T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/862 Esas
KARAR NO: 2024/492
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/12/2022
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ZMMS poliçesi ile sigortalı olmayan plakasız tescilsiz motosiklet 11.12.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde iken, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile çarpıştığını, çift taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde motosiklet sürücüsü olan müvekkillerinin oğlu ...'ın vefat ettiğini, davalı yanın müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi gerektiğini, davalı yana bir çok kez usulüne uygun başvuru yapılmasına rağmen mütevaffanın motosikletinin tescilsiz ve sigortasız olması nedeni ile tazminat taleplerini ret ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... için 152.428,30TL, ... için 115.571,70TL olmak üzere toplam 268.000,00TL destekten yoksunluk tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya neden olan aracın mevcut statüsü ve türü nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, sürücü müteveffanın kusuruna isabet eden tazminat talepleri teminat dışı olduğunu, talebin teminat dışı olması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddini, davadaki talepler zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca zamanaşımı süresi dolduğunu, müvekkili kurum, davacıların mirasçılık sıfatı sebebiyle müteveffa sürücü destek için ödenecek olan tazminatı davacılara rücu edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazanın oluşundaki kusur oranlarının tespiti ve kazanın iddia edildiği şekliyle gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, tazminat hesaplaması kaza tarihi dikkate alınarak PMF tablosuna göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmasını, müteveffa sürücü ehliyetsiz ve aynı zamanda kask takmadığını, ölü muayene otopsi tutanağında, ölüm sebebi olarak kafa travması gösterilmiş, baş bölgesinde çok sayıda darbe aldığını, ayrıca sürücü belgesi de bulunmadığını, ... Hesabı’nın Sorumluluğu kaza tarihindeki trafik sigortası teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davanın öncelikle usulde reddini, aksi kanaat halinde zamanaşımı sebebiyle reddini, aksi kanaat halinde yapılacak yargılama neticesinde haksız davanın esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan incelemede; davacıların murisi ...'ın, kendi sevk ve idaresindeki ZMMS kapsamında sigortası bulunmayan plakasız ve tescilsiz motosikleti ile 11.12.2014 tarihinde dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile çarpışmak suretiyle geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vefatı sebebiyle davacı anne ve baba tarafından öncelikle ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından tazminat davasının açılmış olduğu, yargılama yapılarak bilirkişi raporları alınmış ise de karar aşamasında 3. Kez takipsiz bırakılma sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu, işbu kez davacılar vekili tarafından anılan dosyada alınan bilirkişi raporları uyarınca davacı anne ... için 152.428,30 TL, davacı baba ... için 115.571,70 TL olmak üzere toplam 268.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacılara verilmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Davalının zamanaşımına yönelik olarak itirazda bulunmuş olması sebebi ile inceleme yapıldığında TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca meydana gelen kazada davacıların desteğinin ölmüş olması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup 11/12/2014 kaza tarihi ve eldeki dava tarihi göz önüne alındığında, KTK'nın 109 ve 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olması sebebiyle davalının zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır.
... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinin "(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur.
(2) Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
... başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından işbu hükme dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği görülmüş olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9888 Esas, 2022/16836Karar Sayılı, 06.12.2022 Tarihli "... Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
... Somut olayda da; davacıların desteği tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur. Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 Esas - 411 Karar; YHGK., 22/02/2012 gün 2011/17-787 Esas, 2012/92 Karar; YHGK., 16/01/2013 gün, 2012/17-1491 Esas, 2013/74 Karar)." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin talepte bulunabileceği kanaatine varılarak yargılamaya devam olunmuştur.
İşbu davada davalı ... Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden ve davalı tarafça sorumluluğun bulunmadığına yönelik itiraz edilmiş olduğunda öncelikle müteveffa sürücü yönetimindeki motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, müteveffa sürücünün kullandığı motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması gerekmekte olup bu kapsamda yargılama esnasında toplanan deliller ile birlikte makine mühendisi bilirkişinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda müteveffanın kullandığı motosikletin zorunlu trafik sigortası yaptırması gereken araçlardan olduğunun tespit edildiğinin mahkememize bildirilmesi akabinde davalı ... Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olacağı kanaatine varılmakla aktüerya uzmanı bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Aktüerya uzmanı bilirkişisi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
11.12.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre belirlenen zarar tutarından %20 müterafik kusur indirimi sonucu ...'ın vefatı nedeniyle;
a)Davacı Anne ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 782.942,28 TL,
b)Hak sahibi Baba ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının zararının 549.770,35 TL olduğu,
Tüm hak sahiplerinin destek zararı toplamı davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu 268.000,00 TL'lik limiti aşması nedeniyle; Davalının sorumluluğunun 268.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı,
Dava dilekçesinde;
Anne ... için 152.428,30 TL
Baba ... için 115.571,70 TL olmak üzere;
TOPLAM 68.000,00 TL talepte bulunulduğu,
Başvuru tarihine göre temerrüdün 23.02.2017 tarihinde gerçekleşmiş olacağı,
Sigorta poliçesi bulunmayan aracın hususi nitelikte motosiklet olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin davalının poliçe limitini aşmakta olduğu, bu sebeple davacı anne ...'ın davalıdan 152.428,30 TL, davacı baba ...'ın ise 115.571,70 TL tazminat isteminde bulunabileceği kanaatine varılarak somut olayda davacı tarafça dava açılmadan önce 05.08.2023 tarihinde başvuru yapılmış olduğu, davalı tarafça davacıya herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu, işbu hali ile KTK m.99 hükmü uyarında davalı ... Hesabı'na başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası tarihi olan 23.12.2017 tarihinde davalının temerrüte düştüğü kabul edilerek işbu tarihten itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı ...'ın davasının KABULÜ ile; 11/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 152.428,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 23.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Davacı ...'ın davasının KABULÜ ile; 11/12/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 115.571,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 23.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
3-Alınması gereken 18.307,08-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 915,35-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 17.391,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacılar tarafından sarf edilen dava açılış gideri : 1.133,65 TL (başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı), davetiye, posta gideri: 127,00-TL, bilirkişi ücreti 4.500,00-TL olmak üzere toplam: 5.760,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 24.388,53-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
6-Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 18.491,47-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.