T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/243 Esas
KARAR NO:2025/358
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/05/2021
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili arasında yapılmış olan 03.03.2019 tarihli sözleşme ile davalı taraf müvekkilinin taşınmaz inşaatına beton vermekteyken binadan alınan numunelerde temelden itibaren vermiş olduğu betonun değerlerinin düşük çıkması nedeniyle 2. kat betonunda inşaat durdurulduğunu, belediye ile taahhütte bulunması neticesinde inşaatın devam ettiğini ancak son katta tekrar durdurulduğunu, otoparkın üstünü inşaat aşamasında betonun yıkılmaya başlandığını bu nedenle güçlendirme yapıldığını, malzeme ve işçilik bedellerinin tespiti yapılması amacıyla .... Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasıyla delil tespiti davası açıldığını, toplam 72.500,0TL masraf tespiti yapıldığını, alacakların temini için borçlu hakkında .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşılmadığını, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Beton Satış Sözleşmesi bulunduğu, sözleşme gereği yetkili yerin İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olmakla yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/09/2021 tarihli, ... esas ve ... sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.
Mahkememiz dosyasının 19/10/2022 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin 19/10/2022 tarihli dosyanın yeniden işleme konulması talepli dilekçesi üzerine 19/10/2022 tarihli yenileme tensip zaptı ile dosyanın kaldığı yerden devamına karar verildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 11/10/2023 tarihli celsesinin 1 ve 2 numaralı ara kararları uyarınca davacı ve davalı tanıklarının gelecek celse dinlenilmesine karar verilmiş olup, 21/02/2024 tarihli celsede dinlenilen tanık ... beyanında" Ben davacının yanında çalışırım, uyuşmazlığa konu inşaatın başından itibaren başındayım sürece hakimim, davalı tarafından davacıya temin edilen betonlar yeterli vasfı sağlamadığı için taraflar arasında anlaşmazlık çıktı, inşaat iki defa durduruldu, otopark tavanı yaklaşık 10-15 cm sehim verdi, bunun üzerine bu kısmın yeniden yapılması gerekti, şu anda hali hazırda bu kısmın yeniden yapılması aşamasındadır, yeniden yapım işini yine davalı taraf yapacaktır, ayrıca şantiyeye 10 mikser aracı geliyor ise özellikle bir adet numune alınacak araç her zaman belirli olurdu ve bu araçtaki beton yoğunluğu daha yoğun olurdu, numune bu araçtan alınırdı, buna rağmen beton yoğunluğu düşük çıkmıştır, tanıklık ücreti talebim yoktur, yeniden yapım işine davalı devam etmektedirden kastım yapım işine kahraman okçu'nun devam etmesidir, davacı ile davalıyı karıştırdım, şu anda yukarıda anlattığım kısmın yeniden yapım işini Kahraman Okçu yapmaktadır, kirişlerdeki bu ölçü değişikliği herhangi bir sorun teşkil etmemektedir, yapı denetimin de kontrolünden geçmiştir." dediği görüldü.
Aynı tarihli celsede davalı tanığının da duruşma salonunun önünde hazır olduğu, lakin tanığın yanında kimlik belgesinin bulunmadığı, bu yüzden kimlik tespitine geçilemediğinden davalı tanığının beyanlarının alınamadığı, gelecek celse dinlenmek üzere davalı tanığının kimlik belgesi ile hazır edilmesine karar verildiği görüldü.
20/03/2024 tarihli celsede dinlenilen tanık ...'ın beyanında" Ben davacının davalı ile sözleşme yaptığı dönemde davalı şirkette satış temsilcisi olarak çalışmaktaydım. Davacı bizzat benim müşterim idi. Davacı sorun çıktığını iddia etmesi üzerine ben bizzat inşaat alanına giderek incelemede bulundum. Buradaki sorun verilen betonun kalitesi ile ilgili değil, davacı tarafın yaptığı yapının statik projesindeki hatalarla ilgilidir. Statik proje usulüne uygun olmadığından atılan betonda bir sehim oluşmuştur. Sorun buradan kaynaklanmaktadır. Zaten yaş betondan alınan numuneler sonucu 28 günlük periotlarla inceleme yapılmış ve beton olması gerektiği vasıfta çıkmıştır. davacı ile aynı dönemde başka pek çok firmaya da beton satışı yapılmıştı ki beton satışı yapılan firmaların bir kısmı davacınınkinden çok daha geniş alanlı işler için beton verilmiştir. Beton dökümünde yüzey alanı ne kadar artarsa sehim ihtimali de o kadar artar. Çok daha büyük çaplı işyerlerine davacı ile aynı dönemde ve aynı kalitede beton vermemize rağmen davacı dışında hiçbirisinden olumsuz bir geri dönüş alınmamıştır. Tanıklık ücreti talebim bulunmamaktadır." dediği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 20/03/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 05/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" İşbu davaya konu binada meydana gelen yapısal hasarlardan dolayı yapılan masrafın karşılanmasında %75 ... İNŞAAT YAPI ...'nun ; %25 ... YAPI MAD. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ' nin sorumlu olduğu görüş ve kanaatindeyiz. Takdir yüce mahkemenizindir." görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 18/09/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 21/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Binada meydana gelen yapısal hasarlardan %50 Davacı ... 'nun ; %25 Davalı ... YAPI MAD. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ' nin, 9625 Dava Dışı ... Kuruluşu'nun kusurlu olduğu,
Davacının hasarların giderilmesi için yaptırdığı faturalandırılmış imalat tutarı olan
49.667,53 TL + KDV = 58.607,68 TL tutarın uygun olduğu,
Davalının hasarların giderilmesi adına yapılan masrafın %25* 58.607,68 TL = 14.651,92 TL'sinde sorumlu olduğu,
Sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından , İstanbul, ... ilçesi, ... Mah. 182. Ada 4 parsel sayılı taşınmazda yapıldığı iddia olunan ayıplı iş nedeniyle yapılan masraf ve giderlerin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın ilk olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası olarak açıldığı ve mahkemece verilen yetkisizlik kararı üzerine mahkememiz esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserdeki sözleşmeye ve fenne aykırılıklardır. Başka bir anlatımla ayıp, sözleşmede kararlaştırılan ve beklenen amaca göre bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da bulunmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.
Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, taraf tanıkları dinlenmiş, akabinde dosyanın öninceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konuları ile; tarafların dava ve cevap dilekçeleri incelenerek, davalı tarafından davacıya satılan betonun taraflar arasındaki sözleşme ve dosya arasındaki bilgi belgeler incelenerek gerekli basınç değerini sağlayıp sağlamadığı, davacının; davalı tarafından teslim edilen betonun yeterli vasıfta olmadığından, inşaatın bazı kısımlarının yıkılarak yeniden yapılmak zorunda kaldığı iddiası bulunduğundan, yeniden yapım için gerekli maliyet giderleri ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, var ise yapılan işin o tarihteki makul piyasa değerinin ne olacağı ve ne kadarından davalının sorumlu tutulabileceği hususlarında rapor tanzimi için dosyanın 1 yapı statiği hususunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi ile 1 beton sınıfları/dayanıklılığı hususunda uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05/07/2024 tarihli raporda ; " ...İzah olunan nedenlerden dolayı ... İNŞAAT YAPI ... uygulama projelerine, teknik şartnamelere, fen ve sanat kurallarına göre yapıyı inşaa etmesi gerekirken bu sorumluluğu tam olarak yerine getirmediği kanaatindeyiz.
... YAPI MAD. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. 'nin sağladığı betonların raporlardan tespit edilen değerlere göre projede öngörülen 37 mpa değeri yerine; 33,6 mpa, 32,2 mpa, 32,4 mpa olarak gerçekleşmiştir. Olması gereken değerlere yakın değerler çıkmış olup yapısal hasar (sehim ve çatlak) oluşmasına sebebiyet verecek kadar düşük değerler değildir. Bu nedenle meydana gelen yapısal hasarda kısmen sorumluluğu olduğu değerlendirilmiştir.
SONUÇ VE KANAAT :
İşbu davaya konu binada meydana gelen yapısal hasarlardan dolayı yapılan masrafın karşılanmasında %75 ... İNŞAAT YAPI ...'nun ; %25 ... YAPI MAD. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ' nin sorumlu olduğu görüş ve kanaatindeyiz "şeklinde değerlendirmede bulunduğu görülmüştür.
Dosyaya sunulan bilirkişi kök raporunun mahkememiz ara kararını kısmen karşılamadığı ve tarafların da rapora beyan ve itirazları dikkate alınarak değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve 22/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. İlgili ek raporda " -Binada meydana gelen yapısal hasarlardan %50 Davacı ...'nun ; %25 Davalı ... YAPI MAD. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ' nin, %25 Dava Dışı ... Kuruluşu’nun kusurlu olduğu, -Davacının hasarların giderilmesi için yaptırdığı faturalandırılmış imalat tutarı olan 49.667,53 TL + KDV = 58.607,68 TL tutarın uygun olduğu, -Davalının hasarların giderilmesi adına yapılan masrafın %25* 58.607,68 TL = 14.651,92 TL’sinde sorumlu olduğu," şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı tarafından , İstanbul, ... ilçesi, ... ... Mah. 182. Ada 4 parsel sayılı taşınmazda yapılan masraf ve giderlerin davalıdan tahsili için açılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak huzurdaki davanın açıldığı, davacının dava dilekçesinde davalı tarafından davacının yapmış olduğu inşaata beton verilmekteyken binadan alınan numunelerde temelden itibaren davalının vermiş olduğu betonun değerlerinin düşük çıkması nedeniyle inşaatın durdurulduğunu, sonrasında ise davacı otoparkın bahçe düzenlemesini yapmaya çalışırken betonun sarkmaya-yıkılmaya başladığını ve davacının bunun üzerine otopark ve üzerindeki betonun yıkılıp tekrar dayanıklı halde yapılması için öncelikle yıkılıp hafriyatının atılması ve taşınmazı için gerekli masraflar ile yeniden imalatı için gerekli izin,malzeme( demir,beton) ve işçilik bedellerinin tespiti için delil tespiti talebinde bulunduğunu, delil tespiti raporu sonrasında güçlendirme çalışmaları yapmak için tarafınca 58.607,68-TL harcama yapıldığını, bu bedelin davalıdan tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, davaya konu icra takibine yapılan itirazın iptali isteminde bulunduğu bildirmiş, mahkememizce davalının ayıplı imalatta bulunup bulunmadığının tespiti için alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan kök rapor ve ek rapor ile binada meydana gelen yapısal hasarlarda %50 davacının ; %25 davalının, %25 ise dava dışı ... Kuruluşu’nun kusurlu olduğu kanaatine varıldığının, davacının hasarların giderilmesi için yaptırdığı faturalandırılmış imalat tutarı olan 49.667,53 TL + KDV = 58.607,68 TL tutarın uygun olduğu ve davalının hasarların giderilmesi adına yapılan masrafın %25* 58.607,68 TL = 14.651,92 TL’sinden sorumlu olacağının bildirildiğinin görüldüğü, bilirkişi raporunun denetlemeye ve hükme elverişli olduğu kanaatine varıldığı, bu hali ile davacının inşaatın yeniden yapılması için yeniden malzeme ve işçilik maliyetine katlanması ile davalının eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğu ancak davacının yapmak zorunda kalacağı giderlere tek başına davalıdan alınan betonun sebep olmadığı, davalının ancak ayıp oranında zarardan sorumlu olacağı, davalının ayıplı ifadaki kusuru oranında meydana gelen zarara katlanma yükümlülüğü bulunduğu, dosya kapsamındaki rapor ile zararın meydana gelmesinde davalının temin ettiği betonun etkisinin %25 oranında olduğunun belirlendiğinin görüldüğü, bunun dışında davacının kendi müterafik kusuru oranındaki zarara kendisinin katlanması gerekeceği, yine dava dışı kişinin kusurundan davalının sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı değerlendirilmekle açıklanan nedenlerle davalının sorumluluk oranı dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı istemi reddedilmiş, mahkememizce reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olarak takip başlattığına dair delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 14.651,92-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE,
2- Alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE,
4- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.000,87 TL harç, dava açılırken alınan ve daha sonra yatırılan tamamlama harcı ile peşin alındığından yeniden bir harç alınmasına yer olmadığına,
5- Davacı tarafından yatırılan 1.000,87 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 14.651,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 13/3 maddesi uyarınca 14.651,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8- Davacı tarafça yapılan 418,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 7.600,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.085,80 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 2.021,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Davalı tarafça yapılan 50,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 37,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
11- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 990,00 TL'sinin davacıdan, 330,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
Hakim ....