T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/118 Esas
KARAR NO : 2024/752
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2023
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında 23.06.2018 tarihli Alt-İmtiyaz (Franchise) Anlaşması ile davalı borçluya "... Mah. ... Cad. ... Apt. No: ... /ANTALYA" adresinde faaliyet göstermesi için franchise mağazası işletmesi verildiğini, taraflar arasında imzalı sözleşme ile davalı-borçluya söz konusu mağazada müvekkil şirketin hak sahibi olduğu marka ve logo altında süpermarket işletme hakkı verildiğini; bu suretle bir ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı-borçlunun müvekkil şirkete olan borcunu ödememesinden dolayı müvekkili şirket tarafından önce .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas numaralı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalı borçluya ödeme emri çıkarttırıldığını, ancak borçlunun borcunu ödemediğini ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, Davalı-borçlunun hiçbir haklı gerekçe göstermeden sırf müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak ve ödememek için hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu beyanla davalı tarafın davaya konu icra takibine yapmış olduğu borca itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; 23/06/2018 tarihli anlaşma ile ... market adı altında market işletmeciliği (Franchise) sözleşmesi imzalandığını, sözleşme imzalandığı esnada davacı yana taraflarınca 50.000,00-TL teminat mektubu teslim edildiğini, ... marketi adı altında işletmiş oldukları marketi kapatma kararı aldıktan sonra, davacı yana teslim ettikleri 50.000,00-TL teminat mektubunun iadesini talep ettiklerini, ancak davacı şirketin taraflarına; şirkete olan borçlarının kalmaması halinde teminat mektubunun iadesini sağlayabileceklerini belirttiklerini, taraflarınca davacı şirkete olan tüm borçlarını ödediklerini ve teminat mektubunu geri aldıklarını, bu durumun borçlarının olmadığını ispatladığını, işbu davanın kötü niyetli olarak açıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 20/12/2023 tarihli celsesinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının ticari defterleri ve dosya arasına alının sözleşme, BA-BS formları gibi tüm bilgi belgeler incelenerek , davacının huzurdaki davaya konu icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda ve önincelemede belirlenen uyuşmazlık hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "1-) Davacı' ya ait 2020 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
2-) Dava dosyasında mevcut olan dava konusu faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği ve davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, teslim yeri olarak şirketin adresinin gözüktüğü, fatura açıklamalarında "Mağaza: ... DİREK SEVKİYAT" yazılı olduğu, dolayısıyla fatura muhteviyatı mallar şirketin mağazasına teslim edildiği, faturalara itiraz ile ilgili ve fatura tutarlarının ödendiğine dair yasal herhangi ve belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı,
3-) Davalı şirket 2020 yılında BA (Alış) bildirimi ile 6.sırada 260 belge karşılığı 179.982,00 TL alış bildirildiği, 2020 10.ay ve 11.ay fatura toplamının 5.000 TL altında olması nedeniyle BA (Alış) bildirimi yapılmamış olunabilineceği,
4-) Sözleşmenin 3.9 maddesine göre takip tarihinden sonra vade farkı (faiz) talebinin var olduğunun değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
5-) İcra takibinin davalıya tebliğinin 21.12.2022 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 25.10.2022 tarihinde itiraz dilekçesi verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği,
6-) Davacının davalıdan alacağının hesaplanması;
A- Sayın Mahkeme tarafından davacı şirket tarafından dava konusu fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi halinde takip tarihi 14.10.2022 itibariyle davacının davalı şirketten 4.541,10 TL ASIL alacak hesaplandığı,
B- Sayın Mahkeme tarafından davalı şirketin teminat mektubu iade edildiğinden borcunun olmadığı savunmasının kabul edilmesi halinde davalı şirketin davacıya borcunun olmadığı, " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E., sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının icra inkar tazminatı isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında franchise ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının borcunu ödemediğini, borcun tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe de davalı tarafça itiraz edildiğini beyan etmiş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşme sona erdikten sonra davacı tarafından, davalıya teminat mektubunun iade edildiğini, şayet bir alacak olsaydı teminat mektubunun iade edilmeyeceğini ayrıca yetki itirazında bulunduğunu beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalının Mahkememizin yetkisine itirazının, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. Bendi ile İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınmış olması nedeniyle HMK 17. Maddesi doğrultusunca reddine karar verilmiş taraf itiraz ve beyanlarının esastan incelenmesine geçilmiştir.
Öninceleme duruşmasında davalı tarafa defter ve belgelerini sunması için süre verilmiş ayrıca davalının bulunduğu yer mahkemesine defter incelemesi yapılarak rapor tanzim edilmesi için talima yazılmış ancak davalı tarafça defter ve belge sunulmamıştır.
Mahkememizce davacı tarafa defter ve belgelerini sunması için ihtaratlı süre verilmiş, davacı tarafça sunulan defter ve belgeler üzerinde bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26/04/2024 tarihli raporda "1-) Davacı’ ya ait 2020 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
2-) Dava dosyasında mevcut olan dava konusu faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği ve davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, teslim yeri olarak şirketin adresinin gözüktüğü, fatura açıklamalarında "Mağaza: ... DİREK SEVKİYAT" yazılı olduğu, dolayısıyla fatura muhteviyatı mallar şirketin mağazasına teslim edildiği, faturalara itiraz ile ilgili ve fatura tutarlarının ödendiğine dair yasal herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı,
3-) Davalı şirket 2020 yılında BA (Alış) bildirimi ile 6.sırada 260 belge karşılığı 179.982,00 TL alış bildirildiği, 2020 10.ay ve 11.ay fatura toplamının 5.000 TL altında olması nedeniyle BA (Alış) bildirimi yapılmamış olunabilineceği,
4-) Sözleşmenin 3.9 maddesine göre takip tarihinden sonra vade farkı (faiz) talebinin var olduğunun değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
5-) İcra takibinin davalıya tebliğinin 21.12.2022 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 25.10.2022
tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği,
6-) Davacının davalıdan alacağının hesaplanması;
A- Sayın Mahkeme tarafından davacı şirket tarafından dava konusu fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi halinde takip tarihi 14.10.2022 itibariyle davacının davalı şirketten 4.541,10 TL ASIL alacak hesaplandığı,
B- Sayın Mahkeme tarafından davalı şirketin teminat mektubu iade edildiğinden borcunun olmadığı savunmasının kabul edilmesi halinde davalı şirketin davacıya borcunun olmadığı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davalı taraf her ne kadar davaya cevap dilekçesinde borcunun bulunmadığını ve borcu bulunsaydı teminat mektubunun kendisine iade edilmeyeceğini savunmuş ise de; tek başına teminat mektubunun davalıya iade edilmiş olmasının, bakiye borcun bulunmayacağı anlamına gelmeyeceği kanaatine varıldığı, davalı tarafa defter sunmak için süre ve imkan tanınmasına rağmen defter ve belge sunmadığı, öte yandan davalının borcu itirazında , aradaki akdi ilişkinin kabul edildiği ve davacı tarafından üstlenilen edimlerin yerine getirilmediğini ilişkin bir itirazın da bulunmadığı, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olduğu ve davacının defterlerine göre, davacının davalıdan alacaklı olduğu hususunun ispatlandığı, davalı tarafça da aksi yönde bir delil sunulmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla DEVAMINA,
2-Asıl alacak 4.541,00-TL nin %20 sine denk gelen 908,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 4.541,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 205,50 TL ilk masraf (vekalet + başvuru harcı), 1.059,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.265,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, hazır bulunanların (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2024
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)