T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/649 Esas
KARAR NO : 2025/178
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/10/2021
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 09/06/2020 günü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin malul-sakat kaldığını, ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, dava değerini arttırmak ve diğer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00TL bakıcı gideri tazminatı ve 9.800,00TL daimi iş görmezlik tazminatı olmak üzere 10.000,00TL maddi tazminatın davalılardan kusur oranlarında tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Hem kaza sonrası alınan raporlardan, hem de başvuranın bedeni hasarının niteliğinden dolayı mezkur kaza ile başvuranın bedeni hasarı arasında illiyet bağı olmadığından başvuranın başvuru talebinin reddedilmesini, dava konusu kazadaki kusurların incelenerek, müterafik kusurun olup olmadığı hususu tespit edilmesi gerektiğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle beraber, SGK’nın herhangi bir surette davacıya ödemede bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, Geçici İş Göremezlik talepleri bakımından bakımından sorumluluklarının olmadığını, bu talepler SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, çalışma gücünün kısmen kaybı niteliğinde olan ve sürekli sakatlık durumu ortaya çıkana kadar yapılan geçici işgöremezlik talepleri , sağlık giderleri teminatı kapsamında olarak tanımlanmış ve bu doğrultuda anılan giderlerin davacı Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, talep sahibinin geçici iş göremezlik zararının oluştuğu iddiasıyla geçici bakıcı gideri talepli olarak ikame ettiği iş bu başvuruya ilişkin olarak sürekli sakatlık oranının yüzde 70’in üzerinde belirlenmediği açık olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın işveren mali mesuliyet sigortası kapsamında karşılanması gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınmasını gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılmasını, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu esas alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatı poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde SGK tarafından davacıya ödenen tutarlar zarardan indirilmesini, ödeme yapılmamışsa ileride ödenebilcek olan peşin sermaye değeri hesaplanacak olan tazminattan tenzil edilmesini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumluluğumuz doğacak ise, müterafik kusur araştırması yapılmasını ve hesaplanacak tutardan müterafik kusur indirimi yapılmasını, kanunda belirtilen evraklarla ve usulüne uygun başvuru yapılmadığı için davanın usulden reddini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacı vekili tarafından sunulan 29/12/2021 havale tarihli beyanında davalı ..sigorta A.Ş. yönünden davadan feragat edildiğini, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin 07/01/2022 havale tarihli beyan dilekçesinde ise davacı taraf ile sulh olmaları nedeniyle karşılıklı olarak ibralaştıklarını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin taleplerinin olmadığını beyan ettiği, akabinde davacı vekilinin ibraz etmiş olduğu 17/01/2025 havale tarihli beyan dilekçesinde davalı .. A.Ş. Yönünden de davadan feragat edildiğini, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, davalı ... A.Ş. vekilinin 21/01/2025 havale tarihli dilekçesinde ise davacının huzurdaki davadan feragat etmesi nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Netice itibari ile davacı vekilinin tüm davalılar yönünden feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş olduğu, taraf vekillerince vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının beyan edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi ile 6100 Sayılı HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak hesaplama yapılmış ve davalılar vekillerinin davacıdan herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti talepleri olmadığına yönelik beyanları göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 410,27-TL red karar harcından başlangıçta peşin olarak alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 350,97-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine,
5-Tarafların vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00TL'nin HMK m.312 hükmü uyarınca davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.