T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/863 Esas
KARAR NO:2025/729
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:13/12/2022
KARAR TARİHİ :23/10/2025
DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, taraflar arasında Türkçe anlamı teknik durum tespiti hizmetleri sözleşmesi anlamına gelen ... ... sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 11.maddesi uyarınca , uyuşmazlığın Türkiye Cumhuriyeti yasalarının uygulanarak çözümleneceği ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiğini, sözleşme gereğince davalının Türkiye'de ... ... ve ... AŞ.(eski unvanı; ... ... A.Ş.)'nin sahibi olduğu ve müvekkili şirketin satın almasına konu olabilecek yenilenebilir enerji varlıkları için detaylı ve kapsamlı teknik durum tespitini kapsar danışmanlık hizmetleri vermeyi ve nihayetinde müvekkili şirkete Teknik Durum Tespiti raporunu hazırlayıp teslim etmeyi, müvekkili şirketin ise bunun karşılığında davalıya Sözleşme'nin 5. maddesinde belirlenen ücreti ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme'nin 2. maddesine göre sözleşme konusu tüm hizmet, proje dokümantasyonu davalıya sunulduktan sonra 15 hafta içerisinde tamamlanacak olup davalının, proje dokumantasyonu sunulduktan sonra 15 hafta içerisinde bahsi geçen raporu tamamlayıp teslim etmeyi müvekkili şirkete tahahüt ettiğini, sözleşme'nin 5-a maddesinde ise sözleşme'ye konu hizmetin toplam ücretinin 36.500,00-Euro olduğunu ve karşılıklı olarak kabul şartıyla ilave uzman eklenmesi gerekmesi halinde dahi toplam ücretin 43.500,00-Euro'yu geçemeyeceğinin hüküm altına alındığını, öte yandan davalı tarafın Hollanda menşeli, müvekkilinin ise İsviçre menşeli bir şirket olduğunu, dolayısı davalı tarafından sözleşme konusu olarak verilecek hizmetlerde ücrete ilave KDV'nin mevzubahis olmadığını, sözleşme'nin 5-b maddesinde ise davalının ücretin %70 ini işe başlamadan önce, %30 unu ise Teknik Durum Tespiti raporunun teslim edilmesi üzerine müvekkili şirkete fatura edeceğinin hüküm altına alındığını, ancak davalı tarafın yukarıda belirtikleri hükümlere rağmen sözleşme kapsamında müvekkili şirkete 12.10.2020 tarih, 01/2020/PNL-... nolu 30.149,00-Euro tutarlı faturayı ve 31.01.2021 tarih, 02/.../PNL-..... nolu 18.821,00-Euro tutarlı faturayı düzenlendiğini, söz konusu fatura bedellerinin müvekkili şirket tarafından davalının banka hesabına 11.11.2020 tarihinde 30.149,00-Euro ve 19.03.2021 tarihinde 18.821,00-Buro olmak üzere toplam 48.970,00-Euro olarak ödendiğini, yani davalının , hem sözleşme kapsamında kendisine ödenebilecek toplam ücreti aşacak şekilde ve üstelik toplam ücretin %30 unu Teknik Durum Tespiti raporunu müvekkili şirkete teslim etmesinden sonra fatura edeceğini taahhüt etmesine rağmen söz konusu faturaları düzenlediğini ve fatura bedellerini tahsil ettiğini, faturalarda KDV tahakkuku bulunmadığını, ne var ki, müvekkili şirketin sözleşme gereği yerine getirmesi gereken tüm edimlerini yerine getirmesine ve ödemesi gereken tüm ücretleri zamanından önce ve fazlası ile ödemesine ve tüm uyarılara rağmen davalı Teknik Durum Tespiti raporunu müvekkili şirkete taahhüt ettiği süre içerisinde teslim etmediğini ve sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğini, bunun üzerine davalıya müvekkili şirket tarafından .... Noterliği'nin Türkçe nüsha 01.09.2021 tarih, ... yevmiye no, Hollandaca çevirili nüsha 06.09.2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesine davalının Sözleşme'deki adresine keşide edilerek (Müvekkili şirketin ihtarnamesi davalıya mail ortamında Sözleşme'nin 9. maddesi uyarınca “...” e posta adresine de gönderilmiştir) sözleşme gereği hazırlayıp müvekkil şirkete teslim etmesi gereken Teknik Durum Tespiti Raporunu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde teslim etmesi, aksi halde Sözleşme'nin haklı nedenle feshedileceğinin ihtar edilmesine rağmen davalı tarafın Teknik Durum Tespiti Raporunu müvekkili şirkete teslim etmediği gibi müvekkili şirketin keşide ettiği ihtarnameyi tebliğ aldığını belirttiği .... Noterliği'nin 04.10.2021 tarih, 19409 yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile haksız ve dayanaktan yoksun bir takım iddialarda bulunduğunu, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun cevabi ihtarnamesinde çalışmaların 20 haftayı aştığından bahisle Sözleşme ile tespit edilen maksimum ücretin geçerli olmadığı iddiasında bulunduğunu ancak ihtarnamesinde herhangi bir bedel belirtmediğini ve davalı tarafın kendisine dökumantasyonun internet ortamında data room şeklinde ... ... A.Ş. tarafından sunulduğu 17.09.2020 den itibaren 15 hafta içerisinde üstlendiği işi tamamlamakla mükellefken Sözleşme'ye aykırı hareketlerine kılıf bulabilmek adına çalışmaların 20 haftayı geçtiği gibi haksız iddialarda bulunduğunu, ne varki, çalışmaların 15 hafta olarak belirtilen sürede ikmal edilmesi sorumluluğu ücreti mukabili hizmet vermeyi taahhüt eden davalıda olduğu gibi tamamen kendi kusuru ile 20 hafta değil 20 haftayı da aşar şekilde, müvekkili şirketin keşide ettiği yukarıda bahsi geçen ihtarname tarihine değin bile teknik durum tespit Taporunu tamamlamadığını ve teslim de etmediğini, nihayetinde verilen süre içerisinde Teknik Durum Tespiti Raporunun davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilmemesi üzerine davalıya .... Noterliği'nin Türkçe nüsha 26.10.2021 tarih, ... yevmiye no, Hollandaca çevirili nüsha 03.11.2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalının Sözleşme'deki adresine keşide edilerek müvekkili şirketin davalı ile akdettiği Sözleşme'den dönerek Sözleşme'yi haklı nedenle feshettiğini, bugüne kadar sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalıya ödediği toplam 48.970,00-Euro'nun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde davalıya yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve keşide edilen ihtarnamelerin noter masrafları ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesinin ihtar edildiğini, ayrı zamanda söz konusu ihtarnamenin davalıya mail ortamında Sözleşme'nin 9. maddesi uyarınca “...@...” e posta adresine de gönderildiğini, fiziken gönderilen ihtarname davalının Hollanda'daki adresine 21.01.2022 de tebliğ edildiğini, ancak davalının ödemesi ihtar edilen bedelleri müvekkil şirkete ödemediğini, davalıya gereken tüm dokümantasyon temin edilmiş olmasına rağmen davalının 15 hafta içerisinde raporu tamamlayamadığının izahtan vareste olduğunu, zira gerçektende durum böyle olmakla birlikte ayrı zamanda davalının müvekkili şirketin .... Noterliği'nin Türkçe nüsha 02.09.2021 tarih, ... yevmiye no, Hollandaca çevirili nüsha 06.09.2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesine .... Noterliği'nin 04.10.2021 tarih, ... Yev, nosu ile verdiği cevap verdiği ihtarnamesinde de aksine bir iddiası bulunmadığını, davalının 20 haftayı geçen çalışmalar iddiasına ve ilave maliyet iddiasına hukuka aykırı biçimde dayanma çalıştığını, uluslararası bir şirketler grubu olan ve bir çok ülkede ... unvanı ile faaliyet gösteren ...'ın Türkiye ofisi olarak faaliyette bulunan ve davalı şirketin de %100 hissedarı olduğu ...Ticaret Sicili'ne kayıtlı ... AŞ. Finans sorumlusunun 17.09.2020 de faturaya ilişkin olarak müvekkili şirket yetkilisi ...'ye gönderdiği e-postada “...... A.Ş. (... Turkiye) Finans sorumlusuyum, ekteki sözleşmenize istinaden ... nti ... tarafından iletilecek olan avans faturası için faturası bilgilerinizi almak uzere size yazıyorum, fatura için unvan, adres sözlesmedeki gibi olacaktır, bunun yanında vergi numarasını iletmenizi rica ederim. ... ml ...'deki arkadaşlarımıza fatura bilgilerinizi ilettikten sonra sizin için de uygun ise...de belirtilen %70 oranındaki faturanızı “... ... ... Service Agreement Payment” açıklaması ile iletmek istiyoruz" denildiğini , müvekkili şirket yetkilisinin müvekkili şirket fatura bilgilerini vermesinin akabinde ise 12.10.2020 de aynı yetkilinin gönderdiği e-posta ekinde 30.149,00-Euro tutarında fatura gönderildiğini, davalı imzasını havi sözleşme'de bu e-posta ekinde gönderildiğini, bu meyanda davalının, hiçbir şartta sözleşme bedelinin 43,500,00-Euro'yu aşmayacağını bir kez daha teyit ettiğini, faturada KDV tahakkuku da bulunmadığını, yine davalı şirketin %100 hissedarı olduğu ... A.Ş. direktörü tarafından 03.12.2020 de müvekkil şirket yetkilisi ...'ya gönderilen e-postada “...... ... ... protföyü ile ilgili olarak Eylül ayının ikinci yarısında başladığımız çalışmada epey bir yol katetmiş, düşündüğümüz/harcamayı planladığımız adam gününün neredeyse %95'ini gerçekleştirmiş durumdayız. Oluşturmaya başladığımız model çalışması ile teklifimizde/sözleşmemizde öngördüğümüz maksimum adam gün/bedeli aşmayacak olmakla birlikte bir artış olacağı bilgisini paylaşmak isterim. " denildiğini, her ne kadar sözleşme bedeli ve davalının talep edebileceği ücretin 36.500,00EURO olsa da davalının cevabi ihtarnamesindeki iddiaları kapsamında sözleşmenin 5.maddesinde belirtilen karşılıklı olarak kabul şartı ile ilave uzman eklenmesi halinde dahi toplam ücretin 43.500,00EURO'yu geçmeyeceği şartı da göz önünü alındığında, yukarıda belirtilen e postada "teklifimizde/sözleşmemizde ön gördüğümüz maksimum adam gün / bedeli aşmayacak olmakla birlikte " denilerek 43.500,00EURO'nun aşılmayacağı garantisinin de müvekkili şirkete verildiğini, buna rağmen davalı tarafın 43.500,00EURO'yu aşar şekilde 18.820,00EURO'luk faturayı da düzenlediğini, müvekkili şirketin bu fatura bedelinin raporun bir an önce teslim edilmesi adına ödediğini, müvekkilince toplam ödenen bedelin 48.970.00EURO'ya ulaştığını, cevabi ihtaramede ısrarla çalışma süresi olarak 20haftanın aşıldığı bu nedenle ek maliyet oluştuğu iddia edilmesine rağmen ihtarnamenin ekinde net bir maliyet iddiasının ortaya konulmadığı gibi ek maliyet iddiasına ilişkin düzenlenen bir faturada bulunmadığını, çalışmalara 20 haftayı nasıl aştığına dair en ufak bir açıklama yapılmadığını, davalının iddiaları kabul edilmemekle birlikte bir an davalının kendisine ödenen 48.970,00EURO'dan daha fazla maliyet ortaya koyabildiği düşünülebilse dahi sözleşme bedelinin %30'unun teknik durum tespit raporunun teslim edilmesi akabinde ödeneceği dair sözleşmenin 5-b maddesinde hüküm bulunduğunu, davacının iddiaları ile sözleşmenin 5-b maddesinin çeliştiğini, %30'luk ödemeyi almadan önce teslim etmesi gereken raporun davalı tarafından teslim edilmediğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında davalı ile akdedilen... dan ötürü müvekkil şirket tarafından davalıya ödenen toplam 48.970,00-Euro'nun 30.149,00-Euro'luk kısmına ödeme tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren, 18.821,00-Euro'luk kısmına ödeme tarihi olan 19.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan kamu bankalarının mevduat Euro'ya uyguladığı azami faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin keşide ettiği ihtarnamelerin noter masrafları tutarı toplamı olan 12.335,38-TL nin her bir ihtarname masrafı için noterlik ödeme makbuzu tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilince mahkememize sunulan cevap dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan ve dava konusu olan Sözleşme’nin 5. maddesinde, “Sözleşme bedelinin KDV hariç 36.500 Euro olduğu, ilave iş çıkması (davacının talepleri doğrultusunda ilave iş çıkmış ve tamamlanmıştır) ve sair sebeplerle bu ücretin 43.500 Euro+KDV’ye kadar çıkabileceği, tesis edilen bu üst sınırın ise çalışmalar, öngörülmeyen işler çıkması ve bu durumda çalışmaların süresinin başlangıçtan itibaren 20 haftayı geçmesi durumunda geçerli olmayacağı”nın açıkça hüküm altına alındığını, çalışmanın ilerlemesi sürecinde, talep edilen işler ile ilgili olarak, gerek değişen durumlar (Örn. yeni nesil teknik ekipmanın kullanılması), gerekse ilave talepler (Örn. finansal model hazırlanması, portföy sahibi şirkete ortaklık modeli belirlenmesi, vs.) gibi gelişmeler neticesinde işin ve davalı müvekkili şirketin verdiği hizmetlerin işbu dava öncesinde yakın zamana kadar süre geldiği taraflarca bilindiği ve durumun davacı şirketin de kabulünde olduğu açıkça ortada olduğunu, zira kontratta sözü edilen 20 haftalık sürenin zaten ziyadesiyle aşıldığının bilinmesi ve süregelen süreçte taraflar arasında günlük işbirliğinin ve görüşmelerin yoğun olarak devam etmesine rağmen, raporun teslim edilmemesi ile ilgili olumsuzluk ifade eden bir bildirim geçen süre zarfında konu edilmediğini, sözü edilen raporun hazırlanması ile ilgili talep geldiğinde ise, bunla ilgili ek maliyetin davalı müvekkili şirket tarafından gündeme getirildiğini, dolayısıyla tüm görüşme yolları açık ve etkin iken, sözü edilen raporun “halen teslim edilmediği” iddiasının önce ihtarname ve sonra işbu dava ile dile getirilmesi iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığını, bahsi geçen Sözleşme’nin 5-b maddesine göre, davalı müvekkili şirketin ücretinin %70’inin işe başlamadan önce, %30’unun ise Teknik Durum Tespit raporunun teslim edilmesi üzerine fatura edilerek ödeneceğinin hüküm altına alındığı belirtilmişse de, işin başında minimum sözleşme bedeli üzerinden davalı müvekkili şirket tarafından bir fatura kesildiğini, ilerleyen dönemde ikinci bir ara fatura kesildiğini, bu kesilen ikinci ara faturanın işin kalan kısmına tekabül etmediğini, kesilen fatura bedelinin herhangi bir bedelin %30 una denk gelmediğinin aşikar olduğunu, davacı tarafın toplam 48.970,00 Euro ödendiği iddiasının doğru olduğunu ancak sözleşme gereği kesilen faturaların 10 gün içinde ödenmesi gerekirken, ödemelerin davacı tarafından, iddia edilenin aksine, bir hayli geç yapıldığını, davacının Teknik Durum Tespiti Raporu’nun halen teslim edilmediğini, ifanın süresinde yerine getirilmediği iddiasının, yukarıda da detaylı izah edildiği üzere , taraflar arasındaki günlük yakın koordinasyon süregeldiği ve ek maliyet konusu gündeme getirildiği, ek maliyet doğmasının nedeni davalı müvekkili şirket tarafından detayla izah edildiği halde, cevabi ihtarnamede de dile getirildiğini, söz konusu rapor ile ilgili oluşacak bedelin davacı tarafından ödenmeyeceğinin beyan edilmesi sonrasında, davalı müvekkili şirket tarafından açıklama yapılmasına rağmen, davacı tarafından yolladıkları ihtarname öncesinde herhangi bir talepte bulunulmadığını, yapılan koordinasyon sonrasında, bir ön rapor hazırlanması ve kısa tanıtım bülteni (teaser) hazırlanması gündeme geldiğini, davalı müvekkili şirketin ön raporu teslim ettiğini, teaser hazırlanması ile ilgili görevlendirme brifini de hazırlayarak sunduğunu, davacı tarafından gönderilen ilk ihtarnamede, Sözleşmede belirlenen ücreti aşan ve sözleşme’yi ihlal eder şekilde 48.970 Euro ödendiği belirtilmişse de, taraflar arasında gelişen süreçte ve sözleşmenin 5. maddesi uyarınca yapılan işin bedelinin bir üst sınırının söz konusu olmadığının ortada olduğunu, bu durumun sözleşmede belirlenen üst sınır sözleşme bedelinden fazla ödeme yapan davacının da kabulünde olduğunu, yapılan çalışmalar, öngörülmeyen işler (Örn. Teknik due dılıgence hizmetlerinin belli bir noktaya gelmesi sonunda, finansal model hazırlanması, yatırım yapılması düşünülen portföyün mevcut sahibine teklif oluşturulması ve götürülmesi, bununla ilgili yapının hazırlanması, bizzat davalı müvekkil şirket tarafından portföy sahibi üçüncü tarafa iletilmesi, müzakerelere ve sunumlara bilfiil katılınması, davacının pazar danışmanıyla yapılan muhtelif etüdleri analizleri değerlendirmeler, strateji belirlenmesi sürecinde davacı taraf ile koordineli çalışılması, bazı çalışmaların değişen durumlar çerçevesinde tekrarlanması vb.) nedeniyle 20 haftalık süre aşıldığını ve öngörülmeyen işler nedeniyle yapılan çalışmaların, ilave maliyete neden olduğunu, sözleşme’nin 5. maddesine, göre de çalışmaların 20 haftayı geçmesi halinde, sözleşme bedeli üst sınırının geçerli olmayacağının açıkça hüküm altına alındığını, bu itibarla; taraflar arasındaki akdedilen sözleşme sonrasında, yapılan çalışmalar, talep edilen ek işler nedeniyle 20 haftalık sürenin aşıldığını ve sözü edilen ilave işler nedeniyle yapılan çalışmalar, ilave maliyete neden olduğunu, bu durumda Sözleşme’nin 5. Maddesine göre, sözleşme bedelinin üst sınırı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilemesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, sözleşmenin haklı fesih edildiği iddiası ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Deliller ; Taraflar arasında imzalanan sözleşme, davalı tarafından kesilen faturalar, bu faturaların ödenmesine ilişkin dekontlar , e posta yazışmaları, ihtarnameler, dava dışı ... Yatırım Mühendislik Aş kayıtları, bilirkişi incelemesi.
Taraflar arasında imzalanan teknik durum hizmetleri tespiti sözleşmesi incelendiğinde, davalı şirketten danışman , davacı şirketten müşteri olarak bahsedildiği, sözleşmenin giriş kısmında Türkiye 'de bir rüzgar çiftliğinin portföyünün potansiyel satın alınmasına yönelik teknik durum tespiti hizmetlerinin müşteri adına danışman tarafından yürütüleceğinin yazılı olduğu, işin kapsamı başlıklı 1 nolu madde de ... ... Aş'nin Türkiye'de sahip olduğu ve müşteri tarafından devir alınmaya konu olan yenilenebilir enerji varlıkları için ayrıntılı ve eksiksiz bir teknik durum tespiti yapılmasını kapsadığının belirtildiği, 2.maddesinde sürenin tüm hizmet , proje dökümanının danışmana sunulmasından itibaren en fazla 15 hafta içerisinde tamamlanacağının belirtildiği, sözleşmenin 5.maddesinde ücret ve ödeme şartlarının yer aldığı buna göre danışmanlık hizmetlerinin toplam bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğu, tarafların ilk bulgular ışığında zamanında teslimat için daha fazla uzman eklemek konusunda karşılıklı olarak mutabakata varması durumunda bu ilave maliyet atanan ekip üyelerinin tahsis edilen süre ve birim oranları üzerinden hesaplanacağı, ön görülmeyen çalışmaların proje süresinin başlangıç tarihinden itibaren 20 haftayı aşmasına neden olmaması şartı ile , hizmetlerin toplam ücretinin 43.500,00EURO + KDV'yi geçmeyeceği, ödeme şartları kısmında ise ücretin %70'inin sözleşme imzalanması ile birlikte ödeneceği, kalan %30'luk kısmın ise raporun teslim edilmesi üzerine müşteriye fatura edileceği, belirlenen ücretlere %18 KDV'nin dahil olmadığı, KDV'nin her faturanın üzerine ekleneceği şeklinde hüküm bulunduğu, fesih hakkının sözleşmenin 6.maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin 11.maddesinde Türk yasalarının uygulanacağı, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının hüküm altına alındığı tespit edilmiştir.
Dilekçe ekinde yer alan faturalar incelendiğinde, davalı tarafından ilk faturanın KDV'den bahsedilmeksizin 30.149,00EURO olarak kesildiği, ikinci faturanın KDV'den bahsedilmeksizin 18.821,00EURO olarak kesildiği ve bu bedellerin dava dilekçesinde belirtildiği şekilde davalı tarafa ödendiği, bu ödemelerle ilgili taraflar arasında çekişme bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... Noterliğinin 01 Eylül 2021 tarihli ihtarnamesi incelendiğinde, ihtarnamede davalı tarafından gönderilen fatura bedellerinin ödendiği, sözleşme bedelinin %70'nin işe başlamadan önce kalan %30'unun ise raporun teslim edilmesinin akabinde ödeneceğini belirterek raporun 15 hafta içerisinde teslim edilmesi gerektiği, 15 hafta içerisinde raporun teslim edilmediği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün süre içerisinde teknik durum tespiti raporunun teslim edilmesi aksi halde sözleşmenin haklı nedenle fesih edileceği ihtarının yapıldığı, bu ihtarnameye cevaben davalı tarafından davacıya gönderilen ... Noterliğinin 04/10/2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin 5.maddesinde sözleşme bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğu, ilave iş çıkması durumunda KDV dahil 43.500,00EURO'ya kadar çıkabileceği, tesis edilen bu üst sınırın ise ön görülemeyen işler çıkması ve bu durumda çalışmaların süresinin 20 haftayı geçmesi halinde geçerli olmayacağı hükmünün bulunduğunu, gelişen durumlar ve ilave talepler nedeniyle 20 haftalık sürenin geçtiğini, ek maliyetin müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, ön görülemeyen işlerin ilave maliyete neden olduğunu, sözleşmenin 5.maddesine göre çalışmaların 20 haftayı geçmesi halinde sözleşme bedelinin üst sınırının geçerli olmadığının yazılı olması nedeniyle sözleşmenin üst sınırı olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını, ilave maliyetlerin karşılanması halinde teknik durum tespit raporunun tamamlanacağını, yayıma hazır hale getirileceğini ve teslim edileceğini belirttiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... Noterliğinin 26 Ekim 2021 tarihli ihtarnamesi incelendiğinde, daha önceki ihtarnamelerden ve ödenen miktarlardan sözleşmenin ilgili maddelerinden söz edilerek sözleşmeden dönülerek haklı nedenle fesih edildiği, sözleşme kapsamında ödenen 48.970,00EURO'nun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde iade edilmesi istenilmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen ve cevap dilekçesinin ekinde bulunan e posta yazışmasında " teknik durum raporu ile ilgili epey bir yol kat etmiş, düşündüğümüz harcamayı planladığımız adam gününün neredeyse %95'ini gerçekleştirmiş durumdayız. Oluşturmaya başladığımız model çalışması ile teklifimizi/sözleşmede ön gördüğümüz maksimum adam gün/bedeli aşmayacak olmakla birlikte bir artış olacağı bilgisini paylaşmak isterim." denildiği tespit edilmiştir. Bu e posta yazışmasına karşı davacı tarafından gönderilen e posta yazışmasında ise karşı tarafça gönderilen fatura bedellerinin ödendiği, her iki fatura bedelinin 48.970,00EURO yaptığı, sözleşmede kalan %30'luk kısmın raporun teslimi halinde ödeneceğinin yazılı olduğunu, raporun kendilerine teslim edilmediğini, kendilerinin sözleşme kapsamında ki yükümlülüklerini yerine getirdiklerini böyle bir durumun neden kaynaklandığının karşı tarafın açıklaması gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce dava dışı ... Aş müzekkere yazılarak müzekkereye sözleşme ve dava dilekçesi eklenerek , sözleşme konusu işin gerçekleştirilmesi için gerekli dökümanların dataroom olarak davalı erişimine ne zaman ve ne şekilde açıldığının mahkememize bildirilmesi istenilmiştir. Bunun üzerine dava dışı ... Yatırım ve Mühendislik Aş tarafından verilen 20/03/2024 tarihli cevabi yazıda projelere ilişkin dataroom bilgilerinin mail yolu ile 17 Eylül 22022 yılında paylaşıldığı belirtilerek , paylaşım süreçlerine ilişkin mailler yazı ekinde mahkememize gönderilmiştir. Yazı cevabına karşılık davalı tarafından sunulan 02/04/2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafından ise 03/04/2024 tarihli dilekçe ile yazılı açıklama yapılmıştır.
Taraflar gösterilen tüm deliller toplandıktan sonra dosya mahkememizce resen belirlenen bilirkişi heyetine tevdi edilerek tüm dosya kapsamı , taraflar arasındaki e posta yazışmaları ve dava dışı ... Yatırım... Aş tarafından gönderilen belgelerde incelenerek uyuşmazlık noktaları olarak belirlenen hususlarda rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Bilirkişiler tarafından mahkememize sunulan rapor incelendiğinde, sözleşmede raporun teslimi için 15 haftalık süre belirlendiğini, davacı tarafça sürenin aşıldığı belirtilerek raporun teslim edilmesinin istenildiğini, davalı tarafça verilen cevapta ise ek ücret talep edildiğini, ek ücretin gönderilmesi halinde raporun tamamlanarak teslim edileceğinin bildirildiğini, bu süreçte davacı tarafın ek ödeme yapmak istemediğini beyan ettiğini, 25 Haziran 2021 tarihli e posta da ...tarafından ...'ya ".....adam x saat harcamasına el verecek ellerinde fon kalmadığını, kendilerinin rıza ve tercihleri ile ellerindeki bakiye iş gücünün raporu derlemek yerine bağlantılı finansal analizler için kullandıklarını" belirttiğini, süre aşımına ilişkin davacı tarafından daha önceden gönderilen bir uyarı bulunmadığını, daha sonra da ek ücretin ödenmek istemediğini, davacının istediği ek çalışmalar yönünden sürenin uzadığını, sözleşmenin 5.maddesi hükmünde sözleşme bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğunu , ilave iş çıkması vs sebeplerle bu ücretin 43.500,00EURO +KDV'ye kadar çıkabileceğini, tesis edilen bu üst sınırın ise çalışmalar , ön görülemeyen işler çıkması ve bu durumda çalışmaların süresinin başlangıçtan itibaren 20 haftayı geçmesi durumunda geçerli olmayacağının açıkla hükme bağlandığını, sözleşme süresinin 20 haftayı aşması nedeniyle üst sınırın uygulanmayacağını, sözleşmedeki üst sınırın aşılma şartlarının oluştuğunu, mahkemede aynı kanaatte ise feshin haklı olmayacağı sonucunun çıkacağını, mahkeme üst sınırın aşılma şartlarının oluşmadığı sonucunu düşünüyor ise feshin haklı olduğu yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
Rapora karşı hem davacı hemde davalı tarafından beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
30/01/2025 tarihli duruşmada davacı vekili ; " Sözleşeme de de yazılı olduğu gibi müvekkilim şirket, dava dışı ... ...'in yenilenebilir enerji kaynaklarının devir alınması mevzu bahis olduğundan davalı şirketle sözleşme yapılarak bu hususa ilişkin yani ... ...'in yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili ... hizmeti almak üzere sözleşme imzalanmıştır, müvekkili şirketim sözleşmedeki edimini yerine getirmesine rağmen davalı şirket edimini yerine getirmemiştir, sözleşmedeki hükme göre sözleşme bedelinin %30'u raporun teslim edilmesi halinde ödenecektir müvekkilim ise rapor teslim edilmeden bu kısmı bile baştan peşin ödemiştir, davalı tarafında müvekkilime teslim edilen bir rapor yoktur. Davalı ilave maliyet kalemi talep etmektedir, paranın bir kısmının finansal analizlere kullanıldığını iddia etmiştir, zaten baştan verilen bedelin içinde finansal analiz bedeli de vardır, davalının ortaya koymuş olduğu ilave maliyet kalemi de yoktur" şeklinde aynı duruşmada davalı vekili ise ; " "Biz sözleşmeyle üstlendiğimiz edimleri yerine getirdik, raporun hazırlanabilmesi için ek maliyetleri karşılaması gerekiyordu, sözleşme süresi aşıldığı için sözleşme bedelinin tarafları bağlayıcılığı kalmamıştır, bilirkişi raporu da bunları tensik etmiştir, süre aşımına neden olan husus davacı tarafın ek talepleridir, bu husus raporda da aynen sabittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Daha önce alınan rapora karşı her iki tarafça itiraz edildiği ayrıca raporun gerekçeli ve denetime el verişli olmadığı, hüküm vermeye yeterli olmadığı görülmekle, daha önce alınan rapor, rapora karşı taraf vekillerince yapılan itirazlar, tüm dosya kapsamı, tüm e-posta yazışmaları, dava dışı ... yatırım... A.Ş tarafından gönderilen belgelerin tamamı ve tüm dosya kapsamının tamamı dikkatli şekilde incelenerek, Türkçe anlamı "teknik durum tespiti hizmetleri sözleşmesi" olan sözleşme kapsamında edimini yerine getirmeyen, kusurlu tarafın kim olduğu, iki tarafın kusuru var ise kusur oranlarının ne olduğu, davacı tarafın fesihte haklı olup olmadığı, fesihte haklı ise ödediği bedelin tamamını mı yoksa bir kısımını mı isteyebileceği, bir kısmını isteyebilecek ise davalının yapmış olduğu iş ve kusur durumu dikkate alınarak bu miktarın tespiti, davacının bedeli isteme ihtimalinde temerrüt tarihinin ne olduğu, davacının 12.335,38 TL noter masrafını isteyip isteyemeyeceği, bu miktar da noter masrafı yapılıp yapılmadığı hususlarında bilirkişilerin yoruma el vermeyecek şekilde gerekçeli ve denetime el verişli, net bir şekilde rapor hazırlaması için dosya 3 kişilik sözleşme hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilmiştir.
3 kişilik sözleşme hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan rapor incelendiğinde, bilirkişilerin tarafların dava ve cevaplarını özetledikleri daha sonra birinci bilirkişi heyeti tarafından verilen raporun irdelendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin rapora tek tek geçirilerek irdelendiği, daha sonra da taraflar arasındaki ihtarnamelerin dökümünün verildiği, bu kapsamda ;
"Teknik Durum Tespiti Hizmetleri Sözleşmesi ile Tarafların Hangi Edimleri Üstlendikleri ve Bu Sözleşmede Üstlenilen Edimin Taraflarca Sözleşmede Öngörülen Hüküm ve Koşullarla Yerine Getirilip Getirilmediğine Yönelik İnceleme ve Değerlendirme;
Dosyaya mübrez belgelerden taraflar arasında “... Diligence Services Agreement” Sözleşmesi akdedildiği müşahede edilmiştir. Bahse konu sözleşmenin “İşin Kapsamı” başlıklı 1.maddesine göre davalı, dava dışı ... ... A.Ş.'nin Türkiye'de sahip olduğu ve davacı tarafından devralınmaya konu olan yenilenebilir enerji varlıkları için ayrıntılı ve eksiksiz bir teknik durum tespiti yapacaktır. Buna karşın davacı ise sözleşmenin “Ücretler ve Ödeme Şartları” başlıklı V. maddesi kapsamında belirlenen ücreti ödeyecektir. Bahse konu hükme göre danışmanlık Hizmetlerinin toplam bedeli KDV hariç 36.500 EURO'dur.
Tarafların edimin ifa süresini ise 1. maddede tüm proje dokümantasyonunun davalıya sunulmasını Müteakip en fazla on beş hafta içerisinde tamamlanacak şekilde kararlaştırmıştlardır.
Ancak taraflar arasındaki sözleşme hükmü şu hususları da içermektedir: “Tarafların ilk bulgular ışığında zamanında teslimat için daha fazla uzman eklemek konusunda karşılıklı olarak mutabakata varması durumunda bu ilave maliyet, atanan ekip üyelerinin tahsis edilen ve birim oranları üzerinden hesaplanacaktır. Öngörülemeyen çalışmaların proje süresini başlangıç tarihinden itibaren 20 haftayı aşmasına neden (olmaması şartıyla, hizmetlerin toplam ücreti 43.500 EURO * KDV'yi geçmeyecektir”
Bahse konu sözleşmede aynı zamanda ödeme şartları da yer almakta olup; buna göre davacı ücretin %70'ini işe başlamadan önce sözleşme imza aşamasında, bakiye %30'unu ise teknik durum raporunun teslim edilmesi üzerine ödeyecektir.
Bu yönü ile sözleşmedeki ilk edim yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya mübrez belgelerden davalının 12.10.2020 tarihli 30.149,00 Euro tutarlı faturayı düzenlediği müşahede edilmiştir.
Sözleşmenin “Ödeme Şartları” yan başlıklı V/b maddesine göre faturalara ilişkin ödeme, fatura tarihinden itibaren 10 gün içinde yapılmalıdır.
Sözleşmenin “Fesih Hakkı” başlıklı Vİ. maddesinde davacının sözleşmeye bağlı ödeme tarihinden itibaren on beş gün içinde ödeme yapmaması fesih sebebi olarak gösterilmiştir.
Dosya münderecatında yer alan ödeme talimatlarından davacının 12.10.2020 tarihli faturanın ödemesini davalı şirkete 11.11.2020 tarihinde gerçekleştirdiği müşahede edilmiştir.
Bu durum gerek sözleşmenin “Ödeme Şartları” yan başlıklı V/İb maddesine gerekse de “Fesih Hakkı” başlıklı Vİ. maddesine aykırılık oluşturmuştur. Ancak ilerleyen süreçte davalının fesih hakkını kullanmayarak, sözleşme ilişkisini sürdüğü anlaşılmaktadır. Nitekim davalı 31.01.2021 tarihinde 18.821,00 Euro'luk faturayı tanzim etmiştir. Her ne kadar 2. taksit ödemesi de yine ödeme zamanı itibari ile anılan hükümlere aykırı olsa da (19.03.2021 tarihinde ödenmişse de) taraflar arasındaki mail teatileri de tarafların iradesinin sözleşme ilişkisinin devamına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönü ile davacı tarafından davalıya toplamda 48.970,00 Euro ödediği hususunda bir sürünceme bulunmamaktadır.
Bu yönü ile ifada sıranın davalı şirkete geçtiği ifade edilmelidir. Dolayısıyla bu noktada davalının sözleşmenin karşı ifa süresinin düzenlendiği ikinci maddesi uyarınca 15 haftalık süre içerisinde edim yükümlüğünü ifa etmesi gerektiği düşünülmektedir. Ancak bu noktada şunu da ifade edelim ki her ne kadar süre hususunun “en fazla” 15 hafta olacağı kararlaştırılmışsa da V/a maddesinde tarafların 15 haftalık sürenin 20 hafta veya üzerine çıkabilme ihtimalini de düzenleme altına aldıkları, bu yönü ile edimin ifa süresi noktasında bir kesin vadenin söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalının davacı tarafından ifaya davet edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Dosyaya mübrez belgelerden davacının .... Noterliği nezdinde (Türkçe nüshada) ... yevmiye ve 01.09.2021 tarihinde; yabancı dildeki sureti yönünden ise ... yevmiye ve 06.09.2021 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile davalıyı ifaya davet ettiği, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüğün 5 gün içerisinde ifa edilmesi gerektiği ihtar edilmiştir.
Dosyaya mübrez belgelerden davalının verilen sürede edimini ifa ettiğine dair herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılmış değildir. Nitekim davacı tarafından .... Noterliği nezdinde ... yevmiye ve 26.10.2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşme ilişkisi feshedilmiş ve ödenen bedelin iadesi talep edilmiştir. Fesih beyanı ise davalı şirkete 21.01.2022 tarihinde ulaşmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından gönderilen 25.06.2021 tarihli malide “ek ücret ödenmesinin gerekeceği, kabulü durumunda elde hazır halde bulunan taslağa son hali verilerek raporun tamamlanabileceği” bildirilmiş, sözleşmede ücetin başlangıçta %70 ve işin sonunda %30 olarak ödeneceği kararlaştırılmış, sözleşmedeki 36.500,00 Euro'nun %70'i 25.550,00 Euro, yapmakta ise de davacı tarafından zaten 12.10.2020 tarihli faturaya istinaden 30.149,00 Euro tutarlı ödeme yaptığı hususu nazara alındığında davacının başlangıç aşamasında fazladan ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Son olarak şunu da ifade edelim ki heyetimize tevdi edilen dosya münderecatından her ne kadar davalı tarafından ek hizmetlerin talep edildiği, bunun ilave maliyet oluşturduğu ifade edilmişse de bu hususu yani ilave maliyetlerin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise bu ilave maliyetlerin nelerden ibaret olduğunu tevsik eden bir bilgi belgeye de rastlanılamamıştır.
Hâl böyle olunca nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından edim yükümlülüğünün yerine getirilmesine karşın davalı tarafından karşı edimin ifa edilmemiş olması karşısında sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığı düşünülmektedir.
Sözleşmenin Feshinin Haklı Sebebe Dayanması Durumunda Davacının Ödediği Sözleşme Bedelini Tahsil Etmesinin Mümkün Olup Olmadığının, Şayet Mümkün İse Davacının Tahsilini Talep Ettiği Alacak ve Tazminini Talep Ettiği Zararların Hangi Miktarda Olduğuna Yönünde İnceleme ve Değerlendirme
Bir üst başlıkta da detaylıca ifade edildiği üzere davacı tarafından davalıya toplamda 48.970,00 Euro ödediği hususunda bir sürünceme bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının sözleşmeyi feshetmiş ve bu bedelin iadesini talep etmiş olduğu hususu nazara alındığında bu fesih beyanının (muhtevasında bedel iadesi talebini bulundurduğundan) geriye etkili şekilde sonuç doğuracağı ve dolayısıyla tarafların karşı edimleri sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Davalı tarafından herhangi bir ifa gerçekleşmediğinden davacının iade ile yükümlü olacağı bir karşı edimden de bahsetmek mümkün değildir. Buna karşın davacı tarafından davalıya 48.970,00 Euro ödediği hususu nazara alındığında davalının bahse konu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesini gerçekleştirmesi gerektiği ifade edilebilir. Öte yandan Ayrıca sözleşmenin haklı sebeple feshi kapsamında ihtarname masrafının da talebinin mümkün olduğu düşünülmektedir." denilerek raporun sonuç kısmında taraflar arasında “... Diligence Services Agreement” Sözleşmesi akdedildiği, bahse konu sözleşme uyarınca davalının, dava dışı ... ... A.Ş'nin Türkiye'de sahip olduğu ve davacı tarafından devralınmaya konu olan yenilenebilir enerji varlıkları için ayrıntılı ve eksiksiz bir teknik durum tespiti yapacağı; buna karşın davacının 36.500 Euro ödeyeceği, tarafların edimin ifa süresini tüm proje dokümantasyonunun davalıya sunulmasını müteakip en fazla on beş hafta içerisinde tamamlanacak şekilde kararlaştırdıkları , sözleşmede aynı zamanda ödeme şartları da yer almakta olup; buna göre davacının ücretin %70'ini işe başlamadan önce sözleşme imza aşamasında, bakiye %30'unu ise teknik durum raporunun teslim edilmesi üzerine ödeyeceği, bu yönü ile sözleşmedeki ilk edim yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu, dosyaya mübrez belgelerden davalının 12.10.2020 tarihli 30.149,00 Euro tutarlı faturayı düzenlediğinin müşahede edildiği, sözleşme kapsamında faturalara ilişkin ödemenin, fatura tarihinden itibaren 10 gün içinde yapılması gerektiği, sözleşmeninde davacının sözleşmeye bağlı ödeme tarihinden itibaren on beş gün içinde ödeme yapmamasının fesih sebebi olarak gösterildiği, dosya münderecatında yer alan ödeme talimatlarından davacının 12.10.2020 tarihli faturanın ödemesini davalı şirkete 11.11.2020 tarihinde gerçekleştirdiğinin müşahede edildiği, bu durumun gerek sözleşmenin “Ödeme Şartları” yan başlıklı V/b maddesine gerekse de “Fesih Hakkı” başlıklı Vİ. maddesine aykırılık oluşturduğu, ancak ilerleyen süreçte davalının fesih hakkını kullanmayarak, sözleşme ilişkisini sürdüğünün anlaşıldığı, nitekim davalının 31.01.2021 tarihinde 18.821,00 Euro'luk faturayı tanzim ettiği, keza her ne kadar 2. taksit ödemesi de yine ödeme zamanı itibari ile anılan hükümlere aykırı olsa da (19.03.2021 tarihinde ödenmişse de) taraflar arasındaki mail teatileri de tarafların iradesinin sözleşme ilişkisinin devamına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından davalıya toplamda 48.970,00 Euro ödediği hususunda bir sürünceme bulunmadığı, bu yönü ile ifada sıranın davalı şirkete geçtiğinin ifade edilmesi gerektiği, dolayısıyla bu noktada davalının sözleşmenin karşı ifa süresinin düzenlendiği uyarınca 15 haftalık süre içerisinde edim yükümlüğünü ifa etmesi gerektiğinin düşünüldü ancak her ne kadar süre hususunun “en fazla” 15 hafta olacağı kararlaştırılmışsa da V/a maddesinde tarafların 15 haftalık sürenin 20 hafta veya üzerine çıkabilme ihtimalini de düzenleme altına aldıkları, bu yönü ile edimin ifa süresi noktasında bir kesin vadenin söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalının davacı tarafından ifaya davet edilmesi gerektiğinin düşünüldüğü, dosyaya mübrez belgelerden davacının .... Noterliği nezdinde (Türkçe nüshada) 14215 yevmiye ve 01.09.2021 tarihinde; yabancı dildeki sureti yönünden ise ... yevmiye ve 06.09.2021 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile davalıyı ifaya davet ettiği, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüğün 5 gün içerisinde ifa edilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, dosyaya mübrez belgelerden davalının verilen sürede edimini ifa ettiğine dair herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, nitekim davacı tarafından .... Noterliği nezdinde ... yevmiye ve 26.10.2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşme ilişkisi feshedilmiş ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, fesih beyanının ise davalı şirkete 21.01.2022 tarihinde ulaştığı, her ne kadar davalı tarafından gönderilen 25.06.2021 tarihli malide “ek ücret ödenmesinin gerekeceği, kabulü durumunda elde hazır halde bulunan taslağa son hali verilerek raporun tamamlanabileceği” bildirilmiş, sözleşmede ücetin başlangıçta %70 ve işin sonunda %30 olarak ödeneceği kararlaştırılmış, sözleşmedeki 36.500,00 Euro'nun %70'i 25.550,00 Euro yapmakta ise de davacı tarafından zaten 12.10.2020 tarihli faturaya istinaden 30.149,00 Euro tutarlı ödeme yaptığı hususu nazara alındığında davacının başlangıç aşamasında fazladan ödeme yaptığının anlaşıldığı, öte yandan her ne kadar davalı tarafından ek hizmetlerin talep edildiği, bunun ilave maliyet oluşturduğu ifade edilmişse de bu hususu yani ilave maliyetlerin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise bu ilave maliyetlerin nelerden ibaret olduğunu tevsik eden bir bilgi belgeye de rastlanılamadığı, davacı tarafından edim yükümlülüğünün yerine getirilmesine karşın davalı tarafından karşı edimin ifa edilmemiş olması karşısında sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayandığının düşünüldüğü, davacının sözleşmeyi feshettiği ve bu bedelin iadesini talep etmiş olduğu hususu nazara alındığında bu fesih beyanının (muhtevasında bedel iadesi talebini bulundurduğundan) geriye etkili şekilde sonuç doğuracağı ve dolayısıyla tarafların karşı edimleri sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmesi gerektiğinin düşünüldüğü, davalı tarafından herhangi bir ifa gerçekleşmediğinden davacının iade ile yükümlü olacağı bir karşı edimden de bahsetmenin mümkün olmadığı, buna karşın davacı tarafından davalıya 48.970,00 Euro ödediği hususu nazara alındığında davalının bahse konu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesini gerçekleştirmesi gerektiğinin ifade edilebileceği, ayrıca sözleşmenin haklı sebeple feshi kapsamında ihtarname masrafının da talebinin mümkün olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Sözleşmenin ücret ve ödeme şartlı başlıklı 5.maddesinde ücret ve ödeme şartlarının yer aldığı buna göre danışmanlık hizmetlerinin toplam bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğu, tarafların ilk bulgular ışığında zamanında teslimat için daha fazla uzman eklemek konusunda karşılıklı olarak mutabakata varması durumunda bu ilave maliyet atanan ekip üyelerinin tahsis edilen süre ve birim oranları üzerinden hesaplanacağı, ön görülmeyen çalışmaların proje süresinin başlangıç tarihinden itibaren 20 haftayı aşmasına neden olmaması şartı ile , hizmetlerin toplam ücretinin 43.500,00EURO + KDV'yi geçmeyeceği, ödeme şartları kısmında ise ücretin %70'inin sözleşme imzalanması ile birlikte ödeneceği, kalan %30'luk kısmın ise raporun teslim edilmesi üzerine müşteriye fatura edileceği, belirlenen ücretlere %18 KDV'nin dahil olmadığı, KDV'nin her faturanın üzerine ekleneceği şeklinde hüküm bulunduğu görülmektedir. Bu maddeye ayrıca süre başlıklı sözleşmenin 2.maddesi de dikkate alınarak sözleşme süresinin 15 hafta olduğu, buna göre sözleşme bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğu, sözleşmenin 5.maddesinin devamında ise sözleşmenin ifası için daha fazla uzman eklemek konusunda karşılıklı olarak mutabakata varılması durumunda ilave maliyet, atanan ekip üyelerinin tahsis edilen süre ve verim oranları üzerinden hesaplanacağı (5.maddenin devamında birim oranları tek tek yazılmıştır. ) ön görülmeyen çalışmaların süreyi uzatması halinde 20 haftayı aşmasına neden olmaması şartı ile hizmetlerin toplam ücretinin 43.500,00EURO + KDV'yi geçmeyeceği bu bedellerin de %70'nin sözleşmenin imzalanması ile kalan %30'unun ise teknik durum tespiti raporunun teslim edilmesi üzerine ödeneceği, KDV'nin de her faturanın üzerine ekleneceği şeklinde düzenleme bulunduğu tespit edilmiştir. (ilk bilirkişi raporunda sözleşmenin bu maddesi yanlış şekilde rapora geçirilerek ".....ilave iş çıkması vs sebeplerle 43.500EURO + KDV'ye çıkabileceği, tesis edilen bu üst sınırın ise çalışmalar , ön görülemeyen işler çıkması ve bu durumda çalışmaların süresinin başlangıçtan itibaren 20 haftayı geçmesi durumunda geçerli olmayacağı" şeklinde yazılarak bu yanlış yazıma göre rapor devam ettirilmiştir.
Sözleşmenin imzalanması akabinde davalı tarafından 2 kez fatura düzenlenmiş olup, davalı tarafından düzenlenen faturalar incelendiğinde her ikisinde de KDV istemi olmaksızın ilkinde 30.149,00EURO ikincisinde 18.821,00ERUO istenildiği , davacının da bu fatura bedellerini davalıya ödediği, ödenen miktar toplamının 48.970,00EURO yaptığı konusunda çelişme bulunmamaktadır. Daha sonra davacı tarafça gönderilen ... Noterliğinin 1 Eylül 2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme maddelerinden ve ödemelerden bahsedilerek ayrıca sözleşme bedelinin %30'unun teknik durum raporunun teslim edilmesi akabinde ödeneceğine ilişkin sözleşme maddesinden bahsedilerek, sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren bir hayli zaman geçtiği buna rağmen raporun teslim edilmediği belirtilerek teknik durum tespit raporunun ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 5 gün içerisinde teslim edilmesi istenilmiştir. Bu ihtarnameye cevaben davalı tarafından gönderilen ihtarnamede ise "sözleşme bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğu ilave iş çıkması ( muhatap firma talepleri doğrultusunda ilave iş çıkmış ve tamamlanamamıştır) ve vs sebeplerle bu ücretin 43.500EURO + KDV'ye kadar çıkabileceği, tesis edilen bu üst sınırın ise çalışmalar , ön görülemeyen işler çıkması ve bu durumda çalışmaların süresinin başlangıçtan itibaren 20 haftayı geçmesi durumunda geçerli olmayacağı" nın hüküm altına alındığını, davacı talepleri nedeniyle 20 haftalık sürenin aşıldığını, kesilen ikinci faturanın sözleşme bedelinin kalan %30'una denk gelmediği, 20 haftalık sürenin aşıldığı, ilave işlerin yapıldığı, ilave maliyetin neden olduğunu, sözleşme bedelinin üst sınırı olduğundan bahsedebilmenin mümkün olmadığını, teknik durum tespit raporunun ilave maliyetler karşılamak kaydı ile talep edilmesi durumunda tamamlanacağını - yayıma hazır hale getirileceğini - teslim edileceğini bildirdiği görülmüştür.
Sözleşmenin 5.maddesinde sözleşme bedelinin KDV hariç 36.500,00EURO olduğu, tarafların karşılıklı mutabakata varılması koşulu ile ilave maliyet olması durumunda hiçbir şekilde sürenin 20 haftayı aşmaması koşulu ile sözleşme bedelinin 43.500,00EURO + KDV olduğu yazılıdır. Davacı tarafından raporun teslim edilmesine yönelik ihtarnameden önce , davalının ilave maliyetlerle ilgili davacı tarafa herhangi bir ihtarnamesi yada bildirimi olmadığı, sözleşmenin 5.maddesine göre ilave maliyetler hususunda her iki tarafın karşılıklı mutabakatının bulunması gerektiği, bu hususta dosyada herhangi bir belge olmadığı, davalı tarafından gönderilen her iki fatura bedelinin de davacı tarafından ödendiği, sözleşmeye göre sözleşme bedelinin %30'luk kısmının raporun teslim edilmesi akabinde ödenmesi gerektiği, davacı tarafından 48.970,00EURO ödenmesine rağmen teknik durum raporunun teslim edilmediği, davalı tarafça ilave maliyet bedelinin ödenmesi halinde teslim edileceği yönünde cevap verildiği, davalı tarafından ne gibi işlemler yapıldığı, raporun ne aşamada olduğu, ilave maliyetlerin neler olduğu hususunda ne davadan önce ne de dava sırasında dosyaya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, hazırlanan rapor ile ilgili hiçbir bilgi , belge dosyaya sunulmadığı, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davalı tarafından hazırlanan rapor ile ilgili hiçbir belge sunulmadığından davacının ödemiş olduğu miktarın tamamını davalıdan isteyebileceği, ilk bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığı, sözleşmenin 5.maddesine dosyada bulunan sözleşmenin tercümesi ile ilgili belgeye aykırı şekilde davalının ... Noterliğine ait 04/10/2021 tarihli ihtarnamesinde ki şekilde yanlış yazarak raporuna aktardığı, ikinci bilirkişi heyetinin raporunun gerekçeli ve denetime el verişli olduğu ayrıca davalı tarafından hazırlanması gereken teknik durum raporu ile hiçbir belge dosyaya ibraz edilmediğinden , dosyada çözülmesi gereken hususun sözleşme kapsamına göre feshin haklı olup olmadığı kapsamında toplandığından ayrıca ödenen bedel konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından , ağırlıklı konunun hukuki olduğu dikkate alınarak 3.kez bilirkişi raporu alınmadan çözülebilecek nitelikte olduğu dikkate alınarak ve mahkememizce de davacının feshinin haklı olduğu , ödediği bedeli geri isteyebileceği kanaatine varıldığından davacının ödediği 48.970,00EURO'yu davalıdan talepte haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının temerrüd ihbarının davalı tarafa 21 Ocak 2022 tarihinde tebliğ edildiği buna ihtarname ile verilen 5 günlük süre ilave edildiğinde davalının 27/01/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından 48.970,00EURO'nun 27/01/2022 tarihinden itibaren davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacının bir istemi de dava açmadan önce davalıya göndermiş olduğu ihtarname bedellerinin tahsiline yönelik olup, ihtarname/masraf bedellerinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusuna dahil olmadığı kanaatine varılarak, davacının noter masrafları ile ilgili talep ettiği kısmın yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının asıl alacak yönünden talebinin kabulü ile, 48.970,00 Euro'nun 27/01/2022 tarihinden itibaren, devlet bankalarınca 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının noter masraflarıyla ilgili olarak talep ettiği kısmın yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 147.080,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk masraf, 66.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.300,00TL tebligat ve tezkere gideri ve davadan önce davacı tarafından davalıya gönderilen noter ihtarnameleri nedeniyle noterlik giderleri toplamı olan 12.335,38 TL olmak üzere toplam 79.727,58 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine,
7-Davacı tarafından peşin yatırılan 16.688,41TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Bu dava sebebiyle 65.909,64TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 16.688,41TL harcın mahsubu ile kalan 49.221,23TL harcın davalıdan alınarak hazinee irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.23/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır