T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/111 Esas
KARAR NO :2025/165
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/02/2023
KARAR TARİHİ:07/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... no'lu Trafik Poliçesi ile sigorta edilen davalının maliki olduğu ... plakalı aracın 02.10.2021 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, hadise mahallinde tutulan Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; ... plakalı araç sürücüsünün Ehliyetsiz ve 8/8 kusurlu olarak hasara sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, söz konusu kaza sebebiyle; müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye 30.12.2021 tarihinde poliçe limiti olan 43.000,00.-TL tazminat ödendiğini, müvekkili şirketin Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B-4/b hükmüne göre; yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi neticesinde takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün yabancı uyruklu olduğunu ve olay yerinde vefat ettiğini, ancak davacı tarafça da dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tespit tutanağına da yansıdığı üzere sürücünün ehliyetli olduğunu, davacının iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın ikame ettiği davada müvekkili şirkete ait araç sürücünün tam ve tek kusurlu olduğunu iddia edilmiş ise de bu iddiayı kabul etmediklerini, gerek yolun durumunun ilme ve fenne uygun olmaması ve gerekse ... plakalı araç sürücüsünün yağış şartlarına uygun olarak aracı sevk ve idare etmemesi nedeniyle kazanın yaşandığını ve müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün hayatını kaybettiğini, davacı tarafın iddia ettiği zarar miktarının neye dayalı olarak ödendiğinin belli olmadığını, miktar yönünden bedelin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 13/12/2023 tarihli celsesinde dosyanın 1 trafik kazaları- otomotiv alanında uzman makine mühendisi ve bir motorlo araç sigortaları alanında uzman bilirkişisine tevdine, bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, dava dışı ... plakalı araçta kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, kaza ile uyumlu olup olmadığı, aracın onarım bedelinin ne kadar olabileceği, dava konusu aracın varsa önceki tarihlerde geçirmiş olduğu kazala, olayın meydana geliş şekli ve taraflar arasında geçerli olan poliçe koşulları da göz önünde bulundurulduğunda davacının söz konusu hasar onarım bedelini davalıdan rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda tüm dosya kapsamı itibariyle hesap yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup 27/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 03.07.2022 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı Trafik kazasında ;
Kusur Yönünden
1) ... plaka sayılı motosiklet’in dava dışı müteveffa sürücüsü ... ... ...’un %100 (yüzdeyüz) oranında TAM ve ASLİ KUSURLU olduğu,
2) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...’nin KUSURSUZ olduğu,
3) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere hasar yönünden tespit ve müteala yapılamadığı, Sigorta Yönünden
1) Davalıya ait aracı kullanan yabancı uyruklu sürücünün ülkemize son giriş yaptığı tarihi gösterir pasaport görseli/döküm bilgisine dosya eklerinde rastlanılmamıştır.
2) Davalı sigortalıya ait aracı kullanan yabancı uyruklu sürücünün ülkemize son giriş yaptığı tarih dikkate alındığında 6 aylık süre içerisinde iş bu dosyada yaşanılan trafik kazası meydana geldi ise yabancı uyruklu sürücünün ülkemizde araç kullanma ehliyetinin olduğu bu nedenle Davacı sigorta şirketinin Davalı sigortalısına rücu edemeyeceği,
3) Ancak yabancı uyruklu sürücünün ülkemize son giriş yaptığı tarih dikkate alındığında 6 aylık süreden fazla bir süre geçmiş ve iş bu dosyada yer alan trafik kazası meydana gelmiş
ise Davacı Sigorta Şirketi’nin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca Davalı olan sigortalısına rücu etme hakkının bulunduğu; " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin 26/02/2025 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ...: "Ben davalı şirketin ortaklarındanım, yabancı ülke ehliyetli araç sürücüsü bizim işyerimize gelerek bu aracı kiralamak istedi, kendisine ehliyet sorduğumuzda yabancı ülkeden verilmiş ehliyet belgesini bize gösterdi ayrıca Türkiye'den de ehliyet alabilmek için başvuru yaptığını beyan ederek buna ilişkin başvuru evrakını gösterdi, bu evrakı net hatırlamıyorum ancak sanırım ehliyet sınavlarına girişle ilgili bir evraktı, ben bu kişinin Türkiye'ye en son ne zaman giriş çıkış yaptığını bilemiyorum, kişi trafik kazasında vefat ettikten sonra biz müteveffanın eşyalarını almak için dayısı ile birlikte adliyeye geldik ancak bize eşyaları teslim edilmedi, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; ZMSS kapsamında 3. Kişinin zararının giderilmesi sonrasında Sigortalı araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmaması nedeniyle ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; Davacı şirket tarafından ... no'lu Trafik Poliçesi ile sigorta edilen davalının maliki olduğu ... plakalı aracın 02.10.2021 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle; davacı şirket tarafından ... plakalı aracın sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye 30.12.2021 tarihinde poliçe limiti olan 43.000,00.-TL tazminat ödendiğini, yapılan ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi neticesinde takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap dilekçesinde; Davalı şirkete ait aracın sürücüsünün yabancı uyruklu olduğunu ve olay yerinde vefat ettiğini, ancak davacı tarafça da dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tespit tutanağına da yansıdığı üzere sürücünün ehliyetli olduğunu, davacının iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, davalı şirkete ait araç sürücünün tam ve tek kusurlu olduğunu iddia edilmiş ise de bu iddiayı kabul etmediklerini, karşı tarafın iddia ettiği zarar miktarının neye dayalı olarak ödendiğinin belli olmadığını, miktar yönünden bedelin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
'nın Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlığını taşıyan B.4. Maddesinde sigorta şirketinin kendi sigortalısından rücu halleri düzenlenmiş olup işbu maddeye göre;
"(1)Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
(2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
(3)Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılmasısırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibizorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." şeklindeki düzenlemesinin 3. Fıkrasının b bendi uyarınca davacı tarafın dava dışı sürücünün ehliyetsiz ve ağır kusurlu olması sebebiyle davalıdan rücu şartlarının oluştuğunu iddia etmiş olduğu görülmüştür.
Davalıya ait davacı şirket nezdinde sigortalanmış olan araç sürücüsünün yabancı şahıs olması sebebiyle yargılama esnasında Emniyet Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü olarak bildirilen kişi hakkında ülkemiz sistemlerinde kayıtlı olan yabancı sürücü belgesinin olup olmadığına ilişkin araştırma yapılarak mahkememize bilgi verilmesi ayrıca kaza tarihinde davalıya ait aracın sürücüsü olduğu belirtilen .../... kimlik no/ pasaport no lu kişinin yurda giriş çıkış kayıtlarının dosyamız arasına gönderilmesinin ayrıca bu kişinin Türkiye den alınmış sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının dosyamıza bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş , ilgili hususlardan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne de müzekkere yazılmış akabinde dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Dosya arasına gelen 23/10/2024 tarihli Nüfus yazı cevabından kazaya karışan araç sürücüsüne ait sürücü belgesine rastlanmadığı bildirilmiştir. Dosya arasında ise kazaya karışan sürücünün yurtdışı sürücü belgesinin bulunduğu görülmüştür.
Yabancı ülke vatandaşlarının yurtdışında almış oldukları sürücü belgelerini Türkiye'de kullanabilmeleri ile ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Dış Ülkelerden Alınan Sürücü Belgeleri İle Ülkemizde Araç Kullanılması Ve Bu Belgelerin Ülkemiz Sürücü Belgesiyle Değiştirilmesi” başlıklı 88" inci maddesi b bendinde; "b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları;
1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir.
2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.
İlgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin, ülkemiz sürücü belgeleri ile değiştirilmesine ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir:
a) Müracaat herhangi bir nüfus müdürlüğüne yapılabilir.
b) Müracaat sırasında ibraz edilmesi zorunlu olan bilgi ve belgeler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenir." hükümleri mevcut olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında "MERNİS veri tabanında yapılan sorgulamada adı geçenin ülkemiz makamlarınca düzenlenen bir sürücü belgesi kaydına rastlanmamıştır." şeklindeki açıklaması uyarınca davalı şirketin motosikletinin sürücüsünün kaza tarihi itibari ile ülkemiz nezdinde usulüne uygun bir ehliyetinin bulunmadığı, aksinin ise davalı tarafça ispatlanamamış olduğu görülmüştür.
Dava dışı araç sürücüsünün dosya arasına celbedilen yurda giriş çıkış kayıtları incelendiğinde ; 23/11/2018 tarihinde yurda giriş kaydının olduğu, kaza tarihinin ise 02/10/2021 tarihi olduğu bu hali ile kaza ile sürücünün yurda giriş yaptığı tarih arasında altı aydan fazla süre geçtiği, bu hali ile kaza tarihinde geçerli bir sürücü belgesinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı tarafça da aksi yönde bir delil sunulamadığı, gelen tüm müzekkere cevapları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalıya ait aracın sürücüsünün kaza tarihinde usulüne uygun sürücü belgesinin bulunmaması sebebiyle davacı sigortacının davalı sigortalısından ödenen bedeli rücu edebileceği kanaatine varılmış olup davalının davayı konu icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğu kabul edilmiş olup, dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu ile davalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu ve davacının poliçe limiti kapsamında yaptığı ödemeyi rücu etme hakkı bulunduğu yönünde rapor tanzim edilmekle ve rapor mahkememizce de hükme elverişli bulunmakla ilgili icra takibindeki asıl alacağa ilişkin talebin yerinde olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının ödeme tarihi olan 28/02/2022 tarihi ile (dava dilekçesinde her ne kadar ödeme tarihi olarak 30/12/2021 tarihi belirtilmiş ise de 14/01/2025 tarihli sigorta cevabından ödemenin ödemenin 28/02/2022 tarihinde yapıldığı icra takibinde de davacı tarafça bu tarihin esas alındığı dikkate alınmakla) icra takip tarihi olan 05/11/2022 tarihi arasında takip talebinde talep edilen reeskont iskonto faizi üzerinden yapılan ve buna ilişkin bir sureti dosya arasına bırakılan hesaplama raporuna göre davacının takip öncesi 4.344,18-TL tutarında işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla bu miktarda takip öncesi faiz isteminin de kabulüne karar vermek gerekmiş, fazlaya dair istemin reddi gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 43.000,00-TL asıl alacak ve 4.344,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.344,18-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si olan 8.600,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.234,08 TL harçtan peşin alınan 575,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.658,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 575,36 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 294,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 205,50 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 291,75 TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.497,25 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 4.469,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 3.100,69 TL'sinin davalıdan, 19,31 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2025
Katip ...
Hakim ...