T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/397 Esas
KARAR NO: 2024/267
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2022
KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... Plakalı ve ... plakalı araçların ücret ödemeksizin ihlali geçiş yaptığını, bu kapsamda ihalili geçişlere dair ücretlerin ve cezaların tahakkuk ettirildiğini, bunların icra dosyası ile tahsilinin talep edildiğini, davalının itiraz ettiğini, itiraz içeriğinin hukuka aykırı olduğunu, ödemenin ve geçiş ücretlerinin davalının sorumluluğunda olduğunu, davalı aleyhine yapılan takipte ticari faizin uygulanması gerektiğini açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının takip sonrası 06.12.2021 tarihinde 560 TL ödeme yapıldığını, bu kapsamda davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasında, dosyanın icra dosyası kapak hesabından anlayan bir bilirkişiye tevdii ile takdiri mahkememize ait olmak üzere yalnızca 462,50 TL'lik asıl alacak yönünden hesaplama yapılması halinde ödeme tarihi olan 06/12/2021 tarihi itibariyle borcun tamamının ödenip ödenmediği, bu alacak yönünden ödeme tarihine kadar faiz işletilmek suretiyle alacağın tamamı ödenmemiş ise ödeme tarihi itibariyle davacı alacağının belirlenmesi, 539,28 TL toplam alacak yönünden takibe devam edilmesi halinde ödeme ve dava tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının tespiti noktasında ihtimalli olarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 14/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" İşbu dosyaya davalı tarafça sunulan dekontlar kapsamında davalı tarafça 06.12.2021 ile tarihinde 560 TL şeklinde kısmi ödeme yapıldığı, bu ödemelerin takip açıldıktan sonra yapıldığı,
Davalı tarafça yapılan bu ödemelerin mahsubunda icra takibinin açılmasından sonra yapılan ödemeler kapsamında olacağı ve TBK madde 100 hükmü, sair Yargıtay Kararları uyarınca kısmi ödemeden ilk olarak masraflar ve faizlerin mahsubu gerektiği,
Sayın mahkemenin taktiri uyarınca asıl alacağın 462,50 TL olarak kabul edildiği ve asıl alacağın 539,28 TL olarak kabul edildiği kapak hesapları yapılmış,
İki farklı asıl alacak yönünden 06.12.2021 tarihli ve 01.06.2022 tarihli kapak hesapları yapılarak;
Asıl Alacağın 462,50 TL kabul edilmesi halinde 06.12.2021 tarihli kapak hesabında;
Yukarıda yer vermiş olduğumuz üzere alacak kalemleri toplamında asıl alacağın ferilerinin toplamda 560,17 TL, takipte kesinleşen asıl alacağın ise 462,50 TL olduğu, 06.12.2021 tarihinde toplamda 1.024,67 TL borç bulunduğu, davalı tarafından yapılan 560 TL'lik ödeme asıl alacağın ferilerini sona erdirecek olduğu asıl alacak olan 462,50 TL borç bakiyesi varlığını koruyacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu kapsamda asıl alacağa faiz işlemeye devam edeceği, asıl alacak ve işleyecek faiz alacağına dair dava tarihi itibari ile kapak hesabının (Asıl Alacağın 462,50 TL kabul edilmesi halinde dava tarihi olan 01.06.2022 tarihli kapak hesabı); Takipte kesinleşen miktar: 462,50 TL, Toplam Faiz Miktarı: 43,30 TL olmak üzere alacak kalemleri toplamında davacının dava tarihi itibari ile asıl alacak ve icra takibi sonrasında işlemiş faiz yönünden toplamda 505,80 TL alacağı bulunduğu,
Asıl Alacağın 539,28 TL olarak kabul edilmesi halinde 06.12.2021 tarihli kapak hesabı;
Yukarıda yer vermiş olduğumuz üzere alacak kalemleri toplamında asıl alacağın ferilerinin toplamda 568,86 TL, takipte kesinleşen asıl alacağın ise 529,28 TL olup 06.12.2021 tarihinde toplamda 1.108,14 TL borç bulunduğu, davalı tarafından yapılan 560 TL'lik ödemenin asıl alacağın ferilerinden mahsubu sonrasında 8,86 TL feri alacak ve asıl alacak olan 539,28 TL borç bakiyesi varlığını koruyacağı, bu kapsamda asıl alacağa faiz işlemeye devam edeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır,
Bu kapsamda harçlar, vekalet ücreti, ve sair masrafların bir kısmı ödendiğinden asıl alacak ve işleyecek faiz alacağına ve 8,86 TL'lik feri al; yönünden dava tarihi itibari ile kapak hesabının (Asıl Alacağın 539,28 TL kabul edilmesi halinde dava tarihi olan 01.06.2022 tarihli kapak hesabı); Takipte kesinleşen miktar: 539,28 TL , Toplam Faiz Miktarı: 50,49 TL , Masraf Miktarı: 8,86 TL olmak üzere alacak kalemleri toplamında davacının dava tarihi itibari ile asıl alacak, masraf alacağı ve icra takibi sonrasında işlemiş faiz yönünden toplamda 598,63 TL alacağı bulunduğu, sair hususların sayın mahkemenin taktirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, ihlalli geçiş ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde 06/12/2021 tarihinde davalı tarafından davacı hesabına 560,00-TL lik ödeme yapıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyan etmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30. Maddesinin "Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlâli" başlığı altında yer alan ve takip tarihi itibari ile yürürlükte olan "(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacının davalı aleyhine ... . İcra Müdürlüğünün 2021/... E. Sayılı dosyasında 462,50-TL asıl alacak, 65,02-TL faiz ve 11, 76-TL KDV alacağına ilişkin 09/11/2021 tarihli ödeme emri ile takip başlattığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafından takibe itiraz edildikten sonra 06/12/2021 tarihinde davacı hesabına 560,00-TL lik ödeme yapıldığı huzurdaki davanın ise 01/06/2022 tarihinde kısmi itirazın iptali olarak açıldığı görülmüştür.
Mahkememiz 3. Nolu celsesinde dosyanın icra dosyası kapak hesabından anlayan bir bilirkişiye tevdii ile takdiri mahkememize ait olmak üzere yalnızca 462,50 TL'lik asıl alacak yönünden hesaplama yapılması halinde ödeme tarihi olan 06/12/2021 tarihi itibariyle borcun tamamının ödenip ödenmediği, bu alacak yönünden ödeme tarihine kadar faiz işletilmek suretiyle alacağın tamamı ödenmemiş ise ödeme tarihi itibariyle davacı alacağının belirlenmesi, 539,28 TL toplam alacak yönünden takibe devam edilmesi halinde ödeme ve dava tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının tespiti noktasında ihtimalli olarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmış, davacı vekiline dava dilekçesinde harca esas değer olarak bildirdiği 472,47 TL'nin hangi alacak kalemlerine ilişin olduğu hususunu tek tek açıklamak ve icra takiben konu ettiği tutarın ödenmesine ilişkin huzurdaki dava açılmadan önce davalıya gönderilmiş bir ihtarname bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmesine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da, ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2004 gün, E:2004/9-508 K:2004/562; 30.03.2005 gün, E:2005/19-200 K:2005/210; 08.06.2005 gün, E:2005/19-270 K:2005/365; 18.04.2007 gün, E:2007/19-159 K:2007/220; 04.07.2007 gün ve E:2007/13-453 K:2007/453; 09.02.2011 gün ve E:2011/13-29, K:56 sayılı kararları).
Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması halinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla, takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.
Nitekim aynı ilke, Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2003 gün ve E:2003/19-589, K:2003/645 sayılı ve E:2011/19-532,K:2011/640 sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Şu da eklenmelidir ki; takip konusu alacak için borçlunun icra dairesi dışında yaptığı ödemeler, takip konusu alacaktan İcra Müdürlüğünce kendiliğinden mahsup edilemeyeceğinden; eş söyleyişle, harici ödemelerin İcra Müdürlüğünce kabulü için, alacaklının muvafakati gerektiğinden; itirazın iptali davasında mahkemece kısmi ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğuna dair bir karar verilmesi gerekmektedir.( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/3234 E., 2022/401 K. Sayılı kararı)
Türk Borçlar Kanunu'nun 100. Maddesinde " Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise , kısmen yapığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. " şeklinde düzenleme yaptığı görülmüştür. Davalı tarafından her ne kadar aşamalarda davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan evvel asıl alacak tutarının ödendiği huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı beyan edilmiş ise de , davalı tarafından ilgili icra dosyasında takibe geçildikten sonra ödeme yapılıp icra takibinin başlatılması ile temerrüt gerçekleşmiş olacağından ve davacı tarafça da yapılan ödemenin asıl alacağa mahsuben yapıldığına dair açık bir kabul bulunmadığından davalı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce , takip tarihinden sonra yapılan ödemenin TBK 100.madde uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hepbirlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından takipten önce herhangi bir ödeme yapılmış değildir. Davalı tarafından takipten sonra dava tarihinden önce ise 06/12/2021 tarihinde 560,00-TL lik ödeme yapılmıştır. Söz konusu ödemenin BKnun 100 mad uyarınca öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılması gerekmektedir. Takip tarihi ile ödeme tarihi dikkate alındığında ve bu tarihe kadar mevcut bulunan işlemiş faizler, icra yargılama giderleri ve bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporu göz önünde tutulduğunda, söz konusu ödemenin tamamının BKnun 100 mad uyarınca faiz ve ferilerden düşüm yapılacağı, dolayısıyla asıl borçtan yapılacak bir mahsuplaşma bulunmaması sebebiyle dava tarihi itibariyle de asıl borcun aynı olacağı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 01/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde; davaya konu 472,47-TL'nin 462,50-TL'lik kısmı asıl alacak olan geçiş ücreti ve 4 kat ceza tutarına ilişkin olduğu kalan 9,97-TL ise takip öncesi faize (takip talebinde 65,02-TL olarak gözüken alacak kalemi) ilişkin olduğunun açıklandığı, davalı tarafça kısmi ödeme yapılmakla davacının ihlalli geçiş iddiasının kabul edildiğinin anlaşıldığı , davacının ihlalli geçiş ücretine ilişkin tutarın 462,50-TL olarak açıklandığı, davacının asıl alacak talebinde haklı olduğu, her ne kadar davacı takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de; davacı tarafından takip öncesi borcun ödenmesi için davalı yana gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığı bu hali ile takip öncesi temerrüt gerçekleşmediğinden takip öncesi faiz alacağına ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -Davanın KISMEN KABULÜ ile ;
Takibin 462,50-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa, takip tarihinden tahsil tarihine kadar takipte belirtilen tutarda faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemine reddine,
Davalının icra takibinden sonra iş bu davadan önce 06/12/2021 tarihinde ödemiş olduğu 560,00-TL lik haricen ödenen bedelin söz konusu ödeme miktarı dikkate alındığında takibin ancak faiz ve ferilerinden düşüleceği için takibin ferilerine (harç, masraf, vekalet ücreti vs) ilişkin yapılan bu ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,
2- Davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE,
3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4- Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 462,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 9,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 110,25 TL müzekkere ve tebligat gideri, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti ile ilk masraf 92,20 TL (80,70 TL başvuru harcı + 11,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 1502,45 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.470,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücreti olan 1.560,00TL nin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 32,92 TL'sinin davacıdan, 1.527,08 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı (e duruşma ile) miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)