T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2023/... Esas nolu dosya
04/09/2023 tarihinde 2023/... karar sayısı ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
ESAS NO : 2022/... Esas
KARAR NO : 2025/42
BİRLEŞEN DAVA : İstirdat
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 17/07/2023
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
ASIL DAVA : Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirketin uzun süredir ticari faaliyet yürüttüğünü, davalı şirketin , müvekkili şirketin sahibi olduğu ... Otel'i kapsayan farklı turlar düzenlediğini ve bu turlara istinaden faturaları davalı şirkete ilettiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ait ... Hotel'e düzenlenen farklı turlar kapsamında, ... numaralı 22.07.2022 tarihli ... Hotel'de konaklama bedeline ilişkin olarak 12.000,00.-TL bedelli, ... numaralı, 18.07.2022 tarihli ... Hotel'de konaklama bedeline ilişkin olarak 7.800,00.-TL bedelli, ... numaralı 16.06.2022 tarihli ... Hotel'e ait plaj giriş bedeline ilişkin olarak 18.750,00.-TL bedelli faturalar tanzim edildiğini, davalı şirketten düzenlenen faturalara ilişkin olarak ödeme talebinde bulunulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını, davalı şirkete gönderilen faturalara ilişkin olarak ise davalı tarafın 7 günlük süre içerisinde herhangi bir iade faturası düzenlemediğini, faturaların KDV alacaklarıyla birlikte toplam 45.489,00.-TL'nin ödenmemiş olduğunu bu nedenle davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını akabinde davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek açmış olduğu davanın kabulüyle takip tarihinden itibaren ticari değişen oranlarda işleyecek yıllık faiziyle davalı şirketten tahsiline ve davalı tarafın %20 ‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVA CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN DOSYA DAVA : Davacı vekilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili firma, turizm işi ile iştigal etmekte olup davalı firma ile 2020 yılı turizm sezonu için hizmet sözleşmesi yapıldığı, sözleşme uyarınca müvekkil firma davalı firmaya toplamda 50.000 USD ödeme yapıldığı, ancak müvekkil şirket tarafından 2020 yılında pandemi nedeniyle sözleşmeye konu hizmetin sadece 5.200 USD'lik kısmı kullanıldığı, sözleşme gereği kullanılmayan hizmetin karşılığı olan 44.800 USD bir sonraki yıla yani 2021 yılına devredileceği, daha sonra taraflar 2021 yılında yeni bir hizmet sözleşmesi imzalandığı, müvekkili şirket tarafından 2020 yılından devredilen 44.800 USD, 23.04.2021 tarihinde ödenen 5.200 USD ve 09.06.2021 tarihinde ödenen 10.000 USD olmak üzere toplamda 60.000 USD'lik hizmet satın alındığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı şirketin 01.05.2021 tarihi ile 30.09.2021 tarihleri arasında müvekkili şirketin satın almış olduğu hizmeti kullandırmakla yükümlü kılındığı, işbu hizmet karşılığı olarak müvekkil şirket tarafından 60.000 USD nakit olarak davalı firmaya ödendiği, bu hususun taraflarca kabul edildiği, davalı firmanın bu ödemelere rağmen müvekkil firmaya hizmeti kullandırmadığı, bunun üzerine müvekkil firmanın fatura talebinde bulunmuş ancak talebi müspet karşılanmadığından aldığı hizmeti kendisine yapılan tutardan mahsubunu talep ettiği, buna da olumlu cevap vermeyen davalı firmanın icra takibi ve peşinden hukuki dayanaktan yoksun olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... E.sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine dava açarak bu iddia ve alacaklardan kurtulma ve haksız taleplerde bulunma cihetine gittiği, 2021 yılına ait sözleşme uyarınca müvkkilin hakkı olan hizmet kullandırılmadığından müvekkilin ödemiş olduğu 60.000 USD'nin müvekkiline ödenmesini talep etme gereği hasıl olduğu, işbu dava sebebiyle yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlanıp anlaşamama tutanağı tanzim edildiği gerekçesiyle, iş bu dava dosyasının ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/...E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile 60.000 USD veya ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankasının döviz kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirasının en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYA CEVAP : Birleşen dosya davalı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde, ... Ltd.'nin dava dilekçesinde müvekkili şirkete elden ödediğini iddia ettiği 60.000 USD'nin iadesini talep ettiğini, ... Ltd.'nin Cari kayıtlarında alacaklı olmadığını borçlu olduğunu, iki şirket arasında elden ödeme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dosya içerisinde bulunan makbuzlardaki imzanın ilgili dönemdeki şirket yetkilisine ait olmadığını, 13.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda da gerek müvekkili şirket kayıtlarında gerekse ... Ltd.'nin kayıtlarında iddia edilen ödemeye ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığını, müvekkili şirket kayıtlarına avans olarak bir ödeme de işlenmemiş olduğunu, ticari bir davada bu bedelin başka bir şekilde ispatın mümkün olmadığını, müvekkili şirketin 2021 yılında durum tespit sürecinden geçirilerek yeni hissedarlar tarafından satın alındığını, ciddi bir inceleme süreci yaşandığını, tüm evraklar yeni hissedarlara teslim edildiğini, davada ileri sürülen sözleşme ve makbuzların bu evraklar içerisinde yer almadığını, eski yetkililer tarafında da davadaki iddialara konu alışverişten bahsedilmediğini, 60.000 USD ciddi bir bedel olduğunu, davaya konu ticari işlem ve para alışverişinin müvekkili şirketin mizan tablolarında ve mali kayıtlarında da yer almadığını, iddia edilen iş ve işlemler ile ile ilgili bir para alışverişi olması durumunda müvekkili şirketin mali kayıtlarında bu hususun yer alacağını ve karşılığında usulüne uygun fatura düzenleneceğini ancak karşı tarafın iddia ettiği alacağa karşılık müvekkili şirketçe herhangi bir fatura düzenlenmediğini, davacı'nın tahsilat makbuzu olarak iddia ettiği makbuzların müvekkili şirkete ilişkin resmi tahsilat makbuzları olmadığını, makbuzlardaki imzanın ilgili dönem şirket yetkisi olan Ünal ...'a ait olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan evrakların aslı gibidir yapılmadığını ayrıca yine davacı tarafça sunulan sözleşmenin son sayfası dışında müvekkili şirkete ait kaşe ve imzasının bulunmaması nedeniyle gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin imza ve kaşesinin bulunduğu sözleşmenin son sayfası dışındaki sayfaların delil niteliği taşımadığını cevap dilekçesinin devamında ise kabul etmediğini beyan ederek iddia edilen ticari şartların var olduğunun düşünülmesi halinde ise iddiaya konu meblağın Vergi Usül Kanunu ve Maliye Bakanlığı 459. no.lu Tebliği'nin tevsik zorunluluğunun kapsamı ve tutarını düzenleyen 4.1.maddesi hükmü gereği belirlenen limiti aşan kısımların finansal kuruluşlar yolu ile iletilmesinin zorunlu olduğunu, hiçbir finansal kuruluş kaydı olmayan, müvekkili şirket ile hiçbir ilişkisi olmayan ve hangi koşullar düzenlendiği, iade edilip edilmediği dahi anlaşılamayan davaya dayanak belgeler ile ... Ltd'nin müvekkili şirketten bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Asıl dava, konaklama bedelinin tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir.
Birleşen dava , davacı tarafça hizmet sözleşmesi kapsamında ön ödeme olarak verilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Deliller ; .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası , sözleşme, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, sicil kaydı, bilirkişi incelemesi.
Yargılama sırasında ... Ticaret Aş'nin ünvanın alınan sicil kaydı incelendiğinde ... ... Aş olarak değiştirildiği tespit edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, alacaklısının ... Tic Aş , borçlusunun ... Ltd Şti olduğu, alacaklı tarafından KDV dahil 12.000,00TL, KDV dahil 7.800,00TL , KDV dahil 18.750,00TL miktarlı 3 adet faturaya dayılı olarak ayrıca 2.160,00TL KDV alacağı, 1.404,00TL KDV alacağı, 3.375,00TL KDV alacağı olmak üzere toplam 45.489,00TL'nin tahsili için ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 23/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği akabinde borçlu vekilince 27/09/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile icra takibine süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüş olup, takibe dayanak yapılan faturalar incelendiğinde, ... Turizm tarafından ... Ticaret'e konaklama bedeli açıklaması ile fatura kesildiği tespit edilmiştir.
Söz konusu faturalar ekinde ilgili vergi dairelerine yazı yazılarak, davacı tarafa ait BS formlarının davalı tarafa ait BA formlarının gönderilmesi istenilmiş , gönderilen evraklar incelendiğinde davalı ...... Ldt Şti'nin BA formunda 2022 yılında 8 adet belge karşılığında 45.574,09TL BA bildirimi yaptığı, davacıya ait BS formları incelendiğinde ise 2022 yılında 2 adet belge karşılığında 18.333,33TL satış bildiriminde bulunulduğu görülmüştür.
Davacı vekili, 14/08/2023 tarihli dilekçesinde icra takibine konu olan alacak miktarının 38,550,00TL olduğunu, maddi hata sonucunda KDV miktarlarının tekrar eklenmesi neticesinde 45.489,00TL olarak ödeme emrine yazıldığını belirterek sehven fazla gösterilen 6.939,00TL tutarındaki taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Asıl dosya kapsamında tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış sunulan rapor incelendiğinde, bilirkişi tarafından her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelendiğinde, icra takibine konu edilen faturaların davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu, 2022 yılı itibari ile davacının davalıdan KDV dahil 38.550,00TL alacaklı olduğunu, davalının ticari defter ve belgeleri incelendiğinde ise 01/01/2022 yılına 3.286,00TL'nin devir ettiği, davacı tarafından icra takibine konu edilen 3 adet faturanın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalının ticari defter ve belgelerine göre 12/09/2022 tarihi itibari ile davalının davacı tarafa 41.836,60TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir.
Bu aşamada ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildiği tespit edilmiş olup birleşen dosyanın dava değerinin ticaret mahkemesinin heyet sınırında kalması nedeniyle dosya 23/01/2024 tarihinde heyete tevdi edilmiştir. Birleşen dosyada dilekçeler aşamasının tamamlanması beklenilmiş ve 25/04/2024 tarihli ön inceleme duruşması yapılmıştır.
Birleşen dosya incelendiğinde, davacı taraf olan ... .. Ltd Şti'nin 2020 yılı turizm sezonu için hizmet sözleşmesi yapıldığını bu kapsamda davalı firmaya 50.000,00USD ödeme yapıldığını, pandemi nedeniyle 2020 yılında davacı şirketin 5.200,00USD'lik ücret aldığını, sözleşme gereği kullanılamayan 44.800,00Usd'nin 2021 yılına devir ettiğini, 2021 yılında tekrar taraflar arasında hizmet sözleşmesi yapıldığını buna göre 2020 yılından devir edilen 44.800,00USD , 23/04/2021 tarihinde ödenen 5.200,00USD , 09/06/2021 tarihinde ödenen 10.000,00USD olmak üzere 60.000,00USD'lik hizmet satın alınmasının kararlaştırıldığını, 60.000,00USD'nin ön ödeme olarak davalı tarafa verildiğini ancak davalı tarafın sözleşme gereğince davacı şirkete hizmet vermediğini, fatura kesmediğini belirterek ön ödemem niteliğinde davalı şirkete verilen 60.000,00USD'nin iadesini istediği anlaşılmıştır. Davalı vekili ise, tahsilat makbuzlarındaki imzanın ilgili dönemindeki şirket yetkilisine ait olmadığını, sözleşmenin ise sadece son sayfasında davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunması nedeniyle davanın reddi gerektiği yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Birleşen davaya dayanak yapılan sözleşme incelendiğinde, ...... Ltd Şti'den acente , ... Turizm'den otel şeklinde bahsedildiği, sözleşmenin taraflarının iş bu davanın tarafları olduğu, sözleşmenin 1 Mayıs 2021 - 30 Eylül 2021 tarihleri için hizmet alımı konusunda düzenlendiği, sözleşmenin ödeme planı başlıklı 4.maddesi incelendiğinde, "ön ödeme : iş bu anlaşma gereğince acente otele günü birlik ve oda konaklamalarının karşılığında 60.000,00USD avansı nakit olarak ödemiştir. 2020 sezonu kalan bakiye 44.800,00USD , 23 Nisan tarihli 5.200,00USD , 9 Haziran tarihinde 10.000,00USD. Acente yaptığı günü birlik oda konaklamalarında avansı kullanıp içerideki bakiyesi tükenmiş ise de tekrar ödeme yapacaktır. Sezon sonunda yapılan mutabakat sonucunda acentenin içeride alacak bakiyesi kalmış ise karşılıklı görüşme sonucu ya geri ödeme yapılacak veya bir sonraki seneye ön ödeme olarak bırakılacaktır." denildiği, sözleşmenin 6/a maddesinde ise "sözleşme şirket yetkilisi tarafından onaylanarak en geç 2 gün içinde tüm sayfaları imzalı ve kaşeli olarak otele gönderilir..." denildiği, sözleşmenin altında şirket yetkilisi ibaresinin altında ... isminin bulunduğu ve ... .. Ltd Şti'nin kaşesi ve imza bulunduğu, sözleşmenin diğer kısmında ise otel yetkilisi ibaresinin altında ... isminin bulunduğu ve ... Turizm'in kaşesinin ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçesi ekinde yine 06/03/2020 tarihli tahsilat makbuzunun sunulduğu buna göre 20.000,00USD'nin ... tarafından ön ödeme niteliğinde ... Turizm'e verildiğinin yazılı olduğu, 21/01/2020 tarihli tahsilat makbuzunda ise ön ödeme olarak 30.000,00USD'nin ... tarafından ... Turizm'e verildiğinin yazılı olduğu, sözleşmede bahsi geçen 5.520,00USD ve 10.000,00Usd ile ilgili tahsilat makbuzlarının da suretlerinin sunulduğu, sözleşme ile tahsilat makbuzlarının aslının ise davacı tarafça sunulduğu ve mahkememiz kasasına alındığı görüldü.
Sözleşmenin imzalandığı tarihte davalı şirketin yetkilisi olan ve sözleşmede ismi geçen ...' a meşruhatlı tebligat çıkartılarak , sözleşmedeki ve tahsilat makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda beyanda bulunması istenilmiş, ... dosyaya gönderdiği 27/05/2024 tarihli yazı cevabında, 01/05/2021 - 30/09/2021 dönemi ile ilgili olarak hazırlanan sözleşmenin 3 sayfa olduğunu, sözleşmenin ilk 2 sayfasında şirket kaşe ve imzası bulunmadığını, sözleşmenin son sayfasındaki ... Turizm... AŞ kaşesi altındaki imzanın o dönemde şirket yetkilisi olması nedeniyle kendisine ait olduğunu ancak sözleşmenin ilk 2 sayfasında imza olmaması nedeniyle, bu sözleşmenin şirketi bağlayamayacağını, gönderilen tahsilat makbuzlarındaki imzanın ise kendisine ait olmadığını ifade etmiştir. Birleşen dosya da davalı şirketin yetkili olan ..., davaya konu sözleşmedeki 3.sayfadaki imzanın kendisinin eli ürünü olduğunu kabul etmiş ancak ilk 2 sayfada imza olmadığını iddia ederek bu sözleşmenin şirketini bağlamayacağını bildirmiş ise de, ilk 2 sayfa ile ilgili olarak madde hükümlerinin değiştirildiği hususunda herhangi bir iddia da bulunmadığı gibi, doğru hükümleri taşıyan sözleşmenin ilk 2 sayfası ile ilgili olarak herhangi bir belge de sunmamıştır. Söz konusu sözleşmede davacı ...... Ltd Şti'den acente, davalı ...... Aş'den otel olarak bahsedilmiş , sözleşmenin son sayfasında da davacı şirket kaşesi üzerine "şirket yetkilisi" davalı şirket kaşesi üzerine de "otel yetkilisi" ibaresinin yazıldığı, sözleşmenin 6/a maddesine göre, sözleşmenin "şirket yetkilisi " yani davacı ...... Ltd Şti tarafından onaylanarak en geç 2 gün içinde tüm sayfaları imzalı ve kaşeli olarak "otele" yani davalı ...... AŞ'ye gönderileceği hükmünün bulunduğu, bu hükmün davacı ...... Ltd Şti 'ye sözleşmenin tüm sayfalarını imzalama yükümlülüğü getirdiği, davacı tarafça da sözleşmenin tüm sayfalarının kaşelenip imzalanarak "otele" yani davalı şirkete gönderildiği ve davalı şirket yetkilisi tarafından ise sadece son sayfasının imzalandığı tespit edilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tacirler arasında düzenlenmiş olsa bile birden çok sayfadan oluşan yazılı sözleşmelerinin devam eden sayfalarının taraflarca imzalanması ve paraf edilmesi zorunluluğu kabul edilmemektedir, Borçlar Kanunu'nda da bu yolda bir hüküm bulunmamaktadır. Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarına kesinlik ve bağlayıcılık kazandıran imzaya itiraz edilmediğini, sözleşmede içerik ve anlam birliği bulunduğu, imzasız ilk sayfaların farklı içerik taşıdığı ispatlanamadığına göre uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11 H.D.'nin 2005/11358 Esas 2007/2881 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere)
Yukarıdaki paragrafta belirtilen gerekçe ile birleşen davaya konu olan sözleşmenin geçerli olduğu sonucuna varılmış olup, sözleşmenin ödeme şartları başlıklı 4.maddesinde açıkça davacı ...... Ltd Şti 'nin davalı ...'a 60.000USD ödediği sabit olup, sözleşmenin devamı maddelerinde de bu 60.000USD'nin 2020 sezonu kalan bakiye 44.800USD + 23 Nisan Tarihinde 5.200USD + 9 Haziran tarihinde ise 10.000USD ödendiği dolayısı ile toplam 60.000USD'nin avans olarak davalı tarafa ödendiği yazılı olup , sözleşmenin davalı tarafça da imzalanması nedeniyle bu ödemenin yapıldığı subut bulmuştur.
Birleşen dava açısından tekrar tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış olup, 23/12/2024 tarihli raporda ki mali inceleme neticesinde " Mali inceleme neticesinde: Dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi soncunda taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, Davalının dosyaya sunduğu, 65.220,00 USD tutarlı dört adet makbuzun tarafların 2020-2021 yılları ticari defterlerinde yer almadığı, Sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen 44.800,00 USD 2020 sezonu kalan bakiye tutarının Davacı/ birleşen davada davalının 2020-2021 yılları ticari defter kayıtlarında yer almadığı, Davalı/ birleşen davada davacının yapmış olduğunu iddia ettiği ödemelerin toplamının 65.220,00 USD karşılığı 427.776,54 TL olduğu, her bir makbuzun TL karşılığının 7.000,00 TL tutarlı tevsik zorunluluğu sınırını aştığı dolayısı ile Bankalar veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla para yatırma, havale, EFT. çek, banka ve kredi kartı ile yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile yapılması gerektiği, Ticari işlerde fatura düzenlenmeden de avans- Ön Ödeme vb. adı altında tahsilat ve ödemelerin yapılabildiği. bu durumda yapılan ödemelerin Tek Düzen Hesap Planına göre 159 Verilen Sipariş Avansları Hesaplarında takip edilebileceği, Davalı/ Birleşen Davada davacının 2020 yılına ait 50.000.00 USD tutarlı makbuzlar ile 2021 yılına ait 15.220.000 USD tutarlı makbuzlar ile ilgili ticari defter kayıtlarında 159 Verilen Sipariş Avansları Hesaplarında böyle bir kaydının olmadığı, Davacının davalı adına düzenlediği 16.06.2022 tarihli ve 18.07.2022 tarihli faturaların e-arşiv satış faturası senaryosu ile düzenlendiği, 22.07.2022 tarihli faturanın e-fatura ticari- satış faturası senaryosu ile düzenlendiği, faturaların her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı, BA/BS beyanlarında ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, davalı/ birleşen davada davacı tarafından dava konusu faturalara TTK'nın 21/2 maddesinde belirtilen sekiz günlük süre içerisinde itirazda bulunulmadığı, tarafların ilgili yıllardaki BA/BS formlarında ve ticari defter kayıtlarında düzenlenmiş bir iade faturasının olmadığı, Davalı/ birleşen davada davacının, davaya konu faturalar muhteviyatı ile ilgili, TTK'nın 23. ve TBK'nın 223. maddelerinde belirtilen süreler içesinde ayıp bildiriminde bulunduğuna dair bir delilin olmadığı, Davacı/ birleşen davada davalının ticari defter kayıtlarına göre 38.550,00 TL alacaklı olduğu, Davalı/ birleşen davada davacının ticari defter kayıtlarına göre 41.836,60 TL. Borçlu olduğu, Tarafların ticari defter kayıtları arasında icra takip tarihi olan 12.09.2022 tarihi itibari ile 3,286,60 TL Fark olduğu, bu farkın davalının ticari defter kayıtlarında 2021 yılından 2022 yılına devreden davacı cari hesabındaki 3.286,60 TL tutarındaki borç tutarından kaynaklanmış olduğu, ancak davacı ticari defterlerinde böyle bir devir olmadığı ve davacı yan tarafından sadece 2022 yılı faturalarından kaynaklı alacağının işbu huzurda görülen dava ile talep edilmiş olduğundan bu farkın değerlendirmelerde göz ardı edilmesinin makul olacağı, Asıl Dava yönünden Dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davacı/ birleşen davada davalının, dava konusu 38.550,00 TL. Tutarında davalı/ birleşen davada davacıdan alacaklı olduğu, Davalı/ Birleşen Davada davacı ...'nın antetli kağıdına basılı olan Sözleşmenin üç sayfa 9 maddeden oluştuğu, Sözleşmenin her sayfasının Davalı/ Birleşen Davada davacı ... tarafından şirket kaşesi ile imza altına alındığı, sözleşmenin sadece son sayfasında her iki tarafın kaşe ve imzasının olduğu, sözleşmenin 6/a maddesinde belirtilen şartları taşımadığı, Sözleşmenin geçerli olup olmadığının nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Birleşen Dava yönünden davalı/ birleşen davada davacının, davacı/ birleşen davada davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı, 2020-2021 yıllarına ait 65.220,00 USD tutarlı makbuzların davacı/ birleşen davada davalıya yapılan ödemeler olarak kabul edilip edilmeyeceğinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenin; Bilirkişi Heyeti kanaatinin aksine Davalı/ birleşen davada davacının iddiaları doğrultusunda, alacaklı olduğu yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu, bu durumda davalı/birleşen davada davacının alacağının 60.000,00 USD (462.976,12) TL olacağı, " şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Asıl dosya davacısı olan ... ... AŞ davalı ... hakkında dava dilekçesinde yazılı olan faturalara dayalı olarak itirazın iptali davası açmış olup bu hususta tarafların ticari defter ve belgelerine göre davacının davalıdan 38.550,00TL (KDV dahil) alacağı olduğu, bu hususta taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği anlaşıldığından asıl dava yönünden 6.939,00TL'ye yönelik kısmı feragat nedeniyle reddine, kalan 38.550,00TL açısından ise itirazın iptaline, alacak likit itirazda haksız olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar vermek gerekmektedir.
Birleşen dava açısından ise, davacı ... davalı ...'a 60.000USD avans ödemesi yaptığını, sözleşme gereğince davalı tarafından bu sözleşme kapsamında verilen hizmete dair hiçbir fatura kesilmediğini, hizmet verilmediğini iddia ederek vermiş olduğu avansın iadesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre 60.000USD'nin davalı tarafa verildiği subut bulmuştur. Davalı taraf 01 Mayıs 2021 - 30 Eylül 2021 tarihleri için düzenlenen iş bu sözleşme kapsamında fatura kestiğini/hizmet verdiğini iddia ettiği gibi bu hususta herhangi bir belgede sunmamıştır. Dolayısı ile davacının vermiş olduğu avansın iadesini istemekte haklı olduğu anlaşılmış ve birleşen davanın kabulüne aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A)Asıl Dava Yönünden;
1-Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile,
a)Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 38.550,00 TL (KDV dahil 12.000,00 TL + KDV dahil 7.800,00 TL + KDV dahil 18.750,00 TL miktarlı faturalardan kaynaklı asıl alacak) asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına,
7.710,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacının 6.939,00 TL'ye yönelik itirazın iptali davasının feragat nedeniyle reddine,
2-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 6.939,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 795,88TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.500,00 TL bilirkişi ücreti, 677,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 10.177,00TL kabul ve ret oranı dikkate alınarak 8.141,60TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL'nin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 2.495,00TL'sinin davalıdan kalan 625,00TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Bu dava sebebiyle 2.633,35TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan (dava da : 795,88TL + icra da : 227,45TL =) 1.023,33TL'nin mahsubu ile kalan 1.610,02TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
B)Birleşen Dava Yönünden;
1-Davacının davasının kabulü ile 60.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 233.134,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 26.927,81TL peşin karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 8.000,00TL bilirkişi ücreti ,461,50TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 8.461,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,
6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Bu dava sebebiyle 107.897,69TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 26.927,81TL'nin mahsubu ile kalan 80.969,88TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır