T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/169 Esas
KARAR NO :2025/607
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/03/2023
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı ... ... Gıda San ve Dış Tic. A.Ş.'ne ait ... Mah., ... Cadde, ... ... Apt. No: 35, Daire 1, .../İstanbul adresinde yer alan işletmesinin Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, ilgili sigortalı işletmede 14.03.2021 tarihinde patlama ve buna bağlı olarak yangın hadisesi gerçekleştiğini ve itfaiye müdahale ekipleri tarafından 15.03.2021 tarihli İtfaiye Olay Raporu ile havai elektrik hattının kısmen yanması/kopması suretiyle sigortalı işletmenin doğalgaz borusunun delindiği, buna bağlı olarak işletmenin doğalgaz tesisatının yandığı ve yangın çıktığı kayıt altına alındığını, söz konusu hasar kapsamında 41.037,74 TL sigorta tazminat tutarını sigortalıya ödendiğini, söz konusu işletmeye verilen elektrik hizmeti davalı ... tarafından sağlandığını, davalı tarafa, halefiyet hakkını içerir talep yazısı ile alacağın ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde hukuki işlemlere devam olunacağı ihtar olunduğunu ancak davalı ... tarafından herhangi bir kusur ve sorumluluklarını bulunmadığı beyan edilmesi üzerine sigortalısının haklarına halef olan müvekkili tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü nezdinde 2022/... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; iddia ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatta belirtilen şartlar dava konusu talepler yönünden mevcut olmadığını, hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklandığının davacı şirket tarafından ispatı gerektiğini, söz konusu hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen rapor dışında iddia olmaktan öteye geçmediğini, dava konusu hasar davacının sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklı olarak meydana geldiğini, davacının talep konusu ettiği meblağ fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığı belli olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla; davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatına ilişkin şartlar somut olay bağlamında gerçekleşmediğinden reddi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı şirket nezdinde işyeri sigortalanan dava dışı sigortalıya ödenen hasar onarım bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda Davacı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde .../0 numaralı Kobi Sigorta Poliçesi tahtında yangın, su baskını, deprem gibi rizikolara karşı sigortalanan dava dışı ... ... Gıda San ve Dış Tic. A.Ş.'ne ait ... Mah., ... Cadde, ... ... Apt. No: 35, Daire 1, .../İstanbul adresinde 14.03.2021 tarihinde meydana gelen patlama ve buna bağlı olarak yangın sebebiyle dava dışı sigortalıya 18/04/2022 tarihinde ödenen 41.037,74 TL tazminatın 1.764,90 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 42.802,64 TL'nin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi ve emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12639 Esas, 2017/5840 Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. ... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davada davacının dava dışı sigortalısına 18/04/2022 tarihinde 41.037,74 TL ödeme yapmış olması sebebiyle eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısı olan ... ... Gıda San ve Dış Tic. A.Ş. 'nin yerine geçerek davayı açmış olduğu, bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... ... Gıda San ve Dış Tic. A.Ş. ile davalı sigorta şirketi arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği, davalı ile dava dışı sigortalının ikisinin de tacir olduğu, nispi ticari dava kapsamında mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek yargılama yapılmıştır.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder.
Somut olayda dava dışı sigortalının adresinde meydana gelen yangına davalının sebebiyet verip vermediği, gerçek zararın ne kadar olduğunun tespiti noktasında dosya kapsamı uyarınca dosyanın 1 elektrik mühendisi, 1 yangın uzmanı, 1 makine mühendisi, 1 Doğalgaz uzmanı bilirkişi ve 1 sigorta alanında uzman bilirkişiden oluşan 5 kişilik heyete tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyetince hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
İşletmesi, bakımı, tesisi BEDAŞA ait olan 35 kV hatta nizami yüksek gerilim sigortaları olmadığı gibi tekrar kapama rölesi de olmadığından hat zarar görmüş ve yangının çıkmasına neden olmuştur. ..., davaya konu olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu,
Olay sonrası ... Hiz. Ltd. Şti. tarafından 13.07.2021 tarihli ekspertiz raporu düzenlenerek hasar onarım bedelinin 46.557,16 TL ( İşçilik Dahil ) olarak tespit edildiği ve bu bedelin piyasa rayiç bedelinde olduğunun değerlendirildiği,
Davacı sigorta şirketi ile dava dışı işyeri tarafından yapılan mahsuplaşma sonrası davacı ... Sigorta A.Ş. nin ... ... Gıda San. ve Dış Tic. A.Ş.” nin banka hesabına 18.04.2022 tarihinde 41.037,74 TL gönderdiği,
Davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş.'nin, dava dışı ... ... Gıda San. ve Dış. Tic. A.Ş.'yi ... poliçe numarası ile 05/02/2021 - 05/02/2022 vade tarihleri arasında İşler Rayında Kobi Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu,
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 14.03.2021 tarihinde meydana gelen patlamanın ve buna bağlı olarak gerçekleşen yangın hadisesinin ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçeklemiş olduğu,
Dosya kapsamında yer alan belgelere göre; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından ilgili hasar dolayısıyla 46.557,16 TL tutarında hasar tespit edildiği ve ancak dava dışı sigortalısının prim borcu sebebiyle 5.519,42 TL tutarında bedelin ilgili tazminat tutarından mahsup edildiği, Dolayısıyla Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı sigortalısına 18.04.2022 tarihinde 41.037,74 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, ödemeye ilişkin dekontun dosya kapsamında yer aldığı,
Detayları yukarıda yer aldığı üzere; işbu bilirkişi heyet raporunun Teknik Detaylar Yönünden İnceleme kısmında yer alan tespitelere istinaden davacı ... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını (prim borcu sebebiyle mahsup edilen tutar dahil olmak üzere) TTK Madde 1472'ye ve Yangın Sigortası Genel Şartları B.8&- Hasar ve Tazminatın Sonuçları maddesinin 8.2 fıkrasına istinaden davalı ... A.Ş.'ne rücu edebileceği,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan kök ve ek rapor uyarınca davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu 41.037,74 TL hasar bedelini yangının ve hasarın çıkmasına sebebiyet veren davalıdan tahsil edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir.(Yargıtay 17 HD, 2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı). Bu sebeple somut olay bakımından yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu dekont sureti incelendiğinde 18.04.2022 tarihinde ödeme yapılmış olması sebebiyle ödeme tarihi ile takip tarihi olan 25/07/2022 tarihi arasında geçen sürede faiz talebinde bulunabileceği, davacının sigortalısının ve davalının tacir olması sebebiyle ticari temerrrüt faizi talep edebileceği, bu hususta yapılan hesaplama uyarınca arada geçen 3ay 7 günlük sürede 1.900,67 TL faiz isteyebileceği, toplam talep edebileceği miktarın 42.938,41 TL olduğu, davacının talebinin 1.764,90 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 42.802,64 TL olduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,
3-Alınması gerekli olan 2.923,85-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 516,96-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.406,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 722,46-TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 194,50-TL, bilirkişi ücreti: 11.000,00-TL olmak üzere toplam: 11.916,96-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan alınara hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır