T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/140 Esas
KARAR NO : 2025/140
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 29/07/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
DAVA : Davacı vekili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ...Ltd. Şti., yaş meyve sebze ve nakliyat sektöründe yıllardır faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket tarafından, Aralık 2019- Şubat 2020 döneminde davalı şirkete ait ...Dağıtım Deposuna ait Proje Mağazalarına yaş meyve ve sebze teslimatı yapıldığını ve bu teslimatlara ilişkin toplamda 1.561.504,26 TL'lik satış faturaları düzenlendiğini, bu testimatlara ilişkin faturaları dilekçe ekinde sunduğunu, davalı şirket tarafından, düzenlenen satış faturalarına istinaden 29/02/2020 tarihli, ... fatura nolu, 51.782,37 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, bu fatura müvekkili şirket tarafından kendi defterlerine işlendiğini, davalı şirket tarafından kesilen ve müvekkili şirketin defterlerine işlediği iade faturasının üzerinden 15 günden fazla süre geçtikten sonra, 14/03/2020 tarihli, ...,...,...,...,... fatura Nolu faturalar ile 21/03/2020 tarihli ...,... fatura Nolu iade faturaları düzenlendiğini ve müvekkili şirkete gönderildiğini, davalı şirketçe hukuka aykırı olarak 6 adet ve toplamda 596.363,38 TL'lik iade faturaları düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, yukarıda belirlilen ve toplam bedeli 596.363,38 TL. olan iade faturalarının müvekkili şirketçe kabul edilmediğini ve süresi içerisinde ... sisteminden iade edildiğini, davalı şirketçe, müvekkili şirkete iade faturaları düzenlenene kadar faturaya konu mallar ile ilgili olarak hiçbir şekilde sözlü veya yazılı bir bildirimde bulunulmadığını, hiçbir ürün iadesi gerçekleşmediğini, keza yukarıda izah edildiği üzere teslim edilen ürünlere ilişkin davalı şirketçe 29/02/2020 tarihli, ... fatura Nolu, 51.782,37 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini ve bu fatura müvekkili şirket tarafından defterlerine işlendiğini , ancak daha sonra hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın davalı tarafça 6 adet iade faturası düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, bu husus dahi davalı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, ayrıca teslim edilen ürünlerin üçte birinden fazlasının çürük vs. olmasının da mümkün olmadığını, yaş meyve sebzenin en son tesliminin üzerinden 15 günden fazla süre geçmesi sonrasında iade faturası düzenlenmesinin , davalı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, konuyla ilgili taraflarınca davalı tarafa, Samsun ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 23/02/2022 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini ve müvekkili şirkete eksik ödenen bedelin taraflarına ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça konuya ilişkin ödeme yapılmadığını ve cevabi ihtarname gönderilerek müvekkili şirkete borçlarının bulunmadığının ifade edildiğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre ayıp iddiasının ispat yükünün davalı tarafta olduğunu belirterek şimdilik , müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen ancak bedeli ödenmeyen ürünlere ilişkin 596.363,38TL'nin 26/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkili tarafından halk arasında ve sektörde... olarak bilinen mağazaların işletildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında imzalanan Çerçeve Sözleşmesinde, Ticari Ürün Satın Alma Sözleşmesinde ve Özel Satın Alma Sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, taraflar arasında imzalanan 3 sözleşmede de ihtilaf vukunda alıcının ticari defter ve kayıtlarının HMK 287.maddesi gereğince geçerli ve doğru delil kabul edildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin konsinye tarzı yürütülen bir ticari ilişki olduğunu, söz konusu ilişki gereği müvekkili şirket tarafından satılamayan, bozulan her ürünün davacı şirkete fatura edileceğini ve cari hesaptan düşüleceğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki "KONSİNYE" tarzı ticari ilişkinin , mülkiyet devri yapılmaksızın, malların satış sorumluluğunu yüklenen bir işletmeye yani somut olayda müvekkili şirkete gönderilmesi olduğunu, malların müvekkili şirkete gönderilmesi ile malların mülkiyeti değil, sadece zilyetliğinin devredildiğini, satışta malların; satıcının belirleyeceği fiyatlarla müşterilere satılmak üzere veya satılmadığı takdirde iade edilmek kaydıyla, gönderilenin zilyetliğine bırakıldığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında karşılıklı güven üzerine inşa edilmiş yıllardan beridir aynı şekilde süregelen ticari ilişkide müvekkili şirket tarafından satılamayan ürünlerin davacı şirkete iade olarak fatura edildiğini, söz konusu hususun cari hesap kayıtları incelendiğinde de açıklığa kavuşacağını, davacı şirketin yetkilendirdiği bir personelin Müvekkil Şirket mağazalarını gezerek her ay hangi mağazaya ne kadar ürün gönderilmesi gerektiğini, hangi mağazada hangi ürüne ihtiyaç duyulduğu noktasında çalışma yaptığını, söz konusu malların yaş meyve ve sebze olduğu için satılmayan malların imhasının da zorunlu olduğunu, yıllardır aynı usul ile çalışıldığını ve 2019 Aralık ayına kadar karşılıklı herhangi bir problem yaşanmadığını, ancak Aralık ayında davacı şirket tarafından müvekkili şirketin proje mağazalarına satış miktarının çok üzerinde ürün yığılması yapıldığını, davacı şirketin hangi amaçla bu kadar fazla ürün gönderdiğinin müvekkili şirketçe anlaşılamadığını, nitekim yıllardır süregelen çalışma prensibi gereği mağazalara aşağı yukarı ne kadar mal gerektiği, ne kadar satışın olacağı ve ne kadar iadenin döneceğinin belli olduğunu, ancak buna rağmen birden bu kadar fazla ürün yığılması gerçekleştiği için haliyle satılamayan yani iade faturası kesilen ürünlerin tutarının da bununla orantılı olarak arttığını, davaya konu uyuşmazlığın işbu gereğinden fazla yığılan malların iade faturalarına ilişkin olduğunu, davacı şirketin fatura ettiği tutarların fahiş bir biçimde artmış olmasına rağmen müvekkili şirket mağazalarındaki satış tutarlarında bu şekilde bir artış meydana gelmediğini, davacı şirketin Kasım ayı ile Aralık ayında kestiği faturalar arasında 2 kat bir fark bulunduğunu, Aralık ayı ile Ocak ayındaki fark ise 1,5 kat civarında olduğunu, yani firmanın Kasım ayı ile Ocak ayında kestiği faturalar arasında 3 kat bir fark bulunduğunu, ancak buna rağmen müvekkili şirket mağazalarındaki satışlarda bu şekilde bir artış meydana gelmediğini, söz konusu hususların gerekli bilirkişi incelemesi yapıldığında da ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacı şirketçe davalı şirkete teslim edilen ürünlerin bedellerinin tahsili amacıyla açılmış alacak davasıdır.
Deliller ; Taraflar arasında imzalanan Çerçeve Sözleşmesi, Ticari Ürün Satın Alma Sözleşmesi ve Özel Satın Alma Sözleşmesi, davacı tarafça davalıya gönderilen faturalar, davalı tarafça kesilen iade faturaları, ihtarnameler, sipariş evrakları, ticari defter ve belgeler , zorunlu arabuluculuk tutanağı, bilirkişi incelemesi.
Sözleşmelerdeki İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak yetkisizlikle dosya mahkememize gönderilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Çerçeve Sözleşmesinin ;
1.maddesinde "Taraflar arasındaki her türlü hukuki ve ticari ilişkilerde Çerçeve Sözleşme uygulanacaktır. Verilebilecek her türlü siparişler açısından Özel Koşullar ve ekleri, bu Sözleşmenin Ayrılmaz parçası olacaktır." 2.maddesinde "Alıcı, Satıcıya kâr veya sürekli alım taahhüdü Yermemektedir. Sözleşme münhasırlık içermemekte olup Alıcı, Üçüncü kişiler ile de sözleşme ile ayrı korularda çalışabilir. Sözleşme feshedilmediği yada yeni sözleşme imzalanmadığı sürece yürürlükte olarak kabul edilecektir. Satıcı” nın üsüle aykırı feshi yada sözleşmenin feshine sebep olması durumunda, ortaya çıkacak zararlardan ayrı olarak aylık satılan ürün miktarında bedel cezai şart olarak ALICI” ya ödenecektir. " 7.Maddesinde "Satıcı, bu sözleşme konusu alım satımlarda Türk Ticaret Kanunu'nun 25/3 maddesinin uygulanmayacağını, ayıp ihbar süresinin emtianın tesliminden itibaren altı ay olduğunu, partiler halindeki teslimatta sürenin son partinin teslim tarihinden başlayacağını, açık veya gizli ayıp halinde herhangi bir muayene ve ihbar yükümü olmaksızın, üçüncü kişiye satılmış olsa dahi, emtiayı her zaman iade alacağını kabul ve taahhüt etmiştir." 14.Maddesinde " Sözleşme ALICI tarafından bir ay, Satıcı tarafınHan ise üç ay önceden yazılı ihbar ile her zaman ve tazminatsız feshedilebilir. Ancak ihbar süresi dahil alınmış siparişler teslim edebilecektir. Bu sözleşme ilgili olsun yada olmasın taraflar arasında oluşacak her türlü ihtilafın hallinde İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir. İhtilaf vukuunda Alıcı Ticari defter ve kayıtları HUMK 287.maddesi gereğince geçerli ve doğru delil kabul edilmiştir." denilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 2012 yılına ait Ticari Ürün Satın Alma Sözleşmesi incelendiğinde ;
Davalıdan alıcı, davacıdan ise satıcı olarak bahsedildiği,
Sözleşmenin Konu Başlıklı 2.maddesinde, "İşbu sözleşmenin konusu Satıcının Alıcıya sağladığı mal/hizmet karşılığı;
Alıcı'nın aşağıdaki hüküm ve şartlarda Satıcıya bedel ödemesini,
Satıcının, Alıcıya aşağıdaki hüküm ve şârtlarda mal/hizmet sağlaması ve işbu sözleşmeye aykırı davranması halinde kesilecek cezaları ve diğer yürürlük koşullarını ihtiva eder.........
Bu sözleşme uyarınca ürün alımı, ALICI siparişine istinaden yapılacak olduğundan, Satıcı'nın iş bu sözleşme süresi ne olursa olsun ancak sipariş etmesi durumunda Satıcı ürün sevk ve tedariki yapacaktır. Alıcı'nın herhangi bir süre için ürün/mal siparişi vermemesi durumu sözleşmenin ihlali ya da feshi sebebi olarak kabul edilmeyecek......"
Sözleşmenin Sipariş ve Teslim Başlıklı 4.maddesinde "Alıcı, fiyatı Satıcı tarafından bildirilmiş, talep ettiği miktarda malı/ürünü faks veya elektronik posta üzerinden aşağıda belirtilen şartlar dâhil bu sözleşmede belirtilen usule uygun şekilde Satıcıya sipariş verecektir. Alıcı tarafından gönderilmiş Fax ya da Elektronik Posta kesin delil olarak kabul edilmiş olup, Satıcı bu sipariş şeklinin geçersiz olduğu iddiasında bulunmayacağını peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder. Alıcı'nın sözleşme süresi boyunda asgari/azami bir alım taahhüdü bulunmamaktadır."
Sözleşmenin Sipariş ve Teslimat Başlıklı 4.2.maddesinde " ......Ezik, parçalanmış, hasar görmüş, satışa uygun olmayan, beklenen faydayı sağlamayacak, özelliğini kaybetmiş, çürük, son kullanma tarihi geçmiş ve benzeri ürünler ile ayıplı ürünler bire bir yenisi ile değiştirilecek ve bu değiştirilen ürünler için Alıcı'dan ayrıca bir bedel/tazmin talebinde bulunulmayacaktır."
Sözleşmenin Malın Niteliği Başlıklı 5.maddesinde, "Teslim edilen malların siparişe uygun olmaması halinde alıcı, söz konusu malı satıcıya iade veya ticari ilişkiyi iptal etme hakkına sahiptir.....Ürünün alıcı tarafından teslim alınmış yada alıcı deposuna teslim edilmiş olması , satıcıyı teslim sırasında mevcut olan veya sonradan doğacak kalite sorunları bakımından sorumluluktan kurtaramaz bu durumda alıcı haklı iade gerekçesine istinaden ayıplı ürünün raf ömrü süresi içinde iade edebilir."
Sözleşmenin Fatura Başlıklı 7.maddesinde "satıcının her sipariş için ayrı fatura düzenleyeceği... Alıcı, Satıcı tarafından düzenlenecek faturalara Türk Ticaret Kanununun 23. Maddesinde belirlenen 8 (sekiz) günlük süreden sonra da itiraz hakkına sahip olup, Satıcı, bu 8 günlük süreden sonra da ilgili faturanın en son vergi dairesine beyan edilebileceği tarihken 3(üç) gün öncesine kadar ALICI tarafından faturaya yapılacak itirazın geçerli itiraz olarak kabul edileceğini, bu husustaki haklarından peşinen feragat ettiğini kabul, beyan ve taahhüt eder."
Sözleşmenin İade Esasları Başlıklı 8.maddesinde ;
" 8.1. Koşulsuz iade: Alıcı, kendisine teslim) edilen malı, belirlenen özelliklere/ürün spektlerine uygun olmaması halinde satışa sunulduktan sonra dahi muayene edip koşulsuz iade edebilir. Muayeneye esas Alıcı kayıt ve tutanaklarıdır. Satıcı, muayene huslısunda yasal mevzuatta belirtilen sürelerin geçerli olarak uygulanmayacağını, niteliği itibari ile ürünlerin zaten tek tek kontrolünün mümkün olmadığını, tesliminden sonrasında gizli ayıplar hususunda hiçbir zamanaşımı süresi öngörülmediğini, diğer ayıp bildirimleri hususunda ise, malın tesliminden sonrasında normal raf ömrü boyunca da Alıcı tarafından ayıp ihbarında bulunulabileceğini peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.
Üretim ve mamulden kaynaklı (standartIğra ve yönetmeliklere uygun olmayan, kalite problemli, eksik gramajlı, etiket hatalı, yasal mevzuata aykırı olmâyan, teslimi anında raf ömrüne yada sair speklerde/belirlenen ürün özelliklerine kısmen yada tamamı ile uyglun olmayan niteliklerde olan, ezik, hasarlı, darbeli, ekonomik değerini kısmen yada tamamı ile yitirmiş, satışa arza engel herhangi bir kusuru olan, v.b.) ayıplı ürünler, son kullanma tarihi dolan ürünler, satışına devam edilnjeyecek ürünler satıcıya koşulsuz iade edilecektir.
8.2. İadenin Alınması ile ilgili uygulamahr :
8.2.1. Satıcı malın, mal teslimi, iade halinde geri alım, nakliyat, yükleme, boşaltma, sigorta ve benzeri masraflarını karşılamayı üstlenmiştir.
8.2.2. Satıcı tarafından teslim edilen mâllara ait iade koşulu olan yazılı belirtilmek ve mutabık kalınmak şartı ile); palet, kasa, sepet, stant ve sair hususlar, Alıcı'nın bildirim tarihinden itibaren, Satıcı tarafından 7 (yedi) iş günü içerisinde teslim alınmadığı takdirde, Alıcı'nın bu unsurları iade veya bedelini tazmin veya bunların korunmasını, zarar görmemesini sağlamaması vb hususunda herhangi bir sorumluluğu kalmayacak, bunlar ile ilgili meydana gelen zararlara Satıcı, Alıcı kusuru önemli olmaksızın katlanacaktır.
8.2.3, Satıcı, İade edilen ürünleri Alıcının yapacağı ihbarı takiben 3(üç) iş günü içinde Alıcının depolarından teslim alacaktır. Satıcı bu süre içinde Ürünleri teslim almadığı, değiştirmediği veya Alıcıya nakliye firmasını bildirmediği takdirde, Alıcı bu ürünleri istediği bir nakliye firması marifetiyle tüm masrafları Satıcı” ya ait olmak üzere Satıcı” nın adresine gönderebilir. Ayrıca Alıcı, gerek ürün bedelini, gerekse masraflara ilişkin bedeli herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın fatu hazırlayarak Satıcı" ya gönderme hakkına da sahiptir. Satıcı iadeleri kabul etmezse dahi alıcı iadeyi yapmış sayılır ve sorumluluk Satıcı' ya geçer.
8.2.4. İade edilen ürünlerin nakliye giderleri Satıcıya ait olduğu gibi, ürünlerin nakliyeciye tesliminden itibaren hasar ve zararı da yine Satıcıya aittir. Ürünler yukarıda yer alan süreler içinde iade alınamayacak hale geldi ise, bozulmaya tabi ürünlerde koku vesair durum oluştu ise vb. bu halde ürünler Satıcıya faturalanmak ve bedeli Satıcıya ait olmak suretiyle imha edilecektir. İmha hususunda Alıcı tarafından tutulacak tutanak kesin delil niteliğinde kabul edilecek olup, Satıcı bu hususa itirazda bulunmayacağını peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder."
Ödeme başlıklı sözleşmenin 11.maddesinde " sözleşmeye uygun şekilde teslim edilen malın bedelinin faturanın alıcıya teslimi tarihinden itibaren....gün ve buna eklenecek 7 gün idari vade eklendikten sonra ......ödenecektir." denildiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Özel Satın Alma Sözleşmesi incelendiğinde, davacıdan komisyoncu , davalıdan ... olarak bahsedildiği, sözleşme konusunun meyve/sebze ve ürünler olarak belirlendiği,
Sözleşmenin Konusu ve Ürünler Başlıklı 2.1.maddesinde "İşbu sözleşmenin konusu; KOMİSYONCU tara ndan, ...'in belirleyeceği miktar ve çeşitte sipariş edilerek, gerektiğinde depolanacak ve kendisine ... tarafından bildirilecek miktar, zaman, teslim noktası, vs bilgiler ışığında teslim noktalarına teslimi yapılacak Meyve/Sebze alınması ile bu hususta tarafların hak ve yetkilerini düzenlemektir. İş bu sözleşme KOMİSYONCU” ya tekel hakkı, tek satıcılık yetkisi, münhasır yetki vermemekte olup ... sözleşme konusu iş ile ilgili olarak 3. Kişilerle de serbestçe çalışma hakkına sahip olacaktır..."
Sözleşme koşullarının 3.madde de düzenlendiği buna göre " ...... tarafından bildirilecek miktar ve bilgilere göre sözleşme koşullarına uygun şekilde teslim.....3.2- Günü geçmiş, tazeliğini, özelliğini kaybetmiş, çürük yada bozulmuş, parçalanmış, ticari değeri kalmamış, kalite ve kalibrasyona uymayan ürünler, Mal Kabul Birimi tarafından teslim alınmayan, iade edilmesi gündeme gelen ürünlerin taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri Komisyoncuya aittir. Değiştirilen, bozulan, parçalanan, ezilen, çürüyen, niteliğini tazeliğini vs. kaybeden, satılamayan ürünlerden, bu hususta ortaya çıkacak zararlardan hiçbir şekilde ... sorumlu tutulamayacaktır."
Sözleşmenin Ürün Sevkiyatı ve Teslim Şartı Başlıklı 4.maddesinde ; " 4.1- Ürün sipariş miktarı ... Satın alma Müdürlüğü tarafından teslim tarihinden 1 (bir) gün önce komisyoncu'ya bildirilir. Komisyoncu sipariş verilen miktarı eksiksiz bir biçimde sipariş tarihini takip eden 1.gün sabah saat 08:00-11:00 saatleri arasında ... Samsun Bölge deposuna teslim etmekle yükümlüdür. Bu saatlerden daha sonra gelen ürünlerin teslim alınıp alınmayacağı hususunda ... yetkili olacaktır. 4.2- Teslim zamanı geciken ve/veya eksill miktarda teslim edilen istenilen kalitede olmayan ürünler komisyoncuya iade edilerek, yoksun kalınan kâr, ciro kaybı ve sair her türlü maddi ve manevi ...'in uğrayacağı zarar Komisyoncudan tazmin edilir. Komisyoncu ... in uğradığı bu zarar ile ilgili keseceği fatura bedelini kayıtsız şartsız kabul edeceğini taahhüt edel. KOMİSYONCU, Sözleşme konusu taahhütlerini, ...' in yazılı muvafakatini almadan durduramaz, aksatamaz, talep edilen/bildirilen miktardan daha az sevk edemez. Teslim edilen ürünler sözleşme ekinde bulunan koli İçi standartlarına göre (koli içi standardından %+2 ile %-2 sapma olabilir) ürünleri teslim etmek zorundadır. Belirlenen standartlarda teslim edilmeyen ürünlerde (... in yazılı izni hariç) KOMİSYONCU ya sipariş miktarının %20 oranında bedeli cezai şart tazminatı olarak ...' e ilk talebi ile ödemeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder." denilmiştir.
Davacı tarafça davalıya gönderilen 23/02/2022 tarihli Noter ihtarnamesi ile 596.363,38TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir.
Dava dilekçesi ekine davacı tarafça, davalının Tokat Mağazasındaki deposuna gönderilen ürünlerle ilgili faturalar eklenmiş yine dava dilekçesinde bahsedilen iade faturaları da eklenmiştir. Dava dilekçesine ek e posta yazışmaları incelendiğinde,"iade faturalarına istinaden hiçbir ürün iadesi gerçekleşmemiştir, iadesi gerçekleşmeyen faturaların kayıtlara alınmaması hususu ihtaren bildirilir" denildiği görülmüştür.
2019-2020 yılına ait BA ve BS bildirimleri temin edilerek dosya içerisine alınmıştır.
01/06/2023 tarihli duruşmada alınan 2 nolu ara kararı ile "Sözleşmeler dosyada mevcut olup, sözleşmeler kapsamında , davacı- satıcının davalı - alıcının siparişi (fax yada e posta ) üzerine mal teslim edileceği yazılı olup davacı - satıcıya teslim ettiği ürünlerin (Aralık 2019 - Şubat 2020 arası) davalı - alıcı tarafından siparişine ilişkin belgeleri dosyaya sunması , davalı taraf sipariş olmadan teslim edilen ürün miktarının davacı tarafından belirlendiği iddia edildiğinden buna ilişkin sözleşme maddesini bildirmesi, davalı - alıcının ürünleri ne nedenle iade ettiği, ürünlerin fiilen iade edilip edilmediği, ürünler imha edilmiş ise sözleşme kapsamında tutulması gereken imha tutakları düzenlenmiş ise sunulması bu yükümlülüklerin sözleşme maddelerine atıf yapılarak açıklanması için her iki taraf vekiline 2 hafta süre verilmesi " yönünde karar alınmış, bu ara kararına istinaden sipariş evrakları sunulmuş ancak ürünlerin ne nedenle iade edildiği, fiilen iade edilip edilmediği, ürünler imha edilmiş ise imha tutanakları hususunda dosyaya herhangi bir belge sunulmamıştır.
Davacı vekilince , davalı tarafça davacı şirkete yapılan siparişlerle ilgili evraklar 09/06/2023 tarihli dilekçe ekinde USB olarak sunulmuş daha sonra da USB çıktıları alınarak dosyaya bırakılmıştır.
Her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde, bir sektör uzmanı olarak gıda mühendisi, bir mali müşavir, birde borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek, davacının neye istinaden davalıya ne kadar ürün teslim ettiği, davalı tarafın dava dilekçesinde belirtilen faturaların iadesinin haklı olup olmadığı, davalının bu faturaları ne nedenle iade ettiği, davalının söz konusu faturadaki ürünleri davacıya fiilen iade edip etmediği, sonuç itibari ile davalının iade ettiği faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarında rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
18/03/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, dava dilekçesi ekinde yer alan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 71 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu buna göre KDV dahil 71 adet faturanın toplam bedelinin 1.598.579,46TL olduğu, davalı tarafından davacıya tanzim edilen 7 adet iade faturasının KDV dahil bedelinin ise 648.125,75TL olduğunu, iade faturalarınında davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının bu iade faturalarından KDV dahil bedeli 51.782,37TL olan faturayı kabul ettiğini, geri kalan KDV dahil toplam bedelin 596.343,38TL olan 6 adet iade faturasını ise kabul etmediğini, uyuşmazlığında bundan kaynaklandığını, raporun devamında sektörel yönden inceleme , değerlendirme yapıldığı ve ;
"Sevkiyat Aralıklarının Değerlendirilmesi;
Davacı firmanın haftanın belirli günleri sevkiyat yaptığı, genel olarak haftada 3 sevkiyat yapıldığı, bu günlerinde bazen değişiklik olsa dahi pazartesi, çarşamba cuma olduğu zaman zaman cuma yerine cumartesi sevkiyat yapıldığı, sevk gün ve aralıkları gayet dengeli olduğu tespit edilmiştir.
Aralık 2019 toplam 12 gün sevkiyat yapıldığı, yılbaşı olması nedeniyle son sevkiyatın 27 aralıkta yapıldığı, yıl sonu olması nedeniyle muhtemelen 1 sevkiyatın eksik yapıldığı, ayın son diğer günleri sevkiyat yapılmadığı, bunun sebebinin yılbaşı olmasından ötürü olduğu, bunun da sektörde gayet olağan bir durum olduğu. Yıl başına 3-4 gün kala firmalar sevkiyatlarını kesmeleri sektörde olağan bir durumdur. Bu nedenle aralık ayı içinde sevkiyata günlerin normal olduğu anlaşılmıştır.
Ocak 2020 ayında toplam 14 gün sevkiyat yapıldığı, arada 21.01.2020 tarihinde içinde sadece mandalina olan bir sevkiyatın yapıldığı bu nedenle 14 gün sevkiyata çıkıldığı, bunun dışında haftanın 3 günü ürün sevk edildiği ve sorun olmadığı. Sevk günleri aralıklarının uyumlu olduğu sorunsuz sevkiyatların yapılmış olduğu anlaşılmıştır,
* Şubat 2020 ayında toplam 11 gün sevkiyat yapıldığı ayın 29 gün çekmesinden ötürü diğer aylardan farklı olarak 11 gün sevkiyat yapıldığı, ay içinde sevkiyatların normal düzenli yapıldı tespit edilmiştir. Davacı firmanın sevk günlerini zamanında düzenli yapıldığı tespit edilmiştir.
Ürünlerin Sevk Miktarlarının Tek Tek ve Dönemsel Olarak değerlendirilmesi;
Davacı taraf ürünlerin normal sevk edildiğini, ayıplı olmadığını, davalının iadelerinin haksız olarak bir bilgi vermeden yaptığını, ayrıca ürünlerin fiziki olarak geri iade edilmediği sadece inde faturalarının düzenlendiğini, son sevkiyattan 15 gün sonra iade faturaların kesildiğini , davalı taraf ise iadelerin davacının çok fazla ürün sevk ettiğinden dolayı satılmadığından dolayı iade edildiğini beyan etmiştir. Ayrıca konsinye olduğu için ürünlerin sorumluğunun davacı tarafta olduğunu beyan etmiştir Davalı taraf ise Davacı Şirketin, kasım ayı ile aralık ayında kestiği faturalar arasında 2 kat bir fark bulunmaktadır. Aralık ayı ile ocak ayındaki fark ise 1,5 kat civarındadır. Yani firmanın kasım ayı ile ocak ayında kestiği faturalar arasında 3 kat bir fark bulunmaktadır ancak buna rağmen Müvekkil Şirket mağazalarındaki satışlarda bu şekilde bir artış meydana gelmemiştir. Söz konusu hususlar gerekli bilirkişi incelemesi yapıldığında da ortaya çıkacaktır.
Davalı taraf kasım ile aralık arasında 1,5 katlık bir artış olduğunu beyan etmiştir. Gıda ve Taze gıda sektöründe özellikle yıl sonu /Yıl başı eğlencesi için çok yoğun alışveriş yapıla bilinilmektedir. Öyle ki mağazalar ve şubeler arası farklılık gösterse de yılın son 1 haftasında, bazen 1 aylık satış rakamlarına çıkıla bilinilmektedir. Bu nedenle kasım ayı ile aralık arasında sebze ve meyve satışının 1,5 katına çıkması çok doğal olarak kabul edilebilinir bir durumdur. Bir diğer husus Ekim Kasımdan başlayarak Aralık Ocak Şubat satışlarında yoğunluk oluşmaktadır. Yani giderek artan bir satışın olması gayet doğaldır. Mart-Nisan dan sonrada bu rakamlar düşme eğilimi göstermektedir.
Yani iddia edilen fazla sevkiyat yapıldı kısmı esasında sektörde gayet olağan bir durumdur.
Bunun dışında kalan diğer aylar için Dosya muhteviyatında bulunan ürün sevk faturaları ve iade faturaları tek tek ve dönemsel olarak incelenecek olunup, dönemsel olarak artış olan aylarda ki artış sebebi ve gelen ürün miktarı ile iade miktarının uyumlu olup olmadığı değerlendirilecektir.
Market sektöründe, sebze meyveler ya günlük, ya da haftanın belirli günlerinde genellikle hafta da 3 defa olmak üzere sevk edilecek şekilde sevk planları oluşturulmakta olunup, ürünlerin raf ömürlerinin kısa olması nedeniyle hızlıca satılıp kalanların ya atık ya da iade anlaşması var ise bir sonraki sevkiyatta iade edilmesi beklenilmektedir. Firmalar arası iletişim ve anlaşmalara bağlı olarak bazen iadeler tedarikçiye gönderilmeden resimlenerek tedarikçiye iletilir ve tedarikçi onayı ile imha edilir yada direk iade edilir. Çöp olma seviyesine gelmiş ürün için nakliye masrafı yapılmaması için yerinde imhası bazen uygulama dahlinde olup, bu tamamen ticari anlaşmalara bağlı bir durumdur. Somut olayımızda firmalar arasında iadelerin yapıldığı yerinde imha olmadığını, yerinde imha olsa dahi bunun resimlerle belgelenip, tedarikçi ile irtibat kurulup onay alındıktan sonrası yapılması gerekmektedir. Bunun dışında yapılan uygulamalar uygunsuz olarak yorumlara bilinir. Bu nedenle sevk edilen ürün miktarına bağlı olarak iade ürün miktarı oranı incelenecektir. Meyve sebzenin raf ömrüne bağlı olarak 1 hafta 10 gün gün gibi sürede raf ömrü biteceğinden, sevkiyatlar arasında sık sık atığının yada iadesinin yapılması gerekmektedir.. Ancak burada ürünün sevk edildiğinde raf ömrünün ne kadarını tükettiği önem arz etmektedir. Ürünler ilk alındığında raf ömürlerinin büyük kısmını tüketmiş olma ihtimalide bulunmaktadır. Fakat dosya muhteviyatında da davalının bu yönde bir itiraz veya somut tespitinin olmadığı için ürünlerin normal geldiği değerlendirilmiş olunup buna göre tespitler yapılacaktır. Şayet ürünler ilk geldiğinde durumu kötü olsaydı davacı tarafın anında bildirim yapması beklenecektir. Oysa dosya muhteviyatında bu hususta bir tespit veya belge olmadığı ayrıca davalı tarafın bu yönde bir itirazının da olmadığı için bu husus değerlendirme dışı bırakılmış olunup, ürünlerin uygun geldi kanaati hasıl olmuştur.
Patates soğan gibi biraz daha raf ömrü fazla olan ürünlerim imha veya iadesi 30 güne bulabilecektir. Armut, elma 15 günü, Narenciye grubu (portakal mandalina greyfurt) 10 gün dayanabilmektedir. Diğer ürünler 1 hafta içinde raf ömürlerini bitirmiş olacaklardır.
Sebze meyve sektöründe %10 atık oranı ise ideal olup üstünde ki rakamlar sektör ortalamasının üzerindeki rakam olarak değerlendirilmektedir. Bu oranların üstündeki rakamların sebebi ürün bazında sorun olabileceği gibi satış alanlarının uygunsuzluğu, ürünün temelindeki sorunlar gibi bir çok sebebe bağlı olarak değişebilmektedir. Ancak yukarıda bahsedildiği gibi dosya muhteviyatında davalının ürünler hasarlı geldiğine yönelik tek bir tespiti olmadığından bu husus değerlendirme dışı kalmıştır. Davalı sadece ürünlerin fazla geldiği ve satılamadığı için iadesinin yapıldığında bahsettiği için bu husus değerlendirilecektir.
Yukarıda açıklamalar ışığında patates ve soğan gibi diğerlerine oranla daha dayanıklı ürünler dışında tüm diğer ürünlerin şubat ayında tedarik edildikleri miktar üzerinden iadesi değerlendirilecektir. Soğan ve patates normal mağaza şartlarında dayanımı 1 ayı bulabileceğinden ötürü bu iki ürün farklı değerlendirilecek olunup bunun dışındakiler normal mağaza ortamındaki raf ömürlerinin kısa olacağından sadece şubat ayındaki tedarik miktarı üzerinden değerlendirilecektir.
Aralık 2019 Ocak-Şubat 2020 Tarihleri Arasında Hiç sevkiyat yapılmadığı halde bazı ürünlere iade kesilen tespit edilmiştir.
Karpuz; Aralık 2019, Ocak-Şubat 2020 yıllarında hiç karpuz sevk edilememesine rağmen 7116 kg ürün iadesi yapıldığı, bu durumun satılamayan ürünleri iadesinin yapıldığı tezine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
Kavun; Aralık 2019 Ocak-Şubat 2020 yıllarında hiç kavun sevk edilememesine rağmen 2205 kg ürün iadesi yapıldığı, bu durumun satılamayan ürünleri iadesinin yapıldığı tezine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
Diğer Ürünler; ... 674,9 Kg , ... 428.6 Kg. , ... Köy 131.3, ... ,... 17.5kg , ... 32 Kg, Kayısı 88 Kg , ... 16 Kg. , ...57kg,, ... 23.9 Kg. , ...Açık 46 Kg. , ... 137 Kg. , ... 196 kg, ...Çekirdeksiz 18 Kg., ... 148 kg. miktarında ürünlerin Aralık 2019 ve Ocak-Şubat 2020 tarihlerinde hiç ürün sevk edilmemiş olmasına rağmen iade faturaları kesildiği bu durumunda satılamayan ürünlerini iade ettik tezine aykırı olduğu, Yapılan iadenin satılamayan ürünlerle alakası olmadığı, ya da kasımla aralık ayı arasında 1,5 kat fazla ürün sevk edildiği ile alakasının olmadığı kanısı oluşturmuştur. Hiç gelmeyen ürünlerin bile iadesinin kesildiği tespit edilmiştir." denildiği raporun devamında, Aralık 2019 Ocak-Şubat 2020 Tarihleri Arasında sevkiyatı olan Diğer Ürünlerin İncelenmesi başlığı altında ..., ... , Çarliston Biber, Kapya Biber , Domates, Salkım Domates, Elma, Gıreyfurt, Havuç, Limon , Yerli Muz, Mandalina, Patlıcan, Patates, Kurusoğan, Salatalık başlıkları altında davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünler ve davacı tarafından iade edilen ürün miktarı ile ilgili ayrıntılı değerlendirme yapıldığı, raporun devamında da tüm ürünlerin birlikte değerlendirilmesinin yapıldığı ve "Tüm ürünler birlikte değerlendirildiğin; mart ayı içinde yapılan iadelerin son ürün teslimini dikkate aldığımızda 17 ve 23 gün sonrasında iadelerinin kesildiği, taze gıda yani sebze meyve ürünleri için bu tarihlerin bile kabulü zor iken 30-60-90 (Şubat Ocak Aralık) gün içinde gelen ürünlerin toplamına oranla kesilen iade faturaları miktarları ve oranları kabul sınırlarını çok dışında kaldığı tespit edilmiştir.
Davaya konu ürünlerin Sebze meyve olması nedeniyle, genellikle haftalık en geç 15 günde bir ürünlerin atık seviyesine gelmesinin bekleneceğinden iadelerinin kesilmesi/atıklarının yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda iade kesilme tarihleri olan14-21 mart 2020 tarihi itibariyle ürünlerin son sevkiyatından sonra 17-23 gün geçtiği ve ürünlerin raf ömürlerin çoktan dolmuş olduğu, son sevkiyat günü olan 26.02.2020 tarihinde sevk edilen faturada bulunan ürünlerin dahi 14-21 mart 2020 tarihine gelemeden iadelerini kesilmesi beklenecekken şubat ayının başı veya ocak ayı aralık ayından dan ürünlerin bekletilmiş olması sektörde olağan dışı bir durum olup, Biran ürünlerin bozulsa bile atılamadan biriktirildiği düşünülse dahi neredeyse 30-60-90 gün boyunca gelen ürünler toplamı kadar iadelerin kesildiği. 30 günlük süre dikkate alındığı gelen üründen fazla iadelerin kesildiği, 60 gün baz alındığı bazılarında %100, bazılarında %50 oranında iade kesildiği, 90 gün baz alındığında bile gelen ürünlere oranla iade oranların hala çok yüksek olduğu,90 gün boyunca gelen ürün miktarı ile bile kıyaslandığında birçok üründe iade oranın kabul sınırların çok dışında kalmaktadır. Aralık ayında ürün sevkine karşılık neredeyse hiç iade kesilmediği, ocak ve şubat aylarında da sevk edilen ürünlere karşılık neredeyse hiç iade eksilmediği, dosya kapsamında iade evraklarına bakıldığında, yıl bazında bile oldukça düşük olan iade miktarlarının Mart 2020 ayında üstelik mart ayında hiç sevkiyat yapılmamışken bu denli yüksek olmasının çok mümkün olmadığı. Sektörde zaman zaman yüksek oranlı iadeler olsa dahi bunlarda kusur tespiti yapılıp karşılıklı iletişimle iadesini yapıldığı, ancak dosya kapsamında birçok üründe hiçbir kusur tespiti yapılmadan iadenin topluca kesilmesinin normal olamayacağı değerlendirilmektedir.
Tüm gelen ürünler ve iadeler birlikte değerlendirildiğinde;
Aralık 2019 ayında gelen toplam ürün miktarı 89.509 Birim ürün geldiği, Ocak2020 de 96.811birim ürün geldiği Şubat 2020 de 114.223 birim ürün geldiği, Adetli ürünler çıkarıldığında (Kıvırcık, maydanoz,mantar300grpaket), kilogram bazında bakıldığında 2019 aralık ayında 84.760kg Ocak2020 yılında 87.787 kg , Şubat 2020 de 105.140 kg ürün geldiği. Aralık ile ocak ayı arasında artış 463,5 oranında olduğu, Ocak ile Şubat arasında artış 419, Aralık 2019 ile Şubat2020 arasında ki artış 9624 oranında olduğu tespit edilmiştir. Aylar arasında ki bu artışların sektörde yapılan kampanyalar özel ürün çalışması gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebileceği, sektörde bu oranlardaki artışların gayet doğal bir durumdur olduğu, anormal bir seviyede artış olmadığı tespit edilmiştir.
2019 Yıl Bazı Genel Toplamında (ocak-aralık Arası) Adet ürünler çıkarıldığında toplam 2.735 kg ürün iadesi yapılmışken, Aralık2019 yapılan iade miktarı ise 31 Kg., Ocak2020 ayında 105 kg. Şubat 2020 ayında 438kg ürün iadesi yapıldığı. Ancak mart2020 ayında 140.748Kg miktarında çok yüksek bir miktar iadenin gerçekleştiği. Aralık2019 yapılan iade miktarı ise 31 Kg ürün olduğu Mart2020 de gerçekleşen iade Aralık2019 da gerçekleşen iadenin 4.540 katı, sevk edilen ürün miktarları incelendiğinde bu şekilde bir artış yok iken iade oranlarında bu şekilde bir artışın olmasının imkansız olduğu .
Bu nedenle yapılan iadelerin uygun olamadığı kanaati hasıl olmuştur. Tüm tespitler ve açıklamalar ışığında davalı tarafından kesilen iade faturaların normal sınırlar içinde olmadığı , yapılan iadelerin davacıya ayıplı ürün bildirimi yapılmadan yapıldığı ve oranlarının gelen ürün miktarı ve artış oranı ile kıyaslandığında kabulünün mümkün olmadığı, Şubat ayı boyunca gelen ürünlere kıyasla iade oranları kabul sınırları dışında olduğu, Ocak-Şubat ayı boyunca gelen ürünler için yapılan iade oranın kabul sınırlar dışında olduğu, Aralık2019-Ocak/Şubat2020 ayları boyunca gelen ürünler değerlendirildiğin de iade oranın kabul sınırları dışında olduğu, sadece patates için iade oranın %10 un altında kaldığı ancak mağaza ortamında patatesinde 90 gün dayanmasının beklenmesi bile çok mümkün olmadığından 90 gün bazında bu ürün için bile değerleme yapılamayacağı, patatesin bile iade oranı miktarının kabul sınırları dışında kalacağı , tüm tespitler ışığında yapılan iadenin uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .
Davalı vekilince Davacı Şirketin yetkilendirdiği bir personel Müvekkil Şirket mağazalarını gezerek her ay hangi mağazaya ne kadar ürün gönderilmesi gerektiği, hangi mağazada hangi ürüne ihtiyaç duyulduğu noktasında çalışma yaptığını, Söz konusu mallar yaş meyve ve sebze olduğu için satılmayan malların imhası da zorunlu olduğu beyan etmiştir. Yıllardır aynı usul ile çalışılmış ve 2019 Aralık ayına kadar karşılıklı herhangi bir problem yaşanmamıştır. Ancak Aralık ayında Davacı Şirket tarafından Müvekkil Şirketin proje mağazalarına satış miktarının çok üzerinde ürün yığılması yapıldığını. Davacı Şirketin hangi amaçla bu kadar fazla ürün gönderdiği Müvekkil Şirketçe anlaşılamamıştır nitekim yıllardır süregelen çalışma prensibi gereği mağazalara aşağı yukarı ne kadar mal gerektiği, ne kadar satışın olacağı ve ne kadar iadenin döneceği bellidir. Ancak buna rağmen birden bu kadar fazla ürün yığılması gerçekleştiği için haliyle satılamayan yani iade faturası kesilen ürünlerin tutarı da bununla orantılı olarak artmıştır. Dava konusu uyuşmazlık işbu gereğinden fazla yığılan malların iade faturalarına ilişkindir. Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu sevk edilen ürün miktarlarının Aralık 2019- ocak/Şubat 2020 ayları arası ve günler arasında bir anormallik tespit edilememiş olunup, ürünlerin hafta sonu, yılbaşı, katalog gibi özel durumlara göre ayarlanmış olduğu tespit edilmiştir. Yıl başına gelindiğinde sevkiyat miktarlarının arttığı veya yoğun sevkiyatlardan sonra siparişlerin azaldığı sevkiyat evrakları tek tek incelendiğinde tespit edilmiştir. Sipariş miktarını davacı şirkette ayarlasa davalı firmada ayarlasa sipariş miktarlarında bir anormallik tespit edilememiştir. Bir diğer husus aralık ayında itibaren ürün miktarı artmasına bağlı olarak, aralık ayı için ve aralık ayı sonunda iade faturalarında bir artış olması gerekmektedir, aynı şekilde ocak ayı içinde de iade faturalarının artış göstermesi gerekmekte iken, dosya muhteviyatında bu dönemlere ait birkaç ürün dışında iade olamadığı. İadelerin Taze ürün sevkiyatının olmadığı Mart ayında yapılması sektördeki işleyişe uygun olmayacaktır. Bu ürünler aylarca bozuk bir şekilde depolarda bekletilmesinin mümkün olamayacağı, ürünlerin küflenerek ortamda yayılacağı bu nedenle çok uzun bir süre sonra iade yapılmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, şayet ürünler atılarak iade edildiyse, bu durumun tedarikçi tarafa yani davacı firmaya bildirilerek yapılması gerektiği. Ayrıca ürünlerde bir ayıp vardı ise bunun da ürün geldiğinde anında davacı firmaya bildirilmesi gerektiği, ürünler taze gıda ürünü olduğundan ayıplı ise 1-2 gün için ayıplı olduğu tespit edilebilinecek olunup aylarca beklenilmesini gerektirecek bir durum olmadığı, ancak dosya muhteviyatından böyle bir durumun olduğuna ilişkin bilgi ve belgede olmadığı ayrıca davalının bu yönde bir talebinin de olmadığı, bu nedenlerde ötürü yapılan iadelerin uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
Davalı dilekçesinde “Davacı şirket ile müvekkil şirket arasındaki "KONSİNYE" tarzı ticari ilişkiden kısaca bahsetmek gerekir ise; mülkiyet devri yapılmaksızın, malların - satış sorumluluğunu yüklenen bir işletmeye yani somut olayda müvekkil şirkete gönderilmesidir. Malların müvekkil şirketi gönderilmesi ile malların mülkiyeti değil, sadece zilyetliği devredilmiş olmaktadır. Satışta mallar; satıcının belirleyeceği fiyatlarla müşterilere satılmak üzere veya satılmadığı takdirde inde edilmek kaydıyla, gönderilenin zilyetliğine bırakılır. Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında karşılıklı güven üzerine inşa edilmiş yıllardan beridir aynı şekilde süregelen ticari ilişkide müvekkil şirket tarafından satılamayan ürünler davacı şirkete iade olarak fatura edilmiştir” denildiği, ancak ürün sevk faturaları ve iade faturalarının tarihleri birlikte değerlendirildiğinde ,ürünlerin satılmadı ise satılamadığı tarihten 1 hafta veya 15 gün sonra iadesi kesilmesinin bekleneceği. Ancak dosya muhteviyatı incelendiğinde iade faturaları son sevkiyattan 17/23 gün sonra oluşturulduğu, burada son sevkiyattan kastımız. 26.02.2020 tarihi olup, burada sevk edilen ürünlerin ayıplı olmadığı düşünüldüğünde, 17/23 gün içinde ürünlerin raf ömrünün çoktan bitmiş olacağı, sadece 26.02.2020 tarihte gelen ürünlerin miktarı, iade edilenlerle kıyaslandığı çok düşük kaldığı, yani davalının neredeyse birkaç ay boyunca sevk edilmiş ürünlerin miktarı kadar iade kestiği, bu nedenle davalının yukarıda bahsettiği gibi satılamayan ürünlerin iadesinin kesilmediği, birkaç ay boyunca sevk edilmiş tüm ürünlere iade faturası kestiği tespit edilmiştir..
Tüm tespit ve değerlendirmeler ışığında yapılan iadeleri uygunsuz olduğu gelen ürün veya sevkiyat artışından kaynaklanmadığı, iade oranının neredeyse Aralık2019, Ocak/Şubar2020 tarihlerinde gelen ürün miktarına yakın olduğu, bazılarında Ocak /Şubat 2020 Tarihlerinde gelen ürün miktarına karşılık geldiği, bunun da sektörde mümkün olmayacağı tespit edilmiştir......" denildiği görülmüştür. Raporun devamında, sözleşme maddelerine atıf yapılarak , taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde yer alan bu hükümlere göre, kural olarak, davalının ihtiyaçları doğrultusunda vereceği siparişler ile davacı teslimat yapabilecek, ancak “....ayıplı ürünler, son kullanma tarihi dolan ürünler, satışma devam edilemeyecek ürünler satıcıya koşulsuz iade edilecektir.” denildiğini, eldeki uyuşmazlıkta ise iade faturaları düzenlendiğini , ancak ürünlerin ayıplı mı olduğu, son kullanma tarihlerinin mi geçtiği veya satışına devam edilemeyecek ürünler mi olduğuna ilişkin bir dayanak ve belgenin sunulmadığını, davacı tarafından yapılan ürün teslimatlarının taraflar arasında akdedilen ve yukarıda da yer verilen hükümlere göre davalının verdiği siparişlere binaen yapılması gerektiği nazara alındığında, dava konusu iade faturalarının dayanağının taraflar arasındaki sözleşmelerin hangi hükümlerine dayandırıldığının davalı tarafından ortaya konulamadığını, tüm tespit ve değerlendirmeler ışığında yapılan iadelerin uygunsuz olduğunu, gelen ürün veya sevkiyat artışından kaynaklanmadığını, iade oranının neredeyse Aralık2019, Ocak/Şubat 2020 tarihlerinde gelen ürün miktarına yakın olduğunu, bazılarında Ocak/Şubat 2020 Tarihlerinde gelen ürün miktarına karşılık geldiğini, bunun da sektörde mümkün olmayacağını, davalının iddiasının ispata muhtaç olduğunu , raporda belirttikleri tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça itiraz dilekçesi verilmesi nedeniyle mahkememizin 04/07/2024 tarihli duruşmasında ; "Dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek, bu defa tarafların 2015 yılından başlayarak 2015-2020 arası (2020 dahil) yılların ticari defter ve belgeleri incelenerek, 2019 yılından önceki yıllarda aynı aylarda, davacı tarafından davalıya ne kadar ürün tedarik edildiği, ne kadarının iade edildiği, buna göre dava konusu olan 2019-2020 yıllarında ürün tedariki miktarında fahiş artış olup olmadığı irdelenerek, davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesi de değerlendirilerek ek rapor tanzim edilmesi" şeklinde karar verilmiştir.
Bilirkişilerce mahkememize ibraz edilen 10/01/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmında ;
"Davalının Fazla Geldiği İçin İade Edildi Dediği İddiasıyla Örtüşen Ürünlerin bazılarının 2017/2018 döneminde hiç alınmamış olması veya çok az alım olduğu, buda davalının başka firmadan ürün almış olma ihtimalini doğurduğu. Ancak 2017-2018 döneminde davacı ile aynı dönemde başka firma/firmalardan ürün alınmış olabileceği ve 2019-2020 döneminde davacıdan daha çok ürün alınmış olması ve diğer firmalardan alım kesilmiş veya azaltılmış olunabileceği, Böyle bir durum var ise tüm analizlerin hatalı olabileceği, İddiası İle Örtüşen Ancak Ürün Ve Mağaza Sayısına Göre Yapılan Analize Göre Satılabilinir Olan Ancak İade Edilen Ürünler; Bu tarz ürünlerde 2017/20018 dönemine göre ürün artışı olduğu ancak gelen ürünün miktarının bölge mağaza sayısı, sevk edildiği tarih aralıkları da dikkate alındığında çok düşük kaldığı, mağazalarda rahatlıkla satıla bilineceği, bu nedenle davalının fazla gelen satılamadığı iddiasıyla örtüşmediği,
Davalının Normal Şartlarda İade Oranın Çok Düşük Olduğu İçin İade Edebileceği Ürünler (İade Oranı Gelen Ürün miktarına Göre %10 un Altında Olanlar) zaten fazla gelmesine bağlı olmadan, gelen ürüne kıyasla yapılan iadenin %10 altında kaldığı için zaten iadesinin yapılabilineceği. (Sözleşmede belirtilen iade oranı var ise ona göre değerlendirilmesi gerekeceği),
Davalının Fazla Geldiği İçin İade Edildi İddiası İle Örtüşmeyen Ürünler; Bu ürünler ise 2017/2018 dönemine göre kıyasla 2019-2020 döneminde alımların azaldığı için ve bölgede yıllara göre mağaza artışı da dikkate alındığından ürün alımın artmadığı için davalının fazla geldiği için iade edildi iddiası ile örtüşmediği.
Davalı taraf Davacı ile Aynı dönemde farklı firma/firmalardan da ürün alımı yapıyor ise yapılan analizlerin hatalı olabileceği. — Özellikle 2019-2020 döneminden önceki dönemlerde farklı firmalardan ürün alırken bu dönem alımları azaltılmış/kesilmiş olması durumunda davalının iddiasının yerinde olamayacağı,
Davalı tarafın çok gelen ürünler için iade hakkının olduğu bunun sektör ortalaması olan %10 olarak uygulanabileceği, ancak bu değerin taraflar arasındaki sözleşme ileride şekillenebileceği. Bu hususta konsinye anlaşmalarının olduğu, yukarıda izah edildiği üzere eğer sözleşme ile; istediği zaman iadelerin yapılabilineceği husus imza edilmişse ve iade oranının sınırsın olduğu imza edilmiş ise davalının haklı olacağı. Bununda sözleşmede ki anlaşmaya dayandırılması gerektiği, Ancak aksi durumda böyle bir sözleşme yok ise davalı tarafından iadelerin 3 ay bekletilme hususunun kusurlu olduğu. davalının iadeleri bekleterek toplu iade kesmesi konusunda kusurlu olduğu.
2017-2018 Dönemi ile 2019-2020 dönemi mağaza artış oranı dikkate alındığında 503.726 X %27 =639.732 Brim Ürün alınmasının bekleneceği. 2019-2020 de 900.317 Brim ürün geldiği bunların 255.268 brimin 9 üründen kaynaklandığı. Genele yayılan bir artışın olmadığı. Sadece Portakal/portakal Açık ve Patlıcan gibi 2 ürünün 135.238 brim ürün yaptığı. Ana artışa bu 2 ürün sebep olduğu, yukarıda ki tespitlerde 9 ürünün ise genel artışa sebebiyet verdiği (Tablo 3-C),
Davalının Fazla Geldiği İçin İade Edildi Dediği İddiasıyla Örtüşen Ürünlerin; Mantar 300 Gr Tabak, Maydonoz Bağ, Kivi Açık, Kavun Açık, Kabak Açık, Kıvırcık Adet, Karpuz Açık, Havuç Açık, Elma Granysmith Açık, Dere Otu, Biber Çarliston Açık, olduğu Bu ürünelrin toplamının 49.465 Brim yaptığı,
Davalının Normal Şartlarda İade Oranın Çok Düşük Olduğu İçin İade Edebileceği Ürünler (İade Oranı Gelen Ürün miktarına Göre %10 un Altında Olanlar); Portakal Sıkmalık,Taze Soğan Adet, Salatalık Açık, Salatalık Çengelköy, Soğan, Portakal, Patates Açık, Patates, Patlıcan Açık, Patlıcan, Limon, Kırmızı Lahana, Elma Golden, Domates Salkım, Ayva, ürünlerin 23.573 brim olduğu. Ancak sözleşme ile iade oranı anlaşması var ise bu ürünlerin bu orana göre değerlendirile bilineceği,
Davalının ibraz edilen ticari defterine göre davacıdan... Türkiye genelinde mal ve hizmet alımlarına ait tüm faturalarından kayıtlı olduğu görülmektedir. Uyuşmazlık konusu olan Tokat iline ait fatura ve iade alımları ticari defterde ayrım yapılmadığı bu aşamada davacı tarafından davalıya uyuşmazlık konusu Tokat iline yönelik olarak ne ürün tedarik edildiği, ne kadarının iade edildiği, buna göre dava konusu olan 2019- 2020 yıllarında ürün tedariki miktarında fahiş artış olup olmadığı yönünde ticari defterler bakımından somut bir tespit yapılamadığı.
Kök Raporda sözleşmeler yönünden yapılan inceleme ve tespitlerin aynen muhafaza edildiği" yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Toplanan tüm deliller , taraflar arasında imzalanan sözleşmeler , taraflara ait ticari defter ve belgeler , sipariş evrakları, faturalar, iade faturaları hep birlikte değerlendirildiğinde ;
Taraflar arasındaki ticari ilişki konsinye sözleşmesi olmayıp satış sözleşmesidir. Sözleşmeye göre, davalı tarafın siparişi üzerine davacı tarafça hazırlanan ürünlerin davalıya teslim edilmesi gerekmektedir. Davacı taraf sipariş evraklarını dosyaya sunmuştur. Yine sözleşmeye göre sipariş üzerine teslim edilen ürünler için davacı tarafın fatura kesmesi gerekmektedir. Davacı taraf , davalı tarafın siparişleri üzerine ürünlerini teslim etmiş ve faturaları düzenleyerek davalı tarafa göndermiştir. Davaya konu dönemde davacı tarafından kesilen tüm faturalar davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlıdır. Davalı taraf, davacının siparişten daha fazla ürün gönderdiğini iddia etmiş ise de , sipariş üzerine davalı tarafından ürün gönderildiğinde gönderilen ürünlerin davalı tarafça sipariş evrakı ile birlikte karşılaştırılarak , siparişten fazla gönderilmiş ise fazlasını almaması gerekmesine rağmen , buna ilişkin bir kontrol yapılmaksızın ürünleri aldığı, ürünleri aldığı gibi ürünler için kesilen faturaları da kendi ticari defter ve belgelerine de aynen kayıt etmesi nedeniyle siparişten fazla ürün gönderildiği iddiasına değer verilmemiştir.
Davalı taraf, satılamayan ürünlerin imhasının zorunlu olduğunu iddia ederek iade faturası kesmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede ayıplı ürünlerin yenisi ile değiştirileceği hususunda yine ayıplı ürünün raf ömrü süresi içerisinde iade edileceğine ilişkin hükümler bulunmasına rağmen , davalı tarafça herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, iade faturası düzenlenen ürünlerin davacıya iade edilmediği, ürünlerin iade edilemeyecek durumda olması , bozulması gibi durumlarda ise imha edileceğine ilişkin ticari ürün satın alma sözleşmesinin 8.2.4.maddesinde hüküm olup buna göre imha edilen ürünlerle ilgili alıcı tarafından tutanak tutulması gerekmekte iken , davalı - alıcı tarafından imhaya ilişkin tutanak tutulduğuna ilişkin dosyaya delil sunulmadığı görülmüştür. Bilirkişi rapor ve ek raporuna göre sebze meyve sektöründe %10 atık oranının ideal ve teammüllere uygun olduğu belirtildiğinden, her ne kadar bozulan ürünlerin imha edildiğine ilişkin tutanak tutulmamış ise de, satılan ürünün yaş meyve sebze olması ve kolayca bozulabilen ürünlerden olması nedeniyle sektörde teammül haline gelen %10 atık oranı esas alınarak davalının iade faturası kesebileceği nitekim davalı tarafından dava konusu dönem için kesilen 51.782,37TL'lik faturanın da davacı tarafından kabul edildiği hususu dikkate alındığında ;
Davaya konu dönem olan Aralık 2019 - Şubat 2020 döneminde davacı tarafından davalıya gönderilen ve davalı tarafça da kendi ticari defter ve belgelerine kayıt edilen 71 adet satış faturası tutarı KDV dahil 1.598.579,46TL'dir. Bu miktarın %10'u 159.857,94TL yapmaktadır. Dolayısı ile davalının %10'a isabet eden KDV dahil 159.857,94TL iade faturası kesmesi teammül gereğidir. Davacı taraf bu döneme ilişkin olan ve davalı tarafından kesilen 51.782,37TL'lik iade faturasını kabul etmiştir. 159.857,94TL'den 51.782,37TL mahsup edildiğinde kalan 108.075,57TL miktarlı iade faturası kesmekte davalı haklıdır. Davacının kabul etmediği iade faturası bedeli KDV dahil 596.363,38TL olup bu miktardan 108.075,57TL mahsup edildiğinde kalan 488.287,81TL miktarlı iade faturası davalı tarafından usulsüz şekilde kesilmiş olup , 488.287,81TL ürün bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından gönderilen ihtarnamede tebliğinden itibaren 15 gün süre verilmiş olup, söz konusu ihtarname davalıya 28/02/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup 15 günlük süre 16/03/2022 tarihinde dolduğundan , davacının davasının kısmen kabulü ile KDV dahil 488.267,81TL'nin 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, 488.267,81 TL (KDV dahil)'nin 16/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen orandaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden 77.240,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 225,20TL ilk masraf , 38.250,00TL bilirkişi ücreti , 2.822,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 41.297,20TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 33.810,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 200,00TL tebligat ve tezkere giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 40,00TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürlüğünce ilgilisine iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.560,00TL'nin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1.275,00TL'sinin davalıdan, kalan 285,00TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından peşin yatırılan 10.184,40TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Bu dava sebebiyle 33.353,57TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 10.184,40TL harcın mahsubu ile eksik alınan 23.169,17TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/02/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
12/12
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır