T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/678 Esas
KARAR NO:2025/362
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/09/2022
KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... ... yazılımının ...'larından birisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 02.02.2020 tarihinde "... ... Uygulama Danışmanlığı Sözleşmesi" ve "... ... Yazılım Kullanma Sözleşmeleri" imzalandığını, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında işbu sözleşmeler imzalandıktan sonra, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı borçluya verilen hizmetler karşılığında bir kısım faturalar kesildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen hizmetler karşılığında kesilen faturaların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, faturalara ilişkin herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, bunun üzerine, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine ödenmeyen faturaların tahsili için 20.06.2022 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğ alınmasının ardından tamamen kötüniyetli olarak borca ve yetkiye itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın davaya konu sözleşmeleri dosyaya sunamadığını, faturanın sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesinin ve itiraz edilmemesinin akdi ilişkiye kanıt oluşturmadığını, davacı tarafça sunulan yazışmalardaki kişinin davalı şirkette yetkili kişi olmadığını, müvekkili şirketin 2022 yılına ait faturalara ilişkin davacı taraftan hiçbir hizmet almadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 22/03/2023 tarihli celsesinde ... ATM'ye talimat yazılarak davalının 2020-2022 yıllarına ait yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak; defterlerde gözüken alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyeleri tespit edilip, iddia , savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek varsa takip ve dava tarihi itibariyle takibe dayanak faturalardan dolayı davacı alacağının saptanmasına ilişkin mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup 22.12.2023 tarihli talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle: "Davalının yasal kayıtlarına göre , davacının alacak tutarının 31.12.2022 tarihi itibari ile 134.795,13 TL olduğu , dava tarihinin 29.09.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında en son hareketin 31.12.2022 olması sebebi ile borç/alacak tutarının davalının kayıtlarına göre 134.795,13 TL olduğu tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 24/01/2024 tarihli celsesinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin talimat mahkemesi yolu ile aldırılan bilirkişi rapor içeriği de incelenerek; tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, ayrıca davacı ve davalının defterlerinin açılış kapanış onaylarının zamanında yapılıp yapılmadığının, defterlerin sahibi lehine delil olup olamayacağının da raporda tartışılmasına karar verilmiş olup 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, davacı şirket ticari defterleri, talimat bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan tüm deliller üzerinde, yapılan inceleme, denetim, tahlil ve hesaplamalar neticesinde;
Davacı şirketin ödeme emrine konu ettiği faturalardan 31.03.2022 tarih, ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli, 06.05.2022 tarih ... numaralı, 3.068,00-TL bedelli faturanın; davalı şirket ticari defterlerinde yer almadığı, diğer tüm faturaların davalı ticari defterlerinde yer aldığı,
Davacı şirkete ait ticari defterlerin e-defter uygulaması ile tutulduğu; yevmiye defteri ve defteri kebir e-defter beratlarının zamanında ve usulüne uygun alınmış olduğu, envanter defterlerinin zamanında tasdik edildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davacı şirkete ait 2021-2022 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının; EUR üzerinden düzenlendiği, davacı şirket tarafından ödeme zamanda EUR faturalarına kur farkı uygulanarak cari hesap tutulduğu,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde, davacının davalıdan 113.691,61.-TL karşılığı 7.540,00.- EUR ile 58.119,21.-TL cari hesap alacağı olmak üzere toplam, 171.810,82.-TL cari hesap alacağının olduğu,
Talimat mahkemesinden alınan bilirkişi raporunda davalı şirkete ait ticari defterlerin e-defter uygulaması ile tutulduğunun belirtildiği, ancak envanter defteri bilgilerine yer verilmediği gibi davalı şirketin HMK 222 maddesi hükümleri ile ilgili bir görüş bildirilmediği,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 01.04.2022 tarihinden itibaren davalı şirketin davacı şirkete 134.795,13.-TL borcunun olduğu,
Bu farkın davalı şirket tarafından, ödeme emrine konu edilen faturalardan 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli, 06.05.2022 tarihli ... numaralı, 3.068,00-TL bedelli faturanın; davalı şirket ticari defterlerinde yer almaması ile taraf ticari defterlerindeki farklı kur girişleri ile davacı şirket tarafından uygulanan kur farkı hesaplamasından kaynaklandığı,
Davalı şirket tarafından, ödeme emrine konu edilen faturalardan 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli, davalı ticari defterlerinde yer almasa da davalı BA formlarında yer aldığı, bu nedenle davacı alacağında görülmesi gerektiği, 06.05.2022 tarihli ... numaralı, 3.068,00-TL bedelli faturanın davalı ticari yer almadığı gibi davalı şirket ba formunda yer almadığı, bu nedenle faturanın davacı alacağı olarak görünmemesi gerektiği,
Sonuç olarak davacı şirketin davalı şirketten; 7.540,00.-EUR ile 58.119,21.-TL-3.068,00=55.051,21.-TL alacağının olacağı,
Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Bu bağlamda ilgili hüküm uyarınca muaccel ve ifası mümkün olan bir borcun, ifayı kabule hazır bir alacaklının varlığına rağmen zamanında ifa edilmemesi ve alacaklının ihtarıyla borçlu temerrüdü oluşmaktadır.
Bu bağlamda; davacı tarafından davalıya keşide edilen bir ihtarın olmadığı, bu nedenle davacının ödeme emrinde davalı şirketten temerrüt faizi talep edemeyeceği,
Tüm bu veriler ışığında;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Dairesi ... Esas dosyasına edilen itirazın 55.051,21.-TL ile 7.540,00.-EUR üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor alınmak üzere dosya kapsamında en son rapor hazırlayan bilirkişi ...'e tevdi ile; dosya arasında mevcut bilirkişi raporları ve ba-bs formları birlikte değerlendirilerek davalının 2022 yılında hizmet alınmadığına ilişkin itirazları hususunda değerlendirme yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup 11/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, davacı şirket ticari defterleri, talimat bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan tüm deliller, davalı şirket tarafından Kök rapora edilen itirazlarla Yüce Mahkemeniz tarafından verilen görevlendirme çerçevesinde;
Davalı Şirkete ait karşılaştırmalı Ba formuna göre; davalı şirketin davacı şirketten 2021 Yılında 7 belge karşılığı, KDV hariç 205.661,19.-TL, 2022 Yılında 6 belge karşılığı KDV hariç 235.782,51.-TL mal/hizmet alımında bulunduğunu bildirdiği, davacı şirketin; davalı şirkete 2021 yılında 7 belge karşılığı, KDV hariç 205.661,19.-TL, 2022 Yılında 6 belge karşılığı KDV hariç 235.782,51.-TL mal/hizmet sattığını bildirdiği,
Davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenip ödeme emri konusu edilen faturalardan 06.05.2022 tarihli ... numaralı, 3.068,00-TL bedelli faturanın hem davalı şirket ticari defterlerinde hem de davalı ba formlarında yer almadığı, 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli fatura hariç diğer tüm faturaların davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı ve davalı şirket ba formuyla da ilgili vergi dairesine alış olarak bildirildiği, yine 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli faturanın da 2022 Yılı davalı ba bildirimleri arasında yer aldığı, TTK 21/2 maddesi hükümleri doğrultusunda 8 gün içerisinde bu faturalar ile ilgili herhangi bir itirazın bulunmamasının davalının davacı tarafından düzenlenen fatura içeriğini de kabul etmiş olduğu anlamına geleceği,
Tüm bu yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde kök raporda yapılabilecek bir değişiklik olmadığı,
Davalı şirket tarafından; .... İcra Dairesi ... Esas dosyasına edilen itirazın 55.051,21.-TL ile 7.540,00.-EUR üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 29/01/2025 tarihli celsesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; tarafların her ikisinin de defterinde kayıtlı olduğu bildirilen fatura tutarının 54.898,80-TL olarak yansıtıldığı, sonrasında ise tarafların defterinde kayıtlı olmayan faturalara ilişkin ba-bs bildirimleri değerlendirilerek inceleme yapıldığı, mahkememizce raporda yapılan hesaplamalarda takdiri mahkememize ait olmak üzere hesaplama yahut maddi hata yapılıp yapılmadığı hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmakla dosyanın bu hususta ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup 01/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Sonuç olarak davacı şirketin davalı şirketten; 7.540,00.-EUR ile 58.119,21.-TL-3.068,00=55.051,21.-TL alacağının olacağı,
Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Bu bağlamda ilgili hüküm uyarınca muaccel ve ifası mümkün olan bir borcun, ifayı kabule hazır bir alacaklının varlığına rağmen zamanında ifa edilmemesi ve alacaklının ihtarıyla borçlu temerrüdü oluşmaktadır.
Bu bağlamda; davacı tarafından davalıya keşide edilen bir ihtarın olmadığı, bu nedenle davacının ödeme emrinde davalı şirketten temerrüt faizi talep edemeyeceği,
Tüm bu veriler ışığında;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Dairesi ... Esas dosyasına edilen itirazın 55.051,21.-TL ile 7.540,00.-EUR üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; yazılım kullanma lisans sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık takip ve dava tarihi itibari ile davacının alacağının bulunup bulunmadığı, faturaya konu hizmetlerin verilip verilmediği ve varsa alacağın miktarı hususundadır.
Davacı dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 02.02.2020 tarihinde "... ... Uygulama Danışmanlığı Sözleşmesi" ve "... ... Yazılım Kullanma Sözleşmeleri" imzalandığını, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında işbu sözleşmeler imzalandıktan sonra, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı borçluya verilen hizmetler karşılığında bir kısım faturalar kesildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen hizmetler karşılığında kesilen faturaların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, faturalara ilişkin herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, bunun üzerine, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine ödenmeyen faturaların tahsili için 20.06.2022 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğ alınmasının ardından tamamen kötüniyetli olarak borca ve yetkiye itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; Yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın davaya konu sözleşmeleri dosyaya sunamadığını, faturanın sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesinin ve itiraz edilmemesinin akdi ilişkiye kanıt oluşturmadığını, davacı tarafça sunulan yazışmalardaki kişinin davalı şirkette yetkili kişi olmadığını, müvekkili şirketin 2022 yılına ait faturalara ilişkin davacı taraftan hiçbir hizmet almadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Davalı tarafça her ne kadar icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı görüldüğünden yetki itirazına itibar edilmemiş davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, öncelikle davalının yerleşim yerindeki mahkemeye müzekkere yazılarak davalının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, BA-BS formlarının celbi için vergi dairesine müzekkere yazılmış,akabinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davalının defterlerinin incelenmesine ilişkin talimat mahkemesi yolu ile aldırılan bilirkişi rapor içeriği de incelenerek; tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, ayrıca davacı ve davalının defterlerinin açılış kapanış onaylarının zamanında yapılıp yapılmadığının, defterlerin sahibi lehine delil olup olamayacağının da raporda tartışılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; " Sonuç olarak davacı şirketin davalı şirketten; 7.540,00.-EUR ile 58.119,21.-TL-3.068,00=55.051,21.-TL alacağının olacağı,
Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Bu bağlamda ilgili hüküm uyarınca muaccel ve ifası mümkün olan bir borcun, ifayı kabule hazır bir alacaklının varlığına rağmen zamanında ifa edilmemesi ve alacaklının ihtarıyla borçlu temerrüdü oluşmaktadır.
Bu bağlamda; davacı tarafından davalıya keşide edilen bir ihtarın olmadığı, bu nedenle davacının ödeme emrinde davalı şirketten temerrüt faizi talep edemeyeceği,
Tüm bu veriler ışığında;
Davalı şirket tarafından; .... İcra Dairesi ... Esas dosyasına edilen itirazın 55.051,21.-TL ile 7.540,00.-EUR üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın ek rapor alınmak üzere dosya kapsamında en son rapor hazırlayan bilirkişi ...'e tevdi ile; dosya arasında mevcut bilirkişi raporları ve ba-bs formları birlikte değerlendirilerek davalının 2022 yılında hizmet alınmadığına ilişkin itirazları hususunda edğerlendirme yapılmasının istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; " Davalı Şirkete ait karşılaştırmalı Ba formuna göre; davalı şirketin davacı şirketten 2021 Yılında 7 belge karşılığı, KDV hariç 205.661,19.-TL, 2022 Yılında 6 belge karşılığı KDV hariç 235.782,51.-TL mal/hizmet alımında bulunduğunu bildirdiği, davacı şirketin; davalı şirkete 2021 yılında 7 belge karşılığı, KDV hariç 205.661,19.-TL, 2022 Yılında 6 belge karşılığı KDV hariç 235.782,51.-TL mal/hizmet sattığını bildirdiği,
Davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenip ödeme emri konusu edilen faturalardan 06.05.2022 tarihli ... numaralı, 3.068,00-TL bedelli faturanın hem davalı şirket ticari defterlerinde hem de davalı ba formlarında yer almadığı, 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli fatura hariç diğer tüm faturaların davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı ve davalı şirket ba formuyla da ilgili vergi dairesine alış olarak bildirildiği, yine 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli faturanın da 2022 Yılı davalı ba bildirimleri arasında yer aldığı, TTK 21/2 maddesi hükümleri doğrultusunda 8 gün içerisinde bu faturalar ile ilgili herhangi bir itirazın bulunmamasının davalının davacı tarafından düzenlenen fatura içeriğini de kabul etmiş olduğu anlamına geleceği,
Tüm bu yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde kök raporda yapılabilecek bir değişiklik olmadığı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüş, 03/02/2025 tarihli alınan son ek rapor ile daha önce sunulan bilirkişi raporları içeriklerindeki maddi hata düzeltilmiş ancak sonuç kısmı etkilenmemiş aynı kalmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başattığı, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı, dosya kapsamında tarafların defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenip ödeme emri konusu edilen faturalardan 06.05.2022 tarihli ... numaralı, 3.068,00-TL bedelli faturanın hem davalı şirket ticari defterlerinde hem de davalı ba formlarında yer almadığı, 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli fatura hariç diğer tüm faturaların davalı şirket ticari defterlerinde yer aldığı ve davalı şirket ba formuyla da ilgili vergi dairesine alış olarak bildirildiği, yine 31.03.2022 tarihli ... numaralı, 2.878,90-TL bedelli faturanın da 2022 Yılı davalı ba bildirimleri arasında yer aldığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, TTK 21/2 maddesi hükümleri doğrultusunda 8 gün içerisinde bu faturalar ile ilgili herhangi bir itirazın bulunmamasının davalının davacı tarafından düzenlenen fatura içeriğini de kabul etmiş olduğu anlamına geleceği, davalı tarafından tanzim edilen ve davalının defterlerinde de kayıtlı olan faturaların davalı tarafça kabul edilmiş ve bu faturalara konu hizmetin de davacı tarafça verilmiş sayılacağı, aksi durumun davalı tarafça ispatlanması gerekeceği, defterlerin sahibi lehine ve aleyhine birlikte delil teşkil edeceği, yine davacının defterinde bulunan ve davalının ba formunda bildirilen 2.878,90-TL bedelli fatura yönünden davacının davalıya hizmet verdiğinin davalı tarafından ilgili vergi dairesine sunulan (BA) formlarında teyit edildiği, bu durumda aksi yönde savunmada bulunan davalının ancak iade faturası ya da düzeltme beyannamesiyle savunmasını ispat edebileceği açıklanan nedenlerle bu fatura yönünden de davacının alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, takibe konu 3.068,00-TL bedelli faturanın ise davacı defterlerinde yer almasına rağmen hem davalı şirket ticari defterlerinde hem de davalı ba formlarında yer almadığı, bu hali ile davacı tarafça bu faturaya konu hizmetin verildiğinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığı yine davacının icra takibinde talep etmiş olduğu faiz alacağına ilişkin kalemler yönünden takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının icra takibinde takip öncesi faiz talebinde bulunamayacağı dikkate alınarak bu miktara ilişkin alacak talebinin de reddi gerektiği anlaşılmakla dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak 03/02/2025 havale tarihli bilirkişi raporundaki miktarlar üzerinden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen kısım yönünden davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 55.051,22-TL asıl alacak ve 7.540,00-EURO fiili ödeme tarihli asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda DEVAMINA, mahkememizce kabulüne karar verilen, takipteki EURO cinsinden alacağın takip tarihinden itibaren; ticari faizi geçmemek koşulu ile; 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının bir yıllık Euro mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz uygulanarak fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının davacıya ödenmesi şeklinde devamına,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulü ile; asıl alacağın %20 si oranındaki (1.508,00-EURO nun takip tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı olarak hesaplanan 27.495,52-TL + 11.010,24-TL = 38.505,76-TL olmak üzere) 38.505,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 13.016,70 TL harçtan peşin alınan 2.408,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.608,47 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
5- Davacı tarafından yatırılan 2.408,23 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.488,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 9.665,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8- Davacı tarafça yapılan 92,20 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 329,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.621,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 4.398,11 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9- Davalı tarafça yapılan 600,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 28,97 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılamam giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
11- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.484,69 TL'sinin davalıdan, 75,31 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
Hakim ...