T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/347 Esas
KARAR NO : 2025/78
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında öncelikle 2012 yılında, sonrasında ise devam eden ticari ilişkileri kapsamında 2016 yılında palet tedariki hizmet sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki işbu sözleşmeler uyarınca da, sözleşmede yer alan bedeller üzerinden müvekkili şirketin bildirdiği depo adreslerine paletlerin sevk edilerek kiralanması ve geri toplanması hususunda mutabık kalındığını, müvekkili tarafından da davalıya düzenli olarak faturalar gönderildiğini ve davacı tarafından faturaların ödendiğini, 2019 yılında davalı tarafın eksiksiz şekilde hizmet aldıktan sonra işbu yılın Mayıs ayına ilişkin kendisine gönderilen ... numaralı ve 199.282,46-TL net bedelli faturaya ilişkin ödeme yapmadığını, yine 2019 yılında ...Market depolarına yapmış olduğu... palet sevklerine ilişkin ise ... numaralı ve 255.428,55-TL faturaya ilişkin de ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin söz konusu tutarlara ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. numaralı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafın ise icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyanla davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında 19.12.2019 tarihinde palet kiralama hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu anlaşma neticesinde davacının, müvekkiline verdiği hizmet karşılığında fatura düzenlediğini, düzenlenen faturaların hepsinin karşılığının müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, bu hususun müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ispatlanabileceğini, müvekkili şirket ile davacı yan arasında mevcut olan cari hesap ekstresinde de müvekkilinin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığının görüleceğini, davacı yanca takip dayanağı yapılan faturaların "kayıp/zayi ekipman bedeli"ne ilişkin olduğu belirtilmiş ise de de takip konusu faturaların açıklamasında ürün cinsi olarak B1208A- 800x 1200 CHEP Palet kiralama hizmet bedeli yazıldığını, davacının takip konusu faturaya ilişkin müvekkili şirkete hizmet sunduğunu, teslimat yaptığını ispatla yükümlü olduğunu ancak dosyaya somut bir delil ibraz edemediklerini, bu nedenle müvekkili şirket adına düzenlenen söz konusu faturaların taraflarınca kabul edilmediğini, iade faturası düzenlendiğini, bu hususun müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde açıkça ortaya çıkacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 27/12/2023 tarihli ara kararı ile tarafların defterlerinin farklı illerde olduğu ve her iki tarafın da yerinde inceleme talebinde bulunduğu görülmekle; davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için ticari defterlerinin bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılarak seçilecek 1 mali müşavir bilirkişi ile ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup talimat mahkemesince alınan 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Raporda Sayın Mahkemenizin ara kararı çerçevesinde gerekli incelemeler yapılmıştır. Her türlü hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğuna işaret ederek ve raporun önceki bölümlerinde ayrıntılı şekilde izah ve tespitleri yapılan hususlarla ilgili olarak Davalı... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2019,2020 ve 2021 yılına ait ticari defter, kayıt ve belgelerinin incelenmesinden ortaya çıkan değerlendirmeler ve sonuçlar şu şekildedir.:
1-Davalı firmanın incelemeye sunulan ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapıldığı, yapılan kayıtların kendi içerisinde birbirini teyit ettiği, ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu,
2-Davaya konu 13.09.2021 tarih ve... no'lu 235.153,30 TL tutarındaki fatura ile 13.09.2021 tarih ,... no'lu 301.405,69 TL tutarındaki 2 adet faturanın ,davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
3-Davaya konu 13.09.2021 tarih ve ... no'lu 235.153,30 TL tutarındaki fatura ile 13.09.2021 tarih ,... no'lu 301.405,69 TL tutarındaki 2 adet faturanın ,davalı tarafından Ba formunda bildiriminin yapılmadığı,
4-Ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya borcu olmadığı tespitleri yapılmıştır.
Rapordaki bu tespit ve değerlendirmelerin tamamı Sayın Mahkemenizin takdirindedir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 11/09/2024 tarihli celsesinde davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları dikkate alınarak, davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunun ve dosya arasına celbedilen BA-BS formları da değerlendirilerek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Yüce mahkemeniz tarafından verilen görevlendirme çerçevesi neticesinde;
Davacı şirket tarafından dava dosyasına 19.12.2016 yürürlük tarihli, Palet Kiralama Hizmet sözleşmesi sunulduğu, sözleşmede; sözleşmenin uzamasıyla ilgili herhangi bir hüküm olmadığı,
Sözleşmenin Fiyat ve ödeme başlıklı 5 maddesinin b bendinde davacının davalıya verdiği hizmeti, takip eden ayın ilk haftası içerisinde faturalayacaktır. hükmünün bulunduğu,
Davacının (dava dilekçesinde açıkladığı üzere) davalı şirkete 2019 Yılında (Somutlaştırma dilekçesinde sunulan listelere göre 01/01/2019-31.05.2019 tarihleri arasını kapsayan dönemde) vermiş olduğu hizmete binaen, 2 yıl geçtikten sonra;
▪ 13.09.2021 tarih ve... numaralı 235.153,30 TL bedelli,
▪ 13.09.2021 tarih ... numaralı 301.405,69 TL bedelli olmak üzere toplam 536.558,99.-TL tutarında 2 adet e-temel fatura düzenleyerek Gelir İdaresi Başkanlığı e- fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ ettiği,
Davalı şirketin ise; Mersin ... Noterliği, 20.09.2021 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarname eşliğinde ilgili faturaları TTK 21/2 hükümlerine uygun ve süresi içerisinde yine TTK 18/3 maddesi gereğince iade ettiği, fatura ve içeriklerini kabul etmediği,
Akabinde; davacı şirketin iade edilen faturaları takibe konu ettiği ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile davalı şirkete ödeme emri gönderildiği, davalı şirketin ödeme emrine itiraz ederek takibi durduğu,
Vakıanın aydınlatılması açısından davacı tarafından ödeme emrine konu edilen faturaların öncelikle irdelenmesi gerektiği,
TTK’ nun da; faturanın düzenlenme zamanı ile ilgili bir hüküm bulunmadığı bu nedenle VUK ve sözleşme kapsamında faturanın düzenleme zamanının tespit edilmesi gerektiği,
Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan 19.12.2016 Yürürlük tarihli Palet Kiralama Hizmet sözleşmesinin Fiyat ve ödeme başlıklı 5 maddesinin b bendinde: davacının davalıya verdiği hizmeti takip eden ayın ilk haftası içerisinde faturalayacaktır.
VUK 231 maddesinde ise faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmektedir
Hükümleri gereği, davacının ödeme emrine konu ettiği faturaların sözleşme ve VUK’na aykırı olarak düzenlediği,
Ayrıca davalının TTK 21/2 hükümleri doğrultusunda ilgili fatura ve içeriklerine itiraz ederek TTK 18/3 maddesi hükümlerine uygun bir şekilde iade ettiği,
Davalı şirkete ait Ba formunda da; davalı şirketin davacı şirketten 2021 yılında herhangi bir mal/hizmet alım bildirimi bulunmadığı,
Davacı şirkete ait 2021 yılı Yevmiye ve Kebir Defterinin TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde e-defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarının zamanında alındığı, envanter defteri açılış tasdikinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenle davacı şirkete ait 2021 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Ancak davalı şirket ticari defterlerinde faturalar ile ilgili kayıt bulunmaması nedeniyle davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222/3 hükümleri gereği lehine delil teşkil etmeyeceği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 2019 yılı sonunda davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, 2021 yılında davalı şirkete ait bir cari hesap kaydı tutulmadığı ödeme emrine konu edilen faturaları da ticari defterlerine kaydetmediği, özetle davacı ticari defterlerinde; davacının, davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı,
Davacı şirketin 2019 yılında verdiği (BİM) hizmete binaen ödeme emrine konu 13.09.2021 tarih ve ...numaralı 235.153,30 TL tutarındaki fatura ile 13.09.2021 tarih...numaralı 301.405,69 TL tutarındaki faturayı düzenleyerek ödeme emri tarihinde, davalı şirketten 536.558,99.- TL alacaklı konuma geçse de bu alacağın ispata muhtaç olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 09/01/2025 tarihli dilekçesi ile huzurdaki davaya konu hususlar ile ilgili karşı taraf ile sulh olunduğundan, davalı tarafa karşı açmış oldukları davadan feragat ettiklerini ve feragat sebebi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 10/01/2025 tarihli dilekçesi ile huzurdaki davaya konu hususlar ile ilgili karşı taraf ile sulh olunduğundan, huzurdaki davadan feragati kabul ettiklerini, feragat sebebi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 10/01/2025 tarihli dilekçe ile huzurdaki davadan feragat edildiğinin bildirildiği, davalı vekili tarafından sunulan 10/01/2025 tarihli dilekçe ile de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
" şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davacı vekilinin feragat ettiği bildirildiğinden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yine davalı tarafça kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığı bildirildiğinden ayrıca şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hazine bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti ise davadan feragat eden davacı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-) Harçlar kanunu gereğince davadan feragat, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.047,86 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-) Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-) Tarafların feragat dilekçeleri uyarınca, taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
6-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸