T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/98 Esas
KARAR NO:2024/31
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:11/02/2024
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 16.04.2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka aracı ile ... sokaktan gelirken ... caddesi kavşağında aracının sol arka lastik kısmıyla, ... caddesinden gelip ... Caddesine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarptığını, çarpma sonrası ...nun düşerek çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada müvekkili ... "... plaka sayılı motosiklette sürücü" konumunda olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu bu trafik kazası neticesinde "ulna üst uç kırığı" meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı otomobil, davalı ... Şirketi'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Şirketi''ne mail üzerinde 23/09/2021 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için tüm evraklar davalı sigorta şirketine teslim edildiğini, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, işbu başvuru neticesinde ... Şirketi tazminat talebini reddettiğini, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 50,00 TL sürekli bakıcı masrafı, 50,00-TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ... Şirketi'ne başvuru tarihi olan 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkili şirkete, 11.08.2020 - 11.08.2021 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 430.000,00 -TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmemiz bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, manevi tazminat poliçe teminatımıza dahil olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının kalıcı maluliyeti söz konusu ise; maluliyet “erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik”e göre tespit edilmeli ve bu yönetmelik üzerinden hesaplama gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre “geçici iş göremezlik zararı” ile “geçici bakıcı giderleri” "tedavi giderleri/hastane masrafları" poliçe teminatı kapsamında olmadığını, Sigortacı rizikonun gerçekleşmesi durumunda, sigorta ettirene veya sigortalıya ancak gerçek zarar miktarını ödemekle yükümlü olduğunu, esas itibari ile aşkın sigortanın düzenlendiği TTK.nun 1463. Maddesi ve yine TTK'nun 1459. maddeleri uyarınca sigortacının sorumluluğu kanunen gerçek zararla sınırlandırdığını, gerçek zarara ulaşmak için gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. PMF (Population Masculine et Feminine) tablosu Fransızlara ait yaşam tablosu olduğunu, TRH2010 hayat tablosu ise Türkiye nüfus istatistiklerini baz alarak oluşturulduğu için ülkemize özgü olup güncel verileri içerdiğini, bedensel zarar ile destek zararlarının hesaplama tekniği ile ilgili olarak hayat tablosu, teknik faiz, destek payları ve tazminata esas gelir gibi hususlarda yasal bir düzenleme bulunmadığını, davacının başvuru tarihinden itibaren faiz talebi haksız olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zararın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda 16.04.2021 tarihinde davacı ...nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile davalı şirket nezdinde sigortalanmış olan, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka aracın karışmış olduğu çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 100,00 TL sürekli bakıcı masrafı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın davalı ... Şirketi'ne başvuru tarihi olan 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi talepli işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen raporda özetle;
Mevcut belgelere göre ... oğlu 27.09.1988 doğumlu ...’nun 16.04.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde;
- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,
- Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması sebebiyle işbu maluliyet raporu esas alınmak sureti ile meydana gelen kazadaki tarafların kusur oranlarının tespiti, davacı asilin kaza tarihi itibari ile davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için dosyanın 1 aktüerya uzmanı bilirkişisine ve 1 trafik kazaları alanında uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 16.04.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
-Davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...'nın % 75 oranında kusurlu olduğu,
- ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...nun % 25 oranında kusurlu olduğu,
Davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...nun
- Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının= 11.759,61 TL. olduğu,
- Tedaviye bağlı ulaşım gideri zararının= 450,00 TL. olduğu,
ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, buna göre davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı,
ATK tarafından davacının geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri zararın söz konusu olmayacağı,
Yukarıda belirlenen zarar tutarı zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığı,
Başvuru tarihine göre temerrüt tarihinin 06.10.2021 olarak belirlendiği,
Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Anılan işbu rapor akabinde davacı tarafça dosyaya ibraz edilmiş olan 04.12.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesinde "Dava dilekçesinde müvekkil ... için ... Şirketi'nden talep etmiş olduğumuz geçici iş göremezlik tazminat miktarını 11.659,61-TL artırarak toplam 11.759,61-TL tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı müvekkil ...ya verilmesini talep ediyoruz. Talebimiz için davalı ... Şirketi'nin temerrüte düştüğü 06.10.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmekteyiz. Dava dilekçesinde müvekkil ... için ... Şirketi'nden talep etmiş olduğumuz tedavi gideri masrafını 400,00-TL artırarak toplam 450,00-TL tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı müvekkil ...ya verilmesini talep ediyoruz. Talebimiz için davalı ... Şirketi'nin temerrüte düştüğü 06.10.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmekteyiz."şeklinde beyanda bulunulmuş olduğu görülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiştir. Yerleşik yargıtay içtihatları, TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik ve bakıcı giderine ilişkin zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Nitekim mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/... Esas, 2021/... Karar Sayılı İlamı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/... Esas, 2020/... Karar Sayılı İlamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2022/... Karar Sayılı, 21/10/2022 Tarihli ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2023/... Karar Sayılı, 21/09/2023 Tarihli ilamı da bu yöndedir.
Davacının tedavi gideri alacağına yönelik olarak tazminat talebi bakımından yapılan incelemede mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2022/... Karar Sayılı, 17/02/2022 Tarihli "... TBK 50 maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Sağlık kuruluşunda yapılan sağlık hizmeti harcamaları rahatlıkla fatura ve benzeri belgeler ile ispatlanabilir. Ancak bazı giderler var ki her zaman belge temin edilmesi mümkün değildir. Bu gibi durumlardaTBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 11, Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlanması yeterli olup ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulunup getirilmesi şart değildir. Hiç bir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK .26/04/1995 ,1995/11-122 E 1995/430 K)
Davaya konu olayda davacının yaralanması nedeniyle, bu tedavi sürecinde yapılan tüm giderlerin belgeye bağlanması mümkün olmadığı gibi, hayatın olağan akışına göre de davacı taraftan bu yönde bir belgelemenin beklenmesi hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. Tedavi sürecinde yapılması muhtemel yol ve ulaşım giderleri, belgeye bağlanamamış tıbbi malzeme, ilaç vs. giderleri olması kaçınılmazdır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının talep etmiş olduğu tedavi giderinden de davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmakla işbu alacak kalemi bakımından talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporları uyarınca Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/... Esas, 2020/... Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davadan önce davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebi ile davalının 06.10.2021 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmekle davacının geçici iş göremezlik ve tedavi giderine yönelik alacak kalemleri bakımından davasının kabulüne, diğer fazlaya ilişkin talepleri bakımından davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 16.04.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 11.759,61-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 450,00-TL tedavi gideri masrafı olmak üzere toplam 12.209,61 TL'nin temerrüt tarihi olan 06.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 834,04-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 80,70-TL ve ıslah harcı olarak alınan 100,00TL harcın mahsubu ile eksik kalan 653,34TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 100,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 180,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesi,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20-TL ( başvurma, vekalet harcı ) davetiye, posta gideri: 364,85-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00TL olmak üzere toplam: 5.457,05-TL yargılama giderinin %61 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 3.328,80-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 12.209,61TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 7.850,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL'nin %61 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 805,21 TL'nin davalıdan, 514,80TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır