T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/816 Esas
KARAR NO:2025/661
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/11/2022
KARAR TARİHİ:07/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; .... İcra Ceza Mahkemesi ... Esas Sayılı numara ile başlatılmış olan ceza davasında ... seri numaralı çeke istinaden icra ceza davası açıldığını, ceza davasına konu yapılan çeklerdeki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını, bu sebeple ceza davasına konu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin imza incelemesi yapılmasını, akabinde müvekkili şirket yetkilisine ait olmaması durumunda müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptalini, haklı çıkmaları halinde davalının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan huzurdaki davada, HMK 114\h maddesi gereğince hukuki yararı bulunmadığını, "hukuki yarar" bulunması bir dava şartı olduğunu ve yokluğunda davanın esasa girmeden reddi gerektiğini, bahsi geçen çeke ilişkin Temlik eden ... AŞ. tarafından " karşılıksız çek " sebebi ile İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunulduğunu, söz konusu şikayet dosyası İstanbul .... İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası derdest olduğunu, Bu sebeple tarafları, konusu ve çıkacak sonucu aynı olacak bir başka dava sebebi ile huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davaya konu çek için başlatılan icra takibi itiraz olmadan kesinleştiğini, davacı tarafça iddia edildiği üzere, imzaya yönelik bir itiraz olması halinde takip keşinleşmeden, ödeme emrinin tebliğ ile itiraz yapılmış olacağını, davacı tarafın menfi tespit talebine ilişkin iddialarının kabul edilmemesi gerektiğini, müvekkili şirket temlik alan konumunda olduğunu, temlik öncesi duruma ilişkin sorumlu tutulması ve kötü niyet iddiasında bulunulması kabul edilemeyeceğini, davacının davasının reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, kambiyo senetlerine mahsus başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkememizce yapılan kontrolde; işbu davanın mahkememizin 07/03/2023 tarihli celsesinde davacı vekili Av. ...'in duruşmaya katılım sağlamadığı tespit edilerek HMK madde 150 hükmü kapsamında dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yenileme dilekçesi sunulması akabinde 10/03/2023 tarihinde yenileme tensip tutanağının düzenlenerek e-tebligat ile 15/03/2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, yargılamaya kalındığı yerden devam olunduğu, mahkememizin 11/03/2025 tarihli celsesinde taraf vekillerinin karşılıklı olarak mazeret dilekçeleri sunması üzerine "Davacı ve davalı vekilinin mazeretli sayılmasına yeni duruşma gün ve saatinin işbu duruşma zaptının tebliği ile öğrenilmesine," karar verilerek duruşmanın 23/09/2025 gününe ertelenmiş olduğu, anılan celsede davacı vekilinin hazır bulunmadığı ancak sehven duruşma gününü bildirir tebligatın taraflara çıkartılmamış olması sebebiyle herhangi bir işlem yapılmaksızın duruşmanın 07/10/2025 tarihine bırakılmasına karar verilerek ilişkin 23/09/2025 tarihli celsesine ait duruşma tutanağının davacı vekilinin e-tebligat adresine 28/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, 07/10/2025 tarihli celse açıldığında duruşma saatinin 12:00 olmasına rağmen 12:13'e kadar beklenildiğinde davacı ya da vekili tarafından katılım sağlanmadığı, UYAP'tan yapılan kontrolde herhangi bir mazeret dilekçesi sunulmadığı, aynı celsede davalı vekili tarafından "Davacının takip etmediği davayı takip etmiyoruz bu kapsamda karar verilsini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlığını taşıyan 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi ile aynı kanunun Basit Yargılama Usulünün düzenlendiği Altıncı Kısım başlığı altında yer alan 320. Maddesinin 4. Fıkrasının "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, mahkememizin 19/03/2024 tarihli celsesinde dosyanın HMK madde 150 kapsamında işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yenileme dilekçesi sunulması akabinde 21/03/2024 tarihinde yenileme tensip tutanağının düzenlenerek tebliğ edildiği, dosyanın 1 kez işlemden kaldırıldıktan sonra 2. Kez işlemden kaldırılmasına karar verilemeyecek olması sebebiyle davanın HMK m.320/4 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasının "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.
" şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmış, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlığını taşıyan 7. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1- HMK madde 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 1.178,35-TL harcından mahsubu ile artan 562,95-TL karar ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan toplam 4.500,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır