T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/142 Esas
KARAR NO :2025/675
DAVA:Satın alınan otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesi , olmadığı takdirde güncel araç bedelinin ödenmesi
DAVA TARİHİ:28/02/2022
KARAR TARİHİ :09/10/2025
DAVA:Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin 17/09/2019 tarihinde dilekçe ekinde sunmuş olduğu ... a nolu fatura ile davalı taraftan ... marka ... model aracı 1.919,235,91 TL karşılığında satın aldığını, davalı tarafça sıfır km olarak müvekkiline satılan aracın teslim edildiği tarih olan 20/09/2019 tarihinden itibaren garanti süresi içinde defalarca arızalandığını, müvekkilinin aracı satın aldığı günden itibaren araçla ilgili sorunlar yaşanmaya başladığını, aracın 20/09/2019 tarihi olan ilk teslim gününde 15 kilometredeyken arıza uyarı ışığı yandığını, müvekkilinin aracı satın aldığı davalıya geri götürdüğünü, ikaz lambası aracın stop etmesi ile birlikte sönünce araç davalı tarafça tekrar müvekkiline teslim edildiğini, iki gün sonra 21/09/2019 tarihinde ise henüz 124 kilometre yol yapmış aracın yine arızlandığını ve servise bırakıldığını, bununla başlayan arızalar zincirinin devam ettiğini ve günümüze kadar müvekkilinin çeşitli arıza ve sorunlardan dolayı aracını defalarca servise götürmek zorunda kaldığını, bu işlemlerin birçoğunda da parça değişimi yapıldığını ancak aracın tamir edildiğinin, arızanın giderildiğinin söylenmesine rağmen araç defalarca arıza çıkarmaya ve yolda kalmaya devam ettiğini, bazı zamanlar aracın 1 aydan fazla serviste kaldığını, 28/05/2021 tarihinde aracın yine yolda kalması üzerine müvekkilinin 01/06/2021 tarihinde, daha önceki başvuru ve taleplerinde sürekli yasal haklarını da saklı tuttuğu için davalıdan aracın yenilenmesini istediğini ancak bu talebine olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediğini, aracın arızasının gizli ayıp olduğunu, üretimden kaynaklandığının sabit olduğunu, defalarca servise getirilmesine rağmen arızaların giderilemediğini, davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin 2019 yılının Eylül ayında 0 km olarak almış olduğu araçtan sürekli arıza yapması nedeniyle beklediği faydayı aracından göremediğini, dilekçesinin devamında araçta oluşan arızaların tarihsel olarak sıralamalarını tek tek madde madde sıralayarak , dava konusu otomobilin arıza yapması neticesinde yolda kaldığını, mağduriyetler yaşandığını, yolda kalma sebebi ile araçtan faydalanmanın imkansız hale geldiğini, araç üzerinde defalarca onarım yapılmasına rağmen araç arızasının giderilemediğini, araçtaki sorunlardan dolayı şu anda aracını 2. el olarak satamadığını, satabilmesi halinde ise ayıplı araç sebebi ile daha sonra çeşitli davalar ile karşı karşıya kalmasının muhtemel olacağını, müvekkilinin aracının garanti kapsamında olduğunu, bu konuda haklılıklarını destekler bir çok Yargıtay kararının bulunduğunu belirterek dilekçesinin sonuç kısmında davalı tarafından müvekkiline satılan, oldukça yüksek bir bedel ödenen ... plaka numaralı ... şasi nolu, 2019 model ... marka ... 4 (...) model aracın tesliminden sonraki süreçte garanti süresi içerisinde defalarca arızalanması, arızalanma neticesinde yolda kalması, bu arızaların araçtan yararlanamamayı sürekli kılması, müvekkilinin ödediği yüksek bedel karşılığında beklenen faydayı sağlayamaması, arızaların müvekkilinin satın aldığı araçtan yararlanmasının önemli ölçüde engellendiği, müvekkilinin artık araca güveninin kalmadığı dikkate alınarak davalarının kabulü ile , müvekkilinin davalı şirketten satın almış olduğu ... marka ... model ... plakalı ... şasi nolu ayıplı aracın davalıya iadesi ile, aracın karar tarihinde sıfır km aynı özellikte ayıpsız misli araç ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması durumunda, aracın davalıya iadesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aynı aracı karar tarihinde satın alabileceği miktarın hesaplanarak işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, bunun mümkün olmaması halinde aracın bedelinin güncel değeri hesaplanarak satın alma tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın tacir olduğunu, yargılamanın özel kanun olan tüketici mevzuatı yönüyle değil, ticaret hukuku ve borçlar hukuku mevzuatı kapsamında yürütülmesi gerektiğini, tacir olan davacının aracına yapılan tüm onarım işlemlerinde davacının onayının bulunduğunu, ihtirazi kayıt konulmaksızın kabul edilen ve sonradan ileri sürülen taleplerini red ettiklerini,
davacı tacir olduğundan ayıp ihbar ve ayıba karşı tekeffül süreleri yönüyle taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenle taleplerini red ettiklerini ,
dava dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
araçta ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını,
aracın satış tarihinde ayıplı olmaması, ayıp ihbar ve ayıba karşı tekeffül sürelerinin dolması ve garanti süresinin de sona ermiş olması sebepleriyle ayıba karşı sorumluluktan doğan seçimlik hak kullanmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından davacıya eksiksiz ve ayıpsız bir satış ve devamında servis hizmeti sunulduğunu,
dava konusu aracın binlerce farklı parçanın bir araya gelmesi ile satışa sunulan bir ürün olduğunu, bir parçanın değişimi ile giderilebilir bir arıza nedeniyle davacının ayıpsız misli ile değişim talebi hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini,
davacının misli ile değişim talebinin müvekkili şirket aleyhine doğuracağı sakınca ile davacı lehine doğuracağı fayda arasında davacı lehine aşırı derecede orantısızlık bulunduğunu,
davacının faiz talebine itiraz ettiklerini, karşılıklı edimlerin ifasını gerektiren borçlarda alacağın ve ferilerinin talep edilebilmesi için öncelikle davacının kendi edimini yerine getirmiş olması gerektiğini, ortada henüz bir araç tescil ve teslimi olmadığından faiz talebinin red edilmesi gerektiğini ayrıca aracın misli bulunmadığı takdirde karar tarihindeki değerine hükmedilmesi talebinin de kanuna aykırı olduğunu, yerleşik yargıtay içtihatlarında da yer verildiği gibi üniversitelerin otomotiv bölümlerinde görevli öğretim üyelerinden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyeti vasıtasıyla ve keşif marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından satın alınan otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesi , olmadığı takdirde güncel araç bedelinin ödenmesi
Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili Av. Uğur Demircan'ın mahkememize sunduğu 06/05/2025 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan feragat sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek feragat beyanları kapsamında karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı vekilince sunulan 06/05/20025 havale tarihli dilekçe incelendiğinde ise, taraflarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek davacının feragat beyanı dikkate alınarak işlem yapılmasını talep ettiği görüldü.
Davacı tarafa ait ... Noterliğine ait ... yevmiye numaralı 29/06/2021 tarihli vekaletname incelendiğinden davacı vekilinin feragata yetkisinin bulunduğu anlaşılarak davacının davasının feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,
2-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce resen ilgilisine iadesine,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 615,40 TL maktu peşin harcın 2/3'si olan 410,26 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden ( başta alınan 80,70TL + tamamlama harcı 32.695,05TL=) 32.775,75TL'den mahsubu ile fazla alınan 32.365,49TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır