T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/386 Esas
KARAR NO : 2025/35
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2022
KARAR TARİHİ : 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 03.04.2019 tarihinde sözleşmenin kurulduğunu; 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenecek ...-... ... Fuarı’na katılmak için anlaşmaya varıldığını; fuara günler kala fuarın Mayıs 2022 tarihine ertelendiğinin bildirildiğini; pandeminin gerekçe olarak gösterildiğini; davalıya toplamda 47.297TL.nin çek ile ödendiğini; ödeme dekontlarının da sunulduğunu; davacının maddi zarara uğradığını; davalının basiretli tacir gibi davranmadığını beyan ederek ödenen 47.297 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık kanuni faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirlenen tarihte misafirlerin pandemi nedeniyle yurtdışından gelemeyecek olması dolayısıyla fuarın ertelenmesinin katılımcılar tarafından talep edildiğini; mücbir sebepler ertelenen fuarlardan organizatörlerin sorumlu tutulamayacağını ve sözleşmeden dönmenin, bedelin iadesinin söz konusu olamayacağını; davalının fuarın tarihini değiştirme hakkının bulunduğunu; davacının sözleşmeyi sonlandırma ve bedelin iadesini isteme hakkının olmadığını; davalının pek çok masrafa giriştiğini beyan etmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 08/11/2023 tarihli celsesinde taraflara ticari defterlerini sunmaları için kesin süre verilerek, defterler sunulduktan yahut verilen sürenin dolmasına müteakip dosyanın 1 mali müşavir ve 1 fuar katılım sözleşmeleri alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdi ile; bilirkişilerden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların dosya kapsamında bulunan taraflara ait ba-bs formları da karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle taraflar arasında akdedilmiş olan fuar katılım sözleşmesi kapsamında tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup olmadığı, davalının fuar tarihlerini ertelemesinin usulüne ve hukuk kurallarına uygun olup olmadığı, davacının davalıya ne kadar bedel ödemiş olduğu, dava tarihi itibari ile davacının davalıdan ne kadar alacaklı olduğu, davacının davalıdan ödediği bedelin iadesini isteyip isteyemeyeceği hususlarında değerlendirme yapılarak tüm dosya kapsamı üzerinden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup taraflarca ticari defter ve belge sunulmamıştır.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinde önceki celse ara kararımız gereği taraflarca defter sunulmadığından ve defterler üzerinde inceleme yapılamayacağı anlaşıldığından dosyanın 1 fuar katılım sözleşmeleri alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdii ile öninceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları noktasında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 14/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde;
1. Taraflar arasında adi yazılı şekilde “Fuara Katılım Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; davalının “fuarı düzenleyici firma”, davacının da “katılımcı firma” olduğu;
2. Sözleşmenin 2. maddesinde davacının, düzenleme tarihleri gibi konularda davalının, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri kabul ettiği, bu durumun sözleşmenin feshi sebebi olmadığı, katılımcı davacının ücret ödeme yükümlülüğünün devam ettiği hususunun kararlaştırıldığı,
3. Davacının, taraflar arasında 03.04.2019 tarihinde sözleşme uyarınca 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenecek ...-... ... Fuarı’na katılmak için anlaşmaya varıldığını; fuara günler kala pandeminin gerekçe olarak gösterilerek fuarın Mayıs 2022 tarihine ertelendiğinin bildirildiğini; davalıya toplamda 47.297TL. ödendiğini beyan ettiği; fuarın ertelenmesi nedeniyle de ödenen 47.297TL.nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık kanuni faiz ile birlikte tahsilini talep ettiği,
4. Sayın Mahkemece 19.04.2023 tarihli celsede uyuşmazlık noktası “davacı tarafından
yapılan sözleşmenin feshinin geçerli olup olmadığı ve davacı tarafça fuar katılım bedelinin tahsil edilip edilemeyeceği” şeklinde belirlenmiş olup sözleşmenin sonlandırılması yönündeki “bozucu yenilik doğuran hak” kullanıldığında ve muhatabına/karşı tarafa ulaştığında/vardığında, altında yatan gerekçenin “haklı olup olmadığı/bu hususun önem taşıyıp taşımadığı” meselesi hakkında:
A. TTK m. 18(3) hükmünün “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.” şeklinde olduğu; dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından davalıya noter aracılığıyla gönderilmiş dönme/fesih ihtarnamesine rastlanmadığı; ancak davacının davalı tarafından düzenlenen fuara katılmadığının anlaşıldığı,
B. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E.2011/11-693, K.2012/88, T.22.2.2012
kararının "…kural, sözleşme özgürlüğüdür. Sözleşme özgürlüğü kuralı, sözleşmeyi kurma ve değiştirme özgürlüğü kadar sözleşme ile bağlı kalmama özgürlüğünü de içerir. ...sözleşme özgürlüğü, irade özerkliğinin bir sonucu olup, kural olarak sözleşmenin kurulmasına hizmet ettiği kadar, sözleşme ile bağlı kalmamayı da, yani tek taraflı irade beyanıyla (haklı veya haksız surette) sözleşmenin sona erdirilmesini de kapsar. ...irade özerkliğinin bir sonucu olarak haklı bir sebep olmadan da tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir irade beyanıyla kullanılabilen fesih hakkına engel olunamayacağı benimsenmiştir. …feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir.”; bununla birlikte: Yargıtay 11.HD. E.2016/9009, K.2018/3615, T.16.5.2018: “..davalının ileri sürdüğü sebeplerin gerçekten mevcut olup olmadığı ve haklı bir sebep teşkil edip etmediği konusunda yeterli araştırma yapılmamış, salt sözleşmeyle kendisine tanınan tek taraflı fesih hakkı olduğu ve feshin de sözleşmeye uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. …mahkemece öncelikle davalının fesih için ileri sürdüğü sebeplerin muhik sebep olup olmadığı hususu değerlendirilerek haklı ya da haksız feshin varlığının tespiti gerekmekte olup sonrasında davacının taleplerinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek değerlendirilmesi gerekirken...”; Yargıtay 11.HD. E.2016/7313, K.2017/2727, T.9.5.2017: “…mahkemece öncelikle işbu feshin haklı bir fesih olup olmadığı değerlendirilmedir. …sözleşmenin 19.maddesi uyarınca herhangi bir sebep bildirmeden tek taraflı fesih hakkının bulunduğu …Ancak, …sözleşmede böyle bir hüküm bulunması halinde dahi davalının sözleşmeyi feshetmesi için haklı bir sebebin bulunması gerekmekte olup, davalıya tek yanlı olarak böyle bir hak tanınamayacağından hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin tek yanlı olarak sözleşme feshedilemez.” şeklinde olduğu;
C. Görüldüğü üzere bozucu yenilik doğuran hakkın kullanılarak sözleşmenin sonlandırılması/feshi için haklı nedene dayanmanın, Yargıtay HGK tarafından gerekli görülmediği1; başka bir ifadeyle Yargıtay HGK kararına göre haklı neden olmasa da sözleşmenin feshedilebileceği; ancak Yargıtay 11. HD.nin kararlarına göre ise haklı neden bulunmuyorsa sözleşmenin ayakta olduğu hususunun kabul edildiği; dolayısıyla haklı neden olmasa bile (haklı nedene dayanmaksızın) sözleşmenin feshedilip feshedilmeyeceğine yönelik alternatifli değerlendirmenin takdirinin münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
D. Eğer Sayın Mahkemece
- davacının fuara katılmadığı,
- sözleşmeyi haklı nedene dayalı olarak sonlandırdığı (veya -yukarıdaki alternatifli değerlendirmede bahsedildiği üzere- sözleşmeyi sona erdirmek için haklı nedene dayanmanın gerekli olmadığı),
- sözleşmenin 2. maddesine göre fuarı düzenleyen davalının fuarı erteleme hakkının olmadığı,
- “sözleşmeden doğan borç” olarak davacı tarafından davalıya bu iş için ödeme yapıldığı kabul edilir İSE bu halde ödenen bedelin TBK m. 77/II hükmü gereğince “sona eren sebebe dayalı” olarak sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edilebileceği;
E. ANCAK sözleşmenin 2. maddesinde açıkça davacının, düzenleme tarihleri gibi konularda davalının, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri kabul ettiği, bu durumun sözleşmenin feshi sebebi olmadığı, katılımcı davacının ücret ödeme yükümlülüğünün devam ettiği hususunun kararlaştırıldığı görülmekle bu halde davalının sözleşmede kendisine tanınan hakka/yetkiye dayanarak fuarı pandemi dolayısıyla ertelediği, bunun da sözleşmeye aykırılık olmayacağı; fuara katılmayan davacının ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceği kanaatine varıldığı; takdirin münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
F. Davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin uzmanlık alanım gereğince değerlendirmenin yapılamadığı, yönündeki kanaatimi saygı ile arz ederim." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin feshi ile ödenen peşinatın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı dava dileçesinde; taraflar arasında, davalı firma tarafından 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenmesi kararlaştırılan ... - ... ... Fuarı'na katılmak için anlaşıldığı, ... - ... ... Fuarı'nın 20-24 Eylül tarihleri arasında düzenlenmesi kararlaştırılsa da, fuar tarihine günler kala fuarın Mayıs 2022'ye ertelendiğinin bildirildiğini, ertelemenin gerekçeden yoksun olduğunu, açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile fuar katılım ücreti ücreti olan 47.297,00 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık kanuni faiz ile birlikte davalıdan tahsiline arar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; COVİD-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince davalı şirketin, fuarı haklı gerekçelerle erteleme hakkına sahip olduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkı vermeyeceğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 1 ve 2, maddelerinde "Madde 1- işbu Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzalayan kuruluşlar "KATILIMCI" olarak; ... A.Ş. İse "DÜZENLEYİCİ" diye anılacak, taraflar iş bu katılma koşullarını aynen kabul edeceklerdir." ve "Madde 2- Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzalayarak, iş bu Form'da belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin ... Merkezi'nde (kısaca ... organize ettiği serfi veya fuara (kısaca fuar) katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. Hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiliklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir. KATILIMCI'NIN ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı, ancak düzenleyici'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, Fuardan 3 gün öncesine kadar, hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi iptali bildiriminden itibaren 30(otuz) gün içinde katılımcı'ya iade eder, sözleşmenin bu şekilde feshi, fuardan çıkarma ve Fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, Fuar katılım bedelinden başka, masraf gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
Sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın birinci kısmında borç ilişkilerinin kaynakları üst başlığı ile 1. vd maddelerinde düzenlenmiştir. 26. maddede, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiştir. Somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Davalı organizatör sözleşmede kendisine tanınan yetki ile covid sebebi ile değişiklik yapmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Somut olayda; fuarın iptali değil ileri bir tarihe ertelenmesi nedeniyle ifa imkansızlığı söz konusu olmayıp, davalının fuar tarihini değiştirme yetkisinin bulunduğu da gözetilerek TBK 138. Maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğüne dayalı sözleşmesinin uyarlanması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke, özel hukukun diğer bir takım istisnai ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
TBK’nın 138. maddesi ile getirilen "Aşırı ifa güçlüğü" başlıklı yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Ancak "sözleşmeye bağlılık" ilkesi esas olup sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan maddede belirtilen dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar (1) sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, (2) bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması yine (3)bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve (4) borçlunun, borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir. Bu dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde ise borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkı bulunmaktadır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 27/06/2019 tarih 2019/2379 E. 2019/7997 K. Sayılı ilamı)
Davalı taraf, fuarın, pandemi nedeniyle uzun süre ertelenmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshine ve ödenen bedelin iadesine karar verilmesini istediğini bildirmiştir. Oysa sözleşmenin 2. Maddesinde, davalı organizatörün
fuarın düzenleme tarihlerinde değişiklik yapabileceği davacı tarafça kabul edilmiştir. Bununla birlikte fuarın ileri tarihe ertelenmesi davacı yönünden aşırı ifa güçlüğüne yol açtığı ispatlanabilmiş değildir. Bu durumda TBK 138. Maddesi uyarınca sözleşmeden dönme şartı oluşmadığı, davacının fuara katılmasa bile ücret ödeme yükümlülüğü devam ettiği, nitekim ... Hukuk Dairesi 2021/ ... E., 2024/... K. Sayılı ilamının da aynı yönde olduğu görülmüş, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın REDDİNE,
2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 807,72 TL harçtan mahsubu ile artan 192,32 TL harcın davacıya iadesine,
3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
5- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olma üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸