T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/94 Esas
KARAR NO:2025/130
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:27/07/2015
KARAR TARİHİ:24/02/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ...A.Ş. firmasının müvekkilinin bulunduğu bankanın ... ... Şubesi ile imzaladığı 11.11.2013 tarihli 10.000.000.- TL.lık kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, kredi borcunun zamanında ödememesi üzerine .... Noterliği'nin 05.03.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine de davalı hakkında.... icra Müdürlüğü'nün 2015/... E. sayılı dosyası ile ilamsız haciz yoluyla takip yapılmış olduğunu ve takibe davalı tarafından ödeme emrinde belirtilen alacak tutarının esasen 5.669.043.- TL; olması gerekirken 5.747.007.- TL. olarak yazılmış olduğundan bahisle borç aslına kısmi itiraz ettiklerini, ayrıca faizin hatalı tespit edildiği iddiası ile faize ve faiz oranına da itiraz edildiğinden takibin durduğunu, yapılan itirazın takibi geciktirmek amacına yönelik bulunduğunu ve yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini teminen işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu beyan ederek, Davalının itirazlarının iptali İle takibin devamına, alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takipte talep edilen asıl alacak tutarının bir kısmının ödenmiş olması nedeniyle davacının ödenmiş kısım için dava açmasının hukuki yaran bulunması halinde mümkün olabileceğini, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, açılan icra takibini müvekkili bulunduğu şirketin 09.04.2015 tarihinde tebellüğ ettiğini, ve icra takibinden habersiz olarak 09 04.2015 tarihinde 30.000.- USD (77.964 TL.) geri ödeme yaptığını, kısmi itirazın nedeninin bu kısmı Ödeme tutarı olduğunu, ödenen miktar için takip yapılmasından ve bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile konusuz kalmış olmasından reddi gerektiğini, talep edilen faizin de kanuni düzenlemelere göre fahiş bulunduğunu, yasal düzenlemelere aykırı sözleşme hükümleri ile faiz talep edilmesine taraflarınca haklı olarak itiraz edildiğini, “ belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kotu niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
Cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi raporları ve.... icra Müdürlüğü'nün 2015/... E. sayılı dosyası.
Dava; Taraflar arasında imzalanan 11/11/2013 tarihli 10.000,000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi gereği kredi borçlusu davalının kredinin geri ödemesine ilişkin edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile.... İcra Müdürlüğünün 2015/... E. Sayılı dosyasına davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır. 5.747.007,00 TL toplam tutarlı takibin 77.964,00 TL lik kısmına davalının itirazı üzerine davacı tarafından itirazın iptali davası ikame edilmiştir.
Mahkememizden verilen 19/06/2017 tarih ve 2015/... Esas 2017/... sayılı kararı İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2021 tarih ve 2020/1687 Esas 2021/1288 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
İlamda;" Mahkemece, öncelikle davacının faiz ve faiz oranına yapılan itirazın iptali talebi yönünden eksik harcın ikmali için gerekli işlemleri yapılması, sonra, itiraz üzerine duran takipte davalı borçlunun takipten sonra davadan önce yaptığı 30.000 USD (77.964,00 TL) kısmi ödemenin TBK 100. maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl borçtan düşülerek buna göre davacı alacaklının takipte talep edebileceği asıl alacak miktarının (Fer'ileri ile birlikte) bilirkişi raporu ile tespit edilip, davalının talep edilen faiz ve faiz oranına itirazı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.) 353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği " kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 02/12/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii ile, dosya kapsamı ve İstanbul BAM 13. Hukuk dairesinin 2020/1687 Esas 2021/1288 Karar sayılı BAM kaldırma kararının 4. Sayfasında belirtilen hususlar dikkate alınarak ve davalı borçlunun iflas tarihi itibariyle borç hesabı yapılacak şekilde rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Düzenlen 29.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda ".....TAKİP TARİHİ İTİBARI İLE DAVACI BANKA ALACAĞI; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/12/2021 gün ve 2018/(19)11-1101 (E) - 2021/1693 (K) sayılı kararında, "... Her ne kadar Özel Dairece hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar olan döneme ilişkin akdi faiz hesaplanarak bu miktarın asıl alacağa kapitalize edilmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuş ise de hesabın 05.03.2014 tarihinde kat edildiği, davalıların 09.03.2014 tarihinde temerrüde düştükleri; ne davalılara keşide edilen ihtarnamede ne de davalılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde, davacı tarafça hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar olan döneme ilişkin akdi faizin hesaplanarak asıl alacağa eklenmesi yönünde bir talepte bulunulmamış, yalnızca işlemiş faiz olarak yıllık %70 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Eş söyleyişle, ihtarname ve takip talebinde asıl alacak olarak istenilen miktar, kat tarihine kadar asıl alacağa konu miktar olduğundan, mahkemece Özel Daire bozma kararında belirtilen şekilde akdi faize karar verilmesi, taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturacağı gibi faize faiz yürütülmesi anlamına da gelecektir. Hâl böyle olunca, mahkemenin az yukarıda belirtilen maddi ve hukukî olguları gözeterek karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekir. .." denilerek karar verilmiştir. HGK kararı doğrultusunda davacı bankanın kat tarihi itibarı ile belirlenmiş 2.747.007.00 TL alacak tutarına hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar % 24.24 akdi faiz,Temerrüt tarihinden takip tarihine kadar % 48.48 temerrüt faiz oranından yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibarı ile, 4.03.2015 5.747.007,00 TL4.03.2015 ile 17.03.2015 Arası 13 Günlük süreye % 24,24 Akdi Faiz 50.305,47 TL17.03.2015 ile 7.04.2015 Arası 21 Günlük süreye % 48,48 Temerrüt Faiz 162.525,36 TL kat öncesi faizler toplamı TL, Faizler Toplamı 212.830,83 TLBSMV 10.641,54 TLMasraf TL7.04.2015 TAKİP TARİHİ İTİBARI İLE TOPLAM BORÇ 5.970.479,37 TL hesaplanmıştır.Davacının talebinin daha az olduğu dikkate alınarak alacak hesabı aşağıdaki tabloya göre yapılmıştır.¸5.747.007.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 48.48 oranındaa temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, BAM KARARI 4.MADDE “……Yapılan açıklamalara göre mahkemece, öncelikle davacının faiz ve faiz oranına yapılan itirazın iptali talebi yönünden eksik harcın ikmali için gerekli işlemleri yapılması, sonra, itiraz üzerine duran takipte davalı borçlunun takipten sonra davadan önce yaptığı 30.000 USD (77.964,00 TL) kısmi ödemenin TBK 100. maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl borçtan düşülerek buna göre davacı alacaklının takipte talep edebileceği asıl alacak miktarının (Fer'ileri ile birlikte) bilirkişi raporu ile tespit edilip, davalının talep edilen faiz ve faiz oranına itirazı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/11/2018 tarih, 2017/19-822 E., 2018/1754 Karar sayılı içtihadında belirtilen " Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asd alacak, temerrüt faizi ve ferileri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferileri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir." T.c. İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi esas-karar no: 2018/358 - 2019/486 Yani, takipten sonra, ancak davadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.(HGK'nın 19.10.2011 gün ve 2011/532-640 E.K. Sayılı ilamı). Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu ödemeler nazara alınarak davacının 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekir(Yargıtay 11. HD.nin 11.03.2015 tarih,2014/.... 2015/3353K Sayılı İlamı) Bu. kapsamda öncelikle, takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına, takip tarihinden sonra ,takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre, ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunacak toplam alacaktan,TBK.nun 100 maddesi gereği kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan düşülerek, davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun tespiti gerektiği ifade edilmiştir.
Davalı şirketin iflas tarihi olan 13.04.2018 tarihi itibariyle davacınını ayacağı aşağıdaki tabloya göre bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
¸enDüzenlenen detaylı gerekçeli ve denetime elverişli anılan ek rapor hükme esas alınmış olup, takip tarihi itibariyle davacının takip konusu tutar olan 5.747.007,00 Tl yi aşacak şekilde 5.768.376,14 TL alacağı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği talebi aşan kısım dikkate alınmadan talep edilen 5.747.007,00 TL tutarda davacının takip tarihinde alacağının olduğu, bu nedenle takip tutarının 77.964,00 TL tutarına davalının yaptığı itirazın yerinde olmadığı 27.07.2015 olan dava tarihinden sonra davalının 13.04.2018 tarihinde iflas ettiği, iflas kararının kesinleştiği, davacının takip konusu tüm alacağa ilişkin kayıt kabul talebinin iflas masası tarafından kısmen kabul edildiği kabul edilmeyen tutarın dava konusu tutardan fazla olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalı müflisten 77.964,00 TL ana para alacağının, iflas tarihi olan 13.04.2018 tarihine kadar işlemiş olan 46.435,82 TL faiz alacağının ve 2.321,79 TL BSMV ve dava konusu tutara isabet edenve mahkememizce hesaplanan takip vekalet ücreti ve masraf payı olmak üzre toplam 19.577,79 TL alacağının bulunduğu böylelikle iflas tarihi itibariyle toplamda 146.299,40 TL davacı alacağının olduğu anlaşılmakla bu bu bedel üzerinden davacı lehine müflis davalı aleyhine kayıt kabul kararı verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, davacının.... İcra müdürlüğünün 2015/... Esas (2018/... Esas Yeni) sayılı dosyasından, davalının itiraz ettiği tutar yönünden 77.964,00 TL asıl alacak, 46.435,82 TL iflas tarihine kadar işlemiş faiz, 2.321,79 TL BSMV ve 19.577,79 TL takip vekalet ücreti ve masraf payı olmak üzre toplam 146.299,40 TL davacı alacağının, müflis davalı ...Anonim Şirketinin İstanbul 2. İflas müdürlüğü 2018/5 İflas numaralı dosyasına kayıt ve kabulüne,
2-Davalı ...Anonim Şirketi müflis olduğundan, bu dava sebebiyle, 615,40 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan ( 941,62 TL + 20.351,56 TL) toplam 21.293,18 TL den mahsubu ile artan 20.677,78 TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harcın, davalı müflis ...Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalı müflis ...Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır