T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/763 Esas
KARAR NO :2025/474
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/12/2018
KARAR TARİHİ:09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine 03/09/2018 tarihli faturaya istinaden .... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girişilmiş ise de; yapılan tebligatın usulsüz olması neticesinde .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden dava açılmış olduğunu, takibe dayanak 27/07/2018 tarihli fuar Katılım Sözleşmesine istinaden düzenlenen 03/09/2018 tarihli fatura üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını bu sebeple müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; müvekkili şirketin .... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, davalının %20'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın İstanbul Mahkemelerince çözüme kavuşturulması gerektiğini ve bu sebeple ... Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu beyanla, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... 18/02/2021 tarihli ilamı üzerine yetkisizlik üzerine mahkememize gönderilmiş olup, yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.
Mahkememiz dosyasının 06/03/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 31/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" “... Organizasyon” ile “... Tekstil” arasında düzenlenmiş 27.07.2018 tarihli sözleşme aslı ve rezervasyon formu fotokopisi değerlendirildiğinde;
İnceleme konusu 27.07.2018 tarihli sözleşme aslı ve rezervasyon formu fotokopisi belgelerdeki “... Tekstil” antetli şirket yetkilisine atfen atılmış imzaların ... ve ...'a ait mevcut karşılaştırma belgelerindeki imza örneklerine kıyasla aralarında saptanan farklılıklara nazaran; ... ve ...'un eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
Mahkememiz dosyasının 17/07/2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda detaylıca belirttiğim incelemeler, tespitler ve hesaplamalar sonucunda, dava dosyasına konu olan somut olayda ve davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği yasal defterde tespit edilen durumların yukarıda belirtilen gibi olduğu, bu belirtilen durumlara göre,
Davacının dava dosyasına 2018 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu 2018 yılı yevmiye, envanter ve kebir defterlerinin noter açılış tasdikini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2018 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı,
Dava dosyasında davacı olan ...Limited Şirketi tarafından dava dosyasına yerinde ibraz edilen yukarıda noter açılış ve noter kapanış tasdik bilgileri verilen 2018 yılı yasal defterlerin tarafımca incelenmesi sonucu, dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan davalının davacı adına düzenlediği belirtilen 03.09.2018 tarihli 48.606,24 TL tutarlı faturanın davacının incelenen 2018 yılı yasal defterlerine kayıtlı olmadığı gibi davacının incelenen 2018 yılı yasal defterlerinde davalıyla ilgili herhangi bir yasal defter ticari münasebet kaydının da olmadığı,
Bunun yanında dava dosyasının içerisinde bulunan davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği 2018 yılı BA bildirim formlarında, davacının davalıdan herhangi bir alışının olmadığı, ancak davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği 2018 yılı BS bildirim formlarında davalının davacıya | adet belge karşılığı KDV hat tutarında satış yaptığını bildirdiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkin olup uyuşmazlık sözleşmedeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığı davalı tarafça hizmet verilip verilmediği, davacının sözleşme ve faturadan dolayı borçlu olup olmadığı noktalarındadır.
Davacı dava dilekçesinde; her ne kadar davalı tarafça icra dosyasında mevcut 27.07.2018 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesine dayanılarak 03.09.2018 tarihli fatura düzenlemiş ise de ekte sunmuş olduğumuz müvekkil şirket yetkililerine ait imza sirkülerinden anlaşılacağı üzere söz konusu sözleşmedeki imzanın davacı şirkete ait olmadığını,davacı şirket böyle bir sözleşme imzalamadığı gibi böyle bir hizmet de almamış olduğunu, davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın İstanbul Mahkemelerince çözüme kavuşturulması gerektiğini ve bu sebeple ... Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu beyanla, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası celbedilmiş, davcacı şirketi temsile yetkili kişilerin imza örnekleri toplanmış, bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Mahkememizce alınan 31/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; "... Organizasyon” ile “... Tekstil” arasında düzenlenmiş 27.07.2018 tarihli sözleşme aslı ve rezervasyon formu fotokopisi değerlendirildiğinde; İnceleme konusu 27.07.2018 tarihli sözleşme aslı ve rezervasyon formu fotokopisi belgelerdeki “... Tekstil” antetli şirket yetkilisine atfen atılmış imzaların ... ve ...’a ait mevcut karşılaştırma belgelerindeki imza örneklerine kıyasla aralarında saptanan farklılıklara nazaran; ... ve ...’un eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için süre verilmiş akabinde; dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine (defterlerin yargı çevremiz dışında olması halinde mahal mahkemesine talimat yazılmasına); bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş ve talimat yolu ile alınana 04/11/2024 tarihli rapor ile " Davacının dava dosyasına 2018 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu 2018 yılı yevmiye, envanter ve kebir defterlerinin noter açılış tasdikini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2018 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı,
Dava dosyasında davacı olan ...Limited Şirketi tarafından dava dosyasına yerinde ibraz edilen yukarıda noter açılış ve noter kapanış tasdik bilgileri verilen 2018 yılı yasal defterlerin tarafımca incelenmesi sonucu, dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan davalının davacı adına düzenlediği belirtilen 03.09.2018 tarihli 48.606,24 TL tutarlı faturanın davacının incelenen 2018 yılı yasal defterlerine kayıtlı olmadığı gibi davacının incelenen 2018 yılı yasal defterlerinde davalıyla ilgili herhangi bir yasal defter ticari münasebet kaydının da olmadığı,
Bunun yanında dava dosyasının içerisinde bulunan davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği 2018 yılı BA bildirim formlarında, davacının davalıdan herhangi bir alışının olmadığı, ancak davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği 2018 yılı BS bildirim formlarında davalının davacıya 1 adet belge karşılığı KDV hariç 53.083,00 TL tutarında satış yaptığını bildirdiği, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 18/12/2020 tarihinde dosyaya sunulan beyan dilekçesi ekinde yer alan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin ... ve 04/11/2020 tarihli kararı içeriğinden; davaya konu icra takibinin dava konusu yapıldığı, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...esas ... sayılı ve 10/09/2019 tarihli kararıyla şikayetin kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı takip dosyasında ödeme emri tebliğ işleminin iptaline şeklinde karar verildiği, verilen kararın istinaf mahkemesince incelenerek istinaf isteminin esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
02/01/2025 tarihli icra müdürlüğü yazı cevabı ile; davacının talebine konu .... İcra Müdürlüğü nün 2018/... E. Sayılı dosyasında icra hukuk mahkemesince verilen karardan sonra yeniden ödeme emrinin hazırlanmadığının bildirildiği görülmüş, mahkememiz 9 no.lu celsesinde davacı vekiline talebinin icra dosyanına ilişkin mi yoksa icraya konu faturaya ilişkin mi olduğu hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan 30/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile " -Dava dilekçemizin gerek Konu gerekse Sonuç kısmında da ifade ettiğimiz üzere; İş bu davanın konusu, davalı tarafça, davacı müvekkil hakkında haksız ve dayanaksız bir şekilde .... İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılmış olan takip nedeniyle müvekkil şirketin gerek sözleşmeden gerekse faturadan dolayı yani davacı müvekkilin kül halinde borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır." şeklinde beyanda bulunlduğu görülmüştür. Dava dilekçesi içeriğinden ve beyan dilekçesinden davacının yalnızca icra takibi nedeniyle değil aynı zamanda gerek sözleşmeden gerekse faturadan dolayı yani davacının kül halinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isteminde bulunduğu anlaşıldığından, icra hukuk mahkemesi kararından sonra tebliğe çıkarılmış bir ödeme emri bulunmadığı bildirilmiş ise de huzurdaki davanın konusuz kalmadığı, davacının takibe dayanak belgeler nedeniyle de borçlu olmadığının tespitini istediği anlaşıldığından yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; .... İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılmış olan takip nedeniyle davacı şirketin gerek sözleşmeden gerekse faturadan dolayı yani davacının kül halinde borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak huzurdaki davayı açtığı, ilgili takibe bakıldığında borcun sebebi olarak 03/09/2018 tarihli 48.606,34-TL tutarlı fatura olarak yazıldığı, bu fatura suretinin fiziki icra dosyası içinde görülemediği, davalı vekili tarafından mahkememiz 8 no.lu Celsesinde " Celse arasında sunduğum ara karardan rücu talebindeki beyanlarımı tekrar ederim, zaten davacı taraf fuara katılmadığı için müvekkil bir fatura kesememiştir, bizim burada yetkisiz temsille ilgili itirazımız vardır, bu husus değerlendirilmelidir, bu nedenle defter incelemenmesine de gerek yoktur " şeklinde beyanda bulunduğu, bu hali ile her ne kadar takipte fatura borcun sebebi olarak yazılmış ise de davalı tarafça fatura düzenlenmediğinin beyan edildiği, davalının fatura ilişkisi iddiasına dayanak olarak 27.07.2018 tarihli sözleşme ve rezervasyon formuna dayandığı , davacı tarafça sözleşme altındaki imzanın inkar edildiği, mahkememizce yapılan imza öncelemesi sonucunda alınan rapor ile inceleme konusu belgelerdeki şirket yetkilisine atfen atılmış imzaların ... ve ...’a ait mevcut karşılaştırma belgelerindeki imza örneklerine kıyasla aralarında saptanan farklılıklara nazaran; ... ve ...’un eli ürünü OLMADIĞI kanaatine varıldığının bildirildiği, yine mahkememizce taraflar arasındaki ilişkinin ve alacak iddiasının incelenmesi için defter incelemesine karar verilmiş ise de davalının defter ve belge sunmadığı, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede ise dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan davalının davacı adına düzenlediği belirtilen 03.09.2018 tarihli 48.606,24 TL tutarlı faturanın davacının incelenen 2018 yılı yasal defterlerine kayıtlı olmadığı gibi davacının incelenen 2018 yılı yasal defterlerinde davalıyla ilgili herhangi bir yasal defter ticari münasebet kaydının da olmadığınını, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği 2018 yılı BA bildirim formlarında, davacının davalıdan herhangi bir alışının olmadığının, ancak davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği 2018 yılı BS bildirim formlarında davalının davacıya 1 adet belge karşılığı KDV hariç 53.083,00 TL tutarında satış yaptığını bildirdiğinin görüldüğünün tespit edildiği, her ne kadar davalı tarafça bs formlarında davacıya ilişkin bildirimde bulunulmuş ise de; davacının kendi formlarına göre bildirim bulunmayıp defterlerinde de borç kaydının görünmediği, davalının alacak iddiasını ispatlayacak başka bir delil de sunmadığı, davalının vergi dairesine tek başına verdiği fatura bildiriminin alacağın ispatlanması için yeterli olmadığı, sonuç olarak davalının davacıdan alacaklı olduğunun dosya kapsamı itibari ile ispatlanamadığı, bu hali ile davacının davalıya borçlu olmadığına ilişkin isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmış ,davalının kötüniyetli takip başlattığına dair somut delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş, menfi tespit istemi kabul edildiğinden davalının icra inkar tazminatı isteminin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KABULÜ ile; davacının .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı icra takip dosyasından ve bu takibe dayanak teşkil eden 03/09/2018 tarihli 48.606,34 -TL bedelli olduğu iddia edilen faturadan ve 27/07/2018 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-) Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-) Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-)- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.344,86 TL harçtan peşin alınan 836,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.508,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5-) Davacı tarafından yatırılan 836,22 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-) Davacı tarafça yapılan 785,75 TL müzekkere ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 41,10 TL ilk masraf (35,90 TL başvurma harcı + 5,20 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 6.826,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
E
Hakim ...
E