldığında kar kaybının yıllık ortalama 196.278,37 TL olarak hesaplandığı (3.477.850,43 x % 5.64 ) “ sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Faaliyet karı, işletmelerin brüt satış karı ya da zararı ile faaliyet giderleri arasındaki farktır; yani şirketin esas çalışmaları altındaki net kar ve zararı gösterir.
Kısacası faaliyet karı, işletmenin yalnızca alanındaki faaliyetleriyle ilgili elde ettiği kar miktarıdır.
Faaliyet karını, “işletmenin gerçek anlamda yarattığı nakit” olarak da tanımlayabiliriz. Faaliyet karı bir işletmenin esas faaliyetlerinden elde ettiği kar tutarı olup, kar kaybının hesaplanmasında faaliyet karının esas alınması gerektiği kanaati edinilmiştir.
Bilirkişiler tarafından faaliyet karının yıllık ortalaması 196.278,37 TL olarak bulunduğundan ve teknik bilirkişi tarafından franchise sözleşmesi yapılarak yeni bir işletme açılması için sektörde makul kabul edilen sürenin 3 ay, en fazla ise 6 ay olduğu kanaatine varıldığından, 3 aylık süreye göre davacının ( 196.278,37 / 4 ) = 49.069,37 TL tutarındaki kardan mahrum kaldığı, 6 aylık süreye göre davacının (196.278,37 / 2 ) = 98.278,37 TL tutarında kardan mahrum kaldığı söylenebilecek olup, 3 aylık sürenin mi, yoksa 6 aylık sürenin mi hükme esas alınacağı konusunda takdir, hukuki yorum mahkemenindir.
Mahkemenin bilirkişi görevlendirme kararında “ ...bulunacak süreye göre, varsa davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu gider ve masrafları da düşülerek kar kaybı hesaplanmasının istenmesine “ karar verilmiştir. Dosya kapsamında davacı şirketin Franchise sözleşmesinden kaynaklı olarak, davalı şirket ile ilgili ne tutarda yıllık gider ve masraf yaptı; ile ilgili belge ve bilgi bulunmadığından, bu konuda değerlendirme yapılamamış olup, bu konuda takdir, hukuki yorum mahkemeye aittir.
c) Cezai Şart ile ilgili İnceleme ve Değerlendirme : Davacı şirket vekilinin mahkemeye hitaben düzenlediği 05/05/2025 tarihli dilekçesi özetle ; İlk davada cezai şart 200.000,00 USD talep edilebilecekken, şimdilik fazlaya dair hakları saklı tutularak 500.000,00 TL talep edildiği, cezai şartın miktarı bakımından değerlendirildiğinde, bu davada davalıdan talep edilen cezai şart miktarının, sözleşme hükümlerine göre talep edilebilecek olan tutarın çok altında telep edildiği “ beyanında bulunmuştur.
Davalı ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.Şti.'nin dosyaya sunduğu mali verileri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme: Davacı tarafın dava dilekçesinde “ Taraflar arasında 04.12.2017 tarihli Franchise sözleşmesinin akdedildiği, sonradan 30.08.2018 tarihli 2. Franchise sözleşmesinin akdedildiği ve ilk sözleşmenin sona erdiği “ beyanı bulunduğundan, yapılan hesaplamada davalı şirketin dosyaya sunduğu 2018 yılına ait Kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde inceleme yapılarak değerlendirme yapılmıştır.Sayın Mahkeme tarafından davalı şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin sunulması istenmiş ise de, dosya kapsamında sunulmadığı görüldüğünden, bu konuda takdir, hukuki yorum ve nihai karar mahkemenindir.
Her ne kadar sözleşme tarihi 30.08.2018 tarihi olmasına rağmen, dosyada 30.08.2018 tarihine ait bilanço ve gelir tablosu bulunmadığından, cezai şartın davalı şirketin mahfina sebep olup olmayacağı ile ilgili değerlendirme 31.12.2018 tarihi itibariyle yapılmış olup, davalı şirketin 31.12.2018 tarihli özet bilançosu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir, raporda gösterilen tabloya göre ,şirketin mevcut alacaklar toplamının 355.824,59TL , borçlar toplamının 391.420,73TL olup öz varlığının -(eksi)35.596,14TL olduğunu, Ayrıca davalı şirketin Kurumlar vergisi beyannamelerine göre 2019 yılındaki öz varlığının 11.865,76 TL, 2020 yılındaki öz varlığının -(eksi) 8.860,67 TL olduğu görülmüş olup, 2021 ve 2022 yıllarında aktif ve pasifinde ve gelir tablosunda her hangi bir rakam bulunmadığı, başka bir ifade ile satışlarının da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda davalının muhtemel olarak ödeyeceği 200.000,00 USD ve / veya 500.000,00 TL tutarındaki cezai şartın davalı şirketin mahfına sebep olacağı kanaati edinilmiş olup, bu konuda takdir, hukuki yorum ve nihai karar Mahkemenindir." denilerek raporun sonuç kısmında ise ; "1.) Kar Kaybı açısından: Bilirkişiler tarafından faaliyet karının yıllık ortalaması 196.278,37 TL olarak bulunduğundan ve teknik bilirkişi tarafından franchise sözleşmesi yapılarak yeni bir işletme açılması için sektörde makul kabul edilen sürenin 3 ay, en fazla ise 6 ay olduğu kanaatine varıldığından, 3 aylık süreye göre davacının ( 196.278,37 / 4 ) = 49.069,37 TL tutarındaki kardan mahrum kaldığı,
6 aylık süreye göre davacının ( 196.278,37 / 2 ) = 98.278,37 TL tutarında kardan mahrum kaldığı söylenebilecek olup, 3 aylık sürenin mi, yoksa 6 aylık sürenin mi hükme esas alınacağı konusunda takdir, hukuki yorum ve nihai kararın Mahkemeye ait olduğu,
Mahkemenin bilirkişi görevlendirme kararında “ ...bulunacak süreye göre, varsa davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu gider ve masrafları da düşülerek kar kaybı hesaplamasının istenmesine “ karar verilmiştir.Dosya kapsamında davacı şirketin Franchise sözleşmesinden kaynaklı olarak, davalı şirket ile ilgili ne tutarda yıllık gider ve masraf yaptığı ile ilgili belge ve bilgi bulunmadığından, bu konuda değerlendirme yapılamamış olup, bu konuda takdir, hukuki yorum ve nihai kararın Mahkemeye ait olduğu,
2.) Cezai şart açısından: Davalı şirketin alacakları ile borçlarını karşılayamadığı, 31/12/2018 tarihi itibari ile öz kaynağının -35.824,59 TL olduğunun görüldüğü. Ayrıca davalı şirketin kurumlar vergisi beyannamelerine göre 2019 yılındaki öz varlığının -11.865,76 TL, 2020 yılındaki öz varlığının - 8.860,67 TL olduğu görülmüş olup, 2021 ve 2022 yıllarında aktif ve pasifinde ve gelir tablosunda her hangi bir rakam bulunmadığı, başka bir ifade ile satışlarının da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda davalının muhtemel olarak ödeyeceği 200.000,00 USD ve / veya 500.000,00 TL tutarındaki cezai şartın davalı şirketin mahfına sebep olacağı kanaati edinilmiş olup, bu konuda takdir, hukuki yorum ve nihai kararın Mahkemeye ait olduğu," yönünden görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
ISLAH : Davacı vekilince dosyaya sunulan 03/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi incelendiğinde, kar kaybı - müspet zarar kapsamında daha önce 1.000,00TL olarak belirledikleri dava değerini artırarak , bilirkişi tarafından tespit edilen 3 aylık kar kaybı süresi esas alınarak toplamda 49.069,37TL'ye çıkardığını, dilekçenin devamında da müvekkili şirketin aslında çok fazla talep edebileceği cezai şart miktarı bulunmaktayken 500.000,00TL talep edildiğini, indirim yapılmadan taleplerinin tamamına kabulüne karar verilmesini istediği görülmüştür.
Toplanan tüm deliller alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında önce 04/12/2017 daha sonra da 30/08/2018 tarihinde imzalanan frenchise sözleşmesi olduğu, davacı tarafından tutulan tutanaklar, dosyaya sunulan görseller, dış çekin video kaydı, fiş , fatura ve sipariş kayıtları dikkate alındığında, davalının hijyen , genel temizlik , gramaj miktarı gibi hususlarda sözleşmeye aykırı davrandığı yine sözleşmenin 24.maddesinde düzenlenen rekabet hükümlerine de aykırı davranıldığı, fesihten sonra davalının davacı ekipmanlarını kullanarak "... ..." olarak faaliyete devam ettiği, halbuki sözleşmeye göre davalının 2 yıl boyunca aynı muhitte benzer faaliyetlerde bulanamayacağı yönünde hüküm bulunduğu, davalının bu madde hükmüne de aykırı davrandığı, mahkememizce istenilmesine rağmen şube denetim defterinin mahkemeye sunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği kanaatine varılmıştır.
Davacının taleplerinden ilki, kar kaybı tazminatı talebine ilişkin olup, yerleşik Yargıtay ve İstinaf kararlarında da belirtildiği üzere, kar kaybı talebinin sözleşmenin kalan kısmının tamamı dikkate alınarak istenemeyeceği, bu istemlerde , aynı bölgede aynı nitelikte sözleşmenin kurulabilmesi için makul sürenin ne olduğunun tespit edilebilmesi ve bu süre için kar kaybı miktarının belirlenmesi, bu sürede hesaplama yapılırken de, davacının yapmaktan kurtulduğu masraf ve giderlerinde düşülmesi gerekmektedir. Davacı tarafın , sözleşmenin feshinden sonra aynı bölgede ve yakın muhitte aynı mahiyette frenchise sözleşmesi imzalayıp imzalamadığı araştırılmış ve sözleşme yapılmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişiler tarafından makul süre olarak 3 ay ve 6 ay belirleyerek bu hususu mahkemenin takdirine bırakmışlardır. Yine bilirkişiler tarafından kar kaybı hesaplanırken , taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı 04/12/2017 tarihinden fesih tarihine kadar geçen süre içerisindeki faaliyet ve karlar dikkate alınarak , bu husustaki taraflara ait ticari defter ve belgelerde incelenerek, davacının %5,64 oranında faaliyet karı elde ettiği de dikkate alınarak, davacının yıllık ortalama kar kaybının 196.278,37TL olarak hesaplandığı, faaliyet karının satılan malın maliyeti dışında şirketin faaliyetini devam ettirmesi için zorunlu faaliyet giderlerinin , brüt kardan düşülmesi sureti ile başka bir ifade ile faaliyet karının , işletmelerin brüt satış karı yada zararı ile faaliyet giderleri arasındaki fark , şirketin esas çalışmaları altındaki net kar ve zararı gösterdiğinden tekrardan yapmaktan kurtulunan giderlerin düşülmesine gerek kalmadığı, buna göre 3 ay yönünden değerlendirme yapıldığında kar kaybının 49.069,37TL , 6 aylık sürenin dikkate alınmasında ise 98.278,37TL olarak hesaplandığı, bilirkişiler tarafından yapılan bu değerlendirmenin gerekçeli ve denetime el verişli olduğu, davacı tarafından da en düşük zaman dilimi olan , 3 aylık süreye göre ıslah yapıldığı dikkate alınarak , davacı tarafın kar kaybı talebinin kabulü ile ; 49.069,37TL'nin (bu miktarın 1.000,00TL'sine dava tarihinden kalan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte) davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafın bir diğer talebi, dava dilekçesi dikkate alındığında, sözleşmenin 9.maddesi ve 24.maddesine dayalı talep edilen cezai şart istemine ilişkin olduğu görülmektedir. Davalı tarafın , yukarıda da belirtildiği üzere, genel temizlik, hijyen , gramaj ile rekabet yasağını ihlal ettiği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 9.maddesinde kalmış ürünün ertesi gün kullanılması halinde 200.000USD cezai şart, yine aynı maddenin devamında gramaj kurallarına ve hijyen kurallarına aykırı davranılması halinde ilk ihlal için ayrı ayrı 10.000USD , 4.ihlalde ise 200.000USD cezai şart düzenlemesi bulunduğu, sözleşmenin 24.maddesinde de rekabet yasağına aykırı davranılması halinde de 200.000USD cezai şart ödeneceği ile ilgili hüküm bulunduğu, davacı tarafın bu iki madde yönünden toplamda 500.000,00TL cezai şart talep ettiği görülmüştür. Bir sureti dosya içerisine bırakılan İstanbul BAM 45 HD'nin 2021/467 esas 2024/641 karar sayılı ilamı ile , yine cezai şart konusunda yerleşik Yargıtay içtihatları ve istinaf kararları doğrultusunda değerlendirme yapıldığında, davalı taraf bir kısım ticari defter ve belgelerini ve 30/12/2018 tarihi itibari ile bilançosunu sunmuş, ayrıca 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait vergi beyannameleri alınarak dosyaya bırakılmıştır. Her ne kadar sözleşme tarihi olan 30/08/2018 tarihi itibari ile bilanço sunulmamış ise bu yılın sonuna ait olan 30/12/2018 tarihli bilanço ile 2018-2019 yıllarına ait vergi beyannameleri birlikte değerlendirildiğinde şirketin öz sermayesinin -35.596,14TL olduğu, 2019 yılındaki öz varlığının -11.865,76TL , 2020 yılında ki öz varlığının -8.861,67TL olduğu, 2021 ve 2022 yıllarında aktif ve pasifinde ve gelir tablosunda herhangi bir rakam başka bir ifade ile satışlarının da bulunmadığı tespit edilerek 500.000,00TL cezai şartın davalı şirketin ekonomik mahfına neden olacağı bilirkişiler tarafından tespit edildiğinden, İstanbul BAM 45 HD'nin 2021/467esas 2024/461 karar sayılı ilamına göre, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle kusurlu olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri, davalı tarafın ekonomik durumu, davacı tarafın daha fazla cezai şart isteyebilecek iken 500.000,00TL cezai şart istediği hususları birlikte değerledirdiğinde, cezai şartta mahkememizce 1/2 oranında indirim yapılarak 250.000,00TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş yine yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alınarak cezai şart miktarında mahkememizce takdiri indirim yapıldığından , cezai şart miktarının red edilen kısmı yönünden davacı aleyhine - davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının kar kaybı talebinin kabulü ile, 49.069,37 TL'nin (bu miktarın 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 03/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek) değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan şirketten alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının cezai şart talebinin kısmen kabulü ile, 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin cezai şart talebinin reddine,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden 47.851,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 67,80TL ilk masraf, 37.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.983,25TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 39.551,05TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan 9.393,83TL peşin karar ve ilam harcının , davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine,
8-Zorunlu arabulucuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irad kaydına,
9-Bu dava sebebiyle 20.429,42TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başlangıçta 8.555,83TL + ıslah ile 838,00TL =) 9.393,83TL'nin mahsubu ile kalan 11.035,59TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.29/12/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
¸
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır