T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2021/... esas sayılı dosya
21/12/2021 tarihinde 2021/... karar numarası ile bu dosya ile birleştirilmiştir.
ESAS NO: 2021/794 Esas
KARAR NO: 2024/474
ASIL DOSYA VE BİRLEŞEN DOSYA
ASIL DAVA: Menfi Tespit - İstirdat
BİRLEŞNE DAVA : Menfi Tespit - İstirdat
ASIL DAVA TARİHİ: 20/12/2021
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 20/12/2021
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili asıl dava kapsamında mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde ; dilekçesinde bedeli tanzim tarihi ve vade tarihleri yazılı iki adet senetten dolayı davalı tarafından müvekkili hakkında ....İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı takip başlattığını, söz konusu bonolarda iki vade bulunduğunu, rakamla 02/01/2021 vadeli olan belgenin yazı ile vadesinin "iki ocak ikibinbir" şeklinde yazıldığını, diğer senette ise vade tarihinin rakamla 01/01/2001 yazılmış iken yazı ile "bir ocak ikibinbir" şeklinde yazıldığını, yasa ve yargıtay uygulamasına göre bu belgelerin kambiyo senedi vasfında olmadığını, yazı ile yazılan vadeye itibar edilmesi halinde ise vade tarihinin tanzim tarihinden önceye ait olmayacağını, yine çift vadeli düzenlenen senetlerinde bono vasfında sayılamayacağını buna ilişkin yargıtay içtihadının bilgilerini dava dilekçesinde verdiğini, takibe konu edilen senetlerin bedelsiz olduğunu, söz konusu senetlerin her iki tarafın ekonomik durumları itibari ile hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiç kimsenin, hiçbir geliri olmayan maaşlı da olsa bir işte çalışmayan, eşinden boşanmış, yalnız yaşayan, zaafları olan ve akıl sağlığı tam yerinde olmayan, çok düşük seviyede okuryazar olan bir kişiye hiçbir teminat, kefil almadan 1.200.000,00-TL lik altın verdiğini iddia edipte karşılığında 4 adet “ birkaç ay sonrasına, hemen hemen aynı gün vadeli” senet almasının mümkün olmadığını, takibe Konu Bono/senedin bedelsiz olup, Müvekkilinden Aldatma - Hile Tehdit Ve Korkutarak alındığını, davalı hakkında yürüyen bir ceza soruşturması ( ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/... hz) numaralı dosya olduğunu soruşturmanın devam ettiğini,
Davacı vekili, birleşen dosyadaki dava dilekçesinde ise, bedeli tanzim tarihi ve vade tarihleri yazılı iki adet senetten dolayı davalı tarafından müvekkili hakkında ....İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı takip başlattığını, takibe konu edilen senetlerin bedelsiz olduğunu, söz konusu senetlerin her iki tarafın ekonomik durumları itibari ile hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiç kimsenin, hiçbir geliri olmayan maaşlı da olsa bir işte çalışmayan, eşinden boşanmış, yalnız yaşayan, zaafları olan ve akıl sağlığı tam yerinde olmayan, çok düşük seviyede okuryazar olan bir kişiye hiçbir teminat, kefil almadan 1.200.000,00-TL lik altın verdiğini iddia edipte karşılığında 4 adet “ birkaç ay sonrasına, hemen hemen aynı gün vadeli” senet almasının mümkün olmadığını, takibe Konu Bono/senedin bedelsiz olup, Müvekkilinden Aldatma - Hile Tehdit Ve Korkutarak alındığını, davalı hakkında yürüyen bir ceza soruşturması ( ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/... hz) numaralı dosya olduğunu belirtmiştir.
Davacı vekili , asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında her iki dava dilekçesinin devamında ise ,
"Takiplere konu senetler/ Bonolar gerçekte bedelsizdir ve şu şekilde düzenlenmiş ve davalının eline geçmiştir:
Müvekkilin ve yakınlarının tarafımıza anlattığına göre :
Davacı müvekkil, izah edildiği üzere; zaafları olan, akıl sağlığı tam olmayan çok düşük seviyede okuryazar olan tek başına herhangi bir iş yapamayan, iş ve işletmeden anlamayan, boşanmış ve yalnız başına perişanlık içinde yaşayan bir kimsedir. Muris anne ve babasından kalma bir takım taşınmazların kayden malikidir. Aynı mahallede yaşayan ve önceden beri müvekkili tanıyan davalı ... ve çete vari bir grup art niyetli arkadaşları ile müvekkile adeta musallat olmuşlardır. Müvekkilin zaaflarını ve akıl noksanlığını kullanarak elinde ne kadar parası varsa almışlardır. Yetmemiş 3 ayrı bankadan çok kısa süre aralıklarla krediler çektirip bu kredileri elinden almışlardır. Gittiği bazı bankalar kredi vermemiş davalı ... hazırladığı bir takım gerçek dışı evraklarla müvekkile kredi tahsisini sağlamış ve o paraları elinden almıştır. Bu da yetmemiş müvekkile annesinden kalan Trabzon’daki bir daireyi “bedelinin çok altında” alelacele sattırmış ve onun da parasına el koymuştur.
Buda yetmemiş ve doymamış, yada gözleri kararmış olmalı ki davaya konu senetleri müvekkile tanzim ettirmiştir. Müvekkil çok düşük seviyede okuryazar olduğu için bu senetlerin hazırlanması saatler sürmüştür. Davalı takiplere konu senetleri (elinde daha ne kadar var bilmiyoruz) heceleyerek müvekkile doldurtmuş ve imzalatmıştır. Müvekkilin beyanına göre onlarca senet düzenlediğini ve her senetten sonra ” bu da olmadı” diyerek yeni bir senet daha doldurtmuş ve imzalatmıştır.
Senetler ...'ın evinde (taşköprüdeki) düzenlenmiş. Gece saat 01.00-01.30 da ... müvekkili bu eve çağırmış. Çay yapmış. Ondan sonra Müvekkile ; “... adına yaptığımız senedi beraat camiinde yaktın onda papaz büyüsü vardı o bozuldu. Şimdi babam göklerden geldi. Talimatı var senet yapacaksın demiş” Silahını sehpa üzerine koymuş sonra müvekkile önce bir su vermiş. Müvekkil bu senetler ne olacak demiş bunun üzerine silahı müvekkilin kafasına dayamış ve –babamın talimatlarına uyacaksın- bunlar formalite papaz büyüsünün devamıdır. Bunlar bizim sırlarımızdır. Ne deniliyorsa yapacaksın. Demiş. Müvekkilin akıl sağlığı tam olmadığı ve ilkokulu dahi bitiremediği için çok düşük seviyede okuryazardır. Davalı ... Kendisi bir senet doldurmuş ve müvekkile aynen bunun gibi yazacaksın diyerek heceleyerek yazdırmıştır.. Müvekkil bir tane dolduruyor bu olmadı deyip bir daha bir daha kaç tane senet doldurduğunu müvekkil hatırlamıyor.
Müvekkil, ... ’ya; bunları ne yapacaksın? demiş. O da müvekkile; bunlar devlet sırrı demiş. Ben bunları sonra yırtıp atacağım. Sen bunlara kafanı takma demiştir.
Müvekkilden zaman zaman başka evraklar da almışlar. Yine müvekkilin hatırlayabildiği bir başka olayda;
Müvekkilin tarihini hatırlamadığı bir zamanda, ..., müvekkili telefonla aramış ve ''... ... ile o evrakı yapın ... Dedemiz Kadıköy’den gelecek onu göklerden ışık hızı ile Ankara’ya ... Bankasına yetiştirecek'' demiştir. Bunun üzerine ... deki çay ocağında ... ile buluşmuşlar. ... bir evrak hazırlayıp müvekkile imzalatmış. Onun resmini çekip bir yerlere atmış. Karşı taraf, birkaç kez, olmadı şöyle yapın gibi diyerek düzenleme yaptırmış, müvekkilin aklında kaldığı kadarıyla evrakta “ okudum anladım, her şeyi kendi rızamla yaptım” yazdırarak imzalatmıştır. Bu evrakı Ankaraya ... Bankasına vereceğiz ve oraya aynı zamanda 40.000-USD yatıracağız. ... , müvekkile bizim bütün sıralarımız Barolar Birliği biliyor demiştir. Bu yazılar ... bankasına verildikten sonra babamızın üzerine olan Konya'daki ve her yerdeki bütün vakıfları müvekkile bırakacakmış, şeklinde hayal gücünü dahi zorlayan ifadelerle müvekkili etkilenmiş ve kandırmıştır...
..., müvekkile; ''Sen 4 yaşlarında iken annen seni ... a götürmüş. Sen oradayken annenden süt istemişsin onu sütannemiz duymuş ve sana hemen orada süt getirmiş. O senin süt annendi. O aynı zamanda ... ’in de sütannesidir. Onu herkes göremez. Trabzon’daki Evi satıp parasını aldığı zaman müvekkile sen ... a gideceksin orada kimse ile konuşmadan sabaha kadar duracaksın ben de Yuşa tepesine gideceğim'' demiş. Bunun üzerine müvekkil ... a gitmiş sabaha kadar orada beklemiş. Ordayken yanına bir adam gelmiş ve onunla konuşmaya başlamış. Sabahtan ... müvekkile “ ben sana demedim mi ... ’te kimse ile görüşmeyeceksin/konuşmayacaksın ama sen görüştün/ konuştun. Bizim askerlerimiz bana haber verdi.'' Demiş ve müvekkile çok kızmış bundan dolayı. Belli ki davalı müvekkile istediklerini yaptırmak ve istediklerini almak için müvekkili çok daha fazla efsunlamak bu sayede her söylediklerine inanır hale gelmesini ve dediklerini yapmasını amaçlamıştır. Bu sayede müvekkilde güven uyandırarak inandırıcılıklarını artırmak istemişler. Müvekkilin zaafından yararlanarak her türlü hile ve desise ile müvekkilin maddi olarak nesi varsa ele geçirme hırsına kapılmışlar.
Davalı ..., müvekkile; ... ... babamızın talimatlarına uymadı demiş. Fatihte Balat'a inerken kemer var. ... n altına girmiş kanalizasyondan girmiş ve oradaki yakutu almış. Talimatlara uymadığı için babamız ona kızmış. Yakutu genelkurmaya ... dedemiz ile teslim edeceklermiş. Davalı böyle birçok yol ve yöntem ile müvekkili kendine bağlamış, dediklerine inandırmış ve dilediği her işlemi müvekkile yaptırmıştır.
*Müvekkilin akıl sağlığı tam olmadığı için olayları kesik kesik ve bağlantısız bir şekilde aktarmaktadır..." şeklinde açıklama yaptığı, her iki dava dilekçesinde sonuç kısımlarında ise her iki icra dosyasına konu edilen senetler ve bu senetlerin takibe konulduğu ... İcra Müdürlüğünün 2021/... ve ... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra dosyaları nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip dosyasından tahsil edilen paraların davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, icra takibinin ve dayanak senetlerin iptaline ve davalıdan %20 oranında kötü niyet tazminatının alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DOSYAYA CEVAP
: Davalı vekili asıl ve birleşen dosya kapsamında sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, "davacı yanın ... icra müdürlüğü 2021/... e. sayılı dosyasındaki bonoların kambiyo senedi vasfı taşımadığı iddiası ise yine mahkemece dinlenilir nitelikte değildir. zira davacının beyan ettiği gibi bir aykırılık varsa ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içerisinde bu itirazın icra hukuk mahkemesine yapılması gerekirdi. söz konusu takipteki tebligatlarımız hukuka uygundur ve herhangi bir şekilde de itiraz edilmemiştir. bu sebeple bunun huzurdaki asliye ticaret mahkemesiyle bir alakası bulunmamaktadır. davacı yan müvekkilimin memur olması sebebiyle çok parası olmadığını, müvekkilimin bu miktarlarda maddi değerleri davacıya temin edemeyeceğini ve bu sebeple senetlerin bedelsiz olduğunu iddia etmesi tüm dünyadaki kambiyo rejimini sona erdirecek bir yaklaşımdır. böyle olması durumunda senet sebepten mücerettir ilkesi de rafa kalkmış olur. ki bunları beyan etmemizin yanında belirtmek gerekir ki müvekkilimin gerek kendi ailesi, gerek eşinin ailesi varlıklıdır, geçim dertleri yoktur ve alacağımızın temelini oluşturan döviz ve altın ziynet eşyasını müvekkilimin eşiyle oturacağı bir ev alabilmesi için müvekkilime vermişlerdir. müvekkilim de davacının kendisine uygun fiyatlı bir ev veya arsa alabilmesi için bu miktarlarda döviz ve altını davacıya vermiştir.
söz konusu durumla alakalı olarak elimizde davacı ...'in imzası bulunan protokol de bulunmaktadır. bu sebeple yine davacının iddiaları asılsız kalmaktadır. davacının akıl sağlığıyla alakalı olarak da herhangi bir problemi olduğu tarafımızca veya davacının çevresi tarafından bilinmemektedir. hukuken dinlenilebilir dahi olmayan her iddianın böyle teknik bir davada iddia aracı olarak kullanmak da kabul edilebilir değildir. Davacı yan, müvekkilimin davacıya takibe konu miktarları herhangi bir yazılı anlaşma olmadan temin edemeyeceğini, böyle bir malvarlığı gücü olmadığını, davacı bu senetleri imzalamşsa da hile, korkutma ve aldatma fiilleri sebebiyle bunlara mecbur bırakıldığını iddia etmiştir. Ancak davacı yanın bunları ispat edecek herhangi bir delili bulunmamaktadır. Kambiyo senetleri ülkemizde ve kambiyo rejimine tabi tüm ülkelerde mahkeme ve tahkim ilamlarından sonra en güçlü yazılı evraktır ve buna bağlı olarak da senet sebepten mücerettir ilkesi geçerlidir. Söz konusu menfi tespit davasına konu senetler de kesinleşmiş takiplere konu senetlerdir. Takibe konu bonoların sebepten mücerettliğini bir kenara bırakacak olsak dahi müvekkilim ve davacı borçlu arasında yapılmış olan, açık şekilde borçlu davacının ismi/imzası bulunan ve aslı da davacıda olan ve nedense davacı tarafça hiç bahsedilmeyen bir protokol bulunmaktadır. (Takiplere konu senetlerle alakalı taraflar arasında yapılmış protokol) Söz konusu protokol Sayın Mahkemeye sunulacaktır. Bu protokolde anlaşma altına alındığı üzere alacağın kökü müvekkilimin davacıya verdiği döviz ve altına dayanmaktadır. Davacının devamlı olarak müvekkilimin maddi yetersizliğinden bahsetmesi ise sadece işi sulandırmak amaçlıdır. Zira müvekkilmin anne tarafından dedesi ... Siirt'in önde gelen insanlarından biridir. Ha keza müvekkilimin annesi, babası emekli, varlıkları olan, ve yine halası, ablası, eşi, eşinin ailesi olmak üzere hepsi varlıklı olan insanlardır. (Gerekmesi halinde müvekkilimin ve eşinin ailesinin nüfus kayıtları çıkarıldıktan sonra her birinin malvarlığının sorgulanmasının Sayın Mahkemece yapılıp dosyaya içeriğine alınması) Ancak müvekkilim uygun bir ev veya arsa bulabilmesi açısından kendisine bu konuda vaat veren davacıya güvenmiştir ve ailesinden, düğününden elde ettiği döviz ve altını parça parça uzun yıllardan beridir dostu ve büyüğü olan davacıya vermiştir ve bugün bu davayla karşı karşıya gelmiştir. Davaya konu senetler harici varlığından bahsettiğimiz protokolde davacı ...'ın müvekkilime alacağı gayrimenkuldan bahsedilmektedir ve bunun gerçekleşmemesi durumunda senedin icraya konulacağı anlaşma altına alınmıştır. Ve bu durum gerçekleşmemesi sebebiyle tarafımızca kambiyo takibine başlanılmıştır. Ne rastlantıdır ki borçlu olduğunu bilen ve gerek takibin açılmasından sonra da önce de konuyla alakalı olarak müvekkilime tehdit/hakaret içerikli mesajlar atan davacı bir anda akıl hastası olduğu iddia edilen birisi olmuştur. Ayrıca bu borçla alakalı olarak müvekkilimle davacının telefon görüşme kayıtları da vardır. Sayın Mahkemece gerekli görülmesi halinde bunları dosyayı sunmaya hazır olduğumuzu Sayın Mahkemeye bildirmek isteriz. (Davacı yanın müvekkilime attığı mesajların ekran görüntüleri, gerekmesi halinde taraflar arasındaki konuşmaların kaydı) Davacının ve akrabalarının müvekkilime göndermiş olduğu bu mesajların görüntülerini ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunduk ve söz konusu durumla alakalı olarak şikayetçi de olduk, davacı yan ise bu durumlardan kasıtlı olarak bahsetmemektedir. 2021 yılında otel alıp işleten, yıllarca banka hesabı kullanabilen, kredi çekebilen, noterlerden vekaletname veren , kendisine vekalet verilen, boşanma davası açabilen, boşanan, aile binasının kiralarını toplayan birinin akıl hastası olduğunu düşünmek hayatın olağan akışına aykırıdır. İlk takibimizin başladığı zamanda da davacı müvekkilimi darp etmiştir ancak müvekkilim aralarındaki 25 yıllık mazi gereği bu konuda herhangi bir şikayette bulunmamıştır. Söz konusu haksız fiille alakalı olarak darp raporunu Sayın Mahkemeye sunmaktayız. Davacı yanın anlattığı gibi davacı kendini bilmez birisi de değildir, kendisi evvelce taksicilik yapmış ve hatta müvekkilimin düğün aracının şoförlüğünü de yapmıştır. Bunları tanık olarak dinleteceğiz. " şeklinde beyanda bulunarak davacının asıl ve birleşen dosyasının reddine ve %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Asıl dava ve birleşen dava kambiyo senetlerine dayalı takibe konu edilen senetlerden dolayı Menfi Tespit - İstirdat , icra takibinin iptali ve senetlerin iptali istemlerine ilişkindir.
Deliller ; ... İcra Müdürlüğü 2021/... Es. Dosyası , ... İcra Müdürlüğü 2021/... Es. Dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/... Hz. Dosyası , ATK raporu, tanık beyanları, savcılık ve ceza mahkemelerine ait dosyalar, bilirkişi raporu.
... icra Müdürlüğünün 2021/... esas, (önceki esası ... İcra Müdürlüğü 2021/... Es.) Dosyası UYAP üzerinden alınıp incelendiğinde, alacaklının ... , borçlusunun ... olduğu, 300.000,00TL bedelli 01/11/2020 tanzim tarihli 01/01/2021 vade tarihli ve 300.000,00TL bedelli 01/11/2020 tanzim tarihli 01/10/2020 vade tarihli iki adet bono yönünden işlemiş faiz ve diğer masraflarla birlikte toplam 675.250,00TL üzerinden takip başlatıldığı görüldü.
... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas (önceki esası ... İcra Müdürlüğü 2021/... Es.) Dosyası UYAP sistemi üzerinden alınıp incelendiğinde, Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 21/07/2020 tanzim tarihli , rakamla 02/01/2021 yazı ile İki Ocak İkibinbir vade tarihli ve Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 01/01/2021 , yazı ile Bir Ocak İkibinbir vade tarihli senetlere dayalı olarak faiz ve diğer masraflarla birlikte 674.300,00TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Asıl ve birleşen dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılmış olan icra takibinden kaynaklı menfi tespit, istirdat, icra takibinin ve takibe konu senetlerin iptali ile kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan incelemede davalı lehine davacı tarafından toplam 4 adet bononun tanzim edilmiş olduğu, işbu bonolardan 01.11.2020 tanzim 01.01.2021 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli bono ile 01.09.2020 tanzim 01.10.2020 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli bononun davalı tarafından davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi ile takibe konulmuş olduğu, bu icra takibi sebebiyle davacının açmış olduğu menfi tespit davasının mahkememizin işbu dosyası ile birleşen yine mahkememize ait 2021/... Esas sayılı dosyasına konu edilmiş olduğu; diğer 2 adet bononun yani 21.07.2020 tanzim 02.01.2021 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli bono ile 21.07.2020 tanzim 01.01.2021 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli bononun ise davalı tarafından davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi ile takibe konulmuş olduğu, bu icra takibi sebebiyle davacının açmış olduğu menfi tespit davasının mahkememizin işbu asıl davasına konu edilmiş olduğu görülmüştür.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir.
6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
İşbu davada davacı tarafından; ... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasından takibe konu edilmiş olan senetlerde birden fazla vade tarihinin olması sebebiyle senetlerin kambiyo vasfının olmadığı, davalının devlet memuru olması sebebiyle senetlerdeki toplam yazılı olan miktarlar davacıya borç verebilecek durumda olmadığı, davacının ve davalının ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda bu kadar yüksek meblağlı bir senet düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının dolandırıcılık eylemini işlediğini, söz konusu senetlerin davacıdan aldatma ve hile ile alındığını ve bu kapsamda suç duyurusunda bulunduklarını, davacının akıl sağlığının tam olmadığını, düşük seviyede olduğunu beyan etmiş olduğu, davalının ise sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ailesinin varlıklı olduğu, eşi ile biriktirmiş oldukları döviz, aştın ve ziynet eşyasını kendilerine ev alabilmesi için davacıya verdiklerini ve buna dair de davacı asilin imzasının bulunduğu bir
protokol aldıklarını, herhangi bir aldatma fiilinin bulunmadığını, davacının akıl sağlığı ile ilgili bir problemi olduğuna dair bilgilerinin bulunmadığına yönelik olarak savunma yapılmış olduğu görülmekle öncelikle davacının fiil ehliyetinin olup olmadığı hususu ön sorun teşkil ettiğinden bu kapsamda senetlerin tanzim tarihleri itibari ile davacının fiil ehliyetinin olup olmadığı hususunda yargılama esnasında ATK'dan rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 27/03/2024 tarihli raporunda "Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)” davası nedeniyle “bonoların düzenlendiği tarihler olan 21/07/2020, 01/09/2020, 01/11/2020 tarihleri ve muayenenin yapıldığı tarih itibarı ile ayrı ayrı hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan, Süleyman oğlu, 1963 doğumlu ...’in Kurulumuzca 17/08/2022 ve 03/01/2024 tarihlerinde yapılan muayeneleri sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; hâlihazırda fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zekâ geriliği veya organik defisiter araz tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde sorulan işlem tarihlerinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösteren tıbbi bir bulguya rastlanmadığı, işlem tarihlerinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’in bonoların düzenlendiği 21/07/2020, 01/09/2020 ve 01/11/2020 tarihlerinde ve hâlihazırda fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde bildirimde bulunulmakla davacının hali hazırda ve senetlerin tanzim tarihleri itibari ile fiil ehliyetinin olduğu anlaşılmıştır.
İcra takibine konu edilmiş olan bonoların kıymetli evrak vasfını haiz olup olmadığı bakımından yapılan incelemede mahkememizin asıl dosyasının konusunu oluşturan ... (Kapatılan ... İcra Müdürlüğü) İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasından takibe konulmuş olan 21.07.2020 tanzim 02.01.2021 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli bonoda vade kısmında rakamla 02.01.2021 yazılmış ise de senet metni içerisinde yazı ile "iki ocak iki bin bir" yazılmış olduğu, aynı şekilde diğer senet olan 21.07.2020 tanzim 01.01.2021 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli senette de vade kısmında rakamla 01.01.2021 yazılmış ise de senet metni içerisinde yazı ile "bir ocak iki bin bir" yazılmış olduğu, bu hali ile işbu icra takibine konu edilmiş olan senetler bakımından çift vadenin söz konusu olduğu, birleşen davanın konusunu oluşturan senetler bakımından ise bu durumun söz konusu olmadığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine aykırı olarak çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağı belirtilmiştir. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2023/... Karar Sayılı, 25/10/2023 Tarihli "... Dava, kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle takibe konu bononun teminat olarak verildiği, çift vade bulunduğundan kambiyo vasfında olmamasından dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Takip konusu bononun incelenmesinde bonoda rakam ile olan vade tarihinin 18/10/2017, yazı ile 18 Kasım 2017 tarihlerinin bulunduğu, bonoda iki ayrı vade bulunduğu görülmekte olup çift vade bulunması bononun kambiyo vasfını yitirmesine neden olur. Mahkemece öncelikle icra takibine konu bononun kambiyo senedi vasfında olmadığı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağı gözetilerek davanın kabulüyle davacının dava konusu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır (Yargıtay kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 04/03/2019 tarih ve 2017/4916 Esas- 2019/1325 Karar sayılı ilamı). " şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurularak asıl davanın konusunu oluşturan icra takibine dayanak yapılmış olan bonoların çift vade içermesi sebebiyle kambiyo vasfını taşımadığı ve kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılamayacağı, neticeten davacının işbu senetler sebebiyle davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Aldatma(hile), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. TBK'nın 36/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme
yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Hile iddiası her türlü delil ile ispatlanabilir ve belli bir şekle tabi değildir. HMK 203/ç fıkrası hükmüne göre iradeyi sakatlayan nedenler tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir. Dolayısı ile aynı yasanın 201. maddesinde yer alan senede karşı senet ile ispat kuralının da istisnasını teşkil eder.
TBK’nın 39. maddesine göre, "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır." Bu şekli ile, iradesi sakatlanan taraf sözleşmeyle bağlı değildir. İptal hakkı tek taraflı, hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süre içerisinde karşı tarafa ulaşması gerekli, açık veya zımni bir irade beyanıyla kullanılır. İptal hakkı, sürekli edimleri ihtiva etmeyen sözleşmelerde geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Sözleşme her iki taraf içinde baştan itibaren hüküm doğurmaz. Ancak iptal beyanı için belirlenen bir yıllık süre içerisinde sözleşmenin geçerliliği askıdadır. İptal hakkı, bir yıllık süre içinde kullanılmadığı takdirde, hak sahibi bundan feragat etmiş sayılır. İptal hakkından feragat üzerine, sözleşme geçmişe etkili olarak her türlü sakatlıktan uzak bir şekilde yapılmış sayılır. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde işbu davaların 20.12.2021 tarihinde açılmış olduğu, dosya arasına celp edilmiş olan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... Soruşturma Sayılı dosyası incelendiğinde davacı asilin 04.11.2021 tarihinde suç duyurusunda bulunmuş olduğu, dilekçe içeriğinde kendisine zorla senet imzalattırıldığı, tehdit edildiğini beyanla bu hususların 15 gün öncesinde farkına vardığını beyan etmiş olduğu, bu sebeple hileli işlemlerin öğrenildiği, farkına varıldığı tarih ile dava tarihi arasında geçen sürede hak düşürücü sürenin dolmadığı, davanın süresi içerisinde açılmış olduğu görülmüştür.
Kambiyo senetleri, çek, poliçe ve bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu savlayan tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı “malen” kaydıyla yada bir alacak borç ilişkisine dayandığı “nakten” kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin, illete bağlanması anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi nedene bağlayan, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer (Y. 11. H.D. 4/5/1984 gün 1984/2517-2601 sayılı ilamı ). Bedel kayıtları daha çok bonoyu düzenleyenle, lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda ( HUMK. md. 290 ) önem kazanır ve kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır (Y.11.H.D. 7/10/1982 gün ve 1982/4034-3688 sayılı ilamı). Alacaklının başka bir iddiası varsa, diğer bir deyişle alacağının bir alacak borç ilişkisine dayandığını iddia ediyorsa bunu ispatlamak yükümlülüğündedir. Yargıtay’ın yerleşik görüşü de bu yöndedir ( 19. H.D. 14.4.1992 gün ve 1992/8081-... sayılı ilamı, Y. 11. H.D.nin 21.12.1983 gün ve 1983/5668-5790 sayılı ilamı. 11 HD. 16.6.1983 gün ve 1983/3004-3130 sayılı ilamı ). İşbu davada davalı tarafından söz konusu senetlerin davalının davacıya vermiş olduğu, ziynet eşyaları, nakit dolar ve altın karşılığında verildiği beyan edilerek senet metninin talil edilmiş olduğu anlaşılmakla dosyaya bir sureti ibraz edilmiş olan davalının delil olarak dayanmış olduğu protokol incelendiğinde protokolde "...'den alacaklı olduğun ve son senet vadesi 02.01.2021 ve diğerleri 01.01.2021 + 01.01.2021 + 01.10.2020 vadeli toplamda 1.200.000 değerinde 4 adet senet; 545 gr Altın, 112.800 ABD Dolarının değeri olarak sabitlenerek hesaplanmıştır. ... Son Senet vade tarihine kadar ...'a alacağını vaad ettiğini, 1.200.000 değerinde bir taşınmaz almadığı takdirde ... her türlü yasal hakkını kullanacaktır. Bu protokolün Aslı ...de nüshası ...'ta kalacaktır. 01.11.2020 - Sıralı Maddeleri okudum. Bütün şartları kabul ediyorum ... (imza)" ifadelerine yer verilmiş
olduğu görülmüş olup davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde protokol aslının mahkememize ibraz edememiştir. Mahkememizin 30/11/2023 tarihli 6 nolu celsesinde isticvap kapsamında davalının alınan beyanında "Dosyada davalı vekilince sunulan 01/11/2021 tarihli protokol ...'a gösterilerek soruldu : söz konusu protokolün aslı bende yoktur, tek asıl hazırlanmış olup o da davacıya verilmiştir, protokolün aslını almak aklıma gelmedi, ben senetlerin aslını aldım, protokol kapsamında 545 gram altın, 112.800ABD DOLARI teslim ettim karşılığında da söz konusu senetleri aldım, altın ve USD verme karşılığında da senetlere nakden ibaresi yazılmıştır dedi" şeklinde her ne kadar protokol aslının uhdesinde olmadığı ifade edilmiş ise de bu husus hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmektedir. Kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla, ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Somut olay bakımından davalının senet karşılığında davacıya altın, ziynet verdiğini ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Hileli işlemlerin yapıldığına dair suç duyurusunda bulunulması üzerine söz konusu başvurunun ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... Soruşturma Sayılı dosyasına kaydının yapıldığı, akabinde dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... soruşturma numarasına kaydının yapıldığı, 27/09/2023 tarihinde 2022/... esas sayılı iddianamesiyle birlikte kamu davası açılarak yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, yapılan yargılama sonucunda " Her ne kadar sanıklar sabit olan eylemlerini kabul etmemiş iseler de, sanık ...'nın senetleri katılan ...'a vermiş olduğu o zamanki değeri toplamda 1.200.000 TL olan altın ve doların karşılığında düzenlendiğini iddia etmiş olsa da, sanık ...'nın Adalet Bakanlığı'na sunmuş olduğu mal bildiriminde ilgili ziynete yer verilmediği gibi mal bildirimi ile senetlerdeki toplam tutar arasında ciddi bir fark olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar tanık ...'ın beyanında sanık ...'nın katılan ...'a siyah bir poşet verdiğini, katılan ...'ın da sanık ...'ya sözleşme, senet gibi bir şeyler verdiğini gördüğünü beyan etmiş olsa da, söz konusu senetlerde yer alan borç miktarının yalnızca soyut beyanlarla ispatlanamayacağı, alacak-borç ilişkisini ispatlayacak somut delilin dosyaya sanıklar tarafından sunulamamış olduğu, dosya kapsamında dinlenilen tanık anlatımlarında (Tanıklar: ..., ..., ..., ..., ... ), sanık ...'nın kendisini savcı olarak tanıttığını beyan ettikleri, 30.12.2021 tarihli ... cevabi yazısında; katılan ...'in 12.03.2021 tarihinde 40.000 TL tutarlı kredi kullandığı ve aynı gün bunun 38.980 TL'sini şubeden çektiğinin tespit edildiği, 04.01.2022 tarihli ... Bankası cevabi yazısında; katılan ...'in 18.06.2021 tarihinde 65.000 TL tutarlı kredi kullandığı ve aynı gün bunun 63.450 TL'sini şubeden çektiğinin tespit edildiği, 14.12.2021 tarihli ... cevabi yazısında; katılan ...'in 24.06.2021 tarihinde 50.000 TL tutarlı kredi kullandığı ve aynı gün bunun 54.950 TL'sini şubeden çektiğinin tespit edildiği, 02.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda katılan ...'ın mental retardasyon adlı akıl zayıflığının olduğunun tespit edildiği, 19.10.2021 tarihli tutanakta ; sanık ...'ya ait ''zekeriyadanis'' isimli hesaptan ''Dostlarla...'' şeklindeki açıklamayla sosyal medyada paylaşılan görselde katılan ...'ın sanık ... ve sanık ... ile birlikte olduğununun anlaşıldığı, tüm dosya kapsamında katılan beyanları, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, banka cevabi yazıları, sağlık kurulu raporu ve dosya kapsamına alınan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; sanık ...'nın katılan ...'ın akıl zayıflığı olduğunu farkettiği, kendini savcı olarak tanıttığı, bu şekilde güvenini kazandığı, katılan ...'ın sanık ... ile sanık ... aracılığı ile tanıştığı, sanıkların ''babamız sana bütün kapıları açacak'', ''Senin baban göklerden indi, o kişi devlettir, senin süt abin Fatih Sultan Mehmet'tir, öz baban üfledi seni anne rahmine girdin, bunları yer kürede anlayamazsın, devlet sırrı bunlar, bütün sırları sana teslim etti'', "devletin sana ihtiyacı var" gibi bu ve buna benzer birçok gerçek dışı kurgularla katılan ...'ın akıl zayıflığından ve ruhsal yapısından yararlanıp kendisini yönlendirerek katılan ...'ın zararına ve kendi yararlarına çıkar sağladıkları, katılan ...'a evini sattırıp bir kısım parayı kendilerinin aldıkları yine çeşitli bankalardan katılan ...'a kredi çektirerek bir kısım parayı kendilerinin aldıkları, katılan ...'a her biri 300.000 TL tutarında olmak üzere dört adet senet düzenlettirerek bunları icraya
koydukları, her ne kadar sanık ...'nın katılan ...'a 1.200.000 TL değerindeki altın ve dövizini verdiğini ve senetleri de buna karşılık olarak katılan ...'ın hazırladığını savunmuş ise de sanık ...'nın adalet bakanlığına sunmuş olduğu mal bildirimi incelendiğinde katılan ...' a bahsi geçen
parayı borç olarak vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı, söz konusu borcun miktarı dikkate alındığında varlığının yalnızca soyut beyanlarla ispatlanamayacağı ve sanıkların borcun varlığının ispatına yönelik somut bir delili dosyaya sunamadıkları, sanıkların birbirileri ile samimiyetlerinin olmadığı şeklindeki savunmalarına karşılık sanık ...'ya ait ''zekeriyadanis'' isimli sosyal medya hesabından yapılan ve ''Dostlarla...'' şeklindeki açıklamayla paylaşılan görselde katılan ...'ın sanık ... ve sanık Hakanla birlikte olduğunun görüldüğü, sanıkların geçmişte benzer başka bir eylemden birlikte yargılandıklarınında tespit edildiği, böylelikle sanıkların savunmalarının hayatın olağan işleyişine aykırı olduğu ve soyut nitelikte kaldığı kanaatine varılarak sanık savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu katılan ...'ın zararına çeşitli yalanlar ve gerçek dışı beyanlarda bulunarak katılan ...'ın dinî inanç ve duygularını istismar ederek, katılan ...'ın algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak, çeşitli bankalardan kredi çektirerek ve senetleri icraya koyarak banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanıkları ve kendilerini "savcı" olarak tanıtarak kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle iştirak halinde işledikleri ve katılan Ayın'ı mağdur ettikleri anlaşılmakla, üzerlerine atılı Türk Ceza Kanunu 158/1.a-c-d-l, son maddesi kapsamında düzenlenen dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşıldığından, atılı suçtan cezalandırılmalarına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile birlikte davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan neticeten 6 yıl 3 ay hapis ve 171875 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, söz konusu adli para cezasının çevrilerek 3.437.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olduğu, işbu kararın henüz kesinleşmediği, istinaf aşamasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yargılama esnasında dinlenen davacı tanığı ...'in "Ben davacının önceki eşi olurum, ben davacıdan boşandım, davacının akli melekeleri yerinde değildir, ben bu nedenle davacıdan boşandım, davacının algılama yeteneği yoktur, hiçbir şeyi algılamayamaz, çok çabuk kandırılabilir, masallara inanabilir, davacı hep hayal dünyasında yaşar , hayali ihracatlar yapar , doğru dürüst hiçbir işte çalışmamıştır, mahallede davacının adı deli Aydın'a çıkmıştır, mahallede bunu herkes tanır, ailesinden dolayı davacının durumu iyidir, herkes bundan yer içer , benim oğlum bylocktan dolayı içeri girdi, bu olay üzerine ... ile tanıştık, ben o zamanlar halen davacı ile evliydim, ... bize kendini savcı olarak tanıttı, hatta benim oğlumun davasına da baktığını belirtti, 3.000,00TL de davanın sonucu öğrenmek için para aldı, daha sonra davalının savcı olmadığını öğrendik, ancak davalı hala eşimin peşini bırakmadı, metris ceza evinde gardiyan olduğunu öğrendik savcı değilmiş, ... ... ile sürekli ... beraber çalışırlar, ben ve kayınlarım davalıdan huylandık, davalı ve ... ... ile ben kahvede buluştum, eşimden uzak durmalarını, eşimin akli durumunun yerinde olmadığını, neden eşimin peşini bırakmadıklarını sordum, bizim kötü niyetimiz yok , Aydın abiyi çok seviyoruz dediler, kesinlikle eşim davalı taraftan altın ve yabancı para almamıştır, hatta davalı eşime bankadan kredi çektirerek parasına el koymuştur, sonradan öğrendiğime göre davacının evlerinde sattırarak parasını almıştır, sonradan duyduğuma göre davalı eşime hazine anahtarını olduğunu söylediği anahtar vermiş, eşimin ... 'in kardeşi olduğunu söyleyerek bir takım doğa üstü ve ulvi şeyler anlatılarak eşim kandırılmıştır, daha sonra ben eşime daha fazla tahammül edemeyerek eşimden boşandım, sonradan duyduğuma göre davalı eşime eşinden boşan 25 yaşında bir kadını biz okuyup üfledik o kadını senle evlendireceğiz demişler", davacı tanığı ... 'in "Ben davacı ile aynı köylü olurum ve uzaktan akrabayım ayrıca 2004 ten beri de davacının kiracısı olurum, davacı da benim oturduğum apartmanda oturur, davacının akıl sağlığı yerinde değildir, her söylenene inanır, 5-10 yaşındaki çocuğun bile inanmayacağı şeye davacı hemen inanır, hiç çalışmışlığı yoktur, aldığı kiralarla geçinir, çok sağlıklı bir okuma yazması yoktur, akıllı cep telefonu kullanamaz, davalıyıda tanırım, ben davalıya ... senden için savcı olduğunu söylüyor diye
sorduğumda davalı önceden öyleydim ama şimdi aynı yerde gardiyanım, metris ceza evinde çalışıyorum dedi, davalının maddi durumu çok kötüdür, davalının davacıya altın vermesi yada para vermesi mümkün değildir, davalı gittiğimiz çay ocağında çayını içip tostunu yiyip parasının ödenmesi için sürükli ...' i bekleyerek, kendi yediği içtiği şeylerin parasını davacıya ödettiriyordu, daha sonrada bana davalı önce tekstilci olduğunu sonrada ceza evine geçtiğini söyledi.", davacı tanığı ... "Ben ... 'ı tanırım , davalıyı tanımam, davacının akıl sağlığı yerinde değildir, davacı sürekli hayal ortamında yaşar , benim çiğ köfte dükkanım var, ben akıl sağlığı yerinde olmadığı için davacıdan hesap almazdım bir kaç kerede bana gardiyan olarak tanıttığı ve duruşma salonunda bulunan şimdi Zekeriya olduğunu öğrendiğim kişi ile birlikte geldi, ben ... dan yanındaki kişinin olduğunu sordum, davalı da bana benim annem hasta ... bana yardım ediyor dedi, bir daha da benim dükkanıma gelmediler ben bir ara ... 'ı yakaladım, ... 'da bana gardiyan bana senden için ajan olduğunu onun dükkanına gitme dediğini ve bu nedenle benim dükkanıma gelmediğini söyledi, benim bilgim bundan ibarettir, davacıda 5 yaşındaki çocuk aklı vardır, herkez davacıyı kandırabilir", davalı tanığı ...'ın "Davacıyı tanırım, davalı ise benim dükkanıma gelmesi nedeniyle tanırım, 2020 yılının sonlarına doğru benim börek dükkanıma geldiler , davalı davacıya siyah bir poşet verdi içinde ne olduğunu bilemem, bir şeyler yazdılar, önlerinde bir kaç tane senet vardı, bir A4 kağıdının üzerinde ... 'ın kimliği vardı, A4 kağıdına bir şeyler yazdılar , davacıyı 30 yıldır tanıyorum ancak akıl sağlığının yerinde olup olmadığını bilmiyorum, benim bilgim bundan ibarettir" şeklindeki beyanları, davacı asilin duruşma esnasındaki beyanları, hal ve tavırları, ceza dosyası kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde davalının, davacının akıl zayıflığından, saflığından faydalanmak sureti ile hileli işlemler ile davacıyı aldatarak kendisinden senet almış olduğu, senet karşılığında altın verildiği iddiasını ispatlayamadığı, bu hali ile davacının davaya konu edilmiş olan senetler sebebiyle davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. Maddesinin;
"(1)Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
... (5)Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
(6)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
(7)Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama esnasında yapılan ödeme sebebiyle davaya istirdat davası olarak devam olunması gerekmekte olup hüküm tarihinden önce celp edilmiş olan icra dosyası kayıtları incelendiğinde birleşen davaya konu edilen ... (Kapatılan ... İcra) İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasından davacıdan tahsil edilmiş olan herhangi bir bedelin olmadığı; ancak asıl davaya konu ... (Kapatılan ... İcra) İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasında davacıdan 11.11.2021 tarihinde , işbu dava açılmadan önce 26.462,28 TL ödemenin yapılmış olduğu, dava dilekçesindeki istridat talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmüş olduğu görülmekle yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca davacının senetler sebebiyle davalıya borçlu olmadığı kabul edildiğinden davacıdan tahsil edilen işbu bedelin de davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçelerinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinde bulunulmuş olunmakla; İİK'nın 72. Maddesinin 5. Fıkrasının "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu
alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının kötüniyet tazminatı talebi bakımından yapılan incelemede davalının davacı aleyhine başlatmış olduğu takipte haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak ayrı ayrı kötüniyet tazminatı isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Senet asıllarının ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda ilgili icra müdürlüklerine iade edildiği anlaşıldığından, ilgili icra müdürlüklerine yazı yazılarak senet asıllarının arkalı ve önlü fotokopilerinin çektirilerek gönderilmesi ayrıca ... tarafından yapılan ciro olup olmadığı hususunda mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş, gelen yazı cevapları incelendiğinde, senet suretlerinin önlü ve arkalı suretleri gönderilmiştir. İncelendiğinde, lehtar ... tarafından senetlerin ciro edilmediği arka sayfalarının boş olduğu, en son duruşmada da davalı vekilinin beyanına göre senet asıllarının halen ilgili icra müdürlüğünde olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan tüm delilere göre asıl dosyanın dava konusu olan senetlerde çift vade olduğu, davalı tarafın senetler karşılığında davacıya altın, ziynet verdiğini iddia etmesi nedeniyle, senet metninde nakden yazılmasından dolayı, davalının senet nedenini talil ettiği bu nedenle ispat yükünün davalı tarafa düştüğü , davalı tarafın bu durumu ispat edemediği, mahkememiz tarafından dinlenen tanık beyanları , davacıya vasi tayin edilmiş olması , davacının dava açılmadan önce tedavi gördüğü hastanelerden alınan hastane kayıtlarına göre davacının akıl zayıflığından, saflığından faydalanmak sureti ile hileli işlemler ile davalının davacıyı aldatarak senet aldığı subut bulmuş olup ayrıca ceza dosyası kapsamı da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davalıya söz konusu senetler ve bu senetlerin konu edildiği icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığı, senetlerin lehtar/davalı tarafından ciro edilmediği de anlaşıldığından senetlerin iptali gerektiği, asıl davada dava konusu olan icra takibinde dava açılmadan önce 11/11/2021 tarihinde davacının 26.462,28TL ödediği davacı vekilince dava dilekçesinde takip dosyasından yapılan ödemelerin istirdadının istenildiği ancak dava tarihinden önce yapılan ödemeye ilişkin istirdat istenilmiş ise de faiz talebi bulunmadığı hususu da dikkate alınarak ödenen bu miktarın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte her ne kadar icra takiplerini iptali talebinde bulunulmuş ise de takibin iptaline karar verme merciinin İcra Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle bu talebinin reddine, söz konusu senetlerin takibe konulmasında davalı taraf haksız ve kötü niyetli olduğundan icra takip miktarları dikkate alınarak %20'si oranında kötü niyet tazminatına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A-Asıl Dava Yönünden ;
1-Davacının davasının kabulü ile,
Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 21/07/2020 tanzim tarihli , rakamla 02/01/2021 yazı ile İki Ocak İkibinbir vade tarihli ve Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 21/07/2020 tanzim tarihli, rakamla 01/01/2021 , yazı ile Bir Ocak İkibinbir vade tarihli senetlere dayalı olarak başlatılan ... icra Müdürlüğünün 2021/... esas (önceki esası ... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas) nolu icra dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline,
11/11/2021 tarihinde icra dosyasına ödenen 26.462,28TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İİK 72/5 maddesine göre 134.860,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebi açısından mahkememiz görevli olmadığından davacının bu talebinin reddine,
2-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 100.402,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından 67,80TL ilk masraf, 7.975,00TL ATK ücreti , 1.191,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 9.233,80TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 11.515,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Bu dava sebebiyle 46.061,43TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 11.515,30TL'nin mahsubu ile eksik alınan 34.546,13TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
B-Birleşen Dava Yönünden ;
1-Davacının davasının kabulü ile,
Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli, 01/11/2020 tanzim , 01/01/2021 vade tarihli senet ve Keşidecisi ... lehtarı ... olan 300.000,00TL bedelli 01/09/2020 tanzim 01/10/2020 vade tarihli senetlere dayalı olarak başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2021/... (önceki esası ... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas ) esas sayılı takip dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline,
İİK 72/5 maddesine göre 135.050,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının icra takibinin iptaline yönelik talebi açısından mahkememiz görevli olmadığından davacının bu talebinin reddine,
2-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 100.535,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından 67,80TL ilk masraf, 50TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 117,80TL tezkere ve tebligat masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 11.531,58TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Bu dava sebebiyle 46.126,32TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 11.531,58TL'nin mahsubu ile eksik alınan 34.594,74TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır